Etiket: Ülkelerde

  • Dünya’ya barışı yaymak için tüm ülkelerde ‘kardeşlik bahçeleri’ açmak istiyor

    Dünya’ya barışı yaymak için tüm ülkelerde ‘kardeşlik bahçeleri’ açmak istiyor

    Erzurum’da yaşayan Ali Kemal Aktoprak, Dünya’ya sevgi, barış ve dostluğun yayılması için bir proje geliştirdi. Projesine ‘World Fellowship Garden’ (Dünya Kardeşlik Bahçesi) adını koyan Ali Kemal Aktoprak, barışı ve kardeşliği yayıp, kötülüklere dur demek için ilk bahçeyi Litvanya’da açacak. Aktoprak, Dünya Kardeşlik Bahçelerinin tüm ülkelerde birer “Barış Anıtı” gibi yükseleceğini söyledi.

    Projeyi geliştiren Ali Kemal Aktoprak, Dünya’da barışın ve sevginin egemen olmasını, kötülüklerin ve savaşların da yok olmasını istiyor. Bu sebeple Aktoprak, tüm ülkelerin başkentlerine ‘World Fellowship Garden’ (Dünya Kardeşlik Bahçesi) açmak için bir proje geliştirdi. Projenin amacı ise dünyanın her köşesine barış ve sevgiyi aşılayabilmek. Dışişleri Bakanlığınca da onaylanan proje 17 Eylül tarihinde ilk olarak Litvanya’nın başkenti Viniüs’te açılacak. Hayata geçecek olan bahçede 300 adet Rosa Rugosa ve Hansa cinsi gül ağaçları yer alacak. Bahçe Litvanya’nın Başkenti Vilniüs’e bağlı olan Lukişkes meydanında yer alacak. Ali Kemal Aktoprak’ın daha sonraki hedefi ise dünyadaki tüm ülkelere Kardeşlik Bahçeleri açabilmek.

    Öte yandan 17 Eylül 2020 tarihi Türkiye ve Litvanya’nın resmi ilişkilerinin 90. yıldönümü olması nedeniyle dışişleri bakanlığı bürokratları da açılışa katılacak.

    İlk bahçenin 17 Eylül’de Litvanya’nın başkenti Vilniüs’de açılacağını belirten, Ali Kemal Aktoprak, “Dünya’da sevgi ve nefretin döngüsü ve bir dengesi var. Bu denge içerisinde gösterge nefretten tarafa kaydığı zaman yıkımlar oluyor. Boşanmalar, savaşlar ve büyük felaketler gerçekleşiyor. Dolayısıyla ibrenin hep sevgiden tarafta olması için Litvanya’da kardeşlik bahçesi oluşturduk. Dünya kardeşlik bahçesi adını verdiğimiz bu proje dünyanın her yerine yayılacak. Projemiz ilk olarak Litvanya’nın başkenti Vilnius’da meydan üzerinde açılacak. Meydana 300 ağaçlık bir gül bahçesi oluşturacağız. Şuan her şeyi hazır 17 Eylül’de büyükelçimiz Gökhan Turan’ın katılımıyla açılış gerçekleşecek. Dünya kardeşlik bahçeleri insanları bu pandemi sürecinden ve savaş beklentilerinden çıkartacak. Sonsuza kadar sürecek dostluk ve barış rüzgarını ekebilmek için başlattığımız bu proje umarım güzel şeylere yol açar. Bu yolda yanımda yer alan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    “Bu projeyle duygular arasında kardeşlik yaşayacağız”

    Sonsuza kadar kötülüğün olmadığı bir dünya inşa etmek istediklerini de kaydeden Aktoprak, “Bundan sonra projeler genellikle büyükelçiliklerimiz üzerinden yürütülecek. Konuştuğumuz büyükelçilerimizde bizi olumlu karşıladı. Dünyanın her ülkesinde her kasabasında ve her köyünde bu bahçeleri açmayı düşünüyoruz. Büyükelçiliklerimizin, Dışişleri Bakanlığımızın ve sponsor olmak isteyen firmalarımızın destekleriyle bu projemiz hayata geçecek. Sonsuza kadar kötülüğün olmadığı bir dünyanın altyapısını inşa etmek istiyoruz. Sevgiye, aşka ve muhabbete çağrı yapacağız. Duygular arasında kardeşlik yaşayacağız. Duygular arasında bir köprü inşa etmek için bu bahçeleri açıyoruz. Ayrıca bahçemiz 17 Eylül Türkiye ve Litvanya’nın diplomatik ilişkilerinin başladığı tarih. Bu sebeple 17 Eylül’de ilk olarak Litvanya’nın başkenti Vilniüs’de açılacak. İki ülkenin büyükelçilikleri açılışa katılacak” açıklamalarında bulundu.

  • Sani Şener, gelişmekte olan ülkelerde ulaştırma sektöründe en iyi CEO seçildi

    TAV Havalimanları, Institutional Investor tarafından düzenlenen EMEA 2018 anketinde toplam yedi kategoride sıralamaya girerek en saygın şirketler arasında gösterildi. Sani Şener ise gelişmekte olan piyasalarda ulaştırma sektöründe ‘En İyi CEO’ seçildi.

    Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye’nin dünyadaki lider markası konumundaki TAV Havalimanları, New York merkezli Institutional Investor dergisi tarafından yapılan araştırmada Avrupa, Orta doğu ve Afrika bölgesinde en saygın 36 şirket arasında gösterildi. Anket sonuçlarına göre TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener, ulaştırma sektöründe bölgenin ‘En iyi CEO’su seçildi. TAV Havalimanları Finans Başkan Yardımcısı Burcu Geriş ‘En iyi CFO’ ve Yatırımcı İlişkileri Direktörü Nursel İlgen de ‘En iyi yatırımcı ilişkileri profesyoneli’ dalında ikinci oldu.

    “Türk markası olarak bu başarıyı elde etmekten mutluluk duyduk”

    Anket sonuçlarını değerlendiren TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener, “Gelişmekte olan ülkelerde faaliyet gösteren 473 şirketin yer aldığı Institutional Investor anketinde, bir Türk markası olarak bu başarıyı elde etmekten mutluluk duyduk. TAV’da halka açıklık oranımız yüzde 44 seviyesinde ve binlerce yatırımcımız bulunuyor. Özellikle yabancı yatırımcılarımıza Türkiye ekonomisini, havacılık sektörünü ve şirketimizi doğru bir şekilde anlatmak üzere yoğun bir şekilde faaliyet gösteriyoruz. TAV olarak, faaliyet gösterdiğimiz tüm coğrafyalarda paydaşlarımız için en yüksek faydayı oluşturmak üzere çalışıyoruz. Piyasa dinamiklerinin hızlı bir şekilde değiştirdiği bir dönemde bu çabalarımızın kurumsal yatırımcılar ve analistler nezdinde karşılık görmüş olmasından mutluluk duyuyoruz” dedi.

    TAV Havalimanları anket sonuçlarına göre en iyi analist günü dalında birinci, kurumsal yönetim ile sorumlu yatırım dallarında ikinci, en iyi yatırımcı ilişkileri programı dalında üçüncü sırada yer aldı.

  • Tarkan Kaadoğlu, Kadın elinin değmediği ülkelerde ekonomik kayıp yüzde 30’lara çıkıyor

    Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı ve Kadooğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadoğlu, Türkiye’de her 2 kadından 1’inin kayıt dışı çalıştığını ifade ederek, “Kadın elinin değmediği ülkelerde ekonomik kayıp yüzde 30’lara kadar çıkıyor ” dedi.

    TÜRKONFED tarafından, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliğiyle düzenlenen ’Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinde Kadının Rolü Zirvesi’, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, TÜRKONFED İDK Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü IrenaVojackovaSollorano ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi EmpowerWomen Avrupa ve Orta Asya Bölge Koordinatörü Meral Güzel’in açılış konuşmaları ile başlayan zirvede; kadınların hayatın her alanında güçlenmesine ilişkin çözüm önerileri, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma vizyonuyla ele alındı.

    Avrupa’da Kadın İstihdamı Yüzde 40’ın Altında Olan Tek Ülke Türkiye

    Zirvede konuşan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı ve Kadooğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tarkan Kadooğlu, Türkiye’de iş hayatındaki kadınların sorunlarına değinerek, kadınların ekonomik büyüme için iş hayatına daha fazla girmesi gerektiğini söyledi. Dünyadaki işgücünün yüzde 40’ının kadınların oluşturduğunu ifade eden Kadooğlu, “Kadının ekonomik hayata aktif katılması, ülkelerin refah seviyesini artırırken, kalkınmanın da en önemli göstergesi olarak kabul ediliyor. 2018-2020 Orta Vadeli Program’da, istihdam oranının OVP dönemi boyunca yüzde 49,5’e ulaşması hedefleniyor. Yani 29 milyon olan istihdam edilen kişi sayısı, 2020’de 31 milyon 369 bin kişiye ulaşacak. Dünyadaki işgücünün yüzde 40’ını kadınların oluşturduğu biliniyor. 2025’e kadar toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması halinde dünya ekonomisine 12 trilyon dolarlık bir katkının ortaya çıkacağı düşünüldüğünde, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmayı sağlaması için elindeki potansiyeli harekete geçirmesinin gerekliliği çok net bir şekilde görünüyor. İşgücü açısından, kadın- erkek uçurumundan kaynaklanan ekonomik kaybımız Gayri Safi Milli Hasılamızın yüzde 25’ine denk geliyor. IMF’nin geçtiğimiz yıllarda yayımladığı araştırmaya göre, ‘kadın elinin değmediği ülkelerde ekonomik kayıp yüzde 30’lara’ kadar çıkıyor. Avrupa’da kadın istihdamı yüzde 40’ın altında olan tek ülke Türkiye. Yani kadın eli değmezse refah da huzur da kalkınma da pek mümkün değil” şeklinde konuştu.

    “Her 2 Kadından 1’i Kayıt Dışı Çalışıyor”

    Kayıt dışı istihdam ve bu kayıt dışılık içinde kadınların durumunun da iyi irdelenmesi gerektiğini anlatan Kadooğlu, “Ülkemizde kadınların kayıt dışı çalışma oranları erkeklere göre daha yüksek bir seviyede bulunuyor. TÜİK 2016 verilerine göre çalışan her 2 kadından 1’i kayıt dışı görünüyor. Kadınlar, kayıtlı çalışmaları halinde aldıkları aylık ve yardımların kesilmesi endişesi yaşadığı için sosyal güvenlik şemsiyesi altına tam olarak alınamıyor. 2012’de sosyal yardımlara yönelik düzenleme ile bu endişe ortadan kaldırılsa da uygulama farklı işliyor. Gelir vergisi uygulamasında cinsiyete duyarlılık geliştirilmesi önemli bir kazanım olacaktır. Sosyal sigorta prim ve istihdam teşviklerinin birbirinden farklı koşullara sahip olması ile mevzuatın karmaşıklığı, prim teşviklerinden yararlanmayı zorlaştırmaktadır. Prim teşviklerinin, işgücü maliyetinin ve kayıt dışı istihdamın yüksek olduğu sektörlere daha yüksek miktarda verilmesi kayıt dışı istihdamı azaltacaktır” diye konuştu.

    Ulusal Ve Uluslararası İş Dünyasından Zirveye Büyük İlgi

    Zirve kapsamında, Birleşmiş Milletler Küresel Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ışığında, “Sürdürülebilir Kalkınma için Nitelikli Eğitim Stratejileri”, “Sürdürülebilir Kalkınmada Sanayinin Geleceği”, “Sürdürülebilir Kalkınma için Sorumlu Üretim ve Tüketim” ve “Sürdürülebilir Kalkınma için Barış ve Güçlü Kurumlar” başlıkları ile 4 panel düzenlendi.

    Zirvenin sonunda, zirveye sponsorluk yapan Kadoil Genel Müdür Yardımcısı Nergiz Kadooğlu Çiftçi’ye teşekkür plaketi verildi.

  • Teknolojisini Geliştiren Ülkelerde Kanser Ölümleri Azalıyor

    ETPN (European Technology Platform for Nanomedicine) tarafından her sene düzenlenen Nano Kanser günü bu sene Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde gerçekleştirildi.

    ETPN tarafından 3 yıldır 4 Şubat öncesi gerçekleştirilen etkinlik bu yıl ilk kez Türkiye’de düzenlendi. Etkinliğe, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Haluk Görgün, GTÜ Kimya Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Fabienne Dumoulin ile Prof. Dr. Vefa Ahsen, Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Çulha, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü öğretim üyesi Serdar Özçelik, Uluslararası Kanser Kontrol Birliği Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, TÜBİTAK’ta görevli Mahmut Özer, akademisyenler ve davetliler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Haluk Görgün, “Nanoteknoloji o kadar ilerledi ki televizyon reklamlarında dahi sıklıkla görmeye başladık. Sağlık sektöründe de oldukça ilerledi. Dünyanın birçok yerinde çalışmalar yapılıyor. Bu tür etkinlikler ve farkındalık çalışmaları, kanseri görmek ve öğrenmek adına oldukça önemli oluyor. Nanoteknoloji alanında önemli ve sayılı üniversitelerden biriyiz. Biyoloji ve genetikte de bu iddiaya sahibiz. Önemli çalışmalarımız var. Nano Kanser Günü’nün ülkemizde ilk kez bizim üniversitemizde düzenlenmesi de bu anlamda manidardır. Bu organizasyonun üniversitemizde düzenlenmesi için uğraşan ve gerçekleştiren öğretim üyelerimize teşekkür ediyorum” dedi.

    Rektör Görgün’den sonra Nanotıp ve Nano Kanser hakkında bilgi içeren bir sunum gerçekleştiren GTÜ Kimya Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Vefa Ahsen, “Kanser günü etkinliği yapmaktaki amaç farkındalık uyandırmak ve bilim insanlarının bu konuya yönelmesini sağlamak. Nanotıp, ‘Nanoteknolojinin kontrollü bir şekilde tıp alanına uygulanması demektir.’ Tıp alanında teknolojiyi nasıl daha iyi kullanabiliriz bu amaçlanıyor. 1940’larda ilaçlar varken 1980’lerde işin içine biyoloji girdi. 2000’li yıllarda ise Doksil ismiyle çıkan ilaç mevcut moleküllerin Nano sistemlere hapsedip onunla salgılamaya örnek veriyor. Bugün ise tamamen fiziksel bazlı uygulamalar ön plana çıkıyor” şeklinde konuştu.

    “DÜNYADA KANSERE TEDAVİSİ İÇİN 1 NOKTA 2 TRİLYON DOLAR PARA HARCANIYOR”

    Uluslararası Kanser Kontrol Birliği Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, “4 Şubat Dünya Kanser Gününü farkındalığı arttırmak için Türkiye olarak 1953 yılından beri kutluyoruz. Dünyada kanserle ile ilgili bir şeyler yapılıyor. Yani herkes kanser konusunda şunu yapabilirim diyebilmeli. 2011 yılında kanser ölümleri diğer ölümleri geçerek 7 milyon 870 bin oldu. 2025 yılında kanser sayısı 14 milyondan 20 milyona çıkacak. Ölenlerin sayısı 11 milyon olacak. Her yıl 8 milyon ölümün 4 milyonunun 30 ile 69 yaş arasında ki ölümü önlenebilir. Dünyada kansere tedavisi için 1 nokta 2 trilyon dolar para harcanılıyor. Erişkin kanserlerde iyileşmesi yüzde 70, çocuk kanserlerinde iyileşme yüzde 85’lere ulaştı. Türkiye’de her yıl 165 bin 175 bin insan kanser oluyor” ifadelerini kullandı.

    “TEKNOLOJİSİ GELİŞEN ÜLKELERDE KANSER ÖLÜMLERİ AZALDI”

    “Teknoloji geliştiren ülkelerde kanser ölümlerinin azaldığını görüyoruz” ifadelerini kullanan Kutluk, “Korunmadan tedaviye kadar hatta tedaviden sonra da o insanların, yaşayanların veya hayatını kaybeden hastaların yakınlarının yaşamlarını nasıl sürdüreceğine varana kadar hepsini kapsayacak geniş bir alan. O nedenle Dünya Kanser Gününün çıkış amacı da herkesin bir köşede bir şey yapması ile bir şeyleri değiştiriyorsunuz ama bu değiştirme hızınız son derece yavaş oluyor. 2025’te kanser sayısı artacak dedik ama Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya’nın gelişmiş ileri ülkelerinde parayı harcayabilen teknolojiyi geliştirebilen ülkelerde kanser sıklığının bile azaldığına dair rakamlar, kanser ölümlerinin azaldığını görüyoruz” dedi.

  • Prof. Dr. Mehmet Demirci: “Gelişmiş Ülkelerde Şişmanlık Yüzde 50Lerde”

    Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Demirci, gelişmiş toplumlarda aşırı kalori, yağ ve şeker alımının sonucunda şişmanlığın önemli bir sorun haline geldiğini ifade ederek, “Gelişmiş ülkelerde şişmanlık yüzde 50’lerde. Şişmanlık sadece iş gücünü azaltmıyor, bir çok hastalığa da neden oluyor” dedi.

    Kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol gibi hastalıkların hepsinin şişmanlıktan dolayı ortaya çıktığını vurgulayan Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Demirci , sağlıklı ve dengeli beslenmeyle bunların önüne geçilebilineceğini söyledi.

    Özellikle çocukların beslenmesine dikkat edilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Demirci, çocukların gelişimi için sağlıklı beslenmenin önemli olduğunu söyleyerek, “Aşırı beslenmeden dolayı, şişmanlıkta günümüzde bir sorun haline geldi. Özellikle gelişmiş toplumlarda aşırı kalori alımı ve yağ, şeker alımının sonucunda şişmanlık önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelişmiş ülkelerin ortalamasına baktığımız zaman şişmanlığın yani obezitenin yüzde 50’lere vardığını görüyoruz. Şişmanlık sadece insanların iş gücünü azaltmak gibi bir sorun ortaya koymuyor. Bunun sonucunda şişmanlık bir çok hastalığında nedeni oluyor. Kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol gibi hastalıkların her birisi şişmanlıkla ortaya çıkabilecek hastalıklar. Sağlıklı beslenme, dengeli beslenme çok önemli. Çocuklarımızda ki, şişmanlıkta günümüzde çok önemlidir. Bundan 10 sene 20 sene önce böyle bir sorun görünmüyordu. Son zamanlarda çocukların sağlıklı beslenememesi ve özellikle fast food’ların yaygınlaşması çocuklarda obezitenin artığını gösteriyor. Bu oran giderek de artmaktadır. Bunun önüne geçmek için ailelere büyük iş düşüyor. Ailelerin sağlıklı beslenme konusunda bilinçli olması gerekiyor. Çocukların gelişi güzel beslenmemesi gerekiyor. Çocukları tıka basa doyurmak normal değil. Çocukların gelişimi için sağlıklı beslenmesi önemli. Çocukların özelikle sütü tüketmeleri gerekmektedir. Çocukların ihtiyaç duydukları bütün besinler sütün içerisinde bulunuyor” dedi.