Etiket: Ülkeler

  • Türk doçentler milli indeks geliştirdi, ülkeler sıraya girdi

    Fırat Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Serdar Yavuz ve Doç. Dr. Özcan Bayrak büyük bir başarıya imza atarak Türkiye’nin ilk milli ve yerli indeksi olan Sosyal Bilimler Atıf Dizini Programını (SOBIAD) geliştirdi. Projeyi satın almak için Arap, Ukrayna ve ABD devletlerinden teklif geldiğini ifade eden Doç. Dr. Bayrak, “Bunu büyütüp dünyaya biz bilgiyi satabilmek konuma gelmek adına projemizi hiçbir şekilde tüm tekliflere kapıları kapatarak sahip çıktık” dedi.

    Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler ve Türkçe Eğitim Bölümü Öğretim Görevlileri Doç. Dr. Serdar Yavuz ve Doç. Dr. Özcan Bayrak, doçentliklerine başvuru sürecinde kendi atıflarının yayınlarına ulaşamayınca Türkiye’de şuana kadar yapılmamış bir proje geliştirmek için harekete geçti. 4 yıl boyunca Türkiye’deki tüm dergi ve makaleleri tarayan öğretim görevlileri, bilgisayar mühendislerinden de yardım alarak Türkiye’nin ilk milli ve yerli indeksi olan SOBIAD’ı geliştirdi.

    Geliştirilen programa yüklenen 307 dergi, 79 bin makale ve 1 milyon 600 bin tane de atıf sayesinde, lisans, lisansüstü, doktora öğrencileri ve araştırma yapan öğretim üyeleri Türkiye’de sosyal bilimler alanında yayınlanmış metinleri tek tuşla bulabilecek.

    SOBIAD’ı sosyal bilim alanında çalışma yapan bilim insanlarının atıflarına ulaşabilmeleri için hazırladıklarını belirten Doç. Dr. Serdar Yavuz, atıfların bilim insanlarının akademik dünyadaki etki değerini ortaya koyan en önemli faktör olduğunu söyledi.

    “OBIAD uluslararası bir indeks olma yolunda ilerlemektedir”

    Sosyal bilimcilerin, atıfları ulusal dergilerde bulmalarının çok mümkün olmadığını aktaran Doç. Dr. Yavuz, “El yordamı ile bulabiliyorlardı. Ancak bu sistem sayesinde sosyal bilimciler çok rahat bir şekilde atıflarına ulaşabilmektedir. Programın bir diğer özelliği, Türkiye’de soysal bilimler alanında ulusal ve milli yerli atıf dizimi yoktu. Halbuki dünyada bilgiye sahip olan ve hükmeden bütün ülkelerin ciddi oranda indeksleri var. British Education, Australian Index, Scopus ve Thomsun Reuters var. Bunlar ülkelerin bilgiye hükmetme anlamında kullandıkları indekslerdir. Bunlara çok büyük miktarda ülkemiz para ödemekteydi. SOBIAD vasıtasıyla bunu biz önlemek ve sosyal bilimler alanında milli, ulusal bir indeks yapıp uluslararası arenada Türkiye’nin bir indeksinin olmasını istedik. 2023 vizyonu çerçevesinde SOBIAD uluslararası bir indeks olma yolunda ilerlemektedir” dedi.

    “Kütüphaneler milyon dolarla ödemekteydi”

    Türkiye’deki üniversite kütüphanelerinin indekslere çok yüksek miktarda ücret ödediğini vurgulayan Doç. Dr. Yavuz, “Bu bizim yazdığımız makaleleri yurt dışındaki dergilerde indeksledikten sonra yine bizim onlara ulaşmak için ödediğimiz ücretlerdir. Her üniversite kütüphanesi bunlara milyonlarca dolar para ödemektedir. Biz sosyal bilimler alanında bunu önlemek adına bu projeyi gerçekleştirdik. Amacımız başlangıçta ulusal dergileri taramaktı. Fakat uluslararası dergilerin müracaatı neticesinde SOBIAD şuan uluslararası anlamda bir indeks konumuna ulaşmak üzeredir” diye konuştu.

    “Uluslararası düzeyde proje oluşturmanın önemli bir adımını attık”

    Doçentlik sürecinde kendi atıflarını bulamayınca SOBIAD projesine başladıklarını ifade eden Doç. Dr. Özcan Bayrak ise, “SOBIAD projesine ilk olarak 4 yıl önce Doç. Dr. Serdar Yavuz hocamla kendi doçentliğimize başvurma sürecinde kendi atıflarımızı bulamadığımız için bunun bir ihtiyaç olduğuna kanaat getirdik. Yaklaşık 4 yıl önce bu projeye başladık. İlk olarak kendi dergilerimizde 5 sayfalık bir el ile yaptığımız bu projeyi daha sonra bilgisayar mühendislerinden yardım alarak yaklaşık Türkiye’deki 307 dergiye uygulamış olduk. Şuan dergi sistemimizde 307 dergi, 79 bin makale ve 1 milyon 600 bin tane de atıf bulunmaktadır. Yurt dışından dergilerde bize başvurularını yapmış bulunmaktadır. Biz yurt içini tamamladıktan sonra yurt dışından gelen bu başvuruları alarak uluslararası düzeyde büyük bir proje oluşturmanın önemli bir adımını şuan gerçekleştirmiş durumdayız” ifadelerini kaydetti.

    “Dünyadan proje için teklifler geliyor”

    Diğer ülkelerin bu tür akademik iletişimlerde verilerinin kontrol edilip pazarlanması konusunda çok ileride olduklarını dile getiren Doç. Dr. Bayrak, “Yaptığımız projenin hemen birinci yılında bunun farkına varılarak Arap, Ukrayna ve ABD devletlerinden projemizin satın alınmasıyla ilgili bize teklifler geldi. Fakat bizim yola çıkma amacımız kendi ülkemiz içerisindeki bu milli gelirimizin yurt dışına akmasını engellemektir. Milli bir proje yapmış olduğumuzdan dolayı bunu büyütüp dünyaya biz bilgiyi satabilmek konuma gelmek adına projemizi hiçbir şekilde tüm tekliflere kapıları kapatarak sahip çıktık” dedi.

  • İngiltere Dışişleri Bakanı Johnson: “Kosova diğer ülkeler için güçlü bir örnek teşkil edebilir”

    İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, “Günümüze kadar aldığı mesafeler bakımından Kosova diğer ülkeler için güçlü bir örnek teşkil edebilir” dedi.

    Günübirlik ziyaret için Kosova’ya gelen İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Priştine Uluslararası Havalimanı’nda Kosova Dışişleri Bakanı Enver Hoxhaj tarafından karşılandı. İki bakan, havalimanının VIP salonunda bir araya geldi. Kosova ile Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin ileriye taşınması, işbirliğinin derinleşmesi, Kosova’ya vize muafiyeti verilmesi, yolsuzlukla mücadele, görüşmenin ana gündem maddelerini teşkil etti. Görüşmede iki ülke arasındaki ilişkiler mükemmel olarak değerlendirildi. Kosova’ya gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaretinde Bakan Johnson, ülkesinin Kosova’yı her alanda desteklemeyi sürdüreceğini vurguladı. Kosova Dışişleri Bakanı Enver Hoxhaj da Birleşik Krallığın Kosova’ya sürekli olarak verdiği desteklerinden dolayı teşekkürlerini ifade etti.

    Daha sonra Kosova Meclisini ziyaret eden Bakan Johnson, Meclis Başkanı Kadri Veseli tarafından karşılandı. Kosova Meclisi Genel Kurulunda milletvekillerine hitap eden Bakan Johnson, devletin ve demokrasinin tesis edilmesi açısından Kosova’nın örnek teşkil edebileceğini belirtti. Johnson, 17 yıl aradan sonra Kosova’ya bağımsız bir devlet, Avrupa’nın en genç demokrasisi olan bir ülkeye tekrar ayak basmanın verdiği mutluluğu dile getirdi. “Günümüze kadar aldığı mesafeler bakımından Kosova diğer ülkeler için güçlü bir örnek teşkil edebilir” diyen Johnson, küresel tehditlere değinerek, teröre karşı ortak mücadele verilmesi gerektiğini vurguladı. Johnson, bu konuda da Birleşik Krallığın Kosova’ya yardımcı olacağını söyledi. İngiliz Bakan Boris Johson, Priştine’de “Siyasi Partilerin Gelişmesine Destek” adlı projenin tanıtımını da yaptı.

  • Bakan Tüfenkci: “FETÖ karanlık faaliyetlerini yürüttükleri diğer ülkeler için de tehdit oluşturmaktadır”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, FETÖ/PDY ile ilgili, “Bu yapının masum ve legal faaliyetleri ardında müthiş bir illegal yapı olduğunu göstermektedir. Bu grup sadece Türkiye için değil, karanlık faaliyetlerini yürüttükleri diğer ülkeler için de tehdit oluşturmaktadır” dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Güney Afrika Büyükelçisi Pule I. Malefane’i makamında kabul etti. Büyükelçi Malefane’e taze ve kurutulmuş Malatya kayısısı ikram eden Bakan Tüfenkci, Malatya kayısısının yetiştirilişi hakkında da Malefane’e bilgi verdi. Tüfenkci, Güney Afrika’nın Türkiye’nin Afrika kıtasıyla bağlarını güçlendirmesi açısından önemli bir ülke olduğunu söyledi. Güney Afrika ile ticaret hacminin 2015 yılında 1,4 milyar dolar olduğunu belirten Bakan Tüfenkci, ülkeler arasındaki ticaret hacmi potansiyelinin çok daha yüksek olduğunu vurguladı. Tüfenkci, FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimine de değinerek, söz konusu terör örgütü hakkında bilgi verdi. FETÖ’nün sapkın dini inançlarını halka silah zoruyla enjekte etmeye çalıştığını ifade eden Tüfenkci, bu yapının demokratik-laik-hukuk devletini hedef aldığına işaret etti. Bakan Tüfenkci, darbe girişiminin tüm sorumlularının yargı önünde hesap vereceğini kaydetti.

    “Bu yapının masum ve legal faaliyetleri ardında müthiş bir illegal yapı olduğunu göstermektedir”

    FETÖ’nün küresel okullar, iş dernekleri ve kültürel örgütler şebekesi olarak faaliyet gösterdiğini söyleyen Bakan Tüfenkci, “Bu örgüt, faaliyetlerini finanse etmek ve hain uluslararası şebekesini sürdürebilmek için çeşitli ülkelerde bir yolsuzluk ağına sahiptir. Bu yapının masum ve legal faaliyetleri ardında müthiş bir illegal yapı olduğunu göstermektedir. Bu grup sadece Türkiye için değil, karanlık faaliyetlerini yürüttükleri diğer ülkeler için de tehdit oluşturmaktadır. Bunlarla uluslararası alanda mücadele etmek gereklidir” diye konuştu.

    Bu tehdidin bertaraf edilmesinde dostların desteğinin önemli olduğunun altını çizen Tüfenkci, teröre ve terörizme karşı tüm dünyadan ortak ve net bir tavır beklediklerini söyledi. Bakan Tüfenkci, Güney Afrika ile ekonomik ve ticari ilişkilerin daha ileriye taşınması yönünde bakanlık olarak görev ve yetki alanları dahilinde her türlü işbirliğine açık olduklarını da ifade etti.

    “Gülen okullarının faaliyetleri hükümetimizle müştereken yürütülen faaliyetler değil”

    Büyükelçi Malefane ise, Güney Afrika Cumhuriyeti olarak demokratik yollarla seçilmiş bir hükümete karşı sebebi ne olursa olsun her türlü faaliyete ve girişime karşı olduklarını, bunun hiçbir haklı gerekçesinin olmayacağını söyledi. Kendi web sitelerinde yayınladıkları mesajla da bu girişimi kınadıklarını kaydeden Malefane, hayatını kaybeden kişilerin ailelerine taziyelerini iletti.

    Gülen’in dünyanın her tarafında olduğu gibi Güney Afrika Cumhuriyeti’nde de destekçilerinin olduğunu belirten Büyükelçi Malefane, FETÖ’nün Güney Afrika’da yürüttüğü eğitim faaliyetlerinin hükümetle müştereken yürütülen faaliyetler olmadığının altını çizdi. Büyükelçi, Gülen okullarının Güney Afrika’da en fazla riske, tehlikeye ve sıkıntıya maruz kalan kişilere karşı eğitim programları yürüttüklerine değindi.

    Türkiye’de kapatılan kurumlarda okumakta olan Güney Afrikalı öğrencilerin olduğunu hatırlatan Büyükelçi Malefane, bu öğrencilerin okullarına devam edemediklerini söyleyerek, bu öğrencilerin örgütün gerçek amacını bilmeyen, masum öğrenciler olduğuna dikkati çekti. Malefane, bu öğrencilerin eğitim hayatlarına başka okullarda devam edebilmesi için destek istedi.

    İki ülke arasındaki ticaret hacminin daha da artırılabileceğini dile getiren Malefane, ikili işbirliklerinin artırılması gerektiğine vurgu yaptı. Malefane, Güney Afrika’da yatırım yapmak isteyen yatırımcıların siyasi olaylardan dolayı yatırımlarının hiçbir zarara uğramayacağının, yatırımlarının garanti altına alınacağının anayasal güvence altına alındığını da belirtti.

  • “Türkiye’ye yatırımda en başarılı ülkeler; ABD, Almanya ve İngiltere”

    Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi PKF İstanbul Ofisi Yönetici Ortağı Kadir Sayıcı, “Türkiye’de yatırım başarısı en yüksek ülkeler sırasıyla ABD, Almanya ve İngiltere olurken Avusturya, Rusya ve Fransa tüm kriterlerde sınıfta kaldı” dedi.

    Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi PKF İstanbul Ofisi, Türkiye’ye yatırımda ülkelerin başarı karnesini açıkladı. Açıklanan araştırma sonucunda ortaya çıkan rapora göre, PKF İstanbul Ofisi Yönetici Ortağı Kadir Sayıcı “Türkiye’de yatırım başarısı en yüksek ülkeler sırasıyla ABD, Almanya ve İngiltere olurken Avusturya, Rusya ve Fransa tüm kriterlerde sınıfta kaldı” dedi.

    “Genel klasmanda sınıfta kalanlar: Avusturya, Rusya, Fransa”

    Türkiye pazarının uzun yıllardan beri uluslararası likidite fazlalığına cazip imkanlar sunan bir yatırım ortamı olduğuna dikkat çeken Sayacı “Yabancı yatırımcıların sermaye piyasalarındaki işlemlerine ek olarak kurumsal krediler kapsamında şirketlerin yurt dışından yaptıkları borçlanmalarla eşi görülmemiş bir doğrudan yabancı yatırım akışı başladı ve 2002-2015 arasında bu trend artarak devam etti. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü (UNCTAD) tarafından yayınlanan 2014 ve 2015 Dünya Yatırım Raporları’nda da belirtildiği gibi, yıllık 12 milyar dolar tutarındaki yatırımlarla Türkiye, açık ara bölgedeki en çok doğrudan yabancı yatırımı alan ülke. Ancak Türkiye’deki bazı yabancı yatırımcılar, “pazara giriş” ve “sürdürülebilir büyüme” performanslarıyla büyük başarı elde etmiş olsalar da, bazıları beklendiği gibi güçlü bir performans sergileyemedi, hatta başarısızlığa uğradılar. Hazırladığımız raporun amacı, bu başarı ve başarısızlıkların temel nedenlerini, sürecin içinde bizzat yer alan profesyonellerin yorumları ve görüşleri çerçevesinde belirlemek ve yeni yatırımcılara ışık tutmaktır” şeklinde konuştu.

    Raporda yatırımcı performansını 3 boyutlu olarak analiz etmek istediklerini belirten Sayıcı “Bu, sonuçta karşımıza çok daha gerçekçi bir tablo çıkmasını sağladı. Yabancı bir yatırımcının Türkiye pazarındaki başarısının ve mevcudiyetinin sürdürülebilir olması için finansal getiri haricindeki kriterlere de odaklanılması gerektiğini gördük. Üç boyutlu analizde, yatırımcılar tarafındandegˆerlendirilen tüm parametreleri yerleştirdiğimizde Avusturyalı, Rus ve Fransız yatırımcıların Türkiye’de yatırım planlaması ve uygulamaları esnasında sorun yaşadıklarını gördük. Kültürel, siyasi ve ticari-yönetsel başarı kriterleri sistematik olarak ihlal edildiğinde başarı performansı da doğru orantılı olarak düşüş gösteriyor. Nitekim, katılımcıların verdikleri bildirimler doğrultusunda Türkiye pazarında bu üç boyutun yönetilememesi nedeniyle tutunamayan, sistematik hataları nedeniyle zarar gören yatırımcı ülkeleri de tespit etmiş olduk. Türkiye pazarında tüm yönleri etkili şekilde dikkate alan ABD, Almanya ve İngiltere ise Türkiye’de yatırım karnesi en parlak ülkeler olarak göze çarpıyor. Yatırım süreçlerindeki kriterlere özellikle dikkat etmesi gereken ülkelerin başında ise sınırda sayılabilecek Çin geliyor” diye konuştu.

  • Zafer Alkaya: “Turizmde Rakip Ülkeler, Bizim Payımızdan Pay Almaya Başladılar”

    Cornelia Diamond Golf Resort Spa Genel Müdürü Zafer Alkaya, Türk turizminin son dönemde yaşanan sıkıntılara kadar büyük bir ivme yakalayarak dünya altıncılığına kadar yükseldiğini fakat bugün için bunun söylenemeyeceğini belirtti. Alkaya, “Rusya ve Almanya çok önemli pazarlar fakat son yaşanılanlardan sonra sektörün iki pazara bağlı olmasının sıkıntıları görüldü. Umudun olmadığı yerde turizm olmaz kendimizi daha iyi anlatıp yine güzel zamanlar göreceğiz” dedi.

    Cornelia De Luxe Resort Genel Müdürü Ali Şahin ve Cornelia Diamond Golf Resort Spa Genel Müdürü Zafer Alkaya, Rusya ile yaşanan sıkıntılar ve bölgesel gelişmeler neticesinde en çok etkilenen Antalya turizminin genel değerlendirmesini ve otellerinin 2015 yılı değerlendirmesi 2016 ve 2017 için beklentileri ve hedefleri açıkladı.

    Toplantıda, Cornelia otellerinin 2015 yılını bölge ortalamasının yüzde 16 üzerinde kapatarak yıllık yüzde 80 doluluk oranına ulaştığı, İsrail, İran ve Çin’de önemli gelişmeler gelişmeler kaydedildiği, 2016-2017 sezonu için 54 ülkede tanıtım faaliyeti yapıldığı, 2015 yılında 45 ülkeden turist hedefin ise 50 ülke olduğu ağırladığı açıklandı.

    Cornelia De Luxe Resort Genel Müdürü Ali Şahin, iç turizmde erken rezervasyonların bu yıl yüzde 25 – 30 üzerinde seyretmesi yüzleri güldürdüğünü söyledi. 2015 yılında Avrupa pazarında paylarını arttırdıklarının altını çizen Ali Şahin; “Cornelia grubu olarak biz Avrupa pazarında bu sezon yüzde 5 oranında pazarımızı arttırdık. İngiliz ve Hollanda Pazarlarında hem bölgede hem Cornelia otellerinde artış var. Ekonomisi düzelen Çin, dünyadaki tatil destinasyonları için yeni ve büyük bir Pazar olmaya başladı. Çin, dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip olmasına rağmen tatil turizmi içinde etkin bir ülke değildi. Çin’in ekonomisinin büyümeye başlaması ve Çin’lilerin refah seviyelerinin yükselmesi ile birlikte tüm dünyada tatil destinasyonlarının iştahını kabartmaya başladı. Biz de Cornelia Otelleri olarak son 4-5 yıldır Golf ve Tatil Turizmi için Çin, Japonya ve Güney Afrika gibi ülkelerde tanıtım faaliyetlerine başlamıştık. Bu yıl, bu ülkelerden tatil turizmi için de rezervasyonlar almaya başladık. Alım gücü yükselen Çin’liler de lüks tatili keşfetti.” şeklinde konuştu.

    Cornelia Diamond Golf Resort Spa Genel Müdürü Zafer Alkaya yaptığı açıklamada;

    “2015 yılında Rusya’da giderek kuvvetlenen Ekonomik Kriz nedeniyle Antalya ve Belek Bölgesi Rus Pazarında yüzde 10-20 arasında değişen kayıplar yaşadı. Avrupa Pazarında ise beklediğimiz ivmeyi 2015 yılında yakalayabildiğimizi söyleyemeyiz. Ancak bütün bunlara rağmen Cornelia Grubu ; Golf, Kongre, Spor ve Spa & Wellness Turizminde yıllardır sergilediği istikrarın karşılığı olarak 2015 yılını bölgenin yaklaşık yüzde 15 üzerinde kapatma başarısı göstermiştir. Yıllardır ısrarla varmak istediğimiz nokta turizm faaliyetlerini yılın 12 ayına yayma düşüncesidir ve bu yönde gösterdiğimiz başarı turizmi tüm yıla yayabilmenin ne denli önemli olduğunun bir göstergesidir.”

    Zafer Alkaya; 2016 yılı için uluslararası turist sayısındaki büyüme tahminlerini ise Asya ve Pasifik için yüzde 5 ile 6 arası, Afrika için yüzde 4 ile 6 arası, Avrupa ve Amerika için yüzde 3 ile 4 arası, Orta Doğu için yüzde 0 ile 5 arası bir artış olarak açıkladı.

    “TÜRKİYE’YE GELMEK İSTİYORLAR”

    Alkaya, “Ruslar’da, Avrupalılar’da, Türkiye’yi seven ve beğenen turist kesinlikle Türkiye’yi istiyor. Hizmeti ile kalitesi ile otelleri ile sahilleri ile tarih kokan köşeleri ile her anlamda Türkiye’ye sıcak bakıyorlar. Tek tereddüt, sıkıntılı bir durum yaşar mıyız düşüncesi. Bu tereddütleri ortadan kaldırmalıyız” dedi.

    Ali Şahin ise yaptığı açıklamada; “Zaman zaman turizmcilerin kontrolü dışında yaşanan sıkıntılarla karşılaşabiliyoruz. Önemli olan, her türlü kriz dönemine hazırlıklı olmak. Biz, Cornelia Otelleri olarak yıllardır Antalya turizminin Rusya’ya bağımlılığının riskli olduğunu ve alternatif pazarlara açılmanın gerekliliğini hep vurguladık. Cornelia De Luxe Resort ve Cornelia Diamond Golf Resort Spa olarak, tek pazara bağımlı olmadan özellikle son 5 yıldır 40’ın üzerinde ülkede Turizm fuarlarına katılarak, bizzat önemli acentelerini ziyaret ederek, reklam ve pazarlama çalışmaları yaparak misafir yelpazemizi geniş tuttuk. 2015 yılında 45 farklı ülkeden misafir ağırlayarak doğru bir strateji üzerinde yürüdüğümüzü ispatlamış olduk. Antalya’nın ve özellikle Belek bölgesinde yılın 12 ayı hizmet veren otellerin, lüks turizm hedefleyen yatırımların en büyük handikapı “Marka Şehir”, “Marka Tatil Bölgesi” olamamak. Sorunu biz sadece dönemsel Rusya krizi ya da güvenlik sorunu olarak değerlendirmiyoruz. Asıl sorun “Marka” olamamakta” dedi.

    Zaman zaman turizmde belli aralıklarla sıkıntılar olabileceğini söyleyen Zafer Alkaya, “Kendi hatalarımızdan kaynaklanan veyahut bizim dışımızda gelişen olumsuzluklardan dolayı sıkıntılar her zaman olur. Ama bu olumsuzlukları biraz hasarlı da olsa hep atlattık. Hatta bir sene sonrasında daha iyi tablolar ile karşı karşıya kalabiliyorduk. Bu durum hem ülkemizin genel şartları hem de turizmcilerin özel çabaları ile böyle gelişmiştir. Şartlar ne olursa olsun ülkemizi seviyoruz. Ülkemizin turizmini yükselterek daha iyi noktalara getirmek istiyoruz. Ülkemiz sevilen beğenilen ve tercih edilen bir ülke. Bunu çok iyi biliyoruz. Sıkıntıları da görmemezlikten gelemeyiz. Ülkemizin imajla ilgili bazı sıkıntıları olduğunu söylemek zorundayız. Bunu söylemezsek kendimize iyilik değil kötülük yaparız. Bunlarla yüzleşmek zorundayız. Dinamik bir turizm ordumuz var. Dünyada altıncısı olmuş bir Türk Turizmini konuşuyoruz. Kendisinden kaynaklanmayan nedenlerden dolayı önü tıkanmış bir sektörden bahsediyoruz. Bu tıkanıklığın sürekli olmadığının ve açılacağının umudunu taşıyoruz. Bizler inatla Türkiye’de bu başarılı turizm hareketini sürdürmeye kararlıyız. Devletimizin desteği ile meseleyi daha farklı görerek ve bu anlamda adımlar atarak daha iyi noktalara getireceğimize inanıyoruz. Bu sıkıntılarla ilgili çok radikal kararlar almalıyız. Yoksa bu noktadan düzlüğe çıkmamız zorlaşır. Teşhis bellidir, tedaviyi ise birlikte yapmalıyız. “

    RAKİP ÜLKELER, BİZİM PAYIMIZDAN PAY ALMAYA BAŞLADILAR…

    Rakip ülkelerle önceki yıllarda rekabetin “Türkiye’ye pay kaptırmamak” şeklinde olduğu bir süreçten, rakip ülkelerin Türkiye’nin payından pay almaya başladığı bir sürece girdik diyen Ali Şahin; “Antalya ve Belek bölgesi, Yunanistan, İspanya, Portekiz gibi tatil markası ülkelerden çok daha kaliteli, çok daha zengin hizmet sunan, turiste en yüksek mutlulukla tatil hizmeti veren bir bölge. Özellikle, öncülüğünü Cornelia Otellerinin yaptığı Golf Turizmi bölgede harcama oranı yüksek, kaliteli misafir sayısını arttırmıştır. Bir golf turisti, normal turistin iki katı kadar para bırakır. Geçtiğmiz yıl 550 binin üzerinde yabancı misafir Türkiye’de spor turizmi içerisinde yer aldı ve 1 Milyar dolar civarında harcama yaptı. Türkiye’nin spor turizminden aldığı pay maalesef yüzde 1,5 seviyelerinde. Bu pastadan en fazla Belek bölgesi ile gelişen golf ve futbol turizmi pay alıyor. Küresel turizmin büyümesi yüzde 4-5 seviyelerinde olurken spor turizminde bu rakam yüzde 14’lere kadar çıkıyor” şeklinde konuştu.

    Rakip ülkeler bizim payımızdan ne kadar çok pay alırlarsa bizim sıkıntılarımız o kadar derinleşir diyen Zafer Alkaya ise; “Ülkemizi yıllardır terk etmeyen, yıllardır gelen, aldıkları servis itibari ile yıllardır bizi tercih eden bir kitle var. Her yerde söylüyorum Türkiye dünyanın hizmet kalitesinde bir numarasıdır. Bunu ben söylüyorum ama yıllardır Türkiye’ye gelen misafirlerimiz de bu durumu iyi biliyor. Bu servisi, kaliteyi başka bir ülkede bulamayacaklarını özellikle bu makul fiyatlarla bulamayacaklarını biliyorlar ve söylüyorlar. ’Biz Türkiye’ye gelmek için hazırız ama daha barışçıl mesaj ve resim görmek istiyoruz’ diyorlar. Kesinlikle Türkiye’yi istiyorlar. Hizmeti ile kalitesi ile otelleri ile sahilleri ile tarih kokan köşeleri ile her anlamda Türkiye’ye sıcak bakıyorlar. Hiçbir tereddütleri yok ama tek tereddüt sıkıntılı bir durum yaşar mıyız düşüncesi. Bu tereddütleri ortadan kaldırmalıyız. Onlara şunu göstermeliyiz: Bugüne kadar Antalya’da bir turistin dahi burnu kanamamıştır. Antalyamız en iyi şartlarda en kaliteli hizmetini özellikle Almanya başta olmak üzere bütün Avrupalı dostlarımıza verdi, vermeye de devam ediyor. Ama tabi bizim dışımızda gelişen olayların sektörü bağladığı noktadan ülke olarak bir an önce sıyrılmamız gerekiyor”dedi.

    “OYUNU ÇOK İYİ OYNAYACAĞIZ VE HAKEMİ DE YENECEĞİZ”..

    Avrupa’lı acentelerin Türkiye’yi satmaktan vazgeçmediğini vurgulayan Zafer Alkaya; “Bekleme sürecindeler. En sevindirici en pozitif taraf; uçakların yönünü başka yere çevirmemeleri oldu. İnatla Türkiye’yi satmak için gayret içindeler. Bize kesinlikle sıcak bakıyorlar. O anlamda bir sıkıntı yok. Çünkü Türkiye mutlu tatiller ülkesidir” dedi.

    “Kaliteli ürün ve hizmet yağdırıyoruz adeta” “Fiyat baskısı kurmak isteyen zihniyetler mutlaka olacaktır” diye konuşan Alkaya, “İşe tamamen objektif bakmaya çalışan dostlarımız bize Türkiye’nin sorununun fiyat olmadığını Türkiye’nin sorununun güvenlik meselesi olduğunu söylüyorlar” dedi.

    Makul fiyatlarla çok önemli ve kaliteli tesisler satan bir ülke olduğumuzu söyleyen Cornelia Diamond Golf Resort Spa Genel Müdürü Zafer Alkaya, “Şunu unutmamalıyız: terör dünyanın her yerinde olabilir. Bu kolay bir durum değil. Başka ülkelerde de terör sıkıntıları oluyor ama bize göre en büyük avantajları yaralarını çabuk sarıyorlar. Onlara gösterilen hoşgörü onların bu yaraları çabuk sarması açısından yardımcı oluyor. Bize aynı hoşgörü ve yaklaşım gösterilmiyor. Bu çok üzücü. Katkı verelim, yardımcı olalım tarzında bir anlayışları yok. Bizi anlamakta zorlanıyorlar. Sıkıntı da burada. Kendimizi anlatma konusunu bir adım öne götürebilirsek bunu da çözebiliriz. Yani oyunu çok iyi oynayacağız ve hakemi de yeneceğiz” diye konuştu.