Etiket: Ülkeler

  • Erdoğan: “Salgın sürecinde dayanışma konusunda başta gelişmiş ülkeler olmak üzere dünya iyi bir sınav veremedi”

    Erdoğan: “Salgın sürecinde dayanışma konusunda başta gelişmiş ülkeler olmak üzere dünya iyi bir sınav veremedi”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Salgın sürecinde dayanışma ve yardımlaşma konusunda gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya maalesef iyi bir sınav veremedi. Bırakın yardımlaşmayı, dayanışmayı salgın karşısında mazlum ve mağdurlar adeta kaderlerine terk edildi. Türkiye olarak bu noktada örnek bir tavır ortaya koyduk. Tüm dünyada din, dil, ırk bölge ayrımı yapmadan yardımına koşmayı kendimize görev atlettik” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde düzenlenen Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu toplantısına katıldı. Türk Konseyi Sağlık Bilimi Kurulu Toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık altyapımızın gücü depremde olduğu gibi korona virüs salgınında da en büyük avantajlarımızdan biridir. Dünyanın son dönemde karşılaştığı en büyük sağlık krizi olan korona virüs salgını sürecinde canla başla fedakarca çalışan sağlık ordumuza buradan bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ölenlere Allahtan rahmet diliyorum. Yaralı sağlık ordumuzun mensuplarına şifalar diliyorum. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de olumsuz etkileyen bu salgın maalesef yeni dalgalarla hala yoluna devam ediyor. Vaka sayısının 45 milyonu geçtiği can kaybı sayısını 1 milyon 200 bine ulaştığı salgına karşı hala kesin ve etkili bir çare bulunamamıştır. Fiilen kullanım aşamasına gelen aşı çalışmaları bu konudaki en büyük ümidimizdir. Türkiye bir yandan Çin, Rusya, Amerika gibi ülkelerdeki aşı çalışmalarını yakından takip ederken, diğer yandan da kendi aşısını geliştirmek için yoğun bir çaba içindedir. İnşallah önümüzdeki bahar aylarında kendi aşımızı vatandaşlarımıza uygulayabilecek aşamaya gelmiş olacağız. Yılsonu itibariyle dünyadaki aşı çalışmalarından bilim insanlarımızın uygun gördüğü birini veya birden fazlasını vatandaşlarımızın istifadesine sunmayı planlıyoruz. Amacımız ilk etapta yüksek risk gruplarından başlayarak bu hizmeti bütün vatandaşlarımıza ulaştırmaktır. İşte böyle bir dönemde gerçekleşen Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu 4. Toplantısını işbirliği imkanlarını genişletilmesi ve eldeki birikimin paylaşılması bakımında önemli bir adım olarak görüyorum” dedi.

    “Salgın sürecinde dayanışma ve yardımlaşma konusunda gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya maalesef iyi bir sınav veremedi”

    Salgın sürecinde ülkelerin yardım ve dayanışma konusunda iyi bir sınav vermediğini söyleyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın sürecinde dayanışma ve yardımlaşma konusunda gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya maalesef iyi bir sınav veremedi. Bırakın yardımlaşmayı, dayanışmayı salgın karşısında mazlum ve mağdurlar adeta kaderlerine terk edildi. Türkiye olarak bu noktada örnek bir tavır ortaya koyduk. Tüm dünyada din, dil, ırk bölge ayrımı yapmadan yardımına koşmayı kendimize görev atlettik. Salgın döneminde 155 ülkenin ve 8 uluslararası kuruluşun tıbbi malzeme desteği talebine olumlu cevap vererek elimizdeki imkanları paylaştık. Maskeden solunum cihazına ve kimi ilaçların üretimine kadar her konuda kendimiz ve dostlarımız için en iyisini yapmanın gayreti içinde olduk. İnşallah bundan sonrada aynı insani ve vicdani tavrımızı sürdüreceğiz. Rabbimden bütün insanlığı bu salgından bir an önce kurtarmasını diliyorum” diye konuştu.

    “3 çocuk temennisi Ülkemizin geleceği bakımından hayati öneme sahip bir tespittir”

    Türkiye’nin dünyanın genç ve nitelikli nüfusuna sahip ülkeler arasında ilk sırada yer aldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye artık 84 milyonu bulmak üzere olan nüfus içindeki 15 milyona yaklaşan ilk, orta, lise öğrencisi ve 8 milyon üniversite öğrencisiyle gerçekten imrenilecek genç bir insan kaynağına sahiptir. Hali hazırda 30 yaş nüfusumuzun toplam nüfusa oranı yüzde 40’a yaklaşıyor. Ayrıca çeşitli statülerde ülkemizde yaşayan 5 milyon yabancıyı da bu insan havuzuna ekleyince rakam 90 milyonu buluyor. Her ne kadar doğum oranları düşüyor olsa da hala dünyanın en genç ve nitelikli nüfusuna sahip ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyoruz. Her fırsatta dile getirdiğim en az 3 çocuk temennisi öyle rast gele söylenmiş bir ifade değil. Ülkemizin geleceği bakımından hayati öneme sahip bir tespittir. Genç ve yetişmiş insan nüfusumuzu korumak mecburiyetindeyiz. Dikkat ederseniz sadece genç demiyorum. Aynı zamanda yetişmiş vurgusunu da yapıyorum. İnsani ve milli değerlerle güçlü bir şekilde donanmamış, çağın teknolojisine ve pratiklerine hakim şekilde yetiştirilmeyen bir genç nüfus avantaj olmaktan çıkıp başlı başlına bir sorun haline dönüşür. Bunun için eğitim, kültür ve bilim alanındaki hassasiyetimi sürekli daha ileriye taşıyoruz. Geçtiğimiz asra gelişmiş, bu sıfatla damga vuran ülkelerin nüfus konusundaki kayıpları sebebiyle ciddi bir gelecek kaygısı içine girdiklerini görüyoruz. Hatta bu endişenin batıda giderek yükselen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığının ana sebebi olduğunu biliyoruz” şeklinde konuştu.

    “Türkiye salgının etkisiyle hızlanan küresel yapılanma süreciyle ilgili analizlerde geleceğin yıldızları arasında gösteriliyor”

    Yüksek teknolojinin kullanımı ve tasarımı konusunda her projeye destek verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye salgının etkisiyle hızlanan küresel yapılanma süreciyle ilgili analizlerde geleceğin yıldızları arasında gösteriliyor. Katıldığımı bilim toplantılarında ve ödül törenlerinde gördüğüm bir gerçeği sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’nin geçtiğimiz dönemde demokrasi de ve kalkınmada gerçekleştirdiği tarihi atılım her alanda olduğu gibi bilim ve araştırma faaliyetlerinde de önümüzü açmıştır. Başbakanlığım ve cumhurbaşkanlığım döneminde bilimsel çalışmaların teşviki araştırma geliştirme faaliyetinin yaygınlaştırılması yüksek teknolojinin tasarımı ve kullanımı hususundaki her projeye şahsi destek verdim. Bu süreçte gerek üniversitelerimiz, gerekse kurumlarımıza bağlı araştırma tasarım teknoloji kuruluşlarımızı, gerek özel sektörümüz birbirlerini destekleyecek şekilde hızlı bir yükselişe geçmiştir. Türkiye’nin sağlıktan savunma alanına kadar geniş bir yelpazede dünya çapında başarılar ortaya koymasının gerisinde bu güçlü işbirliği ve yoğun çalışma iklimi vardı. Gençlerimize ve çocuklarımıza bilim ve araştırma şevki kazandırmak için Türkiye çapından pek çok proje yürütüyoruz. Yurtdışındaki bilim insanlarımızın Türkiye’ye dönüşünü teşvikten okullarımıza kurduğumuz deneye yap atölyelerine kadar geniş bir alana yayılan bu gayretlerimizin karşılığını yavaş yavaş almaya başladık” dedi.

    “İçinden geçtiğimiz şu kritik süreci başarıyla geride bırakıp 2023 hedeflerimize ulaştığımızda karşımızda yepyeni bir Türkiye göreceğiz“

    2023 hedefleriyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halen içinden geçtiğimiz şu kritik süreci başarıyla geride bırakıp 2023 hedeflerimize ulaştığımızda karşımızda yepyeni bir Türkiye göreceğiz. Bu güne kadar kat ettiğimiz mesafe sayesinde artık geleceğimize dün olduğundan daha fazla umutla bakıyoruz. Ülkemize ve kendimize olan güvenimizin artması 2053 vizyonumuzun altını daha güçlü bir şekilde doldurmamızı sağlıyor. Maruz kaldığımız tüm saldırıları, önümüze çıkartılan tüm engellemelere rağmen diğer alanlarla birlikte bilimde de Türkiye’yi dünyanın en ileri ülkeleri arasında ilk sıralara taşımakta kararlıyız. Bu konuda en büyük desteği yine bilim insanlarımızdan bekliyoruz. Sizlerin yol göstericiliğinde hep birlikte sürekli daha ileriye giderek tarihin verdiği sorumluluğu hakkıyla ifa edeceğimize inanıyorum” diye konuştu.

  • Bakan Pekcan: “Türkiye’nin Ağustos sonu itibariyle ihracatı artı 2.9, bu rakam dünyada en çok ihracat yapan ülkeler sırlamasında 7’nci sırada”

    Bakan Pekcan: “Türkiye’nin Ağustos sonu itibariyle ihracatı artı 2.9, bu rakam dünyada en çok ihracat yapan ülkeler sırlamasında 7’nci sırada”

    Bakan Ruhsar Pekcan, “En çok ihracat yapan 50 ülkenin ihracat verileri yayınlandı. Dünya ihracatı 2019 Ağustos sonu itibariyle 8 aylık süreçte eksi 2.6 düşmüş. Türkiye’nin Ağustos sonu itibariyle ihracatı artı 2.9 ve bu rakam dünyada en çok ihracat yapan ülkeler sırlamasında 7’nci sırada. Küresel ekonomideki bu gidişata rağmen biz 2019’da Türkiye olarak iyi bir performans sergiledik” dedi.

    Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ’Türkiye 2023 Zirvesi’nde düzenlenen İhracat Paneli’ne katıldı. Bakan Pekcan, Türkiye’nin ihracat performansı, korumacılık önlemlerinin ihracat etkisi ve dijitalleşme konusunda yapılan çalışmalara değindi.

    “Artan korumacılık önlemleri ve düşük yatırım iştahı nedeniyle küresel konjonktürde zor bir dönemeden geçiyoruz”

    Panelde konuşan Bakan Ruhsar Pekcan, “Küresel ekonomideki ticaret savaşlarının arka planına baktığımız zaman 2000’li yıllardan itibaren gelişmekte olan ülkelerin dünya gayrisafi hasılasından aldıkları payın ve dünya ihracatından aldıkları payın gittikçe arttığını ve gelişmiş ülkelerin de buna bir reaksiyon olarak korumacılık önlemlerini devreye aldıklarını görüyoruz. Gelişmekte olan ülkelerin dünya toplam gelirinden aldıkları pay 2000 yılında yüzde 43.2 iken, 2018 yılında yüzde 59.2’ye yükselmiş. Gene gelişmekte olan ülkelerin küresel mal ihracatından aldığı pay, 2000’de yüzde 34. 2 iken 2018 yılında yüzde 48.3’e yükseldiğini görüyoruz. Dünya genelinde artan siyasi ve ekonomik belirsizlikler, artan korumacılık önlemleri ve düşük yatırım iştahı nedeniyle küresel konjonktürde esasında zor bir dönemeden geçiyoruz” dedi.

    “Türkiye’nin Ağustos sonu itibariyle ihracatı artı 2.9 ve bu rakam dünyada en çok ihracat yapan ülkeler sırlamasında 7’nci sırada”

    Bakan Pekcan, konuşmasına şöyle devam etti: “En çok ihracat yaptığımız AB ülkelerine baktığımız zaman küresel büyümenin yüzde 1.2 olduğunu, en çok ihracat yaptığımız Almanya’nın büyümesinin binde 5 olduğunu ve İngiltere’nin de yüzde 1.2 olduğunu görüyoruz. Ancak 2019-2023 döneminde küresel büyüme ve küresel mal ihracatının yüzde 3-4 bandında gerçekleştirilmesi beklenmektedir. Dünya böyle bir süreçten geçerken, Türkiye olarak biz neredeyiz? Ağustos ayı itibariyle Dünya Ticaret Örgütü verileri yayınlandı. En çok ihracat yapan 50 ülkenin ihracat verileri yayınlandı. Dünya ihracatı 2019 Ağustos sonu itibariyle 8 aylık süreçte eksi 2.6 düşmüş. Türkiye’nin Ağustos sonu itibariyle ihracatı artı 2.9 ve bu rakam dünyada en çok ihracat yapan ülkeler sırlamasında 7’nci sırada. Küresel ekonomideki bu gidişata rağmen biz 2019’da Türkiye olarak iyi bir performans sergiledik”.

    “2019 yılında şua ana kadar ihracatımızın 11 milyar dolarlık kısmı korumacılık önlemlerine tabii oldu”

    Korumacılık önlemlerine değinen Bakan Pekcan, “Korumacılık önlemlerine baktığımız zaman, 2017 yılında ülkemiz ihracatının 893 milyon dolarlık kısmı korumacılık önlemlerine tabii olmuş. 2018 yılında korkunç bir artış görüyoruz; ihracatımızın 7.2 milyar dolarlık kısmı korumacılık önlemlerine tabii olmuş. 2019 yılına geldiğimizde bu rakam 11 milyar dolara ulaştı. Ticaret savaşları içinde biz de büyük bir mücadele veriyoruz. Muhtemel önlemleri göz önüne aldığımızda bunun 14.4 milyar dolara çıkması da muhtemel. Türkiye olarak kendi üreticimizi ve ihracatçımızı her platformda koruyoruz, misilleme önlemleri alıyoruz. İthalatımızın 41 milyar dolarını yaklaşık yüzde 19’una korumacılık önlemleri uygulamış bulunuyoruz. Ar-Ge, inovasyon, teknolojik gelişim ve tüm bunların kapsayan dijitalleşmenin, sürdürülebilir büyümenin ana faktörler olarak tanımlandığı stratejik büyüme hedefleri ülkeler tarafından açıklanmaktadır. Ülke olarak teknoloji odaklı Ar-Ge’ye ve tasarıma dayanan yüksek katma değerli ürünlerin ihracatını arttıracak yönde adımlar atmak için kararlıyız, girişimlerimizi sürdürüyoruz” diye konuştu.

    Ekonomik büyümede teknoloji ve dijitalleşmeye dikkat çeken Bakan Pekcan, “Ekonomik büyümeler, Ar-Ge’ye, teknolojiye, inovasyona ve teknolojileri üretebilen ve kullanabilen eğitimli beşeri sermayeye dayanmaktadır. Türkiye olarak Dünya ekonomisini ve günlük yaşantımızı kökten değiştirecek bu dönüşümü, ülkemiz açısından bir fırsata çevirmek istiyoruz. Bu doğrultuda tüm paydaşlarla istişare ederek ihracat ana planımızı hazırladık, Ağustos ayında kamuoyuyla paylaştık. İhracattan aldığımız payı arttıracak tedbirler alıyoruz. Aynı zamanda küresel ihracatta yapmış olduğumuz yüksek teknolojili ürün ihracatının payı Türkiye’de son 10 yılda yüzde 3,5 seviyesindedir. Bunu arttırmak için girişimlerde bulunuyoruz. Bakanlık olarak İhtisas Serbest Bölgelerinde teknoloji odaklı yatırım çekmek üzere teşvik ve destek sistemlerini gündeme getirdik. Çünkü serbest bölgelerimizdeki yüksek teknolojili ürün ihracatının payı yüzde 9 seviyesinde. Bizde bunu en kısa zamanda OECD ortalaması olan yüzde 14’e çekmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

    “İhracat ana planımızda 17 hedef ülke seçtik”

    İhracat ana planında 17 hedef ülkeyi seçtiklerini dile getiren Bakan Pekcan, “Bu ülkeleri seçerken dünya gayrisafi hasılasından yüzde 60 pay alan, dünya ithalatından yüzde 43,7 pay alan, bizim ihracatımızda yüzde 25 payı olan ve 4.2 milyar nüfusu olan ülkeleri seçtik. Hedef sektörleri seçerken de dünyada küresel ticareti artan paya sahip olan, orta ve yüksek teknolojili ürünleri kapsayan sektörleri hedef aldık. Bu sektörlerdeki ihracatımızı binde 7.6’dan yüzde 1’e çekmeyi hedefledik” açıklamasında bulundu.

    İhracatta dijital gümrüğü başarıyla başlattıklarını aktaran Bakan Pekcan, “Şimdi ithalatta dijital gümrük üzerinde çalışıyoruz. İthalatta da diğer kamu kuruluşlarından STK’lardan da beklediğimiz güncellemeler var. Onları da dijital ortama taşıdığımızda ithalatta da dijitalleşmeye gireceğiz. Bakanlığımızın kapsamında çok geniş bir veri ağı var. Bakanlığımızca veri analitiği mükemmeliyet merkezi kuruyoruz. 2020 sonunda kurmuş olacağız. Dijitalleşmeyi ve otomasyonu çalışmalarımızın merkezine aldık. Özellikle dijital ekonomiye geçiş noktasında özel sektörümüze örnek ve öncü olmak istiyoruz. Onları da dijitalleşme alanında çalışmaya teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Fındıkta rakip ülkeler Ordu’da birleşti

    Fındıkta rakip ülkeler Ordu’da birleşti

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, son dönemde uyguladığı stratejik politikalarla Ordu’yu geleceğe hazırlamaya başladı. Güler, Ordu’yu ulusal ve uluslararası politikalarla buluşturarak geleceğe yönelik yeni vizyon projeleriyle dikkat çekiyor.

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ünye Port için başta Büyükelçisi dahil Singapurlu firmaların, rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımı için Çinli firmaların sıraya girdiği bir dönemde fındık konusunda gerçekleştirdiği iki girişim olayı uluslararası boyuta taşıdı.

    İlk etapta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile baş başa görüşen Başkan Güler, fındık fiyatı ve TMO konusunda rapor verdi. Bu görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan fındık fiyatını 16.5-17 TL olarak açıklarken, her yıl alım dönemi problemi yaşanan TMO’nun ise Kurban Bayramı’nın hemen ardından alımlara başlaması talimatını vererek üreticiyi sevindi.

    Fındık politikasının belirlenmesinde büyük rol oynayan Başkan Güler, ikinci bir adım atarak fındığı uluslararası alana taşıdı. Dünya fındık üretiminin yüzde 80’ini oluşturan ancak bugüne kadar birbirlerinin alternatifi gibi politika izleyen Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan’ı bir araya getirerek ortak hareket etme ve ortak politikalar üretme konusunda tarihi bir adım attı.

    Fındıkta rekabet yerine ortak işbirliği kararı

    Güler, uluslararası tecrübesini kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı ve Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı ile Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanlığı arasında ‘Fındık Alanında Stratejik İşbirliği Deklarasyonu’ imzalanmasını sağladı. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Azerbaycan Cumhuriyeti Tarım Bakanı İmam Karimov ve Gürcistan Çevre Koruma ve Tarım Bakanı Levan Davitashvili’nin imzaladığı iyi niyet deklarasyonu ile Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan fındık alanında ortak iş birliğini geliştirmek, ortak üretim, kalite, verimlilik için potansiyel ve ihtiyaç duyulan bilimsel, teknik ve teknolojik işbirliği yapacak.

    Bugüne kadar 3 ülke arasında Ankara, Bakü ve Tiflis gibi başkentlerde imzalanan bu tür anlaşmalar bu kez Ordu’da imzalandı. 3 ülkenin Tarım Bakanı Ordu’da bir araya gelerek dünya fındık sektöründe tarihi bir adım atarak ortak hareket etme kararı aldı.

    Başkan Güler, bu başarıyı 3 ülkenin tarım bakanını aynı fındık bahçesinde, aynı fındık dalından aynı anda fındık hasadı yapmalarını sağlayarak taçlandırdı. Dünya fındık alanında söz sahibi 3 ülkenin Bakanı, Ordu’da düzenlenen ‘Fındık Hasat Şenliği’ne katılarak hem Türkiye hem dünyaya önemli mesajlar verdi.

    Fındık hasadında üç ülke omuz omuza

    Dünyanın en fazla fındık üretilen şehri Ordu’da düzenledikleri Hasat Şenliği’nde, dünya fındık üretiminde en büyük paya sahip 5 ülkeden 3’ünün Bakanlarını bir araya getirdiklerini belirten Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, bu konuda tarihi adım atıldığına dikkat çekti. Fındık üretim alanında düne kadar birbirlerine rakip olarak gösterilen 3 ülkenin Ordu’da ‘Fındık Yetiştiriciliği Alanında Stratejik İşbirliği Deklarasyonu’ imzalandığını belirten Güler, “Kalite ve verimi arttırma, hastalık ve zararlılarla mücadele, fındığa katma değer oluşturma, birlikte yürümek adına oluşturulan stratejik iş birliği deklarasyonunu, 3 bakan birlikte açıkladık. Bu birliktelik Uluslararası Kabuklu Meyveler Konseyi (INC) benzeri bir birlikteliğin de temellerinin atılmasına zemin oluşturacak” dedi.

  • Ülkeler farklı, hayaller aynı

    İrlanda’dan Chantelle Rebecca Gibson, İngiltere’den Erica Calver ve Uşak’tan Emine Çolak ile Hakkı Başakçı isimli ağabey-kardeş; İzmir’de tüp mide ameliyatıyla sağlıklı bir yaşam için ilk adımlarını attı.

    Türkiye sağlık turizmindeki başarılarıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. İrlanda’da yaşayan 4 çocuk annesi Chantelle Rebecca Gibson (35), aşırı kilolarından kurtulmak için İzmir’e gelerek tüp mide ameliyatı oldu. Aynı şekilde İngiltere’de yaşayan Erica Calver (35) de fazla kilolarından kurtulmak için aynı hastanede tüp mide ameliyatı olmak için hazırlıklarını sürdürüyor. Uşak’tan İzmir’e gelen obez kardeşler Emine Çolak ile Hakkı Başakçı da gerçekleştirilen tüp mide ameliyatı ile sağlıklı bir hayatları olsun istiyor.

    Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Yaman, “Hastalarımız, İrlanda, İsviçre, İngiltere, Almanya, Hollanda ağırlıklı oluyor. Türkiye’de hasta konforunun daha üst düzeyde olması, 5 günde hazırlık ve ameliyat sürecinin tamamlanıp hastanın ülkesine dönebilmesi, yurt dışındaki hastalar için en önemli iki etken. İstanbul, İzmir, Antalya gibi şehirler, sağlık turizmi açısından geleceğinin açık olduğu iller. Bu, ülke tanıtımı için de çok önemli” dedi. Yaman, 4 hastanın da durumlarının iyi olduğunu belirtti.

    “Alışverişe gitmek istiyorum”

    107 kilo olan Chantelle Rebecca Gibson, “16 yaşımdan beri kilomla ilgili sorunlarım vardı. 4 çocuğum var ve onlarla yeterince ilgilenemiyordum. Yapacağım tüm diyetleri denedim, spor yaptım, hatta zayıflama ilaçları da kullandım ama sonuç alamayınca ameliyat kaçınılmaz oldu. Çevremden de aldığım olumlu referanslarla Türkiye’de ameliyat olmayı tercih ettim. Şu an 107 kiloyum, 58 kilo olunca hemen alışverişe gitmek istiyorum” diye konuştu.

    Ağabey-kardeş ameliyat oldu

    İki çocuk annesi Emine Çolak da “Ağabeyimle birlikte ameliyat olmaya karar verdik. Bir süre sonra kilo nedeniyle insanın hareketi kısıtlanıyor. Ben oturarak çalışıyorum, gittikçe kilo aldım. Sağlığımız için zayıflama kararı verdik. Ağabeyimle ameliyata girmek bana güven verdi. Şu anda 123 kiloyum, 80 kiloya kadar düşsem bana yetecek” derken, ağabeyi Hakkı Başakçı da “Kardeşimle ameliyat olmak, güven veriyor. Birbirimizi ikna ettik. Şu anda 176 kiloyum, 90 kiloya düşmek istiyorum. Hedefim sağlıklı kiloya düşmek” ifadelerini kullandı.

  • Geleceğin teknolojilerine en hazır ülkeler belli oldu

    Günümüzde teknoloji hızla gelişirken, hangi ülkenin ne kadar teknolojik değişime hazır olduğu da belli oldu. Singapur’un 6,1 oranla teknolojik geleceğe en hazır ülke olduğu saptandı. Türkiye ise listede yer almadı.

    Medya takibinin önde gelen kurumu Ajans Press, hangi ülkenin ne kadar teknolojik değişime hazır olduğunu konu alan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Dünya Ekonomik Forumu (OECD) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Singapur’un 6,1 oranla teknolojik geleceğe en hazır ülke olduğu saptandı. Veriler, hangi ülkelerin teknolojik değişime hazır olduğuna yönelik olarak hazırlanırken, Singapur’dan sonra ekonomik olarak değişime en hazır ülkeler; Lüksemburg, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan olarak görüldü. Listede ise Malta’dan Azerbaycan’a kadar 25 ülke yer alırken Türkiye’nin bu listede yer almaması dikkat çekti.

    En çok yapay zekâ konuşuldu

    ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya araştırmasında yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Gerçekleştirilen incelemede, 2018 yılında teknoloji başlığı altında yazılı mecralara 200 binin üzerinde haber yansıması olduğu görüldü. Teknoloji haberleri içerisinde en çok yeni gelişme ve ürün haberleri yer alırken, yapay zekânın 20 bin 367 haberle en çok konuşulan başlık olduğu görüldü.