Etiket: Ülkedeki

  • PPG, 16 ülkedeki iş ortaklarına İzmir’den eğitim verecek

    Dünyanın önde gelen boya ve yüzey kaplama şirketi olan ve bu yıl 135’inci yaşını kutlayan PPG, EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) Bölgesi’nin ilk iş geliştirme ve uygulama merkezini İzmir’de açtı. PPG’nin Türkiye ve Ortadoğu’daki tüm müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla açılan PPG İş Geliştirme ve Uygulama Merkezi, toplamda 16 ülkeye boyahane ve süreç gelişimi konularında eğitim hizmeti verecek. Yılda bin 500 kişiye ulaşılması planlanan merkez, şimdiden yüzde 90 doluluk oranına sahip.

    Dünyada 60’dan fazla ülkede üretim tesisi bulunan boya ve özel ürünler endüstrisinin önde gelen kuruluşlarından PPG, EMEA (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) Bölgesi’nin ilk iş geliştirme ve uygulama merkezini İzmir’de açtı. Yaklaşık 2 milyon TL yatırımla hayata geçen ve her yıl bin 500 kişiye hizmet verilmesi planlanan PPG İzmir İş Geliştirme ve Uygulama Merkezi, açılışının üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen yüzde 90 doluluk seviyesine sahip olduğu belirtildi. İş Geliştirme ve Uygulama Merkezi olarak PPG dünyasında bir ilk olduğu kaydedilen merkez, başta Türkiye ve Ortadoğu olmak üzere 16 ülkenin eğitim ihtiyaçlarını karşılayacak. PPG İzmir İş Geliştirme ve Uygulama Merkezi, bu ülkelerin yanı sıra Avrupa’ya da ürün test ve demoları için imkân sağlayacak.

    EMEA’ya kalifiye usta yetiştirilecek

    Yapılan bilgilendirmede; PPG İzmir İş Geliştirme ve Uygulama Merkezi’nde boyahane gelişimi ve yönetimi, boya prosesleri ve boyahane iş akışı, servis danışmanlığı, ekspertiz eğitimi ve boya kusurları gibi boyahane ve süreç gelişimi gibi konularda eğitim hizmeti verilecek. PPG Türkiye Ülke Müdürü Bülend Alpay, sektör ihtiyaçlarına göre son teknoloji ile donatılan PPG İzmir İş Geliştirme ve Uygulama Merkezi’nin hem Türkiye hem de PPG dünyası için çok önemli bir merkez olduğunun altını çizerek, “PPG dünyasında bir ilk olan merkezimizin Türkiye’de açılması bizim için gurur verici bir gelişme. İşin mutfağı diye adlandırabileceğimiz merkezimiz sektörde kalifiye ustaların yetiştirilebileceği en doğru yer. Bu anlamda PPG İzmir İş Geliştirme ve Uygulama Merkezi’mizin sektörde kalifiye usta gibi büyük sıkıntıların çözümünde de önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz” diye konuştu.

  • Etiyopya sınav günü ülkedeki tüm interneti kesti

    Etiyopya Hükümeti 10’uncu sınıf öğrencilerinin sınava girdiği gün ülkedeki tüm interneti kesti.

    10’uncu sınıfların ülke genelinde girdiği sınav sorularının çalınması ve yayınlanmasından korkan Etiyopya Hükümeti, ülkede internete erişimi tamamen kesti. Salı günü kesilen internete gün boyunca erişilemedi. İddialara göre, hükümet, 10’uncu sınıf öğrencilerinin gireceği sınav sorularının internet üzerinden yayınlanmasından korktu.

    Geçtiğimiz sene internet korsanları 12’inci sınıfların girdiği sınav sorularını çalmış ve internette yayınlamıştı. 2016 yılından bu yana üçüncü defa internete erişimi kesen Etiyopya ulusal çapta gerçekleşen sınav sorularının internette paylaşılmasıyla gündeme gelmişti.

  • Eğitim Bir-sen Başkanı Yalçın: “Bu Ülkedeki En Kıymetli Mesleği Yapıyoruz”

    Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Şırnak’ta 5 yıl öğretmenlik yaptım ve bir öğrenci andımızı okudu, sonunda ’Ne mutlu Kürdüm diyene’ dedi biz yapıştık kaldık. Ne yapacağız? Hiçbir şey yapamayız, yapacağınız her şey yanlış teper. Çünkü andımızın kurgusu yanlış” dedi.

    Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Pendik Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Yönetici Okulu Konferansı”na katıldı. Burada katılımcılara hitaben bir konuşma yapan Yalçın, “Bu ülkedeki en kıymetli mesleği yapıyoruz. Ulusa sesleniş gibi bir sesleniş yapanlar şunu unutmayın, onlara ’Bunu yapmayın, şunu yapmayın’ demek çocuklarımızda ötekileştirmekten, nefret uyandırmaktan başka bir şey ortaya çıkarmaz. Ulusa seslenmek yerine öğrencilerin yüreğine dokunmak, çocuğun kalbine inmek gerekiyor. Müdür olurken bile öğretmek zorundayız. Eğer idareci olduğunuzda eski köye yeni adetler getiremiyorsanız, görevden geldiğiniz gibi gitmeyi de göze alamıyorsanız başarılı olamazsınız” dedi.

    “TÜRKİYE’DE ÖĞRETMENLER BİÇİMLEYİCİ OLARAK SEÇİLDİLER”

    Yalçın, “Türkiye’de öğretmenler biçimleyici olarak seçildiler. Halkevleri üzerinden bir toplum dönüştürülmeye çalışıldı. Bunun için bütün ayrılıklar harekete geçirildi. Yıllarca Türk filmlerinde imam ve yönetmen kıyaslanması, tartışması yapıldı. Birinin öncelendiği, birisinin örselendiği enteresan bir propaganda altında kaldık ve hepsine güldük. Aslında gülünecek bir durum yoktu ve ağlanacak şeylerdi. Aslında bir operasyondan geçiyorduk. Yıllardır çocuklarımıza andımızı okuttuk. Andımızda halbuki hikmet falan yoktu, bir tuhaflık vardı. Etnik damara vurgu yapan, millet bilincini örseleyen, enteresan kurgu vardı. Herkesin etnik damarına vurgu yapan, asla bir arada bulunmasına, kaynaşmasına değil, çatışmasını tetikleyen cümleler vardı içerisinde. Yıllarca okuduğumuz andımız dahil onlar yanlış ve bilinçli politikalardı. Hiç kimse keramet aramasın. Kutsal bir metin haline geldi. Kaldırılırken saatlerce tartışmalar oldu. Bilmeden konum aldılar, ’Olur mu, şu öyle, bu böyle’ falan dediler. Şırnak’ta 5 yıl öğretmenlik yaptım ve bir öğrenci andımızı okudu, sonunda ’Ne mutlu Kürdüm diyene’ dedi biz yapıştık kaldık. Ne yapacağız? Hiçbir şey yapamayız, yapacağınız her şey yanlış teper. Çünkü andımızın kurgusu yanlış” diye konuştu.

    “BİZE ’GAZETE OKU’ DEDİLER AMA BİZ NEYİ OKUDUK”

    Yalçın, “Bu ülkede gazeteler ve televizyonlar üzerinden darbeler yapıldı. Toplumda algılar oluşturuldu. Medya üzerinden yapıldı bunlar. Bize ’Gazete oku’ dediler ama biz neyi okuduk. Kitap tutuşturduk öğrencilerin eline, ’İnsanlarla fareler’ kitabını ve bunu klasikler arasına aldık. 100 temel eser dedik. O kitaptan bir şeyler öğretmeye kalktık. Halbuki orada dilimle söylemeye utanıyorum, ’Bilmem neyin arasındaki ne neyi kucaklayan’ gibi kelimelerle dolu kitapla çocukların bilinçaltına neler yerleştiriliyordu bunun farkına varamadık. 24 Kasım’da Kartal’da bir belediye öğretmenlere bir kitap dağıttı. Bizde kültür hizmeti için minnettar olduk onlara. Kimse bunu neden dağıttılar, ne için dağıttılar demedi. Bir ilçe başkanımız beni aradı ve kitabı incelediklerini, tuhaf olduğunu söyledi. Kitapta bizim Adem soyundan değil, hayvan soyundan geldiğimizi, dine, imana, İslam’a küfrettiğin aktardı. Bu kitap acayip bir şeydi. İnceledik ve bu adam bunu hangi cesaretle dağıtıyor, bilinçli bir şekilde. Bir kişinin fark etmesiyle ortaya çıktı bu. Kitaplarla ilgili açıklama yaptık ve ardından basına aksettirildi konu. Olaylar gelişti, talimat verildi, kitap incelemeye alındı ve kitabın 27 noktasında sakıncalı olduğu belirlenen kelimeler bulundu” dedi.