Etiket: Ulaştırma

  • GTO’dan Ulaştırma Bakanı Arslan’a Lojistik Köy sunumu

    Gaziantep Ticaret Odası’nı (GTO) ziyaret eden Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan’a, Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım Gaziantep’te kurulması planlanan Lojistik Köy ile ilgili sunum yaptı.

    Gaziantep’te bir dizi temas ve incelemelerde bulunan ve aynı zamanda GAZİRAY’ın temel atma törenine katıldıktan sonra Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’le birlikte Gaziantep Ticaret Odası’nı ziyaret eden Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan’a “LOJİSTİK KÖY” projesi ile ilgili sunum yapılarak destek talep edildi. Lojistik köy projesi ile ilgili olarak Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Arslan’a sunum yapan Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, “Lojistik Köy projesi Gaziantep ve bölge için bir prestij projesidir. Proje Gaziantep için var olan sorunlar ve gelecekte oluşması muhtemel büyük sorunlar için bir çözüm projesidir” dedi. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan, Gaziantep milletvekilleri, Oda Meclis Başkanlık Divanı, Yönetim Kurulu ve meclis üyelerinin katıldığı toplantıda Gaziantep’in ekonomik gelişimi hakkında bilgilendirme yapan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, “Çevresindeki tüm olumsuz gelişmelere rağmen, Gaziantep olarak bir çılgın projeye daha imza atmak istiyoruz. Lojistik Köy projesi Büyükşehir Belediyesi ile üzerinde üç yıldan beri çalıştığımız bir projedir. Gaziantep ekonomi mücadelesinde ve 6,5 milyar dolar ihracat ile ülkenin en fazla ihracat yapan 6. İli konumundadır. Anadolu kaplanları olan kardeş şehirlerimiz Denizli, Konya ve Kayseri’nin toplam ihracatı ülkemiz ihracatının yüzde 4,2 iken, Gaziantep tek başına ülke ihracatının yüzde 4.5’ini gerçekleştiriyor. Ülkemizde kişi başına düşen ihracat 1.649 dolar iken, Gaziantep’te kişi başına düşen ihracat 3 bin 170 dolardır. Cari fazla veren bir ekonomimiz var. Gaziantep’te ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 126’dır. Gaziantep olarak dünya makine halısı ihracatının yüzde 31’ini, Organize Sanayi Bölgesinde tüm ülkemizin tükettiği elektrik enerjisinin yüzde 2’sini tüketiyoruz. Ülkemizdeki halı üretiminin yüzde 90’ını, PP iplik üretiminin yüzde 89’unu, plastik ayakkabı, terliğin yüzde 92’sini, Nonwowen kumaşın yüzde 92’sini üretiyoruz. Çılgın Anteplilerin dosyalarında çılgın projeler var, bu projelerden biri de Lojistik Köy Projesidir. Gaziantep’i geleceğe taşımak için bu projenin desteklenmesi, ülkemizin 2023 hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

    “Gaziantep’i bölgenin lojistik üssü yapmak istiyoruz”

    Gaziantep’in ekonomideki başarılarını yanı başındaki operasyonlar sürerken imza attığını, Lojistik Köy Projesinin Gaziantep ve bölge ekonomisine değer katacağını vurgulayan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım, “ Üç yıldır Büyükşehir Belediyemizle birlikte üzerinde çalıştığımız Lojistik köy arazisinin öncelikle Mera vasfından çıkarılması gerekiyor. Tarım alanı olmayan bu arazinin mera vasfından çıkarılmasını, şehrimiz, bölgemiz ve ülkemizin geleceği için istiyoruz. Gaziantep lojistik Köy Projesi bir başka çılgın proje olan Hassa-Dörtyol Tünel projesini de anlamlı kılacaktır. Biz Gaziantep’i bölgenin lojistik üssü yapmak istiyoruz. Ulaştırma Bakanlığımızın Lojistik Köy modelinin hukuki bir alt yapıya ve destek modeline sahip olması yönünde çalışmalarını başlatması büyük önem arz ediyor. Lojistik köy için önümüzdeki pürüzler temizlenene kadar da Gaziantep olarak tek ses olup her platformda bunu dile getireceğiz. Biz bu köyü Cumhuriyetin 100. Yılında Gaziantep’e armağan etmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

    GTO Meclis Başkanı Hilmi Teymur’da toplantıda lojistik köy projesini çok önemsediklerini, projenin hayata geçmesinin ticari ve ekonomik anlamda ülkemizde ve bölge önemli bir potansiyele sahip olan ve ülkenin 5. Büyük ekonomisi için önem arz ettiğini, aynı zamanda projenin yalnızca Gaziantep için değil, ülkenin en önemli projesi olduğunu belirtti.

    GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım’ın Lojistik Köy sunumu ve lojistik köyün desteklenmesi taleplerinin ardından GTO Meclis Başkanlık Divanı, Yönetim Kurulu üyeleri ve meclis üyelerine hitap eden Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan, bakanlık olarak Gaziantep’te yürüttükleri projeler ve çalışmalarla ilgili bilgi vererek, Lojistik Köy için gerekli çalışmaların hali hazırda bakanlık bünyesinde devam ettiğini, Gaziantep için ise bu alandaki desteğe özel önem vereceklerini söyledi.

  • Ordu’da ulaştırma yatırımları devam ediyor

    Sektörel gelişmeler ile yatırımları değerlendirmek, sorunları ve çözüm önerilerini ele almak, bu hususlarda kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonu sağlamak amacıyla yapılan 2018 yılının Ordu 2. İl Koordinasyon Kurulu toplantısı yapıldı.

    2018 yılı 2. İl Koordinasyon Kurulu toplantısında yapılan açıklamaya göre, Ordu’da 2018 yılı Mart ayı sonu itibarıyla kamu yatırım proje sayısının 342, bu yatırımların toplam proje bedelinin 6 milyar 712 milyon TL olduğu açıklandı.

    Bugüne kadar 6 milyar liralık kamu yatırım bedelinin 2,5 milyar lirasının harcandığı belirtilen açıklamada, 2018 yılı ödeneğinin yaklaşık 1 milyar lira olduğu, Ocak-Mart diliminde ise bunun 274 milyon lirasının yatırımlara harcandığı vurgulandı.

    Açıklamada, “Yatırımlarda projelerin toplam bedeline göre yüzde 41,30 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır. İlimizde yürütülen 342 adet kamu yatırım projesinden 142 adedi devam eden projeler iken, 25 adedi etüt, 26 adedi proje, 41 adedi ihale ve 1 adedi sözleşme aşamasındadır. Çeşitli sebeplerle başlanamayan 13 adet proje bulunurken, 94 adet projede ise yüzde 100 fiziki gerçekleşme sağlanarak yatırımlar tamamlanmıştır” denildi.

    Ulaştırma yatırımları arttı

    2018 yılı Mart ayı sonu itibariyle sektörlere göre gerçekleşen yatırımlara göre ulaştırma sektörü birinciliği kaptırmadı. Buna göre ulaştırma sektöründe; tamamlanan 9, devam eden 28, etüt aşamasında 1, proje aşamasında 1 ve başlanamayan 3 adet proje olmak üzere toplamda 42 adet proje bulunuyor. Bu projelerin toplam bedeli yaklaşık 5 milyar 165 milyon TL olurken bugüne kadar toplam 2 milyar 99 milyon TL harcama yapılarak yüzde 40.6 oranında nakdi gerçekleşme sağlandı.

    Eğitim sektöründe ise tamamlanan 9, devam eden 8, etüt aşamasında 1 ve ihale aşamasında 9 ve başlanamayan 4 adet proje olmak üzere toplam 31 proje bulunurken bu projelerin toplam bedeli 260,4 milyon TL olarak açıklandı. Toplamda 104,5 milyon TL harcama gerçekleştirilerek yüzde 40,1 oranında nakdi gerçekleşme sağlandı.

    Tarım sektöründe; tamamlanan 17, devam eden 27, etüt aşamasında 14 ve ihale aşamasında 3 proje olmak üzere toplamda 61 adet proje bulunuyor. Projelerin toplam bedeli 203 milyon TL olup bugüne kadar 75,6 milyon TL harcanarak yüzde 37,2 oranında nakdi gerçekleşme sağlandığı kaydedildi.

  • Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan önemli açıklamalarda bulundu

    Teknoloji Zirvesi’nde konuşan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, “E-devlette kullanıcı sayımız 37 milyona, kurum sayımız 428’e ve hizmet sayımız 3 bin 61’e ulaşmış durumdadır. Tüm kamu hizmetlerinin, 2018 yılı sonuna kadar e-devlet üzerinden sunulması yönünde yoğun bir çalışma yürütmekteyiz” dedi.

    Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Turkcell tarafından ’İnsan için teknoloji’ ve ’Türkiye yapar’ ana temasıyla düzenlenen Teknoloji Zirvesi’nde konuştu.

    Bakan Arslan, günümüzde internetin sadece bağlantı kurulan bir ağ olmaktan çıktığını ve dokunmadığı alanın kalmadığını vurgulayarak, “Yaşadığımız bu asırda teknoloji bizi hiç olmadığı kadar hızlı dönüştürmeye başladı. Bilişim teknolojilerinin üretime uyarlandığı yeni ekonomi modeli, bilgi toplumu ve yeni teknolojiler dikkate alındığında, bilişim teknolojilerinin dokunmadığı alan neredeyse kalmadı. Bu bağlamda, nesnelerin interneti, Endüstri 4.0, yapay zeka, büyük veri, bulut bilişim, sanallaştırma, akıllı şehirler, akıllı ulaşım, uzaktan sağlık gibi yüksek teknolojik gelişmeler günümüzü şekillendirmektedir. Hatta şu günlerde Endüstri 4.0’ı tartışırken yakın gelecekte ’İnsan 2.0’ı tartışmaya başlayacağımızı da varsayabiliriz.

    Keza insanlığın; gen mühendisliği, beyin dalgalarıyla cihazların kontrolü, 3D yazıcılarla organ üretimi, yapay zeka çalışmaları ve iklim değişikliği ile ikinci bir versiyona geçişi şimdiden öngörülmekte. Tüm bu teknolojik gelişmelerin toplumların faydasına olması için de sektörün planlanmasını kamu-özel-sivil toplum kuruluşlarının işbirliğinde kurgulanması gerekiyor. Çünkü günümüzde internet sadece insanların bağlantı kurduğu bir ağ olmaktan çıktı. Nesnelerin interneti; Endüstri 4.0, akıllı evler, akıllı şehirler, sürücüsüz araçlar, akıllı sağlık, akıllı ulaşım sistemleri gibi birçok hizmet talep edilmeye başlandı. Şimdiden nesneler, araçlar, elektrikli cihazlar, binalar, yollar gibi akıllı nesnelerin oluşturacağı, kendi kendine öğrenen akıllı ağlar kurulmaya başlandı” diye konuştu.

    “Yapay zekalı makineler insan ırkının sonunu getirebilir”

    Yapay zekayla ilgili ortaya konulan gelecek öngörüsünden bahseden Bakan Ahmet Arslan, 2051 yılına kadar insanların yaptığı tüm görevlerin, 2136 yılına kadar ise insanların yaptığı tüm mesleklerin yapay zeka tarafından yapılabileceğini söyledi. Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden ünlü Fizikçi Stephen Hawking’in yapay zeka ile ilgili söylediği sözlerin dikkate alınması gerektiğini belirten Bakan Arslan, şu ifadeleri kullandı:

    “Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden ünlü fizikçi Stephen Hawking’in yapay zekayla ilgili geleceğe ilişkin şu öngörüsünü de dikkate almalıyız: ’Yapay zekalı makineler insan ırkının sonunu getirebilir.’ Bu çerçevede yapay zeka gibi geleceğin teknolojilerini kurgularken yazılım, nesne, şebeke gibi unsurların güvenliğine daha fazla odaklanmalıyız. İşte tam bu noktada siber güvenliğin önemi ve geleceğin savaş alanı olduğunun farkına varmamız gerekiyor. Bu konuda bakanlık olarak hassasiyetle çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Özellikle bu yıl içinde kamuda siber güvenlik alanında detaylı ve geniş kapsamlı tedbir, kontrol ve denetim mekanizmalarını oluşturmuş olacağız.”

    “Tüm kamu hizmetlerinin, 2018 yılı sonuna kadar e-devlet üzerinden sunulması yönünde yoğun bir çalışma yürütmekteyiz”

    Yüksek kalitede haberleşme altyapısını ve sektörü geliştirmek için 15 yıldır çalıştıklarını söyleyen Ahmet Arslan, “Bunun sonucunda 15 yılda sıfırdan, dünyanın en iyi haberleşme altyapılarından birine sahip olan bir Türkiye’ye ulaştık. Fiber uzunluğumuz 325 bin km’yi aştı. Geniş bant abone sayımız 68 milyonu aşmış durumda ki bunun 56 buçuk milyonu mobil genişbant abonesidir. Sabitte 2.2 milyonu aşan fiber abonesine sahibiz. Bilişim sektörü büyüklüğümüz ise 94 milyar TL’dir. E-devlet ve siber güvenliğe ilişkin mevzuat ve stratejiler ortaya koyduk. Akıllı ulaşım sistemleri stratejimizi ise yakın zamanda devre alacağız. E-devlette kullanıcı sayımız 37 milyona, kurum sayımız 428’e ve hizmet sayımız 3 bin 61’e ulaşmış durumdadır. Tüm kamu hizmetlerinin, 2018 yılı sonuna kadar e-devlet üzerinden sunulması yönünde yoğun bir çalışma yürütmekteyiz. 2016 yılı itibariyle e-devlete yaptığımız yatırım 203 milyon TL ancak buna karşılık elde ettiğimiz 2016 yılı tasarruf rakamı 1.9 milyar dolardır” açıklamasında bulundu.

    “4 bin yerleşim yerine sabit ve mobil genişbant hizmetini götürdük”

    Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, hükümet olarak yatırımları sadece kentsel alanlara değil kırsal alanlara da götürmek için önemli projeler gerçekleştirdiklerine vurgu yaptı. Bakan Arslan, kırsal alanlarda yapılan altyapı çalışmalarına ve gelecek hedeflerine değinerek şöyle konuştu:

    “Bugüne kadar evrensel hizmet kapsamında Bakanlık olarak, yaklaşık 4 bin yerleşim yerine sabit ve mobil genişbant hizmetini götürdük. Nitekim 2020 yılına kadar da 3 bin yerleşim yerine daha bu hizmetle tanıştırmayı hedefliyoruz. Bu altyapıyı kurarken; Ar-Ge ve yerli ürün faaliyetleri kapsamında ulusal ve uluslararası kuruluşlarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Bir taraftan, evrensel hizmet sahalarında yerli olarak geliştirilen ULAK baz istasyonu ve küresel tedarikçilerin ürettiği baz istasyonlarını birlikte kullanımını sağlarken, Diğer taraftan evrensel sahalarında yazılım tabanlı yeni nesil sanallaştırma teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara da olanak sağlıyoruz.

    Bu doğrultuda, binin üzerindeki yerli ürünümüz ULAK baz istasyonunu kullanmak üzere fabrika kabul işlemlerini tamamlamak üzereyiz. Ayrıca, işletmecilerin kendilerinin kurduğu ticari sahalar için de 625 adet ULAK baz istasyonu siparişi verilmiş ve bunların bu sene içinde teslimi gerçekleştirilecek. Diğer taraftan,uluslararası ONF organizasyonuyla bu yıl düzenlenen Dünya Mobil Kongresinde imzaladığımız ’Mutabakat Bildirisi’ ile ortak çalışmalar başlattık. Bu mutabakat ile evrensel hizmet kapsamında kurmuş olduğumuz mobil haberleşme altyapılarında sanallaştırma, şebeke dilimleme gibi henüz dünyada geliştirme aşamasında olan teknolojileri test ederek geliştireceğiz. Dünyada bu teknolojinin ilk saha testlerini yapan ülkelerden biri olacağız. Bu manada, sadece teknolojiyi kullanan değil, teknolojiyi üreten ve ona yön veren bir ülke konumuna ulaşma hedefimize bu çalışmalarla önemli katkı sağlamış olacağız”.

  • Ulaştırma Bakanlığı’ndan 5G için uluslararası işbirliği

    5G ve ötesi teknolojilerde uluslararası arenada söz sahibi olmayı hedefleyen Türkiye, önemli bir uluslararası adım attı. Evrensel Hizmet Projesiyle, ülkenin kırsal bölgelerinde kapsama yetersizliğini gidererek mobil yaygınlığını arttırmayı hedefleyen, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, yeni nesil iletişim teknolojilerinin geliştirilmesinde dünyanın önemli oyuncularından biri olan ABD merkezli ONF (Open Networking Foundation) ile bir işbirliği anlaşması imzaladı.

    Türkiye’nin 5G ve ötesi teknolojilerde uluslararası söz sahibi olmasını ve Evrensel Hizmet Projesiyle, ülkenin kırsal bölgelerinde kapsama yetersizliğini gidererek mobil yaygınlığını arttırmayı hedefleyen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, önemli bir uluslararası adım daha attı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, yeni nesil iletişim teknolojilerinin geliştirilmesinde dünyanın önemli oyuncularından biri olan ABD merkezli ONF (Open Networking Foundation) ile bir işbirliği anlaşması imzaladı. Bakanlık ve ONF arasındaki işbirliği, 5G kablosuz ağlar için çözüm sunan açık kaynaklı M-CORD altyapısının, Evrensel Hizmet Projesi kapsamında Türkiye’de yapılacak saha çalışmasını içeriyor.

    Yeni nesil iletişim teknolojileri dünyada ilk Türkiye’de test edilecek

    Bu anlaşma ile, Google, AT&T, Deutsche Telecom, Verizon, Telefonica, Comcast, NTT ve China Unicom gibi dünya devlerinin üyesi olduğu ONF’de geliştirilen yeni nesil iletişim teknolojileri, dünyada ilk kez Türkiye’de test edilerek, hayata geçirilecek. Böylece Türkiye, Türk Telekom’un da yönetim kurulunda yer aldığı ONF’de geliştirilen, başta 5G olmak üzere yeni nesil iletişim teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretilmesinde önemli bir avantaj elde edecek. Türk Telekom’un uygulayıcı kuruluş olarak yer aldığı işbirliği anlaşması, Barcelona’da gerçekleşen GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile ONF Direktörü Guru Parulkar ile Denizcilik veHaberleşmeBakanlığıHaberleşme Genel Müdürü Ensar Kılıç arasında imzalandı. İmza törenine Türk Telekom CEO’su Paul Doany, BTK Başkanı Ömer Fatih Sayan, Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan ve Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça katıldı.

    ONF Direktörü Parulkar: “Türk Telekom’un desteği heyecan verici”

    ONF direktörü Guru Parulkar yeni teknolojilerin üretilmesini kolaylaştırmak amacıyla Türkiye ile beraber çalışmaktan mutluluk duyacaklarını belirterek, “Türk Telekom’un işbirliği ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Evrensel Hizmet Projesi üzerinden ONF’in yeni teknolojilerini ve açık kaynaklı M-CORD platformunun test edilmesini sağlayacağız. M-CORD mimarisi ile ağ dilimleme, yazılım temelli radyo erişim şebekesi (xRAN) ve sanallaştırılmış çekirdek şebeke gibi 5G yetenekleri ile mevcut şebekelerin zenginleştirilmesi ve 5G şebekesi için temel yapıtaşı oluşturulması çalışmalarına katkı sağlayacağız” dedi.

  • TŞOF Başkanı Apaydın: “2017 yılı ulaştırma sektörü için kolay bir yıl olmadı”

    Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Fevzi Apaydın, 2017 yılının ulaştırma sektörü için zor bir yıl olduğunu ancak her zaman yanlarında olduklarına inandıkları hükümetin vereceği destekler ile bu zorlu dönemi 2018 yılında aşmaya çalışacaklarını belirtti.

    TŞOF Başkanı Fevzi Apaydın, yaptığı yazılı açıklama ile 2017 yılını değerlendirerek, 2018 yılından beklentilerini açıkladı.

    Apaydın, “Başta taksici, servis aracı, minibüs, dolmuş, halk otobüsçüsü, kamyoncu ve nakliyeci esnafımızın yaşamış olduğu sorunlar nedeniyle 2017 yılı sektörümüz için zor bir yıl oldu. Akaryakıta gelen zamlar, yedek parça fiyatlarının artışları, korsan taşımacıların her yerde boy göstermesi, market servislerinden kaynaklanan haksız rekabet ve bazı toplu taşıma araçlarında yaşanan olumsuz örnekler yüzünden şoför esnafı zor bir yıl geçirdi. Ayrıca Karayolu Taşıma Kanunu’na istinaden yetki belgesi almış olan esnaflarımız araçlarını sattığında belgeleri belirli bir süre sonra iptal olmaktadır. Yetki belgeleri üzerinde herhangi bir devir hakları bulunmamaktadır. Bu konudaki devir hakkı mutlaka verilmelidir. Bununla birlikte mesleği bırakan ve tekrar geri dönmek isteyenlere bir kolaylık sağlanmalı. Ayrıca K1 ve K2 yetki belgelerinin federasyonumuza bağlı odalar tarafından kendi üyelerine de verilme imkanı sağlanmalıdır” dedi.

    “Haksız rekabetin önüne geçilmeli”

    Durmadan artan akaryakıt fiyatları, esnafın ödemek zorunda olduğu gelir vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, Katma Değer Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, zorunlu sigorta primleri düşünüldüğünde sınırlı sermayesine emeğini de katarak çalışan nakliyeci esnafının 2017 yılının zor geçtiğinin altını çizen Apaydın, “C türü yetki belgeli araçlar yurt dışından ucuza aldıkları motorini yurt içindeki eşya taşımacılığında kullanan C2 yetki belgeli taşımacılar daha ucuza mal taşıma imkanına sahip olup, sadece yurtiçi eşya taşımacılığı yapmak zorunda olan K1 yetki belgesine sahip kamyoncu esnafı için haksız rekabet oluşturulmaktadır. Öte yandan C2 yetki belgeli yüksek kapasiteli araçlar dört-beş kamyonun taşıyabileceği yükü bir seferde alarak taşımak suretiyle kamyoncu esnafının iş alma imkanını da kısıtlamaktadır. 2018 yılında bu konuda esnafımızın mağduriyetini önlemek için C türü yetki belgesine sahip olan kişilerin yetki belgelerini ikinci şahıslara kiralamasının önlenmesi ve C2 yetki belgesi sahiplerinin sadece uluslararası eşya taşımacılığı yapabilecekleri şartı getirilmelidir” ifadelerini kullandı.

    Benzin ve mazot fiyatlarının yanı sıra yedek parça fiyatlarına gelen zamların taşımacı esnafı büyük oranda zorladığını dile getiren Apaydın, “Tüm bu zamlarla başa çıkabilmek için tarım sektöründe olduğu gibi ticari araçlara da akaryakıt desteği verilmesi gerekir. Çünkü şoför esnafı, ardı arkası kesilmeyen zamlarla artık başa çıkamıyor. Zamların yanı sıra bir de korsan taşımacılık yapanlar ile bazı büyük market servislerinin ulaşım aracı gibi kullanılması da taşımacı esnafı mağdur ediyor” dedi.

    “Ticari araçlarda zorunlu trafik sigorta primleri indirilmeli”

    Trafiğe kayıtlı 22 milyon aracın 8 milyonunun sigortasız olduğunu belirten Apaydın, şunları kaydetti:

    “Zorunlu trafik sigortasında tavan fiyat uygulamasına geçilmesine rağmen halen primler yüksek. Öyle ki ülke genelinde 22 milyonu aşkın trafiğe kayıtlı aracın 8 milyonu sigortasız durumda. Bunun tek sebebi ise primlerin yüksek olmasından başka bir şey değil. Fiyatların aşağı çekilmesi ile zorunlu trafik sigortası yaptırmayan araç sayısı mutlaka aşağı gelecektir. Diğer taraftan herhangi bir kaza durumunda esnafımızın suçlu veya suçsuz olması gözetilmeksizin sigorta primleri haksız yere artmaktadır. Ticari araçlarda sigorta primlerinin indirilerek esnafımız açısından ödenebilir hale getirilmelidir. Kazalarda suçsuz olan esnafımızın, hasarsızlık oranları düşürülmemeli ve sigorta primleri artırılmamalı. Ruhsatında minibüs yazan araçlar, kanun gereği otobüs vergisi ödemek zorunda kalıyor. Daha önce bu mağduriyetin giderileceğine yönelik sözler verilmişti. Ancak bu konudaki düzenlemeler henüz hayata geçirilemedi. 2018 yılında yapılacak değişiklik ile bu mağduriyetin önüne geçilmesi ve vergi dairesindeki mükellefiyetinde minibüs işletmesi olarak görülen araçların otobüs vergisi değil minibüs vergisi ödemesinin önünün açılması gerek. Akaryakıttan trafik sigortasına kadar tüm maliyetleri artan esnafa bir darbe de MTV’den gelmemeli.”

    “Olumsuz örnekler itibar zedeliyor”

    Son zamanlarda toplu taşıma araçlarında yaşanan bazı olumsuz örneklerin şoför esnafının itibarını zedelediğini ifade eden Apaydın, “Okul servislerinde, taksilerde, dolmuşlarda ve otobüslerde yaşanan bazı olumsuz örnekler toplumda büyük tepki çekti. Bu haberler maalesef ki şoför esnafının itibarını zedeliyor. Ancak işini hakkıyla yapan şoför esnafımızın bu olumsuz örnekler yüzünden mağdur olmasını istemiyoruz. Ne de olsa beş parmağın beşi bir değil. Yaşanan bu üzücü olaylardan tüm şoför esnafını sorumlu tutmak büyük bir yanlışlıktır. Dilerim ki 2018 yılı tüm ulaştırma sektörü için kazasız belasız bol kazançlı bir yıl olur” dedi.