Etiket: Ulaştı

  • Şehidin Besni’deki Ailesine Acı Haber Ulaştı

    Şırnak’ın sokağa çıkma yasağı bulunan Cizre ilçesinde terör örgütü PKK’nın saldırısı sonucu şehit olan Astsubay Abdülkadir Öner’in Adıyaman’daki baba ocağına ateş düştü.

    Adıyaman’ın Besni İlçe Kaymakamı Çağlayan Kaya ve beraberindeki askeri yetkililer, Şırnak’ın Cizre ilçesinde terör örgütü PKK’nın saldırı sonucu şehit olan 28 yaşındaki Piyade Astsubay Abdülkadir Öner’in Geçitli köyündeki baba ocağına giderek, şehidin anne Fatma ve baba Mehmet Öner’e acı haberi verdi. Haberi alan anne Fatma ve baba Mehmet Öner ve diğer yakınları sinir krizleri geçirdi. Kürtçe ağıtlar yakan ve baygınlık geçiren anne Fatma Öner’e şehit evinde bekleyen 112 sağlık ekipleri müdahale etti. Acılı anne ilçedeki Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Baba Mehmet Öner ise Kaymakam Kaya, askeri yetkililer ve köylüler tarafından güçlükle sakinleştirildi. Acı haberi alan ve fenalık geçiren diğer yakınlarına da bölgedeki sağlık ekipleri müdahale etti.

    Şehidin baba ocağına Türk bayrağı asılırken, köyün giriş ve çıkışlarında ise jandarma ve özel harekat polisleri tarafından güvenlik noktaları oluşturdu. Şehidin vatani görevini yapan dayısının oğlu Cebrail Arslanlar, tekrar askere gitmek istediğini belirtti. Arslanlar, “Bizim yüreğimize ateş düştü. Ben vatani görevimi yaptım. Gerekirse gönüllü olarak ben de giderim. Şuanda içimiz yanıyor. Kahrolsun PKK” diye konuştu.

    Şehidin dayısı Mehmet Mete ise kendisinin de oğlunun Hakkari’de uzman çavuş olarak görev yaptığını belirterek, gerekirse kendi oğlunu bile vatan uğruna şehit vermeye hazır olduğunu kaydetti. Mete, “Benim oğlumda Hakkari’de uzman çavuş olarak görev yapıyor. Şehidimizle gurur duyuyoruz. Kaç şehit olursa olsun, yine şehit vermeye hazırız. Bu olaydan doğru boynumuz bükülmedi, bükülmeyecektir. Biz, şehit olmak için vatan için her daim göreve hazırız” ifadelerini kullandı.

    Kaymakam Çağlayan Kaya ise, “Şırnak’ın Cizre ilçesinde saat 14.00 esnasında Piyade Astsubay Abdülkadir Öner, terör örgütü PKK tarafından uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit olmuştur. Bu acı haberi öner ailesine vermiş bulunmaktayız” dedi.

    Öte yandan 2014 yılı Ekim ayında evlenen Şehit Öner’in 4 aylık Muhammet adında bir bebeği bulunduğu ve eşi Gülşah ile birlikte Cizre’de kaldıkları öğrenildi. 3 yıldır Cizre’de görev yaptığı belirtilen şehit Öner’in 10 kardeş olduğu bunlardan 2’sinin erkek 7’sinin de kız olduğu belirtildi.

  • Şehidin Naaşı Memleketi Dursunbey’e Ulaştı

    Şırnak’ın Cizre ilçesi Nur Mahallesi’nde bölücü terör örgütü mensuplarının, zırhlı aracın geçişi sırasında düzeneği hain saldırı sonucu şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Faruk Gezen’in naaşı, Balıkesir’in Dursunbey ilçesine askeri bir helikopterle getirildi.

    Ailesi, Balıkesir Valisi Mustafa Yaman, YSK Başkanı Sadi Güven, Dursunbey Kaymakamı Yaşar Aksanyar, Balıkesir Milletvekili Sema Kırcı, Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, askeri erkan ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılanan şehidin naaşı, askerler tarafından helikopterden alınarak cenaze arabasına konuldu. Şehidin annesi Ayşe Gezen ve kardeşi Halil Gezen bu esnada fenalık geçirirken, şehidin annesini Balıkesir Milletvekili Sema Kırcı teselli etti.

    Şehidin cenazesi konvoy ile ilçe merkezinden Dursunbey Devlet Hastanesi’ne sevk edilirken, cenazenin bu gece hastane morgunda kalacağı bildirildi. Öte yandan, yüzlerce Dursunbeyli vatandaş konvoyun önüne geçerek teröre lanet etti.

    DURSUNBEY’DE YAPILMASI PLANLANAN TÖREN İPTAL EDİLDİ

    Öte yandan, daha önce Dursunbey’de yapılacağı duyurulan askeri törenin iptal edildiği öğrenildi. Şehit babası Arif Gezen’in Balıkesir Valisi Mustafa Yaman’a “Törenin mahallemizde yapılmasını rica ediyorum. Oğlum yarınki törenin ardından mahalle mezarlığında defnedilecek. Mahalleli de öyle istiyor” demesi üzerine askeri tören Durabeyler Mahallesi’ne alındı. Yarın öğle namazı öncesi yapılacak askeri törenin ardından öğle namazına müteakiben şehidin cenazesi defnedilecek.

  • Bakan Bozkır: “Türkiye Cumhuriyet Tarihinin En Güçlü Noktasına Ulaştı”

    Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Türkiye’nin cumhuriyet tarihinin en güçlü noktasına ulaştığını söyledi.

    “Türkiye’nin AB’ye Üyelik Süreci” konulu sivil toplumla diyalog toplantısına katılmak üzere Samsun’a gelen AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, toplantı sonra AK Parti İl Başkanlığı’nda partililerle bir araya geldi. Bakan Bozkır’a Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz da eşlik etti. Burada AK Parti İl Başkanı Muharrem Göksel’in ardından konuşan Bakan Bozkır, “Çok önemli bir döneme giriyoruz. 1 Kasım seçimleri ile beraber Türkiye’de siyasi istikrarın en azından 4 sene devam edeceği, milletin verdiği büyük destek ile ortaya çıktı. Tabi bunun sağlanmasında bütün teşkilatlarımıza öncelikle teşekkür borçluyuz. Benim ahir ömrümde şimdiye kadar siyaset mekanizmaları içerisinde gördüğüm en güçlü teşkilat AK Parti teşkilatlarıdır. Kadın kolları, gençlik kolları ve bütün teşkilat mensupları bu işi herhangi bir beklenti için değil, tamamıyla bir inanç uğruna, dava uğruna ve gönüllerinde hissettikleri için gerçekleştirirler. Kadınlarımızın ben ateşli çocuklarını evde bırakıp hiçbir şey söylemeden bu etkinliklere bir şey katmak için çaba sarf ettiklerini çok gördüm. Ayağının üzerinden araba geçip, ayağı kırılmış gençlerimizin hiçbir şey söylemeden ‘hafif bir ağrı var’ deyip koşturduklarını gördüm. İşini kaybetmiş veya iflas etmiş teşkilat mensuplarının hiçbir şey söylemeden günün gece yarılarına kadar çalıştıklarını gördüm. Bu gerçekten gurur verici ve içtenlik olmadığı takdirde de kazanılması mümkün olmayan bir hasret ve hepinizle birlikte çalışıyor olmaktan, böyle güzel bir grup ile birlikte olmaktan gurur duyuyoruz. Bundan sonra Türkiye’yi geleceğe götürecek çok önemli projelerle de sizler sayesinde milletimiz ile birlikte o noktalara ulaşacağız” dedi.

    “TÜRKİYE CUMHURİYET TARİHİNİN EN GÜÇLÜ NOKTASINA ULAŞTI”

    Türkiye’nin cumhuriyet tarihinin en güçlü noktasına ulaştığını belirten Bakan Bozkır, “Tüm rakamlar itibariyle. Bu rakamlara ulaşabileceğimize de belki 10 sene önce ‘bu rakamlara ulaşacağız’ desek, böyle uzaklarda gülümsemeler, nasıl gerçekleşecek bakışlarıyla karşı karşıyaydık. Ama çok büyük emeklerle bugünkü noktaya geldik. Bu kadar büyük bir güce ulaşmış Türkiye’nin şimdi gerçekleştirdiklerini de birkaç misle katlayıp cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde çok büyük bir tabloya ulaşması mümkün. Hiç kimsede gülümseyip, ‘nasıl gerçekleştirecek’ bakışlarıyla da bakmıyor. Artık buna herkes inanıyor ki Türkiye bunu yapabilir. 2 trilyon dolarlık bir milli gelire sahip Türkiye’den bahsediyoruz. Belki de bu çok fazla noktaya erişebilecek imkana sahibiz. Kişi başına 25 bin dolar milli gelirden bahsediyoruz. Türkiye’nin 12-13 sene önce 2 bin dolar seviyesinde olduğunu düşünürsek, 10-12 misline katlanmış bir milli gelirden bahsediyoruz. 500 milyar dolarlık bir ihracattan bahsediyoruz. Türkiye’nin dört kalem mal ihraç ettiği pamuk, tütün, incir, fındık gibi günlerde 1 milyon dolar kredi için kapılarda beklediğimiz günlerden, Başbakanın palto ile başbakanlıkta petrol ithalatını yapamadığı için oturduğu günlerden bugün 15 bin kalem mal ihraç eden, ihracatı 170 milyar dolar, 500 milyarı hedefleyen bir Türkiye’ye gelmiş olmaktan da gurur duyuyoruz. İnşallah o noktalara da geleceğiz” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE HİÇBİR TÜRK VATANDAŞI ÖTEKİ HİSSEDEREK KALMAMALIDIR VE KALMAYACAKTIR”

    Hedeflerinin sadece ekonomik rakamlar olmadığını ifade eden Bakan Bozkır, “Siyasi istikrar olduktan sonra memleketimizde bu milli birlik ve beraberlik ruhu olduktan sonra tabi başka hedeflerimize de ulaşmamız mümkün. Biz cumhuriyetimizin 100. yılında Türkiye’de hiç kimsenin etnik kökenine bakıldığı için, dini inancına bakıldığı için, yaşam biçimine bakıldığı için kendisini öteki hissetmesine tahammül edemeyeceğimizi deklare etmiş bir partiyiz. Bu Türkiye’nin inşallah önümüzdeki dönemde en büyük hedefidir. Türkiye’de hiçbir Türk vatandaşı öteki hissederek kalmamalıdır ve kalmayacaktır. Bunu gerçekleştirdiğimiz zaman dünyada bizim bileğimizi bükecek, bize yan bakacak, bizden örnek almayacak, bize gıpta ile bakmayacak hiçbir ülke olmayacaktır. Ama bütün mesele dev projeler için karıncalar için çalışmak prensibi çerçevesinde çalışacağız, birlikte olacağız. Bu yeterli demeyeceğiz. Hedefimize ulaşmak için çaba sarf edeceğiz” şeklinde konuştu.

  • Şehidin Acı Haberi Memleketine Ulaştı

    Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde bir otelde çıkan yangına müdahale eden itfaiye aracının çarptığı polis memurunun Elazığ’daki yakınlarına acı haber ulaştı.

    Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı Köyceğiz Grup Amirliği ekipleri tarafından bir otelde çıkan yangına müdahale edilirken geri geri gelen S.K. yönetimindeki itfaiye aracının çarpması sonucu şehit olan polis memuru Bülent Durgun’un 2 çocuk babası ve Elazığlı olduğu öğrenildi. Acı haber, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü müdür yardımcıları, şube müdürleri ve ekipleri tarafından şehit polisin merkez Üniversite Mahallesi Yunus Emre Bulvarı Kenar Sokak’ta ikamet eden ağabeyi Sait Durgun’a verildi. Eve Türk bayrakları asılırken, şehidin anne ve babasının bir süre önce vefat ettiği öğrenildi.

    Şehit polisin naaşının yarın Muğla’da düzenlenecek törenin ardından memleketi Elazığ’a getirileceği bildirildi.

  • (Özel Haber) Bir Annenin Üniversiteyi Kazanan Kızı İçin Başlayan Serüveni Bakırcılık Ustalığı İle Mutlu Sona Ulaştı

    Üniversiteyi kazanan kızına yurdun çıkmaması üzerine Gaziantep’e yerleşen anne Nurgün Çetin, kızını okutmak amacıyla öğrendiği bakırcılık mesleği ile kentteki sayılı bakır ustalarının arasına girdi.

    Kızı Gaziantep Üniversitesi’ni kazanan Nurgül Çetin, Kredi Yurtlar Kurumu’na yapılan müracaatta yurt çıkmayınca yaşadığı Malatya’dan Gaziantep’e taşındı. kızını okutmak için çalışmak isteyen Nurgün Çetin, ilk etapte eşinin karşı çıkmasına rağmen İŞKUR’Un açtığı kurslara katılarak, bakırcılık mesleğini öğrendi. Emekli eşinin de maaşıyla birlikte geçimini sağlamayı başaran Çetin, azmi ve çabası ile kentteki sayılı bakır ustalarının arasına girdi. Bakırcılık mesleğini çok sevdiğini belirten ve bu meslekte kadın eliyle yeni bir çığır açmayı hedeflediğini belirten Nurgün, “Yurt çıkmayınca buraya geldik. Daha sonra komşumun gelini sayesinde bu kursu buldum. Bakırcılık mesleğini o kadar seviyorum ki anlatamıyorum yaşıyorum. Belki de kızıma yurt çıkmış olsaydı ben buraya taşınmak zorunda kalmaz, ve bu mesleği öğrenmiş olmazdım. Her işin içinde bir hayır vardır.Önce devletimiz sonra da Celal Başkanımız sağolsun. Sırf kızım için buraya taşındık ve ben burada bakırcılığı öğrendim şu anda bu mesleği yapıyorum. Eşim emekliydi, oğlumun biri okuyor bir tanesi ise askerdi. Kızım da üniversiteyi kazanınca mecburen buraya geldim. Buraya geldikten sonra boş durmak istemedim. İŞKUR’un yaptığı kursları duymuştum. Eşimde önceden çalışmama izin vermiyordu hani kurs olduğu için izin verdi. Bu mesleği aşırı sevdiğimden dolayı da evime de katkıda bulunduğumdan dolayı, onun için eşim çalışmama izin verdi. Hem evime katkıda bulunuyorum hem de çocuğum okuyor ona katkı sağlanmış oluyorum. Yani çok mutlu oluyorum” ifadelerini kullandı.