Etiket: Uğur

  • Uğur Okullarından Öğrencilerine Özel Bir Ayrıcalık: ‘Uğur Kart’

    Uğur Okulları, öğrencilerine ayrıcalıklar sunduğu sadakat kartı projesi Uğur Kart’ın tanıtımını gerçekleştirdi.

    Eğitimden teknolojiye, sağlıktan kültürel etkinliklere kadar birçok alanda yarar sağlayan Uğur Kart, Türkiye’nin Mastercard onaylı ilk ön ödemeli kart sağlayıcısı İninal işbirliğiyle hayata geçti. Uğur Okullarında eğitim alan öğrencilerin sahip olacağı Uğur Kart, teknolojiden sağlığa, eğitimden tekstile birçok indirim, dönemsel avantaj, kişiye özgü indirim ve sürprizler sunuyor.

    BAU Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel, Uğur Okulları Genel Müdürü Yücel Yücel, İninal Genel Müdür Yardımcısı Ömer Suner, Uğur Okulları öğrencileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşen lansmanda konuşma yaptı. Uğur Okullarının, öğrencilerine sadece ders öğreten değil onları toplumda saygın birey haline getirmeyi hedefleyen bir kurum olduğunu anlatan BAU Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel, şöyle konuştu:

    “Bunun en önemli yolu aile olmaktan geçer. Bizim en büyük görevimiz öğrencilerimize bir aile ortamında olduklarını hissettirmektir. Bu nedenle Uğur Kart’ın önemi bizler için çok büyük. Veli ve öğrencilerimiz Uğur Kart ile birlikte Uğur Okullarının bir parçası olmanın gururunu daha fazla hissedecekler, Uğur Kart onların topluma faydalı iyi insanlar haline dönüşmelerini daha da kolaylaştıracak. Uğur Okulları öğrencileri mezun olduktan sonra da Uğurlu olmanın ayrıcalıklarından faydalanmayı sürdürebilecek. Ulusal ve uluslararası sınavlarda başarı gösteren öğrencilerimizin kartlarına ödül para yüklemesi yapılacak.”

    Uğur Okulları ve İninal firması olarak Türkiye’de eğitim sektöründe bir ilki gerçekleştirdiklerini dile getiren Uğur Okulları Genel Müdürü Yücel Yücel ise, “Bugün sadakat kartı dediğimiz kartın lansmanını yaptık. Tüm dünyada geçerli olan bu kartla öğrencilerimiz çeşitli avantaj elde edecekler. Öncelikle Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumlarında geçerli olacak. Uğur Okulları’ndan mezun olan öğrenciler bir sonraki akademiye geçerken üniversiteye ve bir üst kuruma geçerken çeşitli avantaj ve eğitimler elde edecek, burs kazanacaklar. Bursları bu kartlar üzerine yükleyeceğiz ve kartı gösterdikleri her yerde geçerli olacak. Ayrıca Uğur Okulları’ndan mezun öğrencilere özellikle Amerika ve Kanada’da başta olmak üzere okullara öncelikli kabulünü ve çeşitli bursları sağlayacaklar. Bu kartı biz öğrencilerimize avantaj olarak sunuyoruz. Öncelikli olarak öğrencilerimizle başlamak üzere tüm Uğur’lu velilere de yaymayı planlıyoruz. Uğur Kart sayesinde tüm Türkiye ve dünyada bir Uğur ailesi oluşturacağız” diye konuştu.

  • Uğur Okulları İngilizce Öğretmenlerini Buluşturdu

    Muğla’nın Marmaris ilçesinde Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları ve Oxford Publishing işbirliği ile “ İngilizce eğitiminde teknoloji kullanımı” konulu seminer düzenlendi. Etkinliğe Türkiye genelinden 100’e yakın İngilizce öğretmeni katıldı.

    Marmaris Casa De Maris otelde başlayan ve 2 gün sürecek eğitim seminerinin sunumunu Oxford University Öğretmen Eğitimi Koordinatörü Chris Sheen gerçekleştirdi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Marmaris Uğur Ortaokul Müdürü Onur Demirtaş, seminere devlet okullarında eğitim veren İngilizce öğretmenlerinin de katılmasını sağladıklarını söyledi. Seminerin amacının özel okullar ile devlet okullarında görev yapan yabancı dil öğretmenlerini bir araya getirerek sinerji ortamı oluşturmak olduğunu kaydeden Demirtaş, Oxford University Öğretmen Eğitimi Koordinatörü Chris Sheen’in bu eğitim konusunda uzman olduğunu ve Türkiye’nin bir çok bölgesinde eğitim verdiğini hatırlattı. Dünyada teknolojinin sürekli yenilendiğine değinen Onur Demirtaş, seminerin diğer amacının da teknolojinin İngilizce eğitiminde kullanımı konusunun tartışılması olduğuna dikkat çekti.

    Oxford University Öğretmen Eğitimi Koordinatörü Chris Sheen ise yaptığı açıklamada, bir çok bölgede konferans verdiğini ancak Marmaris’te düzenlenen seminerin diğerlerinden faklı olduğunu belirtti. Sheen, “Bu tip eğitimler genelde hafta iç,i verilir ama bu kez hafta sonu düzenlendi. Bu nedenle İngilizce eğitimi veren öğretmenler bir araya gelerek konuları tartışıp görüş alışverişinde bulunarak performanslarını arttırma fırsatı yakaladı. Buda Uğur okullarının yabancı dil eğitimine verdiği önemi gösteriyor” diye konuştu.

    İki gün sürecek eğitim kapsamında öğretmenler eğitimin yanı sıra ilçenin kültürel ve turistlik yerlerini gezme fırsatı bulacak.

  • Uğur Okulları Kariyer Merkezi Direktörü Nazik Kösegil:

    Uygulamasına, 30 Nisan’da yapılacak İş Sağlığı ve Güvenliği Sınavı ile başlanacak olan soru kitapçıkları ile cevap kağıtlarının birleştirilmesi ve şu anda ön hazırlık aşamasında olan sınavlarda açık uçlu soruların sorulması çalışmasını değerlendiren Uğur Okulları Kariyer Merkezi Direktörü Nazik Kösegil, iki yeni uygulamanın da olumlu olduğunu ifade etti.

    Şu anda ön çalışma aşamasında olan, sınavlarda açık uçlu soruların sorulması uygulamasını yorumlayan Uğur Okulları Kariyer Merkezi Direktörü Nazik Kösegil, ‘’Açık uçlu sınav soruları uygulamasının faydalı olabilmesi için eğitimin de açık uçlu sorulara cevap vermesi gerekiyor. Çünkü açık uçlu soru demek ezber sisteminden ayrılmak, öğrencilerin kendi yorumlarını görebilmek, bilgisini gerçekten ölçebilmek demek. Dolayısıyla açık uçlu sınav sorularına geçiş çalışması Türkiye için devrim niteliğinde olacaktır’’ ifadelerinde bulundu.

    AÇIK UÇLU SORULAR NASIL OKUNACAK?

    Çoktan seçmeliden açık uçlu sorulara geçilecek olmasının bütün soruların uzun yorumları olacağı, öğrencilerin iki sayfa soru cevabı yazacağını anlamına gelmediğini dile getiren Kösegil, ‘’Açık uçlu soruların her birinin kendilerine ait modelleri var. Bunlardan en uygunu, en doğru şekilde okunabilecek olanı seçilecek. O yüzden böyle bir sıkıntı yaşanmayacak. Öğretmen okuması durumu ise açık uçlu soruların en ileri aşaması. Soruların kontrolü sadece öğretmen okuması ile değil kelimelerin tanımlanmasıyla, öğrencinin verebileceği tüm cevapların çıkartılıp bunlardan birine denk gelmesiyle sağlanabilir. O yüzden şimdilik açıklanan soru tarzı içerisinde sıkıntı olabileceğini sanmıyoruz. Eğer olursa da bir öğretmenin vereceği doğru cevaba göre hareket edilmeyecektir. Çünkü öğretmen okuması, öğretmen cevabı demek birbirinden farklı, birbirini takip eden bilim kurullarının olması ve aslında bir, iki değil çok fazla sayıda öğretmenin işin içinde olduğu bir sınav okuma şekli demek. Şu anda öngörülen de bu değil, daha çok makine üzerinde okuması yapılabilecek olan açık uçlu soruların kullanılması öngörülüyor’’ dedi.

    ‘’ZAMAN KULLANIMI VE DİKKAT AÇISINDAN OLUMLU BİR DEĞİŞİKLİK’’

    30 Nisan’da başlayacak olan optik form ile soru kitapçıklarının birleştirilmesi uygulaması da değerlendiren Nazik Kösegil, ‘’Optik form kullanımı öğrencilerde hem zaman kaybına hem de dikkatsizliğe yol açıyor. Çözülen soruların optik forma geçirilmesinin sıkıntılı bir süreç. Yapılan değişikliğin şu anda, alışkanlıklara bağlı olarak öğrencilerde bir belirsizlik ortaya çıkardığını ifade eden Kösegil, ‘’Çünkü her deneme sınavında ve testlerde optik form kullanıyorlardı. Bir anda bunun kalkacağını düşünmek onlara da ilginç geliyor. Ama sınav mantığı içerisinde düşündüğünüzde sınavda zaman kullanımı ve dikkatin toparlanması anlamında optik formun olmaması daha olumlu olacak’’ diye konuştu.

    ‘’YAPILAN HER DEĞİŞİKLİKTE DOĞRU BİLGİLENDİRME YAPILMALI’’

    Yapılan her değişiklikle ilgili mutlaka doğru bilgilendirme yapılması ve kafalardaki soru işaretlerinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Kösegil, ‘İşin uzmanları zaten neyin yapılabilir neyin yapılamaz olduğunu biliyorlar ve buna göre olumlu ya da olumsuz sonuçlar çıkarabiliyorlar. Önemli olan yapılacak değişikliklerle ilgili hem öğrencileri hem de velileri doğru şekilde bilgilendirmek. Bunun yanı sıra öğretmenlere de konuyla ilgili hizmet içi eğitimlerin düzenlenmesi lazım’’ diyerek sözlerini noktaladı.

  • Yazar Uğur Batı’nın Yeni Kitabı Çıktı: “Osmanlı Mahzeninden Hayal ET Kıssaları”

    Reklam yazarlığı tecrübesi ile marka yönetimi ve çeşitli kişilik analizlerini içeren kitapları çokça ilgi gören başarılı akademisyen ve yazar Uğur Batı’nın yeni kitabı görücüye çıktı.

    “Osmanlı Mahzeninden Hayal Et Kıssaları”, Doğu kaynaklarını kullanıp İslami mitolojiyi de içine katarak okuyan kişiyi nasıl etkisi altına alır sorusuna cevap olarak hazırlandı. Kitapta yazar ve akademisyen Uğur Batı, şimdiye kadar farklı bir anlatımla Osmanlı Dönemi’nde geçen korku ve gizem dolu hikayeleri fantastik bir şekilde ele alıyor.

    Âmr Bin Azraa-eel isimli bir tarihi gezgin, kitabın başkahramanı olarak karşımıza çıkıyor. Osmanlı’nın gizemli diyarlarında başlayan yolculuğu otantik mekanlardan geçiyor. Dehşet dolu karakter ve olayların bir bütünü ile karşı karşıya kalan karakterleri Osmanlı ve Doğu tonları ile anlatıyor. Kitapta geçen gerçekçi karakterler kitap sayfalarını da süslüyor.

    UĞUR BATI KİMDİR

    1975 yılında İstanbul’da doğdu. Lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamladı. Marmara Üniversitesi SBE’nden Reklamcılık ve Tanıtım Bölümü’nde yüksek lisans derecesi aldı. Doktorasını da Marmara Üniversitesi SBE’nde İletişim Bilimleri anabilim dalında tamamlayan Uğur Batı’nın Yeditepe Üniversitesi SBE’nden Pazarlama Yönetimi ve Genel İşletme bölümlerinde farklı yüksek lisans dereceleri de bulunmakta.

    Lousiana State Üniversitesi’nde pazarlama programını da tamamlamış Batı, dBO’da reklam yazarı olarak başladığı profesyonel kariyerinde, farklı reklam ajanslarında reklam yazarlığı ve stratejist olarak görev yaptıktan sonra, Persona Edu&Training bünyesinde eğitim danışmanlığı ve eğitim pazarlaması faaliyetlerini sürdürdü. İstanbul Tarih Vakfı’nda çeşitli kurumsal projelerde görev alan Batı, bu sürecin ardından Rumeli Telekom bünyesinde Webbee içerik ve pazarlama, Telsim’de marka yönetimi ve Unitel’de satış yönetimi bölümlerinde görev yaptı. Devamında ES Eğitim Danışmanlık bünyesinde Microsoft, İş-Tim Aria ve Oracle projelerinde tercüme ve lokalizasyonlar yaptı. Daha sonra Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapan Batı, 2005 yılında aynı üniversitenin Reklamcılık Tasarımı ve İletişimi Bölümü’ne yardımcı doçent olarak atandı.

    2006’nın sonundan itibaren Gode İstanbul reklam ajansının yaratıcı yönetmeni olarak görev yapan Uğur Batı, 2010 yılında tekrar Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Tasarımı ve İletişimi Bölümü’nde görev yapmaya başlamıştır. Profesyonel kariyerinde pek çok ulusal ve uluslararası marka için reklamlar yazan ve stratejiler geliştiren, mesleki ödüller alan Batı, farklı üniversitelerde dersler vermiş, mesleki eğitimler gerçekleştirmiştir.

    Çeşitli aylık dergilerde yazıları da yayımlanan Batı’nın ulusal ve uluslararası çeşitli hakemli dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi de bulunmaktadır. Birçok Avrupa Birliği projesi ve Dünya Bankası projesinde de Medya Sorumlusu olarak yer alan Batı’nın ayrıca, farklı TV programlarına yazdığı metinler de vardır. Uğur Batı’nın bunun yanında, Alfa Yayınlarından çıkmış “Reklamın Dili” adlı bir kitabı ve “Halkla İlişkiler Yönetiminde Güncel Konular” ve “Medya, Barış ve Savaş” adlı ortak yazarlı iki kitabı bulunmaktadır. Yazar ayrıca, RYD / Reklam Yaratıcıları Derneği ve Dil Derneği üyeliğine sahiptir. “Journal of Communication Studies” Dergisi’nin de editörlüğünü yapmaktadır.

  • Uğur Okulları Kariyer Merkezi Direktörü Nazik Kösegil: ‘’2016 YGS Son 5 Yılın En İyisi’’

    Üniversiteye girmek isteyen adaylar için sınavın ilk aşaması olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçları bugün açıklandı. Sınav sonuçlarını değerlendiren ve LYS için önerilerde bulunan Uğur Okulları Kariyer Merkezi Direktörü Nazik Kösegil, ‘’2016 YGS son 5 yılın en iyisi’’ dedi.

    13 Mart’ta gerçekleşen Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçları bugün açıklandı. Toplamda 2 milyon 117 bin 77 adayın katıldığı sınavın sonuçlarını değerlendiren Uğur Okulları Kariyer Merkezi Direktörü Nazik Kösegil, üniversiteye girişin ikinci basamağı olan LYS için de önerilerde bulundu. Öğrencilerin 2016 YGS’den çıktığında sınavın kolaylığından söz ettiklerini belirten Kösegil, ‘’Çoğu öğrenci başarılı sonuçlar elde edeceğini söylemişti. Sınav sonuçları da öğrencilerin bu sözlerini doğruladı. Netlerin ortalamaları ve barajı geçen öğrencilerin sayılarına bakıldığında son 5 yılın en başarılı sınavı olduğunu görüyoruz. Özellikle sınava giren öğrenci sayısının artmasına rağmen 180 barajı oranlarının arttığını görmek sınavın öğrencilerin söylediği gibi kolay olduğunu gösteriyor’’ dedi.

    ‘’TÜRKÇE VE MATEMATİK NETLERİ SON 5 YILA ORANLA YÜKSELDİ’’

    Türkçe netlerinde 2010 yılı itibariyle düşüş yaşandığını dile getiren Nazik Kösegil, ‘’Bu yıl ise bu düşmenin toparlandığını ve Türkçe netlerinin 19 net ile son 5 yılın en yüksek netleri olduğunu görüyoruz. Aynı durum Matematik için de geçerli. Matematik’te de geçen yıllarda ortalamalarda ciddi düşüşler yaşanmıştı ama bu yıl Matematik ortalaması yine yükselerek geçmiş yılların önüne geçmiş oldu. Geçmiş yıllarda hiç değişmeyen Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri netleri mevcut. Bu da biraz Türkçe ve Matematik’in ortak alan olmasından ve tüm öğrencilerin bu soruları yanıtlamasından kaynaklanıyor. Bu artış bize gösteriyor ki geçmiş yıllarda Türkçe ve Matematik testleri öğrencileri çok zorluyordu ve ortalamaları çok düşük geliyordu. Bu yıl ise bu zorlama ortadan kalktı ve hem Türkçe için hem de Matematik için ciddi bir artış meydana geldi. Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler ise aynı düzeyde devam ediyor’’ dedi.

    BARAJ PUANIN YÜKSELMESİ ÖĞRENCİLER NASIL ETKİLEDİ?

    2015 yılında 140 barajı altında kalan öğrenci sayısının daha az olduğunu söyleyen Kösegil, 2016 yılında 150 barajının altında kalan öğrenci sayısının arttığına dikkat çekti. Yüzde 1’lik bir oran değişikliğinin görüldüğünü ifade eden Kösegil, ‘’2016 yılında daha fazla öğrenci sınava girdi ve aslında daha fazla öğrenci 140 ve 150 barajlarının altında kaldı. Bu da geçen yıla göre bu alanda bir başarı düşmesini gösteriyor ama tam tersi açıdan bakıldığında 180 barajını aşan öğrenci sayısı 2015’e oranla daha fazla’’ diyerek sözlerini sürdürdü.

    ÜNİVERSİTEYE GİRİŞİN ANAHTARI LYS

    ‘’YGS ve LYS arasında toplamda her netin bir yüzdesi var ve bu yüzdeler bir araya gelerek öğrencinin yükseköğretim programlarını tercih edeceği puan türlerini oluşturuyor. YGS netlerinin bu puan içerisinde yaklaşık yüzde 25 ile yüzde 35-40 aralığında etkisi var ve bu puan türlerine göre değişiyor. Bu da üniversiteye giriş yolunun yüzde 60-70’inin hala LYS’den geçtiğini gösteriyor ‘’ diyen Kösegil, öğrencilerin doğru bir çalışma yoluyla rahat bir şekilde sıralamalarını istediklerini düzeye çıkarabileceğini ve hedeflerini yakalayabileceklerini vurguladı.

    LYS ‘YE GİRMEYE HAK KAZANAN ÖĞRENCİLERE TAVSİYELER

    Ailelere, öğrencilerin ellerindeki somut verilere dikkat etmelerini ve YGS’nin toparlanabilir bir sınav olduğuna inanmalarını tavsiye eden Nazik Kösegil, ‘’Çünkü önümüzde LYS için çok fazla vakit kalmadı. Havalar değişecek daha da ısınacak bu da öğrencilerin motivasyonunu etkileyecek. YGS’den gelen puan durumu ve öğrencinin bundan memnun olmaması LYS’yi etkileyecek. Öğrencilerin tek tek bu olumsuzluklarla mücadele ederken bir yandan da ders çalışması gerekecek. Bunun için öğrencinin yapması gereken hedefini belirlemek ve hangi alanlarda sınava gireceğine karar vermek. Öğrenci, sınava gireceği alanda konu eksiklikleri, çözmesi gereken testler, denemeler, soruları belirlediği bir program yapsın. Bu programı sağlıklı bir şekilde uygulayan hiçbir öğrenci LYS’de başarısız olmaz. Öğrenciler hangi derse nasıl çalışmaları gerektiği, 3 ay içinde konuların ve derslerin nasıl toparlanıp başarıya ulaşabilecekleri hakkında öğretmenlerinde de destek alabilirler. Bu konuda tek başlarına mücadele etmek yerine öğretmenleri ve aileleri ile birlikte kendilerine 3 aylık bir süreç hazırlayabilirler’’ diyerek konuşmasını noktaladı.