Etiket: Uğrayan

  • Mantar toplarken ayının saldırısına uğrayan vatandaş konuştu

    Kastamonu’nun Cide ilçesinde Hamitli köyünde ormanlık alanda mantar topladığı esnada ayının saldırısına uğrayarak yaralanan Mehmet Emin Tüfekçi, ayıyla yaklaşık 15-20 dakika mücadele ettiğini ve en son ayının elinden bağırarak kurtulduğunu söyledi.

    Kastamonu’nun Cide ilçesinde Hamitli köyünde mantar topladığı esnada ayının saldırısına uğrayarak yaralanan 38 yaşındaki Mehmet Emin Tüfekçi, Cide Devlet Hastanesinde yapılan ilk müdahalesinin ardından Kastamonu Devlet Hastanesine sevk edildi. Burada tedavisi yapılan Mehmet Emin Tüfekçi, ayıyla ilgili yaşadıklarını anlattı. Ayıyla yaklaşık 15-20 dakika boyunca mücadele ettiğini söyleyen Mehmet Emin Tüfekçi, “Kayınpederim ameliyat olduğu için aracımla Cide’nin Hamitli Köyüne getirdim. Devamında Ahmet Amcamla beraber dedik ki mantar toplayalım. Amcamın da mandaları var hem mandalara bakacaktık. Hem mantar toplayacaktık. Amcam ben aşağıdan gelir mantarlara bakarım dedi. Sende oradaki mantarlara bakarsın dedi. Ayı bir tane mandayı yemiş kemiklerini bırakmış. Boynuzlarını gördüm. Devamında bir tane ufak mandayı almış altına. Ben onu sonradan gördüm. Yani ben orada bir olay oluyor fark ettim. Böyle bir durumla ilk defa karşılaştığım için olay ne değildir, nedir bilmiyorum. Ben ayıya 5-10 metre mesafede yaklaştım. Ben orada kendimce dolaşıyordum. Yaklaşmışım fark etmedim ayının rengi de koyu kahverengiydi. Fark etmedim. Devamında ayı üstüme bağırarak koştu. Yani ben oraya kadar ayının beni ısıracağını tahmin etmemiştim. Belki 15-20 dakika ayıyla mücadele ettim. Ayı boğazıma çok saldırmak istedi. Ben elimi, kolumu ağzına doğru soktum. Sol kolumdan bir parça et kopardı. Ayaklarımı ısırdı. Allaha şükür göğsümde ve organlarımda bir sıkıntı yok” dedi.

    “Bir ara kendimi bırakayım, yesin beni dedim”

    Bir an kendisini bırakarak ölmeyi düşündüğünü anlatan Tüfekçi, şunları kaydetti:

    “Bir ara kendimi bırakayım dedim. Yesin beni dedim. Ne yapayım? Yapacak bir şey yoktu. Ben anlamadım gerçekten çok güçlü bir hayvan. Üstüme çıktı. Biraz çekti beni 3-5 metre. Bebek gibi oynadı benimle. O yana çekiyor bu yana çekiyor. Dedim ki bırakayım kendimi. Bağırmaya başladım Ahmet Amca diye. O sesten dolayı korktu mu, ürktü mü yani kafası benim üstümdeydi. Hep boğazımı ısırma hevesi ile kafamın üstünü ısırdı. Dişlerimi buradan deldi. Ya tırmık attı ya ısırdı. Köylüler diyor ki ısırsa kırardı dedi.”

  • Taziye dönüşü silahlı saldırıya uğrayan 2 kardeş yaralandı

    Bingöl’ün Karlıova ilçesinde taziye dönüşü silahlı saldırıya uğrayan 2 kardeş ağır yaralandı.

    Olay, Karlıova ilçesine bağlı Hasanova köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir taziyeden araçla dönen Cihat Y. (47) ile kardeşi Mehmet Y. (30) silahlı saldırıya uğradı. Ağır yaralanan iki kardeş, vatandaşların durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirmesinin ardından ambulansla Karlıova Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanede yapılan ilk müdahale sonrası kardeşler, Bingöl Devlet Hastanesine sevk edildi.

    Şüphelerin yakalanması için jandarma ekipleri çalışma başlattı.

  • İş yeri çıkışında bıçaklı saldırıya uğrayan kişi öldü

    Gaziantep’te iş yeri çıkışında kimliği henüz bilinmeyen şahıs ya da şahısların bıçaklı saldırısına uğrayan 1 kişi hayatını kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre Şahinbey ilçesi İstiklal Mahallesi’ndeki çalıştığı iş yerinden çıkan Ziya Büyükoğlu (28), kimliği henüz belirlenemeyen zanlı ya da zanlıların bıçaklı saldırısına uğradı. Darp edilerek bıçakla yaralanan Bütükoğlu’na ilk müdahaleyi çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gönderilen sağlık ekiplerince yapıldı. Ambulansla Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Büyükoğlu, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Evli ve 3 çocuğu bulunduğu öğrenilen Ziya Büyükoğlu’nun cenazesi, Gaziantep Adli Tıp Kurumunda yapılacak otopsinin ardından defnedilmek üzere ailesine teslim edilecek.

  • Avukatlar, saldırıya uğrayan meslektaşları için bir araya geldi

    Kocaeli Adliyesi önünde bir araya gelen Kocaeli Barosu, 8 Ekim Pazartesi günü Avukat Hüseyin Fener’e yapılan bıçaklı saldırıyı basın açıklaması yaparak kınadı.

    Olay, 8 Ekim Pazartesi günü Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bulunan Kocaeli Barosu’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, icra avukatı Hüseyin Fener’in ofisine gelen bir şahıs Fener ile tartışmaya başladı. Daha sonra iddialara göre zanlı, Avukat Fener’i cebinden çıkarttığı bıçakla kolundan bıçakladı. Avukat Fener, şahsın kendisini bıçaklaması üzerine dışarı kaçtı. Dışarı çıkan Fener, kendini savunmak için tabancasıyla defalarca havaya ateş etti. Şahıs ise koşarak olay yerinden kaçtı. Saldırı sonrası karnına aldığı bıçak darbesi ile yaralanan Fener ambulansla hastaneye sevk edildi.

    Olayın ardından Kocaeli Adliyesi önünde Kocaeli Barosu tarafından basın açıklaması yapıldı. 10 Eylül 2017 tarihinde bürosunda görevi başında silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Av. Mehmet Samim Geredeli’den sonra çok yakın bir tarihte yine benzer bir olayın gerçekleşmesinden kaynaklanan rahatsızlıklarını ve kuşkularını dile getiren avukatlar, ülkenin birçok yerinde saldırıya maruz kaldıklarını belirtti.

    Açıklamada meslektaşlarına yönelik yapılan saldırıyı şiddetle kınadıklarını ve bu saldırıların kendilerine engel olamayacağını dile getiren Baro Başkanı Av. Sertif Gökçe, “Meslektaşımıza yönelik menfur saldırıyı şiddetle kınıyor, bu tür saldırıların avukatlık mesleğini yürütmemize engel olmayacağını, savunmanın susmayacağını bir kez daha yüksek sesle dillendiriyoruz. Çünkü biz avukatlar, yüzyıllardır toplumlara önderlik yapmanın, baskılara direnmenin, hiçbir gücün karşısında boyun eğmemenin, doğru bildiğimizi savunmaktan çekinmemenin haklı gururu ve azmiyle cüppelerimizi onurla ve hiç kimsenin önünde iliklemeden sırtımızda taşıyoruz” dedi.

    “Avukata yönelik her türlü saldırıyı yapanlar da, bir gün kendilerinin de savunmaya ve avukata ihtiyaç duyabileceklerini asla unutmasınlar”

    Avukata saldıran kişilerin de ileride avukata ihtiyaç duyacaklarına dikkat çeken Gökçe, “Yargının vazgeçilmez üç unsurundan biri olan savunma makamını temsil eden avukatlara yönelik saldırılar, yargıya yapılmış demektir. Bugün avukata atılan yumruk, saplanan bıçak, sıkılan her kurşun adaleti ve bağımsız yargıyı hedef almaktadır. Avukata yönelik her türlü saldırıyı yapanlar da, bir gün kendilerinin de savunmaya ve avukata ihtiyaç duyabileceklerini asla unutmasınlar. Yargının eşit ve kurucu unsuru olan bağımsız savunmayı, yurttaşlarımızın hak arama özgürlüklerini temsil eden biz avukatlar, maalesef görevimizi yaparken baskı altına alınmaya çalışıldığımız, duruşma salonlarında bile şiddet gördüğümüz, sırf savunma biçimimiz beğenilmedi diye tutuklandığımız günlerden geçmekteyiz” diye konuştu.

    Saldırıların ve baskıların olmadığı bir çalışma ortamı için mücadele edeceklerini belirten Gökçe, “Meslektaşlarımıza ve mesleğimize yönelik saldırıların son bulduğu ve savunma makamını itibarsızlaştırmaya yönelik baskıların da kalktığı günler için hep birlikte mücadele etmeliyiz. İnanıyoruz ki bu mücadele sonucunda kazanan bağımsız savunma, hukukun üstünlüğü ve demokrasi olacaktır. Meslektaşımız Av. Hüseyin Fener’e acil şifa, şahsında tüm meslektaşlarımıza da geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” şeklinde konuştu.

    Avukat Fener’i yaralayıp olay yerinden kaçan zanlının yakalanması için çalışmalar devam ediyor.

  • Köyde öküz saldırısına uğrayan kadının kızı, hayvanın sahibinden şikayetçi olacak

    Isparta’nın Aksu ilçesinde başıboş gezen öküz tarafından saldırıya uğrayan 77 yaşındaki kadın 1 haftadan bu yana yoğun bakımda cihazlara bağlı yaşıyor. Saldırıya uğrayan kadının kızı Meryem Öcal, hayvanın köyde başıboş dolaşmaya devam ettiğini, buna karşın hiçbir önlem alınmadığını ileri sürdü. Öcal, hayvan sahibinin de komşuları olmasına rağmen kendilerini bir kez dahi aramadığını dile getirerek konuyla ilgili şikayetçi olacaklarını söyledi.

    Aksu’nun Koçular köyünde başıboş vaziyetteki öküzün saldırdığı 77 yaşındaki Gülsüm Köse’nin kızı Meryem Öcal, annesinin durumunu haber aldığında fenalık geçirdiğini belirterek, hala hiçbir önlem alınmadığını kaydetti.

    Annesinin cihazlarla yaşamını sürdürdüğünü belirtilen Öcal, “Bu olay oldu, daha sahibi bir sefer bizi arayıp da ‘Geçmiş olsun. Abla nasıl’ demedi, arayıp sormadı. Sahibi, bu olayı yapan hayvanı daha hala satmamış, köyde duruyor. Hiçbir önlem de alınmamış. Daha önce başka birilerini de yaralamış. Bizim başımıza gelen bu şey başkasının başına gelmesin. Bunun cezası neyse çeksin. Biz sahibinden davacı olacağız” dedi.

    Öcal, “Annem, geçen Perşembe günü saat 12.30 sıralarında bahçeden geliyormuş. Köydeki Kocataş mevkiinde yoldan geçerken annemin arkasından gelen hayvan itiyor. İttikçe itmiş ve anneme saldırınca şuurunu yitirmiş. Bu sırada yoldan geçen 22-23 yaşlarında bir genç, bir ayakkabı buluyor ve ileriye bakınca annem ve öküzü kanlar içinde görmüş. ‘Ne oldu sana teyze?’ diye sorduğunda, annem ‘Emin’in tosunu beni süstü, parçaladı’ diye cevap vermiş. O genç, hemen koşa koşa köy muhtarına gidiyor ve muhtar da gelerek durumu 112 acil servis ekiplerine bildiriyor. Muhtar o sırada oradakilere, ‘Koşun, Gülsüm yengeyi tosun süsmüş’ diyor. Herkes annemin o halini görüyor. Annemin üzerinde kan bulaşmayan ve kanamayan yeri kalmamış. Oradan sağlık ekipleri tarafından müdahale edildikten sonra annem ambulansla Eğirdir’deki hastaneye götürülüyor.”

    “Annem kendindeyken ‘Kızım, Emin’in tosunu beni süstü, onu dava edin’ dedi”

    Durumun haber verilmesinden sonra fenalaştığını kaydeden Öcal, “Ben Eğirdir’de annemin yanına vardığımda; ‘Kızım beni tosun süstü dedi. Annemin durumu kötüleşince oradan Isparta merkezdeki Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine sevk ettiler” diye konuştu.

    Talihsiz kadın cihazlarla yaşıyor

    Annesi Gülsüm Köse’nin daha sonra Isparta’daki hastaneye getirildiğini ve burada yapılan MR çekimi ve kontroller sonucu vücudunun birçok yerinde kırık ve yaralar oluştuğunu kaydeden Öcal, “Annemin kalça kemiği, boyun kemiği 2 yerinden, iman tahtası (kaburga kemiği) ve bel kemiği kırık durumdaydı. O sırada annemin şuuru da yerinde değildi. Kafasında yaklaşık 20-25 tane dikiş atıldı, neredeyse kafatası görünüyordu. Annemin tedavisini hastanede 2 saatte zor yaptılar. Sonra hemen yoğun bakıma aldılar. Kemiklerde kanama vardı. İlk gün annem olayı bize anlatıyordu ama ikinci günden sonra artık durumu iyice kötüleşti ve cihazlara bağlı bir şekilde yaşamaya başladı. Annem sonra bilincini yitirdi. Solunumla ilgili sıkıntıları var ve şu an solunum cihazına bağlı şekilde yaşıyor. Artık hafızası ve bilinci yerinde değil. Cihazla yaşıyor, mama veriyorlar” şeklinde konuştu.

    “Geçmiş olsun bile demedi”

    Olayın üzerinden 7 gün geçmesine rağmen, hayvan sahibinin kendilerini bir kez dahi aramadığından yakınan Öcal, “Bu olay oldu, daha sahibi bir sefer bizi arayıp da ‘Geçmiş olsun. Abla nasıl’ demedi, arayıp sormadı” dedi.

    Annesine saldıran hayvanın halen köyde başıboş vaziyette gezdiğini belirterek, hiçbir önlem alınmadığını savunan Öcal, şöyle devam etti:

    “Sahibi, bu olayı yapan hayvanı daha hala satmamış, köyde duruyor. Hiçbir önlem de alınmamış. Daha önce başka birilerini de yaralamış. Bizim başımıza gelen bu şey başkasının başına gelmesin. Bunun cezası neyse çeksin. Biz sahibinden davacı olacağız” ifadelerini kullandı.