Etiket: Uğrayan

  • Bakan Ramazanoğlu: “Kadınlar Mağduriyete Uğrayan Kişilik Olarak Değil, Başarılı Çalışmalarıyla Gündeme Gelmelidir”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, kadınların toplumda sürekli olarak mağduriyete uğrayan kişilik olarak değil, başarılı çalışmalarıyla gündeme gelmesi gerektiğini söyledi.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, İstanbul Ticaret Odası’nda (İTO) Sabancı Üniversitesi ve Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları tarafından düzenlenen “Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle ilgili İşyeri Politikaları Geliştirme ve Uygulama Rehberi” tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıya Bakan Ramazanoğlu’nun yanı sıra TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, UNFPA Türkiye Temsilcisi Karl Kulessa ve davetliler katıldı.

    BAKAN RAMAZANOĞLU, SİYASETE NASIL BAŞLADIĞINI ANLATTI

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu toplantıda siyasete nasıl başladığını anlattı. Bakan Ramazanoğlu, “Kadınlarla ilgili bu ülkede neler olduğuna dair kafamda izler bırakan pratisyen hekimlik yaptığım o günlerdi. Dedim ki; bu ülkede doktor olarak hizmet etmenin yanı sıra özellikle kadınlar ve kız çocukları için yapacak çok iş var. Daha sonra iktisasımı yaptım ve değişik gerekçelerle Sağlık Bakanlığı bünyesinde devletim beni ülkemin birçok hastanesine tayin etti. Oralarda da çalıştım, işte orada biraz daha bende şu bilinç oluştu. Ülkemde doktorluğun yanı sıra başka bir şeylerde yapmam lazım ve bu bilinçle STK’larda çalışmaya başladım. Bu çalıştığım STK’lar kadınların sorunları ve sağlıkla ilgili ortak çalışma yapan STK’lardı. Kimisinin kurucusu oldum, kimisinin yöneticisi oldum, kimisinde de fahri olarak çalıştım. İşte hem doktorluğu hem de STK’lardaki bu sosyal sorumluluğumu yerine getiren çalışmalarımı sürdürürken bu ülkede kadınların siyasette de bir şeyler yapması gerektiğini bana işaret eden, hayatımın kesiştiği bazı kader noktalarım oldu. Orada da siyaset benim hayatımın çok uzağında bir yerdeydi. İşte o anda dedim ki; evet bu toplumda kadınlar ve kız çocukları için daha etkin bir şeyler yapılması lazım. Bunun içinde de etkin olan alan siyasettir. 15 yıl önce şuan ki AK Parti’nin kurucusu oldum” dedi.

    Şiddetin temelde 3 önemli nedeni olduğunu ifade eden Bakan Ramazanoğlu, “Bunlardan birincisi sosyolojik ve kültürel sebepler, ikincisi hukuki ve ekonomik sebepler, üçüncüsü ise toplumun kadına biçtiği roldür. Kadın toplumda sürekli olarak mağduriyete uğrayan kişilik olarak değil, başarılı çalışmalarıyla da gündeme gelmelidir. Savaşların, göçün büyük ekonomik krizlerin ilk mağduru her zaman bildiğiniz gibi kadınlar ve çocuklardır. O nedenle bölgesel ve küresel ölçekte barışın istikrarın temini hayati önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

    Suriye-Irak Savaşı’ndan sonra Türkiye’de yaklaşık 2 milyon mültecinin yaşadığını söyleyen Ramazanoğlu, “Her gün haberlerde yer alıyor. Bir tarafta boğulan çocuklar ve kadınlar öteki tarafta mülteci kadınların kamplarda ve şehrin her alanında gördüğümüz yoksulluk ve beraberinde getirdiği bir problemler sarmalıdır. Yaptığımız ciddi çalışmalarla son 13 yılda kadına yönelik hukuki altyapı güçlendirilmiş ve pozitif ayrımcılık güçlendirilmiştir” diye konuştu.

    “ALINAN KARARLAR, HAFİFLETİCİ UNSURLAR BİZİ ÜMİTSİZLİĞE BOĞUYOR”

    Toplantıda bir konuşma yapan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, mevzuatta olan ve yazılan her şeyin içselleştirilmemesinin, aksiyona geçmesinin zor olduğunu belirtti. Başkan Symes, “Türkiye, kadına ve aileye yönelik şiddetin önlenmesi, bunlarla mücadeleye ilişkin Avrupa Konseyi sözleşmesi yani İstanbul sözleşmesini ilk imzalayan ve onaylayan ülkedir. Bu durum bize çok fazla sorumluluk yüklüyor. Burada yönelik şiddete karşı sıfır tolerans anlayışının yerleşmesi, devletin en etkili mekanizmalarının en etkili şekilde harekete geçmesini bekliyoruz. Zaman zaman alınan kararlar hafifletici unsurlar bizleri büyük bir acıya ve ümitsizliğe boğuyor. Onu da ekstra belirtmek isterim. Bu yıl bizi derinden sarsan acı bir şekilde aramızdan ayrılan Özgecan Aslan, kadına karşı tüm toplumu bir araya getiren önemli bir simge olmuştur. TÜSİAD olarak biz de üzerimize düşen sorumluluğu Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim kurumunun daha önce başlatmış olduğu iş dünyası, aile içi şiddete karşı projesine destek vererek üstlenmeye karar verdik. Aslında bizim için bu proje arayışındaki tetikleyici unsur maalesef acı ve tatsız olay oldu” dedi.

    Konuşmaların ardından Bakan Ramazanoğlu, Başkan Symes ve beraberindekiler hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Tacize Uğrayan Kız Çocuğu: “Rüyamda Her Gün Onu Görüyorum”

    Adana’da, komşularının evinin tuvaletinde tacize uğrayan 10 yaşındaki kız çocuğu, “Her gün rüyamda o adamı görüyorum, çok korkuyorum” dedi.

    Olay, Yüreğir ilçesinin Dadaloğlu mahallesinde geçen cumartesi-pazar günü bir evde meydana geldi. Olayda Sebahat Aktar’a ait evin bahçesinde bulunan tuvalette bir kişi, Suriyeli 11 yaşındaki erkek çocuğuna tecavüz etti, sonra aynı kişi Suriyeli 9 yaşında bir çocuğu tuvalete getirerek tacizde bulundu. Bir gün sonra 10 yaşındaki H.K.E.’yi tuvalete getirip tecavüz etmeye çalışırken, komşu kızının olayı fark etmesiyle tacizci olay yerinden kaçtı.

    Olay mahalleli tarafından polise haber verildi. Polis, alarma geçerek çocuklara tacizde bulunan kişiyi yakalamak için çalışma başlattı.

    “ELİNDEKİ POŞET DÜŞÜNCE KURTULDU”

    10 yaşında ilkokul 4. sınıf öğrencisi H.K.E., o günden beri zor günler geçirdiğini belirterek şunları söyledi:

    “Ben bakkala gidiyordum orada bir adam geldi, ’burada Fatma diye bir kadın oturuyormuş’ dedi ben de gittim nerede oturduğunu gösterdim. Sonra ’kapıyı aç’ dedi bende açtım sonra ’tuvalete gir sus’ dedi ve burada ’dur’ dedi. Adam kapıdan bakıyordu sonra komşunun kızı süt almaya gidiyordu, benim elimdeki poşet yere düşmüştü ses çıkınca, kız dedi ki ’anne tuvaletten sesler geliyor’ annesi çıkınca adam hemen kaçtı. Ağzımı kapatmıştı kulağımı çekmişti sesim çıkmasın diye ’sus’ diyordu. Ben bakkala giderken dedi ki ’elindeki parayı bırak sana büyük para vereceğim’ dedi sonra beni oraya götürdü.”

    Küçük kız çok korktuğunu belirterek, “O günden beri hayaller görüyorum rüyama giriyor hep aynı adamı görüyorum, dışarıya çıkamıyorum” diye konuştu.

    “EV SAHİBİNİN KIZI OLMASAYDI BEN ÖLÜRDÜM”

    Anne Fatma K. ise şikayetçi olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugün benim başıma gelen yarın başkasının başına gelmesin istemiyorum. Allah yüzüme baktı o ev sahibinin kızı olmasaydı bana ölüm lazımdı. Allah başkasının başına vermesin, başkasının başına da gelebilir. O kişi yakalanmasa çok şey yaşanacak, bugün de gittik şahsın resimlerine baktık iki kişi yakalanmıştı onlar değildi. Sonra 3’üncü kişiyi gösterdiler diğer Suriyeli çocuğu da getirip gösterdiler ’bu’ dedi, kız da ’bu’ dedi. Öğretmeni diyor ki okulda çok sessiz duruyor hiç sesi çıkmıyor. Çantasına beslemesini katıyorum yemiyor anne diyor ’canım hiç bir şey istemiyor.’ Gece uyurken bağırıyor uykusunda korkuyor anne geliyor, geliyor diyor. Hastaneye götürmem gerekiyor doktora görünmesi gerekiyor. Sürekli aklımdan hiç çıkmıyor rüyalarıma giriyor kabus görüyorum.”

    H.K.E.’nin ailenin en büyük kız çocuğu olduğu belirtildi. Kendisinden başka 3 kardeşi daha var. Babası Mustafa E. (42) ise iki yıl önce bir kadın yüzünden çocuklarını ve eşini terk edip gitmiş.

  • Şiddete Uğrayan Genç Kız Tartıştığı Babasını Öldürdü

    Gaziantep’te genç bir kız, pompalı tüfekle tartıştığı babasını öldürdü.

    Edinilen bilgiye göre Gaziantep’in Yukarıbayır Mahallesi’ndeki Şehit Mehmet Sokak’ta yaşayan 16 yaşındaki Yaren D., babası ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine genç kız evdeki pompalı tüfeği alarak sürekli şiddet gördüğü ileri sürülen babasından kaçmaya başladı. Bir süre sonra da babasına tüfeği doğrulttu. Bir anda ateş alan tüfekten çıkan saçmalar, kızın babası Mustafa D.’ye isabet etti. Mustafa D. olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından genç kız gözaltına alındı.

    Öte yandan ölen oğlu ile aynı adı taşıyan genç kızın dedesi Mustafa D., oğlunun torunlarına şiddet uyguladığını ve kendisini de tehdit ettiğini ileri sürdü.Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.