Etiket: Uçum:

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet uçum: “Yeni model, yeni seçim sistemi getirir”

    Üsküdar’da konferansta konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin yeni seçim modelleri getireceğini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanlarından Mehmet Uçum, Üsküdar’da bulunan Nevmekan’da 16 Nisan’da yapılan referandumla yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle ilgili konferans verdi. Mehmet Uçum’un konuşmacı olarak katıldığı konferansı Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ile gençler ve vatandaşlar izledi.

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde siyasi partilerin siyaset yapma sisteminin değişeceğini belirten Mehmet Uçum, yeni sistemin yeni seçim sistemi getireceğini söyledi.

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle siyaset yapma anlayışının değişeceğini belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, “Siyasi partilerin genel başkanlarının siyaset yapması ve siyaset kültürü farklılaşacak. Karşıtlık siyasetinin yerini farklılık siyaseti alacak. Çatışma siyasetinin yerini çekişme siyaseti alacak. Artık çatışmanın tasfiye edildiği karşıtlığın tasfiye edildiği bunun yerine işbirliğinin zorlandığı bir zaviyeden bakmak durumunda kalacaklar. Sistem bunları ona zorlayacak. Ona göre aday olacaklar, aday olmayacaklarsa başka bir aday üzerinde uzlaşacaklar. Nihayetinde başarılı olmazlarsa başarılı olacaklara yerlerini bırakacaklar” dedi.

    Yeni sistemin yeni seçim sistemi getireceğine dikkat çeken Mehmet Uçum, “Şuanda siyasi irade bir karar vermek zorunda. Artık yüzde 10’lık seçim barajı meclisin kuruluş ilkesi olamaz. Çünkü onun hükümet çıkarma gerekçesi ortadan kalktı. Meclisin karar almasında tıkanıklık olmasın diye yüzde 3’lük 4’lük barajlar makul. Bir böyle olabilir düşük barajlı kısmı temsil sistemi. Daraltılmış bölge olabilir. Kontenjan milletvekilliği olabilir. Mesela bu temsilde adalet için önemli. Türkiye genelinde yüzde 1 oy almış her siyasi eğilim mecliste temsil edilsin. Yüzde 50 alana 50 tane kontenjan vekilliği verirsin yüzde 30 alana 30 tane yüzde 1 alana 1 tane yüzde 3 alana 3 tane sonuçta temsil çeşitliliğini sağlamış olursun. Tüm bu modeller çalışılır. Bir de yurtdışı milletvekilliğine ihtiyaç var. Yurt dışında 3 milyon seçmenimiz var. Onların da temsiline ihtiyaç var. Bütün bunlar konuşulacak konular. İlke olarak şunu bilmemiz lazım yeni model yeni seçim sistemi getirir” diye konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından Başkan Hilmi Türkmen, Mehmet Uçum’a konferansta katıldığı için hediye takdim etti.

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum:

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, anayasa değişikliğinin sistem içi bir revizyon olmadığını bir sistem reformu olduğunu söyledi.

    Elazığ AK Parti İl Teşkilatı tarafından “Her Yönüyle Cumhurbaşkanlığı Sistemi” konulu panel düzenlendi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un konuşmacı olarak yer aldığı panele Vali Murat Zorluoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Ejder Açıkkapı, Tahir Öztürk, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, AK Parti Elazığ İl Başkanı Ramazan Gürgöze, MHP Elazığ İl Başkanı Oğuzhan Demir, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kutbeddin Demirdağ, STK Temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

    Anayasa değişikliğinin sistem içi bir revizyon olmadığını bir sistem reformu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, “Bu sistem değişikliği ile birlikte Türkiye’de hukuk anlayışı da değişecek. Hukuk ve devlet yalnız başına bir anlam ifade etmez. Hukukta, devlette millet içindir. İşte bu anayasa değişikliği ile Türkiye’de hukuk anlayışında radikal bir dönüşüm yapılacak” dedi.

    Yeni anayasa değişikliğinin iki tane yönünün olduğunu dile getiren Uçum, “Bunlardan birincisi hakları güçlendirme, diğeri ise hükümet modeline ilişkin yönü. Hakları güçlendirme yönüyle temsilde adalet güçlenecek. Milletvekili sayısının 600’e çıkması ile temsil adaleti bakımından, seçilme yaşının düşürülmesi ise temsil hakkında eksikliğin giderilmesi bakımından önemli. Bu sistemle yargı birliği sağlanacak ve askeri yargıda kalkacak. Rütbeye göre yargılama mercileri ortadan kaldırılacak. Bu değişiklikle birlikte sıkı yönetim kaldırılacak. Sıkı yönetim dönemlerinde seçilmiş iradenin, askeri yetki dönemlerine son verilecek. Seçilmiş irade ile askeri bürokrasi arasında sorun görülen problemler ortadan kalkacak. Bizim askerimiz seçilmiş iradenin kontrolünde olacak. Askerin özerk bir yanı olmayacak gerçek anlamda bir memur olacak” şeklinde konuştu.

    Parlamenter sistemde partiye oy vermenin milletvekili adayına oy vermenin önüne geçtiğini de aktaran Uçum, “Bizim önerdiğimiz cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde halk bir sandıkta hükümeti doğrudan kuracak. Halk hükümeti doğrudan kurduğu zaman milletvekili seçiminde tercihini adaylar üzerinden yapacak. Cumhurbaşkanımız yaptığı açıklamada, ’ Artık halkın benimsemediği, tanımadığı, desteklemediği adayların milletvekili olma ihtimali ortadan kalkıyor’ dedi. Bunun sebebi de yeni sistemle birlikte halkın hükümet kurulacak mı kurulmayacak mı endişesinin ortadan kalkmasıdır. Halk bu endişeden kurtulunca milletvekili seçimlerinde de milletvekili adayı üzerinden tercih yapma imkanına sahip olacak” ifadelerini kullandı.

    Anayasa değişikliğinin devleti millete emanet etme değişikliği olduğunu ifade eden Uçam,”Bu önerilen değişiklik milli egemenliğin laf olmaktan çıkarır hakikaten bütün boyutlarıyla hayata geçirme değişikliğidir. Anayasa değişikliği bir reform başlangıcıdır. Bu reform devam ettiği sürece devlet millet bütünleşmesi ve halkın devletine giden yolunda önemli adımlar atılacaktır” diye kaydetti.

    Konuşmanın ardından panel soru cevapla sona erdi.

  • Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum: “Yeni sistemle, genel başkanlık meslek olmaktan çıkacak”

    Beyoğlu Sohbetleri programında konuşan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum, “Yeni sistemle, genel başkanlık meslek olmaktan çıkacak” dedi.

    Beyoğlu Belediyesi tarafından “Cumhurbaşkanlığı ve Hükümet Sistemi” temasıyla ’Beyoğlu Sohbetleri’ isimli program düzenlendi. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın ev sahipliğinde Pera Palace Hotel’de gerçekleştirilen programa; Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Sanatçı Orhan Gencebay, sanatçı Yavuz Bingöl, modacı Hakan Akkaya, iş ve sanat dünyasından çok sayıda kişi katıldı.

    “Genel başkanlık meslek olmaktan çıkıyor”

    Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum,

    yeni sistemle genel başkanlığın meslek olmaktan çıktığını belirterek, “Profesyonel bakanlık tarihe karışıyor. Sağ olsun bakanlarımız. Hepsini çok severim ben. Ama; tarım bakanlığından başlayıp adalet bakanlığına kadar giden bir süreçte çok anlaşılabilir bir durum değil. Ya da, a şehrinden bakan vermemiz lazım, b şehrinde bakan var, keşke o bakan olmasaydı da şu vasıflı arkadaşımızı bakan yapalım sıkıntıları ortadan kalkıyor. Yani, bakan seçiminde, düşünün tabi ki bu önerilen modelde milletvekili’ne bakanlık teklif edebilirsin ama bin kere düşünecek milletvekili. Niye; milletvekili bakanlığı kabul ettiğinde milletvekilliği düşüyor. Üç ay sonra beceremedi, ya da uyum sağlayamadı, bakanlığı bitti. Milletvekilliğine dönemiyor. Dolayısıyla cumhurbaşkanı bir milletvekili’ne bakanlık teklif edeceği zaman elli kere düşünecek. Milletvekili de bin kere düşünecek. Dolayısıyla bizim önerdiğimiz modelde aslında teorik olarak milletvekilinin bakan olma ihtimali olsa bile pratikte yoktur” dedi.

    “Önerilen modelde hükümet meclisten kovuluyor”

    Önerilen modelde, hükümetin kanun tasarısı hakkının ortadan kalktığını belirten Uçum, “Onu bırakın kanun teklif etme hakkı yok. Cumhurbaşkanının sadece bütçe kanunu teklif etmesinin dışında; cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar, ne bireysel olarak nede ekip halinde kanun teklif edemezler. Çünkü önerilen modelde, hükümet meclisten kovuluyor, gerçek anlamda. Hükümet yürütme alanına gönderiliyor. Hükümet önerilen modelde ne zaman mecliste olacak; bir, cumhurbaşkanını halk seçtiğinde cumhurbaşkanı yemin etmeye gidecek. İki; cumhurbaşkanı yardımcılarıyla, bakanlar atandığında yemin etmeye gidecek. Üçüncüsü de, her yıl Cumhurbaşkanı isterse meclisin açılışında konuşacak. Onun dışında meclis istemese, hükümetin herhangi bir üyesi, hükümetten herhangi bir kişi meclise gidemeyecek. Meclis kanun görüşürken, hükümet üyeleri o kanunun lehine ya da aleyhine konuşamayacak” diye konuştu.

    Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Msibah Demircan İse, “Bu akşam Mehmet Uçum’u ağırladık. Gerçekten Mehmet Uçum Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve yeni anayasa değişiklikleriyle ilgili mutfakta çalışmış önemli bir isim. Katılımcılarımız çok istifade ettiler. Uzun süre kendisini sorduladılar. O da bıkmadan usanmadan sevaplar verdi. Hep birlikte, burada bulunan herkesi bildilendirdiği için kendisine müteşekkiriz” şeklinde konuştu.

  • Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistem’ini anlattı

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Zonguldak’ta Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ni anlattı. Uçum, 1960 darbesine dikkat çekerek, “Yüzde 50’den fazla oy desteği ile hükumet kurmuş bir partinin genel başkanını ve başbakan, iki bakanını hukuka aykırı bir biçimde yargılayıp astılar” diye konuştu.

    Prof Dr. Muharrem Kılıç, Işıl Ilgın Oktay, Mehmet Şahin, Mehmet Uçum ve Hak-İş Konfederasyonu Başkanı Mahmut Arslan’ın katıldığı panelde Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistem’inin getirdiği yenilikler konuşuldu. 16 Nisan 2017 günü yapılacak olan halk oylaması öncesinde “Halk soruyor, uzmanlar cevaplıyor” konulu panel düzenlendi.

    GMİS Toplantı Salonu’nda düzenlenen panele Vali Yardımcısı Hüseyin Ergi, GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, TTK Genel Müdür Vekili Ercan Gebeş ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri ile davetliler katıldı.

    Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum, mevcut sistemde milletin seçtiği meclis tarafından hükumet seçimi yapıldığına dikkat çekti. Uçum, “Mevcut sistemde halk olarak biz neyi seçiyoruz. Meclisi seçiyoruz. Hükumet meclisin içerisinden çıkıyor. Dolayısıyla biz meclisi doğrudan ama hükumetin seçimini dolaylı yapıyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine yönelik değişikliği de hatırlatan Mehmet Uçum, “2007’deki değişiklikten sonra 2014’te halk Cumhurbaşkanını seçmişti. Hükumetin bir parçasını seçti. 7 Haziran günü bir seçim yaptık. Hükumeti kuracak çoğunluk sağlanamadı. 1 Kasım günü bir seçim daha yapıldı. Meclisin içerisinden yeni bir hükumet kuruldu. Meclisten güvenoyu aldı. Ama önerilen sistemde halk meclisi seçmenin yanında Cumhurbaşkanını seçtiğinde hükumeti kurmuş olacak. Aday olduğunda halktan güvenoyu isteyecek. Dolayısıyla halk seçimin yaparken şöyle bir belirsizlikten de kurtulacak. Bir partiyi seçiyor ama o parti çoğunluğu sağladıktan sonra daha sonra bir program hazırlıyor. Sahada söyledikleri açısından, hazırladıkları bir program açısından arada mesafe var. Dolayısıyla ortaya çıkan avantajı şöyle değerlendirebilirsiniz. Bundan sonra meclis üzerinden halkın hükumeti seçme dönemi kapanıyor. Halk hükumeti doğrudan sandıktan seçip ve kuruyor. Dolayısıyla bu iki açıdan baktığınız zaman devletin iki organını halk doğrudan seçiyor. Devletin üçüncü organı yargı. Onun da idaresinde de halkın bir oyunun olması lazım. Çünkü millet adına yargılama yapılıyor. Yargının idaresinde de halka bir ilişki sağlamak lazım ki millet adına yargılama yapmanın meşruiyeti sağlansın. Aksi takdirde bu ilişkiyi sağlamazsanız adı üstünde millet adına yargılama yapamazsınız” dedi.

    “Üç organın da bağlantıları halkla güçlü bir biçimde kuruluyor”

    HSYK’nın üye seçimine yönelik de açıklamalarda bulunan Mehmet Uçum, “Geçmişte olduğu gibi milletin seçmiş olduğu siyasi partileri kapatır, milletin kurduğu meclisten çıkan anayasa değişikliklerine müdahale, milletin kurduğu meclisten Cumhurbaşkanı seçimini iptal eder. Demek ki o sorunu da çözmemiz gerekiyor. O yüzden yargının idaresinin de HSYK’nın üyelerinin seçimini de bir biçimde halka bağlamak lazım. Bunun da iki yolu var. Ya kurulun üyelerini de halka seçtireceğiz. Veya halkın seçtiklerine seçtireceğiz. Gördüğünüz gibi meşruiyet ilkesi açısından üç organda da halkla bağlantı güçlü bir biçimde kuruluyor.Tabii ki her demokraside seçilmiş organların kendi arasında bir takım uyuşmazlık çıkabilir. Demokrasi dediğiniz çok seslidir. Muhalefeti vardır. Böyle bir sistemin tamamıdır. Sorunlar çıktığında sorunları demokraside kim çözmeli? Soruyu soruyorum. Yıl 1960. 27 Mayıs öncesi diyelim ki o mecliste bir siyasi problem var. Varsayalım ki rahmetli Adnan Menderes’in başında olduğu hükumet hata yapıyor. Ki sonradan ortaya çıktığı gibi yaptığı hatalar diye ileri sürülen şeylerin hepsi külliyen yalandı. Orada sorunu çözmesi gereken kimdi? Ya siyaset çözecekti. Çözemiyorsa halka gidecekti. Demokrasinin esası bu değil midir? Ne oldu; darbe yaptılar. Yüzde 50’den fazla oy desteği ile hükumet kurmuş bir partinin genel başkanını, başbakanını ve iki bakanını hukuka aykırı bir biçimde yargılayıp astılar” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum:

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, dünyanın yeniden kurulduğunu belirterek, Türkiye’nin de kuruluş sürecinde rol oynaması için güçlü bir devlet yapısına ihtiyacı olduğunu söyledi. Uçum, “Bu değişiklik bir reformdur, sistem içi revizyon değil. Bir sistem reformudur. Yani eski arabayı atıyoruz, yeni bir araba alıyoruz. 21. yüzyıla uygun bizi daha güvenli daha hızlı taşıyacak bir araba alıyoruz” dedi.

    Manisa Sivil Dayanışma Platformunun (MASİDAP) ev sahipliğinde Manisa’ya gelen Anayasa Değişikliği Tanıtım Grubu üyeleri Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Muharrem Kılıç, Sivil Dayanışma Platformu Temsilcisi Mustafa Dağcı, Sivil Dayanışma Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Şahin, Saruhan Otel’de sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve basın mensuplarıyla buluştu. Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, anayasa değişikliği konusunda katılımcılara detaylı bilgiler verdi. Uçum, “Osmanlı’dan başlayan modernleşme tarihimizde sürekli bir yönetim arayışı içerisinde olduk. Geldiğimiz noktada bu 200 yıl içerisinde ilk kez nasıl bir siyasal sistemde yaşamak istediği halka sorulacak. Tarihimizde ilk olan bir duruma dikkat çekmek istiyorum. Devleti halka kapatırsanız başkalarına açarsınız. O başkaları da illegal yapılardır. Kadrocu yapılardır. Halk düşmanı yapılardır. Nitekim bu kapalı devlet yapısının bu özelliğini bilen faşist FETÖ çetesi 1970’li yıllardan itibaren bu kapalı devlet yapısı içerisinde bir kadrolaşma yolu ile işgal hareketine girişmiştir. O işgal hareketi neticesinde de 15 Temmuz’da Türkiye’ye karşı son derece büyük bir gerici faşist devirme ve işgal hareketini hayata geçirmişlerdir. Ama Türkiye’nin lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bu millet bütünleşerek bu işgal hareketini püskürtmüştür, dağıtmıştır” dedi.

    “Eski arabayı atıyoruz, yeni bir araba alıyoruz”

    “Dünya yeniden kuruluyor. Dünyanın yeniden kuruluş sürecinde her ülke gibi biz de bir rol oynamak zorundayız. Bu rolü oynamak için de bizim güçlü bir devlet yapısına ihtiyacımız var. Güçlü devlet yapısı dediğiniz şey; yürütmesi güçlü olacak, meclisi güçlü olacak, yargısı güçlü olacak. Bu açıdan bakıldığında biz bu devlet yapısını da 21. yüzyıla uygun hale getirmek zorundayız. Adeta daktiloyla e-mail atmaya çalışıyoruz. Daktiloyla e-mail atılmaz. 1974 model arabayla Porsche’yle yarış yapamazsınız. Bu değişiklik ise bir reformdur. Sistem içi revizyon değil. Bir sistem reformudur. Yani eski arabayı atıyoruz. Yeni bir araba alıyoruz. 21. yüzyıla uygun bizi daha güvenli daha hızlı taşıyacak bir araba alıyoruz. Bu değişiklik halkın devletle olan ilişkisini güçlendiren bir değişikliktir. Çünkü çifte doğrudan, demokratik meşruiyete dayalı bir sistem kurulmaktadır. Mevcut sistemde halk sadece parlamentoyu doğrudan seçer. Bu değişiklik hem meclisi seçecektir. Hem de hükümeti doğrudan seçecektir. Devletin iki ana organı halkın kararıyla kurulacaktır. Dolayısıyla devletin iki ana organı halkın kararıyla kurulacaktır” diye konuştu.

    Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Şuay Alpay ise Türkiye’deki sistemin aslında gerçek manada bir parlamenter sistem olmadığını ifade ederek, şöyle konuştu:

    “1920 ile 1923 yılları arasında Türkiye’de meclis hükümeti sistemi vardı. 1923 ile 1950 arası görünürde parlamenter sistemdir ama gerçekten örtülü başkanlık sistemidir. Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1923’ten 1938 yılına kadar cumhurbaşkanlığı döneminde hem cumhurbaşkanıdır hem de Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanıdır. Rahmetli İsmet İnönü 1938’ten çok partili hayata geçinceye kadarki süre içerisinde hem cumhurbaşkanıdır hem Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanıdır ve üstelik Atatürk’ün vefatından bir buçuk ay sonra rahmetli İnönü kendini süresiz genel başkan olarak ilan etmiştir. Aslında bu tartışmaların tarafı olan herkes biliyor ki Türkiye’deki sistem gerçek manada bir parlamenter sistem değildir.”

    “Bu metinden diktatörlük çıkar mı?”

    Anayasa değişikliği için “tek adamlık geliyor” eleştirilerinde bulunanlara da cevap veren Alpay, “Tek adamlık, diktatörlük yakıştırmalarının yapıldığı, zihinlerin karıştırıldığı bu sistem değişikliğinin bu tür yönetimi desteklediklerini söyleyenlere şunu hatırlatmak lazım; bu paket Milliyetçi Hareket Partisinin ve AK Parti’nin müşterek teklifiyle, müzakereleriyle ve meclisten geçirip bu aziz milletin önüne getirilmesiyle başlayan ve gelinen süreçtir. Allah aşkına burada iki partinin meclisteki temsiliyeti açısından tekabül ettiği oran yüzde 65’lik bir halk çoğunluğudur. Bir toplumsal mutabakatla, bir uzlaşmayla gelen bu metinden diktatörlük veya tek adamlık çıkar mı ?” diye konuştu.