Etiket: Ucu

  • Dört defa büyük ikramiye verdi, üçü aynı kişiye çıktı

    İzmir’de 11 yıldır Milli Piyango bileti satan 56 yaşındaki Fevzi Deniz, bu zamana kadar dört defa büyük ikramiye verdiğini, üçünün aynı kişiye çıktığını söyledi. Bu sene seyyar satışa ek olarak yurt dışına da internet üzerinden bilet sattığını belirten Deniz, bu sene yurt dışına 500 adet civarı bilet gönderdiğini söyledi.

    Milli Piyango idaresi tarafından her yıl düzenlenen geleneksel yılbaşı biletleri satışa sunuldu. Bu yıl 70 milyon lira olan büyük ikramiye hayalleri süslerken, özellikle daha önce büyük ikramiye satan bayilerin de yüzünü güldürüyor. İzmir’in Konak ilçesinde sattığı bilete daha önce dört defa büyük ikramiye çıkan engelli bilet satıcısı Fevzi Deniz, bu yıl seyyar satışa ek olarak internet üzerinden de satış yapıyor. Bilet almak isteyen kişilerin kendine internetten veya telefon yolu ile ulaştığını söyleyen Deniz, “Banka hesabıma para yatırılıyor ve istenen bileti alacak kişinin adresine gönderiyorum. Bu zamana kadar Fransa, Almanya gibi ülkeler başta olmak üzere yurt dışına 500 adet bilet gönderdim. Genelde çeyrek veya yarım bilet satışı yaptım” dedi.

    Daha önce çıkan dört büyük ikramiyenin üçünün aynı kişiye çıktığını söyleyen Deniz, “İlk çıktığı zaman o bileti zorla vermiştim. Büyük ikramiye sahibini daha önce tanıyordum ve veresiye olarak vermiştim. Şansa o bilete çıktı. Büyük ikramiye sahibi ikramiyenin çıktığını bilmiyordu, arayıp ben söyledim çıktığını. O da sağ olsun bize küçük bir hediye verdi’’ diye konuştu.

    Deniz, bu sene büyük ikramiye çıkan bileti kendisi satarsa şanslı ikramiye sahibinden İzmir’e yatırım yapmasını ve engellilere yönelik faaliyetlere katkı sağlamasını beklediğini söyleyerek, büyük ikramiye sahibi adaylarına şimdiden mesaj gönderdi.

  • Korkuluğun sivri ucu öğrencinin ayağına saplandı

    Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde ayağına korkuluk demiri saplanan öğrenci, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.

    Olay, Karaköprü ilçesindeki Şehit Mahmut Tekke Ortaokulunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 7. sınıfa giden F.S. isimli bir öğrenci, oyun oynadığı sırada ayağına okulun bahçesindeki demir korkuluk saplandı. Öğrencilerin haber vermesi üzerine okul idarecileri, durumu itfaiye ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin çalışması sonucu kurtarılan F.S., 112 acil servis ekiplerince Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

    Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Türkiye’deki her 4 perakende devinden üçü e-ticaret ile güçleniyor

    E-ticaret yapan şirket sayısın son bir yılda yüzde 15 artarak 75’e yükseldiği bildirildi. Araştırmaya göre; e-ticaret yapısını satış kanallarına entegre eden markalar dijital dönüşüm sayesinde satış ağını genişleterek gelirlerini 3 kata kadar artırıyor.

    Kurumsal teknoloji çözümleri sunan Univera, satış hacmi bakımından Türkiye’nin en büyük 100 perakendecisinin e-ticaret operasyonlarını inceledi. Araştırmaya göre, toplam net satış hacmi, 105 milyar TL’yi aşan perakende devlerinin yüzde 65’i geçen sene doğrudan e-ticaret faaliyeti yürütürken, 2018 yılının ilk üç çeyreğinde bu oran yüzde 75’e ulaştı. 25 perakende devi ise geleneksel mağazacılık anlayışıyla müşterilerine tek kanaldan hizmet vermeye devam ediyor. Geniş ürün gamının yönetimi, e-ticarete entegrasyonu ve bu süreçleri otomatize edecek altyapı eksikliği, markaların çoklu kanal satışına geçememesinde en büyük neden olarak görülüyor. Sunduğu dijital çözümlerle perakendecilerin e-ticarete geçiş sürecini kolaylaştıran Univera, geliştirdiği CommercePortal modülü sayesinde hem B2B hem de B2C satış süreçlerinin yönetilmesine olanak tanıyor. Tek portal üzerinden bayi veya distribütörün yanı sıra son kullanıcının da satın alma yapmasını sağlayan CommercePortal çoklu kanal satış yönetimini dijitalleştiriyor.

    Fiziki satışlardan elde edilen gelirin çoklu kanal satış yönetimiyle artırılabileceğini belirten Univera Ürün Müdürü Emre Çelik, “Ülkemizdeki dev perakendecilerin yüzde 25’i e-ticaret faaliyetlerine girmeyerek yalnızca fiziksel satış gerçekleştiriyorlar. Halbuki ürettikleri toplam net satışın oranı yüzde 40. Böylesi satış rakamlarına sahip markalar, yeni satış kanallarıyla perakende sektörünü canlandıracaktır. Özellikle perakendecilerin dijital altyapı sorunlarına çözüm olarak geliştirdiğimiz EnRoute çoklu kanal satış yönetimi modüllerinden CommercePortal ile B2B ve B2C satış süreçlerini dijitale taşımanın yanı sıra, teslimata kadarki sipariş, sevkiyat ve tahsilat gibi farklı ihtiyaçları da kolaylıkla yönetiyor” dedi.

    E-ticaret faaliyetleri, fiziksel satışları da artırıyor.

    Google’ın yaptığı bir araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 51’i internet üzerinden araştırma yaptıktan sonra beğendiği ürünleri fiziksel mağazalardan satın alıyor. Tek kanallı satış sürecine sahip olan şirketlerin satış öncesi, ürünle ilgili online araştırma ve deneyimleme imkanı sunmaması, satın alma davranışını olumsuz etkiliyor. Bir diğer veriye göre, alışveriş öncesi markaların internet sitelerini inceleyerek alışveriş listesi hazırlayan tüketicilerin de 3 kat daha fazla alışveriş yaptığı görülüyor. Tüketicilerin markayla ilişkide olduğu süre boyunca markaya kazandıracağı tahmin edilen finansal tutar olarak tanımlanan müşteri yaşam süresi değeri, çoklu kanaldan alışveriş yapan müşterilerde, tek kanaldan alışveriş yapan müşterilere göre %30 daha fazla gerçekleşiyor.

  • Kafasına korkuluğun ucu saplanan çocuğun cenazesi ailesine teslim edildi

    Şanlıurfa’da evlerinin yanındaki lisenin bahçesinde oynarken üzerine devrilen demir korkuluğun sivri ucu kafasına saplanan çocuğun cenazesi otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi.

    Edinilen bilgiye göre olay, dün akşam saatlerinde Direkli Mahallesi’nde bulunan Ayhan Şahenk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin bahçesinde yaşandı. 3 yaşındaki Muhammed Mustafa Aslan, arkadaşlarıyla okulun bahçesindeki duvarın yanında oynarken, iddiaya göre bahçe duvarındaki demir korkuluklara asıldı. Çocuk, devrilen korkuluğun üzerine düşmesi sonucu ağır yaralandı. Yakınları tarafından otomobille Balıklıgöl Devlet Hastanesine götürülen Aslan, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Ölümüyle yakınlarını yasa boğan çocuğun cenazesi, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Adli Tıp Kurumu Morguna gelen küçük çocuğun babası Mustafa Aslan, gözyaşlarına boğuldu.

    Küçük çocuğun amcası ihmal olduğunu iddia etti

    3 yaşındaki çocuğun ihmal sonucu öldüğünü ileri süren yakınları, okulun demir korkuluklarının uzun zamandır telle geçici olarak bağlandığını iddia etti. Amca İbrahim Aslan, “Çocuk 4-5 arkadaşıyla birlikte okulun duvarının üzerinden okulun bahçesine giriyor. Orada duvarın üzerindeki demir korkuluklar sökülmüş ve bir şekilde tekrar duvarın üzerine konulmuş. Zaten duvar üzerindeki korkuluğun diğer kısmı da teller ile birbirine bağlanmış. Çocuklar oynarken korkuluk çocuğun üzerine düşüyor ve sivri ucu başına saplanıyor. Çocuk olay yerinde hayatını kaybediyor. İhmaller zincirinin olduğu bir olay. Bunun için biz gerekli mercilere başvurup şikayetçi olacağız” diye konuştu.

  • Parmak ucu ve gözleriyle 5 üniversite kazandı

    Yaşam mücadelesi ve azmiyle tüm insanlığa örnek olabilecek bir hayat süren SMA hastası Hatice Özkan, vücudunda tek hareket ettirebildiği organları olan ayak parmağı ve gözleriyle bir yandan üniversite eğitimini sürdürürken, diğer yandan radyo programcılığı yapıyor. Henüz 9 aylıkken doktorların 2 yıl ömür biçtiği 36 yaşındaki Özkan, Manisa’da düzenlenen söyleşide başarı hikayesini anlattı.

    İzmir’in Narlıdere ilçesinde Murat-Döndü Özkan çiftinin ikinci çocukları olarak dünyaya gelen Hatice Özkan’a 10 aylıkken vücudundaki istemli kasların günden güne kuvvetsizleşerek erimesine yol açan ve ALS hastalığının benzeri olan Spinal Müsküler Atrofi (SMA) teşhisi konuldu. Tedavi için götürdükleri doktorların en fazla 2 yıl yaşayabileceğini söyledikleri Hatice Özkan, yaşama azmiyle tüm insanlığa örnek oldu. Bin bir zorluklara rağmen ailesinin de desteğiyle 36 yaşına gelen Hatice Özkan, 5 üniversite kazanıp, bu üniversitelerin 3’ünden başarıyla mezun oldu. Bununla da yetinmeyen Özkan devam ettiği 2 üniversitenin yanı sıra biri yurt dışında olmak üzere 2 üniversitede de yüksek lisans yapıyor. Eğitim hayatının yanında radyo programcılığı da yapan Hatice Özkan, sosyal medya ve farklı platformlarda talep doğrultusunda söyleşilere katılarak, moral ve motivasyon eğitimleri veriyor.

    Sadece konuşabilen ve vücudunda tek hareket ettirebildiği organları olan ayak parmağı ve gözleriyle yattığı yerden bilgisayar kullanabilen Özkan, yaşam mücadelesini Manisa’da bir kafede düzenlenen söyleşide anlattı. Kızının SMA hastalığı ile mücadelesi hakkında bilgi veren baba Murat Özkan, “Kızımın yaklaşık 9 aylıkken başlayan bir hastalığı var ve 36 yıldır devam ediyor. Ancak kızımın yaşam azmi, mücadelesi bizim de katkılarımızla bu hastalıkla mücadele etmeyi becerdik. Şu anda da kızım sosyal bilgilendirme anlamında bu hastalıkla ve hayatıyla ilgili insanlarla iletişim sağlayarak, bu tip rahatsızlığı olan insanların bundan sonraki yaşamlarında bizler gibi 36 yılda sorarak, araştırarak öğrenme yerine ön bilgilere hazır vaziyette ulaşmalarını sağlıyor. Bu hastalık tedaviden ziyade ailelerin bilinçli olup, bu tip hastaları hayata dair ayakta kalmalarını sağlayabilmelidir. İnsanları ajitasyon yerine sosyal bilgilendirme, bu hastalıkla mücadele etmeye teşvik etmelidir. Günümüzün koşullarında ülkemizin yapabildikleri ve yapamadıklarını burada saymak çok uygun değildir. En iyisi bu tip toplantıların daha çok yapılıp, sosyal medya vasıtasıyla toplumun yüzde 20’sine bile ulaşabilsek bizim için başarıdır. Bu tip rahatsızlık yaşayan çocukların ya da evde dört duvar arasında kalmış olan ailelerin ufkunu genişletmek bizim görevimiz” dedi.

    “Kızım okumayı seven bir insan”

    Kızının dünyaya gelmesinden 9 aya kadar rahatsızlığını anlayamadıklarını aktaran anne Döndü Özkan, o döneme kadar kızının yeme-içmesinden kilosuna kadar her şeyinin iyi olduğunu, fakat sonraları başını sabit tutamadığını fark etmeleriyle bir şeylerin ters gittiğini anladıklarını söyledi. Döndü Özkan, yaşadıkları süreci şöyle anlattı:

    “Kızımın kollarında ve bacaklarında halsizlik başladı. İlk olarak komşularıma danıştım daha sonra doktora götürdük. Doktorlar ilk anda rahatsızlığın ne olduğunu anlayamadı. Kimi doktorlar çocuğumun kemiklerinin fazla gelişmediğini, zayıf kaldığını söyleyerek vitamin takviyesi yaptı. Fakat 11 aylık olduğunda çocuğumuzda hala bir düzelme yoktu. Daha sonra götürdüğümüz bir hastanede çocuğuma SMA hastalığı teşhisi konuldu. Bize en fazla 2 yaş veya 18 yaşına kadar yaşayabileceğini söylediler. Biz bunları duyduğumuzda çok üzüldük ancak elimizden gelen her şeyi yapmaya çalıştık. Kızım okumayı seven bir insan. Şu anda 5’inci üniversitesinde okuyor. Beraber onunla birlikte sınavlara gidiyoruz. Yabancı dil ve çeşitli kurslara da gittik. Sürekli kızımın yanındayım. Doktorlar kızımın 2 yaşını atlatabilirse en fazla 18’ine kadar yaşayabileceğini söylemişlerdi. Allah’a çok şükür 36 yıldır yanımızda ve birlikteyiz”

    “Eğleniyorum, eğlenirken de eğlendiriyorum”

    Yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayata pozitif bakan ve sözlerine espirili bir dille başlayan yüzde 98 engelli Hatice Özkan, ailenin 3 çocuğundan 2’nci çocuğu olduğunu ve piyangonun kendisine vurduğunu söyledi. Özkan, “Kardeşlerim sağlıklı, onlar sadece taşıyıcılar. SMA genetik hastalık. Hem anneden hem de babadan gelen bozuk genlerle çocuğun engelli olarak dünyaya gelmesine neden oluyor. Ben hastalığımı anlatarak değil, SMA hastasının neler başarabileceğini anlatarak, insanlara örnek olmak ve açıkçası rol modeli olmanın derdindeyim. İnsanlar, hayata dair en ufak engellerde tökezlediklerinde motive etmek için bu tür toplantılar yapıyorum. Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü ilk bitirdiğim üniversiteydi. İkincisi, Erzurum Atatürk Üniversitesi Adalet Bölümü, yine Atatürk Üniversitesi’nde Reklamcılık Bölümünü bitirdim. Anadolu Üniversitesi’nde şu anda Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümünde okuyorum. İstanbul Üniversitesi’nde Sosyoloji okuyorum. Ayrıca 2 tane yüksek lisans eğitimi alıyorum. Bir tanesi, yurt dışından uzaktan eğitimle psikoloji üzerine, bir diğeri ise öğretim teknolojileri alanı. İnternet üzerinden radyo programı yapıyorum. 4 yıldır 3 ayrı radyoda gönüllü olarak haftada 2 saat program yapıyorum. Eğleniyorum, eğlenirken de eğlendiriyorum” dedi.

    Üniversite eğitimini sürdürürken bilgisayarı nasıl kullandığına dair bilgi veren Özkan, “Önce ayak parmağımla kullandım. Bir bilgisayar programı sayesinde. Şu anda da 3 yıldır gözlerimle farklı bir program sayesinde bilgisayar kullanıyorum. Gözlerimle daha da hızlı yazılar yazabiliyorum. Köşe yazıları yazıyorum. Kendimle ilgili kitap çalışmam var. Kitap yazma hayalim var, ondan da eksik kalmayayım” diye konuştu.