Etiket: Ücretin

  • DİSK Başkanı Çerkezoğlu: “Asgari ücretin vergi dışı bırakılması gerekir’’

    DİSK Başkanı Çerkezoğlu: “Asgari ücretin vergi dışı bırakılması gerekir’’

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Asgari ücretin vergi dışı bırakılması gerekir’’ dedi.

    CHP Genel Merkezi’nde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşen Çerkezoğlu, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, “DİSK heyeti olarak Mecliste grubu bulunan siyasi partilerle bir dizi görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Ana muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’yla da bir görüşme yaptık. Asgari ücret, tespit komisyonu tarafından belirlenmiş olsa da TBMM’de yapılacak bazı yasal düzenlemelerle arttırılması mümkündür. DİSK olarak ilk günden itibaren asgari ücretin vergi dışı bırakılması gerektiğini ve asgari ücretteki kesinti yükünü devlet tarafından hazineden karşılanması gerektiğini ifade etmiştik. Bugün asgari ücretin bir miktar da olsa yükseltilmesi için TBMM’nin asgari ücreti tümüyle vergi dışında bırakmak ve asgari ücret üzerinde SGK kesinti yükünün devlet tarafından karşılanması konusunda yasal düzenlemeler yapmak için göreve çağırıyoruz. 2008 yılından beri 12 yıldır bu ülkede işverenlere 5 puan SGK prim desteği verilmektedir. 12 yıldır işverenlere verilen bu destek pandemi süresince işçilere de verilmelidir’’ şeklinde konuştu.

  • MHP’li Mustafa Kalaycı: “Asgari ücretin açlık sınırının üzerine çıkarılması görüşündeyiz”

    MHP’li Mustafa Kalaycı: “Asgari ücretin açlık sınırının üzerine çıkarılması görüşündeyiz”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, net asgari ücretin açlık sınırının üzerine çıkarılması görüşünde olduklarını, ayrıca asgari ücretliye büyükşehirlerde ulaşım desteği verilerek asgari ücretten vergi alınmamasını savunduklarını söyledi.

    TBMM Genel Kurulunda bütçenin tümü üzerine parti grubu adına konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, bu bütçenin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi döneminin üçüncü bütçesi olduğunu hatırlattı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin merkezinde Türk milleti olduğunu ve millet egemenliği bulunduğunu kaydeden Kalaycı, “Yürütme yetkisi seçimle verilmekte ve ancak seçimle değiştirilebilmekte, buna da doğrudan milletimiz karar vermektedir. Türkiye’yi yönetecek iktidarı sadece ve sadece aziz milletimiz belirlemekte, milletimiz dışında hiçbir güç iktidarı değiştirememektedir” dedi.

    “Sektörel tedbirler alınmalı”

    Covid-19 salgınının birçok sektörü etkilediğini ve esnafa yönelik önlem alınması gerektiğini ifade eden Kalaycı şöyle konuştu:

    “Esnafın vergi, prim, kredi borçlarının belirli bir süre ertelenmesi ve sicil affının güncellenmeli. Esnaf ve sanatkarımızı korumak için AVM ve büyük market zincirlerinin şehir merkezinde şube açmaları adil rekabet şartlarını bozmayacak şekilde kurallara bağlanmalı. Çiftçilerimizin tarım kredi ve Ziraat Bankasına olan kredi borçlarına da, kamu alacaklarının yapılandırılmasında öngörülen şartlarda bir yapılandırma imkanı verilmeli. Kur artışlarının etkisiyle başta gübre, mazot, yem, elektrik gibi tarımsal girdilerin fiyatları artmıştır. Çiftçilerimizin girdilerini uygun fiyatla alabilmesi sağlanmalıdır. Üreticilere sağlanan yüzde 75’i hibe tohum desteğinin kapsamı genişletilmeli. Çiftçinin, sanayicinin ve esnafın elektrik faturası yükünü hafifletecek adımlar da atılmalı.”

    “Asgari ücret açlık sınırı üzerinde olmalı”

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Kalaycı, partisinin asgari ücrete ilişkin teklifini de açıkladı. Kalaycı, “Net asgari ücretin açlık sınırının üzerine çıkarılması görüşündeyiz. Ayrıca asgari ücretliye büyükşehirlerde ulaşım desteği verilmesini ve asgari ücretten vergi alınmamasını savunuyoruz” diye konuştu.

    Emeklilerden, sağlık hizmetlerinde alınan katılma paylarının alınmaması gerektiğini dile getiren Kalaycı, terörle mücadele esnasında yaralanmalarına rağmen aylık bağlanamamış olanlara da gazilik unvanı verilmesinin haklı bir talep olduğunu vurguladı.

    “Turan yolunun kapısı açılmakta”

    MHP Genel Başkan Yardımcısı Kalaycı, Nahçıvan’dan Azerbaycan’a açılacak koridor sayesinde Türkiye ve Azerbaycan’ın ilk kez karayolu ile birbirine bağlanacağını kaydetti. Turan yolunun kapısının açılmakta olduğunun altını çizen Kalaycı şunları söyledi; “Şükürler olsun, 28 yıl sonra, Azerbaycan, Ermenistan’ın işgali altında bulunan öz topraklarını işgalden kurtarmıştır. Türkiye Azerbaycan’a açık destek vermiş, Azerbaycan Türkü kardeşlerimizin yanında, aynı zamanda da diplomasi masasında yer almış, belirleyici olmuştur. Ne mutlu bize ki, Turan yolunun kapısı açılmaktadır. Nahçıvan’dan Azerbaycan’a açılacak koridor sayesinde Türkiye ve Azerbaycan ilk kez karayolu ile birbirine bağlanacaktır.”

    Mustafa Kalaycı, 2021 yılı bütçesinin hayırlı ve bereketli olmasını da diledi.

  • Bakan Selçuk: “Asgari ücretin yüzde 10’u ve SGK işveren primlerinin tamamı 6 aya kadar karşılanacak”

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, “Yaklaşık 15 bin kişinin sınavlarda başarılı olması ve belge almaya hak kazanması iş piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü artıracaktır. Mesleki becerileri belgelendirilmiş kişilerin istihdam edilmesini teşvik etmek için asgari ücretin yüzde 10’u ve SGK işveren primlerinin tamamını 6 aya kadar proje bütçesinden karşılayacağız” dedi.

    TOBB öncülüğünde hayata geçirilen Mahir Eller Projesi’nin açılış toplantısı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda konuşan Bakan Selçuk, Türkiye’nin Myanmar’dan Afrika’ya, Halep’ten Bosna’ya uzanan büyük bir coğrafyada umudu yaşatan tek ülke olduğunu dile getirdi. Selçuk, Türkiye’nin 2017 yılı itibariyle insani yardımlarda dünyada birinci sırada yer alarak model ülke haline geldiğini aktardı. Yaklaşık 3,5 milyon Suriyeli olmak üzere toplam 4 milyon mülteciye ev sahipliği yapıldığını ifade eden Selçuk, “Bu anlamda dünyanın en çok mülteci barındıran ülkesi konumundayız. Bize sığınan hiçbir kardeşimizi geri çevirmedik ancak Suriye’de yaşanan bu felaket küresel bir sorun olarak karşımızda durmakta. Türkiye’nin yanı sıra dünya ülkelerinin de sorunun çözümüne katkı sunmaları bu açıdan önemli. Bizler hiç kimseden yardım beklemeden insani, ahlaki ve vicdani sorumluluğunuzu yerine getiriyoruz, hiç tereddüt etmedik. Çünkü Suriye gönül coğrafyamızın ayrılmaz bir parçası. Kamu kurum ve kuruluşlarımız, sivil toplum örgütlerimiz ile birlikte barınma, gıda, eğitim ve sağlık başta olmak üzere psiko-sosyal destek hizmetinden çalışma hakkına kadar her alanda Suriyeli kardeşlerimizin yanlarında olduk. Ülkemizde misafir ettiğimiz Suriyeli mültecilerin yüzde 71’ini kadın ve çocuklar oluşturmakta ve dolayısıyla kadın ve çocuklara yönelik yürütülen sosyal uyum çalışmaları da ayrı bir önem teşkil ediyor. Suriyelileri bir arada tutmak ve aile bütünlüğünü korumak adına çocukların düzenli olarak eğitime kazandırılması, annelerinin iş ve meslek edinerek ailelerine destek olmaları, sosyal uyum açısından atılması gereken iki önemli adım. Bugün gerek kamplarda ve gerekse şehirlerde Suriyeli çocuklar eğitim öğretim imkanından yararlanmaktalar. Kendi çocuklarımız için sağladığımız her türlü eğitim imkanını hiçbir ayrım yapmaksızın Suriyeli çocuklarımız için de sunuyoruz. Savaşın toplumlarda açtığı en ağır yara bildiğimiz gibi kadın ve çocuklar üzerinde oluyor. Bu yara insanların zihninde, yüreğinde asla kapanmayacak bir yara olarak da devam ediyor” şeklinde konuştu.

    “421 bin mülteciye psiko-sosyal destek hizmeti verildi”

    Bakanlık olarak Suriyelilere yönelik hizmetlerin en etkin şekilde sürdürüldüğünün altını çizen Selçuk, göç sorununun yakından takip edildiğini söyledi. Kadınlara, çocuklara, engellilere ve yaşlılara ve bütün dezavantajlı gruplara yönelik çalışmaların sürdürüldüğü bilgisini veren Selçuk, “Bu çerçevede 2014-2018 yılları arasında başta çocuklar olmak üzere kadın engelli ve yaşlı yaklaşık 421 bin mülteci kardeşimize psiko-sosyal destek hizmeti verdik. Özellikle bakım ve rehabilitasyon süreçlerinin ardından Suriyeli kardeşlerimize sağladığımız eğitim, iş ve meslek edindirme kurslarıyla sosyal uyum sürecinin önemli kısmını da tamamlamış oluyoruz. Sosyal Uyum Yardımı Programı ile de 1 milyon mülteci kardeşimize ulaşmayı hedeflemiştik, çok şükür bugün bu hedefi de aşarak toplam 2 milyar 744 milyon lira kaynak aktardık. Bu proje ile 12 ilde yüzde 65 i geçici koruma altındaki Suriyeli, yüzde 35’i vatandaşlarımız olmak üzere toplam 20 bin kişiye ulaşılacak olması önemli bir hedef. Bu çalışmada 3 bin kişinin istihdam edilmesi, mültecilerle birlikte vatandaşlarımızın ekonomik uyumuna ciddi katkı sağlayacaktır. Yaklaşık 15 bin kişinin sınavlarda başarılı olması ve belge almaya hak kazanması iş piyasasının ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü artıracaktır. Mesleki becerileri belgelendirilmiş kişilerin istihdam edilmesini teşvik etmek için asgari ücretin yüzde 10’u ve SGK işveren primlerinin tamamını 6 aya kadar proje bütçesinden karşılayacağız. Sosyal entegrasyonun sağlanması, kültürel ve ekonomik uyumun kalıcı hale getirilmesiyle mümkün olur. Suriyeli kardeşlerimiz uzun yıllardır ülkemizde bu uyumu başarıyla gerçekleştirmiş, sosyal ve ekonomik hayatımıza değer katmışlardır. Türkiye olarak çalışan, üreten, bu topraklara değer katan her bireyi desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

  • Trabzon’da asgari ücretin 20 katına tavuk ve horoz satıldı

    Trabzon’un Maçka ilçesinde düzenlenen müzayedede süs tavuğu ve horoz asgari ücretin 20 katı fiyatına alıcı buldu.

    Trabzon Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Yetiştiricileri Derneğinin ev sahipliğinde 400 farklı tür tavuk ve horoz düzenlenen müzayedeyle satıldı. Türkiye’nin farklı yerlerinden getirilen ve fiyatları 300 liradan başlayarak, 2 bin liraya kadar çıkan süs tavuklarını alabilmek için üreticiler müzayedede birbiriyle yarıştı. Müzayedede ’Light Brahma’ cinsi horoz ve tavuk 30 bin 461 liraya alıcı buldu. Dernek üyesi 2 üretici arasında süren açık arttırmada diğer katılımcılar da desteğiyle fiyata katkı sağlarken, elde edilen gelir derneğe bağışlandı.

    Türkiye Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Yetiştiriciliği Federasyon Başkanı Ömer Kılıçoğlu, etkinliğin kentte ilk kez düzenlendiğine işaret ederek “Bu iş artık tavuk sevgisini aştı. Buraya gelen insanların hiçbiri artık ne tavuk almaya ne de satmaya geliyor. Burada sıcak dostluklar pekişiyor. Herkes bu organizasyonla bir araya geliyor. 205 yılında başladığımız bu macerayı bugün 2017 Avrupa Konfederasyonuna katılımla taçlandırıyoruz. İlk uluslararası fuarımızı da ocak ayında düzenleyeceğiz. Bu konuda seminerler düzenliyoruz. Dünyanın en iyi hocalarını ülkeye getirerek seminerler ve eğitimler veriyoruz. Her geçen gün camiamızdaki çıta bir üst seviyeye ulaşıyor. Bugün Trabzon bunu en güzel örneğiyle sergilemiş durumda” diye konuştu.

    Trabzon Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Yetiştiricileri Derneği Başkanı Mehmet Er ise organizasyonu kentte ilk kez düzenlemenin mutluluğunu yaşadığını ifade ederek, güzel bir ortam ve birliktelik yaşadıklarını söyledi.

    Müzayedeye daha sonra diğer hayvanların açık artırma ile satışına devam edildi.

  • Afyon’un sigara ve alkole harcadığı para asgari ücretin 3’te 1’i

    Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, yaptıkları istatistik araştırmalara göre Afyonkarahisar’da konut ve gıdadan sonra en fazla harcamanın alkol ve sigaraya yapıldığını kaydederek, “Bu araştırmayı yaptığımız günlerde asgari ücret 900 TL küsurdu. Rakam olarak 319-320 TL gibi bir harcama yapılıyor. Yani yaklaşık asgari ücretin 3’te 1’i kadar bir parayı sigara ve alkole harcıyor vatandaşlarımız” dedi.

    Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, 4 akademisyen arkadaşı ile birlikte hazırladığı “Afyonkarahisar İli Hane Halkı Tüketim Analizi Tüketici Davranışları ve Eğilimleri” isimli kitabın tanıtım toplantısını yaptı. Tamamen kentte yaşayan insanlarla yapılan anketler sonucu hazırlanan ve tamamen istatistiki verilere dayanan kitapla ilgili konuşan Prof. Dr. Özdemir, kitabın kent içerisinde 4 bölgede, 3 kategoride ve 15 alt kategoride yapıldığını ifade etti. 2002 yılında yapılan araştırmanın 2013 yılında güncellendiğini aktaran Prof. Dr. Özdemir, “2002 yılında hane halkı tüketim analizini araştırmıştık. Afyon’da kim, neyi, ne kadar tüketiyor onu araştırmıştık. Aradan 10 yıl geçtikten sonra ‘acaba tüketim alışkanlıklarında nasıl bir değişim olmuştur?’ diye yeniden bir araştırma gereği duyduk. Bunun için üniversiteden finansal destek aldık. Üniversitenin bir fonksiyonu, görevi olarak toplumsal hafızaya yazalım, tarihe not düşelim diye 2002 yılında yaptığım araştırmaların yenisini 2013 yılında yaptık. Çalışmamızda Afyon’u mahallelere böldük ve bir halı gibi dokuduk. Afyon’u tüketim alışkanlıkları bakımından hem gelir durumuna göre, hem de yerleşim bakımında coğrafi konumuna göre bölümlere ayırdık. Öncelikle gelir durumuna göre 5 bölüme ayırdık” diye konuştu.

    “Çoğunluğumuzun, yüzde 75 civarında ev sahibi”

    Kentte en fazla 4 kişilik ailelerin olduğunu ve bunlarında genelde 3-4 odalı evlerde yaşadığını belirten Prof. Dr. Özdemir, “Yerleşim bölgelerine göre kişi sayısına baktığımızda Afyon’da en çok 4 kişilik aileler var ve genellikle 3-4 odalı evlerde oturuyoruz. Çoğunluğumuz yüzde 75 civarında ev sahibi, yüzde 25 civarında ise kirada oturan insanımız var. Nüfusun yüzde 90’nı dışarıdan, şehir dışından bir şey almıyoruz diyor, ama yüzde 10’nuda elektronik, mobilya ve giyim diye sıralanıyor. Mutfak ihtiyaçlarını karşılama yeri genellikle bakkal, market ve semt pazarı diye sıralanıyor. Giyiş eşyalarında en çok şehir merkezinden, çarşıdaki mağazalardan alışveriş yaptığı söyleniyor ki bu Afyon için güzel bir şey alışveriş merkezilerine (AVM) yığılma yok” dedi.

    “Harcamalarda sigara ve alkolü üst üste koyduğumuzda 3. sıraya yerleşiyor”

    Kitapta yer alan bazı ilginç veriler üzerinden açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Özdemir, sigara ve alkole yapılan harcamalardan ise “korkunç rakamlar” olarak bahsetti. Kentte yaşayan insanların en çok harcama yaptıkları verilere değinen Prof. Dr. Özdemir şunları söyledi:

    “Bölgelere göre gider kalemlerine bakıldığında en büyük gider kaleminin konut harcamalarına olduğunu görüyoruz. İkinci büyük harcama kalemimiz gıda, bundan sonra otomobil ve mobilya diye sıralanıyor. Ama en ilginç nokta şudur ki, sigara ve alkolü üst üste koyduğumuzda 3. sıraya yerleşiyor yani konuttan ve gıdadan sonra en çok harcamayı alkol ve sigaraya ikisini bir araya koyduğumuzda veriyoruz. Afyonumuz için güzel bir durum değil bu konu ile ilgili çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bu araştırmayı yaptığımız günlerde asgari ücret 900 TL küsurdu. Rakam olarak 319-320 TL gibi bir harcamam yapılıyor. Yani yaklaşık asgari ücretin 3’te 1’i kadar bir parayı sigara ve alkole harcıyor vatandaşlarımız. Tabi asgari ücretliler bunu harcıyor mu, onu bilemiyorum onu kimin harcadığı ayrı bir konu. Ama genel olarak asgari ücretin 3’te 1’i hanelerde alkol ve sigaraya veriliyor, bu korkunç bir rakam.”

    “İnsanımızın borç isteme gerektiğinde başvurduğu en önemli kaynak eş, dost ve kredi kartı”

    Borçlanma, tasarruf ile birlikte vatandaşların alışveriş yaparken hangi kriterlere değindiğinden de bahseden Prof. Dr. Özdemir, “Kredi kartı ile ilgili çalışmalar yaptık, halkımızın yüzde 53-54’ü kredi kartı ile alışveriş yapıyor. Hala kredi kartı kullanmayanlarımız da var. İnsanımızın borç isteme gerektiğinde başvurduğu en önemli kaynak eş, dost ve kredi kartı. Tasarruf yapma biçimi olarak öncelikle altına başvuruluyor ondan sonrada TL biçiminden bankalara yöneliyor insanımız. Mal ve hizmet alırken en çok şikayet edilen konu fiyatlardaki farklılıklar, bir yerde aldığımız ürün başka bir yerde farklı veya dükkanlarda bir gün farklı diğer gün farklı fiyat şikayet konusu oluyor. Bundan sonrada satıcıların davranışı ile ilgili şikayetler var. Kalitenin birinci kriter olarak kullanıldığı yer gıda, temizlik ve beyaz eşya olarak sıralanıyor. Halkımız gıda da kaliteye önem veriyor. Markanın önemli olduğu konu ise beyaz eşya, mobilya, giyim ve temizlik ürünleri olarak sıralanıyor” dedi.

    “Vatandaşlarımızın çoğunluğunun yüzde 72’nin tatil yapmadığını görüyoruz”

    Kitap da yer alan hane içerisinde satın alma kararı veren kişiler konusuna da anlatan Prof. Dr. Özdemir, “Ev satın almada aile ve özellikle baba etkili oluyor. Tatil yeri tercihinde ise ailece karar verdiklerini söylüyor tüketicilerimiz. Boş zaman değerlendirme biçimi olarak Afyonlular televizyon seyretmeyi birinci olarak tercih ediyorlar. Bundan sonra piknik ve alışveriş yapmayı tercih ediyorlar. Tatil yapma durumuna baktığımızda vatandaşlarımızın çoğunluğunun yüzde 72’nin tatil yapmadığını görüyoruz. Kültürel faaliyetlere yüzde 83’ü vatandaşlarımızın katılmıyor. Sanatsal etkinliklere katılma sıklığına baktığımızda vatandaşlarımızın yüzde 70’i hiç katılmadığını söylüyor. Son 10 yılda gelir dağılımı adaletine baktığımızda çok küçük olumsuz bir değişim gözledik. Ama 2002 yılında yaptığımız araştırma verileri ile 2013 yılında yaptığımız araştırma verileri ile kıyasladığımızda Afyon’daki gelir dağılımın çok iyi olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.

    Öte yandan, hazırlanan kitaba Doç. Dr. Yusuf Karaca, Doç. Dr. Mustafa Sandıkcı, Yrd. Doç. Dr. Fikret Yaman ve Yrd. Doç. Dr. Ali Avan’ın da akademik çalışmaları ile destek verdikleri öğrenildi.