Etiket: TZOB

  • TZOB Başkanı Bayraktar, olağanüstü hal ile ilgili üreticilere seslendi

    TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, olağanüstü hal kararıyla ilgili üreticilere seslenerek, “Ekonomik faaliyetleri sekteye uğratacak bir sıkıntı yoktur. Hatta çiftçilerimizin huzur içinde üretim yapmalarının önü açılacaktır. Hiç merak etmesinler üretmeye devam edeceğiz” dedi.

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ve beraberinde Ziraat Odaları Sakarya ilçe başkanları ile Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş’a 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

    Ziyarette konuşan Bayraktar, “15 Temmuz tarihi maalesef bu ülkede bir ihanet yaşadığımız bir tarih olmuştur. Bundan üzüntü duymamak mümkün değil. Ancak bu ihanet çetelerine milletimiz gereken cevabı vermiştir” dedi.

    Bayraktar, “Sakarya’da da değerli valimiz öncülüğünde vilayet binasını işgal etmek işgalcilere, teröristlere karşı bir mücadele verilmiş ve burası işgalden kurtulmuştur. Burada valimizin de göstermiş olduğu vatanperverliğe, cesarete çok teşekkür ediyorum. Gerçekten bu olayları takip ettiğimizde bir Sakaryalı olmaktan gurur duydum” diye konuştu.

    İhanet çetelerine gereken cezaların verilmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, “Bu tarih milletimiz içinde bir uyanış tarihi, ayağa kalkış tarihi olmuştur. Bu da bizim en büyük tesellimizdir, millet kendi iradesine sahip çıkmıştır. Bundan sonra bu ülkede darbe konuşulacak değil, çünkü milletimiz darbe yapmaya çalışanlara darbeyle cevap vermiştir. Milletimizin göstermiş olduğu bu birlik ve beraberlik duygusunu bundan sonrasında da devam ettirmemiz lazım. Bu ülkeye ihanet edenlere de gereken cezalar verilmelidir, milletimizin vicdanı rahatlatılmalıdır” şeklinde konuştu.

    Milli Güvenlik Kurulu’nun aldığı olağanüstü hal kararıyla ilgili üreticilere seslenen Bayraktar, “Üreticilerimiz bize soruyor, bizim ekonomik faaliyetlerimizde bir engelleme ile karşı karşıya kalır mıyız diye. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin 4 buçuk milyon üyesi var. Başta Sakaryalı çiftçilerimiz olmak üzere tüm çiftçilerimizi buradan uyarıyorum. Terörle mücadele etmek çok önemli. Biz demokrasimizi daha iyi bir seviyeye taşımak istiyorsak, ekonomimizi daha fazla büyütmek istiyorsak bu ülkede terör belasından kurtulmamız lazım. Bu belalardan kurtulmak içinde bir yöntem de olağanüstü haldir. Biz destekliyoruz, çok ta önemli bir adımdır. Bütün ekonomik faaliyetler devam edecektir. Ekonomik faaliyetleri sekteye uğratacak bir sıkıntı yoktur. Hatta çiftçilerimizin huzur içinde üretim yapmalarının önü açılacaktır. Hiç merak etmesinler üretmeye devam edeceğiz” dedi.

    Ziyaretten dolayı teşekkür eden Vali Coş ta, olağanüstü hal kararını değerlendirerek, “Olağanüstü hal kararını da söz konusu şer güçler algı yönetimi yaparak milletimizi huzursuz etmeye, Türkiye’de yönetimi sıkıntıya sokmaya çalışıyorlar. Vatandaşın kafası karıştırılmak isteniyor. Olağanüstü hal kararında vatandaşımızı huzursuz edecek bir uygulama olmayacaktır. Aksine onların rahatı, güvenliği, huzuru için devleti milleti rahatsız edecek. Terör örgütlerinin muhtemel eylemlerine karşı daha etkin mücadele edilebilmesi için, milletin ve devletin selamete çıkabilmesi için gerekli olan tedbirler alınacaktır. Bundan müsterih olalım. Bu demokrasinin gereği olan, ihtiyaçların getirdiği bir durumdur. Geçici bir durum, kalıcı bir durum değildir. İnşallah millet devlet işbirliği dün olduğu gibi yarın da devam edecektir. Devletimizin, milletimizin, milli irademizin düşmanları Türkiye’nin büyümesini gelişmesini istemeyenler kurdukları tuzaklara kendileri kapılacaklar. Ve milletimiz en kısa süre içerisinde daha güzel günlere, huzura kavuşacaktır. Ben milletimize teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar Üretici-maret Fiyatlarını Değerlendirdi

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Nisan ayındaki üretici-market fiyat farkı yüzde 308, 4’e çıktı. Bu durum makasın daha da açıldığı, olumsuz yönde etkilendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor” dedi.

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar seçilmiş ürünlerde Nisan ayı üretici, hal, pazar ve market fiyatlarını açıkladığı bir toplantı düzenledi.

    Bayraktar, yaptığı konuşmada, “Nisan ayında üretici-market fiyatlarını incelediğimizde en fazla fiyat farkı patateste oldu. Nisan ayında fiyat farkı yüzde 416,3’e çıktı. Üreticide 25 kuruşa kadar inen, halde 48 kuruş olan patates fiyatının, markette 1 lira 29 kuruşa satılıyor olması ve üretici-market arasındaki fiyat farkının 5,2 kata çıkmasını insafla bağdaştıramıyoruz” ifadelerini kullandı.

    REKOR FİYAT PATATESTE

    “Nisan ayında patatesten sonra fiyat farkı sırasıyla kuru soğanda yüzde 394,7, sivri biberde yüzde 338,4, salatalıkta yüzde 331,8, portakalda yüzde 897,7’dir. “diyen Bayraktar şöyle devam etti:

    “Bir diğer ifadeyle, patates 5,2 kat, kuru soğan 4,9 kat, sivri biber 4,4 kat, salatalık 4,3 kat, portakal ise 4 kat fazla tüketiciye satılmaktadır. Nisan ayındaki üretici-market fiyat farkı yüzde 308, 4’e çıktı. Bu durum makasın daha da açıldığı, olumsuz yönde etkilendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Örgütlenme eksikliğinden kaynaklanan mevcut durum üreticiye de tüketiciye de zarar vermektedir. Üretici-market fiyat farklarının makul seviyelere çekilmesi için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı çalışma yapıyorlar. Benzer şekilde Hal Yasası’nın değiştirilmesine yönelik olarak bir çalışma yürütüldüğü ve yasanın yeniden düzenleneceği açıklandı. Bu çalışmaların bir an önce sonuçlanması hem üretici hem tüketicimiz açısından olumlu olacaktır.”

    Bugün üreticide 25 kuruşa kadar inen patatesin markette hala 1 lira 29 kuruşa satıldığını belirten Bayraktar, “25 kuruş olan soğan 1 lira 24 kuruşa, 51 kuruş olan sivri biber 2 lira 22 kuruşa, 42 kuruş olan salatalık ise 1 lira 80 kuruşa satılmaktadır. Nisan ayındaki market fiyatlarındaki değişime baktığımızda genel olarak bir düşüşün hakim olduğunu görüyoruz. Nisan ayında, pirinç, kuru üzüm, zeytinyağı, mısırözü yağı, ayçiçeği yağı ve toz şeker fiyatında değişim olmadığını tespit ettik. Fiyat düşüşü en fazla yüzde 58,8 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü, yüzde 58,3 ile sivri biber, yüzde 38,8 ile patlıcan, yüzde 28,9 ile salatalık, yüzde 24,5 ile patates takip etti. Nisan ayında market fiyatları ise, yumurtada yüzde 9,7, kuru incirde yüzde 4,7, yeşil mercimekte yüzde 2,9, kuru kayısıda yüzde 2,2 geriledi” diye konuştu.

    FİYATI EN FAZLA DÜŞEN ÜRÜN KURU SOĞAN

    Bayraktar, markette en fazla fiyat artışının yüzde 9,7 ile limonda görüldüğünü, limondaki fiyat artışını ise yüzde 7,5 ile kuru fasulye, yüzde 4,1 ile tavuk eti, yüzde 2,4 ile Antep fıstığının takip ettiğini kaydetti.

    Üretici fiyatlarında Nisan ayında, limon, havuç, maydanoz, yeşil soğan, portakal, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru üzüm, kuru incir ve Antep fıstığı fiyatlarında değişim olmadığını vurgulayan Bayraktar üretici fiyatları ile ilgili şu bilgileri aktardı:

    ” Fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 82,1 ile kuru soğan oldu. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 79,8 ile sivri biber, yüzde 53,9 ile patlıcan, yüzde 40,9 ile salatalık, yüzde 34,2 ile patates izledi. Nisan ayında üretici fiyatları zeytinyağında yüzde 9,1, elmada yüzde 5,8, kuru kayısıda yüzde 5,3, kuzu etinde yüzde 1,4, fındıkta yüzde 1 geriledi. Türkiye ortalaması 99 kuruş olan çiğ süt fiyatlarının, Nisan ayında biraz da olsa kıpırdaması ve 1 lirayı aşarak 1 lira 2 kuruşa çıkması yeterli olmasa da umutlandırıcı bir gelişmedir. Et ve Süt Kurumu’nun alımları, en azından hedef fiyat olan 1 lira 15 kuruşun üzerine çıkıncaya kadar devam etmelidir. Özellikle Nisan ayında yağışların oldukça yetersiz kalması bitkisel üretimi etkilemiştir. Nitekim hububat gelişimine olumsuz etki yaptı. Bu üretim döneminde hava sıcaklıklarının normallerin üzerinde gerçekleşmesi ile meyve ağaçları erken çiçek açtı. Erken çiçek açan meyve ağaçları 16-20 Mart 2016 tarihleri arası ile 27-29 Mart 2016 tarihleri arasında yoğun yaşanmakla birlikte Mart ayının ikinci yarısında ve 21-23 Nisan 2016 tarihleri arasında gerçekleşen don riskinden zarar gördü.”

    ADANA’DA VERİM KAYBI BEKLENİYOR

    Bayraktar, 21-23 Nisan 2016 tarihleri arasında bazı illerde gerçekleşen don zararının kayısı, badem, ceviz, üzüm, erik, kiraz ve vişne ürünlerini etkilediğini vurgulayarak, “Bu üretim döneminde kuraklığın gerçekleşme olasılığı bugünlerde ve devamında gerçekleşen yağışlara bağlıdır. Mayıs ayının ortalarından itibaren ilk olarak Adana ilinde buğday hasadı başlayacaktır. Adana’daki Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre, Yumurtalık, Kozan, Karaisalı, İmamoğlu ve Ceyhan ilçelerinde verim kaybı bekleniyor. Hububat merkezi Konya’da da Nisan ayında iyi yağış alınamamıştı ama Mayıs ayı, birçok bölgemizde yağışlı başladı. Bu yıl hububatta özellikle ekim sonrası yağışların yetersiz olması nedeniyle, ülke genelinde verim kaybı beklenmekle birlikte, rekoltenin yaklaşık olarak ne kadar gerçekleşeceği Mayıs ayı sonunda daha net ortaya çıkacaktır” şeklinde konuştu.

    RUSYA AMBARGOSU, 200 MİLYON DOLAR EKONOMİK KAYIBA NEDEN OLDU

    Rusya’nın 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren ülkemizden bazı ürünlerin ithalatına ambargo uygulamaya başladığını hatırlatan Bayraktar, “Özellikle Rusya’nın almış olduğu yasaklama kararı ve hava sıcaklıklarındaki yükselişle birlikte hasat edilen ürün miktarının artması sonucunda arzdaki artışa bağlı olarak fiyatlarda büyük düşüşler oldu. Sivri biber, patlıcan, salatalık, marul, kabak, domateste fiyat düşüşleri yaşanmıştır. Fiyat düşüşleriyle üretici mağdur olurken, ülke ekonomisi de zarar gördü. Nitekim Ocak-Nisan 2016 döneminde geçen yılın aynı aylarına göre Rusya’ya yapılan ihracatımız miktar bazında yüzde 72,6 değer bazında yüzde 73,6 azalmıştır. İhracatta yaşanan düşüşün ekonomik kaybı yaklaşık 200 milyon doları bulmuştur. Bu ürünlerin yanı sıra Rusya’nın aldığı yasaklama kararının etkilerini kuru soğanda da gördük. Kuru soğan ihracatında en önemli pazarlarımız Rusya ve Irak’tır. Bu duruma komşu ülkelerdeki karışıklıklar da eklenince kuru soğan fiyatları kilogramda 1 lira 40 kuruştan 25 kuruşa kadar inmiş ve dibe vurmuştur” değerlendirmesini yaptı.

    “TURİZM SEKTÖRÜNE VERİLEN DESTEK ÜRETİCİLERDEN ESİRGENMEMELİ”

    Önümüzdeki günlerde Reyhanlı ve Ödemiş’te de patates hasadının başlayacağına dikkat çeken Bayraktar, “Fiyatlarda yaşanan düşüş ve piyasalardaki belirsizlik, üreticilerimizin tedirginliğini daha da arttırmaktadır. Üretimde meydana gelen dalgalanma üreticiden tüketiciye tüm tarafları derinden etkilemektedir. Patates üretiminde istikrarın sağlanması tüketici menfaatleri açısından büyük önem arz etmektedir. Elmada ise ihracatta yaşanan sıkıntılara bağlı olarak fiyatlarda gerileme yaşandı ve elma fiyatı üreticide 81 kuruşa geriledi. Rusya’nın ambargo uygulamasının etkileri Nisan ayında daha da derinleşti. Yaşanan fiyat düşüşleri nedeniyle üreticilerimiz büyük kayba uğradı. Hava sıcaklıkları nedeniyle ürün miktarı Mayıs ayında daha da fazla olacak. Bu durum açıkça görülüyor. Acilen bunun tedbirleri alınmalı, üreticimizin mağduriyeti giderilmeli, uğradığı kayıp telafi edilmelidir. Turizm sektörüne verilen destek, üreticilerimizden esirgenmemelidir” dedi.

    “ÇİFTÇİ ENFLASYON MAĞDURU OLDU”

    Çiftçinin enflasyon mağduru olduğuna dikkat çeken Bayraktar, her şeyin fiyatı artarken, tarımda üretici fiyatlarının gerilemesinin bunun açık bir göstergesi olduğunu söyledi.

    Tüketici fiyatlarının Nisan ayı itibariyle aylık bazda yüzde 0,78, yıllık bazda yüzde 6,57, gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık bazda yüzde 1,48 gerilerken, yıllık bazda yüzde 1,38 arttığını ifade eden Bayraktar, üreticinin bir yıl önceki fiyatlarla bile ürün satamadığını dile getirdi.

    “İç piyasada üretici fiyatlarının düşmesinin önlenmesi ve üretimin devamının sağlanması bakımından; kamu kurumları, askeri birlikler, okullar, hastaneler gibi toplu tüketim yerlerinde alımlar arttırılmalıdır” diyen Bayraktar şunları kaydetti:

    “Üreticilerimizin uğradığı maddi kayıp dekar başına yapılacak doğrudan ödemelerle telafi edilmelidir. Zarar gören üreticilerimizin devlet ve özel bankalara olan borçları faizsiz ödemelerle telafi edilmelidir. Yeni pazarlar bulunmalı, mevcut pazarlara yönelik ihracat imkanları zorlanmalıdır. Zaten tarım ve gıda ihracatımızda düşüşün devam ettiğini görüyoruz. Ocak ayında yüzde 21,4 gerileyen, Şubat’ta yüzde 0,6 artan tarım ve gıda ihracatımız, Mart ayında yüzde 3 düştü. Ocak-Mart döneminde tarım ve gıda ihracatı yüzde 8,3 düşüle, 4,3 milyar dolardan 4 milyar doların altına indi. Bu dönemde tarım ve gıda ithalatı da önemli bir oranda geriledi. İthalat, Ocak ayında yüzde 25,3, Şubat’ta yüzde 1,85, Mart’ta yüzde 8,4 azaldı. Ocak-Mart döneminde tarım ve gıda ithalatında yüzde 12,1 gerileme görüldü ve ithalat 3,2 milyar dolardan 2,8 milyar dolara düştü. En son Türkiye İhracatçılar Meclisi, tarımda ihracatın Nisan ayında da yüzde 3,4 gerilediğini, Ocak-Nisan dönemindeki ihracat gerilemesinin yüzde 5,5’i bulduğunu açıkladı.”

  • TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Fındık Fiyatlarını Tekeller Düşürüyor”

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fındık tekellerinin rekolteyi her yıl yüksek göstererek fiyatları üreticinin aleyhine çevirmeye çalıştıklarını söyledi.

    Düzce Ziraat Odaları Birliği Başkanı Ramazan Öztürk’ün davetlisi olarak Düzce’ye gelen TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Düzce Ziraat Odası’nda ilçe ziraat odalarının başkanlarıyla bir araya geldi. Bayraktar, toplantı sonrası Karadenizli çiftçilerin ana gündem konusu olan fındıkla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ziraat odalarının yalnız bırakıldığını belirten Bayraktar, “Kasım başında 14 veya 15 lira civarında seyreden fındık fiyatları bugün 7-7,5 lira civarına düşmüştür. Bölgede 400 bin ailenin geçimini fındıktan sağladığını biliyoruz. 2 milyona yakın insanımız geçimini fındıktan sağlıyor. Dünya ticaretinin yüzde 70’ini Türkiye sağlıyor. Maalesef alıcısı az, satıcısı çok olan bir sektörde rekabet ortamının olmadığını görüyoruz. Rekabet ortamının olmaması bu sektörde tekelleşme var demektir. Ziraat odaları olarak bu tekelleşmeyle büyük mücadele vermekteyiz. Biz bu tekellerle mücadele verirken çoğu zaman yalnız kaldık. Hiçbir paydaşta destek gelmedi. Bugün de bu mücadeleyi yalnız veriyoruz” dedi.

    Fındık tekellerinin rekolteyi her yıl yüksek gösterdiklerini ve fiyatları üreticinin aleyhine çevirmeye çalıştıklarını kaydeden Bayraktar, “Alanda yaptığımız rekolte çalışmaları sonucunda biz her yıl rekoltemizi açıkladık. Bizim açıkladığımız rekoltenin daima 100 bin ton üzerinde rekolte açıklandı. Gaye fiyatları düşük tutmak. Doğal afet yaşadık. Bir ilimizde üretici sıfır çekti. Biz üreticimizi rekoltemize inandırdık. 2014 yılında fındık fiyatlarının yükselmesini sağladık. Geçen yıl üreticimiz bizim rekolte tahminlerimize inandı, fındığını pazara indirmedi ve fındık 15 liradan satıldı” şeklinde konuştu.

    “ZİRAAT ODALARI HÜKÜMETE ŞİKAYET EDİLDİ”

    Bu çalışmaları yaparken yanlarında kimsenin olmadığını söyleyen Bayraktar, üreticiyi uyardıklarını, malınızı emanete vermeyin dediklerini ifade etti. Uçakla üreticiyi uyarı niteliğinde bildiri dağıtmaları nedeniyle hükümete odaların şikayet edildiğini hatırlatan Bayraktar, “Bu sene de rekolte tahminini açıkladık. Üreticimize dedik ki emanete fındık vermeyin. Ama üreticimiz bu sene bizi dinlemedi. Emanete keşke fındık vermeseydi. Bir yabancı firma manav ve tüccarlarla anlaşarak çiftçinin görüşünü almadan 20 bin fındığı dış piyasaya sattı. İşte bugün fındık fiyatlarının düşmesinin nedeni budur” dedi.

    “DEVREYE TMO GİRMELİ”

    Hükümetle görüşmelerin yapıldığını ve TMO’nun devreye girmesini istediklerini söylediklerini belirten Bayraktar, tekellerin istedikleri zaman fiyatı indirip çıkardıklarını söyledi. Devletin milyonlarca insanın kaderini yabancı sermayenin inisiyatifine bırakamayacağını belirten Bayraktar, hükümetin bir an önce harekete geçmesini istedi. Şemsi Bayraktar, “Sayın Başbakan geçtiğimiz günlerde Düzce’ye yaptığı ziyarette bir talimat verdiğini ifade etmiş. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da üreticiye yardımcı olacaklarını ve kısa sürede açıklama yapacaklarını ifade etti. Bu açıklama çok geç kalmadan yapılmalıdır. Üreticinin sabrı kalmamıştır. Zaman geçmektedir. Bir an önce üreticimiz rahatlatılmalıdır” dedi.

  • TZOB Başkanı Bayraktar Aydın’da

    Germencik ve Koçarlı Ziraat Odaları’nın açılış programları dolayısıyla Aydın’a gelen Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, verimli tarım arazilerinin korunmasını, pamuk ve zeytinyağı primlerinin yükseltilmesini ve Aydın’da bazı ürünleri olumsuz etkilediği ileri sürülen jeotermal enerji ile ilgili çalışma başlatılmasını istedi. Süt fiyatlarındaki düşüklüğün giderilmesi için çalışma yaptıklarını kaydeden Bayraktar ayrıca gübre ve mazottaki KDV indiriminin çiftçi ve üreticiye yansımadığını söyleyerek desteğin direkt olarak çiftçiye verilmesini talep etti.

    İlk olarak Aydın’ın Koçarlı ilçesi ziraat odası binasının açılışını yapan TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, ardından Germencik İlçesi’nde Aydın’ın en büyük ve özel mimari ile yapımı gerçekleştirilen Ziraat Odası’nın açılışını yaptı. Koçarlı ve Germencik açılışları için ayrı ayrı program düzenlenirken, TZOB Başkanı Bayraktar açılışlarda genel konuların yanında Aydın’a has sorunları da dile getirdi.

    “JEOTERMAL SIKINTI OLURSA MÜCADELE EDERİZ”

    Aydın’a bir gün önceden gelip Ziraat Odaları Başkanları ile ilin sorunları hakkında görüşmeler yaptıklarını belirten TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Aydın bu bölgede tarımın merkezi durumunda. İnciriyle, zeytiniyle, kestanesiyle, pamuğuyla birçok sebze meyve üretimiyle Aydın önemli bir merkez. Oda Başkanlarımın bana verdiği bilgiye göre jeotermal enerji üretiminde çiftçimizi ilgilendiren kısmıyla problemler yaşıyoruz. Özellikle santral dışında kilometrelerce arazimizi işgal eden borular incirimize ve çevreye zarar verdiği yönünde kanaat var. Bu konuda araştırmaların yapılmasını isteyeceğiz. Eğer gerçekten jeotermal ürünlerimize zarar veriyorsa bunlara karşı hep birlikte mücadele edeceğiz.” dedi.

    “ORGANİK TARIMA GEÇİŞ SÜRESİ GÖZDEN GEÇİRİLMELİ”

    Konuşmasında sistemsel olarak yaşanan sıkıntıları da dile getiren TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, organik tarıma geçiş süresinin 3 yıldan 4 yıla çıkmasını eleştirerek uzatılan süre nedeniyle bazı üreticilerin organik tarımdan vazgeçtiğini belirtti. Bayraktar, bu sürenin bakanlık tarafından yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ederek “Bu bölge organik tarım açısından fevkalade potansiyeli olan bir bölge ve son yıllarda ciddi gelişmeler gösteriyor. Ancak, özellikle organik tarımda sürelerin uzatılması yani 3 yıldan 4 yıla çıkarılması üreticilerimizi organik tarımdan vazgeçirmeye başladı. Bu geçiş sürelerinin iyi ayarlanması lazım. Bununla ilgi bakanlıkla görüşmeler yapacağız. Organik tarım önemli ve Dünyada ciddi pazarı var. Biz de bu potansiyeli Türkiye olarak iyi değerlendiriyoruz. Organik tarım iyi bir ivme kazandı. Bunu sekteye uğratmamak lazım” diye konuştu.

    “PRİMLERLE ÜRETİCİ DAHA ÇOK DESTEKLENMELİ”

    Gerek pamuk üretiminde gerekse zeytinyağında üreticinin daha çok desteklenmesi gerektiğini kaydeden TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, “Pamuk üretiminde 2015 yılına baktığımızda 1 milyar 232 milyon TL Pamuk ithalatı yaparak yabancı ülkelerin pamuk üreticisini desteklemişiz. Eğer 65 kuruş prim yetersiz ise bunu 90 kuruş yapmalıyız. Zeytinyağı fiyatlarında da bir miktar düşme var. Bunu da desteklerin arttırılması gerek” dedi.

    “VERİMLİ TOPRAKLARI İMARA AÇMAYIN”

    Konuşmasında Türkiye’de ve Aydın gibi illerde verimli arazilerin imara açılmasını sert bir dille eleştirip bu konuda hem Valilerden hem de Büyükşehir Belediye Başkanlarından yardım isteyen Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, “Bu topraklarımızı çok iyi korumamız lazım. Yapılaşma ile kaybediyoruz. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Dünyanın hiçbir tarafında böyle bir olayla karşılaşmazsınız. Bu toprakların kaybedilmemesi ve yapılaşmamaya açılamaması noktasında değerli valilerimizden ve belediye başkanlarımızdan istirham ediyorum. Bu toprakları korumak sadece ziraat odalarının işi değil bu ülkede yaşayan herkesin işi. Türk çiftçisi bu topraklarda ürettikleri ile gıda güvenliğini sağlıyor. Gıda güvenliğini tehdit eden böyle bir yapılaşmaya hiç kimsenin müsaade etmemesi lazım. Verimli arazi imara açılıyorsa muhalefet şerhi koymalarını ve gerekiyorsa mahkemeye gitmelerini istiyorum. Ayrıca Büyükşehir Belediye başkanlarımızdan mahalleye dönen köylerdeki üreticilerimize daha çok destek bekliyoruz. Türkiye de ortalama işletme büyüklüğü 61 dekar tek parça olsa razıyız bu da on parça” diye konuştu.

    Tarım sektöründe rekabet koşullarının oluşmadığını da belirten TZOB Başkanı Bayraktar, sektörün korunması için devletin müdahalesinin gerekli olduğunu söyledi. Bayraktar, “Dolayısıyla bu sektörde devletin zaman zaman müdahalesi olamadığı takdirde birçok üründe sürdürülebilir üretim yapmamız da mümkün değil. Bu gerçeği kabul etmemiz lazım. Onun için devlet müdahale etmesi gereken alanda müdahale edecek. Besi hayvancılığına çok önem veriyoruz. Besi hayvancılığı süt hayvancılığını çok ilgilendiriyor. Ana varsa dana vardır deriz değil mi? Süt hayvancılığı varsa besi materyali buradan gelir. Süt hayvancılığı gelişmişse beside ithalatçı olmazsınız” diyerek süt fiyatlarının da 1 lira 15 kuruşun altına düşmemesi gerektiğini ifade etti.

    “GÜBRE VE YEMDE KDV DESTEĞİ ÇİFTÇİYE ÖDENSİN”

    Hükümetin çiftçiyi desteklemek amacıyla başlattığı gübre ve yemdeki KDV desteğinin üreticiye yansımadığını kaydeden Bayraktar, “Maliyetlerin fiyatlarının aşağıya çekilmesi fevkalade önemlidir. Biz devletimizden yem, gübre mazot desteği istedik. Gübre ve yemde KDV indirimi geldi ama özellikle bu KDV indiriminden sonra fiyatları sayın bakanın önüne koydum. Yani KDV indiriminin çiftçi ve üreticiye yansımadığını gösterdim. Biz KDV desteği istemedik. Biz özellikle bu desteğin KDV indirimin yemde ve gübrede doğrudan destek olarak üreticimize verilmesini talep ediyoruz. Doğrudan üreticiye verilsin” dedi.

    “ÇERÇİOĞLU VERİMLİ ARAZİLERİ KORUMAK ZORUNDAYIZ”

    TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar’dan sonra konuşan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, verimli arazilerde sanayi yatırımı yapılmasına şiddetle karşı olduğunu belirterek “Çünkü bu toprakları korumak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Sayın Genel Başkan bu konuda hiç endişeniz olmasın” diye konuştu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Çerçioğlu, jotermal konusunda da “Ülkemizin enerjiye ihtiyacı var. Gizli maliyetlerimizin en büyü de enerjiye gidiyor. Ama biz elektrik üreteceğiz diye bu güzel Aydınımızı kimseye yok ettirmeyiz” diyerek çevreye ve tarıma zarar veren jeotermale karşı olduklarını söyledi.

    Yapılan konuşmaların ardından Koçlarlı’dakji ziraat odası ve Germencik’teki Aydın’ın en büyük ve özel mimari ile yapılmış ziraat odaları hizmete açıldı.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu Koçarlı’daki açılışın ardından toplantısı olduğu için ayrılırken Germencik’teki Ziraat Odası ve Belediye Başkanı Ümmet Akın’ın ev sahipliğindeki açılış törenine Vali Yardımcısı İbrahim Ballı, Aydın Esnaf Odaları Birliği Başkanı Selahittin Çetindoğan, MHP Aydın Milletvekili Deniz Debboylu, Aydın Efeler Ziraat Odası Başkanı Rıza Posacı, 23. Dönem Milletvekili Recep Taner, İncirliova Belediye Başkanı Kürşat Kale, çevre ilçelerin ziraat odası başkanları ve çok sayıda davetli katıldı.

    Açılış öncesi çalışmalarından söz eden Germencik Ziraat Odası Başkanı Ümmet Akın, gerek belediye başkanı olarak gerekse ziraat odası başkanı olarak yaptığı hizmetler ayakta alkışlandı.

  • TZOB Başkanı Bayraktar: “Üretici Öldürülerek Sanayi Gelişmez”

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üreticiyi öldürerek sanayinin gelişemeyeceğini belirterek önce çiftçinin yaşatılması gerektiğini söyledi.

    Bayraktar, Antalya’nın Kaş ilçesinde tamamlanan Ziraat Odası hizmet binasının açılışını yaptı. Açılışta konuşan Bayraktar, önümüzdeki yıllarda kadın çiftçilere daha çok ihtiyaç olacağını belirterek tarım sektöründe kadın çiftçiler olmadan üretimin ve verimliliğin yetersiz kalacağını kaydetti.

    Genç nüfusu kırsalda tutmak için de bir takım desteklerin verilmesi gerektiğinin altını çizen Bayraktar, “Genç çiftçi eğitimine önem veriyoruz. Türkiye’nin her yerinde genç çiftçilerimizi eğitmeye başladık. Bu eğitimin sonuçlarını tarımda verimlilik ve gençlerimizi kırsalda tutarak alacağız” diye konuştu.

    “AMBARGO RUSYA’YA DA ZARAR VERİR”

    Rusya ile yaşanan kriz sürecini de değerlendiren Şemsi Bayraktar, Rus uçağının düşürülmesinin askeri bir olay olduğunu, Rusya’nın bu olayı ekonomik ambargoya dönüştürmesinin yanlış olduğunu söyledi. Bayraktar, “Rusya olgun bir devlete yakışan şekilde davranmadı. Bu ambargo sadece ülkemize değil Rusya’ya da büyük zarar veriyor. Bu yıl geçen yıla göre sebze ve meyve fiyatlarındaki düşmeyi gözlemliyoruz. Geçen yıl ocak-şubat aylarında Rusya’ya 143 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı yaparken bu yılın aynı döneminde ihracat 38 milyon dolara düştü. Yani 105 milyon dolarlık bir kayıp var” dedi.

    SÜT FİYATLARI

    Bayraktar, süt fiyatlarına müdahaleyi değerlendirirken de krizi 3 sene evvel gördüklerini söyledi. Bayraktar, sektör dışındaki çevrelerin özellikle süt sektörüne büyük yatırımlar yapmaya hevesli olduğunu ve sıfır faizli krediler kullandıklarını tespit ettiklerini anlattı. 2008’de de hayvancılık sektöründe büyük bir kriz yaşadığını ve 1 milyon süt ineğinin kesildiğini dile getiren Bayraktar, şunları kaydetti:

    “Kriz sonrası ette uzun yıllar ithalatçı olduk. Çünkü ana varsa dana vardır. Süt hayvanınız varsa besi hayvanınız vardır. Başka türlü bu ülkede besi hayvancılığı yürümez. Türkiye’de serbest piyasa ekonomisi var ama rekabet yok. Alıcısı az satıcısı çok olan bir sektörde üretim yapıyoruz. Rekabet koşulları oluşmuş değil. O halde müdahale kurumu oluşturmak lazım. Ancak sanayicimiz yatırım üzerine yatırım yaparken ben 5 yılda bir hayvanlarımı kesime götürüyorsam burada bir haksızlık var.”

    Süt fiyatlarının sanayiciye verilen desteklere rağmen 70-80 kuruşlara kadar düştüğünü dile getiren Bayraktar, Et ve Süt Kurumu bir müdahale kurumu olarak devreye girince süt fiyatlarının yükselmeye başladığını söyledi. Bayraktar, “Sütte tavsiye fiyat olan 1 lira 15 kuruş bizim için yeterli değil. Süt 1,5 lira olmalı. Eğer sütte istikrar istiyorsak fiyatlar bu noktaya gelinceye kadar alımlar devam etmeli” diye konuştu.

    Sanayicilerin ’kazan kazan’ politikası içinde olması gerektiğini söyleyen Bayraktar konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yaşarken yaşatacağız. Yaşamak isteyenler yaşatmak istemiyorlar. Bu çiftçiyi yaşatmadan hiçbir sanayicimizin ayakta kalması mümkün değildir. Bu ülkede ahlaklı davranmak zorundayız. Sanayicimizin de kazan kazan politikası içerisinde olması lazım. Üreticiyi öldürerek bu ülkede sanayi gelişmez.”

    Kaş Kaymakamı Bilgehan Bayar, Kaş Belediye Başkanı Halil Kocaer, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ve çok sayıda vatandaşın katıldığı törende açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Bayraktar ve beraberindekiler hizmet binasını gezdi. Bayraktar burada süt içerek süt kampanyasına destek verdi.