Etiket: tuzunun

  • Turşuda sirke mi yoksa limon tuzunun mu daha yararlı olduğu araştırılacak

    Balıkesir’in Gömeç ilçesinde “Sağlıklı Yaşıyorum, Turşumu Kendim Kuruyorum” sloganıyla yapılacak

    çalışmada sirke ve limon tuzu ile hazırlanan turşuların hangisinin daha yararlı olduğu araştırılacak.

    Gömeç ilçesi Karaağaç Mahallesi’ndeki Akkızhan Tesisleri’nde Sağlıklı Yaşıyoruz Danışma Kurulu tarafından kampanya kapsamında düzenlenen toplantıda sirke ve limon tuzu ile ayrı ayrı hazırlanan turşuların hangisinin daha yararlı olduğu araştırılacak. 14 kişilik Sağlıklı Yaşıyoruz ekibi 7 ayrı gruba ayrılırken, sirke ve limon tuzu ile ayrı ayrı turşular kuruldu. Turşuların bir ay sonra tahlil edilerek hangi yöntemin daha faydalı olduğu belirlenecek.

    Sağlıklı Yaşıyoruz Danışma Kurulu kurucuları Nurçin ve Okan Çağlar, “Turşu çok yararlı bir besin. Bizim çocukluğumuzda sofralardan hiç eksik olmazdı. Okula giderken mahalle turşucularından turşu suyu içerdik. Kolay kolay da hasta olmazdık. Zaman içinde ev yapımı turşu üreten mahalle turşucuları da bir bir yok oldu, hastalıklar arttı ve bağırsak mikrobiyotalarımız bozuldu. Turşunun yararı konusunda sanıyoruz herkes hemfikir ama turşu yapımı konusunda hep tartışma var. Rahmetli Adile Naşit ile Münir Özkul’un ’Turşu sirkeyle mi, yoksa limonla mı kurulur?’ tartışması beyaz perdenin unutulmazları arasındadır. Günümüzde bu tartışma daha farklı boyutlara geldi. Bir grup turşuya sirke konmasının, sirkenin anti bakteriyel etkisiyle probiyotikleri öldürdüğü iddiasındalar. Ancak bu konuda bugüne kadar bilimsel bir çalışma hiç yapılmamış. Biz de Sağlıklı Yaşıyoruz ekibi olarak bu tartışmalara son vermek ve turşunun önemini vurgulamak amacıyla Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın tarafından yapılacak bilimsel çalışmaya veri elde edebilmek için bugün burada çeşitli turşu yapım tekniklerini uyguladık. Yapılacak bilimsel çalışmanın sonucunda kim haklı ortaya çıkacak, hep birlikte göreceğiz” dediler.

    Bu deney ile turşunun yapım yönteminin bakteriyel içeriğe, polifenol miktarına ve mineral bileşimine etkilerini araştıracaklarını belirten Prof. Dr. Nazan Uysal Harzadın, “Bu amaçla sadece tuz ve ev sirkesi, tuz ve limon kullanarak yapılan turşuları karşılaştıracağız. Ayrıca geleneksel olarak Türk tipi turşularda bolca kullanılan sarımsak ve nohudun etkilerini de görmüş olacağız” diye konuştu.

    Fonksiyonel Tıp Enstitüsü (IFM) sertifikasına sahip ilk ve tek Türk olan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Baybars Türel de, “Turşu kadim kültürlerin toplumsal aklının oluşturduğu bir besin saklama metodu. Üstelik, özellikle usulüne uygun yapılmış örneğin bir lahana turşusunun bağırsak sağlığımız açısından sunduğu faydalar inanılmaz. Endüstriyel besinlere karşı inadına geleneksel mutfak” dedi.

    İşletme sahibi Mehmet Özgü Manisalı, “Zeytin hasadımıza Sağlıklı Yaşıyoruz’la beraber başladık. Beraber hasat yaptık. Çok keyifliydi. Turşumu Kendim Kuruyorum etkinliğine ev sahipliği yaptık. Geldiklerini için kendilerine teşekkür ediyorum. Hem Gömeçimizi hem de ürünlerini tanıttıkları için her birisine ayrı ayrı teşekkür ederim” dedi.

  • Himalaya tuzu, sofra tuzunun yerini aldı

    84 ayrı mineralden oluşan son zamanlarda sofralardan eksik olmayan “Himalaya tuzu” Tük sofra tuzunun yerini aldı.

    Son zamanlarda kullanımı oldukça artan Himalaya tuzu, içinde iyot bulundurmaması, mineral açısından zengin olması ve birçok hastalığa iyi gelmesinden dolayı sofraların vazgeçilmezi oldu. Taşından ampul de yapılan Himalaya tuzu, yavaş yavaş yerli tuzun yerini almaya başladı.

    Himalaya tuzuna olan ilginin yüzde 20 oranında arttığını ifade eden aktar Recai Doğanay, “Himalaya tuzu bize dışarıdan geliyor. Türkiye’ye özellikle Pakistan’dan geliyor. Himalaya tuzunun mineral oranı çok yüksek olduğu için vatandaşlarımızın ilgisi oldukça çok. Himalaya tuzu 84 ayrı mineral içeriyor. Özellikle guatr ve astım hastaları bu tuzu tercih ediyor. Himalaya tuzunun içerisinde iyot bulunmadığı için tansiyonu da çıkartmıyor. Bu yüzden tansiyon hastaları da bu tuzu kullanıyor. Son günlerde bu tuza olan ilgide yüzde 20’ye varan bir yükseliş var. Vatandaşlar artık normal sofra tuzu yerine bu Himalaya tuzunu alıyorlar. Himalaya tuzu bize taş halinde geliyor. Vatandaşlara çekilmiş ya da kristal halinde satıyoruz” dedi.

    Himalaya tuzu lambası büyük ilgi görüyor

    Himalaya tuzunun sadece sofralarda değil nefes almakta zorluk çeken insanların tedavisinde de kullanıldığını vurgulayan Doğanay, “Himalaya tuzunun 2 çeşidi var. Kırmızı ve beyaz renkten oluşuyor. Vatandaşlar daha çok beyaz renkli olana ilgi gösteriyor. Himalaya tuzunun ayrıca lamba olarak kullanılma özelliği de var. Vatandaşlar bunu lamba olarak odalarına koyuyor. Himalaya tuzu lambası, odanın radyasyonunu azaltıyor. Bronşit, astım ve nefes alma zorluğu çeken hastalara iyi geldiği söyleniyor. Büyük Himalaya tuzu taşının içine yerleştirilen lamba sayesinde gece lambası gibi iş görüyor. Tanesi 50 liradan satılan bu lambalara da vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor” diye konuştu.

    Pakistan’dan gelen Himalaya tuzunun kilosu Türkiye’de 50 liradan satılıyor.