Etiket: Tuzağa

  • Tuzağa yakalanan domuzu itfaiye kurtardı

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde domuzlar tarım alanlarına zarar verirken, kimin tarafından yapıldığı bilinmeyen tuzağa yakalanan domuzu itfaiye kurtardı.

    Güre Çamlıbel Mahallesi’nde dağ yolunda tuzağa yakalanan yaban domuz olduğu ihbarı üzerine bölgeye Edremit İtfaiye Grup Amirliği ekipleri sevk edildi. Ayağından tuzağa yakalandığı tespit edilen domuz kurtarılarak serbest bırakıldı. Tuzağa yakalanan domuz görüntülendi.

  • Tuzağa düşen ayı, Milli Park ekiplerince kurtarıldı

    Kastamonu’da domuzlar için hazırlanan tuzağa yakalanan ayı, Milli Park ekiplerinin çalışması sonrası kurtarılarak doğaya tekrar bırakıldı.

    Şenpazar’a bağlı Karaman Mahallesinde avcılar tarafından domuzlar için hazırlanan tuzağa yakalanan ayıyı gören vatandaşlar durumu Orman ve Su İşleri Bakanlığı 10. Bölge Müdürlüğü Kastamonu İl Şube Müdürlüğü ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen ekiplerce uyuşturucu iğne ile bayıltılan ayı, yakalandığı domuz tuzağından kurtarıldı. Bir süre kendisine gelmesi beklenen ayı, daha sonra tekrar doğal yaşamına bırakıldı.

  • (Özel Haber) FETÖ, Türk iş adamlarını Kuzey Irak’ta da tuzağa düşürmüş

    FETÖ/PDY, Türkiye sınırlarını aşarak, yurt dışında da Türk işadamlarına tuzak kurmuş. Kuzey Irak’ın Erbil kentindeki FETÖ yapılanması, ‘ortak olalım, güzel projeler var’ diyerek ağlarına düşürdükleri işadamlarının 15-20 milyon dolar kaybetmesine neden olmuş. Ölüm tehdidi aldıkları için korkan çok sayıda işadamı, sessiz kalmayı tercih etmiş.

    Ankara’da faaliyet gösteren Metin Mert İnşaat İth. İhr. San. Tic. A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Metin, Fethullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) yurt dışında Türk işadamlarına kurdukları tuzakları, işadamlarının milyon dolarlık kayıplarını ve oradaki yapılanmayı, kendi yaşadıklarından yola çıkarak İHA’ya anlattı.

    10 yıl boyunca Azerbaycan’da çeşitli projelere imza atan ve son olarak bir askeri tesis projesini tamamlayan İşadamı Mehmet Ali Metin, 2013 yılında Duhok’ta bir inşaat işi alarak Kuzey Irak’a geçti. Kuzey Iraklı ortaklarıyla buradaki işi bitiren İşadamı Metin, 2015 yılında Erbil’de bir otel işletmecisi olan Adıyamanlı M.S. isimli kişinin, 25 katlı bir bina inşaatı teklifinde bulunması üzerine, söz konusu kişiyle ortak olarak bina inşaatına başladı. İş sırasında harcadığı yaklaşık 250 bin dolar parayı alamayınca inşaatı yarım bırakan Metin, ölüm de dahil aldığı türlü tehditlerin yanı sıra iş yaptığı kişilerin FETÖ/PDY’nin Kuzey Irak’taki uzantıları olduğunu ve kendisi gibi çok sayıda Türk işadamını tuzağa düşürdüklerini öğrendi. Pasaportu gasp edildiği için illegal yollardan girdiği Türkiye’de mücadelesine devam eden Metin, hükümete seslenerek, FETÖ/PDY’nin Erbil’deki faaliyetlerinin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra da aynen devam ettiğini belirtti ve ‘canavar’ diye nitelediği FETÖ’nün Kuzey Irak’taki dalının da kesilmesini istedi.

    “Türk işadamlarını ‘güzel proje var diyerek’ tuzağa düşürüyorlar”

    Erbil’de FETO’cular nedeniyle yaşadığı sıkıntıları anlatan Metin, oradaki inşaata başlarken yaklaşık 250 bin dolar para harcadığını, daha sonra kendisine ‘ortağız’ diyen otel işletmecisi M.S.’nin kenara çekildiğini ifade ederek, “Bu arada, M.S.’ye ait otelde dikkatimi çekiyor, her Cuma günü namazdan sonra toplanıyorlar, sordum, dediler ki, ‘Bunlar Fethullahçı’. Tabi o zaman FETÖ’yü bilmiyoruz, Türkiye’de paralel yapı söylemleri var ama. Bunlar oradaki Türk işadamları, hastane, otel sahipleri, Bağdat’tan, Basra’dan geliyorlar. Otelin lobisi işadamlarının kulisi gibi çalışıyor. Daha önce de benim gibi bazı işadamları geliyormuş, TUSKON (Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu) aracılığıyla ‘Burada güzel projeler var. İşadamı gönderin, ihale olmadan başlatabiliriz’ diyorlarmış. Adamlar geliyormuş, işe başlayıp paralar harcıyorlarmış, daha sonra tehdit ve şantajlar başlıyormuş. Ödeme yapılmıyor, adam korkup kaçıp gidiyor. Adının da basına yansımasını istemediği için oraya harcadığı 400-500 bin dolar da orada kalıyor. Biz de aynı duruma düştük” dedi.

    “Bunlar paralelci, insanları tuzaklarına düşürüyorlar”

    Erbil’de iki oteli olan M.S.’nin kendisine ‘ben yokum’ diyerek ortadan kaybolduğunu dile getiren Metin, ”Tehditler, şantajlar başladı inşaatı bitirmem için. Bu arada pasaportum gasp edildi. Benim oturma iznim dolduğu için bir aracı şirkete pasaportumu vererek, oturma izni almasını istemiştim. Bu M.S. ile paralel yapıya destek veren oradaki Kürt gruplardan bazı kişiler gidip pasaportumu almışlar. Polisle korkutmaya çalıştılar, bir-iki sefer asayiş geldi, beni arabaya bindirdiler, ‘ ya bu işi bitireceksin ya da seni zindana atarız’ diye tehdit ettiler. ‘Ödeme yapın, bu kadar para harcamışım’, yok. Tabi ‘paralelci’ dediğimiz arkadaşımız da kayıp, yok piyasada. Daha sonra o otelde çalışan müdür bana, ‘Keşke önceden bilgim olsaydı, ben seni uyarırdım. Bunlar paralelci, insanları tuzaklarına düşürüyorlar. Kaç işadamı geldi işe başladı, sonra polis korkusundan gitti. Otelci de sonra gidip diğer taraftan parasını alıyor’ dedi” şeklinde konuştu.

    “15-20 milyon dolar parayı oraya batırıp giden insanlar var”

    Kendisi gibi tuzağa düşürülen çok sayıda işadamı olduğunu, ancak korktukları ve isimlerinin basına yansımaması için konuşmadıklarını belirten Metin, “İnanır mısınız, en az 15-20 milyon dolar parayı oraya batırıp giden insanlar var. TUSKON aslında kendisine zarar veriyor, çünkü bu insanlar TUSKON aracılığıyla Erbil’e gidip iş yapan insanlar. En az harcayan benim, 1-2 milyon dolar harcayan insanlar var. İş belli bir aşamaya geldikten sonra işadamı ödeme bekliyor ama ödeme yok, ortak da para vermiyor” diye konuştu.

    “Erbil’i illegal yollardan terk etmek zorunda kaldım”

    Pasaportu gasp edildikten sonra Erbil’deki Türk Konsolosluğu’na başvurarak, dilekçeyle yardım istediğini ifade eden Metin, “Bu arada tehditler, şantajlar devam ediyor. Ofise gidemiyoruz. Konsolosluktan bir destek alamadım. Bana, ‘mahkemeye şikayet et’ dediler, ettim ama geçici olarak bir çıkış belgesi istedim, onu da pasaportumun gasp edildiğine dair mahkemeye başvurduğum için vermediler. Mahkeme sonucunu beklemem gerektiğini söylediler. Bunun üzerine Ankara’daki avukatımı aradım ve durumun çok ciddi olduğunu, can güvenliğimin tehlikede olduğunu ve bu ülkeden çıkmam gerektiğini anlatarak, Dışişleri Bakanlığı ile görüşmesini istedim. Ancak, oradan da bir sonuç alamadığım ve can güvenliğim tehlikede olduğu için dağları aşarak illegal yollardan Türkiye’ye geçtim” ifadelerini kullandı.

    “Her Cuma namazdan sonra otelde ‘hizmet’, ‘himmet’ toplantıları yapılıyor”

    Haziran 2015’in sonlarında Türkiye’ye döndükten sonra Dışişleri Bakanlığı’na dilekçe yazarak, uğradığı haksızlığın giderilmesini, bu kişilerin cezalandırılmalarını, başka vatandaşların da bu tür sorunlar yaşamamaları için caydırıcı önlemler alınmasını ve uğradığı haksızlıkların giderilmesini istediğini söyleyen Metin, FETÖ’nün Erbil’deki oteldeki faaliyetlerine ilişkin ise şunları anlattı:

    “Her Cuma günü Cuma namazından sonra 70-80 kişilik bir grup otele gelir, yemek yerler, toplantı odasına geçerler, orada saatlerce süren görüşmeler olur. Ne konuştuklarını bilmiyorum, çünkü kapalı kapılar ardında toplantı yapıyorlar. Basra’da özellikle çok güçlüler ve Basra’dan gelip bu otelde toplantılar yapıyorlar.”

    “Cuma toplantılarına darbe girişiminden sonra bile devam ediyorlar”

    Erbil’deki söz konusu otelde düzenlenen FETÖ toplantılarının 15 Temmuz darbe girişiminin ardından da hala devam ettiğini ve rutin olarak her Cuma günü gerçekleştirildiğini kaydeden Metin, şunları söyledi:

    “Acı olan şudur, hala Irak ile yeni bir sektörde iş yaptığım için oradaki arkadaşlarla görüşüyorum ve öğrendim ki, hala otel devam ediyor, hala o dam orada, hala yine her Cuma günü öğleden sonra yok ‘hizmettir’, yok ‘himmettir’ toplantılar devam ediyor. Darbe girişiminden sonra da bu Fethullahçı, paralel yapı elemanı olan oradaki işadamları hala normal hayatlarına devam ediyorlar. Toplantıları da çalışmaları da devam ediyor.”

    Türkiye’nin ilişkilerinin en iyi olduğu ülkenin şu anda Kuzey Irak olduğunu vurgulayan Metin, Türk Hükümeti’nin oradaki paralel yapıyı da bitirmesi çağrısında bulunarak, şu ifadeleri kullandı:

    “Başka ülkelerde gördük, okulları kapatıldı, çoğu insan gözaltına alındı, Türkiye’ye teslim edildi ama Kuzey Irak’ta FETÖ yapılanması darbeden sonra bile aynen devam ediyor. Benim Dışişleri Bakanlığı’na verdiğim bir dilekçe var. Orada olayları, isimleri anlattım. Diğer işadamlarının da bu tuzağa düşmemeleri için bunu dikkat alsınlar. Hala orada bir yapılanma var ve devam ediyor. Bizim istihbarat güçlerimiz orada, MİT orada, yasal binası da var. Bunların takip edilmesi, kimler oldukları, ne amaçla burada her Cuma günü toplandıkları araştırılabilir. Bu toplantıya katılanların hepsi Türk ve her konuşmalarında hizmet ve himmetten bahsediyorlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin Barzani ile ilişkilerimiz de çok iyi, hükümetimiz için çok zor bir şey değil. Bir ricayla bile oradaki bütün yapılanmayı ortadan kaldırabilirler. Kuzey Irak’taki yapılanmayı da çökerttiğimiz zaman ağacın bir dalını kopartmış oluruz. Şu anki canavarı belli bir noktada etkisiz hale getirdik ama ilerleyen tarihlerde ne olacağını bilemiyoruz.”

  • Telefon dolandırıcısını tuzağa düşürdü

    İzmir’in Balçova ilçesinde, telefonda kendini savcı olarak tanıtıp bir vatandaşı ’Darbe kapsamında operasyon yapılıyor, adınıza sim kart çıkartılmış, bankadaki paralarınıza el koyacağız’ deyip dolandırmak isteyen şüpheli, polis ekiplerince yakalandı.

    Geçtiğimiz Pazartesi günü, A.T. (39) isimli şahısı telefonla arayan kişi, kendisini Cumhuriyet Savcısı olarak tanıttı. Telefon dolandırıcısı A.T.’ye ’’Darbe davası kapsamında bir operasyon yapıyoruz, bankada paran var mı?” diye sordu. A.T. de banka hesabında 80 bin lira parasının bulunduğunu söylemesi üzerine, şüpheli şahıslar; ’Banka görevlileri tarafından kimlik bilgilerinin başkalarına verildiğini, adına 43 adet sim kartı çıkarıldığını, bu şahısları yakalamak üzere bir operasyon yaptıklarını, operasyonda kendilerine yardım etmesini, bankayı aradıklarını hesabında bulunan 75 bin lira parayı çekerek ikametine gitmesi gerektiğini, gelecek olan görevli polis memuruna parayı vermesini’ söyledi. Bu sözler üzerine şüphelenen A.T., karşıdaki kişinin dolandırıcı olduğunu düşünerek Balçova İlçe Emniyet Müdürlüğü’nü durumu bildirdi. Polis A.T.’ye ’bankaya gidip para çekmiş süsü ver’ demesi üzerine bankaya giden A.T., para çekmiş gibi bankadan poşetle çıkıp evine gitti. A.T.’nin evine gelen telefon dolandırıcısı para süsü verilmiş poşeti almak isterken Balçova İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından yakalandı. Telefon dolandırıcısı İ.H.D.’yi (27), Emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

  • Nazlı Ilıcak yanlış bilgiyle tuzağa çekildi

    Darbe soruşturması kapsamında hakkında gözaltı kararı çıkan gazeteci Nazlı Ilıcak, Bodrum’da aracıyla seyahat ederken yakalandı. Nazlı Ilıcak’ın Ankara’da olduğu yönünde çıkan haberlerin ardından daha rahat hareket ettiği ortaya çıktı.

    Darbe girişimi soruşturmasında hakkında gözaltı kararı çıkartılan 42 gazeteci arasında bulunan Nazlı Ilıcak’ın yakalanması için Bodrum’da dün sabah saatlerinde başlatılan operasyonlar sonuç verdi. Dün dört ayrı adreste aranan ancak bulunamayan Ilıcak, bu sabah saat 06.30 sıralarında özel aracı ve şoförüyle Göltürkbükü Mahallesi’nden Bodrum’a doğru seyahat halindeyken yol kontrolü sırasında yakalandı. Aracında çok sayıda valiz ele geçirilen Ilıcak, sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne getirildi. Ilıcak’ın daha sonra İstanbul’a gönderileceği öğrenildi.

    Haberler Ilıcak’ı yanılttı

    Gözaltı kararının ardından Milas’ta yaşayan bir arkadaşının evinde saklandığı bildirilen gazeteci Nazlı Ilıcak’ın emniyet yetkilileri tarafından dün gece saatlerinde Ankara’da olduğu yönünde bilinçli olarak paylaşılan bilginin ardından daha rahat hareket ettiği ortaya çıktı. Bunun üzerine seyahat hazırlığı yapan Ilıcak’ın kendisine ait olan 34 ZS 8735 plakalı araç, Bodrum girişindeki araç tanıma sistemine takılması sonucu takibe alınarak polis ekipleri tarafından durduruldu.