Etiket: TUZ

  • Unutulan tehlike gizli tuz tüketimi

    Erzincan Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mesut Turan “Tuza Dikkat Haftası” kapsamında bir açıklama yaptı.

    Turan açıklamasında: “Yediğimiz tuzun büyük bir kısmı satın aldığımız hazır gıdaların içinde gizlidir. Gıdaların etiketlerini kontrol edin ve daha az tuz tüketimi için tercihlerinizi değiştirin. Beslenme; sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için vücudun gereksinimi olan besin öğelerini yeterli miktarlarda ve uygun zamanlarda almak için bilinçli yapılması gereken bir davranıştır. Bireylerin yeterli ve dengeli beslenmesi; başta kronik hastalıklar olmak üzere hastalıkların görülme riskinin azalması, protein enerji malnütrisyonun, vitamin-mineral yetersizliklerinin önlenmesi vb. sağlık sorunlarının en aza indirilmesinde rol oynayan koruyucu etmenlerden biridir. Tüm dünyada yeterli ve dengeli beslenme ile besin tüketimini iyileştirmeye yönelik stratejilerden birisi de Ulusal Beslenme Rehberlerinin hazırlanması ve kullanılmasıdır. Beslenme Rehberleri topluma yeterli ve dengeli beslenme konusunda bilgi vermek ve beslenme ile ilgili tüm koşulları açıklamak amacıyla oluşturulmuş bir dizi öneriyi içerir, toplumun beslenme ile ilgili hedeflerine ulaşmasının pratik yolunu gösterir, sağlıklı yaşam biçimini geliştirilmesine katkıda bulunur. Bu rehberler geleneksel beslenme alışkanlıklarını göz önünde bulundurur ve hangi bakış açılarının değiştirilmesi gerektiğine dikkati çeker. Rehberler toplumun yaşadığı ekolojik çevreyi, sosyoekonomik ve kültürel etmenler ile biyolojik ve fiziksel çevreyi de dikkate alır. Günümüzde beslenme ve sağlıkla ilgili birçok kaynaktan bilgi ve öğütler alınabilmektedir. Ayrıca besin etiketlerinden de birçok ayrıntılı bilgi elde edilebilmektedir. Elde edilen bilgilerin çoğu karmaşık olabilmekte ve tüketicinin çoğunluğu tarafından anlaşılamamaktadır. Bu bilgiler aile menüleri oluşturulurken sınırlı olarak kullanılmaktadır. Bundan dolayı tüketicilerin anlayabileceği bilimsel beslenme önerilerinin hazırlanma ihtiyacına cevap vermek için Bakanlığımızca da Türkiye Beslenme Rehberi (TÜBER) sağlık profesyonelleri ve halkımız için doğru bilgiler elde etmeleri sağlanarak sağlık okuryazarlığına katkı sağlaması ve pratik uygulamalarda yol gösterici olması için hazırlanmıştır. Bu rehber içerisinde “sağlıklı yemek tabağı” ve “fiziksel aktivite ve beslenme piramidi” geliştirilmiştir.

    Ülkemiz için geliştirdiğimiz rehberde; Besin Grupları, Sağlıklı Vücut Ağırlığının Sağlanması ve Korunması, Tüketimi artırılması ve Azaltılması Gerekli Besinler, Besin Güvenliği ve ilkeler, Anne Sütünün Korunması ve Tamamlayıcı Besinler, Yaşam Süresinde Beslenme ( Okul öncesi, gebelik, yaşlılık ) Özel durumlar (şişmanlık, işçi ve sporcu beslenmesi, vejeteryan beslenme) ve Ekler bölümlerinden oluşmaktadır. Ekler bölümü TBSA 2010 veri tabanına dayalı ileri analizler yapılarak veriler değerlendirilmiş, besin gruplarına göre porsiyon ölçüleri/miktarları belirlenmiş, ülkemiz için yeterli olduğu kabul edilen kalori ve besin ögesi referans değerlerini karşılayacak beslenme örüntüleri hazırlanmıştır. Türkiye için kalori ve besin ögeleri referans değerleri AB ülkeleri için EFSA ve ABD IOM raporları dikkate alınarak belirlenmiştir. Bazı besin ögelerinin referans değerleri TBSA 2010 veri tabanı, ölçülmüş boy uzunluğu ve vücut ağırlığı değerleri ile besin tüketim verileri kullanılarak ülkemize uyarlanmıştır.

    Rehberde aşırı tuz içeren besinler ve tuz tüketimi konusunda öneriler yer almaktadır. Söz konusu öneriler doğrultusunda sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi çalışmalarımızdan birisi de Tuz Azaltma Programının uygulanmasıdır.

    Aşırı tuz tüketimi yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları başta olmak üzere şişmanlık, şeker hastalığı ve bazı kanser türleri başta olmak üzere önemli halk sağlığı sorunlarına neden olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü; hastalıklardan korunmak amacıyla tüketilmesi gereken tuz miktarını günde 5 gram (tepeleme bir çay kaşığı veya silme bir tatlı kaşığı) olarak önermektedir.

    Ülkemizde Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği’nin 2008’de 14 ilde gerçekleştirdiği SALTurk-1 Çalışması’nda günlük tuz tüketim miktarının 18 g/gün olduğu saptanmıştır. 2012’de yine Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneğince 4 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya) 657 kişide tekrarlanan “Türkiye’de Tuz Tüketimi Çalışmasında (SALTurk 2)” kişi başı günlük tuz tüketimi 15 g/gün bulunmuştur.

    Bakanlığımız tarafından Kasım 2011 yılından beri “Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı” yürütülmektedir. Program kapsamında tuzun aşırı tüketilmesinin önlenmesi amacıyla farklı sektörlerle işbirliği çalışmaları yapılması öncelikler arasında yer almaktadır.

    Uygulamakta olduğumuz Tuz Azaltma Programı kapsamında ve TUBER önerileri doğrultusunda fazla tuz tüketiminin sağlık üzerine olumsuz etkilerine yönelik kamuda farkındalık oluşturulması ve bilgilendirme yapılması, aşırı tuz tüketiminin azaltılması amacıyla her yıl “Tuza Dikkat Haftası” etkinlikleri yapılmaktadır. Her yıl belirlenen tarihte gerçekleştirilen “Tuza Dikkat Haftası” bu yıl 20-26 Mart 2017 tarihleri arasında olacaktır.

    Aşırı Tuz Tüketimini Azaltmak İçin Öneriler

    Satın alınan işlenmiş ürünlerin etiket bilgisi mutlaka okunmalı, tuzsuz ya da tuzu azaltılmış ürünler tercih edilmelidir.

    Ambalajlı tüketime sunulan gıdaların içeriği etiket bilgisinden okunmalı ve benzer gıdalarda tuz ve tuz yerine geçen maddelerin miktarları daha düşük olanlar tercih edilmelidir.

    Hazır soslar (soya sosu, ketçap sos, barbekü sos, tartar sos, salsa sos, hardal, makarna sosu gibi), atıştırmalık ürünler (cips, tahıl bazlı bar, meyve bazlı bar, ekstrüde ürünler, patlamış mısır gibi), tuzlanmış kuruyemişler (fındık, fıstık, ceviz, badem, leblebi, kavurga, kabak ve ayçiçeği çekirdeği, her türlü çekirdek içi vb.), turşu ve salamura (siyah ve yeşil zeytin, sebze turşuları), balık konserveleri, tuzlanmış, tütsülenmiş ve/veya salamura edilmiş et ve balık ürünleri ile aromalı/aromasız, doğal/doğal olmayan mineralli içecekler yüksek miktarda tuz içermeleri nedeniyle az tüketilmelidir.

    Ambalajlı besinlerin besin etiketinde yer alan mono sodyum glutamat, sodyum nitrat, sodyum bikarbonat, sodyum sitrat, sodyum askorbat vb. tüm sodyumlu bileşiklerin tüketimine dikkat edilmelidir. Çünkü bunlar besinin tuz/sodyum içeriğini artırmaktadır.

    Taze sebze ve meyve tüketimini artırılmalı, fast food tüketimi azaltılmalıdır.

    Tuz oranı yüksek olan kavrulmuş kuruyemişleri değil taze olanları tercih edin.

    Yemek hazırlama, pişirme ve tüketim sırasında ilave edilen tuz miktarı azaltılmalıdır. Hatta besinlerin bileşiminde sodyum bulunması nedeniyle hazırlama ve pişirme sırasında mümkünse tuz eklenmemelidir.

    Tuz tüketimi azaltılmalıdır. Günlük olarak 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya1 silme tatlı kaşığı) geçmemeli ve iyotlu tuz kullanılmalıdır.

    Sofrada yemeklere tuz ilavesi yapılmamalı ve sofradan tuzluk kaldırılmalıdır.

    Geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça, tarhana, kurut, yaprak salamurası vb. yiyeceklerin tuz içeriği fazladır. Bu nedenle daha az tüketilmeli ve hazırlarken yüksek miktarda tuz kullanımından kaçınılmalıdır.

    Peynir, zeytin, salamura ürünlerin tuz içeriğinin azaltılması için yemeden ve kullanmadan önce suda yıkama ve bekletme gibi işlemler uygulanabilir.

    Ev dışı beslenmede yemeklerin ve besinlerin içindeki tuz miktarı öğrenilerek mümkünse az tuzlu veya tuzsuz hazırlanması istenmelidir.

    Tuz yerine doğal lezzet arttırıcılar (soğan, sarımsak, baharatlar, limon, sirke, biber, nane, kekik, maydanoz, dereotu, fesleğen vb.) kullanılmalıdır.

    Tuz tüketiminin azaltılması konusunda bir süre ısrarlı davranıldığında, kişinin tuzu azaltılmış beslenme biçimine alışabileceği unutulmamalıdır” dedi

  • (Özel haber) Buzlanan yollara tuz da çare olmadı

    Hava sıcaklığının gece eksi 10 dereceye düştüğü Gaziantep’te buzlanan yollara dökülen tuz da çare olmadı. Yapılan tuzlama çalışmalarına rağmen yolda buz pistini andıran görüntüler ortaya çıktı

    Gaziantep’te akşam saatlerinde başlayan kar yağışı sonra aniden soğuyan hava nedeniyle Şahinbey ilçesi Çamlıca Mahallesi’nde yolda buzlanma oluştu. Buzlu yolda rampa inmek ve çıkmak isteyen araçların sürücüleri zor anlar yaşarken, buz pistini andıran görüntüler ortaya çıktı. Yolda akşam saatlerinde çok sayıda kazanın meydana gelmesinin ardından belediye ekipleri tuzlama çalışmasına başladı.

    Tuzlama yapan ağır tonajlı ve lastiği zincirli kamyon sürücüsü de zor anlar yaşadı. Çok yavaş ilerlemesine rağmen tuzlama çalışması için durması gereken kamyon zaman zaman durmakta zorlandı. Güçlükle yürütülen tuzlama çalışmaları gece yarısı tamamlandı.

    Tuzlama da çare olmadı

    Gece yarısından sonra da tuzlanan yolu kullanmak isteyen araçlar, rampa aşağı ve yukarı giderken kaymaktan kurtulamadı. Dondurucu soğukta araçlardan bazıları kayarak rampadan inmeyi başarırken, bazıları da zikzak çizerek rampayı çıktı. Kimi araçların sürücüsü ise geri döndü.

    Öte yandan, sürücülerin zor anlar yaşamasına neden olan kar, kentte kartpostallık görüntüler de ortaya çıkardı. Gece karanlığında sarı ve kırmızı ışıklarla birlikte kenti bürüyen beyaz örtü, renkli görüntülere neden oldu. Dondurucu hava nedeniyle evlerine kapanan insanlar, seyri doyumsuz manzaranın tadını çıkardı.

  • Bu tuz tansiyon yapmıyor

    Uşak’ta aktariye işiyle uğraşan Rıza Ölmez bir çok beslenme uzmanın kullanılmasını tavsiye ettiği Himalaya Tuzu hakkında bilgiler verdi.

    Tuzun iri taneli alınıp kullanım esnasında öğütülmesini isteyen Ölmez; ” Himalaya Tuzu Tansiyon yapmaz, tansiyonu yükseltemez ayrıca tansiyona bağlı ödem problemi ya da kullanılan ilaçların yan etkilerine bağlı oluşan ödem problemlerini de giderme özelliği vardır” dedi.

    Himalaya tuzunun en doğal şartlarda oluşan bir tuz olduğu bilgisini veren Ölmezi; ” Bunun yanında Çankırı tuzu da doğal şartlarda oluşuyor ama Himalaya tuzunun mineral seviyesi Çankırı tuzuna göre daha yüksek. Buna bağlı olarak vücudu besleyici değeri daha iyi. Bunun yanında tansiyon yapmaz, tansiyonu yükseltemez diğer kimyasal tuzlar gibi. Ayrıca tansiyona bağlı ödem problemi ya da kullanılan ilaçların yan etkilerine bağlı oluşan ödem problemlerini de giderme özelliği var ve ödem yapmama özelliği var. Bununla ilgili daha bir sürü teferruat var ama en belirgin özelliği bunlar.” dedi

    “HAYATINIZDA TUZ GEREKTİREN HER ŞEYDE KULLANABİLİRSİNİZ”

    Ölmez Himalaya tuzunun çeşitleri hakkında şunları söyledi; “Banyo suyunun yani küvet suyunun içerisine konulan bir de ayaktaki mantarları yada oluşan ağrıları alan cinsleri var bunlar renk renk değişiyor, pembe, beyaz , mavi ve pembe ağırlıklı olarak beyazla karıştırılmış. Bizim tabi konumuz esasında gıda olduğu için Himalaya tuzunu nerelerde kullanabiliriz derseniz, hayatınızda tuz gerektiren her şeyde kullanabilirsiniz. Mesela normal tuzu kullandığınız et yemeklerine göre Himalaya tuzunu daha az kullanırsınız ama daha lezzetli olur, balıklarda aynı şekilde daha lezzetli olur. Yani sadece vücudu beslemekle kalmaz damak tadınıza da ek bir lezzet oluşturmuş olursunuz. Salatanızda kullanabilirsiniz.”

    “DEĞİRMENLERİNDE ÖĞÜTEREK ANLIK KULLANILMALI”

    Ölmez Himalaya Tuzu’nun kullanımı hakkında da şu tavsiyelerde bulundu; “Himalaya Tuzu’nu kullanmanız için değirmenleri var, öğütülmüş olarak satılanları da var ama ben öğütülmüş tuza biraz mesafeli bakıyorum çünkü içeriğinde ne olduğunu tam bilemezsiniz malum piyasa şartları, O yüzden öğütülmemişini alıp kendi değirmenlerinde öğüterek anlık kullanımlarda daha faydalı olacağına inanıyorum. Himalaya tuzunun saklama koşullarına da değineyim çünkü bu da önemli direk ışık almayan ve nem ortamında bulunmayan alanlarda saklarsanız bu buzdolabı değil mutfak dolaplarıdır daha doğrusu buralarda saklarsanız Himalaya’ nın ömrünü uzatırsınız aynı zamanda erime oluşmadığı için içindeki mineral sayısını da azaltmamış olursunuz.”

    Himalaya tuzu, adından da anlaşılabileceği gibi Himalaya Dağları içerisinde bulunan bir tuz türüdür. Himalayalar’ın güney kısmında, Pakistan sınırları içerisinde yer alan Kherva bölgesindeki madenlerde üretilen Himalaya tuzu, dünyada sadece bu madenlerden çıkarılabilmektedir. Dünya’daki tek kaynağın burada bulunuyor olması, Himalaya tuzunun üretildiği ülke olan Pakistan’ın dış ticaretinde önemli bir etkiye sahip olmasını sağlamıştır.

  • Tuz satışları patladı

    Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde 1 Ocak tarihinden beri aralıklara yağan yoğun kar yağışı en çok tuz satan esnafa yaradı.

    Lüleburgaz’da etkili olan soğuk hava ve kar yağışı tuz satışlarını artırdı. Esnaf ve vatandaşlar, kapı önlerinde biriken kar ve buzun çözülmesini sağlamak için tuz aldı. Lüleburgaz’da aktarlık yapan Cengiz Bal, kaya tuzu satışlarının yüzde yüz arttığını kaydetti.

    Kar yağışı sonrası işlerin arttığını kaydeden Bal, “Eski yıllardan beri böyle kar yağmamıştı. Kar yağışından sonra tuz satışlarımız aşırı arttı. Eskiden günde 5 kilo tuz satıyorduk, şimdi günde 30 kilogram kaya tuzu satıyoruz. Tuzun, buzu çözücü özelliği olduğundan dolayı satışlarda aşırı talep var. Sattığımız tuz 1’inci kalite. Esnaflar, apartman yöneticileri kaya tuza alıyor. Kaya tuzu Çankırı’dan geliyor. Tuzun kilosu 2 TL” dedi.

  • Edirne’de kara kış tuz satan esnafa yaradı

    Edirne’de etkili olan kar yağışı en çok tuz satan esnafa yaradı.

    Edirne’de etkili olan soğuk hava ve kar yağışı tuz satışlarını artırdı. Esnaf ve vatandaşlar, kapı önlerinde biriken kar ve buzun çözülmesini sağlamak için tuz aldı. Edirne’de bir marketin sorumlusu Mehmet Ali Ayvak, kar yağması ve buzlanmanın görülmesiyle tuz satışlarının arttığını belirtti.

    Ayvak, “Çoktan beri böyle kar yağmamıştı. Kar yağışından sonra tuz satışlarımız aşırı şekilde arttı. Tuzun, buzu çözücü özelliği olduğundan dolayı satışlarda aşırı talep var. Yetiştirmekte güçlük çekiyoruz. Tuzun kilosu 1 lira. 1 ve 2’şer kilogramlık paketlerde satıyoruz. Aynı zamanda dükkanda 10 kilogramlık paketler halinde de satılıyor. Şuana kadar 500 kilo satışımız gerçekleşti. Tuz satışlarında en çok esnafa satış yapıyoruz. Çünkü şehrin içinde olduğumuzdan dolayı, esnaflar da müşterilerine mahcup olmamak için tuz alıyor. Hala dükkanımızda tuzları paketliyoruz talebi karşılayabilmek için” dedi.