Etiket: tuvalet

  • Hırsız alarmında bekçiler tuvalet penceresinden içeri girdi

    Hırsız alarmında bekçiler tuvalet penceresinden içeri girdi

    Aksaray’da Denetimli Serbestlik Müdürlüğünde hırsız ihbarı polisi alarma geçirdi. Binadaki bazı oda ışıklarının yanıp söndüğünü gören polis ekipleri, silahları çekip bölgeyi abluka altına alırken, kapısı kilitli binaya bekçiler tuvalet penceresinden girdi.

    Olay, Zafer Mahallesi Nevşehir Caddesi üzerinde bulunan Aksaray Denetimli Serbestlik Müdürlüğü binasında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, hırsız ya da hırsızların Denetimli Serbestlik Müdürlüğü binasında olduğu ihbarını alan 112 Acil Çağrı Merkezi olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk etti. Kısa sürede olay yerine gelen polis ve mahalle bekçileri binanın dışında araştırma yaparken, 2. katta bazı odaların ışıklarının yanıp söndüğünü fark eden ekipler silahları çekip ellerindeki fenerlerle binanın etrafını sardı. Eski hastane binasının ikiye bölünüp bir tarafı Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne tahsis edilen ve içeriden çekilen duvarla ikiye bölünen Denetimli Serbestlik Müdürlüğü binasına giremeyen bekçiler, polisler etrafı sardığı sırada binaya tuvalet penceresinden giriş yaptı. İçeriyi didik didik arayan bekçi ve polis ekipleri her hangi bir olumsuzluğa rastlamazken, yapılan incelemelerin ardından ekipler normale döndü.

  • Uzmanlardan ‘çocuklara tuvalet eğitimini eğlenceli hale getirin’ uyarısı

    Çocukların tuvalet eğitimini erken kazanmasının zeki oldukları anlamına gelmediğini ve tuvalet eğitimi verilirken sabırlı olunması gerektiğini belirten uzmanlar, “Bu süreci çocuklar için eğlenceli hale getirin. Örneğin giden dışkıya, ’Hadi bakalım bay bay yapıyoruz’ gibi sözcükler veya ‘Aferin harika yaptın’ gibi olumlu pekiştiricilerle eğlenceli hale getirebilirsiniz” dedi.

    Ailelerin tam olarak ne zaman başlayıp başlamayacağına karar veremediği tuvalet eğitimi kimi zaman stres konusu olabiliyor. Annelerin ve babaların sıkıntılar yaşadığı bu zorlu süreç için ise uzmanlar uyarılarda bulunuyor. Çocuğun eğitime hazır olduğuna dair sinyaller verdiğini ve püf noktaları anlatan İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu öğretim görevlileri Melis Hıdır ile Fatma Yıldız, eğitim sürecinin eğlenceli hale getirerek, sabırlı olmanın çok önemli olduğunu ifade etti.

    Tuvalet eğitim sürecinin çocuğun alışık olduğu dönemin bitişi ve yepyeni bir sayfanın başlangıcını içeren bir süreç olduğunu belirten İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişim Programı Öğretim Görevlisi Melis Hıdır, bu sürecin normal bir süreç olduğunun hiçbir zaman aileler tarafından unutulmaması gerektiğini söyledi.

    “Baskı kurmamak ve sabırlı olmak bu işin en önemli altın kuralı”

    Çocuğun bu dönemde hareketliliğinin artacağını, değişiklikler geliştireceğini ifade eden Hıdır, “Bu dönemde yeteneklerini keşfeden çocuk, daha çok bağımsız olmak isteyecek. Ailelerin dikkat etmesi gereken husus, bu bağımsızlık isteğini destekleyici çalışmalar yapmaları yönünde olmalıdır. Çocuğa tuvalet alışkanlığını kazandıracak anne, baba, bakıcısı ya da her kimse çok iyi gözlemci olması ve çocuğu gözlemlemesi gerekiyor. Çocuğun ilgi, istek ve ihtiyaçlarına uygun olarak çocuğun hazır olduğuna inanmalı ve emin olmalı. Çocuğu bıktırmamak, bunaltmamak, baskı kurmamak ve sabırlı olmak bu işin en önemli altın kuralı” dedi.

    “Tuvalet eğitimi başlayınca kesinlikle bez kullanmayın”

    Çocukların tuvalet eğitimi verme zamanının genellikle 18- 36 ay sürecinde olabileceğini ve aslında ebeveynlere de dönemin başladığına ilişkin çocukların bazı sinyaller verdiklerini söyleyen Melis Hıdır, “Bazı çocukları görürüz ki koltuğun ya da perdenin arkasına saklanarak, dışkısını ya da idrarını yapmaya başlar. Bazı çocukların yüz ve duygu ifadelerinde bir değişiklik olmaya başladığını anlarız. Bazı çocuklar da aslında bize çok güzel bir kopya verirler, bezinden sıkıldıklarını ve çıkarmak istediklerini belirtirler. Bu anları gördüğümüzde aslında çocuğun hazır olduğunu düşünüp, tuvalet eğitimi verme çalışmalarına başlayabiliriz. Bu çalışmaya başladığımızda aile ya da her kimse çocuğa mutlaka büyük bir sabırla yaklaşmalıdır” diye konuştu.

    Tuvalet eğitimi başladığında ailelerin mutlaka bez kullanmayı bırakması gerektiğini vurgulayan Hıdır, aksi halde çocuğun ikilik duygusuna kapıldığını ve sürecin olumsuz sonuçlanabileceğini ifade etti.

    “Dışkıya ‘bay bay yapıyoruz’ diyerek eğlenceli hale getirin”

    Çocukların tuvalet eğitimine başladıklarında korku yaşayabildiklerine dikkat çeken Hıdır, klozet aparatları ile ya da lazımlığa dışkısını yaparken kendi parçalarından bir parça gidiyormuş hissine kapılabildiklerini söyledi. Bu süreci çocuklar için eğlenceli hale getirmenin önemine vurgu yapan Melis Hıdır, “Örneğin giden dışkıya, ‘Hadi bakalım bay bay yapıyoruz’ gibi eğlenceli hale getirebilirsiniz. Bu süreci hem normal bir süreç gibi kabul edip hem de eğlenceli hale getirmek tamamen ailenin görevidir. Çocuğun tuvaletini lazımlık ya da klozete yaptığı zaman ödüllendirilebilir. Çok büyük maddi ödüllerden bahsetmiyorum. Bunlar sadece olumlu pekiştiriciler olabilir. Örneğin ‘Aferin harika yaptın’ gibi sözlerle ya da küçük stickerlar hediye edilebilir” dedi.

    Eğitim sürecinde çocukların geceleri 2-3 saatte bir uyandırılarak tuvalete götürülebileceğini dile getiren Melis Hıdır, gece yatmadan sıvı alımının da azaltılabileceğini belirtti. Hıdır, çocukların tuvalet eğitimlerini almada bireysel olarak farklılık göstereceğine de dikkat çekerek, ailelerin bunu problem yapmamaları gerektiğini sözlerine ekledi.

    “Tuvalete gitmeyi erken öğrenmesi zeki olduğunu göstermez”

    İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişim Programı Öğretim Görevlisi Fatma Yıldız ise “Çocukların erken süreçte tuvalet alışkanlıklarını kazanması, onların zeki olduklarının bir göstergesi değildir. Önemli olan çocuk için doğru olan süreçte tuvalet eğitimine başlamaktır. Her çocuğun eğer organik bir problemi yok ise bu süreci kazandığını görebiliriz. Ancak dikkat çekmek istediğim önemli bir nokta var. Ebeveynlerin oyun esnasında çocuğu zaman zaman tuvalete yönlendirmesi gerekebiliyor. Ama bu esnada, çocuk tuvaletini yaptıktan sonra oyununa geri dönmelidir. Çünkü çocuk oyundan kaldırılmış olması ve tuvalete gönderilmesi arasında olumsuz bir bağlantı kurabiliyor ve daha sonrasında tuvalete gitmek istemeyebiliyor” dedi.

    Tuvalet eğitim sürecinde anne babaların kazandıkları deneyimi ve süreci başkalarına, yakınlarına anlatırken çocuğun ortamda bulunmaması gerektiğini dile getiren Fatma Yıldız, ailelerin beden dilinden bile bu süreçte çocukların olumsuz etkilenebileceğini ve çok dikkat edilerek sabırlı olunması gerektiğini belirtti.

    “Ayakları yere basarak kendini güvende hissetmeli”

    Çocuğun tuvaletini yaparken ayaklarının yere basmasının kendisini güvende hissetmesinin önemine dikkat çeken Çocuk Gelişim Programı Öğretim Görevlisi Fatma Yıldız, şunları söyledi:

    “Bazı evlerde alaturka tuvaletler bulunabiliyor. Bu noktada anne ve babalar lazımlığı tercih ediyor. Eğer evlerinde klozetleri varsa çocuklar için tasarlanmış aparatları kullanmaları öncelikleri olabilir. Çocuğun aparatı klozete koyduktan sonra bir de basamak kullanarak, ayaklarını da desteklemek çocuğun güvenli bir şekilde oturmasını saplayabilir. Çünkü bazen çocuklar klozetten korkabiliyorlar. Klozetin karanlık, boşluk olması onlar için düşme korkusu da oluşturabiliyor. Bu sebeple hem ayaklarını zemine basmaları önemli hem de aparatı koyduktan sonra rahat bir şekilde oturabiliyorlar.”

    Eğitim sürecinde çocukların altına kaçırabileceklerini de belirterek, kesinlikle çocuğun duygusal ya da fiziksel şiddete maruz kalmaması gerektiğini vurgulayarak, böyle bir olayın oluşması durumunda görmezden gelinmesi gerektiğini ifade etti.

  • Dünya Tuvalet Günü, tuvaletsiz yaşam süren 2,5 milyar insana dikkat çekiyor

    Dünyadaki her 3 insandan 1’inin temiz ve güvenli tuvalete erişimi yok. Küresel ölçekte sağlık ve hijyen açısından farkındalık oluşturmak, tuvaletsiz bir yaşam süren 2,5 milyar insanı görünür kılmak için Birleşmiş Milletler (BM), 19 Kasım’ı Dünya Tuvalet Günü ilan etti. Dünyada tuvalet erişimi olmayan insanların yaşadığı sıkıntıların farkındalığını artırmak adına çalışmalara imza atan Alman merkezli Duravit de geliştirdiği hijyen sırlı klozet ile otel, hastane, okul, AVM gibi ortak kullanım alanlarında hijyen sorununu ortadan kaldıracak bir ürün geliştirdi.

    Temiz su, sağlığın olmazsa olmaz koşullarından biri. Temiz tuvaletler ve bunu mümkün kılan iyi planlanmış kanalizasyonlar, bir medeniyetin gelişmişlik seviyesini gösterir. Farkında olmadığımız bazı ayrıcalıklar, kırsal alanlarda yaşayanlar başta olmak üzere çok sayıda insanın güç erişebildiği imkanlar olabiliyor. BM verilerine göre, dünyadaki her 3 insandan 1’inin temiz ve güvenli tuvalete erişimi yok. Bu duruma dikkat çekmek, küresel ölçekte sağlık ve hijyen açısından farkındalık oluşturmak, tuvaletsiz bir yaşam süren yaklaşık 2,5 milyar insanı görünür kılmak için Birleşmiş Milletler (BM), 2013 yılında 19 Kasım’ı Dünya Tuvalet Günü ilan etti. BM, 2030 sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında bu tarihte herkesin tuvalete erişimi olacağını taahhüt etti.

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından yayınlanan içme suyu, sıhhi koşullar ve hijyende ilerleme raporuna göre, 2.1 milyar insanın temiz bir şekilde sağlanan suya erişimi yok. 4.5 milyar kişinin güvenli şekilde yönetilen sıhhi koşullara erişimi yokken, 600 milyon kişi başka hanelerle tuvaletlerini paylaşıyor, 892 milyon kişinin tuvaleti bulunmuyor ve 1,1 milyar kişi tuvalet ihtiyacını açık alanda gideriyor.

    Dünyada tuvalet erişimi olmayan insanların yaşadığı sıkıntıların farkındalığını artırmak adına pek çok marka çeşitli çalışmalara imza atarken, Alman merkezli Duravit de geliştirdiği hijyen sırlı klozet ile otel, hastane, okul, AVM gibi ortak kullanım alanlarında hijyen sorununu ortadan kaldıran ürün geliştirdiğini açıkladı. Şirketten yapılan açıklamada; uzun çalışmalar sonrasında geliştirilen hijyen sır, yeni mikrop oluşumunu engellemenin yanı sıra var olan mikropları 12 saat içinde yok etme özelliğine de sahip. Var olan mikropları yok etme süresini 12 saatten 6 saate indirmek üzere çalışmalar yürüttüklerini belirten Duravit Türkiye Genel Müdürü Müfit Ülke, bu yeni ürünlerini de 2020 yılına kadar piyasaya sürmeyi de planladıklarını vurguladı.

    Ülke, “Birçok insanın ortak kullanımına açık olan klozetlerde hijyen sorunu yaşanıyor. Hijyen sırlı ürünlerimiz sayesinde ortak kullanım alanlarındaki klozetleri kendi evinizin banyosunu kullanırcasına rahatlıkla kullanılabilecek” dedi.

  • Çocuklarda tuvalet eğitimi nasıl olmalı?

    Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Uzman Psikolog Seda Gün Namal, ‘Çocuklarda tuvalet eğitimi’ konusunda bilgilendirmelerde bulundu. Çocuğu korkutarak tuvalet eğitimi verilmesinin yanlış olduğunu söyleyen Namal, “Katı ve kuralcı olmanın yanı sıra çok rahat ve çocuğun ihtiyacının ertelenmesi de yapılmaması gereken davranışlardandır” dedi.

    Namal, tuvalet eğitimin 18 ay ile 36 ay arasında verilmesinin gerektiğini ifade ederek, “Tuvalet eğitim dediğimiz süreç yürüme, koşma, konuşma gibi çocuğun kendi başına yapabildiği gelişim sürecidir. Tuvalet eğitimi 18 ay ile 36 ay arasında verilmesi uygun gördüğümüz süreç. Bu çocuktan çocuğa göre değişiklik göstermektedir. Fiziksel gelişimleri, ruhsal açıdan hazır olunuşluğu olması gerekmektedir. Ortalama bu kızlarda 29 ay civarında erkeklerde 31’inci ayda gerçekleşmiş oluyor” dedi. Çocuklarda tuvalet eğim süreci hakkında bilgi veren Namal, “Kaba motor ya da fizyolojik süreçte çocuğun yürüyor olması, tırmanabilme ve zıplayabilme becerilerinin olması bizim beklediğimiz süreçtir. Sonrasında çocuğun mesane kasları, idrar boşaltma ve tutma gibi kaslarının gelişmiş olması gerekiyor” diye konuştu.

    SAYGI DUYMAK VE GERİ ÇEKİLMEK GEREKİYOR

    Çocuğun gelişimine saygılı olunması gerektiğini söyleyen Namal, “Mahremiyet eğitimin gelişmeye başladığı dönemlerde çocuklar koltuklarının arkasında, perdelerin arkasında gizlenerek tuvaletlerini yaparlar. Çocuk ben tuvalet eğitimi almaya hazırım demesi yanı sıra çocuk burada gizli alanını oluşturuyor. Olabildiğince görmezden gelip bir adım geride durmak gerekiyor. Bu süreçte çocuğun gelişimini desteklemek adına saygı duymak ve geri çekilmek gerekiyor” şeklinde konuştu.

    ÇOCUKLAR ANNE VE BABAYI MODEL ALIRLAR

    Daha sağlıklı tuvalet eğitimi verilmesi açısından anne ve babanın model alınması gerektiğini söyleyen Namal, “Erkek ve kız çocuklarında tuvalet eğitiminde çok belirgin farklılıklar yok. Çocuklara tuvalet eğitim verilirken klozeti kullandırmak daha sağlıklı. İlerleyen dönmelerde daha iyi bir eğitim verilmesi açısından model alma anlamında kızlar anneyi, erkekler ise babayı model alması gerekiyor” dedi.

    ÇOCUĞU KORKUTARAK TUVALET EĞİTİMİ VERİLMEMELİ

    Çocuğu korkutarak tuvalet eğitimi verilmesinin yanlış olduğunu söyleyen Namal, “Ağır cezalarla tuvalet eğitimi öğretiliyor. Bu oran Türkiye’de yüzde 35-40 civarında. Tuvalet eğitiminin anahtar kelimesi ‘sabırdır’. Katı ve kuralcı olmanın yanı sıra çok rahat ve çocuğun ihtiyacının ertelenmesi de yapılmaması gereken davranışlardandır. Bu dönemdeki eğitim çocuğun kişisel gelişimini etkiliyor. Ruhsal rahatsızlıklar açısından mükemmeliyetçi, titiz olan kişilerin altyapısı bu dönemde atılıyor. O yüzden olabildiğince saygı gösterilerek, hoşgörülü şekilde çocuğa yaklaşılmalı” dedi.

    BU SÜREÇTE ANNE İZİN ALMALI

    Bakıcıyla büyüyen çocuklarda tuvalet eğitimi sürecinde annenin izin alması gerektiğini söyleyen Namal, “Çalışan anne bu süreçte bir süre izin alarak çocuğunun yanında olması önemli. Çocuğun verdiği ipuçlarına bağlı olarak işten ayrılarak yapılabilir. Ancak bu mümkün değilse çocuğa bakıcı ya da annene ya da babaanne bakıyorsa çocuğun hem mahremiyet gelişimi açısından hem de tuvalet eğitimi açısından bunları sınırlandırmak gerekiyor” dedi.

    ÖDÜL NİTELİĞİNDE OLMADAN MOTİVE EDİLMELİ

    Ailelere ipuçlarında bulunan Namal şunları söyledi:

    “Bu süreçte çocukla beraber alışverişe çıkılmalı. Özellikle alınan iç çamaşırlarında çocukların sevdiği karakterler olmalı. Tuvalette vakit geçirebileceği etkinlikler yapılabilir. Kitapların olduğu bazı bölgeler bulundurulabilir. Ödül niteliğinde olmadan çocuğu motive edici, takdir eden davranışları gösterebilmesi açısından etiketler kullanabilirler” dedi. Çocuğu bezden ayırdıktan sonra çocuğun altının hiç bağlanmaması gerektiğini söyleye Namal, “Çocuğu bezden ayırdıysak geri dönüş kesinlikle yapmıyoruz. Çünkü çocuk bunu içsel olarak başarısızlık olarak nitelendiriyor. Yetersiz olarak nitelendiriyor. Dolayısıyla bu da bizim çocuğu kontrol etmemiz demek.”

    PROBLEM VAR DEMEKTİR

    “Büyük tuvaleti 4 yaşına kadar idrar kaçırmayı 5 yaşından sonra patolojik olarak bir sıkıntı var olarak nitelendiriyoruz” diyen Namal, “Bizim tamamlanmasını istediğimiz süreç ortalama 3 yaştır. 3 yaş kreşe başlama yaşıdır ve dolayısıyla çocuğun bezli haliyle kreşe gitmesi, kendini farklı hissetmesi, soyutlaması ve utanç duyması anlamına gelir. 3 yaşına kadar tamamlaması gerekir. 4 ya da 5 yaşına kadar devam ediyorsa problem var demek değildir” dedi.

    GENETİK FAKTÖRLER OLABİLİR

    Çocukların bezden zor ayrılmasının sebeplerinden bahseden Namal, “Genetik faktörler olabilir. Anne ve babanın küçük yaşlarda uzun vadede idrar kaçırma gibi bazı durumları olduysa çocukta görülme oranı çok yüksek. Bu süreçte bazı fizyolojik olaylar da devreye giriyor. Çocuğun mesane kasları gelişmemiş olabilir. Dolayısıyla idrar torbası dolduğu zaman beyne sinyal gitmiyor olabilir. Diğer döngüsel durum ise mesanenin kontrol edilemez durumdayken sonuçlar psikolojik olabilir” dedi. Namal psikolojik olarak hazırlık sürecinden bahsederek, “Çocuk bir buçuk yaşına kadar oral dönemden, emzirme sürecinden geçiyor. Güvenli ayrılma yaşadığı bu dönemde çocuk anneden bir ayrışma yaşıyor. Güvenli şekilde ayrılabilmesi için bu dönemi iyi bir şekilde atlatması gerekiyor. Çocuk kendinden emin şekilde çevreyi keşfe çıkabiliyor. Her gelişim dönemini sağlıklı atlatılabilmesi bir sonraki dönem için hazırlık” diye konuştu.

  • Göze saplanıp beyne giren tuvalet fırçası 4 saatte çıkarılabildi

    Çanakkale’de bir kişinin gözünden girip 20 santim kadar beyne ilerleyen tuvalet fırçası, 4 saat süren başarılı bir operasyonla çıkarıldı.

    Biga’da ikamet eden 32 yaşındaki hasta, 20 Ekim Cumartesi günü evinin helasında baygınlık geçirerek tuvalet fırçasının üzerine düştü. Göz boşluğundan giren fırçanın sapı hastanın beynine kadar ulaştı. Akşam saat 7 sularında hastaneye getirilerek acilen ameliyata alınan erkek hastanın sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

    Beyin Cerrahı Op. Dr. Cengiz Kara, beraberindeki Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Eray Eser, Anestezi Uzmanı Dr. Cenk Çetin ve ameliyathane ekibi tarafından büyük bir titizlikle gerçekleştirilen operasyon 4 saat sürdü.

    Ameliyat hakkında bilgi veren Op. Dr. Cengiz Kara, “Talihsiz bir kaza geçiren bu genç hastamızı acilen ameliyata aldık. Gözün alt tarafından saplanan yabancı cismin beyne 20 santime kadar girdiği görüldü. Cisim çıkarılarak beyin dokuları kontrol edildi, temizlendi ve beyin zarı onarıldı. Hastamız ameliyat sonrasında tedavi ve takip amaçlı olarak 3 gün yoğun bakım ünitesinde izlendi. Şu an klinikte yatmakta olan hastamızın sağlığı her geçen gün iyiye gidiyor” dedi.

    Hastaya geçmiş olsun dileklerini ileten Başhekim Op. Dr. Ufuk Tali, başarılı çalışmalarından dolayı Op. Dr. Cengiz Kara ve ekip arkadaşlarını tebrik ederek, hastanenin her geçen gün daha büyük işlere imza attığını söyledi.