Etiket: tutumlarına

  • YTB Başkanı Eren’den, Yunanistan’ın Batı Trakya’daki haksız tutumlarına tepki

    YTB Başkanı Eren’den, Yunanistan’ın Batı Trakya’daki haksız tutumlarına tepki

    Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdullah Eren, Yunanistan’ın Batı Trakya’daki haksız tutumlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Başkan Eren, “Yunanistan, Lozan ile bağdaşmayan bir tutumla Batı Trakya Türk Azınlığına sistemli baskısını eğitim üzerinden sürdürüyor” dedi.

    Yunanistan’ın Batı Trakya’daki haksız yaklaşımlarına dair açıklamalarda bulunan YTB Başkanı Abdullah Eren, “Batı Trakya Türkü sistematik baskılara boyun eğmeyecektir. Türkiye, soydaşının hak ve hukukunu her daim savunacaktır” dedi.

    “Yunanistan, Lozan ile bağdaşmayan bir tutumla Batı Trakya Türk Azınlığına sistemli baskısını eğitim üzerinden sürdürüyor”

    “Batı Trakya’daki Müslüman Türk varlığı yüzyıllara dayanıyor ve bugün Batı Trakya’daki Müslüman Türkler 150 bini bulan varlığıyla Yunanistan’daki tek resmi azınlık gurubu” diyen Abdullah Eren, Yunanistan’ın Batı Trakya’da sistematik bir baskı politikası güttüğüne dikkat çekti. Eren, bu baskıcı tutumun son günlerde eğitim üzerinden de yürütülmeye çalışıldığının örneklerinin yaşandığını vurgulayarak, “Yunanistan, Lozan ile bağdaşmayan bir tutumla Batı Trakya Türk Azınlığına sistemli baskısını eğitim üzerinden sürdürüyor. Batı Trakya’daki birçok köyde okullar kapatıldı. Gümülcine’deki 5 asırlık Medrese-i Hayriye de sindirilmeye çalışılıyor. Bu baskılara son verilmeli” ifadelerini kullandı.

    “Yunanistan azınlığın haklarını korumakla mükellef”

    Abdullah Eren, Yunanistan’ın kimlik inkarı, dini hayat özgürlüğüne müdahale, azınlığa ait vakıf mallarına yönelik tartışmalı uygulamalar ile beraber şimdi de eğitim üzerinden soydaşın Lozan başta olmak üzere farklı hususlarla garanti altına alınmış hak ve hukukunu hiçe sayan girişimlerde bulunduğunun altını çizdi.

    Eren, “Lozan ile garanti altına alınmış haklar arasında eğitim ve dini işlerde özerklik var. Yine Türkiye ile Yunanistan arasında yapılan 1951 ve 1968’de imzalanan Kültür Anlaşması ve Kültür Protokolü, kabul edilen uluslararası sözleşmeler, Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan ilave anlaşmalar söz konusu. Ayrıca Yunanistan bir AB üyesi. Kaldı ki azınlık haklarına özel olarak bağlantılı olan başlıca uluslararası insan hakları sözleşmelerine de taraf. Dolayısıyla tüm buralardan mütevellit azınlığın haklarına yönelik sorumlu olduğu noktalar var. Bunlara uygun hareket etmesi gerekir. Yunanistan bu hakları korumakla mükellef” şeklinde konuştu.

    Türk köyünde askeri tatbikat ve kabristana saldırı

    Yunanistan’ın birkaç gün önce Batı Trakya’da dünyada örneğine pek rastlanmayan bir şekilde tam teçhizatlı komandoları ile sivil yerleşim yerinde sözde tatbikat yaptığı konusuna da değinen YTB Başkanı Abdullah Eren, “Tamamen soydaşlarımıza karşı, üstelik Yunanistan vatandaşları, ortaya konan baskı ve korku amaçlı tutumun son derece akıl dışı yeni bir örneği. Basına yansıyanın dışında birkaç köyde daha askeri varlık gösterme olduğuna dair haberler oldu. Kabristana yapılan saldırı da söz konusu biliyorsunuz. Asla kabul edilebilir şeyler değil bunlar. Batı Trakya Türkü her alanda görülen tüm bu sistematik baskılara asla boyun eğmeyecektir. Türkiye de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi hiçbir zaman soydaşını yalnız bırakmayacak; onun hak ve hukukunu her daim savunacaktır” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, ““Uluslararası düzeyde destek bekleyen ülkelerin Filistin ve Kudüs’e yönelik tutumlarına göre değerlendireceğiz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bundan sonra uluslararası görevlere adaylığını koyan ve destek talep eden ülkelerin Filistin ve özellikle Kudüs’e yönelik tutumlarına göre değerlendireceğiz” dedi.

    İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) İslam Zirvesi Konferansı Olağanüstü Toplantısı İstanbul Kongre Merkezinde yapıldı. Toplantı sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan basın toplantısı yaptı.

    “Uluslararası düzeyde destek bekleyen ülkelerin Filistin ve Kudüs’e yönelik tutumlarına göre değerlendireceğiz”

    Zirvenin ardından konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Teşkilat üyesi olan ülkeler olarak baskıyla bile olsa Amerikan devletinin izinden gidecek olan devletlere karşı her türlü tedbiri almakta kararlıyız. Öte yandan dünyadaki hiçbir devletin şantaja boyun eğerek egemenlik haklarını çiğnetmeyeceğine inanıyoruz. Ayrıca tüm teşkilat üyelerini Amerika’nın kararını takip edecek ülkeler yanında, tüm makam parlamento, şirket ve bireylere karşı da ekonomik kısıtlamalar uygulanması için gerekli önlemleri almaya çağırıyoruz. Kudüs’ü Şerif’in kimliğini değiştirmeye yönelik her türlü teşebbüse karşı koyacağız. Terörist yerleşimci grupların kutsallarımıza yönelik saygısızlıkları karşısında artık sabrımızın sonuna geldik. Üye devletler ve uluslararası toplum yasadışı İsrail yerleşimde imal edilen ürünlerin piyasalara girmesini mutlaka engellemelidir. Bunun yanında Filistin topraklarında süren haksız işgalin idamesinde rolü olan tüm şahıs ve oluşumlara karşı da gereken tedbirler alınmalıdır. Bundan sonra uluslararası görevlere adaylığını koyan ve destek talep eden ülkelerin Filistin ve özellikle Kudüs’e yönelik tutumlarına göre değerlendireceğiz” dedi.

    “Filistinliler için yardım kampanyası yürütülecek”

    Filistinliler için yapılan yardım kampanyaları hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birleşmiş Milletler Yakındoğu’daki Filistinli mültecileri yardım ve bayındırlık ajansının bütçesinin güçlendirilmesi önem kazanmıştır. Üye devletlere bu kritik süreçte ajansı olan destek ve katkılarını artırmaları çağrısını yapıyoruz. Türkiye olarak bizde ajans tarafından başlatılan ‘Onura paha biçilemez’ kampanyasını çok güçlü destekliyoruz. Filistinli mültecilere destek sağlanmasının kalkınma vakfı fonu kurulmasına olumlu yaklaşıyoruz. İki devletli çözüme bağlılığımızı teyit ediyor, bu bağlamda Filistin tarafından yapılan girişimleri desteklediğimiz ifade ediyoruz. Ramazan ayı boyunca İslam İşbirliği Teşkilatında bulunan tüm ülkelerde Filistinli kardeşlerimiz için yardım kampanya yürütülecek” diye konuştu.

    “Bu çarpık anlayışa ve sistematik barbarlık karşısında sesimizi yükseltmenin zamanı gelmiştir”

    “İslam dünyası olarak Filistin sorununun çözüme kavuşması için her alanda destek vereceğiz” diyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birçok liderle görüşerek onların kaldığı haksızlığa karşı sesini yükseltmeye çağırdım. Bu vicdansızlığı Afrika’daki Asya’daki kardeşlerimizle beraber Katolik dünyasının ruhani lideri Sayın Papa’da kabul etmiyor. Özel hassasiyeti için bir kez daha teşekkür ediyorum. Kendisinin aynı kararlı tavrı önümüzdeki süreçte devam ettireceğine inanıyorum. Din, dil ülke ayrımı gözetmeden uluslararası toplumun birleşerek haksızlığa karşı adaleti savunması gerekiyor. İslam İşbirliği Teşkilatı olarak verdiğimiz mücadele sadece Müslümanların Kudüs üzerindeki haklarının mücadelesi değildir. Hepsiyle bu konuyu ele aldık. Buradaki duruşumuzla Hristiyanlarında ve Musevilerinde hakkını savunuyoruz. Biz burada işgale karşı çıkarken, adaleti, barışı, hukuku bir arada yaşama idealini de savunuyoruz. İsrail bugüne kadar hep güçlüyüm, öyleyse haklıyım mantığıyla hareket etmiş, uluslararası toplumda buna müsaade etmiştir. Artık bu çarpık anlayışı dur demenin, bu sistematik barbarlık karşısında sesimizi yükseltmenin zamanı gelmiştir. Fiille desteklenmeyen her söz havada kalmaya mahkumdur. Zulme karşı adaletsizliğe karşı Müslümanlar, Hristiyanlar ve akli selim sahibi Museviler hep birlik0te direnmelidir. İsrail’deki dünyanın dört bir köşesindeki vicdan, şahsiyet sahibi Musevilere sesleniyorum siz Siyonist değilsin. Sizleri onlardan ayırt etmek istiyorum. Bunlara karşı tavrınızı yükselttin. Yalnız kendim içinsem ben neyim, şimdi değilse ne zaman. 8 aylık bebeklerin, tekerlekli sandalyede ki insanların katledilmesini şimdi karşı çıkmayacaksanız ne zaman çıkacaksınız. Sizi temsil iddiasındaki yönetimin tüm dünyaya yalan söylemesine ne kadar sabredeceksiniz. Her gün 10 emrin ayaklar altına alınmasına daha ne kadar sessiz kalacaksınız. Artık aranızdaki vicdan sahiplerinin arasındaki korku duvarlarını yıkarak bu zulme, katliam ve vahşet düzenine bir dur demesi gerekiyor” diye konuştu.

    “Kudüs davası bizim davamızdır”

    Filistinlilere seslenerek konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistinli kardeşlerime sesleniyorum, ey işgal altındaki toprakların onurlu direnişçileri ey çıplak elleriyle korkaklar ordusuna meydan okuyan sevgili yiğitler. On yıllardır canları pahasına Kudüs’e ve haremi şerife sahip çıkan asil kahramanlar aklımız, kalbimiz dualarımız sizinledir. Kadını erkeği, genci yaşlısıyla tüm İslam dünyası yanınızdadır. Uğruna can verdiğiniz Kudüs davası unutmayın hepimizin davasıdır. Kutlu mücadelenizde sizleri asla yalnız bırakmayacağız. İşgal bitene başkenti Kudüs olan Filistin kurulan kadar desteklemeyi sürdüreceğiz. Ağır silahlarla kanınızı döken caniler, hukuk ve insanlık önünde hesap verene kadar yolumuzdan asla dönmeyeceğiz. Kimi ülkelerin riyakarlığı sizi karamsarlığa sevk etmesin iradesini dolarlara satanlar sizi aldatmasın. Rabbimin emri gereği inanıyorsanız üstün olan sizsiniz. Kudüs’ün kaybedilmesine asla izin vermeyeceğimizi ve davadan asla vazgeçmeyeceğimizi ifade ediyorum” şeklinde konuştu.