Etiket: Tutmanın

  • Beyni zinde tutmanin anahtarları

    İleri yaşlarda bulmaca çözmenin ve telefon numarası ezberlemenin beyne iyi geldiğini ifade eden Acıbadem Eskişehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ümit Gedikoğlu Kurtar beyni zinde tutmanın anahtarlarını paylaştı.

    Yaş ilerledikçe her organ gibi beyin de yıpranır. Yıpranma süresini geciktirmek ve beyni zinde tutmak için basit beyin egzersizleri yapılmasının faydaları yapılan çalışmalar ile ispatlanmıştır. “Küçük egzersizler beyinde kısa yollar oluşturur. Kısa yollar oluşturmak, pratik yaşam için önemlidir“ diyen Acıbadem Eskişehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ümit Gedikoğlu Kurtar beyni zinde tutmanın anahtarlarını paylaştı. Yapbozların, çocukların beyin gelişimi için yararlı olduğunu vurgulan Dr. Ümit Gediklioğlu Kurtar ileri yaşlarda da bulmaca çözmenin, bol rakamlı şifreleri ve sayıları akılda tutmanın, telefon numarası ezberlemenin, basit matematik hesaplarını zihinden çözmenin faydalı olduğunu, bu egzersizleri yapamayanların, bol bol kitap okumaları gerektiğini söyledi ve beyni zinde tutmak için önerilerde bulundu.

    “Çay ve kahve beynin berrak çalışmasını sağlar”

    İyi uyumanın ve yeterli beslenmenin beyni zinde tutmanın en önemli ve basit yolu olduğunu vurgulayan Uzman Dr. Ümit Gedikoğlu, “Gün içinde 10 dakikalık uyku, verimi arttırır ve beyne iyi gelir. Kan şekerini sabit ve yüksek tutmak, beynin tam kapasiteyle çalışmasını sağlar. Günde 6 öğün yemek yemek faydalıdır. Endişe beyni yorar ve yıpratır. Beyin endişeden uzak tutulmalıdır. Hafif miktarda kafein yani çay, kahve ve kola tüketimi beynin daha berrak çalışmasını sağlar. Çikolata, muz, fındık, fıstık ve balık gibi birtakım gıdalar serotonin içerdikleri için mutluluk hormonu yayılmasını sağlar. Bu gıdaların, beyni zinde ve mutlu tutmaya yönelik etkileri vardır. Nikotin, vücudun bütün damarlarını daraltır ve beynin kanlanmasını bozar. Bu durum beyne az kan gitmesi anlamına geleceği için beyin yarı kapasite ile çalışmaya başlar. Beyni zinde tutmak için sigaradan uzak durulmalıdır“ ifadelerini kullandı.

    “Gülümsemek beyni zinde tutmanın en etkili yoludur“

    Günlük yaşamda yapılacak küçük aktivitelerin dahi beyni canlı tutacağını aktaran Acıbadem Eskişehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ümit Gedikoğlu Kurtar, şunları dile getirdi:

    Sürekli alkol tüketenlerin beyinlerinde küçülmeler de olabilir. Uyuşturucu madde kullanımı da, beyni bir ceviz kadar küçültebilir. Alkol ve uyuşturucu tüm vücudun olduğu gibi beynin de düşmanıdır. Bir hobi edinmek beynin yenilenmesi açısından oldukça önemlidir. Örgü örmek gibi en basit hobi bile, sizin dolayısıyla da beyninizin mutlu olmasını sağlar. Spor yapmak da beyin sağlığı için faydalıdır. Spor yaparken, beyinde endorfin hormonu salgılanır. Böylece eskiyen beyin hücreleri yenilenir. Spor beyin gelişmesini sağlar. Mutlu olmak ve gülümsemek beyni zinde tutmanın en etkili yoludur.“

  • Oruç tutmanın saymakla bitmeyen faydaları

    Diyetisyen Dilara Yıldız, Ramazan ayının tüm yıl boyunca bedende biriken toksit maddeleri uzaklaştıran ve fizyolojik arınma sağlayan sağlığımız için adeta şifa niteliğinde olduğunu belirtti.

    Diyetisyen Dilara Yıldız, Ramazan ayının başlaması ile birlikte oruç tutmanın vücut için faydalarını anlattı. 11 ay boyunca aralıksız çalışan sindirim sisteminin rahatlayacağını belirten Yıldız, “Bedenimizde depo edilen zararlı yağlar bu dönemde erimeye başlar. Vücudumuzda yenilenme gerçekleşir. Kısacası sağlıklı kişiler için oruç tutarak bedeni dinlendirmek oldukça yararlı ve sağlık için ihtiyaçtır da denilebilir” ifadelerine yer verdi. Yıldız, özellikle tansiyon, böbrek ve diyabet hastalarının sadece uzman kontrolünde, kullanmaları gereken ilaçların sahur ve iftar saatlerine uygun olarak ayarlandıktan sonra oruç tutabileceklerini ifade etti. Ramazan Ayında beslenmenin nasıl olması gerektiği konusunda da açıklayıcı bilgiler veren Yıldız, “Mutlaka sahur yapmalı ve sahurda kahvaltı tarzı beslenilmeli, en az 2-3 bardak su içilmelidir. Gece metabolizma hızı düşük olacağından, yediklerimizin yağa dönüşmemesi için midemizi yormayacak besinler tercih edilmelidir. Örneğin, glisemik indeksi düşük ve ayni zamanda tokluk hissi sağlayacak kepek ekmeği, peynir, domates, salatalık, haşlanmış yumurta, yeşillikler, ayran ya da süt tüketilebilir. Ek olarak abartıya kaçmadan 1 porsiyon meyve de olabilir” dedi.

    İftarda aniden çok ve aşırı yemekten kaçınılması gerektiğini da vurgulayan Diyetisyen Dilara Yıldız, “Orucumuzu açarken 1 bardak ılık su ve 1 hurma ile başlayabiliriz. Sonrasında 1 kase çorba ile devam edip, mümkünse 10 dakika kadar beklemeye çalışmalıyız. Gün boyu uzun süre açlık dönemi ardından metabolizmamızın yavaşlaması sebebiyle sindirim de yavaş olacaktır. O nedenle birdenbire mideye besin yüklemesi yapmak, tansiyon yükselmesine, şişkinliğe, mide-barsak rahatsızlıklarına neden olabilir” diye konuştu.

    Kızartma gibi yağlı, ağırlık oluşturan yiyeceklerden kesinlikle uzak durulması gerektiğini dile getiren Yıldız, şu önerilerde bulundu:

    “Ana yemeğin yanında salata olmasına özen gösterilmeli. Yemekler etli ise aşırıya kaçmadan ölçülü tüketilmeli. Yavaş yavaş iyice çiğneyerek yemeli ve Ramazan’da gaz şikayetini azaltmak için gıdalar çok sıcak veya çok soğuk tüketilmemelidir. Yemekler az sulu tüketilirse daha az yağ alınmış olur. Ödeme yol açacağından tuza dikkat edilmelidir. İftardan sonra hemen oturulmamalı, mutlaka kısa mesafeli yürüyüş yapılmalı, en azından hareket edilmelidir. Kabızlık problemine karşı lifli gıdalar tüketilmeli. İftardan yaklaşık 2 saat sonra ilk ara öğünde meyve veya sütlü tatlılar tercih edilebilir. Yine iftardan sonra ikinci ara öğün olarak yoğurt veya süt tüketilebilir. İftardan sahura kadar en az 10 bardak su tüketmeye özen gösterilmelidir.”

  • Cildi Genç Tutmanın 10 Altın Kuralı

    Medical Park Tarsus Hastanesi’nde görevli Dermatoloji Uzmanı Dr. Neslihan Dönmez, 10 altın kurala uyularak cildin gençliğinin korunabileceğini söyledi.

    Dr. Dönmez, bu kuralların başında bol su içmenin, güneşten korunmanın ve sigaradan uzak durmanın geldiğini belirtiyor.

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Neslihan Dönmez, 10 altın kuralı şöyle açıklıyor:

    “1- Bol su için: Su cildin nem kazanması için önemlidir.

    2- Güneşe karşı koruyucu kullanın: UV ışınlarına maruz kalmak, cildin yaşlanmasını etkileyen en önemli sorunlardan biridir.

    3- Sigara içmeyin: Kanser başta olmak üzere birçok hastalığın tetikleyicisi olan sigara, erken cilt yaşlanması, kırışıklıklar ve yara iyileşmelerinde gecikmeye de yol açar.

    4- Cilt tipinize uygun nemlendirici kullanın: Cilt yıkandıktan sonra kurur ve nemlendirilmezse, normalden fazla yağ salgılar. Cildinizi yağlı ya da kuru fark etmez; tipine uygun bir ürünle mutlaka nemlendirin.

    5- Sabahları cildinizi ılık suyla yıkayın: Ilık su cildinizin kirlerden tamamen arınmasını sağlar.

    6- İlerleyen yaşlarda antiaging ürün kullanın: Yaşlanmayı geciktirmek istiyorsak gündüz ayrı, gece ayrı hücre yenileyici kremler tercih edilmelidir.

    7- Taze besin ve vitaminler tüketin: Omega 3 ve omega 6 yağ asitlerini dengeli tükettiğimizde, kan dolaşımı düzene girer ve cilde daha fazla oksijen taşınır. Bu yağ asitleri ayrıca hücre zarını güçlendirir ve cildin daha genç görünmesini sağlar.

    8- Spor yapın: Spor cildi güzelleştirir ve sıkılaştırır.

    9- En az 7 saat uyuyun: Uyku esnasında biraz daha fazla salgılanan büyüme hormonu, cildimizin canlı, diri, parlak ve genç kalmasını teşvik eder.

    10- Gece ve gündüz cilt temizliğini mutlaka yapın: Her sabah ve gece boyunca oluşan yağ üretimi ve birikimleri, ciltten arındırmak gerekir.”