Etiket: tutanların

  • Demokrasi nöbeti tutanların saçları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büstünde

    Malatyalı Heykeltıraş Cengiz Göğebakan, yaptığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın büstünde demokrasi nöbeti tutan yaklaşık 500 vatandaşın saçını kullandı.

    Daha önce de bir çok eserle adından söz ettiren Heykeltıraş Cengiz Göğebakan, yaklaşık 2 buçuk ay önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın birebir ölçüsünde bir büstünü yapmak için kolları sıvadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın biyometrik fotoğrafını kullanarak ölçülendirip moderajı yaptığı büst son aşamaya gelirken, 15 Temmuz’da hain FETÖ darbesi yaşandı.

    Darbe girişimi sonrası büst çalışmasının seyri değişti

    Yaşanan hain saldırı sonrasında bir sanatçı olarak sorumluluk gereği darbe girişimine tepki koymak için çalışmasının seyrini değiştiren Göğebakan, “Ortaya çıkardığımız eserin farklı anlamlar da taşıması gerekiyor dedik ve kendimizce demokrasi nöbetlerine yada darbenin her türlüsüne karşı olduğumuzu anlatmak için bu çalışmanın seyrini değiştirdik” diye konuştu.

    Darbe girişiminden sonra başlayan demokrasi nöbetlerine katılarak burada her yaştan ve her görüşten insanlardan saç örneği alan heykeltıraş Göğebakan, “Sağ olsunlar hiçbir vatandaşımız yok demedi. Seve seve bu çalışmamıza destek verdiler ve saçlarından örnekler aldık. Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımızın bu çalışmadaki saçını demokrasi nöbeti tutanların saç örneklerinden oluşturmuş olduk” şeklinde konuştu.

    Yüzlerce insandan saç örneğinin alınmasının aslında çok zor bir işlem olduğunu kaydeden Göğebakan, “Açıkçası bizim açımızdan bu çalışma çok daha farklı hale geldi. Yani paha biçilmez bir öyküsü var bu çalışmanın bizim yanımızda. Zira bir çok insanın genlerini taşıyor diyebiliriz. Sonuçta saçlar canlı bir şeydir. Bir çok insandan canlı izler var Cumhurbaşkanımızın büstünde” dedi.

    Tamamlanan büstü vatandaşların görmek istemeleri durumunda ileri bir tarihte sergileyebileceklerini de belirten Göğebakan, “Ancak biz bu çalışmayı atölyemiz için yaptık. Atölyemizde nadide bir köşede durmasını istiyoruz bu eserin” diye konuştu.

    Heykeltıraş Cengiz Göğebakan, yüzlerce insanın saçının kullanıldığı büstün Cumhurbaşkanlığı tarafından istenilmesi durumunda ise şeref duyacaklarını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımız değer verip bizlerin bu çalışmasını isterlerse eğer seve seve hediye ederiz” şeklinde konuştu.

  • Aşut: “Devletten, kuklaların iplerini ellerinde tutanların politikalarını bozmalarını bekliyoruz”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, terörün bir insanlık suçu olduğunu ve Türkiye’nin yaşananları hak etmediğini belirterek, “Devletimizden sadece birer kukla olan terör örgütleri ile mücadele etmesini değil, asıl bu kuklaların iplerini ellerinde tutan ve ikiyüzlü politikaları ile bölgemizi ve dünyayı cehenneme çeviren kişi, grup ve bazı samimiyetsiz ülkelerin teröre izin ve bazen destek veren politikalarını bozmalarını bekliyoruz” dedi.

    MTSO Başkanı Aşut, yazılı bir açıklama yaparak, Türkiye’de giderek tırmanan terör olayları, geçen hafta İsrail ve Rusya ile atılan yeni adımlar, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma kararı ve iş dünyasının beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Her terör eyleminin, amacı ne olursa olsun bir insanlık suçu olduğunu vurgulayan Aşut, terör eylemlerinin dünyanın neresinde ve hangi ülkesinde gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sadece o ülkeye karşı değil, tüm insanlığa ve tüm dünyaya karşı işlenmiş suçlar olduğunu kaydetti.

    “Tüm ülkeler teröre karşı samimiyetle işbirliği yapmalı”

    İstanbul Atatürk Havalimanı’nda meydana gelen terör saldırısında hayatını kaybeden vatandaşlara ve şehit düşen emniyet görevlilerine Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Aşut, Mersin iş dünyası olarak tüm terör eylemlerini şiddetle lanetlediklerini bildirdi. Terörün, tüm ülkelerin samimiyetle işbirliği yapması gereken bir konu olduğunun altını çizen Aşut, “Özellikle devletimizden sadece birer kukla olan terör örgütleri ile mücadele etmesini değil, asıl bu kuklaların iplerini ellerinde tutan ve ikiyüzlü politikaları ile bölgemizi ve dünyayı cehenneme çeviren kişi, grup ve bazı samimiyetsiz ülkelerin teröre izin ve bazen destek veren politikalarını bozmalarını, onlara karşı elimizdeki yaptırımları uygulamalarını bekliyoruz. ‘Yurtta barış, dünyada barış’ gibi bir kuruluş felsefesi olan bir ülke ve millet olarak bu olayları hak etmiyoruz. Bu olaylar bu felsefeden uzaklaşmamıza neden olmamalı, ülkemiz dünyada barışa hizmet etmeye devam etmelidir” ifadelerini kullandı.

    “AB bize yarar sağladığı sürece bir parçası oluruz”

    İngiltere’nin referandum sonucunda AB’den ayrıldığını da anımsatan Aşut, verilen sözler, imzalanan anlaşmalar ve yükümlülükler olduğu için bu ayrılışın bir günde bitecek bir olay olmadığına dikkat çeken Aşut, şöyle devam etti: “En az iki yıl sürecek bir çıkış süreci var. Ancak, sonuçta artık İngiltere AB’de değil. Bu bizim AB üyelik sürecimizi etkilememelidir. İngiltere’nin şartları ve nedenleri başka, bizim amaçlarımız başka. AB üyelik sürecimiz her anlamda ülkemize katkı sunmuştur. Yılların kazanımları ile kurulan AB, bir günde dağılacak bir oluşum değildir. Elbette ülkemiz için önemli bir hedefse de bize yarar sağladığı sürece bir parçası oluruz. Aksi takdirde Türkiye, büyük önder Atatürk’ün dediği gibi yeni kurulan dünyada yerini alır, boşta kalmaz.”

    “Korkmadan ve çekinmeden bu olumlu ilişkileri arttırmalıyız”

    Türkiye’nin geçen hafta İsrail ve Rusya ile başlattığı yeni döneme ilişkin Mersin iş dünyasının görüşlerini de aktaran Aşut, Türkiye’nin dış politikasında uzun süredir sıkıntılar olduğunu ve sıfır sorunun, sıfır huzura döndüğünü dile getirdi. Ancak, İsrail ve Rusya ile başlayan yeni süreci olumlu ve akılcı dış politika olarak niteleyen Aşut, bu politikanın duygusal yaklaşımlarla zarara uğrayan dış ilişkileri düzeltecek gibi göründüğünü belirtti. “Korkmadan ve çekinmeden bu olumlu ilişkileri arttırmalıyız” diyen Aşut, şunları kaydetti: “Barış ülkelere sadece refah getirir, mutluluk getirir ve savaşın galibi olmaz. Mersin iş dünyası olarak, bu olumlu adımların Mısır ile de başlayacağını umuyor ve hükümetimizin bu adımlarını destekliyoruz. Bu konuda üstümüze düşen görevlere hazırız. Biz Mersin iş dünyası olarak gerek İsrail’le gerek Mısır iş dünyası ile iletişimimizi zaten kesmemiştik. Bir aracı rol oynamayı bırakmadık. Hükümetimizin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın attığı bu adımlar bizim de başlattığımız olumlu ilişkileri taçlandırmış oldu. Bölgenin denge devleti olan Türkiye’den beklenen de budur. Sorun oluşturan değil, sorunları çözen ülke olmak.”

    “Yatırım için arazi üretilmesini bekliyoruz”

    Bu gelişmeler olurken iş dünyası olarak ekonominin gerçek sorunlarını ihmal etmeden, unutulmasına izin vermeden çalışmalarına devam ettikleri kaydeden Aşut, Mersin iş dünyasının devletten paradan çok yatırım ortamının geliştirilmesini istediğinin altını çizdi. Aşut, Mersin iş dünyasının beklentilerini şöyle sıraladı: “İş dünyası yatırım için arazi üretilmesini bekliyor. Tüm iş dünyasının tek ses olduğu Çukurova Uluslararası Bölgesel Havalimanı, Mersin Lojistik OSB ve yeni OSB’lerin artık hayata geçmesini bekliyor. Çünkü bölge ve ülke için hayati olan bu yatırımlar geciktikçe ülkenin 2023 hedeflerine darbe vuruluyor. Havalimanı ve lojistik merkez projemiz hayata geçerse bu sadece Mersin’in değil, bölgenin ve ülkenin zenginliği olacaktır.”

    “Hükümetimizin yatırım ortamını iyileştirme atağını destekliyoruz”

    Yatırım ortamının iyileştirilmesi ile ilgili 13 Haziran 2016’da Başbakanlık tarafından Meclis’e sunulan bazı yasa maddelerindeki tasarı değişikliklerini olumlu ve yerinde bulduklarını da dile getiren Aşut, sözlerini şöyle tamamladı: “Tasarıda yatırım ortamına ilişkin işlem maliyetlerin azaltılması, faizsiz finans ürünlerinin arttırılması, Ar-Ge desteklerinin arttırılması ve uygulama farklılıklarının kaldırılması, şirket kuruluş maliyetlerinin azaltılması, yatırımcılara teşvik belgesi süresince emlak vergi muafiyeti getirilmesi, çek düzenlemesi öngörülmesi gibi konulardaki gelişmeleri olumlu buluyor ve yatırım ortamı düzeldikçe üretime dönük yatırımların artacağına inanıyoruz. Başta Başbakanımız Binali Yıldırım, Kalkınma Bakanımız Lütfi Elvan olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.”