Etiket: Turunçgil

  • 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi’nin 2020’de Türkiye’de yapılması kesinleşti

    Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz, 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi’nin 2020’de Türkiye’de yapılması konusunda 2012 yılında İspanya’daki kongrede alınan prensip kararının, geçen hafta Brezilya’da gerçekleştirilen 13. kongrede kesinleştiğini söyledi. Kaçmaz, “2020 yılına kadar tüm dünyada sektörümüzü, Türkiye’yi en iyi şekilde tanıtacağız ve kongreyi başarıyla gerçekleştireceğiz” dedi.

    Mersin’i, 2020 yılında yapılacak 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi’ne hazırlayan Ulusal Turunçgil Konseyi (UTK), hem kongre hazırlıkları hem de son olarak Brezilya’da yapılan 13. Uluslararası Turunçgil Kongresi’ndeki tanıtım çalışmalarını, düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaştı. Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nde yapılan toplantıya, UTK Başkanı Kemal Kaçmaz, UTK Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ateş, UTK Ar-Ge Başkanı Dr. Güçer Kafa, Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nden Ziraat Mühendisi Dr. Sedat Subaşı ve Mersin Turunçgil Üreticileri Birliği (MERTUB) Başkanı Ahmet Dursen Şahin katıldı.

    “Türkiye, turunçgil sektöründe dünyada üretici ülkeler arasında 8’inci, ihracatçı ülkeler arasında 2’inci sırada yer alıyor”

    Toplantının başında, Brezilya’da 18-23 Eylül 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilen 13. Uluslararası Turunçgil Kongresi’nde UTK’nin yaptığı çalışmalar ile kongrede dünya ülkelerine sunulan Türkiye, Mersin ve sektörün anlatıldığı tanıtım filmi gösterildi. Ardından konuşan UTK Başkanı Kemal Kaçmaz, Türkiye’de yaş meyve sebze sektörü içerisinde en önemli alt grubu turunçgil sektörünün oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin, turunçgil sektöründe dünyada üretici ülkeler arasında 8’inci, ihracatçı ülkeler arasında ise 2’nci sırada yer aldığına dikkat çeken Kaçmaz, “Bu da bize ne kadar önemli bir ülke olduğumuzun, dünyada turunçgil üreticisi ülkeler arasında nasıl bir rol oynadığımızın en somut ifadesidir” diye konuştu.

    “14. kongrenin 2020’de Türkiye’de yapılması kesinleşti”

    Turunçgil sektörü olarak, 2020 yılında Türkiye’nin uluslararası bir kongreye ev sahipliği yapacak olmasının heyecan ve mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan Kaçmaz, Turunçgil Kongresi’nin ilk olarak 1968 yılında Amerika’da yapıldığını, bu yıldan itibaren her 4 yılda bir turunçgil üreticisi ülkelerin katılımıyla farklı ülkelerde gerçekleştirildiğini bildirdi. 2012 yılında İspanya’da yapılan 12. kongrede, Türkiye’nin de kongreye talip olduğunu anımsatan Kaçmaz, “İspanya’da, 14. kongrenin 2020 yılında Türkiye’de yapılması konusunda prensip kararı alınmıştı. Son katıldığımız Brezilya’da yapılan 13. kongrede de oradaki komiteye ve genel kurula sunum yaptık ve bu kongrenin Türkiye’de yapılması kesinleşti” ifadelerini kullandı.

    “Kongreyi başarıyla gerçekleştireceğiz”

    Brezilya’da yaptıkları tanıtım çalışmalarında gördükleri ilgiden çok memnun kaldıklarını dile getiren Kaçmaz, kongreye, UTK üyelerinin yanı sıra Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Turgut Yeşiloğlu başkanlığındaki Bilim Komitesi ve Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Davut Keleş başkanlığındaki ekiple katıldıklarını kaydetti. Kongrede, Türkiye’yi, Çukurova’yı ve sektörü en iyi şekilde tanıtma fırsatı bulduklarını ifade eden Kaçmaz, şöyle devam etti:

    “Orada, bütün paydaşlarımızla birlikte 2020 yılında yapacağımız kongreye hazır olduğumuzu dile getirdik. Kongreye kadar her yıl neler yapacağımız planladık. Eylem planlarımız hazır. Akademik ağırlıklı olarak gerçekleşecek olan bu kongrede turistik ve teknik geziler de yer alacak. Bir hafta süreli bir kongre olacak. Aynı zamanda bu kongreyle birlikte dünyadaki tüm gelişmeleri, yapılan çalışmaları bizzat kendi ülkemizde dinleme, öğrenme fırsatı bulacağız. Bu da bizim için son derece önem arz ediyor. Biz, 2020 yılına kadar tüm dünyada sektörümüzü, Türkiye’yi en iyi şekilde tanıtacağız. İnanıyorum ki, 2020 yılında biz bu kongreyi ülke olarak başarıyla gerçekleştireceğiz. Kongrenin sektörümüze, ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.”

    Kaçmaz, bir soru üzerine, katılımcı ülkelerin Mersin’de yapılacak kongre için uygun bir tarih belirlenmesi talebinde bulunduklarını, UTK’nin de en kısa sürede toplanarak bu talebe uygun bir kongre tarihi belirleyeceğini söyledi.

  • Turunçgil üreticisinin umudu Rusya’da

    Adana Turunçgil Üreticileri Birliği (ADATÜB) Genel Sekreteri M. Yaşar Özekenci, turunçgil üreticisinin, sabırsızlıkla Rusya’dan gelecek olumlu haberi beklediğini kaydetti.

    Özekenci, yaptığı açıklamada, turunçgil üreticisinin en büyük pazarı olan Rusya ile ilişkilerin bir an önce düzeltilmesini beklediklerini ifade etti. Gün geçtikçe üreticinin umutsuzluğa kapıldığını belirten Özekenci, “Çukurovalı turunçgil üreticisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesi sonrası yaptığı açıklamalarla umutlanmıştı. Sayın Başbakanımızın ve Cumhurbaşkanımızın gerekli talimatları verdiği halde yaş sebze-meyve ihracatının henüz başlamamış olması üreticimizi kaygılandırmaktadır. İlişkilerin kısa sürede düzeleceği beklentisi, devam eden belirsizlik nedeniyle gün geçtikçe karamsarlığa dönüşmeye başladı. Turizm gibi diğer sektörlerde, Rusya ile olan krizin çözümü için gerekli adımlar atıldı fakat turunçgil ile alakalı karantina protokolleri hala sonuçlanmadı. Bu protokoller bir an önce sonuçlanmalı ve sektörümüzde yaşanan mağduriyet giderilmeli” dedi.

    Turunçgil için zamanın gittikçe daraldığını dile getiren Özekenci, yaşanan uçak krizi nedeniyle geçen sezonu zor atlatan üreticinin bu sezonu da boş geçecek gücünün olmadığını ifade etti. Özekenci, geçtiğimiz günlerde limon ile başladığı hasada önümüzdeki günlerde erkenci mandalina ile devam edecek olan turunçgil üreticisinin, sabırsızlıkla Rusya’dan gelecek olumlu haberi beklediğini kaydetti.

    Elektrik kesintisi sulamaya engel oluyor

    Rusya krizi ile boğuşan turunçgil üreticisinin son dönemde bir başka sorunla da karşı karşıya kaldığını ifade eden Özekenci, “Üreticilerimizin çoğu su tasarrufu sağlamak için damlama sulama sistemiyle sulama yapmaktadır. Çok sık tekrarlayan uzun süreli elektrik kesintileri, üreticiyi olumsuz etkiliyor. Üretici, elektrik olmadığı için sulama sistemini çalıştıramıyor ve bahçesini sulayamıyor. Ayrıca, elektrik kesintileri yüzünden aydınlatma da çalışmadığından bu durum hırsızlara davetiye çıkarıyor. Üretici Rusya’dan gelecek haberi beklerken, bir yandan da bu şekilde mağdur ediliyor” diye konuştu.

  • Turunçgil üreticisinin gözü kulağı Rusya’da

    Adana Turunçgil Üreticileri Birliği (ADATÜB) Başkanı Rifat Karabucak, limon ve greyfurtta sıkıntının olmadığı Rusya pazarında, mandalina ve portakal için de bir an önce ihracatın serbest bırakılmasını beklediklerini söyledi.

    Karabucak, yaptığı açıklamada, turunçgil üreticilerinin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in geçtiğimiz hafta yaptığı açıklama ile rahat bir nefes aldığını belirterek, “Sayın Bakanımızın da dediği gibi tarım kesiminin beklemeye tahammülü yok” dedi.

    Rusya’ya turunçgil ihracatının bir an önce serbest kalması için olumlu gelişmeler olacağını ümit ettiklerini dile getiren Karabucak, “Sayın Bakanımızın da belirttiği gibi, beyaz sayfanın açıldığı yaş sebze meyve ticaret hacmimizin geçen dönemlerden daha da fazla olacağını düşünmekteyiz” diye konuştu.

    ADATÜB Başkanı Rifat Karabucak, üreticilere erken hasat konusunda da uyarılarda bulunarak, şunları söyledi:

    “Erkenci mayer limonuna 28 Ağustos’ta kesim ve 2 Eylül’den itibaren ihraç izninin çıkmış olması belki erken bir karar gibi gözükse de bu yıl meyvelerin erken olgunlaşması göz önüne alındığında diğer erkenci mandalina ve portakalların da ihraç izninin geçen yıllardan daha erken olacağı gözükmektedir. En büyük endişemiz ‘mayer limona ihracat izni çıktı’ diye interdonate limonun da mayer limonla beraber kesilip ihraç edilmesidir. Bu üreticiye kilo kaybı yaratacağı gibi, ihracatçıya da tam olgunlaşmamış susuz ihraç edilecek interdonate limonun satışı açısından da olumsuzluklar yaratacaktır.”

    Üreticilerin, limon ve greyfurtta sıkıntının olmadığı Rusya pazarında mandalina ve portakal için de bir an önce ihracatın serbest bırakılmasını dört gözle beklediklerini kaydeden Karabucak, “Buradan üreticilerimize, ürünlerini erken satmamalarını, hasada en yakın zamanda yapılan satışların üreticilerin lehine olduğunu belirtmek isterim” dedi.

    ADATÜB Başkanı Rifat Karabucak, açıklamasının sonunda, yeni sezonun, turunçgil sektöründe emeği geçen tüm üreticiler için bereketli ve bol kazançlı geçmesi temennisinde bulundu.

  • Rusya’dan turunçgil üreticisini umutlandıran ziyaret

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 9 Ağustos’ta yapacakları görüşme öncesi Rusya’dan bir heyetin Adana’ya gelerek narenciye bahçelerinde incelemelerde bulunması, uçak krizi sonrası kötü günler geçiren üreticiyi umutlandırdı.

    Adana Turunçgil Üreticileri Birliği (ADATÜB), her sezon öncesi geleneksel hale getirdiği kaynaşma toplantılarından birini daha gerçekleştirdi. Divan Otel’deki toplantıya; ADATÜB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Karabucak, yönetim kurulu üyeleri ile üreticiler katıldı. Üreticiler, üretim ve verimle alakalı görüşlerini belirtirken, sektörün sıkıntıları ve beklentileri masaya yatırıldı.

    Toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 24 Kasım 2015’te Rus savaş uçağının Türkiye-Suriye sınırında düşürülmesinin ardından ilk kez gerçekleşecek Rusya ziyareti de gündeme geldi.

    “Rus heyetin ziyareti olumlu bir gelişme”

    ADATÜB Başkanı Rifat Karabucak, 9 Ağustos’ta gerçekleşecek Erdoğan-Putin görüşmesinin, uçak krizi nedeniyle zor günler yaşayan turunçgil üreticilerini umutlandırdığını belirtti.

    Karabucak, geçtiğimiz günlerde Rusya’dan gelen bir heyetin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilileri nezaretinde bazı narenciye bahçeleri ile paketleme tesislerinde incelemelerde bulunduğunu, bu ziyaretin, kritik görüşme öncesi önemli bir gelişme olduğunu kaydetti. Karabucak, “Heyet üyelerinin narenciye bahçelerini gezerken ilk sordukları soru Akdeniz meyve sineği ile mücadele olmuş. Dertleri Akdeniz sineğinin vurduğu meyvenin ülkelerine girmemesi. Çift taraflı ön karantinadan bahsetmişler. Rus heyetin ovamıza gelerek tespitlerde bulunuyor olması iyi bir gelişme. Bu ziyareti, ihracat yolunun tekrar açılacağı yönünde bir işaret olarak görüyoruz. Beklentimiz ve talebimiz de bu yönde” dedi.

    Üreticinin elini güçlendirecek çalışma

    Üreticinin ihracat konusunda elinin güçlenmesi için bir fizibilite çalışması yaptıklarının da altını çizen Karabucak, bu çalışmayla bölgede ne kadar limon, ne kadar greyfurt, ne kadar portakal ya da ne kadar mandalina üretimi yapıldığının tespit edilebileceğini ve ihracat için daha sağlıklı rakamların elde edileceğini kaydetti.

    Karabucak, toplantı sonunda, yeni sezonun tüm üreticiler için bereketli ve bol kazançlı geçmesi temennisinde bulundu.

  • Turunçgil Üreticisi Çözüm Bekliyor

    Adana Turunçgil Üreticileri Birliği Başkanı Rifat Karabucak, turunçgil üreticileri için vazgeçilmez olan Rus pazarının başka pazarlarla doldurulmasının imkansız olduğunu ancak kısa vadede alınacak önlemlerin üreticileri rahatlatabileceğini belirtti.

    Adana Turunçgil Üreticileri Birliği Başkanı Rifat Karabucak, yaptığı açıklamada Türkiye’nin narenciye üretiminde dünyada ilk 10 ülke arasında olduğunu belirterek, üretilen toplam turunçgilin yüzde 32’sinin ihraç edildiğini, yıllık 2 milyon ton olan yaş meyve sebze ihracatının yarısını turunçgillerin oluşturduğunu söyledi. Karabucak, “İhracatta en yüksek payı yüzde 42 ile limon almaktadır. Toplam turunçgil ihracatında mandalina yüzde 27, portakal yüzde 18, greyfurt ise yüzde 13’lük paya sahiptir. Türkiye’nin portakal ve limonda en fazla ihracat yaptığı ülkeler Rusya, Ukrayna, Romanya ve Suudi Arabistan’dır. Bu ülkeleri Avrupa Birliği ülkeleri takip etmektedir. Mandalinada Ukrayna, İngiltere, Rusya, Suudi Arabistan ve Doğu Avrupa ile Avrupa Birliği ülkeleri, greyfurtta ise Rusya, İngiltere, Romanya, Polonya ve Avrupa Birliği ülkeleri en fazla ihracat yapılan ülkeler” dedi.

    Çukurova Bölgesi’nde Türkiye’deki toplam turunçgilin yaklaşık yüzde 70’inin üretildiğini kaydeden Karabucak, 2015-2016 turunçgil üretim sezonunun henüz başında Rusya ile yaşanan ekonomik ve siyasi krizin üreticileri sarstığını ifade etti. Karabucak, “Henüz üretimimizin yüzde 30’u hasat edildi. Hasat edilmiş ürünlerin büyük bir kısmı da paketleme depolarında ihracatı bekliyor. Üretimimizin önemli bir kısmı henüz dalındadır. Biz turunçgil üreticileri çok mağdur durumdayız. Bizlerin mağduriyetinin yanında hasat işçiliği ve paketlemelerde çalışan yüz binlerce işçinin işe çıkamıyor olması sosyal açıdan büyük problemler oluşturabilir. İhracatta yaşanan problemlerden dolayı üreticilerimizin de tahsilat zorlukları yaşadığı, yapılmış sözleşmelerin feshedildiği, verilen çeklerin iadesi talep edilmektedir. Bu, zaten ödeme sıkıntısı içinde olan çiftçilerin gelecek senelerde üretimde zorluklar yaşamasına neden olacaktır” diye konuştu.

    Turunçgil üreticileri için Rus pazarının vazgeçilmez olduğunu söyleyen Karabucak, şöyle devam etti:

    “Bu pazarın başka pazarlarla doldurulması imkansızdır. Kısa vadede alınacak önlemler üreticileri rahatlatabilir. Öncelikle iç pazarda tüketimi artırabilmek için Hal Yasası’nın yaptırımlarının gevşetilmesi, kamu spotu yayınlanması, kamu kuruluşlarında turunçgil tüketiminin teşvik edilmesi gerekmektedir. Turunçgil üretimi bir yıllık üretim değildir. Biz üreticiler bahçelerimizde bakım, besleme ve budama gibi temel işlemlere devam etmek zorundayız. Bu sebeple üretim maliyetleri artarak devam etmektedir ve bankalardan kullandığımız krediler de devam etmektedir. Devletimizin bu hususta hassasiyetini ve çözüm önerilerini beklemekteyiz. Pazarlanamayan ürünlerden dolayı üreticiler, üretim maliyetlerini karşılayamayacak ve kredi geri ödemelerini yapamayacaktır.”