Etiket: Turunçgil

  • TARSİM’den Adana Turunçgil Üreticileri Birliği Başkanı’na ziyaret

    TARSİM’den Adana Turunçgil Üreticileri Birliği Başkanı’na ziyaret

    TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu), 8 Haziran’da Adana İli Turunçgil Üreticileri Birliği (ADATÜB) Başkanı Remziye Karabucak’ı bahçesinde ziyaret etti.

    TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu), geçtiğimiz haftalarda turunçgil ürünlerinde verim kayıplarına yol açan sıcak hava zararının, tarım sigortası kapsamına alınabilmesi amacıyla başlatılan teknik çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunmak ve tüm turunçgil üreticileri için geçmiş olsun dileklerini iletmek üzere, 8 Haziran’da Adana İli Turunçgil Üreticileri Birliği (ADATÜB) Başkanı Remziye Karabucak’ı bahçesinde ziyaret etti.

    Proje ekibinde yer alan Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcısı ve TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Engürülü, Tarım Sigortaları ve Doğal Afetler Daire Başkanı Kamil Özdemir ve Mühendis Ahmet Savaş İntişah, TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Serpil Günal, Genel Müdür Yardımcısı Tufan Özel, Bitkisel Ürün Sigortaları Grup Müdürü Ertuğrul Çelik, AR-GE Birimi Müdür Yardımcısı Dr. Erol Yalçınkaya, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü’nden Prof. Dr. Turgut Yeşiloğlu, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Ertuğrul Turgutoğlu ve Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Güçer Kafa ile Enstitü Müdürü Doç. Dr. Davut Keleş bahçede incelemeler yaparak, Başkan Karabucak ile karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.

  • Mersin, Kasım 2020’de yapılacak 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi’ne hazırlanıyor

    Mersin, Kasım 2020’de yapılacak 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi’ne hazırlanıyor

    Mersin, 2020’de yapılacak 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi’ne hazırlanıyor. 2020 Kasım ayında gerçekleşecek kongreye ilişkin çalışmalar ve hazırlanan web sitesinin tanıtımı, düzenlenen özel bir etkinlikle yapıldı.

    14. Uluslararası Turunçgil Kongresi (ICC 2020), 8-13 Kasım 2020 tarihleri arasında Mersin’de gerçekleştirilecek. 1968 yılından bu yana her 4 yılda bir gerçekleştirilen Uluslararası Turunçgil Kongresi’nin 14’üncüsünün Mersin’de düzenlemesi için 2012’de atılan ilk adımın ardından, kongrenin Mersin’e verilmesiyle yapılan çalışmalar aralıksız sürüyor. Bu çerçevede, Mersin 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi Web Sitesi Tanıtımı özel bir etkinlikle gerçekleştirildi. Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nde yapılan toplantıya, Mersin Valisi Ali İhsan Su, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Fuat Fikret Aktaş, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Musa Demir, 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi Başkanı Kemal Kaçmaz, akademisyenler, oda ve STK’ların temsilcileri katıldı.

    “Türkiye turunçgil üretiminde küresel bir oyuncu haline gelmiştir”

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Kongre Başkanı Kaçmaz, Türkiye’nin turunçgil üretiminde küresel bir oyuncu haline geldiğini vurguladı. Dünyada ve Türkiye’de turunçgil üretimini rakamlarla açıklayan Kaçmaz, bugün limon üretiminde Meksika’nın 2,5 milyon ton, Hindistan’ın 2,4 milyon ton ve Çin’in 2,3 milyon tonla ilk üç sırayı aldığını, Türkiye’nin ise 1,6 milyon tonla 6’ncı sırada yer aldığını ve dünya üretiminin yüzde 5,8’ini karşıladığını söyledi. Türkiye’nin, dünya limon ihracatında ise Meksika ve İspanya’nın ardından 449 bin tonla ilk 3’te yer aldığını belirten Kaçmaz, “Portakal üretiminde ise Brezilya, Çin ve Hindistan ilk üç sırada yer alırken, Türkiye 1 milyon 950 bin tonla 9’uncu sırada bulunuyor ve dünya üretiminin yüzde 2,6’sını karşılıyor. Dünya portakal ihracatında ise Türkiye 400 bin tonla 4’üncü sırada yer alıyor. Mandarin üretiminde Çin ve İspanya’nın ardından Türkiye 1 milyon 950 bin ton ile 3’üncü sırada bulunuyor ve dünya üretiminin yüzde 4,6’sını karşılıyor. Dünya mandarin ihracatında ise İspanya birinci sırada yer alırken, ülkemiz 673 bin ton ile ikinci sırada, Çin de 3’üncü sırada bulunuyor. Greyfurt üretiminde ise Türkiye 260 bin tonla 7’nci sırada ve dünya üretiminin yüzde 3’ünü karşılamaktadır. İhracatta da Türkiye 2’nci sırada yer almaktadır” dedi.

    “Kongre, ülkemizin, ilimizin ve sektörümüzün tanıtımına çok büyük katkı sağlayacak”

    Dünya turunçgil üretim ve ihracatında Türkiye’nin ilk sıralarda yer aldığına dikkat çeken Kaçmaz, Türkiye’nin 2018 sonu itibariyle gerçekleşen 4,5 milyon tonluk yaş meyve sebze ihracatı içinde turunçgil sektörünün payının yüzde 45 olduğunu anımsattı. Turunçgilin artık başlı başına bir sektör haline geldiğini ifade eden Kaçmaz, “Oluşturduğu istihdam ve net döviz girdisiyle cari açığın düşmesine katkısı olan böylesi bir sektörün Çukurova’ya katkısı ortadadır. Dünyada ve ülkemizde önemli bir sektörün mensubu olan bizler, 8-13 Kasım 2020 tarihleri arasında düzenlenecek olan 14. Uluslararası Turunçgil Kongresi’ne ev sahipliği yapacak olmanın heyecanı içindeyiz. Ülkemizin, ilimizin ve sektörümüzün tanıtımının yanı sıra Türkiye turunçgil sektörünün gelişimine büyük katkılarda bulunacağına inandığımız bu kongrenin yerel ve bölgesel düzeyde beklentimizden çok daha fazla çıktıları olacaktır” diye konuştu.

    “Katma değeri ve ihracat değerini artırmaya yönelik çalışmalar yapmamız gerekiyor”

    Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Musa Demir de bu tür kongrelerin ülkenin ve sektörün tanıtımı açısından büyük önem taşıdığına işaret etti. Yaş meyve sebze sektörü ve narenciye sektörünün Türkiye ekonomisinde çok büyük öneme sahip olduğunu dile getiren Demir, “İstihdamıyla 10 milyon insanı ilgilendiren, 2,5 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştirdiğimiz, Türkiye’ye döviz girdisi sağlayan bir sektör. Türkiye’nin ihracatının gelişimine baktığımızda, 2018 yılı itibariyle 170 milyar dolarla önemli bir ihracat noktasına gelmiş bulunuyoruz. Ancak geldiğimiz noktada gerçekleştirmemiz gereken husus; ihracatımızın katma değerinin artırılması. Gerek narenciye sektörü gerek yaş meyve sektörü gerekse diğer ihracat sektörlerimiz için de geçerli olan şimdiye kadar dikey çalışmalarda ihracat artımında belli bir noktaya geldik ama ihracatımızın birim fiyatı 1,1-1,2 dolarlar seviyesinde. Bu, gelişmiş ülke ortalamalarının çok altında. Bizim bu sektördeki katma değeri ve ihracat değerini artırmaya yönelik çalışmalar yapmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Mersin’de araştırma geliştirme faaliyetleri ve ihracat pazarlarına yoğunlaşmaya katkı sunacak bir tarım teknoparkı kurulduğunu kaydeden Demir, “Bizim ihracat pazarlarımızdaki mevcut fiyatlar belki de bizim hak ettiğimiz fiyatların altında yer alıyor. Bu nedenle bakanlık olarak biz özellikle Rusya krizinden sonra sektörün karşılaştığı darboğazın tekrarlanmaması için Uzakdoğu pazarlarına yönelik çalışmaları Tarım Bakanlığımızla birlikte yoğunlaştırdık. Japonya’ya greyfurt ve limon ihraç ediyoruz; portakal ve mandalina konusunda çalışmalar devam ediyor. Bu pazarlarda ihracatın karlılığı çok daha yüksek ve bizim şu anda ihracat yaptığımız pazarlara göre de buralar daha istikrarlı, daha uzun vadeli kazanç sağlayabileceğimiz pazarlar. Dolayısıyla ihracatçılarımızın dikkatlerini bu pazarlara çekmek istiyoruz. Aynı şekilde Çin, Güney Kore, Endonezya ve Malezya’da çalışmalarımız devam ediyor. Bizim ihracatçımızın da üreticimizin de bu ürünü daha yüksek katma değerle ve daha fiyatlarla ihraç edebilmesi için organize bir şekilde çalışmalar yapmaları gerekiyor. Biz de bakanlık olarak bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız” şeklinde konuştu.

    “Bakanlık olarak elimizden gelini yapmaya hazırız”

    Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Fuat Fikret Aktaş ise “Turunçgil sektöründe birçok sorun olabilir, ancak özellikle bakanlık olarak sizlere ve buradaki üreticilere, valilik ve teşkilat aracılığıyla yapmamız gereken; en iyisini, en kalitelisini, en güzelini yetiştirmemiz lazım. Dünyada rekabet edilebilir, özellikle bu dijital çağda ürünleri ilaçsız, kalıntısız üretip dünya piyasalarına sunmamız gerekiyor. Biz bu ürünleri kalıntısız bir şekilde en kaliteli ürettiğimiz sürece dünyadaki tüm pazarların gelip buradan ürün talep edeceklerini düşünüyorum” dedi.

    Bakanlık olarak 2020 kongresine ilişkin ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını vurgulayan Aktaş, “Mümkün olduğu kadar Cumhurbaşkanımızın koordinasyonunda bu işi yüklenmek ve özellikle açılışta tarım bakanlığı, ticaret bakanları seviyesinde davetleri istişare edeceğiz. Ne kadar çok insanı getirirsek hem tarım hem turizm açısından etkili olacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    “Kongrenin ülkemize, bölgemize ciddi katkıları olacak”

    Mersin Valisi Ali İhsan Su da son dönemde Mersin özelinde ve Türkiye genelinde turunçgilde hem üretimde hem kalitede hem de ihracatta bir artışın söz konusu olduğunu söyledi. Bunun çok önemli olduğunun altını çizen Su, şunları söyledi:

    “Biz buna dönük olarak ayrıca çalışmalar da yapıyoruz. İlimizde ve Türkiye’de ilk kez tarımsal araştırma yapacaklara yönelik önemli bir ar-ge merkezi olan Tarım Teknoparkını kurduk; çalışmaları devam ediyor. Bu önemli ve bir yıla kadar tam olarak hizmete sunacağız. Ayrıca yine tarım sektörüne yönelik olarak Tarsus’ta bir Tarsus Gıda OSB ve Tarsus Gıda İşleme OSB kurduk. Bunlar da tarım sektöründe ilimize, ülkemize önemli açılımlar kazandıracak. Bunların çalışmaları hızla sürüyor. Bittiğinde bu OSB’lerde önemli yatırımlar gerçekleştirilecektir.”

    Narenciyenin dünyada ve Türkiye’de önemli bir tüketim maddesi olduğuna dikkat çeken Su, “Biz bunun üretimini ne kadar artırabilirsek, çeşit ve kaliteyi artırabilirsek ve 12 aya yayma imkanı yakalarsak çok daha iyi noktalara geleceğiz” ifadelerini kullandı.

    Uluslararası Turunçgil Kongresi çerçevesinde bir dizi çalışma yaptıklarını belirten Su, kongrenin tarıma, ihracata ve üretime yönelik katkılarının yanında Mersin’in ve Türkiye’nin tanıtımına da çok ciddi katkıları olacağına işaret ederek, “Yaklaşık 2 bin 500 civarında akademisyen, uzman, iş insanları bu kongreye gelecek. Bu konukları gezdireceğiz, kentimizde yapılanları, üretimleri anlatacağız. Bizim ihracatımız, üretimimiz, yenilikler ve çiftçinin bilinçlenmesi konusunda katkı sağlayacağı gibi ilimizin ve ülkemizin tanıtımına da katkı sağlayacak. 2020 yılında gerçekleşecek kongrenin ülkemize, bölgemize ciddi katkıları olacak” ifadelerini kullandı.

    Toplantıda daha sonra Kemal Kaçmaz tarafından kongrenin hazırlık sürecine ilişkin bilgiler verilirken, akademisyenler de hazırlanan web sitesinin tanıtımını yaptılar.

  • 5. Dörtyol İlk Kurşun Kültür Sanat ve Turunçgil Festivali başladı

    Hatay’ın Dörtyol ilçesinde milli mücadelede işgalci düşman kuvvetlerine karşı ilk kurşunun sıkılışının 100. yılı dolayısıyla “5. Dörtyol İlk Kurşun Kültür Sanat ve Turunçgil Festivali” başlatıldı.

    Festival Atatürk parkı önünden kortej yürüyüşü ile start aldı ardından ilk kurşun anıtına şükran çelengi sunuldu. Numune Evler Mahallesi pazar yeri alanında yapılacak olan ve 4 gün süreceği belirtilen festivalin açılışı öncesi halk oyunları gösterileri, öğrenciler tarafından hazırlanan tiyatro, müzik gösterisi ve mehter takımı gösterisi sergilendi.

    Açılışta konuşan Dörtyol Belediye Başkanı Yaşar Toksoy, 19 Aralık 1918 tarihinde işgalci güçlere karşı milli mücadelenin ilk kurşunun Dörtyol’da, Kara Mehmet Çavuş tarafından atıldığını söyledi. Toksoy, “İlk kurşunun ilçemiz Dörtyol’da atılışının 100. Yıl dönümü taçlandırmak adına 5. İlk Kurşun Kültür Sanat ve Turunçgil Festivalini düzenlemiş bulunuyoruz” dedi.

    Dörtyol kaymakamı Murat Bulacak ise “Bu festivalin yapılmasına vesile olan Kara Mehmet Çavuş ve Karahasan Paşayı rahmetle minnetle anıyorum. Dörtyol için hakikaten anlamlı ve güzel zamanlar Cumhuriyetimizin 95. Yılını kutladık. Cumhuriyetimizin 95. yılında sıktığı ve artık belgelerle kanıtlanan Kara Mehmet Çavuş’un ilk kurşunun ve tüm Dörtyol’luların emeği ve katkısı büyüktür” dedi.

    Açılış kurdelasının kesilmesinin ardından narenciye yarışmasında dereceye girenlere ödül ve plaketleri verildi.

  • “İlk Kurşun Kültür Sanat ve Turunçgil Festivali” hazırlıkları

    Hatay’ın Dörtyol ilçesinde bu yıl 4’üncüsü düzenlenecek Dörtyol İlk Kurşun Kültür Sanat ve Turunçgil Festivali, 19-24 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

    Dörtyol Belediyesi tarafından düzenlenen festival tanıtım toplantısında konuşan Dörtyol Turunçgil Üreticileri Birliği Başkanı H. İbrahim Seçer, festivalin milli mücadelede ilk kurşunu atan Dörtyol’un tanıtımı için önemli olduğunu söyledi. Seçer, festivalin ayrıca ilçenin önemli gelir kaynağı arasında olan narenciyenin tanıtımına da önemli katkı sunacağına inandığını belirtti.

    Festival hazırlıkları hakkında bilgiler veren Dörtyol Belediye Başkanı Yaşar Toksoy, “Bu yıl dördüncüsünü düzenleyeceğimiz festival, Milli Mücadelede İlk Kurşun‘un Dörtyol’da atılışının duyurulması, narenciyemizin tanıtımı ve bin yıllık kardeşliğimizin yaşatılması açısından da son derece önemlidir” dedi.

    Dörtyol Kaymakamı Murat Bulacak ise 4. Dörtyol İlk Kurşun Kültür Sanat ve Turunçgil Festivali’nin hem ilçenin tanıtımı adına hem de katma değer sağlayacağına vurgu yaparak festivale katkı veren tüm paydaşlara teşekkür etti.

    Festivalde sanatçı Ahmet Şafak, Çağatay Akman, İsmail Altunsaray, Kolpa ve Emre Aydın gibi isimlerin sahne alarak konserler vereceği belirtildi.

  • Turunçgil üreticilerine, üretim teknikleri semineri

    Adana Turunçgil Üreticileri Birliği (ADATÜB), gerek yurt dışı gezileri, gerekse pratikte elde edilen deneyimleri üyeleriyle paylaşarak, birim alandan alınan verimin artırılmasına katkı sunuyor.

    ADATÜB’ün, üyelerine yönelik düzenlediği eğitim çalışmaları “Bilezik Alma Uygulamaları” semineri ile devam etti. Adana Çiftçiler Birliği İzzettin Özgiray toplantı salonunda gerçekleştirilen eğitimin konusu turunçgiller için önem arz eden “Bilezik alma” uygulaması oldu.

    ADATÜB üyelerinin yanı sıra Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru’nun da katıldığı seminerin açılışında konuşan ADATÜB Başkanı Rifat Karabucak, geçtiğimiz günlerde İsrail’e giderek incelemelerde bulunan heyetin çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Başkan Karabucak, birlik olarak düzenledikleri yurt dışı gezileri ve eğitim çalışmaları ile üyelerinin bilgi, birikimlerini arttırmayı hedeflediklerini dile getirdi.

    Eğitim seminerinde ele alınacak olan bilezik alma yöntemi ile ilgili bilgi de veren Başkan Karabucak, çok yıllık odunsu bitkilerde besin maddelerinin köke gidişini engellemek için dalların kabuklarının halka şeklinde çıkarılması suretiyle yapılan işlemin verim ve kaliteyi artırdığını söyledi.

    Ağaç sağlıklı olmalı

    Başkan Karabucak’ın ardından söz alan Turunçgil Ziraat İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Berna Tekinalp, İsrail’den örnek alınan uygulamanın meyvede verim ve kalite artışı sağlanmasının yanı sıra meyve iriliği, olgunlaşma süresini de etkilediğini söyledi.

    Bilezik alma yöntemi uygulanan ağaçların sağlıklı ve dört yaşını geçmiş olması gerektiğine dikkat çeken Tekinalp, “Uygulama sağlıksız ağaca yapıldığı takdirde birtakım şeker ve mineraller bünyede tutulamadığı için bitkinin ölüme neden olabiliyor. Ayrıca uygulama yapılan bölgede kesitler arasında kalıntı kalmaması gerekiyor. Küçük bile olsa kesitlerin kalması yüzde 5 ve 10 arasında performans kaybına neden oluyor” dedi.

    Ana dallara uygulanıyor

    Tekinalp, bilezik uygulamasının nasıl yapılması gerektiği konusunda da bilgi vererek, “Uygulamayı sadece ana dallara yapıyoruz. Ancak üç ana dal varsa sadece ikisinde uyguluyoruz. Su ve şeker taşıyan iletimlerin ağaca rahatlıkla verilebilmesini için dalın birine dokunmuyoruz. Uygulama çiçeklenme dönemlerinde ve tomurcuğu fazla olan ağaçlarda yapılmalı. Tomurcuk bulunmayan ağaçlarda yöntemin uygulanması yaprak dökülmelerine neden olabilir” diye konuştu.

    Kolay ama pratik istiyor

    Ziraat Mühendisi Önder Sın ise, bilezik alma yönteminin kolay ancak pratik isteyen bir uygulama olduğunu belirtti.

    Adana’da uygulamaya başladıklarında önce birkaç ağaç üzerinde deneme yaptıklarını kaydeden Sın, “Daha sonra bahçe ve parsel bazında bilezik alma yöntemini uygulamaya başladık. Yaklaşık 17 yıldır uyguladığımız yöntem sayesinde verimlilik, meyve iriliği konusunda olumlu sonuçlar alıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Başarı grafiği yüksek

    Mühendis Önder Sın, bilezik alma yönteminin en başarılı uygulandığı ürünün minneola cinsi mandalina olduğunu da belirterek, “Minneola mandalinasının veriminde yüzde 89’lara ulaşan bir verim artışı söz konusu oldu. Nova cinsi mandalina da ise yüzde 40 ile 60 arasında verim ve irilik artışı sağlandı. Washigton, Valencia, Okitsu ve Satsuma gibi ürünlerde de yüzde 90’lara varan bir başarı elde edildi” şeklinde konuştu.

    Sın, greyfurtta ise uygulamanın başarılı olamadığını söyledi.

    Sürekli uygulanması tehlikeli

    Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Bahçe Bitkileri Bölümü’nden Prof. Dr. Turgut Yeşiloğlu, ise gövdeden bilezik alma yönteminin sürekli yapılmasının tehlikeli olduğunu kaydetti. Gövde bileziklerinin büyük ve aşırı olması halinde ağacı ölüme götürme tehlikesi oluşturduğunu kaydeden Yeşiloğlu, zaman zaman kalite kaybına neden olduğunu da ifade etti.

    Yeşiloğlu, yöntemin önce denenmesi, sonuç alındıktan sonra uygulanması gerektiğinin de altını çizdi.

    Sorun yoksa ihtiyaç da yok

    Ziraat Mühendisi Niyazi Gönen ise normal gelişmekte olan bitkilerde verim ve meyve iriliği problemi yoksa bilezik alma veya çizmeye yöntemine ihtiyaç olmadığını kaydetti. Gönen, “Biz sorunlu bitkilerde çizme veya bilezik alma uygulamasını yaparız. Nova, Minneola gibi tozlanma problemi olanlar veya meyve ürelik problemi yaşayan Valencia gibi çeşitlerde meyve küçülüyor. İşte o zaman meyveyi iyileştirmek adına çalışmalar yapıyoruz” dedi.

    Farklı dönemlerde farklı sonuç

    Niyazi Gönen, farklı dönemlerde yapılan bilezik alma işleminin farklı sonuçlar ortaya çıkarttığını belirterek, “Şubat – Ağustos döneminde tek veya çift bilezik aldık. Şubat ayında yaptığımızda hasat öncesi meyveler döküldü ama çiçek döneminde alınan bileziklerde problem olmadı. Ocak ayında işlem sırasında meydana gelen yara kapama olayı yüzde 50 ve çift bilezikte ise yüzde 95 yüzde 100 arasında. Ertesi yıla hazırlık yapması amacıyla bu çok önemli” diye konuştu.

    Bilezik almanın belli bir mesafeden yapılmasının zorunlu olduğunu da dile getiren Gönen, “Bu bir kanun değil değişebilir elbette fakat sınır olarak bilezik aldığınız ağaçlar almadığınız ağaçlarla aynı düzey verime geldiğinde uygulama yapılmayarak dinlendirilmesi gerekir” dedi.