Etiket: Türlü

  • Meral Akşener: “Ülkücü İradenin Üstümüze Yükleyeceği Her Türlü Sorumluluğu Almaya Hazırız”

    MHP eski Milletvekili Meral Akşener, Ülkücü iradenin yükleyeceği her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğunu söyledi.

    Milliyetçi Hareket Partisi’nde (MHP) Sinan Oğan ve Koray Aydın’ın genel başkanlık için adaylıklarını açıklamalarının ardından MHP eski Milletvekili Meral Akşener de düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, delegelerin imzaların toplanmasına rağmen kurultayı toplamaması durumunda Yargıtay’a gidecek misiniz?” soruna Meral Akşener, “Üst kurulu delegelerimizin üstünde kimse yoktur. Dolayısıyla bu gerekli imzalar toplandığı takdirde herhangi bir yargı mercine müracaat etmeden, üst kurulda yer alan delegelerimizin kararının geçerli olacağına inanıyorum. Buna herkesin de emin olmasını isterim” dedi.

    “ABDULLAH GÜL, BÜLENT ARINÇ’LA BİRARAYA GELMEDİM”

    Başka bir gazetecinin “Sizi eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ile Sapanca’da bir toplantı yaptığınız iddia edilmişti. Siz böyle bir toplantı yaptınız mı? Yaptınız ise neden yaptınız?” soruna Akşener, “Ben bu konuyu defalarca sosyal medya üzerinden yazmama rağmen bu iddia devam etti. Önce Sapanca yerine Manyas Serpin Tesisleri’nde görüştüğüme dair iddialar vardı. Ben Manyas Serpin Tesisleri’ne hayatımda hiç gitmedim, yerini de bilmiyorum. Sonra Sapanca’ya getirildi, buradan büyük bir açıklıkla Sapanca’da ya da Türkiye’nin başka bir yerinde ne sayın Bülent Arınç ne sayın Abdullah Gül ile ne de başka siyasetçilerle bir araya gelmedim. Geleceğe ya da MHP’ye ilişkin herhangi bir toplantıya katılmadım, görüşme yapmadım. Doğrusu bu iddianın benim tarafımdan yalanlanmasına rağmen devam etmesini bir ısrar devam edilmesini şaşkınlıkla karşıladığımı ifade etmek isterim. MHP’nin bünyesinde oraya mensup kişi ve siyasetçiler dışında hiç kimse ile siyaset konuşmadım” ifadelerini kullandı.

    Olası bir olağanüstü kongrede aday olup olmayacağının sorulması üzerine Meral Akşener, “Ben arkadaşlarımızın, ülkücü iradenin üstümüze ve omuzlarımıza yükleyeceği her türlü sorumluluğu almaya hazırız” dedi.

    MHP’DE GÖREV YAPAN HER ÜLKÜDAŞIMIZIN GENEL BAŞKAN ADAYI OLMAYA HAKKI VARDIR”

    Gazetecilerin “Adaylığını açıklayanlarla bir işbirliği içerisinde misiniz? Öyle ise kongre salonunda onlarla bir ittifak ya da demokratik yarış gibi öngörüleriniz var mı?” sorusuna da Meral Akşener şu şekilde cevap verdi: “Şu an itibariyle olağanüstü kurultay talebiyle daha sonra da sizlerin soruları üzerinden aday olacaklarını açıklayarak yola çıktılar. Kendilerine başarılar diliyorum. MHP’de görev yapan her ülküdaşımızın genel başkan adayı olmaya hakkı vardır. Dolayısıyla bugün ben adayım diyen arkadaşlarımız ve yarın diyecek olan arkadaşlarımıza şimdiden başarılar diliyorum. Onun dışında evet hukuki tek metin üzerinden imza toplayacağız. Olağanüstü kongre kurultayımız sağlandıktan sonra bu değişikliği yaparsak, seçimli kongreye geçeceğiz. Ondan sonra yan yana gelişleri delegeler sağlayacaktır. Şuanda böyle bir konuşma yapılması hiçbirimiz açısından doğru değildir. Yıllardır söylediğim bir şey vardır ‘İşbirliği içerisinde rekabet’ siyasette bunu hakim kılmamız lazım. Önce kendi içerimizde bu kavramı hayata geçirebilirsek çok güzel olacaktır.”

    “REKABETİN OLDUKÇA RENKLİ GEÇECEĞİ KESİN”

    Başka bir gazetecinin, “Delegelere baskı var mı?” sorusuna Akşener, “Böyle bir şey düşünmek istemem ama sonuç itibariyle bu bir rekabettir. Yani genel merkez ve sayın genel başkan olağanüstü kurultay çağrılarına cevap vermeyeceğini ve bunun yapılmayacağını 2018 yılında bunun yapılacağını açıkladı. Dolayısıyla baskı konusunu bilmiyorum ama bu rekabetin oldukça renkli geçeceği kesindir. Delegelerimize bir taraf diyecek ki imza vermeyin. Biz de diyeceğiz ki diyoruz ki, imzanızı verin olağanüstü kurultay yapmamız lazım” ifadelerini kullandı.

    Başka bir gazetecinin “Bundan sonraki süreçte eğer aday olmazsanız, adaylığını açıklayanlar arasından destekleyeceğiniz biri olacak mı?” sorusuna Akşener’in, “Öncelikle şunu söyleyeyim” diye başladığı esnada, partililerin “Başbakan Meral” diyerek alkış tutması üzerine Akşener, “Cevabı verdiler” demesi salonda gülüşmelere neden oldu.

    “MHP’YE HİZMET ETMEK İÇİN TEK YOL VAR, B PLANI YOK”

    Meral Akşener, bir gazetecinin “Eğer genel başkanlık seçimi olmazsa B planı nedir?” sorusuna; “Ben bu mücadeleyi arkadaşlarımla birlikte başaracağıma inanıyorum, imkansız ama söyleyelim. Eğer olmazsa milletvekilliğine aday olmayacağım. MHP bünyesinde herhangi bir sandalyeye talip olmayacağım ama MHP’nin bir üyesi ve onun için çalışan sade, sıradan ama MHP mensubu olmaktan gurur duyan bir üye olacağım. Ben genç politikaya başladım. Çevremde, siyasete zaman zaman her tarafa 2 atla giden insanlar gördüm. Ancak 37 yaşımdan itibaren aktif politika yapıyorum ve her yere tek atla gittim. Dolayısıyla bu kongre, olağanüstü kurultay şayet başarılmadığı takdirde o zaman tekrarlıyorum. Milletvekilliğine ve herhangi bir sandalye için hiçbir yere aday olmayacağım. MHP’ye hizmet etmek için tek yol var, B planı yok. Yani başaracağız, başaracağız, başaracağız” şeklinde cevap verdi.

    Akşener, “Şimdi diğer arkadaşlarımız açısından bir şey söylememem ama hepimiz adına bir şey söylemem gerekirse, büyük sosyal maliyet ödeyebilmeyi, muhbiri ve şikayetçisi olmadan birbirini ihbar etmeden ödeyebilmiş bir sosyal ve siyasi harekettir. Dolayısıyla bizim içimizde korkak yoktur. Ancak ben kendi adıma şunu söyleyebilirim. Kavga ve mücadele etme konusunda bütün siyasi hayatım boyunca ‘Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın’ demiş bir politikacıyım. Dolayısıyla bunu korkaklık olarak adlandıramayız” diye konuştu.

  • Bem-bir-sen Genel Başkanı Turbay: “Memurun İş Güvencesini Elinden Alacak Her Türlü Girişimi Reddediyoruz”

    Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası (Bem-Bir-Sen) Genel Başkanı Mürsel Turbay, 1 Kasım seçimlerinin ardından hükümetin dört yıllık eylem planı kapsamında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yaparak memur işçi ayrımını bitireceği haberlerine tepki gösterdi.

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay, hükümetin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yapmayı planladığı değişikliklere var olduklarını, fakat yamalı bohça haline gelen 657’nin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, “Memurun iş güvencesini ve çalışma barışını tehlikeye sokacak her türlü düzenlemenin karşısındayız. 1 Kasım seçimlerinin ardından basın yayın organlarında yer alan haberlerde yapılacak düzenleme ile memur ve işçi birleştirmesi dile getirildi. Biz bunun yerine hükümete işçi ve memur emekli ikramiyeleri ile maaşlarının eşitlenmesini teklif ediyoruz. Sendika olarak memurların iş güvencesi kırmızı çizgimizdir ve biz bu hakka dokunulmasına müsaade edemeyiz. Herkes bilsin ki çalışmayan personel yoktur, çalıştıramayan yönetici vardır. Yapılan yanlış personel rejimlerinin cezasının memurlara kesilmesini kabul etmiyoruz. Bizler kazanılmış haklarımızdan vazgeçmeyiz” dedi.

    Taşeron işçilerin kamu işçisi kadrosuna geçirilmesi ne kadar doğru ise memurlar ile işçileri eşitlemenin o kadar yanlış olduğunu kaydeden Turbay, “Sözleşmeli kadrosunda bulunan yüz binlere kadro sevinci yaşatan hükümet, bugün yapmayı planladığı düzenleme ile milyonları üzecektir. Yıllardır tüm çalışanların iş güvencesine kavuşturulması için mücadele etmekteyiz. Ancak kamuoyuna yansıyan açıklamalarda hükümetin tehditvari bir tutumla kamu çalışanlarının iş güvencesini yok etmeye çalıştığı görülmektedir. Tek tip istihdam modeli diyerek memurları çalışan adıyla özel sektör işçileriyle aynı potada eritmeyi planlayan hükümet, iş güvencesinin kaldırılacağı yönünde algı oluşturmaktadır. Yöneticiler çalışanların daha verimli çalışmalarını sağlayacak motive edici unsurlara yönelik yasal düzenlemeler yapmalıdır. Çalışanlar arasındaki ücret adaletsizliğinin giderilmesini bizler de istiyoruz. Gelir adaletsizliğinin giderilmesini her platformda dile getirmekteyiz. ’Çalışmazsan işini elinden alırım’ anlayışı ile tehdit unsuru oluşturacak tavırlardan uzak durulmalıdır. Kafası karışık, yarınlardan umutsuz, ne olacağını düşünerek çalışan personelden bir yarar sağlanamayacağı nettir. Yöneticiler böyle kafa karıştırıcı net olmayan tutumlarla çalışanlara hiç yarar sağlayamaz, aksine zarar verir” dedi.

    Turbay, şunları söyledi:

    “Yarınlara daha güvenle bakabilmek, ülkemizin geleceğine ışık tutmak için mücadele veriyoruz. Kamu görevlilerimizin haklarının gasp edilmesi değil geliştirilmesi için yoğun çaba içerisindeyiz. Biz iş verimini artırıcı, iş barışını sağlayıcı her türlü girişime destek olmaya hazırız. Biz ülkemizi seviyoruz, ülkemize hizmet ediyoruz. Memurlarımız halka hizmet veriyor. Memurları değersizleştirecek çalışmaları kabul etmiyoruz.”