Etiket: Türlü

  • AK Parti’li Özdağ: “Her türlü ihtimali düşünmemiz gerekiyor”

    AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ Manisa 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığında yaşanan besin zehirlenmesinin çok yönlü soruşturulması gerektiğini söyledi.

    AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ askeri birlikte yaşanan besin zehirlenmesinin ardından Manisa Merkezefendi devlet Hastanesinde tedavi olan askerleri ziyaret etti. Ziyaret sonrası bir açıklama yapan Özdağ her türlü ihtimalin düşünülmesi gerektiğini söyledi.

    AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, “Bu konularla ilgili sabotaj ihtimali de araştırılmalıdır. Daha önceki zehirlenmeyle ilgili. Her ihtimali düşünmemiz gerekiyor. Eğer ihtimalleri düşünürsek o ihtimallere göre tedbirler alırız. Şuan için burada bir sabotaj ihtimali yok, bugünkü psikolojik havayla veya biz hastalandık denen ifadelerle ilgili ama daha önceki ifadeleri de değerlendirmekte fayda var. Orada çalışan kişilerden orada görev yapan herkese kadar gerek yemek alınan yerden gerek burada kazanların başında duran kişilere kadar da bir araştırma yapılması hem emniyetimizin hem askeri istihbaratımızın hem de milli istihbarat teşkilatımızın görevidir diye düşünüyorum.” dedi.

  • Kıbrıslı İşadamı Kısa: “Katar’a her türlü gıda yardımına hazırız”

    Gifa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kısa, Katar’a her türlü gıda desteği vermek için hazır olduklarını belirtti.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) şirketi Gifa Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kısa, Katar’a her türlü gıda desteği vermek için hazır olduklarını belirterek, KKTC’nin Katar tarafından tanınmasının tam zamanı olduğunu kaydetti. Kısa, Türkiye’nin ardından KKTC olarak Katar halkının yanında olduklarına dikkat çekti. Suudi Arabistan merkezli, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Yemen gibi ülkelerin Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmesi üzerine Katar’a KKTC de sahip çıktı. Ortadoğu’daki ülkelere önemli kredi danışmanlığı ve ihtiyaçlı ailelere gıda yardımı yapmakla tanınan Gifa Holding, Katar için ülke olarak seferber olmaya hazır olduklarını aktardı.

    “Katar uluslararası camiaya tepki için KKTC’yi tanıyabilir”

    Geçtiğimiz günlerde Türkiye tarafından Katar’a yapılan gıda yardımlarının ardından uluslararası alanda ambargo altında olan KKTC’de ihtiyaç fazlası gıda ürünlerinin Katar’a gönderilebileceğini dile getiren Kısa, “Esasında Katar’ın uluslararası camiaya tepki için KKTC’yi tanımasının tam vakti olduğunu düşünüyorum. Bu sayede Katar’ın ihtiyacı olduğu tüm gıda ürünlerinin KKTC’den gitmesi sağlanabilir. Biz Gifa Holding olarak böyle bir seferberliğe hazırız. Gerekirse Türkiye ile de birlik olup bu ülkeye yardım sağlayabiliriz” açıklamalarında bulundu.

    Türkiye’nin Katar için gösterdiği hassasiyetin son derece önemli olduğuna da dikkat çeken Kısa, “Katar, Türkiye’nin zor zamanlarında yanında olduğu gibi bizlerin de Katar’a bu zor günlerde desteğimizi esirgememiz gerekiyor. Biz her türlü destek ve gıda yardımına hazırız” diye konuştu.

    Neler yaşanmıştı ?

    Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn, Mısır ve Yemen, geçen pazartesi günü Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kestiklerini duyurmuştu. Ülkelerinin hava sahasını Katar’a kapatan Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn, Katarlı diplomatların 48 saat içinde ülkelerinden ayrılmasını istemişti. Suudi Arabistan ayrıca Katar’ın tek kara sınırını kapatmıştı.

    Katar’a karşı diplomatik ablukaya aynı gün içinde Maldivler, uluslararası toplumca meşruiyeti olmayan darbeci general Halife Hafter destekçisi Libya’daki Tobruk hükümeti, Moritanya ve Komor Adaları gibi sayıları 10’a varan ülke katılmıştı. Ürdün ise salı akşamı Katar ile diplomatik ilişkilerinin seviyesini düşürdüğünü ve merkezi Katar’da bulunan El-Cezire televizyonunun yerel ofisini kapattığını duyurmuştu.

    Katar Ulusal İnsan Hakları Komisyonunun verdiği rakamlara göre Katar’ın başkenti Doha’da 11 bin 378 Suudi Arabistan, Bahreyn ve BAE vatandaşının yaşadığı, Körfez ülkelerinde de binlerce Katarlının bulunduğu belirtiliyor. Komisyon, krizin binlerce kişinin seyahat, çalışma ve mülk haklarını ihlal edeceğini açıklamıştı.

  • Kazalar da yol da bir türlü bitmeyince Tekke köylüleri karayolunu trafiğe kapattı

    Gümüşhane’nin merkeze bağlı Tekke köyünde yapımı yıllardır devam eden karayolunda 1 ay içerisinde üç kazanın gerçekleşmesinin ardından köylüler yolu saatler boyunca ulaşıma kapatarak eylem yaptı.

    Köylünün sabrını taşıran son kaza dün gerçekleşti. Tekke köyünde devam eden yol çalışmalarında trafiğe kapalı yolda ilerleyen 29 AE 829 plakalı hafif ticari araç, bisiklet süren 12 yaşındaki K.D’ye çarptı.

    Kaza sonrası Gümüşhane’nin en kalabalık köyü olan Tekke köyünde vatandaşlar yıllardır bir türlü bitirilemeyen yolu ulaşıma kapatarak eylem yaptı. Yolun çok sayıda trafik kazasına sebep olduğu gerekçesiyle saatler süren eylem boyunca Erzurum-Trabzon transit karayolunda trafik her iki yönden de durdu. Yapılan eylem nedeniyle karayolunun her iki kesiminde de kilometrelerce kuyruk oluşurken, vatandaşların yetkililerle görüşme talebine arabuluculuk yapan İl Jandarma Komutan Vekili Yarbay Faruk Yazıcı, “Biz bu yolu açmayız, insanların canı yanıyor” diyen vatandaşları güçlükle yatıştırdı. Komutan Yazıcı’nın ifadeleri üzerine yol vatandaşlar tarafından açılırken, trafik akışı bölgede bulunan Jandarma ekipleri tarafından yeniden sağlandı.

    “10 yıldır, 10 kilometrelik yol bitirilemedi”

    Vatandaşlardan Temel Alkan, bitmeyen yolun birçok kazaya davetiye çıkardığını belirterek “Burada devamlı trafik kazası oluyor. Birkaç gün önce yine oldu. Köyün içinde lamba ve alt geçidin olmaması burada kazalara yol açıyor. Karayolları’na gereken iletildi. Buraya bir proje yapacaklarını söylediler ama herhangi bir gelişme yok. Asıl problem 10 yıldır, 10 kilometrelik yolun bitirilememesidir” dedi.

    “10 günde bir kaza oluyor”

    Yolda 10 günde bir kaza olduğunu kaydeden Yener Çimen ise “Çoluğumuz çocuğumuz hep ezildi. Devlet buna niye bir çözüm bulmuyor? Günah değil mi bu insanlara? Hastaneden biri çıkmadan öbürü hastaneye gitti. Biz devlet büyüklerinden buraya bir çözüm bulmasını bekliyoruz. Bu iş böyle olmaz. Herkes bildiği halde buraya kimse el atmıyor” ifadelerini kullandı.

    Kemalettin Ertürk ise köyün giriş ve çıkışında radar uygulamasın yapılmasını ve ışıklandırma yapılmasını istediklerini belirterek, “Kürtün yol ayrımından bu tarafa çift şerit yollar yapıldı, onlarca tünel yapıldı, güzel bir şekilde yol yapıldı, her şey düzgün bir hale geldi ama hale Gümüşhane-Tekke arasındaki yol yapılamadı” şeklinde konuştu.

  • Bakan Ağbal: “Perakende sektörüne her türlü desteği vereceğiz”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, perakende sektörünün gelişmesi amacıyla hükümet olarak her türlü desteğin sonuna kadar verileceğini söyledi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından düzenlenen organize gıda perakende sektörünün en büyük konferans ve fuar organizasyonlarından olan Yerel Zincirler Buluşuyor (YZB) 2017’ye katıldı. Bakan Ağbal, burada yaptığı konuşmada perakende sektörüne hükümet olarak her türlü desteğin verileceğini dile getirdi. Ağbal, “Perakende sektörü son derece önemli ve stratejik sektördür. Her zaman desteklenmesi gereken geliştirilmesi gereken, büyütülmesi gereken bir sektördür. Özellikle yerel düzeyde bu sektörde büyümek isteyen yerel marketler zincirlerinin kendilerine piyasada daha büyük bir oranda Pazar payı bulabilmeleri, istihdama sağladıkları katkıyı daha da artırabilmeleri ve teknolojiye daha da fazla yatırım yapabilmeleri için biz de hükümet olarak her türlü desteği sonuna kadar vereceğiz” diye konuştu.

    2017 yılının ilk çeyreğinde gelen verilerin sevindirici olduğunu belirten Ağbal, “Yılın ilk çeyreğinde arka arkaya gelen bütün göstergelerde de olumlu trend devam ediyor. Özellikle ekonomik güven endeksinde,tüketici güven endeksinde, reel kesim güven endeksinde, hizmet sektörü ve perakende ticaret güven endeksinde açıklanan rakamlar hepimizi sevindiriyor. Ticaret canlanmaya başladı. Üretimde çarklar yeniden dönmeye başladı. İhracat tarafında bizi sevindiren çok güzel gelişmeler var. Avrupa pazarı da başta olmak üzere ihracatımız çok güzel gelişme kaydediyor. PMI endeksi uzun bir sürenin ardından 50 gösterge değerini geçti. 4 ay arka arkaya büyüme trendini gösterdikten sonra 52 seviyesine kadar çıktı” dedi.

    Bakan Ağbal, 16 Nisan’da yapılacak referandum ile ilgili olarak ise şunları söyledi: “Gerek Ar-Ge, gerek inovasyon, gerek iş gücü piyasaları, kamu maliyesi, sosyal güvenlik, üretim, yatırım gibi birçok alanda ardı ardına yasaları meclisten geçirdik. Ama diyoruz ki Türkiye’nin bu dijital ekonomi, değişen küresel jeopolitik karşısında yapması gereken çok reform var. Alması gereken çok mesafe var. Bunları kararlı bir şekilde yapmaktan başka çaremiz yok. Bunları yapabilmek için de Türkiye mutlaka ve mutlaka bu yönetim sistemi reformunu yapmalıdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni 16 Nisan’da inşallah buna Türkiye için ‘reformların reformu’ diyorum hayata geçirmelidir”.

  • FETÖ/PDY sanığı Keskin: “Adımız darbeci yüzbaşıya çıktı, bundan bir türlü kurtulamıyoruz”

    Malatya’da darbe girişimi esnasında karargah nizamiyesinde polisle çatıştığı ve darbe teşebbüsünde aktif olarak rol oynadığı iddianamede yer alan Yüzbaşı Kemal Keskin, “Adımız darbeci yüzbaşıya çıktı, bundan bir türlü kurtulamıyoruz” dedi.

    Malatya’da görülen FETÖ/PDY davasının 8’inci duruşmasında son olarak savunma yapan o dönem 2. Ordu Komutanlığında Hareket Plan Subayı olarak görev yapan Yüzbaşı Kemal Keskin savunma yaptı. Savunmasında, 15 Temmuz 2016 tarihinde lojmandayken Albay Bahadır Erdemli’nin kendisini telefonla arayarak terörle ilgili mesele olduğunu ifade ederek karargaha çağırdığını ileri süren Keskin, sonrasında yanına gittiği Erdemli’nin kendisine muhtemel bir terör eylemi karşısında tatbikat yapıldığını söylediğini ileri sürdü.

    Verilen tatbikat emri ile 2 nolu nizamiyeye geçmesinin emri verildiğini savunan Keskin, daha sonra ordu komutanı ve kurmay başkanının 1 nolu nizamiyeden karargaha giriş yaptığını dile getirdi.

    Albay Bahadır Erdemli’nin ’kimse kışladan çıkmayacak, içeri girmeyecek’ diye kendisine emir verdiğini ileri süren Keskin, “Nizamiyeyi terk edemedim, öyle bir durumda da orayı terk etmenin uygun olmayacağı düşündüm. Vurulduğum anda dahi orayı terk etmedim. Nizamiye dışına çıkmadım. Sivile silah doğrultmadım, ateş etmedim. Kimseye de ateş emri vermedim” ifadelerinde bulundu.

    Malatya Valisi Mustafa Toprak’ın da ilerleyen saatlerde kendisinin bulunduğu nizamiyeye geldiğini ifade eden sanık Kemal Keskin, “Nizamiyeye gelen Malatya Valimiz Mustafa Toprak’a içeride olumsuz bir durum olduğu ifade edilmiş, Valimize 2. Ordu Komutanımız, olumsuz bir durum olmadığını ifade etmiş. Ben de her şeyin normal olduğunu kendisine söyledim” dediğini ileri sürdü.

    “Adımız darbeci yüzbaşıya çıktı, bundan bir türlü kurtulamıyoruz” diyen Keskin, “Nizamiyeyi terk etmedik, dışarı çıkmadık, vatan, Mehmetçikler şahittir. Kimseye ’oğlum hazır olun dışarı çıkın’ demedim. Bize ’sıkın, sıkmazsan ben sana sıkarım’ emri verdiğimiz söyleniyor. Kimseyi tehdit etmedim, kimseye bir şey söylemedim. İfadelerin hepsi copy-paste, hepsi bir kalemden çıkmış. Bu ifadelerin bilerek, kasıtlı bir şekilde şahsımı o istedikleri kolaja oturtmak için verildiğini düşünüyorum” iddiasında bulundu.

    Darbe girişimi süresince kendisine kimsenin ’nizamiyeyi terk et’ veya ’terk etme’ demediğini öne süren Keskin, “Bana ’nizamiyeyi kimseye ve araçlara açmayacaksın’ denildi. Havaya ikaz ateşi açılmıştır. Yapılan ikaz ateşine karşı polisler ateş açmıştır. Zırhlı aralara tekerlek dışında bir yere nişan almadım. Araçların silah sistemine, camına nişan alınmadı, kesinlikle ateş edilmedi” diye konuştu.

    Keskin savunmasını şöyle sürdürdü:

    “Karargahta silah arkadaşlarımın başına ne geleceğini düşündüm. Kimseye ateş etmemiş, silah çekmemişken, karşıdaki zihniyet açık ve nettir. Görev yerini terk etmeyerek, kan kaybına rağmen bulunduğum yeri terk etmedim. O mermiyi yiyen adam çeker gider, terk etmedim. Bütün olayların başından sonuna bulunduğum yer nizamiyedir. Jandarma, polis ve sivillere ateş emri vermedim. Bu vatan evlatlarının hiçbir suçu yoktur. Benim kafamda tek bir şey var ordu komutanımız ve karargahın güvenliğidir.”

    Soru cevap kısmında Mahkeme Başkanı Vedat Koç’un ’Valinin geliş saatini 03.00 söyledin. Daha önce valinin nizamiyeye gelmiş olma ihtimali var mı’ sorusu üzerine Keskin, valiye giriş çıkışların ordu komutanının emriyle yasaklandığını ileri sürdü.

    Mahkeme Başkanı Koç’un “Adem Huduti ile bir telefon görüşmesi yaptığını söyledin, savunmanda buna yer vermedin. Adem Huduti ile görüştün mü” sorusu üzerine ise sanık Kemal Keskin, “Sayın komutanımız ile görüştüğümüz oldu. Olayın vahametini söyledim. Diğer ordu komutanlarımız açıklamalar yapıyordu. Ben de olayların bu hale geldiğini görünce, bizden ses yok. Bahadır Albayımızın telefonundan görüştük. Sayın komutanım bu sıkıntılı bir süreç. Whatsapp’tan bu darbede yer almadığınızı hükümetimizin lehine bir yayın yapmasını istedim” diye konuştuğunu iddia etti.

    Mahkeme Başkanı Vedat Koç, duruşmayı yarın sabaha ertelerken, şu ana kadar davada 36 sanığın savunması yapıldı.