Etiket: Türkmenlerin

  • AK Partili Gündoğdu: “Türkmenlerin garantörü Türkiye’dir”

    AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, “Türkmenlerin garantörü Türkiye’dir” dedi.

    AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, Irak Türkleri Öğrenci ve Gençler Birliği Başkanı Yahya Arslan ve Dernek Yönetim Kurulu üyeleri ile TBMM’de bir araya geldi. Dernek yöneticileri ile bölgesel konuları istişare eden Milletvekili Gündoğdu, “Türkmen kardeşlerimizin kılına kimse dokunamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti Türkmenlerin garantörüdür” ifadelerini kullandı.

    Gündoğdu, “Irak bizim için önemli bir ülke. Çünkü çok sayıda Türkmen kardeşimiz Irak sınırları içinde yaşıyor. Biz dili, dini, ırkı için kimseyi ayırmayız. Ancak Türkmenler bizim öz be öz kardeşimiz. Kerkük’te, Musul’da, Telafer’de ve diğer bölgelerde bulunan Türkmenlerimizin mezhep ayrımına bakmadan hepsinin yanındayız. Bu bölgeler farkı gruplar tarafından istila edilebilecek, Türkmen kardeşlerimizin zor durumda bırakılacağı bölgeler değildir. Biz, bu şehirleri ebedi Türkmen şehri olarak görüyoruz. ABD-Irak savaşı başladığında ilk olarak Türkmenlere ait tapu daireleri ve mezarlıklar tahrip edilmişti. Buraların kendilerine ait olduğunu iddia edenlerin de iddiaları hiçbir karşılık bulmadı. Irak’ta Kürtlerin bölgesi belli, Türkmenlerin bölgesi bellidir. Biz 600 yıl Osmanlı adına o topraklarda yaşayan insanlara din, dil, ırk ayrımı yapmadan hizmet etmişiz. Kardeşliğimiz de o günlere dayanıyor. Irak, bizim medeniyet coğrafyamız dahilinde olan bir bölge” şeklinde konuştu.

    “Türkmen kardeşlerimizin de milletvekiliyim”

    “Türkmen kardeşlerimize yapılanlar hakkında bölgeden haber alıyoruz. Yaşanan olumsuz gelişmelerin sonuna kadar karşısındayız” diyen Gündoğdu sözlerine şöyle devam etti

    “Kimse Türkmenlerin kılına dahi dokunamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, her zaman Türkmen kardeşlerimizin yanında olmuştur. Bölgedeki Türkmen varlığını ve bu Türkmenlerin ev sahibi olduğu gerçeğini kimse ortadan kaldıramaz. Siz genç Türkmen kardeşlerim de merkezi hükümet ile birlikte Irak’ın toprak bütünlüğünü koruyarak kendi bölgelerinizi yöneteceksiniz. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin milletvekili olduğum gibi, Türkmen kardeşlerimizin de bir milletvekiliyim. Türkiye’de öğrenim gören uluslararası öğrencilerle ilgilendiğimiz Yerli Düşünce Derneğimiz ile de sizlerin yanındayız.”

    TBMM’de gerçekleşen görüşmeye ITÖGB Genel Başkanı Yahya Arslan, Başkan Yardımcısı Firas Ağaoğlu, Dernek Genel Sekreteri Nebil Çolak, derneğin faaliyet sorumlusu İbrahim Türkmen, spor sorumlusu Hüseyin Çelebi, Gaziantep Temsilcisi İbrahim Beyatlı katıldı.

  • Iraklı Türkmenlerin 47 yıllık kültürel hakları anlatıldı

    Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı Başkanı Fatih Türkcan, “Türkmen kültürünü korumamız, haklarımız savunmamız ve gelecek nesillere kültürümüzü unutturmadan yaşatmak hepimizin asil görevidir” dedi.

    Türkmeneli Kültür Merkezi, 1970 yılında Iraklı Türkmenlere tanınan kültürel hakların 47’nci yıl dönümü dolayısıyla Ankara’da panel düzenledi. Panele, Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı Başkanı Fatih Türkcan, Türkiye’nin UNESCO Daimi Temsilcisi Hüseyin Avni Botsalı ve Avukat Habib Hürmüzlü protokol davetlisi olarak katıldı.

    Panelde açılış konuşması yapan Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı Başkanı Fatih Türkcan, 24 Ocak 1970 yılında Irak Türkmenlerine tanınan kültürel haklara değinerek, “Türkmen kültürünü korumamız, haklarımız savunmamız ve gelecek nesillere kültürümüzü unutturmadan yaşatmak hepimizin asil görevidir” dedi. Türkcan, hakların korunması konusunda “Hepimiz üzerine düşen bu görevi en iyi şekilde yapmamız gerekmektedir” diyerek, 24 Ocak 1970 tarihinde Irak Devrim Komuta Konseyi’nin 89 no’lu karar ile Irak’ta yaşayan Türkmenlere tanınan hakların bazılarını şöyle sıraladı:

    “İlkokullarda Türkmen dilinde tedrisat yapılır. Bu dilde eğitim gören tüm okullarda tüm eğitim araçları Türkmen dilinde olur. Eğitim ve Öğretim Bakanlığına bağlı Türkmen Eğitim Müdürlüğü ihdas edilir. Türkmen şair ve yazarlara, bir birliğin açılması imkânı-sağlanır ve destek verilir, Türkmence eserlerinin basılması temin edilir. Dil yeteneklerini geliştirmeleri için de onlara fırsatlar tanınır ve kurulacak birlik Irak Edebiyatçılar Birliğine bağlanır. Kültür ve Enformasyon Bakanlığına bağlı Türkmen Kültür Müdürlüğü ihdas edilir. Türkmen dilinde haftalık gazete ve aylık dergi yayınlanır. Kerkük televizyonunda Türkmence programlar artırılır.”

    “Türkmen varlığının eskisinden daha sağlam ve dengeli olarak yeniden tesis edilmesine zemin oluşturmuştur”

    Türkiye’nin eski UNESCO Daimi Temsilcisi Hüseyin Avni Botsalı ise Irak’ın kurucu deklarasyonu olan 1932 Deklarasyonu’nu hatırlatarak konuşmasında şunları kaydetti:

    “1932 Deklarasyonunda Türkmen hakları Kerkük, Tavuk ve Avice’de Türklerin yaşadığını ifade eden bir paragraftan ibaretti. Irak, işgal ve müdahale ile yeniden yapılandırılırken 2005 yılında yürürlüğü giren yeni Federal Anayasası’nda Türkmenlerin kimliğine, lisan otonomisine, insani içtimai ve kültürel haklarına ve siyasi haklarına dönük münhasıran Türkmen kelimesi kullanılarak yapılan atıflar; bir de Irak’ın içindeki diğer toplumların eşitliği temelinde Irak’taki bütün topluluklara sağlanan haklar bağlamında tadat edilen hükümler gelecekte Irak ve Irak toprakları üzerinde şekillenecek yapılanmaların her türünde Türkmen hukukunun, Türkmen varlığının eskisinden daha sağlam ve dengeli olarak yeniden tesis edilmesine zemin oluşturmuştur.”

  • Din Görevlileri Türkmenlerin Yanında

    Samsun’un Vezirköprü İlçe Müftülüğü öncülüğünde din görevlileri tarafından Bayır Bucak Türkmenleri için toplanan yardımlar 2 TIR ile yola çıktı.

    Köprülü Mehmet Paşa Camisi önünden hareket eden TIR’lar dualarla uğurlandı. Müftülük öncülüğündeki kampanyaya din görevlilerinin önem vermesi ve yoğun bir dayanışma içinde çalışması sayesinde ayni ve nakdi yardımın beklenin üzerinde gerçekleşmesine katkı sağladığı belirtildi.

    Kampanya kapsamında Bayır Bucak Türkmenleri için 11 bin lira nakdi yardımın yanı sıra 1050 çuval un (53 ton) toplandığı ve toplanan yardımların iki TIR’la yola çıktığı bildirildi.

  • Türkmenlerin Osmanlı Özlemi

    Suriye’deki Esad rejiminin baskılarından kaçıp Türkiye’ye sığınan Türkmenler, Osmanlı Devleti’ne olan özlemlerinden dolayı Osmanlı Ocakları’na akın ediyor.

    Suriye’de yaşanan baskılardan kaçıp Türkiye’ye sığınan Türkmenler, İslam coğrafyasında yüzyıllarca barışın hakim sürdüğü Osmanlı Devleti dönemini arıyor. İç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Türkmenler, Gaziantep’teki Osmanlı Ocağı İl Başkanlığı’na akın ediyor. Ocağa üye olan Türkmenler, Osmanlı’nın çöküş sürecinden sonra İslam coğrafyasının kana bulandığını belirterek, Osmanlı sürecindeki barış dönemlerine hasret kaldıklarını kaydetti. Osmanlı adaletinin geri dönmesini isteyen Türkmenler, İslam coğrafyasında yeniden barış ve huzurun egemen olması için gerekeni yapmaya hazır olduklarını ifade etti.

    Osmanlı Ocakları İl Başkanlığı’na üye olan Türkmen İbrahim Veso, Suriye’de iç savaşın başlaması ile ülkede hayatın durduğunu ve kendisinin de bulunduğu Cerablus’ta Özgür Suriye Ordusu saflarına katılarak, Türkmen cephelerinde savaştığını kaydetti. Cerablus’ta 5 Türkmen kenti bulunduğunu anlatan Veso, “Biz orada çoğunluk olarak Türkmen halkı olarak, devrime katıldık. Bölgelerimize muhafaza olmaya çalıştık. Biz Osmanlı’nın torunlarıyız. Lübnan’da olsun, Irak’ta olsun, Ürdün, Filistin, Cezayir, Mısır olarak Osmanlı’dan çok memnunduk. Osmanlıyı hep arar olduk. Osmanlıyı çok özledik. Biz isterdik ki o tarih yine geri dönsün. Osmanlı İslamiyet’in hilafetidir. Osmanlı çöktükten sonra İslam kanı sürekli akmaya başladı ve halen de akmaya devam ediyor. Osmanlı Devleti buralarda hüküm sürerken İslam coğrafyasında kan yoktu. Bu nedenle Osmanlı Ocakları’na kayıt oluyoruz. Biz, Osmanlı tarihini geri getirmek istiyoruz. Biz buna muhtacız” dedi.

    “TÜRKMENLERİN YANINDA OLACAĞIZ”

    Osmanlı Ocakları Güneydoğu Bölge Başkanı İdris Candemir de, Suriye’deki iç savaş döneminde Türkmenlerin yanında olduğunu ifade etti. Candemir, “Osmanlı Ocakları olarak, Türkmen kardeşlerimize sahip çıkıyoruz. Gaziantep, Kilis çevresinde yaklaşık, 6 bin civarı Türkmen kardeşimiz yaşamaktadır. Osmanlı Ocakları olarak, Türkmen kardeşlerimizin yanında bulunacağız” şeklinde konuştu. Türkmenlere sahip çıkmaya devam edeceklerini anlatan Candemir, “Gaziantep, Kilis çevresinde yaklaşık, 6 bin civarı Türkmen kardeşimiz yaşamaktadır. Osmanlı Ocakları olarak, Türkmen kardeşlerimizin yanında bulunacağız. Gaziantep’e gelen kardeşlerimiz gerçekten Osmanlı kültürünü, hoşgörüsünü özledikleri için şu anda Osmanlı Ocakları’na akın akın geliyorlar. Güneydoğu Bölge Başkanlığı olarak amacımız, tüm Türkiye’ye yayılan Türkmen kardeşlerimizi tek çatı altında toplamaktır” dedi.

    Candemir, Suriye’den Türkiye’ye sığınan bütün mültecilere kapıların açık olduğunu ifade etti.

    “OSMANLI HOŞGÖRÜSÜNÜ YAŞATMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Gösterilen ilgiden memnuniyetini dile getiren Osmanlı Ocakları Gaziantep İl Başkanı Murat Karalar ise, Osmanlı hoşgörüsünü eskiden olduğu gibi şimdi de insanlara yaşatmak amacıyla kurulan bu teşkilatı en iyi şekilde yürütmeye çalıştıklarını söyledi. Kapıların tüm Suriyelilere açık olduğunu belirten Karalar, savaş mağduru Suriyeliler için tüm imkanları seferber ettiklerini kaydederek, “Onlara yardım etmek istiyoruz. Onların mağduriyetini biliyoruz. Onların yerine kendimizi koyarak, elimizi uzattık. Bu amaçla biz Gaziantep Osmanlı Ocakları olarak, bütün Güneydoğu olarak elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. Bütün Türkmen kardeşlerimiz ve mülteci kardeşlerimiz Osmanlı Ocakları adı altında bir araya getirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

  • Suriye’deki Türkmenlerin Türkiye’ye Girişleri Devam Ediyor

    Hatay Valisi Ercan Topaca, Yayladağı ilçesinin sıfır noktasındaki Yamadi Çadır Kenti bölgesinde artan Rus ve Esed rejimi saldırıları sonucu son 2 günde bin 635 kişinin Türkiye’ye giriş yaptığını söyledi.

    Vali Ercan Topaca, Yayladağı Öğretmenevi’nde sınırda yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Toplantıya Yayladağı Belediye Başkanı Mehmet Kalkan, Hatay İl Jandarma Alay Komutanı J. Kurmay Albay Turgay Aras ile İl Emniyet Müdürü Ali Doğan Uludağ da katıldı.

    Vali Topaca, Türkmen bölgesinden son iki günde bin 635 kişinin ülkeye giriş yaptığını belirterek, “Dün ve bugün Bayır Bucak Türkmen bölgesinden almış olduğumuz kişi sayısı toplamda bin 635’tir. Bunlardan 418’i Türkmen, bin 217’si de Arap kökenli misafirimizdir. Bunları her türlü işlemi bitirildi, kayıtları yapıldı. Bunlardan bir kısmı burada tanıdıklarına misafir oldu, bir kısmı bizim gösterdiğimiz yerlere yerleştirildi, yarından itibaren de bunların bir kısmını hazır olan Güveççi Çadır Kenti’ne yerleştireceğiz diğer kısmını ise Şanlıurfa’nın Suruç ilçesindeki kampa ayarlanan otobüslerle sevkiyatına başlamış olacağız” dedi.

    Öte yandan sınırın Suriye tarafında yer alan ve bugün Rus uçaklarınca bombalanan Obin Çadır Kenti’nden kaçan yaklaşık 500 ailenin Güveççi Mahallesi sınırına geldiğini ve orada yapılacak işlemlerin ardından içeri alınacağını belirten Vali Ercan Topaca, “Yarın akşama kadar tahliye işlemini sonlandırmayı planlıyoruz. Oradaki insanların bu tehlikeli durumdan dolayı sınırlarımıza alınması ve uygun olan kamplara yerleştirmek için yapılan ve iki gündür devam eden çalışmamızı yarın akşama sonuçlandırmayı düşünüyoruz. Obin dediğimiz kampta ciddi bir bombalama hadisesi oldu, orada yer alan insanlar, Güveççi Mahallemizin hemen karşısına geldiler. Bir taraftan yarından itibaren onları da kayıtlarını yapmak suretiyle içeriye almak ve kapasitesi uygun olan yakın çevredeki özellikle Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde, oradaki kapasite yetmediği takdirde Başbakanlık tarafından verilecek talimatla bu bölgedeki kamplara yerleştirmeyi planlıyoruz. Güveççi bölgesinde şuan itibariyle 500 kadar aile var, bu da toplam 2 bin 500 kişiye tekabül ediyor. Sınırın Suriye bölgesindeki geçici çadırlara yerleştirme işlemlerimiz devam ediyor, daha sonra kayıt işlemleri yapılarak kendileri için tahsis edilen çadır kentlere ve kamplara yönlendirmesini önümüzdeki bir iki gün içinde yapacağız” dedi.

    Güvenlik kaygıları nedeniyle parmak izi vermeyen ve kaydı alınmayan hiç kimsenin sınırdan içeri alınmadığına vurgu yapan Vali Topaca, “Gerek sınırın öbür tarafındaki çadırlarda gerekse de sınırın sıfır noktasında bekleyen insanların her türlü ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Tabi hava şartları soğuk, ama bir taraftan da bu insanlar gelmeye devam ediyorlar. Bu bir anda başlayıp biten bir süreç değil, yaşanan bir süreç. Sürekli hareketin olduğu bir süreç ve onlarla ilgili de çorbaların akşam dinlenmeleri için battaniyelerini eksik etmiyoruz. Kayıt işlemi yapılmadan sınırdan kimseyi alamıyoruz çünkü güvenlik endişelerimiz var. İnsanların arasına karışabilecek değişik şekilde o bölgeye gelmiş sıkıntılı şahıslarda olabileceğini düşünerek mutlaka girişte her bir kişinin parmak izini almak suretiyle kayıtlarını yaparak alıyoruz” dedi.

    GÜVEÇÇİ ÇADIR KENTİNE YARIN ALIMLAR BAŞLIYOR

    Sınırın sıfır noktasındaki Güveççi Mahallesi yakınlarına kurulan Güveççi Çadır Kentine yarın itibariyle sığınmacıların yerleştirilmeye başlayacağını açıklayan Topaca, “Yarın itibariyle oraya insan yerleştirmeye başlıyoruz. Tabi 5 ile 10 bin arasında bir kapasitenin olacağını düşünüyoruz, tuvalet, banyo, alt yapı, üst yapı, elektrik ve suyu derken yarın akşama kadar her şeyi toparlanmış olacak ve burası kalıcı bir kamp olacak” diye konuştu.