Etiket: Türkmenlere

  • İHH’dan Türkmenlere Yardım

    İHH İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı tarafından Türkmenlere acil yardım gönderildiği bildirildi.

    İHH İnsani Yardım Vakfı Suriye Çalışmaları Hatay Ofisi Basın Danışmanı Burak Karacaoğlu, Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde bulunan İHH’ya ait lojistik merkezinden gönderilen yardımı Türkmenlere ulaştırdıklarını söyledi. Karacaoğlu, gönderilen yardımlar arasında 20 ton un, bin battaniye, 3 bin konserve, 500 sünger, 500 gıda kolisi, 500 hasır ile 10 ton su ve 26 ton patates yer aldığını söyledi.

    Karacaoğlu, Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan geçen araçların Türkmen dağındaki Obin kampında yaşayan Türkmenlere teslim edildiğini de ifade etti.

  • Azeri Vekil Maaşını Suriyeli Türkmenlere Bağışladı

    Daha önce Irak Türkmenlerine maaşını bağışlayan Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva, Suriye’deki Türkmenler için de kayıtsız kalmadı. Paşayeva maaşını bu kez de Bayırbucak Türkmenlerine bağışladı.

    Maaşını Suriyeli Türkmenlere bağışlayan Paşayeva, İhlas Haber Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, “Ben bir milletvekili olarak herkesi imkanları ölçüsünde Bayırbucak Türkmenlerine yardım etmeye çağırıyorum. Suriye’de yaşananlar insanlık dışıdır” dedi.

    Paşayeva, günümüzde Türk dünyasının çeşitli bölgelerinde Türk kökenli insanların yaşadığı acılardan, acı çektiği sorunlardan söz ederek, “Bizler birlik içinde ve el ele birlikte bize karşı adaletsizliklere karşı daha güçlü mücadele edebiliriz. Türk halkının, toplumunun problemi, tüm Türk halklarının ortak sorunudur. Bu nedenle, Türk dünyasıyla ilgili meselelerde birbirimize her zaman büyük destek olmalıyız. Bu konuda siyasetçiler, aydınlar, yazarlar, şairler, araştırmacı ve gazetecilerin üzerine çok büyük görev düşüyor. Onları daha aktif olmaya çağırıyorum. Olaylar Suriye’de devam etmektedir. Kıyamet ise, her yerde olduğu gibi, maalesef, bu gün de yine Türklerin başında kopmaktadır. Son günlerde Türkler, yeni bir dram yaşamaktadır. Suriye’de Türkmenlerin acısı gittikçe artıyor. Bayırbucak Türkmenlerinin son günlerde öz vatanlarında tutunabilmek, kendi yurtlarında kalabilmek için verdikleri ölüm-kalım mücadelesini, hepimiz izliyoruz. Suriye’de zulme uğrayan Bayırbucak Türkmenleri, yine yollara düştü. Binlerce ihtiyar, kadın, kız ve çocuk evini barkını, yerini yurdunu terk ederek kardeş Türkiye’ye doğru yeni bir göçe başladılar. Eli silah tutanlar ise mücadele ediyor, kendi vatanını koruyor. Bu saldırılarla Türkmen Dağı’ndaki Türk nüfusu boşaltılmak istenmekte, o topraklarda, tıpkı Karabağ’da, Ahıska’da, Kırım’da, Kerkük’te olduğu gibi etnik temizlik yapılmak istenmektedir. Geçmişte Ahıska’da, Kırım’da, Karabağ’da yapılanlar, bugün de Türkmen Dağı’nda yapılmakta, Türkler oradan da sürgün edilmekte, coğrafyanın nüfusu ve kaderi değiştirilmeye çalışılmaktadır. Kadere bakın ki Türkler, yaklaşık 200 yıldır Orta Asya’dan, Kazak bozkırlarından, Kırım’dan, Balkanlar’dan, Ahıska’dan, Karabağ’dan, Musul’dan, Kerkük’ten zorla göç ettiriliyorlar. Böylece Karabağ gibi, Kırım gibi, Ahıska gibi, Kerkük gibi ve son olarak Türkmen Dağı gibi stratejik açıdan önemli bölgeler, Türklerden arındırılıyor, bu bölgeler, asli unsurlarından temizlenerek aslında coğrafi ve etnik soykırım yapılıyor. Tarihi gerçekler bize, bir coğrafyanın nüfus olmadan, insan olmadan, vatan olamayacağını, çok acı tecrübelerle göstermiştir” diye konuştu.

    “BÖLGE TÜRK NÜFUSTAN ARINDIRILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR”

    “Bu gün Karabağ’da bir tek Türk bırakılmamış, binlerce yıllık Türk toprakları, asıl sahipleri olan Türklerden arındırılmıştır” diyen Paşayeva sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dün Kırım’da, Ahıska’da, Kerkük’te, Karabağ’da oynanan oyun, bu gün Suriye Türkmenlerinin yaşadığı Türkmen Dağı’nda hem de tarihin gözleri önünde, yeniden sahnelenmektedir. Suriye Türkmenleri, anavatanlarından, ata yurtlarından binlerce yıllık vatanları olan Türkmen Dağı’ndan göçe zorlanmakta, bölge Türk nüfustan arındırılmaya çalışılmaktadır. Bu oyunları sahnelemeye çalışan güçler, aslında Türklerin 21. yüzyıl dünyasında yeni güç olarak ortaya çıkmasını engellemeye çalışan güçlerdir. Bunu, Altaylar’dan Balkanlar’a, Kırım’dan Kerkük’e kadar, bütün Türk dünyası iyi bilmeli. Türk milleti bu büyük oyunun farkına varmalı, birliğini, beraberliğini, kardeşliğini muhafaza etmelidir. Bu büyük savaş dalgası önünde, tarihin ve kaderin önünde biz Türkler, birliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz günleri yaşıyoruz. Biz Türkler, bunun bilincinde olmalı ve Suriye’deki Bayırbucak Türkmenlerine, orada zor şartlarda varlık mücadelesi veren kardeşlerimize, yardım elimizi uzatmalıyız.”

  • Sungurlu’dan Türkmenlere Kışlık Giyecek Yardımı

    Sungurlu Belediye Başkanı Abdulkadir Şahiner’in girişimleri sonucunda Suriye’nin Türkmen Dağı bölgesinde büyük bir savaş veren Bayırbucak Türkmenlerine 400 adet kışlık giyecek malzemesi temin edildi.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Sungurlu Belediye Başkanı Abdulkadir Şahiner; ’’Ankara’ da konfeksiyon ve triko işi yapan hemşehrimiz İşadamı Kalender Koca’dan Türkmen kardeşlerimize giyecek yardımda bulunmasını rica ettim. Sungurluya 400 adet süveter ve hırka göndererek bizlerin isteğini geri çevirmeyen Hemşehrimiz Kalender Koca’ya teşekkür ederiz. Gönderilen tüm malzemeleri Türkmen kardeşlerimize ulaştırmak üzere yetkililere teslim ettik. Sungurlu Belediye Başkanlığı olarak Türkmen kardeşlerimizin yanındayız. Ayrıca Sungurlu dışında yaşayan iş adamlarımızla gerekli görüşmeler yapılarak Türkmen Kardeşlerimiz için destekte bulunmaya devam edeceğiz” dedi.

  • Genç Memur-sen’den Türkmenlere Saldırı Protestosu

    Isparta’da Mimar Sinan Camii önünde toplanan Memur-Sen Sen ve Genç Memur Sen üyeleri, Türk bayrağı açarak, Bayırbucak Türkmenleri’ne karşı yürütülen saldırıları protesto etti.

    Genç Memur-Sen il Temsilciliği adına açıklama yapan Levent Saraç, “Zalim Rusya’yı, katil Esed’i, Bayırbucak Türkmenlerini yok etmeye yönelen saldırıları ve katliamlarından dolayı esefle kınıyor, lanetliyoruz. Mazlumun dinini, ırkını, mezhebini hiçbir zaman sormadık. Kimden gelirse gelsin zulmün karşısında, kim olursa olsun mazlumun yanında olduk. Bu anlayışla, Bayırbucak Türkmenleri başta olmak üzere Suriye’de hayatını kaybeden Türkmen, Arap ve Kürt kardeşlerimize, masum ve mazlum insanlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz” dedi

    Genç Memur-Sen olarak, Bayırbucak Türkmenlerine asimilasyon ve sürgün politikalarıyla zulmedilmesine sessiz kalmayacaklarını ve buna izin vermeyeceklerin belirten Saraç, “Uluslararası toplumu; Putin, Esed, DAEŞ, İsrail ve İran ortak yapımı zulüm sahnesini yıkmaya ve vahşet senaryosunu yırtmaya davet ediyoruz. Biz bütün insanlığı, her türlü katliama karşı birlikte hareket etmeye, kan ve göz yaşına el birliğiyle son vermeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Açıklamanın ardından grup sessizce dağıldı.

  • Türkmenlere Yönelik Saldırılar Trabzon’da Basın Açıklamasıyla Kınandı

    Suriye’deki iç savaş nedeniyle saldırılara ve katliamlara maruz kalan Bayırbucak Türkmenleri’ne destek amacıyla Trabzon’da basın açıklaması yapıldı.

    Trabzon Atatürk Alanı Atatürk Anıtı önünde Genç Memur-Sen tarafından yapılan basın açıklamasında “Zalim Rusya’yı, Katil Esed’i, Bayırbucak Türkmenleri’ni yok etmeye yönelen saldırıları ve katliamlarından dolayı esefle kınıyor, lanetliyoruz. Bugün mazluma sahip çıkma günü. Bugün Esed’e, Putin’e, DAEŞ’e, İran’a ve zulme ortak olan bütün zalimlere, canilere ve vahşilere karşı olduğumuzu haykırma günü. Genç Memur-Sen olarak, insani, vicdani ve tarihimizden beslenen sorumluluğumuzu yerine getirmek için bugün buradayız. İnsanlığını kaybetmemiş vicdan sahibi herkesin bizimle birlikte olduğunu, mağdurlara ve mazlumlara sahip çıkmanın yürek yangınını taşıdığına inanıyoruz. Vahşet saltanatını sürdürmek için ülkesini cehenneme çeviren, kendi halkına zulmeden Esed, sözde DAEŞ’le mücadele için bölgeye gelen emperyalist Rusya’nın, bölgeyi kendi inancı doğrultusunda tahkim etmek isteyen İran’ın desteğini alıyor, hep birlikte Bayırbucak Türkmenlerinin yaşadığı köylere fosfor ve misket bombaları yağdırıyorlar. Üstelik kadın, çocuk, yaşlı demeden sivilleri öldürüyorlar. Mazlumun dinini, ırkını, mezhebini hiçbir zaman sormadık. Kimden gelirse gelsin zulmün karşısında, kim olursa olsun mazlumun yanında olduk. Bu anlayışla, Bayırbucak Türkmenleri başta olmak üzere Suriye’de hayatını kaybeden Türkmen, Arap ve Kürt kardeşlerimize, masum ve mazlum insanlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Genç Memur-Sen olarak, Bayırbucak Türkmenlerine asimilasyon ve sürgün politikalarıyla zulmedilmesine sessiz kalmayacağız, izin vermeyeceğiz. Uluslararası toplumu; Putin, Esed, DAEŞ, İsrail ve İran ortak yapımı zulüm sahnesini yıkmaya ve vahşet senaryosunu yırtmaya davet ediyoruz. Biz bütün insanlığı, her türlü katliama karşı birlikte hareket etmeye, kan ve gözyaşına el birliğiyle son vermeye davet ediyoruz” denildi.