Etiket: Türkiye’ye

  • Bayram için ülkesine giden Suriyelilerden 27 bini Türkiye’ye geri döndü

    Kurban Bayramı’nı ülkesinde geçiren Suriyelilerden 27 bini Türkiye’ye döndü.

    Türkiye’nin dört bir tarafından gelerek, Kilis Valiliğinin izniyle 1-18 Ağustos tarihleri arasında Kurban Bayramı’nı ülkesinde geçiren 35 bin 840 Suriyeli Türkiye’ye dönmeye devam ediyor. Türkiye’ye dönenlerin sayısı bu sabah 27 bini buldu. Halep’in Azez ilçesi Babul Selam Sınır Kapısı’na gelen Suriyeliler, burada işlemleri yapıldıktan sonra Türkiye tarafına alınıyor. Göç İdaresi tarafından işlemleri yapılan Suriyelilerin polis ile gümrük görevlileri tarafından yanlarında getirdikleri eşyalar didik didik arandıktan sonra tahsis edilen otobüslerle Öncüpınar çıkış kapısına getiriliyor. Son işlemlerin ardından Suriyeliler, yaşadıkları şehirlere gidiyor.

    Suriyelilerin 31 Aralık 2018 tarihine kadar Türkiye’ye dönmeleri bekleniyor.

  • KKTC Meclis Başkan Vekili Töre: “Türkiye’ye sıkı sıkı sarılmalıyız”

    KKTC Meclis Başkan Vekili Zorlu Töre, “Kıbrıs meselesi artık sona ermeli. Kendi devletimiz olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine ve Anavatanımız Türkiye’ye sıkı sıkıya sarılmalıyız” dedi.

    KKTC Meclis Başkan Vekili Zorlu Töre yaptığı açıklamada, Rum-Yunan ikilisinin doğalgaz aramalarında takındıkları tavrın gerginlik yaratmaya yönelik olduğunu kaydetti. “Amaçları bu gerginlikte yanlarına almaya çalıştıkları başta İsrail, Mısır, Fransa ve Amerika gibi ülkeleri de Türkiye’nin karşısına dikmektir” ifadelerini kullanan Töre, suların ısınmasının sorumlusunun 1963’ten 1974 yılına kadar yapılan EOKA örgütünün faaliyetleri gibi Rum-Yunan ilişkisinin olduğunu belirtti.

    Rumların zihniyetinin Helenizm’in egemenliğini hem Kuzey Kıbrıs’a hem de denizlere yaymak olduğunu dile getiren Töre, sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Kıbrıs meselesi artık sona ermeli kendi devletimiz olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine ve Anavatanımız Türkiye’ye sıkı sıkıya sarılmalıyız. Daha fazla zaman kaybı ekonomimize ve devletimizin kurumsal yapısına zarar vermektir. Artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti zamanıdır. Doğruları görme doğruları yapma ve söyleme zamanıdır.”

  • Azez’de patlamada yaralananlar Türkiye’ye getiriliyor

    Suriye’nin Halep kentine bağlı Azez ilçesinde meydana gelen patlamada ölü sayısının 5’e çıktığı öğrenilirken, yaralılar ise Türkiye’ye getiriliyor.

    Azez’de sanayi bölgesinde bir araca döşenmiş patlayıcının infilak etmesi sonucu ölü sayısı 5’e, yaralı sayısının ise 29’a ulaştığı öğrenildi. Yaralılar Azez ile Mera’daki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralılardan ağır yanıkları bulunanlar ise Kilis’e getiriliyor. Sınırdan geçirilen ve vücudunda birinci dereceden yanık bulunan 3 Suriyeli şahıs, Kilis Devlet Hastanesine getirilerek tedavi altına alındı.

  • Avrupa Parlamentosu, Türkiye’ye 70 milyon Euro’luk kesintiyi onayladı

    Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu, geçtiğimiz hafta gündeme getirilen Türkiye’ye yapılan yardımlarda 70 milyon Euro kesintiye gidilmesi kararını onayladı.

    Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu, geçtiğimiz hafta bütçe komisyonu tarafından gündeme getirilen Türkiye’ye yapılan yardımlarda 70 milyon Euro kesintiye gidilmesi teklifini kabul etti. Teklif büyük çoğunlukla onaylandı. Kesintiye gidilmesinin sebebi ise “Türkiye’nin hukukun üstünlüğü, demokrasi, insan hakları ve basın özgürlüğü alanında ölçülebilir ve yeterli sağlanmaması” olarak açıklandı. Avrupa Parlamentosu 2017 yılında Türkiye’ye aktarılan fonlarda 105 milyon Euro kesinti yapılmasını yeşil ışık yakmıştı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’ye rağmen yapılan hiçbir işin başarıya ulaşmayacağını herkes görmeli”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, “Türkiye’ye rağmen yapılan hiçbir işin bu bölgede başarıya ulaşmayacağını herkes görmeli ve bilmeli. Aynı durum Kıbrıs ve çevresinde gelişen hadiseler için de geçerlidir. Ülkemizin burnunun dibinde, Türkiye’ye rağmen ve hatta Türkiye’ye karşı işler yapabileceklerini sananlar yanıldıklarını yakında anlayacaklar” dedi.

    TBMM 27. Dönemin ilk grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

    “Şu anda bir ateşkes süreci devam ediyor”

    Suriye’de yaşanan gelişmeler, Cenevre ve Astana süreçleri ve Rusya ile yapılan İdlib anlaşmasına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizler Rusya ile bir Soçi zirvesini yaptık ve İdlib’te kötü giden bir süreci, sürekli bombalanan ve İdlib halkının İdlib’i terk ettiği bir dönemde artık duramazdık ve Sayın Putin ile ikili temaslarımız neticesinde bunu Soçi zirvesine dönüştürdük. Ve hamdolsun orada bir muhtırayı Savunma Bakanlarımız imzaladı. Şu anda bir ateşkes süreci devam ediyor. İdlib çevresinde 12 gözlem noktası bize ait, 10 gözlem noktası Rusya’ya, 6 gözlem noktası İran’a ait. Rejimin İdlib’i tehdidi noktasında Rusya her türlü tedbiri alıyor, içeride radikal uçlara karşı Türkiye olarak biz her türlü tedbiri alıyoruz, gerektiğinde Rusya ile birlikte hareket ediyoruz. Buradan yeni yeni bazı ne terör ne de bombalama olayları çıkmasın istiyoruz. Bunu Amerika’da da aynı masada yemek yediğimiz Lavrov ile etraflıca konuştuk” diye konuştu.

    “Bu tezimizi inşallah dünyaya da kabul ettireceğiz”

    Bölgede masada olunması gerektiğinin altını çizen ve masada olunmaması durumunda hiçbir söz sahibi olunamayacağını kaydeden Erdoğan, “Eğer alanda varsanız, masada varsanız sözünüz geçer, yoksanız sözünüz geçmez. Onun için biz hep dünya 5’ten büyüktür dedik. Bu alana bizim sürdüğümüz bir tezimizdir. Bu tezimizi inşallah dünyaya da kabul ettireceğiz. Buraya doğru bir oluşumu sağlamamız lazım. Amerika bir 7’ler düzenlemesi ‘small group’ adı altında yapıyor, biz de ona karşı, ben bir latife yaptım, biz de 4 ülkenin katılımı ile Türkiye, Rusya, Almanya, Fransa İstanbul zirvesini yapacağız. Bu da büyük bir ihtimalle ya bu ay sonuna kadar veya önümüzdeki ay itibariyle gerçekleşecek. Hedefimiz yine bu bölgede, yani koalisyon güçleri ile beraber Rusya-Türkiye burada masaya oturup ne yapacağımızın kararını verelim istiyoruz. İdlib’de rejim ile muhalifler arasında bir görevli bölge oluşturma ve tarafları çatışmalardan uzak tutma kararımız sayesinde hem büyük bir katliamın hem de ülkemizi hedef alacak göç dalgasının önüne geçtik. 3,5 milyon zaten var, bir 3,5 milyon daha gelirse bizim halimiz ne olur? Onun için bu tedbirleri aldık. Bu kararları hayata geçirmenin kolay olmadığını, çok büyük gayret gerektirdiğini, büyük riskler içerdiğini elbette biliyoruz. Kiminle, hangi liderle görüştüysem, 14 liderle dar kapsamlı görüşmeler yaptı, hepsi teşekkür etti, ‘sizin bu yaptığınızı kimse yapmaz.’ Bu 3,5 milyon dünyaya dağılsaydı o zaman halleri ne olacak bunu çok iyi biliyorlar. Bugüne kadar Suriye’de attığımız hiçbir adımın yanlış olmadığını gördüğümüz için İdlib’deki imtihanda da yüzümüzün akıyla çıkacağımızdan şüphe duymuyoruz. Suriye’deki iç savaşı ülkemize taşıma hesaplarından, Suriye halkının geleceğini kendi topraklarında güvence altına alma inisiyatifine gelmiş olmamız gerçekten tarihi bir başarıdır” şeklinde konuştu.

    “Bunları dünyaya nasıl izah edeceksiniz?”

    Suriye halkının doğrudan muhatap alınarak çözüme gidilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, “Suriye halkı diyorum, yönetim demiyorum. Bazıları bunu birbirine karıştırıyor. Türkiye’nin sınırları boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridoruna destek veren ülkelerle ancak bu teşebbüsten vazgeçilmesi halinde bölgede birlikte çalışma imkanı bulabiliriz. İşte Suriye’nin kuzeyinde 19 bin tırı silahlarla oraya gönderdi, YPG-PYD’ye. Bunlar PKK’nın yan kolları, bunun yanında Amerika’nın 22 tane üssü var, 3 bin civarında kargo uçakla sürekli silah mühimmat gönderildi. Bunlar kime kullanılacak veya kime karşı kullanılacak. Sınırın öbür tarafında Türkiye var. Biz sizinle stratejik ortak değil miyiz? Biz paramızla silah istedik veren yok ama terör örgütüne bedava veriyorsunuz. Bunları dünyaya nasıl izah edeceksiniz?. Bu emperyal mantıkla bir yere varmak mümkün değil. Ama insanlık bunları görüyor. Biz de dilimiz döndüğü kadar anlatacağız. Bu ekonomik savaş, ticaret savaşı bunlardan kopuk değil, hepsi iç içe. Türkiye’ye rağmen yapılan hiçbir işin bu bölgede başarıya ulaşmayacağını herkes görmeli ve bilmeli. Aynı durum Kıbrıs ve çevresinde gelişen hadiseler için de geçerlidir. Ülkemizin burnunun dibinde, Türkiye’ye rağmen ve hatta Türkiye’ye karşı işler yapabileceklerini sananlar yanıldıklarını yakında anlayacaklar” dedi.