Etiket: Türkiye’ye

  • Azeri Zülfikarlı Grup Türkiye’ye 60 milyon TL yatırım yapacak

    Azerbaycan’ın önde gelen sanayici ailelerinden Zülfikarlı Grup, Türkiye’ye 60 milyon TL tutarında inşaat, makine üretimi ve gıda sektörüne yatırım yapacağını açıkladı. Türkiye ekonomisinin geleceğine güvendiklerini ve uzun vadeli yatırımlarına devam edeceklerini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Zülfikarlı, “Halihazırda turizm, gıda, inşaat, metal profil gibi alanlarda 2005 yılından bu yana Türkiye’ye yatırım yapıyoruz. Dost zor günde belli olur deyip kardeş ülke Türkiye’ye 60 milyon TL daha yatırım yapmaya karar verdik. Ekonomik durgunluk var deyip Türkiye’ye yatırım yapmayan yabancı yatırımcı fırsat trenini kaçırır” diye konuştu.

    Türkiye’de 2005 yılından bu yana yatırımlarına devam eden Azerbaycanlı Zülfikarlı Grup, 2019 yılı için 60 milyon TL yeni yatırım kararı aldığını açıkladı. Yaşanan ekonomik durgunluğu, yatırım için fırsat olarak gördüklerini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Zülfikarlı, “2018 yılını 40 milyon TL yatırımla kapatacağız. 2019 yılında 60 milyon TL daha yeni yatırım planladık. Şu anda Gebze’de makine ve metal profil üretimi yapan Sönmezler Metal isimli fabrikamızda 280 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bu fabrikaya ek üretim birimleri kuracağız. 300 bin ton olan üretimimizi 450 bin tona çıkarmak için kapasite ve üretim artışı için yatırım yapacağız. Fabrikamızı tam otomasyon sistemine geçirmek için yeni üretim bantları ve robotların siparişini verdik” dedi.

    “2019 yılında Anadolu yakasında 3 yeni inşaat projesinin de temellerini atacağız”

    Aynı zamanda Zülfikarlı inşaat şirketi ile İstanbul’da inşaata başladıkları Zülfikarlı Rezidansı tamamlayarak satışa sunduklarını kaydeden Zülfikarlı, “2019 yılında Anadolu yakasında 3 yeni inşaat projesinin de temellerini atacağız. Lüks konut ve ofis ağırlıklı projelere ağırlık veriyoruz. Grubumuz bünyesinde Marmaris’te bir otelimiz var. Uygun fırsatlar çıkarsa turizm alanında yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Gıda sektöründe dünya mutfağı konseptinde bir restoran zinciri çalışmamız ve waffle fabrikası adında bir waffle zinciri kurma fikrimiz var. Zincirin ilk şubelerini Bağdat Caddesi ve Kozyatağı’nda 4 ay içinde açacağız. Tüm yatırımlarımızın fizibilite çalışmalarını tamamladık ve yatırım startını verdik” şeklinde konuştu.

    “Ekonomik durgunluk 2019’un ikinci yarısında sona erecek”

    Yeni yatırımlarla birlikte 100 kişiye istihdam sağlayacaklarını belirten Şahin Zülfikarlı, “Yaptığımız yatırımlar nedeniyle devletimiz bize Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verdi. Bu sayede çifte vatandaş olduk. Bu kimliğin hakkını vermek için kazandığımız her kuruşu yeniden Türkiye’de yatırım için harcayacağız. Devletimizin bizden istediği farklı sektörlerde yatırımlar olursa elimizden geleni yaparız. Tüm aile olarak 2019 yılını yatırım ve istihdam yılı ilan ettik. Türkiye’nin iyi gününde yanındaydık, burada para kazandık. Kötü gününde herkes gitse biz yatırımlarımıza ara vermeden devam edeceğiz. Rusya, Belçika, Ukrayna, ABD başta olmak üzere dünyanın 20 ülkesiyle ticaretimiz ve yatırımımız var. Oradaki iş adamlarına ve partnerlerimize Türkiye’ye yatırımı tavsiye ediyoruz. Yaşanan durgunluğun 2019 yılının ikinci yarısında sona ereceğini düşünüyoruz. Uzun vadede inşaat, enerji ve gıda sektörlerinde büyük potansiyel var. Bugün bu sektörlere yatırım yapan pişman olmaz” dedi.

  • Biyolojik göletli yaşam alanı Türkiye’ye örnek oluyor

    Yaptığı proje ve çalışmalarla Türkiye’ye örnek olan Kocasinan Belediyesi, Kayseri’de ilkleri gerçekleştirmeye devam ediyor. İçerisinde biyolojik göletin de yer aldığı yeni bir sosyal yaşam alanı çalışmalarına aralıksız devam eden Kocasinan Belediyesi, bu çalışması ile Türkiye’deki diğer belediyelere de örnek oluyor. Rekreasyon alanı hakkında bilgi edinmek isteyen diğer belediyelerin yetkilileri, alanı ziyaret ederek incelemelerde bulunuyor.

    Kayseri’nin belediyecilikte yaptığı uygulamalarla Türkiye’ye örnek teşkil etmesinin gurur verici olduğunu belirten Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, “Kocasinan Belediyesi olarak çalışmamızın, diğer belediyeler tarafından duyulması ve bunun örnek olarak alınması bizleri mutlu etti. Kayseri belediyecilikte yaptığı uygulamalarla Türkiye’ye her zaman örnek olmuş ve önderlik etmiştir. Bizlerde bu özelliği yaşatıyor olmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.

    Kayseri’nin sosyal yaşamına renk katan yeni ve farklı projeleri hayata geçirdiklerine dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, “En önemli işlerimizin başında, hemşerilerimizin hayatını kolaylaştırmak, onları gündelik yaşamları içerisinde mutlu kılacak yaşam alanları inşa etmek geliyor. Bu çerçevede Kayseri’de bir ilk olan çalışmamız, hızlı bir şekilde inşa ediliyor. Yeni yaşam alanında; 7’den 70’e herkesin keyifli vakit geçireceklerine inanıyorum. Kocasinan’ın daha da güzelleşmesi için bu ve buna benzer projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Başkan Çolakbayrakdar, Yeni Kocasinan için yeni ve farklı çalışmaları hayata geçirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

    Kocasinan Belediyesi’nin İstasyon Mahallesi’nde 4 bin metrekare alan içerisinde, biyolojik göletin de bulunduğu yeni bir sosyal yaşam alanı hızla şekilleniyor. Kayseri’de bir ilk olan sosyal yaşam alanı; 7’den 70’e herkese hitap edecek. Oturma teraslarının da yer aldığı yaşam alanın içerisinde; sporseverler için yürüyüş yolu, çocuklar için oyun alanı, büyükler için ise rahatlıkla dinlenebilecekleri pergolalar, banklar ve kamelyalar yer alacak.

  • Kadın Güreş Milli Takımı, Türkiye’ye döndü

    Macaristan’ın başkenti Budapeştede düzenlenen Dünya Güreş Şampiyonası’nda 2 gümüş ve 1 bronz madalya kazanan Kadın Güreş Milli Takımı, yurda döndü.

    Dünya Güreş Şampiyonası’nda 2 gümüş ve 1 bronz madalya kazanan Kadın Güreş Milli Takımı yurda döndü. Kadın güreşi tarihinde ilk kez bir dünya şampiyonasından 3 madalya ile gelen ay-yıldızlı kafileyi, Atatürk Havalimanı’nda federasyon ve İstanbul Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü yetkilileri ile sporcu aileleri çiçeklerle karşıladı.

    Şampiyonada, geçen sene Paris’te düzenlenen dünya şampiyonasında altın madalya kazanarak bir ilke imza atan Yasemin Adar, bu kez gümüş madalyada kalırken, Elif Jale Yeşilırmak gümüş, Buse Tosun da bronz madalya aldı.

    Yasemin Adar: “Hedefim olimpiyat şampiyonluğu”

    Finalde kaybettiği için üzgün olduğunun altını çizen Yasemin Adar, “Macaristan’a altın madalya kazanıp unvanımı korumak için gitmiştim. Türk milletine bir kez daha bu gururu yaşatmayı çok istiyordum. Ancak şanssız bir şekilde mağlup oldum. Takım olarak çok iyi şeyler başardığımızı düşünüyorum. Buse haksız bir şekilde yenildi. Evin sakatlığı nüksettiği için güreşemedi. Bence Elif Jale’de altını kıl payı kaçırdı. Takım halinde daha iyi şeyler başarabilirdik” şeklinde konuştu.

    Bu şampiyonanın geride kaldığını belirten Adar, en büyük hedefinin olimpiyat şampiyonluğu olduğunu sözlerine ekledi.

    Buse Tosun: “Tarihe adımızı yazdırdık”

    Macaristan’dan bronz madalya ile dönen Buse Tosun ise ilerleyen süreçte daha iyi sonuçlar alacaklarını vurgulayarak, “Bir kez daha tarihe imza attık. Dünya Şampiyonası’ndan ilk defa üç madalya ile dönüyoruz. Daha fazlasını da kazanabilirdik, takım halinde çok iyi hazırlandık. Önümüzdeki organizasyonlarda daha iyisini başaracağız. Altın madalya hedefledim ama benim maçımda hakemlerin olumsuz kararları yüzünden bunu başaramadım. Hedefim olimpiyatlarda da madalya kazanmak” açıklamasını yaptı.

    Efeahim Kahraman: “İlk üçe girebilirdik”

    Ay-yıldızlı ekibin teknik direktörü Efrahim Kahraman ise güreşçilerinin aldıkları sonuçlarla 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda madalya adayı olduklarını gösterdiklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi:

    “Aslında Macaristan’da ilk üçe girmeyi hedeflemiştik. Ama gerek Buse Tosunun maçındaki hakem hataları, gerek Evin Demirhan’ın sakatlanması bizim dereceye girmemizi engelledi.

    Yasemin Adar’dan yine altın madalya bekliyorduk. Ama o da şanssız bir şekilde kaybetti. Her şeye rağmen kadın güreşinde sürekli olarak bir ilerlemenin içinde olduğumuzu gösterdik. Geçen sene dünya şampiyonasından 2 madalya ile dönmüştük. Bu kez altın madalya alamasak da madalya sayısını üçe çıkarttık. Yeni bir tarih yazdık. Tek hedefimiz 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda yeni bir tarih yazmak. Bunu başarabilecek sporculara sahip olduğumuz için umutluyum.”

  • Alman Duravit‘ten Türkiye’ye 5 milyon euroluk yatırım

    Alman merkezli Duravit, Türkiye pazarına yatırım kararı aldı. Şirket; fırın, otomasyon ve verimlilik konularını içeren yatırımını 2020’ye kadar toplam 5 milyon euroya çıkaracak.

    Türkiye pazarında vitrifiye seramikten klozete kadar geniş ürün yelpazesiyle 2001 yılından bu yana faaliyet gösteren Alman merkezli Duravit, Türkiye pazarına 5 milyon euroluk kapasite ve verimlilik yatırımı kararı aldı. Yapılan açıklamada; yatırımın 1.5 milyon euroluk birinci etabını içeren fırın ve ısı geri kazanım yatırımı Temmuz ayında tamamlanırken, yatırımın otomasyon ve verimlilik artışı ayağını içeren ikinci etabı 2019-2020 yılları arasında yapılacak.

    Duravit Türkiye Ortağı ve Genel Müdürü Müfit Ülke, Grup olarak 5 milyon euroluk yatırımı yapmakta kararlı olduklarını belirterek, “Bir fırın yatırımının 15 yıl kullanılan bir yatırım olması bakımından şirketimizin Türkiye’ye olan güvenini ortaya koyduk. Yapılan bu yatırımlar ile şirketimizin üretim süreçlerini daha da geliştirecek ve Endüstri 4.0 geçeceğiz. Verimliliğimiz ve enerji tüketimimiz daha da artacak” dedi.

    Türkiye ilk 10 arasında

    Duravit’in pazarları arasında Türkiye’nin, ABD, İngiltere, Almanya, Çin gibi ülkelerinde aralarında yer aldığı 10 ülke arasında yer alan önemli bir pazar olduğuna dikkat çeken Müfit Ülke, “Duravit’in Türkiye’de vitrifiye seramik üretimi bulunuyor. Yeni yatırımla birlikte ilk etapta üretim kapasitemiz yüzde 25 arttı. Yatırımın tamamının bitmesiyle yüzde 100’lük bir kapasite artışı olacak. Turizm ve ev yenilenmesi ile büyümeyi planlıyoruz. Enflasyonun yüzde 20’lere ulaştığı bir ortamda yüzde 25’lik büyüme şaşırtıcı değil” şeklinde konuştu.

    “Önümüzdeki dönemde showroom yatırımları da yapacağız”

    İnsanların 7-8 yıldır evlerinin kentsel dönüşüme girme beklentisi nedeniyle herhangi bir yenileme yapmadıklarını belirten Müfit Ülke, sözlerini şöyle tamamladı: “Kentsel dönüşümün yavaşlamış olması nedeniyle önümüzdeki dönemde konutlarda bireysel yenilenme artacaktır. Bu nedenle yenileme satışları tekrardan gündeme geldi. Yenileme satışlarının artacak olması nedeniyle de önümüzdeki dönemde showroom yatırımlarını da hızlandıracağız “.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Pazar günü Suudi Arabistan başsavcıyı Türkiye’ye gönderiyor”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Pazar günü Suudi Arabistan başsavcıyı Türkiye’ye gönderiyor ve İstanbul’da başsavcı ile bir araya gelecekler, görüşmeler yapacaklar” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, fındık üreticilerine de müjde vererek, “1 Kasım 2018 tarihinden itibaren levant kalite fındığın kilosunu 14 liradan, Giresun kalite fındığın kilosunu da 14.5 liradan almaya başlayacağız” açıklamasını yaptı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katıldı. Burada bir konuşma yapan Erdoğan, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili, “Suudi Arabistan vatandaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı, Türk vatandaşı bir hanımefendi ile yapacağı evliliğin resmi işlemleri için gittiği ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğundan bir daha çıkamadı. Hadisenin yetkili makamlarımıza haber verilmesinin ardından yapılan araştırma ve soruşturmalar bizi Cemal Kaşıkçı’nın konsoloslukta öldürüldüğü sonucuna götürdü. Bu arada Suudi yetkililerinden, oralardan da yapılan açıklamalar bizi ayrıca farklı bir endişeye sevk etti. O da neydi; Cemal Kaşıkçı’nın konsolosluktan çıktığı ifadesiydi. Şimdi bu açıklamalar çok komikti. Cemal Kaşıkçı gibi bir insan konsolosluktan çıkacakta dışarıda bekleyen nişanlısını almayacak. Bunun izahı mümkün mü? Bu çocukça açıklamalar devlet ciddiyetiyle uyuşmaz, devlet adamlığıyla uyuşmaz. Tabii bunlar bizim de mesuliyetimizi daha da arttırdı. Emniyet, istihbarat ve yargı birimlerimizin titiz çalışmaları sonucunda mesele büyük ölçüde aydınlandı. Yine bakıyorsunuz ki Suudi önemli bir yetkili şu ifadeyi de kullanıyor. Diyor ki; öldürüldüğü artık ortada da nerede? Bu cesedi göstermeniz lazım. Buradan çıktı diyorsunuz, çıktıysa biz de diyoruz ki ispat. En sonunda 18 kişinin tutuklandığı kabul edildi. Burada şöyle bir soru ortaya çıkıyor. Bu 18 kişi Cemal Kaşıkçı’nın kimler tarafından öldürüldüğünü biliyor. Bunun başka izahı yok. Çünkü fail bunların içinde. Fail bunların içinde değilse o zaman yerli iş birlikçi kim bunu açıklayacaksınız. Bunları açıklamadığınız sürece o zaman Suudi Arabistan bu zandan kurtulamaz. Biz şu anda merak edenlere elimizdeki bilgileri belgeleri orijinallerini vermemek suretiyle zaten verdik, veriyoruz. Suudi Arabistan’a da verdik. Onlar da bu bilgi belgeyi gördükleri zaman hepsi şaşırıyorlar. Kullandıkları ifadeler hele hele çok çok enteresan. Çünkü mesele sıradan bir mesele değil. Aslında fail belli. Şimdi buradan bir şeyler çıktı ortaya. Peki. Bu talimatı veren kim. Bu 15+3, 15 kişinin Türkiye’ye gelmesi talimatını veren kim? Cuma günü gelip buraya yerleşenler, ardından Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece gelenler kimlerin talimatıyla geldi? Bunu da yetkililerin açıklaması lazım. Elimizde başka bilgi belge yok değil, var. Ama çok aceleci olmanın da anlamı yok. Şimdilik ilk etapta Kaşıkçı’yı öldürenleri Suudi yetkililer açıklayacak” ifadelerini kullandı.

    Pazar günü Suudi başsavcının Türkiye’ye gelerek İstanbul’da başsavcı ile bir araya geleceğini açıklayan Erdoğan, “Bu görüşmelerde bakalım ne gibi bir kanaat hasıl olacak. Fakat bütün mesele o son açıklanan yerli iş birlikçi kim? Çünkü bunu sıradan birisi açıklamıyor. Kim açıklıyor? Dışişleri Bakanı açıklıyor. Diyor ki; yerli iş birlikçiye verildi. Kim o? Onu bildiğine göre onu da bileceksin. Daha sonra böyle bir açıklama yapmadım diyor. Her yere düştü bu. Kimse zaten kalkıpta ben yaptım demez ki. Yapan bunu bir yerde bir nokta da işte öyle veya böyle ağzından kaçırır, şöyle olur böyle olur bunu söylerde, söylediniz. Ama her şeyden öte o da bir kenara bu 15 kişiyi Türkiye’ye gönderen kim? Bunlar tutuklu. Ama ben kendilerine söyledim. Dedim ki; bir defa siz konuşmasını bilirsiniz. Bu 18 kişinin içinde ne dönmüşse bu dolaplar bunların içinde. Eğer bunda kararlıysanız, bu zanlı şaibeyi ortadan kaldırmak istiyorsanız o zaman bu iş birliğimizin kilit noktası bu 18 kişidir. Konuşturamıyorsanız olay İstanbul’da vuku bulmuştur, o zaman bunları bize teslim edin biz yargılayalım. Türkiye’nin bu elim hadisenin başından itibaren gösterdiği sorumlu, insani ve ahlaki duruş başta maktulün ailesi ve nişanlısı, sevenleri olmak üzere tüm dünya tarafından takdirle karşılanmıştır. Hadise ilk duyulduğunda suçu ülkemizin üzerine yıkmak üzere harekete geçen bir takım mahfillerin aslında cinayetin faillerinin yönlendirmesiyle hareket ettikleri anlaşıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız soruşturmayı titizlikle sürdürüyor. Emniyet teşkilatımız aynı şekilde. İstihbarat birimlerimiz her bilgiyi, her belgeyi, her ihtimali değerlendirerek meselenin karanlık hiçbir noktasını bırakmayacak şekilde çalışmalarına devam ediyor” dedi.

    “Diplomasi tarihi, uluslararası ilişkiler ve yargı süreçleri bakımından nevi şahsına münhasır böylesi bir hadisenin devletimizin ciddiyetine, uluslararası yükümlülüklerimize yaraşır bir tarzda yürütülmüş olmasını ülkemiz ve milletimiz adına bir başarı olarak görüyoruz. Böyle bir manzara karşısında bu ülkenin ana muhalefet partisinin başındaki zatın takındığı tavır ise gerçekten içler acısıdır” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, şunları söyledi:

    “Kendisi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmi bilgilerine itibar etmiyor, peki ne yapıyor, konuyu bir kısmı da olayın zanlısı durumunda olan çevrelerin beyanları, iddiaları, manipülasyonları üzerinden değerlendiriyor. Türkiye’yi töhmet altında bırakmak isteyen kesimlerin propagandalarına borazanlık yapıyor. Bu ülkeyle ve bu milletle irtibatı olmadığını zaten bildiğimiz CHP Genel Başkanının vahşi bir cinayet meselesine dahi böylesine çarpık şekilde yaklaşmasını da beklemiyordum. Günler, haftalar, aylar geçtikçe Bay Kemal bütün çıplaklığıyla çırılçıplak bu siyasette milletin önüne çıkacaktır. Söyledikleri kendisinin ne hukuktan ne uluslararası sözleşmelerden ne kurallardan ne usullerden haberinin olmadığını varsa da bunları anlamadığını açıkça gösteriyor. Türkiye’nin bu konuda takip ettiği yöntemleri herkes takdir ediyor bir tek CHP Genel Başkanı yerden yere vuruyor. Sonra lafı döndürüp dolaştırıp para meselesine getiriyor. Bu kişinin banka sahibi bir partinin başında olduğu için olsa gerek her şeye rant penceresinden para gözüyle baktığı anlaşılıyor. Hz. Mevlana ne güzel söylemiş; göz nereye bakar gönül oraya akar, gönül nereye akar ayak oraya koşar. Bu kişinin durumu da tam böyle. Biz meseleye insan onuru, hayat hakkı, masum bir kişinin hunharca katli diye bakıyor ve takibini yapıyoruz, bu kişinin aklı fikri parada. Allah ıslah etsin. Dünyada her meseleye para gözüyle bakan başka siyasetçiler de var ama hiç değilse onlar böylesine rezilce yapmıyor. Herkesin üzerinin örtülmesini beklediği bir cinayeti adete kördüğüm çözer gibi adım adım, sabırla herkesi kendine hayran bırakan bir özenle aydınlatan Türkiye’ye bu iftirayı ana muhalefet partisinden önce cinayetin zanlıları atmaya başladı. Anlaşılan o ki bu zanlıların sadece sosyal medyada da değil bizim siyasetimiz içinde de trolleri, trol çiftlikleri var. Ana muhalefetin başındaki zatın yaptığı iş trollükten başka bir şey değildir. Aslında bu zırvalara cevap vermek bile bizim için züldür. Karşımızdaki kişi ana muhalefet partisinin genel başkanı. Eğer bu sıfatı taşıması kendisini ademe mahkum edeceğiz. Milletimize özellikle karşı olan sorumluluklarımız bizi bu cevapları vermeye mecbur bırakıyor. Yine de tükettiğimiz nefese, harcadığımız zamana acımıyor değiliz.”

    Mart 2019’da yapılacak olan mahalli idareler seçimleri ile ilgili hazırlıkların sürdürüldüğünü kaydeden Erdoğan, “Geçtiğimiz haftalarda ilçe başkanlarımızla bir araya geldik. Kadın kollarımızın ilçe yönetimleriyle bir toplantımız oldu. Aynı şekilde gençlik kollarımızın benzer çalışmaları var. Bugün de genişletilmiş il başkanları toplantımızı yapıyoruz. Yüksek Seçim Kurumunun takdimlerini beklemeden bir takım süreçleri tamamlamak istiyoruz. Mevcut belediye başkanlarımız ile ilgili değerlendirmelerimiz belirli bir safhaya geldi. Devam edeceğimiz arkadaşlarımızı belirledikten sonra yeni isimlerle ilgili çalışmaları da tamamlayacağız. Aday belirleme sürecini hızlandırmamız, milletimizin gönlüne girmek için yapacağımız çalışmalar konusunda bize vakit kazandıracaktır. Teşkilatlarımız olarak büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkan adaylarımızla seçim gününe kadar gece gündüz çalışarak AK Parti’nin yüzünü ağartacak bir sonuca imza atacağımıza inanıyorum. Şunu unutmayalım; mahalli seçimlerin kendine göre dinamikleri vardır. Mahalli seçimlerde şüphesiz aday tespitleri çok önemli, bunun yanında belediye meclis üyeleri isim isim çok önemli, il genel meclis üyeleri isim isim çok önemli. Aday belirlemeden seçim kampanyasına kadar her aşamada bu dinamikleri göz önünde tutmak gerekiyor. Cumhur İttifakı’na olan bağlılığımızı sürdürmekle birlikte 2019 Mart’ıyla ilgili seçim ittifakı işini karşılıklı olarak bir kenara bıraktık. MHP ile ülke ve millet meseleleri konusunda birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Ama mahalli seçimlerde herkes kendi yolunu takip edecek. Tüm seçim çevrelerinde kendi adaylarımızla kendi programımızla milletimizin karşısına çıkacağız. Geçtiğimiz 16 yılda her alanda ülkemize kazandırdığımız hizmetler bizim en büyük referansımızdır. Bunu anlatmakta acze düşersek yazıklar olsun bize. Bunları her fırsatta milletimize anlatmalıyız. Gerek yerel, gerekse ülke genelinde devam eden veya başlayacak olan çok büyük projelere sahibiz. Pazartesi günü İstanbul’da dünyanın en büyüklerinden biri olan İstanbul Havalimanımızın resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. 2023 itibariyle 150 ile 200 milyon yıl yolcu kapasitesine ulaşacak olan bir havalimanına kavuşuyoruz. Çanakkale 1915 Köprüsü devam ediyor. Barajlar devam ediyor. Sulama projelerimiz devam ediyor. Akkuyu Nükleer Santrali devam ediyor. Birçok milletimize anlatacağımız önemli çalışmalarımız var. Her bir şehrimizi geleceğe taşıyacak altyapı ve üstyapı faaliyetleriyle sosyal belediyecilik projeleriyle milletimizin karşısına çıkacağız. AK Parti milletimize hizmet için kurulmuştur. Kim ki işte bu asli misyonunun unutup partimizi kendi heveslerinin aracı haline dönüştürmeye çalışırsa onunla külahları değiştiririz. Bu konudaki hassasiyetlerimiz ileri derecede ve bu tür konumda olan arkadaşlarımız varsa zaten aday adayı olarak bile karşımıza gelmesin. Bizi de yormasınlar. Aday adayı olmasın bana müsaade etsin desin ve kenara çekilsin ve yeni isimlerle yolumuza devam edelim. Herhalde bununla ne demek istediğimi anlıyorsunuz. Çünkü partimizin AK olan o isminin güzelliğini kimsenin lekelemeye hakkı yok. AK Parti kapısından içeri gurur, kibir, riya, fitne, fesat, bencillik, haram, yalan kesinlikle girilemeyecek partidir. Bu görevi unutup kerameti kendinden veya kendinde görmeye başlayanlar eninde sonunda bu milletin tokadını yemeye mahkumdur. İnşallah önümüzdeki seçimlere bu hakikatler ışığında hazırlanacak ve bir kez daha milletimizin teveccühüne mazhar olacağız” diye konuştu.

    Fındık üreticilerine de bir müjde veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz ve özellikle değişik bölgelerimizde ama bu ara Karadeniz’de bir şeyi vurgulamak istiyorum. Hatırlarsanız 2012’de yola çıkarken enflasyonla ilgili bir açıklamam vardı. Hiçbir zaman halkımızı biz enflasyona ezdirmeyeceğiz demiştik ve bütün zamlar şunlar bunlar devletin yapacağı bunları yaparken hep biz enflasyonun üzerinde zam yapmışızdır, ürünlere aynı şekilde. O günden bugüne böyle geldik. Zaman zaman kusura bakmasınlar gerek teşkilatımız, gerek milletvekili arkadaşlarımız, bakanlarımıza baskı oluşturma yoluna gidiyorlar ve beklenenin, olması gerekenin üstünde bazı taleplerle geliyorlar. Biz devlet yönetiyoruz ve devletimizi yönetirken bazı hassasiyetlere de bir defa dikkat etmemiz lazım. Gündemimizde fındık meselesi var. Büyük önem taşıyor. Ülkemizin yıllara göre değişmekle birlikte yaklaşık 2 ile 3 milyar dolar üzerinde bir fındık ihracatı var. Bunun için fındık üreticilerimizi desteklemeye de bugüne kadar büyük önem verdik. İktidarlarımız döneminde adil olacağız, başımızı iki elimizin arasına alacağız bu malum muhalefetin yaklaşımlarına dikkat ederek değil vatanımızın milletimizin devletimizin geleceğine bakarak değerlendirmeleri yapmamız lazım. Biz bugüne kadar fındık üreticilerimize ne kadar destek yaptık biliyor musunuz? 7.5 milyar lira destekleme ödemesi yaptık. Fındık üreticisi de dahil sağolsun milletvekili arkadaşlarımız dahil muhalefeti söylemeye gerek yok kimse bunun farkında değil. Sadece onlar hemen orada meydanda bir toplanalım, bağıralım çağıralım elimizde pankartlarımızı açalım ve bununla beraber milleti aldatıp seçimlere giderken bir şeyler yapalım. Bunu düşünüyorlar. Ben aklıselim ile hareket ettiğine inandığım milletime ve fındık üreticisi kardeşime sesleniyorum. Geçtiğimiz yıl fındık fiyatlarının düşük seyretmesi üzerine müdahale alımı yoluna gittik. Bu şekilde 10 ile 10.5 lira fiyatla 143 bin ton fındık alımı gerçekleştirdik. Bu yıl ise kalite oldukça iyi gözüküyor. Fındık fiyatlarının yine düşmeye başlaması üzerine Toprak Mahsulleri Ofisini son anda devreye sokalım dedik. Çünkü alavereciler var. Onlar geliyor benim fındık üreticisi kardeşimi köşeye sıkıştırıp onların elinden mahsulü alıyor. Biz bunlara fırsat vermeden şimdi Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile 1 Kasım 2018 tarihinden itibaren levant kalite fındığın kilosunu 14 liradan, Giresun kalite fındığın kilosunu da 14.5 liradan almaya başlayacağız. Kayıtlı fındık alımlarında kilo başına 2 lirada destekleme ödemesi yapıyoruz. Dolayısıyla üreticimizin eline fındığın her kilosu 16 veya 16.5 liraya geçmiş oluyor. Toprak Mahsulleri Ofisinin stoklarına geliyorum. Bu stoklardan da 10 bin ton fındığı Fiskobirlik’e teminat karşılığı vererek bu kurumumuzu da aynı şekilde desteklemiş oluyoruz. Fiskobirlik’in fındıkla ilgili görevlerini yerine getirebilmesine, çalışanlarına böyle bir imkan sağlamış oluyoruz” diyerek konuşmasını sonlandırdı.