Etiket: Türkiye’nin

  • Ali Yalçın: “Memur-sen Ailesi, Türkiye’nin İstikrarından Yanadır”

    ‘İstanbul Buluşması’nda konuşan MEMUR-SEN Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye’nin istikrarından yana olduklarını belirterek, “Türkiye’nin istikrarsızlık içerisinde yönetilecek bir ülke olmadığını ve son süreçte fincancı katırlarını ürküttükten sonra daha da büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz” dedi.

    Topkapı 1453 Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen ‘İstanbul Buluşması’na MEMUR-SEN Genel Başkanı Ali Yalçın, AK Parti milletvekilleri Fatma Benli, Ravza Kavakçı Kan, eski Kültür Bakanı ve AK Parti 1. Bölge Milletvekili Adayı İsmail Kahraman ile sendikanın il ve ilçe başkanları ile sendika üyeleri katıldı. Büyük katılımın sağlandığı gözlenen program milletvekillerinin yaptığı konuşmalar ile başladı. Ardından kürsüye davet edilen MEMUR-SEN Genel Başkanı Ali Yalçın katılımcılara hitaben bir konuşma yaptı. Yalçın konuşmasında, yaklaşan seçimler ve ülke istikrarının önemine dikkat çekti.

    “1 MİLYON ÜYE HEDEFİ İÇİN BİRLİKTE İSTİŞARE EDİYORUZ”

    İstanbul Buluşması öncesinde soruları yanıtlayan Yalçın, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yalçın, “MEMUR-SEN ailesi olarak üçüncü dönem toplu sözleşme trafiğini geride bıraktık ve Türkiye’de toplu sözleşme, toplu pazarlık süreci içerisinde en fazla kazanım olan 213 kazanımın olduğu bütün kamu görevlilerine kazandıran toplu bir sözleşme ile sözleşmeyi tamamlamış olduk. Dolayısıyla bunun akabinde MEMUR-SEN ailesi olarak 850 bin üyeyi geride bırakmış ve 1 milyona gün sayan bir konfederasyon olarak ’öncü medeniyet, güçlü sendika, büyük Türkiye ve hedef 1 milyon üye’ sloganıyla şuan Türkiye genelinde 81 ilde faaliyetlerimiz devam ediyor. Bugün bunun İstanbul ayağındayız. Bugün burada üyelerimizle buluşup dostlarımızla kucaklaşıyoruz. 1 milyon üye hedefi için birlikte istişare ediyoruz ve birlikte bir yol haritası ortaya koymaya çalışıyoruz. Türkiye’nin 1 milyon üyeli bir MEMUR-SEN’e ihtiyacı olduğunu, çünkü Türkiye’nin son süreçte demokrasinin korku tünelinden çıkma sürecinde en büyük katkıyı sunan, en dik duran kuruluş olarak Türkiye’nin bundan sonraki süreçte çok daha güçlü sivil toplum örgütlerine ihtiyacı olduğunu, bunu da başarabilecek yüreğin MEMUR-SEN’de olduğunu ifade ederek yolculuğumuza devam ediyoruz” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’NİN BU SİYASAL SÜREÇTEN ÇOK DAHA GÜÇLÜ ÇIKMALI”

    Yaklaşan 1 Kasım seçimlerini değerlendiren Yalçın, “Ülke 1 Kasım seçimlerine doğru gidiyor. İki gün sonra Türkiye sandık başına gidiyor. Ben sandığın çok katılımlı bir sandık olmasını ve milletin iradesini sandığa yansıtmasını umut ediyorum. 1 Kasım seçimlerinin Türkiye’ye istikrar getirmesini diliyorum. Çünkü Türkiye’nin istikrarsızlık içerisinde yönetilecek bir ülke olmadığı ve son süreçte fincancı katırlarını ürküttükten sonra daha da büyük bir ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Çünkü Türkiye kendi sınırlarını kireçle boyanmış beyaz taşlarını öte olarak gören ve medeniyet coğrafyasında bütün insanların sorunlarına karşı duyarlı olan bir profil izledi. Bunun neticesinde de ’dünya 5’ten büyüktür’ gibi son derece emperyal güçlere karşı mazlumların ve mağdurların sözcülüğüne soyunmuş oldu. Yine Orta Doğu’yu kan gölüne çeviren Orta Doğu’da huzura hasret insanların olduğu bir ortamda oranın en büyük çıbanbaşı haline gelen Siyonizme karşı ‘siz öldürmeyi iyi bilirsiniz’ diyerek onlara karşı bir tarihi ders veren bir ülke olarak Türkiye fincancı katırlarını ürkütmüştür. Bundan sonraki süreçte Türkiye’nin istikrarsız bir şekilde yönetilmesi demek Türkiye’nin bundan sonra çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalacağını göstermektedir. Çünkü her 10 yılda bir ihtilal geleneğinin olduğu vesayetin her 10 yılda bir hat bildirmeye çalıştığı ve 1,5 yılda bir hükumetin düştüğü bir ülkede, Türkiye’de istikrarsızlık içerisinde yürümesi bundan sonra çok kolay olmayacak. Türkiye’nin bu siyasal süreçten çok daha güçlü çıkmalı ve çok daha güçlü bir şekilde yola devam etmelidir. Yoksa istikrarsızlık demek Türkiye’nin çok daha büyük sıkıntılara girmesi demektir” diye konuştu.

    “MEMUR-SEN AİLESİ OLARAK BİZ SONUNA KADAR TÜRKİYE’NİN İSTİKRARINDAN YANAYIZ “

    Türkiye’nin istikrarından yana tavır sergilediklerini ifade eden MEMUR-SEN Genel Başkanı Ali Yalçın, “MEMUR-SEN ailesi olarak biz, 7 Haziran öncesi bir ortak akıl platformuyla bir araya gelerek 206 kuruluşla, Türkiye’de normalleşme devam etmeli, demokratik zemin güçlendirilmeli, ham demokrasi tam demokrasi olacak noktada ilerlemeli diye çağrıda bulunurken 7 Haziran sonrası çıkan koalisyon ihtimali vesayet odaklarını yeniden harekete geçirdi ve Türkiye’deki ırgatlarını sokağa saldılar. Ve Türkiye şuan 1 Kasım seçimlerine doğru giderken, çok daha kritik bir sürecin içerisine doğru evrilmiş durumdadır. Onun için 1 Kasım seçimleri Türkiye’nin çok daha güçlü bir istikrarla çıktığı, kendi ülkesi kadar medeniyet coğrafyası içerisindeki ülkelerinde Türkiye’ye gözünü diktiği bir noktada, Türkiye’ye bir şey olur mu diye tereddüt yaşadığı bir noktada Türkiye’nin çok daha güçlü çıkması gerektiğini düşünüyoruz. MEMUR-SEN ailesi olarak biz sonuna kadar Türkiye’nin istikrarından yanayız” ifadelerini kullandı.

  • Türkiye’nin En Büyük Metal Madeninde Hayat Durdu

    Türkiye’nin en büyük metal madeni olan Çayeli Bakır İşletmeleri’nde, iş veren ve Maden İş Sendikası arasında süren toplu iş sözleşmeleri görüşmelerinde anlaşmaya varılamayınca alınan grev kararı bugün hayata geçirildi.

    Çayeli Bakır İşletmeleri ve Çayeli Bakır İşletmeleri’nde çalışan 320 işçinin bağlı bulunduğu Türkiye Maden İş Sendikası arasında uzun bir süredir devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, iş verinin sıfır zam ısrarı dolayısı ile ay başında grev kararı alınmıştı. Bir aylık zaman diliminde iş verenin sıfır zam ısrarından vazgeçmemesi üzerine bugün alınan grev kararı hataya geçirildi ve Türkiye’nin en büyük metal madeninde hayat durdu.

    Sendikalı işçiler günün ilk saatlerinde Çayeli Bakır İşletmelerinde bir araya gelip grev çadırı kurdu. Ardından işletmede grev olduğunu belirten afişlerini astılar. Grev sözcüleri nöbet tutmaya başladı.

    Maden İş Sendikası Bölge Başkanı Zekeriya Gültekin burada bir basın açıklaması okudu. Okunan açıklamada, bugün itibariyle Çayeli Bakır İşletmeleri’ndeki tüm işçilerin grevde olduğu belirtilerek “Bu grev kararını almamızdaki en büyük etken, iş verenin önümüzdeki 3 yıllık zaman içerisinde işçimize sıfır zam kararında ısrar etmesi olmuştur. Burası Türkiye’de maden sektöründeki en önemli işletmelerden birisidir. Yıllarda büyük karlar elde etmiş ve ülke ekonomisi ne de ciddi katkılarda bulunmuştur. Kurumlar vergisi sıralamasında yurt genelinde yıllarca ilk 50 içerisinde yer almıştır. Metal fiyatlarının en düşüş olduğu dönemde bile bilançosunu karla kapatmıştır. Sıfır zam kararının hiçbir haklı gerekçesi yoktur. Bu tekliflerinin kabul edilemeyeceğini bile bile bu kararlarında ısrar etmişlerdir. Bu tekliflerinden vazgeçmedikleri sürece bu işletmede üretim olmayacaktır. Yasal grev hakkımızı sonuna kadar kullanacağız” dedi.

    Basın açıklamasının ardından greve giden işçiler grev çadırı önünde horon oynayıp halaylar çekti.

  • Senem Kılıç: “Umutsuz Olmayın, Türkiye’nin MHP’si Var”

    Milliyetçi Hareket Partisi İzmir 1. Bölge Milletvekili Adayı Senem Kılıç seçim çalışmalarına Alsancak Gündoğdu Meydanı’nda devam etti. Gündoğdu Meydanı’ndaki seçim tırında vatandaşlarla buluşan ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıç, gündeme dair değerlendirmelerde bulunarak, partisinin İzmirle ilgili projelerini anlattı.

    7 Haziran seçimlerinden önce parti olarak ekonomi ağırlıklı söylemler ve projelerle milletin huzuruna çıktıklarını ifade eden Kılıç, seçimlerin ardından ülkenin sürüklendiği terör batak sonucunda milletin ve ülnein güvenliğinin ön plana çıktığını vurguladı. Irak ile Suriye’de yaşanan belirsizliğin ve şiddet sarmalının Türkiye’yi bölünmeye varacak çok tehlikeli bir bataklığa çektiğini belirten Senem Kılıç, “Milletçe Cumhuriyetimizin 92. yılını kutladığımız bugünlerdeki kadar memleketimiz bu denli büyük bir tehlike ile karşı karşıya gelmemişti. Yanlış politikalar ve öngörüsüz yönetim anlayışı sadece terörü yeniden hortlatmakla kalmadığı gibi, Ortadoğu’nun fatihi olmak isteyen zihniyetle bizi Ortadoğu bataklığına itmiş bulunmakta. Ancak biz güçlü bir milletiz. Türk milleti olarak kendi küllerimizden her zaman doğmayı başarmış ve büyük medeniyetler kurmuş bir milletiz” dedi.

    “BİZ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİYİZ”

    Yaşanan gelişmeler ve ülkenin durmadan daha kötü şartların içine itilmesi sonucunda milletin büyük kısmının umutsuzluğa düştüğüne dikkat çeken Kılıç, “Maalesef milletimiz derin bir umutsuzluk içinde. Bir çoğu bu ülkede hiçbir şeyin değişmeyeceğine inandığı gibi, haksızlıkların, yolsuzlukların, hırsızlıkların, cinayetlerin devam edeceği görüşünde. Bundan dolayı da milletimiz kendi kabuğuna çekiliyor ancak içten içe büyüyen bir öfke var. İçlerine sindiremedikleri, kendilerine, vatanlarına ve milletine yakıştıramadıkları gelişmeleri kabullenemeyişin öfkesi bu. Milletimize buradan sesleniyorum: Umutsuzluğa düşmeyin. Bu ülkenin, Atamızın kurduğu cumhuriyetimizin Milliyetçi Hareket Partisi var. Biz MHP olarak bu ülkeyi yeniden ayağa kaldırmaya ve hak ettiği güzel günlere götürmeye talibiz. Biz Türk milletinin ve dünyanın en güzel ülkesi Türkiye’nin geleceğiyiz. Milletimizle hep beraber bunu başaracağımızı biliyoruz ve asla umutsuzluğa kapılmıyoruz” diye konuştu.

    “GENÇLER BİZİM YANIMIZDA”

    Özellikle genç nüfusun büyük bir umutsuzluk içine düştüğünü aktaran Kılıç, genç işsizliğin bunun en önemli nedeni olduğunun altını çizdi. Sadece İzmir’deki gençlerin yüzde 40’ının işsiz olduğunu bildiren Kılıç sözlerine şu şekilde devam etti: “Hayatının baharında iş amaktan, yuva kurmaktan vazgeçmiş bir nesille karşı karşıyayız. Üstelik bu umutsuzluk o kadar kanıksanmış ki, bizim dışımızda hiç kimsenin bu umutsuzluğu bir sorun ettiği de yok. Gençlerimizin kaybolup giden hayatlarını kurtaramazsak ülkemizin de bir geleceği olmayacağını bilmek zorundayız. Durumun farkında olan gençlerimizden partimize büyük bir yönelme olduğu doğrudur. Hakkımızda yapılan kara propogandalar gençlerin oylarını bizden koparmayı başaramamıştır. Gençler bizim yanımızda durduğu sürece de ülkemizi ve milletimizi hiç bir güç bölemeyecek, hiçkimse milletimiz üstünden kendi hayallerini gerçekleştiremeyecektir.”

  • TBMM Başkanı Yılmaz: ”Koalisyonlu Dönemlerde Türkiye’nin Büyümesi Durmuştur”

    TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, ”Koalisyonlu dönemde Türkiye’nin büyüme oranına bakın, bir de tek partili dönemlerde büyüme oranına baksın. Büyüme oranlarının yüksek olduğu dönemlerde yeni iş sahaları açılır ve bizim evlatlarımız işe kavuşur. Eğer koalisyonlara yeniden dönersek büyüme düşer. Ben yanlış da düşünmüş olabilirim. Ama geçmiş tecrübeler bunu gösteriyor ki koalisyonlu dönemlerde Türkiye’nin büyümesi durmuştur” dedi.

    TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Sivas’ın Şarkışla ilçesindeki programının ardından Gemerek ilçesine geçti. Burada Gemerek Konferans Salonu’nda vatandaşlarla bir araya gelen Meclis Başkanı Yılmaz yaptığı konuşmada, ”Eğer ki koalisyon olursa Türkiye’nin büyüme rakamı düşer. Bunu geçmiş tecrübelere dayanarak söyledim. 70’li, 80’li yıllar koalisyonlu dönemlerdi. 50’li yıllar tek başına Menderes’in dönemiydi. 65-71’ arası Demirel’in dönemi, 83-90’lı yılların başları rahmetli Özal’ın dönemi, 2002’den 2013’e kadar Recep Tayyip Erdoğan’ın dönemi herkes elini vicdanına koysun karar versin. Koalisyonlu dönemde Türkiye’nin büyüme oranına bakın birde tek partili dönemlerde büyüme oranına baksın. Büyüme oranlarının yüksek olduğu dönemlerde yeni iş sahaları açılır ve bizim evlatlarımız işe kavuşur. Eğer koalisyonlara yeniden dönersek büyüme düşer. Ben yanlışta düşünmüş olabilirim. Ama geçmiş tecrübeler bunu gösteriyor ki koalisyonlu dönemler Türkiye’nin büyümesi durmuştur” dedi.

    Türkiye’nin yaşadığı coğrafyada bir ve beraber olması gerektiğini söyleyen Yılmaz memleket meselesinin olduğu yerlerde kırgınlıkların, küskünlüklerin unutulacağını belirtti.

    “DEVLET OLMAYINCA NE NAMUS NE CAN GÜVENLİĞİ OLUR”

    Devlet olmayınca kişinin can ve namus güvenliğinin olmadığını ifade eden Yılmaz, ”Devleti olmayan Suriyelilere bakalım, 2 milyondan fazla insanı buraya gelmiş. Yaklaşık bir milyondan fazla insanı Beyrut’a gitmiş, 1 milyona yakını Ürdün’e geçmiş, birçokları denizde hayatını kaybetmiş, birçoğu yayan yürüyerek Balkanları aşarak Avrupa’ya ulaşmak istiyor. 300 binden fazla insan kendi ülkesinin meşrutiyetini yitirmiş yönetimi tarafından kimyasal silahla, balistik füzelerle, varil bombalarıyla öldürülmüş dolayısıyla burada devlet olmayınca kişinin ne güvenliği olur, ne mal güvenliği olur, ne namus güvenliği olabilir ne de geleceğe ilişkin bir umudu olabilir” diye konuştu.

    Programa Gemerek Kaymakamı Cuma Kılınç, Şarkışla Kaymakamı Akif Pektaş, Şarkışla Belediye Başkanı Ahmet Turgay Oğuz, Gemerek Belediye Başkanı Mustafa Demir ve vatandaşlar katıldı.

  • Torun: “Bu Seçim Yalnızca Türkiye’nin Değil Ülkemizden Medet Uman Bütün Milletlerin Seçimidir”

    AK Parti Bursa İl Başkanı Cemalettin Torun, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun Demirtaş Meydanı’ndaki halkla buluşma programında konuştu. Torun, “İnanıyorum ki Bursa her zaman olduğu gibi AK Parti’ye sahip çıkacaktır” dedi.

    Türkiye’nin 7 Haziran’da önemli bir seçim geçirdiğini hatırlatan Torun, ülkeyi karıştırmak isteyenlere en güzel cevaplardan birinin 16 Ekim’de Gökdere Meydanı’nda verildiğini söyledi. Torun, “7 Haziran’da Gelinen noktada dört partili bir parlamento oluştu. Sayın Başbakanımız çok uğraşmasına rağmen Türkiye’de hala bir uzlaşma kültürünün olmadığını gördük ve ne yazık ki bir koalisyon oluşturamadık. Şu açıkça görülüyor ki Türkiye’nin çok açık bir şekilde istikrara ihtiyacı var. Bu istikrarı Türkiye AK Parti hükümetleri dönemlerinde yaşadı. 13 yıllık süre zarfında milletimize her türlü hizmetin en iyisini yaşattık ama 7 Haziran’dan sonra birileri ülkemizi karıştırmaya çalıştı. Buna fırsat vermedik, vermeyeceğiz. Bu duruma karşı en güçlü sesi de şükürler olsun 16 Ekim Cuma Günü Bursa olarak hep birlikte Gökdere’de verdik. Ben buradan tüm Bursa halkına yürekten teşekkür ediyorum. 1 Kasım seçimleri sadece Türkiye’nin seçimi değil Türkiye’ye umut bağlamış 1 buçuk milyarlık İslam Alemi’nin seçimidir, Türkiye’ye umut bağlanış tüm mazlum ve mağdur milletlerin seçimidir. Bu nedenle ben inanıyorum ki Bursa 1 Kasım’da AK Parti’mize daha güçlü bir şekilde destek verecek, Bursa’mız 1 Kasım’da partisine her zamanki gibi sahip çıkacaktır” dedi.