Etiket: Türkiye’nin

  • Bakan Varank: “Avrupa’nın en büyük beyaz eşya üreticisi konumundaki Türkiye’nin büyümesi artarak devam ediyor”

    Bakan Varank: “Avrupa’nın en büyük beyaz eşya üreticisi konumundaki Türkiye’nin büyümesi artarak devam ediyor”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Avrupa’nın en büyük beyaz eşya üreticisi konumundaki Türkiye’nin sektördeki büyümesi artarak devam ediyor” dedi.

    Türkiye’nin beyaz eşya sektöründeki üretimi hakkında sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Varank, “Avrupa’nın en büyük beyaz eşya üreticisi konumundaki Türkiye’nin sektördeki büyümesi artarak devam ediyor. 2021 Ocak ayında beyaz eşya üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38, ihracatı ise yüzde 17 artış gösterdi. Sektörde çalışan emekçilerimiz takdiri hak ediyor” ifadelerini kullandı.

  • KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: “Türkiye’nin garantörlüğü, Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığı, egemenliğimiz ve siyasi eşitliğimiz kırmızı çizgilerimizdir”

    KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: “Türkiye’nin garantörlüğü, Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığı, egemenliğimiz ve siyasi eşitliğimiz kırmızı çizgilerimizdir”

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, gayriresmi 5+1 zirve öncesi Rum tarafının tahriklerinin de yoğunlaşarak devam ettiğini belirterek, “Türkiye’nin garantörlüğü, Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığı, egemenliğimiz ve siyasi eşitliğimiz kırmızı çizgilerimizdir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yaptığı yazılı açıklamada gayriresmi 5+1 zirvesinin gerçekleşmesine yönelik girişimler gündemdeki yerini korurken Rum tarafının tahriklerinin de yoğunlaşarak devam ettiğini belirtti. Tatar, Türkiye’nin garantörlüğünün kaldırılmasını ve Türk askerinin Kıbrıs’tan uzaklaştırılmasını talep eden Rum tarafının Kıbrıs Türkü’nün vazgeçilmez kırmızı çizgisi olan egemen eşitliğin kabul edilemeyeceğini bir kez daha açıkladığını ifade etti. Tatar, “Rum Müzakereci Andreas Mavroyannis bu açıklamayı yaparken ’Türk tarafının egemen eşitlik talebi memleketin sonu olacaktır’ ifadesini kullanıp, Rum zihniyetinin değişmediğini ve asla değişmeyeceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir” dedi.

    “Irkçı ve hakimiyetçi Rum zihniyeti”

    Mavroyannis’in kullandığı “memleket” ifadesine göre Kıbrıs’ın tek sahibi ve efendisinin sadece Rumlar olduğunu ve Kıbrıs Türk halkının azınlık olduğunu kaydeden Tatar, “Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis de bugüne kadar yaptığı pek çok açıklamada ’Kıbrıs Türkleri azınlıktır, azınlıkların da egemenlik ve siyasi eşitlik hakları yoktur’ diyerek köhnemiş, ırkçı ve hakimiyetçi Rum zihniyetini gözler önüne sermiştir” ifadelerini kullandı.

    “Egemenliğimiz ve siyasi eşitliğimizden vazgeçmek, Rum boyunduruğu altına girmeyi kabul etmektir”

    Egemenlikten vazgeçilmeyeceğini vurgulayan Tatar, “Burada bir kez daha belirtmek gerekir ki Türkiye’nin garantörlüğü, Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığı, egemenliğimiz ve siyasi eşitliğimiz bizim kırmızı çizgilerimizdir ve bunlardan asla vazgeçilemez. Çünkü bunlardan vazgeçmek demek, Rum boyunduruğu altına girmeyi kabul etmektir” dedi.

    “Federasyona dayalı çözüm modelinin tükendiği ortaya çıkmıştır”

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Kıbrıs konusuyla ilgili olarak uzun yıllardan beri devam eden müzakere süreçleri ile Mont Pelerin ve Crans Montana görüşmeleri de Rum tarafının köhnemiş zihniyeti ve olumsuz tutumu nedeniyle sonuçsuz kalırken, federasyona dayalı çözüm modelinin tükendiği ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

    “Bölgenin en güçlü ve en büyük ülkesi Türkiye”

    Tatar, “Kıbrıs ve bölgenin yararına yönelik olarak da yan yana yaşayan, eşit haklara sahip, egemen eşit iki devlete dayalı çözüm modeli tarafımızdan gündeme getirilmiştir. Bu çözüm modeli de bölgenin en güçlü ve en büyük ülkesi olan Türkiye tarafından da desteklenmektedir” dedi.

    “Geri adım atmayacağız”

    Egemen eşit iki devlete dayalı çözüm modelinin uluslararası alanda da destek bulduğunu bildiren Tatar, Rum tarafının bilinçli ve sistematik bir şekilde kabul edilemez taleplerde ve tahriklerde bulunarak gerginliği tırmandırdığını kaydetti. Tatar, “Temennimiz egemen eşit iki ayrı devlete dayalı çözüm modelinin hayata geçirilmesidir. Rum tarafının tüm tahriklerine rağmen, bu yolda uğraşlarının devam edeceğini ve geri adım atmayacağız” ifadelerini kullandı.

  • Türkiye’nin Mega Projesi ‘Filyos Vadisi Projesi’ çalıştayı başlıyor

    Türkiye’nin Mega Projesi ‘Filyos Vadisi Projesi’ çalıştayı başlıyor

    Ülkenin en büyük milli kalkınma hamlelerinden biri olan Filyos Vadisi Projesi’ne akademik, teknolojik ve bilimsel altyapı desteği sağlayacak ve 2 gün sürecek olan ‘Filyos Çalıştayı’ Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde başlıyor.

    Üniversite-Kamu-Sanayi işbirliği kapsamında ülke genelinde en büyük çalıştaylardan biri olma özelliği taşıyacak olan Filyos Çalıştayı’nda, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı, Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı TÜBİTAK, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, BOTAŞ, TPAO, EPDK, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK), Türk Havacılık Uzay Sanayi (TUSAŞ) ve 20 üniversitenin aralarında bulunduğu ulusal ve bölgesel düzeyde uzman, akademisyen ve araştırmacı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinde bir araya gelecek.

    ‘Gelecek Filyos’ta Şekilleniyor” mottosuyla hazırlıkları süren Filyos Çalıştayı çalışmaları Yatırım, Üretim ve İstihdam başlıklarını ele alacak. Çalıştay 12 Şubat Cuma günü Bülent Ecevit Üniversitesi Sezai Karakoç Kültür Merkezinde yapılacak açılış konuşmaları ile başlayacak. İlgili Bakanlıklardan üst düzey yetkililer, ilgili sektörlerden temsilciler, yatırımcılar, ulusal ve uluslararası düzeyli sivil toplum kuruluşları ve medya temsilcilerinin paydaşları arasında yer aldığı Filyos Çalıştayı, 13 Şubat Cumartesi günü paydaşların yapacaklar sunumlar, Enerji, Lojistik, Elektrikli Teçhizat -Elektronik ve Optik Ürünler İmalatı, Makine ve Ulaşım Araçları İmalatı, Savunma Sanayi İmalatı, Sağlık Bilimleri Alanında Yatırım ve Üretim konu başlıklarındaki grup odak çalışmalarıyla çevrimiçi olarak devam edecek.

    Türkiye’nin en büyük beş yatırımlarından biri olan Filyos Vadisi Projesi’ne akademik ve bilimsel açıdan katkı sunması amaçlanan Filyos Çalıştayı’nda, ülkenin saygın Yükseköğretim Kurumlarından alanında uzman akademik personel ‘Bilim Kurulu’nu; Üniversitenin farklı akademik birimlerinden Öğretim Üyeleri de ‘Çalıştay Tertip Komitesi’ni oluşturacak. Vali Mustafa Tutulmaz ve BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çufalı da Çalıştayın ‘Onur Kurulu’nda yer alacak.

    “Türkiye’nin Mega Projesi BEÜ’de çok yönlü ele alınacak”

    İki gün sürecek çalıştaya ilgili bilgi veren BEÜ Rektör- Prof. Dr. Çufalı, bölgenin istihdam yapısını değiştirecek olan Filyos Vadisi Projesini, üniversite olarak önemsediklerini ve her türlü desteğin verileceğini yineledi. Türkiye’nin uluslararası eksende görünürlüğünün artmasını da destekleyecek olan Filyos Vadisi Projesi’nin akademik, bilimsel sektörel kapsamda çok yönlü olarak ele alınacağını ifade eden Rektör Çufalı, “Bu mega projenin bölgesel ve ulusal etkileri, kazanımları, bu çerçevede geleceğe dönük projeler üretilmesi, muhtemel ve mevcut sorunlar ile çözüm yollarının akademisyenler ve paydaşlarca ortak bir akılla ortak bir zeminde tartışılarak projenin misyonuna hizmet etmek üzere uygulamalar ve değerlendirmeler yapılacaktır. Ülkemize, bölgemize ve ilimize hayırlı olmasını dileğiyle verimli ve faydalı bir çalıştay diliyor, emeği geçen herkese şükranlarımı sunarım” diye konuştu.

    Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde yapılacak ‘Filyos Çalıştayı’ 12-13 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

  • Türkiye’nin en büyük teleskobu 2022 yılında ilk ışığı alacak

    Türkiye’nin en büyük teleskobu 2022 yılında ilk ışığı alacak

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Milli Uzay Tanıtım Programı’nda dile getirdiği Erzurum’da bulunan Türkiye’nin en büyük kızılötesi teleskobu, 2022’de ilk ışığını alacak.

    Geçtiğimiz günlerde Milli Uzay Tanıtım Programı’nda Erzurum’da yapımı devam eden gözlemevi hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin en büyük optik ve kızılötesi teleskobunun yapımının 2022 yılında sona ereceğini belirtti. Kubbesinin yüzde 90’lık bölümü tamamlanan Doğu Anadolu Gözlemevi’nin (DAG) altyapısının da yüzde 95’i tamamlandı. 2022 yılında tamamlanması beklenen gözlemevinin uzay bilimleri çalışmalarına büyük katkı sağlaması bekleniyor.

    Türkiye’nin 2023 vizyon projeleri arasında yer alan Doğu Anadolu Gözlemevi ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli açıklamalarda bulunmuştu. Erdoğan, Milli Uzay Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada yapımı devam eden gözlemevinin Erzurum’daki Karakaya Tepeleri üzerinde 3 bin 170 metre yükseklikte ilk ışığı alacağını dile getirmişti. Erdoğan, tesis tamamlandığında 4 metre çapında Türkiye’nin en büyük optik ve ilk kızılötesi teleskobunun devreye alınmış olacağını ifade etmişti.

  • KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: “Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinden kesinlikle vazgeçmeyeceğiz”

    KKTC Cumhurbaşkanı Tatar: “Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinden kesinlikle vazgeçmeyeceğiz”

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum-Yunan ikilisi ile bu ikiliye destek veren ülkelerin baskı ve dayatmalarına asla boyun eğmeyeceklerini belirterek, “Anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinden kesinlikle vazgeçmeyeceğiz” ve “Devletimizi, özgürlüğümüzü ve egemenliğimizi tehlikeye atacak bir anlaşmayı imzalayacak kalem de bende yoktur” dedi.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs konusundaki son gelişmeler ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Tatar açıklamasında, “Egemen eşit iki devlete dayalı çözüm politikamızı masaya getireceğiz” vurgusu yaptı.

    BM Güvenlik Konseyi’nin, Kıbrıs’ta BM Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılmasıyla ilgili olarak aldığı kararda federasyon zemininde çözüm bulunmasına atıf yapılmasını eleştiren Cumhurbaşkanı Tatar, “Egemen iki devletli çözüm önerisi ortadan kalktı” dedi.

    Tatar, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, 2 Şubat’ta KKTC’ye yapacağı ziyarette gayri resmi 5+1 toplantı için pozisyonların netleştirileceğine dikkat çekti.

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Federasyon zemininde uzun yıllardan beri devam eden müzakere süreçlerinin özellikle Annan Planı referandumu sonrasında ve özellikle Crans Montana’da Rum tarafının uzlaşmaz ve olumsuz tutumları sonucunda çökmesinden sonra, egemen iki devlete dayalı çözüm şekli, yeni bir fikir ve yeni bir politika olarak tarafımızdan gündeme getirilmiş, bölgenin en büyük ve en güçlü ülkesi anavatanımız, garantör Türkiye tarafından da desteklenmiş ve bu yönde yoğun girişimlerde bulunulmuştur” ifadelerini kullandı.

    “Anastasiadis’in iki egemen devlete dayalı çözüm şeklini dillendirdiği unutulmamalı”

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Halkımız da Cumhurbaşkanlığı seçiminde büyük bir çoğunlukla egemen iki ayrı devlete dayalı çözüm şekline destek verirken, Güney Kıbrıs’ta bazı çevreler ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in de iki egemen devlete dayalı çözüm şeklini dillendirdiği de unutulmamalıdır” dedi.

    “Guterres, yeni fikirlere açık olduğunu belirtmiştir”

    Tatar, “Bu yeni fikir ve yeni politika büyük bir yankıya neden olurken, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres de düzenlediği 2021 yılının ilk basın toplantısında gündemi değerlendirirken, ‘yeni fikirlere açık ve tarafları dinlemeye hazır olduğunu’ belirtmiştir” ifadelerini kullandı.

    “Masada anavatan Türkiye’nin olması en büyük gücümüz”

    Cumhurbaşkanı Tatar, “BM Genel Sekreteri Guterres’in de belirttiği gibi zamanı ve yeri belirlenmeye çalışılan gayrıresmi 5+1 toplantısında yeni fikirler gündeme gelecek ve bu doğrultuda egemen eşit iki devlete dayalı çözüm politikamızı masaya getireceğiz. Masada, anavatan Türkiye’nin de olması en büyük gücümüz olacaktır” dedi.

    “Kararlıyız ve girişimlerimizi sürdüreceğiz”

    “BM Güvenlik Konseyi’nin söz konusu son kararında bazı çelişkili ifadeler egemen iki eşit devlete dayalı çözüm önerimizi geri çekeceğimiz veya bundan vazgeçeceğimiz anlamını asla içermemelidir” ifadelerini kullanan Tatar, “Bu konuda kararlıyız ve girişimlerimizi sürdüreceğiz” dedi.

    “Geriye dönüş yoktur”

    Tatar, “Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde açıkladığım, halkın da onay verdiği ve anavatan Türkiye’nin de desteklediği egemen eşitliğe dayalı iki devlet formülü, Kıbrıs’ın gerçeklerine dayalı yeni bir politikadır ve bu politika Kıbrıs için olduğu kadar bölge için de oldukça önemlidir. İki egemen devlete dayalı çözüm politikamızda kararlıyız ve bu politikadan geriye dönüş yoktur. Halkımızın da bir 50 yıl daha müzakerelerin sürmesine tahammülü yoktur” ifadelerini kullandı.

    “Halkımız 1974 öncesinin karanlık günlerine dönmesine müsaade edilmeyecektir”

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Ülkemizin, halkımızın ve yetişen yeni nesillerin geleceğini belirsizlikler içerisinde tehlikeye atmamız söz konusu değildir. Halkımız 1974 öncesinin karanlık günlerine dönmesine müsaade edilmeyecektir” dedi.

    “Dayatmalarına asla boyun eğmeyeceğiz”

    Tatar, “Bir kez daha belirtmek gerekir ki 5+1 gayri resmi toplantıda, duruşumu, irademizi ve yeni politikamızı ortaya koyacağız. Rum-Yunan ikilisi ile bu ikiliye destek veren ülkelerin baskı ve dayatmalarına asla boyun eğmeyeceğiz. Bazı çevrelerin ileri sürdüğü ‘nasıl olursa olsun da çözüm olsun’ mantığıyla hareket etmeyeceğiz, devletimizden, özgürlüğümüzden, egemenliğimizden, anavatan Türkiye’nin garantörlüğünden ve Türk askerinden kesinlikle vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Devletimizi, özgürlüğümüzü ve egemenliğimizi tehlikeye atacak bir anlaşmayı imzalayacak kalem de bende yoktur”

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Dışişleri Bakanı Sn. Mevlüt Çavuşoğlu, 2 Şubat’ta ülkemizde olacak ve gayri resmi 5+1 toplantı için pozisyonumuzu netleştireceğiz. Halkımız müsterih olsun, anavatan Türkiye tüm gücüyle her zaman olduğu gibi yanımızdadır. Halkımızın 1974 öncesine dönmesine müsaade etmeyeceğimiz gibi, devletimizi, özgürlüğümüzü ve egemenliğimizi tehlikeye atacak bir anlaşmayı imzalayacak kalem de bende yoktur. Dileğim ve temennim gayri resmi 5+1 toplantının olumlu sonuçlanması ve son nokta olmamasıdır” dedi.