Etiket: Türkiye’dir”

  • Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli: “Haine en büyük cevap güçlü Türkiye’dir”

    İzmir’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla gerçekleştirilen programa katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Haine en büyük cevap güçlü Türkiye’dir” dedi.

    15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişiminin 2. yıl dönümünde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinleri İzmir’de devam ediyor. Sabaha kadar demokrasi nöbeti tutacak binlerce vatandaş, ellerinde Türk bayrakları ile alana akın etti. Meydan kırmızı beyaza bürünürken, anma programa Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İzmir Valisi Erol Ayyıldız ve eşi Dilek Didem Ayyıldız, Ege Ordu Komutanı Abdullah Recep, AK Parti İzmir il Başkanı Aydın Şengül, AK Parti İzmir Milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya, Ceyda Bölünmez Çankırı, Necip Nasır, Yaşar Kırkpınar, MHP İzmir İl Başkanı Necat Karataş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Sırrı Aydoğan, AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı ve yeni atanan DEÜ Rektörü Prof. Dr. Nükhet Hotar, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak katıldı.

    Vali eşi, Erdoğan’ı dinlerken ağladı

    Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da katıldığı etkinlik ekrana yansıtıldı. Vatandaşlar, Erdoğan’ın konuşmasını canlı olarak izledi. İzmir Valisi Erol Ayyıldız’ın eşi Dilek Didem Ayyıldız, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını gözyaşları içerisinde izledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin meydana bakan duvarına dev Türk bayrakları ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi asıldı. Tarihi Saat Kulesi, zarar görmemesi için koruma altına alındı. Sahne önünde demokrasi nöbetine katılan engelli vatandaşlar için de özel bir alan ayrıldı. İlçe belediyeleri ve STK’lar alana kurdukları çadırlardan vatandaşlara su, çay ve yemek ikramında bulundu.

    “Son FETÖ’cü kalmayana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz”

    Meydanı dolduran vatandaşlara seslenen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “2 yıl önce de buradaydık. Hain FETÖ darbe girişimini bertaraf etmek için buradaydık. Rabbim şehitlerimizin ruhlarını şad etsin. Gazilerimize şifa versin. Rabbime şükürler olsun, bugün bu kürsüde konuşabiliyoruz. Eğer darbe girişimi gerçek olsaydı bu kürsülerin hepsi bize haram olacaktı. O akşam milletin iradesine suikast oldu. Millet, ‘dur’ dedi. Milletimiz o akşam tek vücut oldu. O akşam demokrasimiz, emniyetimiz, ekonomimiz, bütün yatırımlarımız, çocuklarımızın geleceği sınav altına alındı ve sınavdan geçti. Hepsinin üstünden geldik, bin defa şükürler olsun. Hainin planı alt üst oldu. Eğer bu şerri yaşamasaydık bunlardan asla kurtulamayacaktık. Terör örgütleri temizlendi. ‘İnlerine gireceğiz’ demiştik. İnlerine girdik. Kuzu postundaki hainden kurtulduk. Hain içeride olursa kapı kilit tutmaz. Sonuna kadar bu yapıyla mücadeleye devam edeceğiz. Son FETÖ’cü kalmayana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Rabbim milletimize böyle bir illet ve zillet bir daha yaşatmasın. Şimdi daha güçlü bir Türkiye var. Güçlü Türkiye haine en büyük cevaptır. Güçlü Türkiye’nin yapısı 24 Haziran’da cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi ile beraber gelmiştir” dedi.

    “Demokrasi zaferi”

    İzmir Valisi Erol Ayyıldız da, “Sizlerin varlığı bizlere güç ve kuvvet veriyor. Allah sizleri var etsin, ülkemizi var etsin. 15 Temmuz yiğitler diyarı, efeler diyarı İzmir’in hainlere karşı duruş günüdür. 15 Temmuz, yiğitlerin tüm haksızlıklara dünyaya haykırırcasına ‘dur’ dediği gündür. Milletimizin bu demokrasi zaferini hep beraber kutluyoruz. Aziz şehitlerimizi bir kez daha yad ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Ülkemiz, terör örgütleri ve bazı kirli ellerin taşeronları tarafından kurulan tuzakları birer birer bozguna uğratmıştır. Bu millet, gelen her saldırıdan güçlenerek çıkmıştır. Bundan sonra daha müreffeh, daha güçlü bir ülke için çıkılan kutlu yolu Cenab-ı Hak açık eylesin. Bu milletin ekmeğini yiyip ülkesine ihanet eden hainlere fırsat vermesin” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti başladı. Vatandaşların 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününde İzmir’de tuttuğu demokrasi nöbeti sabahın ilk ışıklarına dek sürecek.

  • Erdal Aktuğ: “Bizim amacımız Bursa ve Türkiye’dir”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sosyal medyada hakaret ettiği öne sürülen ve bu paylaşımını 10 dakika sonra silen CHP Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Sözcüsü Erdal Aktuğ, tutuksuz yargılanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, ” Bizim bu kent adına yapacak çok işimiz var. Böyle ufak tefek şeylerle uğraşmaktan kente ve ülkemize yapacaklarımızı yapamıyoruz. Bundan sonraki süreçte yapacağımız hizmetlerden hiç geriye kalmayacağız. Bizim amacımız Bursa ve Türkiye’dir” dedi.

    Bursa’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan CHP Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclis Sözcüsü Erdal Aktuğ’u CHP Bursa Milletvekilleri ve partililer adliye çıkışında alkışlarla karşıladı. Çıkışta açıklamalarda bulunan CHP Bursa İl Başkanı Şadi Özdemir, “CHP Büyükşehir Meclis Grup Sözcümüz Erdal Aktuğ, bir sosyal medyada bir başkasının paylaşımına yapmış olduğu yorum sebebiyle önce emniyete, sonrada mahkemeye çıktı. AK Parti Mudanya İlçe Başkanı’nın şikayetine bağlı olarak geldi. Paylaşım birkaç dakika sonra kaldırılmış. Hemen şikayet olarak kullanılmış. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Haftada bir adli kontrol olacak. Mudanya üzerinde AK Parti’nin bütünleşmesi yeterli olmayınca bizi sindirmeye çalıştılar. Biz kirli, belden aşağıya siyaset yapacak değiliz. Namuslu, vicdanlı siyaset anlayışına sahibiz. Bir tane Erdal Aktuğ gider, bin tane Erdal Aktuğ gelir. Hiçbir baskı bizi yıldırmayacak. Mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Biz hak, hukuk, adalet mücadelesine sonuna kadar devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

    “Bu CHP’ye Bursa üzerinden yapılan polemiktir” diyen Aktuğ ise, “Biz kirli siyaset yapacak kadar bu işi yapmayacağız. Bu sadece Erdal Aktuğ ile ilgili bir durum değil, tüm CHP ile ilgili farklı bir siyasi baskı unsuru oluşturulmaya çalışıyor. Bizim bu kent adına yapacak çok işimiz var. Böyle ufak tefek şeylerle uğraşmaktan kente ve ülkemize yapacaklarımızı yapamıyoruz. Bundan sonraki süreçte yapacağımız hizmetlerden hiç geriye kalmayacağız. Bizim amacımız Bursa ve Türkiye’dir” diye konuştu.

    Aktuğ’un sayfasından yaptığı paylaşımı 10 dakika içerisinde kaldırdığını belirten Ak Parti Mudanya İlçe Başkanı Murat Ünal, Aktuğ’un sosyal medyada “Reza’nın parasını peşin ödediği fahişeler” başlığı ile yayımladığı listeyle başta Cumhurbaşkanı olmak üzere devlet yöneticilerine iftira suçunda bulunduğunu iddia etmişti.

  • Kurtulmuş: “İnsanlığın, vicdanın, insafın son kalesi Türkiye’dir”

    İstanbul’da Sinoplu iş adamlarının düzenlediği iftara katılan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş Ortadoğu’da yaşanan olaylara değindi. Kurtulmuş, Türkiye’nin bu coğrafyada bütünleşmenin öncüsü olması gerektiğini söyledi.

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Tüm Sinoplu İş Adamları Yardımlaşma Derneği’nin geleneksel hale getirdiği iftar programına katıldı. İftara ayrıca Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta, Tüm Sinoplu İş Adamları Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mustafa Özalp, Sinoplu iş adamları ve Sinoplu vatandaşlar katıldı.

    “Türkiye’nin sözünün kıymeti daha fazla olacak”

    Oruçların açılmasının ardından selamlama konuşmaları bölümünde kürsüye gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş gündeme ilişkin konular hakkında açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin komşu ülkelerinde yaşananlar başta olmak üzere en son Ortadoğu’dan son dönemin en büyük krizlerinden biri olan Katar meselesi hakkında konuşan Kurtulmuş, Türkiye’nin bu bölgede söz sahibi bir ülke konumunda olduğunu belirtti. Siyasi ve ekonomik yönden ilerleyen yıllarda daha da güçlü bir Türkiye olacağının altını çizen Numan Kurtulmuş konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Türkiye olarak biz güçlü olacağız. Güçlü olmak için bizim de her türlü imkanımız var. Bu imkanları en güzel şekilde değerlendireceğiz ve daha ileriye gideceğiz. Bugün bu coğrafyada hesaplarını yapanlar, Türkiye olmadan bir hesap yapabilir noktada değildir. Türkiye olmadan bölgedeki sorunların hemen hemen hiçbirinin kalıcı bir şekilde çözülmesi de çok mümkün görünmüyor. Sahip olduğumuz ekonomik ve siyasi istikrarı Allah’ın izniyle bir müddet daha güçlendirerek devam ettirdiğimizde, Türkiye’nin kişi başına 25 bin dolar milli gelirinin olduğu dönemi bir düşünün. İnşallah birkaç sene sonra böyle olacak. 25 bin dolarlık gücü olan bir Türkiye’nin sözünün kıymeti daha fazla olacak.”

    “İnsanlığın, vicdanın, insafın son kalesi Türkiye’dir”

    Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş ayrıca Türkiye’nin bölgede yaşananlara karşı birleştirici bir görevinin olduğunu söyledi. Yaşanan son krizlerin bunu açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Bu coğrafyadaki krizlerin ortaya çıkmasının sebebi, bu coğrafyanın büyüyüp, güçlenip bir araya gelmemesi. Onun için biz kendi içimizde ekonomik ve siyasi istikrarımızı sürdüreceğiz. Fitnecilerin fitnelerine asla müsamaha etmeyeceğiz. Daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Türkiye’nin aynı şekilde bu coğrafyada daha fazla bölünmenin değil daha fazla bütünleşmenin öncüsü olması gerekiyor. Bu son krizlerde bunu ortaya koyuyor. Bizim gidecek başka yerimiz yok, bizim dayanacağımız başka bir kapı yok. Bu insanlığın, vicdanın, insafın son kalesi olan Türkiye’dir. Türkiye topraklarını sonuna kadar kanımız pahasına savunmaya devam edeceğiz” dedi.

  • İçişleri Bakanı Soylu; “Dünyada bir ülke varsa demokrasiyi hak eden o Türkiye’dir”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çanakkale’de eski Demokrat ve Anavatan partililerle bir araya geldi. Kendilerinin hiçbir zaman milletin çizgisinden ayrılmadığını söyleyen Bakan Soylu, dünyada demokrasiyi hak eden tek bir ülke varsa onun da Türkiye olduğunu kaydetti.

    İçişleri Bakanı Soylu, Çanakkale Programı kapsamında, eski Demokrat ve Anavatan partililerle akşam yemeğinde bir araya geldi. Burada bir konuşma yapan Bakan Soylu, hiçbir zaman milletin çizgisinden ayrılmadıklarını söyledi. Bakan Soylu, “Bu ülkede esasen 2 büyük siyasi çizgi var. Biz hep bir tanesinden gittik. Hani bir laf söylerler ya, hatırlarsanız, o zaman da bugün de, ana muhalefet partisinin mensupları, o zamanlarda bir takım değerlendirmelerde bulunurlardı. Derlerdi ki; Demokrat partiden önce her kes CHP’liydi. Hiçbir zaman CHP’li olmadı bizim takım. Bunu net söylemek istiyorum. Bizim takım, hürriyet ihtilafçı oldu, bizim takım serbest fırkacı oldu, bizim takım terakki perverci oldu. Çok net. Bu saydığım çizginin hepsi, millet çizgisidir. Hiç millet çizgisinden ayrılmadık. Altını net çiziyorum. Yakın tarihi bilen birisi olarak söylüyorum. Hep millet neredeyse bu halk, biraz önce Ayvacık’ta Tuzla’da gördüğümüz halk, Bayramiç’te gördüğümüz, o elini eline verirken sanki bütün duasıyla veren, sanki bütün şefkatiyle veren, yüzünde riya olmayan, neredeyse seni kucaklarken evladından, kardeşinden, babasından ayırmayan bu halk, değerlerinden başka hiçbir şey aramayan, güler yüzden başka sığınacak bulmayan bu halk, bu büyük millet, hep bir çizginin içerisinde durmuştur” dedi.

    Türk halkının demokrasi için çok bedel ödediğini de söyleyen Bakan Soylu, “Bu fırsatı Türkiye bir daha yeniden bir 10 yılı, 20-30-40-50 yıl geri giderek kullanmak istemiyor. İşte tam bu fırsat. Millet, bütün dünyaya, demokrasiye nasıl sahip çıktığını gösterdi. Ne büyük bir asalet ortaya koyduğunu, hele bir de yukarıdan aşağıya böyle, demokrasi, insan hakları, temel hak ve hürriyetlerden bahsedenlere demokrasiye, insan haklarına nasıl sahip çıktığını, yaratanımıza şükürler olsun. Bize yıllardan beri yapmadıkları zillet, yapmadıkları baskı kalmadı. Bizi demokrasiden anlamaz hale getirdiler. Bu güzel toplumun önünde söylemek istiyorum. Dünyada bir ülke varsa demokrasiyi hak eden o Türkiye’dir. Çok bedel ödedik biz. Bedel ödeye ödeye geliyoruz. Sizler, her biriniz siyaset yaptınız. Hangi biriniz peşinizde hanlar, hamamlar, apartmanlar götürdünüz. Her biriniz kaybettiniz. Ama bilin ki; o kayıpların hepsi bir duadır. Çünkü hepsi milletin çoluğunuz, çocuğunuz için, musibetlerden muhafaza için. Bu ülke dünyaya lazım bir ülkedir. Tam fırsatıdır. Bunu, sayın Cumhurbaşkanımızın dışında hiç kimseyle aşamayız. Aştırmazlar bize. İrademizi ters teptirirler. Her türlü tehdidi yaparlar. Her türlü anlayışı ortaya koyarlar. Per perişan ederler” diye konuştu. Bakan Soylu, daha sonra Çanakkale 1915 Derneğine giderek yöneticilerle görüştü, ardından Çanakkale Valiliğini ziyaret etti.

  • Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu: “Ankara’nın Seçilmesindeki Asıl Hedef Türkiye’dir”

    Ankara Kızılay’da, otobüs duraklarının olduğu bölgede 37 kişinin ölümü ve 125 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan terör saldırısını değerlendiren Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, önemli açıklamalarda bulundu.

    Son 5 ayda meydana gelen 3 terör eyleminin Ankara’da olmasının nedenini anlatan Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, “Ankara’nın seçilmesindeki asıl hedef Türkiye’dir. Türkiye yükselen bir güç, devletlerarası güç mücadelesinin içeresinde. Dolayısıyla bunun kontrol edilip durdurulması gerekiyor. Türkiye çözüm sürecinin içerisine girmişti. O süreç giderek yerlileşmeye başlamıştı yani bu toprağın çocukları kendi sorunlarını kendileri çözmeye, gözyaşını durdurmaya, geleceğe birlikte yürümeye karar vereceklerdi. Bundan korktular, ürktüler. Bu bendin ortadan kalkmasının Türkiye’yi daha fazla şahlandıracağını gördüler ve bunu engellediler” diye konuştu.

    “PKK’NIN AMACI, KÜRT- TÜRK ÇATIŞMASI ÇIKARTMAK”

    “Terör doğrudan devletlerin yaptığı bir şey değildir” diyen Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu “Hiçbir terör örgütü devlet desteği almadan yaşayamaz. Terör, devletlerarası güç mücadelesinin silahlı diplomatik yoludur. O yüzden hedef Ankara’dır çünkü hedef Türkiye’dir. PKK terör örgütünün epey zamandır yapmaya çalıştığı şey bir evi, öbür eve düşman kılmak, Kürt-Türk çatışmasını çıkartmaktır. Bunu görmek gerekir, Doğu’dan daha çok Batı kentlerine sivil hedeflere yönlenmesinde böyle bir mana vardır. Bırakın Türkiye’nin yükselmesini, Türkiye’yi eli kolu kırılmış ülke haline getirmeyi ve içe kapanmasını istiyorlar” dedi.

    “DEVLET DESTEĞİ OLMAYAN TERÖR ÖRGÜTÜ YAŞAYAMAZ”

    Terör örgütlerinin para kaynaklarına da değinen Prof. Dr. Hacısalihoğlu, açıklamalarına şöyle devam etti:

    “Bu örgüt aynı zamanda organize bir suç örgütüdür. İnsan, silah daha da ötesi uyuşturucu kaçakçılığı yapıyorlar. Kaynaklar buradan geliyor nasıl oluyor da bu denetlenemiyor. Aynı şey DAEŞ ve başka terör örgütleri için de geçerli. Arkasında devlet desteği alamamış hiçbir terör örgütü yaşayamaz mümkün değil. DAEŞ’E 30 yıl ömür biçmişlerdi, bütün devletler bir araya gelip mücadele etse bir hafta dayanamaz. Kökünü kazırlar, tarih sahnesinden silerler ama bunu yapmıyorlar” diye konuştu.

    “ÇOCUKLARIN ELİNE SİLAH VERİP ÖLÜME GÖNDERİYORLAR, SONRA DA ’DEVLET ÇOCUK KATİLİDİR’ DİYORLAR”

    Terör örgütlerinin kandan beslendiğini dile getiren Prof. Dr. Hacısalihoğlu, “Şiddeti ve korkuyu yayarak öfkeyi ve kaygıyı taze tutarlar. Güneydoğuda çok etkili bir operasyon sürdürülüyor. Üstelik o operasyon kılı kırk yararak sürdürülüyor, çünkü orada hain bir denklem işliyor. 15 yaşındaki çocukların boyları kadar silahlar ellerine tutuşturulup o hendeklerin içerisinde ölüme gönderiliyorlar. ’Devlet çocuk katilidir’ denilmesini istiyorlar. Böyle bir kara propagandayı yürütmek için o Kürt çocuklarını ölüme gönderiyorlar” ifadelerini kullandı.