Etiket: Türkiyeden

  • (Özel Haber) İşler: “Türkiye’den Daha Çok Rusya Kaybedecek”

    ETİK Başkanı Mehmet İşler, Rusya ile yaşanan uçak krizinin Türkiye’den daha çok Rusya’yı etkileyeceğini belirterek, “Eğer burada kaybeden olacaksa Türkiye’den daha çok Rusya kaybedecek. Türkiye’nin 5 milyar dolar menfaati var, Rusya’nın 25 milyar dolar” dedi.

    Ege Turistik işletmeler Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, Rusya’ya ile Türkiye arasında yaşanan uçak krizinin turizme etkilerini değerlendirdi. Uçak krizinin ardından Türkiye’den çok Rusya’nın zarar göreceğini vurgulayan İşler, “Eğer Türkiye bundan zarar görecekse Türkiye’den çok daha fazla Rusya’nın zarar göreceği aşikardır. Bu yüzden ben inanıyorum ki yeni sezonun başıyla birlikte uluslar arası hukukla beraber bir çözüm sürecine gidilecektir. Rusya, Türkiye’den koyduğundan daha fazlasını alıyor. Eğer burada kaybeden olacaksa Türkiye’den daha çok Rusya kaybedecek. Rusya Türkiye’ye bugün 25 milyar dolarlık bir ihracat yapıyor, biz ise 5 milyar dolarlık ihracat yapıyoruz. Türkiye’nin 5 milyar dolar menfaati var, Rusya’nın 25 milyar dolar, artı 20 milyar dolarlık ihalesi, artı Rus operatörlerinin bu turizmden kazançları var. Bu kadar soğuk ülke bu gıdayı, yardımları, bu destekleri alamazsa yanı başından çok daha maliyetli başkalarında alacak. Eğer bu kriz derinleşirse buradan kaybeden sadece ülkemiz olmayacaktır. Bundan dolayı her iki ülkede kendilerine alınması gereken alınması gereken dersleri alıp ve uluslararası hukuk dahilinde barışçıl bir çözümle en kısa zamanda iki ülkenin menfaatine bir çözümün bulunmasıdır. Biz turizmciler bu niyeti besliyor ve bu niyetle yola çıkıyoruz” dedi.

    “UÇAK KRİZİ OLMASAYDI ZATEN DÜŞÜŞ OLACAKTI”

    Rusya’dan Türkiye’ye gelen turist sayısının 2014 yılına oranla 2015’te zaten Rusya’nın yaşadığı iç ekonomik sıkıntıları nedeniyle azaldığını belirten İşler, “Rusya’nın Ukrayna ile olan krizinden sonra gelen Rus sayısı 2015 yılında 3 milyon 300 bine düştü. Yani ekonomik krizden dolayı 1 milyon civarı değer kaybetti. Eğer bir uçak krizi olmasaydı zaten 2016 yılı içinde Rusya’daki turistten biz 2015 yılındakinden daha aşağısını hedefliyorduk. 3 milyonun üzerindeki sayının 2 milyona düşmesini bekliyorduk. Burada bizim için risk olan o 2 milyon turistin de gelmemesidir” ifadelerini kullandı.

    “İKİNCİ BİR MÜDAHALEDE TURİZMİN ŞANSI KALMAZ”

    Turizmciler olarak en büyük tereddütlerinin ikinci bir askeri müdahale olması ve bu durumda Rusya pazarının tamamen kaybedilmesi olduğunu belirten İşler, “2016 yılının 2015 yılından çok daha iyi olmayacağı kesin ve bizim en büyük tereddüdümüz şudur ki; 2016 yılında biz daha da kötüyü yaşamayalım. Nasıl ki bir askeri müdahaleyle kriz patladıysa bunun daha kötüsü tekrar bir ikinci askeri müdahale olur. Yani herhangi bir Rus askerinin vurulması, bir uçağın düşürülmesi, füze atışı gibi herhangi bir müdahale iki ülke arasında bu krizi daha çok derinleştirecek. İkinci bir askeri müdahale olursa eski haline gelmesi için en aşağı bir 6 yıl gerekecektir. Ama şu anda bizim bir umudumuz var, iki ülkenin birbirlerine karşı çok ciddi bir ticari ilişkisi, kadim dostlukları var. En önemlisi de ikisinin de birbirine muhtaç olduğu böylesi bir dönemde bu kriz bu haliyle kalırsa sezon başına kadar hiç olmazsa risklerin bertaraf edileceğini, dostlukların yeniden yeşereceğini umuyoruz. Ama ikinci bir askeri müdahale olması durumunda turizmin hiçbir şansı kalmaz ve otomatikman Rusya pazarını biz bir daha geriye getiremeyiz” diye konuştu.

    “KRİZDEN ETKİLENECEK İL ANTALYA’DAN ZİYADE İZMİR”

    Rusya ile Türkiye arasında yaşanan uçak krizinden sonra turizmden en fazla zarar görecek ilin Antalya’dan ziyade İzmir olacağını savunan İşler, “Antalya Rusya krizinde en fazla darbe görecek destinasyon merkezi gibi gözükse de aslında bundan en çok etkilenecek olan illerden biri İzmir’dir. Çünkü Antalya, Rusya’nın boşalttığı pazarı doldurmak için Avrupa pazarına saldıracaktır. Oysa daha çok Rusya pazarı yerine Avrupa’dan faydalanan İzmir’in bu noktadaki kaynaklarına sahip olacağı için Antalya, iyi otel- iyi fiyat avantajıyla Antalya müşteriyi daha çok çekecektir. Ve aslında Avrupa’dan beslenen İzmir’in biraz daha bu noktada kendi pazarlamasında zorlaşacağını göstermektedir. Ama İzmir’in ve Ege’nin şöyle bir şansı var. 2016 yılı itibariyle 20 milyon nüfusa sahip olan İstanbul’da 5 milyon nüfusa yakın ekonomik durumu iyi ve seyahat edebilme gücü olan bir müşteri portföyü var. İzmir’de 2016 yılı itibariyle de bu portföye doğru bir marketing yapacaktır. İzmir kendini sadece tek bir pazara adamamıştır. İç Pazar, dış Pazar, çeşitli Avrupa pazarlarına kendini hedef olarak seçtiği için İstanbul’daki pazara da stratejik yaklaşmasıyla da İzmir’in de bu krizi aşacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “RİSK, 54 YAN SEKTÖRE KRİZİN YANSIMASIDIR”

    Türkiye’nin Rusya’nın yerine koyabileceği herhangi bir pazar olmadığını kaydeden Mehmet İşler, şöyle devam etti:

    “Türkiye’nin bir anda uçak krizinden sonra kaynak pazarlardan Rusya’nın yerine birebir hemen koyabileceği başka bir pazar yok. Bugünden yarına Türkiye kendi marketinginde bunu doldurabilecek ikinci bir pazar oluşturmuş değil. Rusya olmazsa bu sektör çökecek mi, çalışmayacak mı? Bu sektörün çalışmamasından çok, sektörün beslediği 54 tane yan sektör var. Asıl buradaki risk, beslediği 54 tane yan sektöre de bu krizin yansımasıdır. Bugün bilişim, mobilya, halı, cam, beyaz eşya, gıda sektörleri gibi birçok sektörün turizmle doğrudan ilişkisi var. Asıl buradaki problem sadece otelcilerin gelen turistten elde ettiği gelir değil, bunun tetikleme yönüyle yan sektörlere yansımasıdır. Ama Türkiye bugün turizmde dünya 6’ncılığına gelmiş bir ülkedir. Turizm Türkiye’nin bir markasıdır ve yüzde 99’u kendi insanlarımızın sahip olduğu bir sektördür. Tabi ki Rusya pazarının olması bizim elimizi güçlendiriyordu ama olmaması durumunda da biz bunu alternatif pazarlarla çözmeye çalışacağız.”

    “ACI REÇETEYİ ÜLKEMİZİN MENFAATİ İÇİN İÇMEYE HAZIRIZ”

    Türkiye’nin 2015 yılı itibariyle geçen yıla oranla 5 milyar dolarlık bir kayba uğradığını ve bunun 1,5 milyar dolarının eksilen Rus turist sayısından kaynaklandığını ifade eden İşler, “2014’e göre kıyaslarsak 2016 yılında bu rakam 7,5 milyar doları bulacak gibi gözüküyor. 2015’e göre bir 2,5 milyar dolar kaybımız olacak. Türkiye’nin 50 cente muhtaç olduğu dönemleri düşünecek olursak, 7,5 milyar dolarlık 2 yıldaki kayıp Türkiye için çok ciddi bir kayıp olacaktır. Tabi ki ticaretten kimse zarar yapmak istemez ama ülkemizin menfaatleri daha ön plana geliyorsa bu acı reçeteyi içmekte kaçınılmazsa ülkemizin geleceği için biz buna hazırız.”

  • Gürcistan, Türkiye’den Giden Öğrencileri Kabul Etmedi

    Bizim Ahıska Kültür Derneği ile Ardahan Üniversitesi’nin birlikte hazırladığı bir gençlik programı için Ahıska Üniversitesi’nde düzenlenecek programa giden öğrenciler sınırdan alınmadı.

    “Gürcü Gençleriyle Gürcistan’dan Sürgün Edilen Ailelerin Çocukları Dostluk Formu” adını taşıyan programa katılmak için gelen öğrenciler, Posof Türkgözü Sınır Kapısı’ndan Gürcistan’a alınmadılar. Ekipte bulunan Ahıska kökenli Türkiye’den 5, Ukrayna dan 1, Azerbaycanlı 20, Kazakistanlı 8, Rusya’dan 6 ve Kırgızistanlı 4 öğrenciden oluşan ekip Posof’a geldi.

    Gürcistan Ahıska Üniversitesi’nin davetlisi olarak çağrılan öğrenciler Posof Türkgözü Sınır Kapısı’ndan Gürcistan’a geçmek için Türkiye deki işlemler yapıldıktan sonra Gürcistan gümrüğüne geçtiler. Saatlerce beklemelerine rağmen Gürcistan yetkilileri geçişlerine müsaade etmedi. Öğrencilere “Üniversitenin daveti bizi ilgilendirmez, milli eğitimin davet etmesi gerekir” denildi.

    İlçe kaymakamı Ufuk Özen Alibeyoğlu ve Belediye Başkanı Cahit Ulgar da Türkiye’deki yetkililerle görüşerek meseleye çözüm aradılar. Bekleme süresi fazla olunca gümrük kapılarının kapanma saati geldiği için öğrenciler tekrar Türkiye’ye giriş yaparak Posof’a döndüler.

  • Kuzey Irak Türkiye’den Su Ürünleri İstiyor

    Türk su ürünleri sektörünün dünya genelindeki tanıtım faaliyetleri kesintisiz devam ediyor.

    Gıda temininde Türkiye’nin ana tedarikçi ülke olduğu Kuzey Irak’ta, Erbil kentinde 16-19 Kasım 2015 tarihleri arasında düzenlenen Irak Agrofood Fuarı’na katılan Su Ürünleri Tanıtım Grubu standına Iraklılar yoğun ilgi gösterdi. 110 firmanın katıldığı Irak Agrofood Fuarı’nda STG standının en yoğun ilgi gören stantlardan biri olduğunu kaydeden Su Ürünleri Tanıtım Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Melih İşliel, “2015 yılında 16. Fuar katılımımızı Erbil Irak Agrofood Fuarı’na gerçekleştirdik. Bu fuara ikinci kez katıldık. Kuzey Irak’ta Türkiye’den yoğun bir şekilde su ürünleri talebi var. Fuara hem ithalatçıların, hem de halkın ilgisi yoğundu. Başarılı bir tanıtım etkinliğine imza attık” dedi.

    Türkiye’nin 2014 yılında Irak’a yaptığı su ürünleri ihracatının 15 milyon 25 bin dolar seviyesinde olduğuna işaret eden STG Başkanı İşliel şöyle konuştu: “Türkiye Irak’ın gıda tedariğinde birinci ülke konumunda. Türk ürünlerine yoğun bir ilgi var. Bu ilgiyi daha büyük çapta fırsata çevirmek istiyoruz.”

    Irak’ta özellikle dondurulmuş su ürünleri talebinin fazla olduğuna işaret eden İşliel, Irak’ta Türk kanatlı sektörünün yakaladığı ihracat başarısının kendilerine ilham verdiğini, Su ürünleri sektörü olarak 2023 yılı hedeflerine ulaşmada Irak’a da özel önem verildiğini ve gelişebilecek bir pazar olarak gördüklerini sözlerine ekledi.

    Su Ürünleri Tanıtım Grubu’nun Irak Agrofood Fuarı’ndaki standını Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Hükümet Sözcüsü Sefin Dizai, Irak Türkmen Milletvekili Aydın Maurouf ve Türkiye’nin Erbil Konsolos Yardımcısı Salih Çınar ziyaret etti. Fuarda STG’yi STG Yönetim Kurulu Üyesi Abdulkadir Yeniçıkmaz ve EİB Uzman Yardımcısı Barış Koçtürk temsil etti.

  • Çeçenistan’a Türkiye’den İlk Resmi Ticaret Heyeti Gitti

    Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) organizasyonu ve Ekonomi Bakanlığı koordinasyonunda Rusya Federasyonu’nun Kuzey Kafkasya Bölgesi Federal Cumhuriyetleri’nden Kuzey Osetya Alania Cumhuriyeti Vladikavkaz kenti ile Çeçenistan Cumhuriyeti Grozni kentine resmi ticaret heyetleri nezdinde gezi düzenlendi.

    Doğu Karadeniz Bölgesi illerindeki iş adamlarından oluşan heyetle birlikte gerçekleştirilen programa toplam 26 kişi katılırken, Kuzey Osetya Alania Cumhuriyeti’nde yatırım imkânları, iş potansiyeli, bölge hinterlandı olan cumhuriyetlerde yapılması planlanan yatırımlar, yatırımlar için sağlanan destekler ayrıntılı bir şekilde ele alınırken, karşılıklı iş birliği imkânları konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

    Çeçenistan Cumhuriyeti’nin başkenti Grozni’ye gerçekleştirilen ziyaretin Çeçenistan Cumhuriyeti’ne yönelik gerçekleştirilen ilk resmi Türk Ticaret heyeti Programı olması nedeniyle ayrı bir önem kazandı. Türk heyeti, Çeçenistan Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Hasan Hakimov başkanlığında ilgili bakanlıkların üst düzey yetkilileri tarafından kabul edildi. Çeçenistan Cumhuriyetindeki yatırım imkanları ve iş birliği yapılabilecek alanlar, yabancı yatırımlara sağlanan destekler ve gelecek dönem yatırım planları ayrıntılı bir şekilde iş adamlarımıza aktarıldı.

    Çeçenistan’dan Türkiye’ye yol güzergahının Rusya tarafındaki bölümünün tamamlanmak üzere olduğu, Gürcistan tarafındaki güzergah ve kapının tamamlanması konusunda Federasyon nezdinde girişimlerin sürdürüldüğü ve yapılacak diplomatik temaslar neticesinde de bu yol güzergahının 2016 yılında açılmasını umduklarını ifade edildi.

    Yapılan gezi ile ilgili bilgi veren DKİB Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, “Bölgemize yakınlık avantajına sahip olan Rusya Federasyonu’nun Kafkasya Federal Bölgesi Cumhuriyetlerinden Kuzey Osetya ve Çeçenistan’a yönelik düzenlemiş olduğumuz ticaret heyeti programı kapsamında görüşme yapan firmalarımız inşaat malzemeleri, gıda ürünleri, mobilya ve otel altyapı ve dekorasyonu konularında önemli görüşmeler yaparak, teklif hazırlama aşamasında mutabık kalmışlardır. Bu görüşmeler neticesinde önemli bağlantılar kurulacağı ve bundan sonrası için de iş birliklerinin devam edeceğine inanmaktayız. Heyetimize gösterilen ilgi açıkça bunu ortaya koymuştur. Bölgemize karayolu ile 12 saat gibi çok kısa sürede ulaşım imkanı bulunan Rusya Federasyonu’nun Kafkasya Federal Bölgesi ve özellikle ortak bir çok kültürel yakınlıklarımızın bulunduğu Çeçenistan Cumhuriyeti, Kuzey Osetya Alania Cumhuriyetleri, bölge ihracatçılarımız açısından önem verilmesi gereken bir pazar olduğunu ve şimdiden bu pazarda etkin olunması uzun vadeli yatırım ve işbirliklerinde büyük katkı sağlayacağını yaptığımız inceleme gezisinde açıkça tespit ettik. Bu nedenle, bölge iş adamlarımızın bu pazarları şimdiden değerlendirmeye almalarını tavsiye ediyoruz. İnşaat, yapı sektörü, gıda ürünleri sektörlerinde bu pazarlarda çok önemli potansiyeller bulunduğunu bölge iş adamlarımızın dikkatine sunuyoruz. Ayrıca, bölgemizden karayolu ile Rusya Federasyonu Kafkasya Bölgesine girişi sağlayan Verhni Lars Kapısı’nın bağlı olduğu Vladikavkaz Gümrü Müdürlüğü’nün Basitleştirilmiş Gümrük Hattı-Yeşil Hat- kapsamına alınmış olması da gümrükleme ve ithalat işlemlerinde ihracatçılarımıza büyük kolaylık ve rekabet imkanı kazandırmış olacaktır” dedi.

  • Küresel Ekonomiye Türkiye’den Yön Verilecek

    TOBB ve B20 Türkiye Başkanı Hisarcıklıoğlu, B20 Türkiye olarak G20 devletlerine 19 öneride bulunacaklarını açıkladı. L20 Türkiye ve Türk-İş Başkanı Ergün Atalay ise Zirve’de Merkel, Putin gibi dünyanın önde gelen liderlerinden randevu aldıklarını ve tüm dünya çalışanlarının sorunlarını ilk elden görüşeceklerini vurguladı.

    Dünyanın gözü bu hafta, küresel ekonominin aktörleri ve G20 ülkelerinin liderlerini Antalya’da buluşturacak olan Zirve’de olacak. TOBB ve B20 Türkiye Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile L20 Türkiye ve Türk-İş Başkanı Ergün Atalay Türkiye’nin G20 dönem başkanlığının finali olan, 13-15 Kasım günlerinde Antalya’da düzenlenecek zirveye ilişkin bir basın toplantısı düzenlediler.

    Hisarcıklıoğlu, “Obama, Putin, Merkel, Şi Jiping başta olmak üzere tüm dünya liderleri Cumhurbaşkanımızın misafiri olarak Türkiye’ye geliyor. Bu çok önemli bir olay. Dünyanın gözü kulağı burada olacak. Antalya’da kurulacak masada küresel ekonominin geleceğine karar verilecek” diye konuştu.

    B20 olarak, G20 liderlerine ilk elden, bir yıl boyunca yaptıkları toplantıların sonuçlarını içeren 19 öneriyi sunacaklarını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “Küresel ekonomiye Türkiye’den yön verilecek” ifadesini kullandı.

    Hisarcıklıoğlu’nun verdiği bilgiye göre önerilerin ilki küresel ticarete ilişkin. Son yıllarda küresel ticaret pastasının büyümediğini anlatan Hisarcıklıoğlu korumacılık önlemlerini artırmanın hayra alamet olmadığını söyledi. Önerilerinin ise Dünya Ticaret Örgütü nezdindeki ticaretin kolaylaştırılması anlaşmasının (TFA) bir an önce yürürlüğe sokulması olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, “Liderlerden ilk talebimiz ticaretin önünü açmaları” dedi.

    B20 Türkiye’nin ikinci önerisi ise finansmana ilişkin. 2008 yılından bu yana büyük bir reforma tutulan küresel finansal sistemin kurallarının bir an önce netleşmesi isteniyor. Üçüncü öneri altyapı yatırımları konusunda. G20 liderlerinden bu alanda istenen şey; 10 yıllık, 20 yıllık altyapı stratejilerin hazırlanması ve özel sektörün önünü görebilmesi. Altyapı yatırımlarına dayalı menkul kıymet ihracını kolaylaştıracak kamu-özel sektör ortaklık modelleri geliştirilmesi.

    Bir diğer önemli öneri de KOBİ’lerin beklentilerine dair. B20 devler kulübü içerisinde ilk defa KOBİ’lerin sesini duyurma imkânına kavuşturulduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, Dünya KOBİ Forumu’nu kurduklarını hatırlattı ve “G20 liderlerinden talebimiz şu: Dünya KOBİ Forumu’nu KOBİ’lerin haklarını savunan uluslararası bir iş örgütü olarak tanıyın ve destekleyin diyoruz” ifadesini kullandı.

    L20 Türkiye ve Türk-İş Başkanı Ergün Atalay da konuşmasında bu platformda işçilerin sorunlarını dünya liderleri ile ilk elden paylaşma imkânı bulacaklarını bildirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’den randevu aldıklarını açıklayan Atalay, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüşebileceklerini söyledi. Ayrıca ABD ve İngiltere Liderleri ile görüşmenin de yarın belli olacağını belirtti.

    Atalay, kayıt dışının önlenmesi, işyeri güvenliğinin sağlanması, satın alma gücünün artırılması, toplu pazarlık gücünün çoğaltılması ve kadın ve gençlere istihdam alanlarının oluşturulması, taşeron uygulamaların sona erdirilmesi ve insan hakları ve sendikal hakların güçlendirilmesi gibi konulara ağırlık verdiklerinin altını çizdi.

    B20 ve L20’nin sorunları olan iki uç olmasına rağmen çok faydalı toplantılar yaptıklarını belirten Atalay, L20 olarak yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi verdi. L20 Türkiye ve Türk-İş Başkanı Ergün Atalay “Önceliğimiz Türkiye. Dünyadaki 180 milyon üyemizin sorunlarını ve önerilerini dile getirmek” diye konuştu.

    B20 TÜRKİYE’NİN G20 DEVLETLERİNE ÖNERİLERİ

    B20 Türkiye ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, G20 Liderleri ’ne iş dünyasının birinci elden iletecekleri 19 önerisini şöyle sıraladı:

    Ticareti Kolaylaştırma Anlaşmasının onaylanması ve yürürlüğe koyulması

    Küresel finansal reform gündeminin nihai hale getirilmesi ve onaylanması

    Düzenlemeler arasındaki bütünlüğün sağlanmasının vurgulanması ve finansal reform gündemindeki istişare sürecinin iyileştirilmesi

    G20’nin şirketlerde Hak Sahipliği Şeffaflığı Yüksek Prensipleri’nin uygulanması

    Ortak bir uluslar arası yatırım prensipleri setinin oluşturulması ve yabancı doğrudan yatırımın vergilendirilmesine ilişkin daha fazla şeffaflık ve uyumun gözetilmesi

    G20 büyüme hedefleriyle bağlantılı olarak ülkelere özel altyapı yatırımı stratejilerinin hazırlanması

    Altyapının menkul değer olarak geliştirilebilmesini kolaylaştırmak amacıyla altyapı yatırım ekosisteminin iyileştirilmesi

    Özellikle teknik, yönetsel ve girişimcilik becerilerini dikkate alacak biçimde, beceri açıklarını gidermeye yönelik programların geliştirilmesi ve finanse edilmesi

    İstihdam olanaklarını arttırmak için işgücü piyasalarını daha dinamik ve kapsayıcı yapacak kapsamlı yapısal reformların uygulanması

    Genç istihdamının ve kadınların istihdama katılım oranlarının arttırılması

    KOBİ kredi güvenilirliği ile ilgili verilerin daha şeffaf ve kolay erişilebilir hale getirilerek, KOBİ’lerin krediye erişimindeki riskleri azaltacak finansal araçların daha etkin kullanılabilmesinin sağlanması

    KOBİlerin alternatif finansmana erişiminin genişletilmesi ve derinleştirilmesi için politika, düzenleme ve standartların desteklenmesi ve uyumlaştırılması

    KOBİ’lerin uluslararası standartlara uyum sağlaması için destek verilmesi ve KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimlerinin kapasite geliştirme ve teknik yardım programlarıyla iyileştirilmesi

    5 yıllık küresel geniş bant bağlantısı hedefinin G20 üyesi ülkelerin büyüme stratejilerine entegre edilmesi, KOBİ’lerin dijital ekonomiye ve inovasyon ekosistemlerine erişiminin paydaş işbirliği aracılığıyla iyileştirilmesi

    Gelişen dijital ekonomi için küresel ticaret sisteminin iyileştirilmesi

    G20 ülkeleri için bir girişimcilik vizesi programı başlatılması

    Korumacılığın artışını durdurma taahhütlerinin devam ettirilmesi ve özellikle yerelleştirme önlemlerini de içeren ticarete tarife dışı engelleri barındıran mevcut korumacı önlemlerin geriye çekilmesi

    Beş yıl içerisinde kamu-özel işbirliği aracılığıyla tüm G20 ülkelerinde gümrük prosedürleri ve sınırlar arası geçiş sistemleri için kapsamlı olarak elektronik ortama geçisin sağlanması

    Kamu alımlarının elektronik ortama aktarılması, High Level Reporting Mechanisms (iş ombdusmanlarının) geliştirilmesi ve kamu alımları prosedürleri için iş uyumluluk programlarının teşvik edilmesi