Etiket: “Türkiye’deki

  • 2030’da Türkiye’deki enerjinin yüzde 50’si yenilenebilir enerjiden sağlanacak

    Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı ve İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, “2030 hedefleri doğrultusunda Türkiye’deki enerjinin yüzde 50 veya 60’ını yenilenebilir enerjiden sağlama imkanımız olacak. Bunları da dünyadan pek fazla yardım almadan yapıyoruz” dedi.

    Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finance edilen ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın faydalanıcısı olduğu ‘İklim Değişikliği Alanında Ortak Çabaların Desteklenmesi Projesi’ (İklimİN), Türkiye’de iklim değişikliği ile mücadelenin farkındalığı ve paydaş kapasitesinin artırılmasını amaçlıyor. İklim değişikliği trendlerine ilişkin medya buluşması İstanbul’da düzenlendi. Buluşmaya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı ve İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, İklimİN Takım Lideri Gaye Erkan projeyle ve iklim değişikliği noktasında Türkiye’nin neler yaptığına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “Bugüne kadar, deniz seviyesi 19 santimetre yükseldi”

    Dünyada varolan bir sıcaklık artışı bulunduğunu belirten İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar “Sıcaklık artışı olunca ne olacağını insanlar kestiremiyor. 1800’lü yıllardan beri dünyanın sıcaklığı 1.1 santigrat derece artmış durumda. Emisyonlar böyle artmaya devam ederse, sıcaklığın 3 ya da 4 derece artacağı düşünülmekte. Sıcaklık arttığı zaman deniz seviyesi yükseliyor. Ben denizin üstünde ki buz kütlelerinden bahsetmiyorum. Onların erimesi denizin seviyesini yükseltmiyor. Karanın üzerindeki buzullar eriyor ve denize karışıyor, işte o zaman deniz seviyesi yükseliyor. 1850 yılından bugüne kadar, deniz seviyesinde ki yükselme 19 santimetre oldu. Bunun 2100 yılında, eğer böyle devam ederse 3 ile 4 metreye yükselebileceği düşünülüyor. Taşkınların sayısı ve sıklığı artabilir. Kuraklığın artması söz konusu olabilir.” dedi.

    “Ek Dışı Ülkeler kategorisine alınmak için başvuru yaptık”

    Birpınar Aralık ayında Polonya’da gerçekleştirilecek iklim değişikliği ile mücadelede toplantısında Türkiye’nin Ek Dışı Ülkeler kategorisine alınması için çaba gösterileceğini belirterek “Biz bu ek dışı ülkelerin içine girmek istiyoruz, bizi çıkartın buradan diyeceğiz. Nasıl ek ikiden çıkardınız, ek birden de çıkartın. Nasıl Güney Kore orda duruyor hak etmeden, Güney Kore’nin milli geliri bizim 2 mislimiz hatta 3 mislimiz. Onu orda tutuyorsanız, onun emisyon azaltım sorumluluğu yoksa, hatta para alabilecek durumdaysa, biz de o konuma geçelim. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu ve Ekonomi Koordinasyon Kurulundan çıkan karar neticesinde Ek Dışı Ülkeler kategorisine bizi yazın diye sekreteryaya resmen başvurduk. Şimdi bizim oradan çıkmamızın gündeme alınması görüşülecek. Gündeme alınması içinde konsensus ve ya üçte iki çoğunluk lazım. 195 ülkeyi ikna etmeniz lazım. Dış İşlerimiz çalışıyor müzakere ediyor, biz çalışıyoruz. Önümüzde 2 ay kaldı en azından sürecin devam ettiğini söylemek istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Birpınar, ülke olarak 2030 hedeflerini belirlediklerini söyleyerek şunları kaydetti: “2030’a kadar Türkiye güneşte 10 GW’ın üzerine çıkacak. Türkiye’nin şu anda 75 GW civarında kurulu enerji gücü var. Bunun 2030 yılında yaklaşık olarak 150 GW’a çıkacağı tahmin ediliyor. Bunun 10 GW’ını güneşten, 20’ye Yakın GW’ını da rüzgardan sağlama amacımız var. 2030’da Türkiye’deki enerjinin yüzde 50 veya 60’ını yenilenebilir enerjiden sağlama imkanımız olacak. Bunları da dünyadan pek fazla yardım almadan yapıyoruz.”

    Mehmet Emin Birpınar geçen sene yaşanan dolu yağışlarının verdiği zararla ilgili olarak, “Bir saatlik yağışın Türkiye ekonomisine bilinen zararı sigortacılık maliyetleri dahil 2 milyar lira civarındaydı” ifadelerini kullandı.

    Ek Dışı Ülkeler

    Ek Dışı Ülkeler ülkeler, sera gazı emisyonlarını azaltmaya, araştırma ve teknoloji transferine ilişkin işbirliği yapmaya ve sera gazı yutaklarını korumaya teşvik edilmekte, ancak belirli bir yükümlülük altına alınmamakta.

  • AB proje yapmak için gözünü Türkiye’deki ilçeye dikti

    Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, “Burada ilk kez size söylüyorum. Avrupa Birliği proje yapmak için Süleymanpaşa Belediyesine müracaat etti” diyerek dünyanın gördüğü bu şehri artık herkesin görmesi gerektiğini vurguladı.

    Mart 2019’da yapılacak olan yerel seçimler için hareketlilik başladı. Tekirdağ’ın merkez ilçesi Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat yapılacak olan yerel seçimlerde aday adaylığını açıkladı. Yaklaşık 2 saat boyunca kürsüde aralıksız konuşan Başkan Eşkinat, şuana kadar yaptıkları çalışmaları ve yapacakları çalışmaları teker teker anlattı.

    “Avrupa Birliği proje yapmak için Süleymanpaşa Belediyesine müracaat etti”

    Süleymanpaşa’nın bir liman kenti olduğunu ve bu limanların şehre faydalı olması için çalışmalar yapacaklarını aktaran Eşkinat, “Burada ilk kez size söylüyorum. Avrupa Birliğinde herkes proje yazıyor. Avrupa Birliği proje yapmak için Süleymanpaşa Belediyesine müracaat etti. Avrupa birliği kendi kaynağıyla, kendi ekibiyle çalışma yapmak için bu güzide şehri dünyanın gördüğü bu şehri artık bizde görelim. Bu limanları katma değer üretir Büyükşehrin kaynağına, esnafın kaynağına, çiftçinin kaynağına, çiftçinin değirmenine su taşır hale getirmemiz lazım” diye konuştu.

    “Yarının gençlerini bu ülkenin kalkınmasının dinamitleri olarak yetiştirmeye çalışıyoruz”

    Konuşmasına belediyedeki görevi boyunca yaptıkları çalışmaları anlatan Başkan Eşkinat, “Biz imanımızı kendi içimizde saklarız. O Allah’la bizim aramızdadır. Bize anamız babamız böyle öğretti. Biz komşumuz açken tok yatmamayı öğrendik. Biz devlet malına el uzatmamayı öğrendik. Biz bu topraklarda kul hakkı almamayı öğrendik. Biz bu şehrin çocuklarını, yarının gençlerini bu ülkenin kalkınmasının dinamitleri olarak yetiştirmeye çalışıyoruz. Bizim temel misyonumuz budur. Size davetimizde dedik ki önümüzdeki beş yıl için, Süleymanpaşa Belediyesi için öngördüğümüz projeleri açıklayacağız. Yani yapılan projeler o kadar fazla ki bu salonunda bir süresi var. Yapacağım siyasi çalışmalarda belediyeye ait hiçbir şey kullanmayacağım. Berkay’ın arabası ile geldim eşimin arabasıyla da gelebilirdim. Yeteri miktarda aracımız var. Bir tek belediyede çalışan benim çocuklarım olan geçen seçimi birlikte kazandığımız ve birlikte belediyeyi yönettiğimiz evlatlarım benimle birlikte olacaklar. Ne zaman mesaiden sonra” dedi.

    Süleymanpaşa’dan Çorlu sınırına kadar dev proje

    Dolup taşan salonda vatandaşlara müjde veren Başkan Eşkinat, “Deniz kenarındayız. Bizim çocukluğumuzda bir sürü plajlarımız vardı. O plajlar dolup taşardı. O plajlar çok önemliydi ve herkes yüzme falan bilirdi. Şimdi çocuklarımızı yüzme kursuna alıyoruz deniz kenarında. Bizim sınırımızdan başlayıp, Kumbağ’dan Çorlu yol ayrımına kadar bütün kıyı bandını Sayın Valimiz talimatıyla ve Kaymakamlığımızın da çalışmasıyla Süleymanpaşa Belediyesi adım adım projelendiriyor. Bunlarında her birinde prototip plajlar çıkacak” diyerek konuşmasını noktaladı.

    Yoğun katılımın yaşandığı Mart 2019’da yapılacak olan yerel seçimlerinin aday adaylık açıklamasına vatandaşların yanı sıra Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak’ta katılarak Başkan Eşkinat’a destek verdi.

  • Türkiye’deki ilk “Gaita Nakli ve Mikrobiyota Kongresi”

    Gaita Nakli ve Mikrobiyota’ya ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Ahmet Uygun, “Bütün bağırsak bütünlüğünü sağlayan, üç büyük besin maddesi ve vitaminlerin de emilmesini, yapılanmasını salgılayan aslında bütünlüğümüzü sağlayan kısım mikrobiyotadır” dedi.

    Prof. Dr. Ahmet Uygun, 2013’ten beri gaita nakli ve mikrobiyotaya ilişkin önemli çalışmalarda bulunuyor. Yaptığı çalışmaları birçok yerde paylaşan Uygun, Türkiye’deki ilk “Gaita Nakli ve Mikrobiyota” Kongresini düzenledi. Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesinde düzenlediği kongre öncesinde verdiği röportajda kongrenin bir gün süreceğini belirten Uygun, “Türkiye’de ilk kez Gaita Nakli ve Mikrobiyota Kongresini yapıyoruz. Mikrobiyota geleceğin tıbbında bütün hastalıkların temelini oluşturan bir konu. Şu ana kadar bildiğimiz kanserin genetik olduğundan tutun da, birçok iltihap ve bağırsak hastalığına, nörolojik hastalıların beraberinde diyabet gibi, obezite gibi beslenmeyle direkt ilgili bütün hastalıların artık mikrobiyotayla ilgili olduğu netleşti. Bu nedenle sağlıklı beslenme ve sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotasına sahip olmanın çok önemli olduğu belgelendi” ifadelerini kullandı.

    “Hazır, paketleniş, raf ömrü uzun olan gıdalardan uzak durmalıyız. Antibiyotik kullanımına çok dikkat etmeliyiz”

    Kongrenin Türkiye’de ilk kez yapıldığını ve kendi alanında çok deneyimli 32 öğretim üyesinin katıldığını vurgulayan Uygun şöyle devam etti:

    “Biz bunu her yönüyle Gülhane Hastanesinde bu toplantıda tartışıyoruz. Sağlıklı beslenme çok önemli. Dedelerimiz gibi beslenmeliyiz. Hazır, paketleniş, raf ömrü uzun olan gıdalardan uzak durmalıyız. Antibiyotik kullanımına çok dikkat etmeliyiz. Aşırı temizlik, titizlik yapmamalıyız. sağlıklı su tüketmeliyiz ve egzersiz yapmalıyız. Bu işin özeti bu.”

    “Bir gıda ne kadar çok işlemden geçirilmişse o kadar sağlıksız demektir”

    Uygun, “Günümüz şartlarında hazır gıdalardan nasıl uzak durmalıyız?” sorusuna, ’Bunu bir şekilde sağlamalıyız çünkü hastalılara baktığımız aman şu anda bütün uğraştığımız metabolik hastalıklar, diyabet, obezite, karaciğer yağlanması, kalp hastalıları, kronik ishal, depresyon, parkinson bunların tamamında esas problemin mikrobiyota olduğu, buradaki bozulmanın olduğu ve bu bozulmaya da antibiyotiklerin ve kötü beslenmenin sebep olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle mümkün olduğu kadar doğal beslenmeye, günlük ya da birkaç günlük hazırlanmış gıdalarla beslenmeye çalışmalıyız. Bir gıda ne kadar çok işlemden geçirilmişse o kadar sağlıksız demektir” yanıtını verdi.

    Uygun, Gülhane Hastanesinin Türkiye’de gaita naklinde tek merkez, dünyada ise 6 merkezden birisi olduğunun da altını çizdi.

    “Bütünlüğümüzü sağlayan kısım mikrobiyotadır”

    Daha sonra kongrede yaptığı sunumda mikrobiyotanın önemini açıklayan Uygun, “Mikrobiyota olmazsa olmazımız artık. Çünkü bütün bağırsak bütünlüğünü sağlayan ve üç büyük besin maddesi ve vitaminlerin de emilmesini, yapılanmasını salgılayan aslında bütünlüğümüzü sağlayan kısım mikrobiyotadır. Mikrobiyota bu nedenle çok önemli. Organizmamızda birçok hadisenin başlangıç ve bitiş yeridir. Artık kişisel mikrobiyotanın üstünde duruyor insanlar. Biz 2013’te başlayıp iki uğraşarak 2015’te yaptığımız işlemde alaylı yapıyoruz bu işi. Dört kişilik ekip bir hafta öncesinde toparlandı. Öncesi ve sonrasını tespit ederek uygun kişisel mikrobiyotasını ve buna göre nakli yapacağız. Bu mükemmel bir araştırma olacak. 2013’de TÜBİTAK’tan geri dönen projemizdi. Şayet bu proje o zaman gerçekleşseydi biz Türkiye’de değil dünyada birinci olarak takır takır söz sahibiydik. Bunu da aşacağız. Ben buna inanıyorum” şeklinde konuştu.

  • JCI, Türkiye’deki yeni yönetimini seçti

    Türkiye’de 1987’den bu yana faaliyet gösteren Uluslararası Genç Liderler ve Girişimciler Derneği, 2019 yılında Türkiye’de görev yapacak yönetim kurulu üyelerini seçti.

    Dünyanın en büyük sivil toplum kuruluşlarından (STK) Uluslararası Genç Liderler ve Girişimciler Derneği’nin (Junior Chamber International (JCI)) Türkiye’deki oluşumu JCI Türkiye, geçen hafta olağan genel kurulunda 2019 yılında görev alacak yönetim kurulunu belirledi. Türkiye’de ilk defa ’açık yönetim tarzı’nın uygulandığı belirtilen genel kurulda, başvuru yapan üyeler arasından belirlenen aday Burcu Erol, yönetim kurulu delegelerinin oylarıyla JCI Türkiye 2019 Başkanlığı’na seçildi.

    Daha fazla gence ulaşıp kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) projelerine odaklanacaklarını belirten JCI Türkiye 2019 yılı Başkanı Burcu Erol, “Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Birleşmiş Milletler’de (BM) yaptığı konuşmasında BM bünyesinde geleceğimiz olan gençlerimizle ilgili bir kuruluşa ihtiyacı olduğunu belirtti. Biz, Türkiye genelinde 22 şubemizle JCI derneği olarak; aktif vatandaşlar yetiştirmenin yanı sıra, gençlerin gelişimi için fırsatlar sunarak, ülkemizin büyümesine katkı sağlamak istiyoruz. Bu yılki hedeflerimizin arasında daha fazla gence dokunmak ve Türk markalarının KSS projeleriyle Birleşmiş Milletler’de temsil edilmesini sağlamak yer alıyor” dedi.

    Burcu Erol başkanlığındaki JCI Türkiye 2019 yönetim kurulunda Funda Siller, Selahattin Yakın, Ali Mutlu Köse, İrem Güloğulları, Cihan Güzel, Altuğ Türkdalı, Ezgi Nida Burci ve Beyza Birand Ünverdi yer alıyor.

    Hasan Aslanoba: “Fikirlerin değeri 1 dolar, önemli olan gerçekleştirebilmek”

    2015 JCI Dünya Başkanı İsmail Haznedar, JCI Türkiye 2018 Başkanı Nihal Zoroğlu ve yönetiminin de katıldığı genel kurulda, Türkiye’nin önemli yatırımcılarından Hasan Aslanoba, Ertuğrul Belen ve Boğaziçi Caz Korosu’nun kurucusu Masis Aram da konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmasına, “Fikirlerin değeri 1 dolar, önemli olan gerçekleştirebilmek” diyerek başlayan Hasan Aslanoba hangi kriterlere göre yatırım yaptığını, başarılı girişimlerin nasıl bir yol izlemesi gerektiğini anlatarak, yapay zeka ve blockchain teknolojileriyle dünyayı nasıl bir geleceğin beklediğine ilişkin öngörülerini paylaştı.

    Olağan genel kurulda ayrıca JCI Türkiye 2017 Başkanı Özgür Noyan ve ekibi, 2017 yılı içinde gerçekleştirdikleri faaliyetlerin sunumunu yaparak ibra etti. JCI Türkiye 2018 yönetimi ise 8 aylık bir faaliyet raporunu delegelerle paylaştı.

  • Türkiye’deki engelliler 26. Kez Ayvalık Uluslar arası Engelliler Festivali’nde buluştu

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde düzenlenen 29 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 26. Uluslar arası Ayvalık Engelliler Kültür, Sanat ve Spor Etkinlikleri Festivali kortej ve serenomisi gerçekleştirildi.

    29 Eylül’den bu yana Ayvalık’ın Sarımsaklı mevkiindeki turistik otellerde ağırlanan engellileri, düzenlenen kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerin yanı sıra çeşitli eğlencelerle moral buldukları öğrenildi.

    Ege Ağız-Diş Sağlığı ve Diş Hekimleri Derneği üyeleri dernek başkanı Dr. Ertuğrul Sabah’ın öncülüğünde, ‘Engelli Çocuklarlar Elele’ Projesi kapsamında, gönüllü olarak etkinliklere katılan engellilere yönelik ağız ve diş sağlığı taramaları yaptı.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu ve Ayvalık Belediyesi tarafından düzenlenen 26. Engelliler Festivali’nin en renkli görüntülerinin olduğu ilçe merkezindeki Cumhuriyet Meydanı’ndaki kortej ve serenomisinde; Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı, Ayvalık Kaymakamı Gökhan Görgülüaslan, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Genel Başkanı Yusuf Çelebi, Türkiye Zihinsel Engelliler Federasyonu Genel Başkanı Aynur Dankaz, Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Gültekin Sertar Tolay, Ayvalık Kent Konseyi Başkanı Filiz Karayelli, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Devlet Personel Daire Başkanlığı yetkilileri, yurt genelindeki 81 ilden gelen yaklaşık bin civarındaki engellilerle bağlı bulundukları dernekler ve engelli aileleri hazır bulundu.

    Ayvalık Bando Takımı eşliğinde; saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın bir ağızdan seslendirilmesinin ardından konuşan Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi; engellilerin sorunlarının evrensel bir olgu olduğunu vurgulayarak, “Engellilerin sorunları tüm toplumun sorumluluğundaki sorunlardır. Çünkü biz engelliler, bu toplumun bir parçası olarak bireyler doğarken; eğitim hakkı, öğretim hakkı, üretime katılma haklarına sahip olduklarını çok iyi biliyoruz. Bir toplumda 12 milyona yakın engelli varsa, bu kitleyi üretime katmazsanız ülkenin kalkınması mümkün değildir. Bir düşünür aynen şunları söylemiştir; ‘Uzaklık mesafesi, Ne Çin’dedir, ne de Hindistan’dadır. Uzaklık mesafesi, beyinler arası mesafedir’. Son günlerde beyinler arası mesafeler çözülmüş, bütünleşmiş, Engelliler de, ülkenin refah seviyesi yükseldikçe, engelliler de bundan payını almışlardır. Biz Ayvalık’ta 26 yıldan bu yana yaptığımız etkinliklerde gündeme getirdiğimiz konuları siyasilere taşır ve bu konularla, sorunların çözümlenmesine katkı sağlamaya çalışmaktayız. Çok değerli Cumhurbaşkanımızın, ‘Engelli kardeşim sadaka kültürü değil, halk eksenidir.’ Şeklindeki sözleri bizim için çok değerli ve gönlümüzü okşamıştır. Cumhurbaşkanımız bu sözleriyle; engellilerin üretime katılma hakkı, eğitim hakkı ile yasal çerçevelerde engellilere verilen hakların olduğuna işaret etmiştir. 2005 yılında engelliler için devri niteliğinde olan Engelliler Yasası hayata girmiştir. O güne kadar engellilerimizde olmayan haklar bu yasa ile bizlere kazandırılmış ve Türkiye’deki engelliler Avrupa’daki engellilere verilen haklara sahip olmuşlardır” dedi.

    Törende konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer ise; 26 yıldan bu yana Türkiye’nin dört bir yanındaki engellileri Ayvalık’ta ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Ayvalık; 26 yıldan bu yana bu şenlikleri büyük bir heyecanla gerçekleştiriyor ve yapıyor. Her yıl bu şenliklere Ayvalık halkının yanı sıra, turizmcilerimiz de tam destek vermektedir. Benim belediye başkanlığımdan önce de ben bu şenliklere katılırdım. Ama 4 buçuk yıldan bu yana görev yaptığım süreçte bu şenliklerin ne kadar önemli olduğunu daha da iyi anladım. Bu şenliklere katılan engelliler bir yıl boyunca bu şenliklerin yapılmasını sabırsızlıkla bekliyorlar. Ayvalık’a da bu şenliklere katılmak için geldiklerinde gönüllerince eğleniyorlar. Bununla da kalmıyorlar. Bu şenliklerde hükümetten ve devletten isteklerini ifade ederek, seslerini Ayvalık’tan duyuruyorlar. Bu durum bizi çok mutlu ediyor.” diye konuşarak, 26 yıldan bu yana bu festivalin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

    Ayvalık’ta büyükşehir belediyesi tarafından gerçekleştirilen ulaşım konusunda engellilerin halk otobüslerinin yanı sıra büyükşehir belediyesi bünyesindeki minibüslerden de yararlanmasını isteyen Başkan Gençer, sözlerini geçtiğimiz hafta sonu Türkiye’nin büyük kabusu haline gelen Tropical Kasırga’nın Ayvalık’a engellilerin gelmesiyle, Türkiye’yi teğet geçtiğine inandığını sözlerine ekledi.

    Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı da, engellilerin Ayvalık’a gelmesiyle, bu güzel beldede çiçeklerin açıldığını savunarak, “Türkiye’nin en güzel köşelerinden biri olan Ayvalık’ımız, engellilerle birlikte çok daha güzel bir hale geldi. Bu güzelliği yaşanmasını sağlayan bu güne kadar bu şenliklerin yapılmasını sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Şunu çok iyi biliyoruz ki; sizin bizlerden hiçbir farkınız yok. Siz engelliler bizlerden zaten bir ayrıcalık istemiyorsunuz. Bunun da bilincindeyiz. Biz devletin tüm mekanizmaları olarak engelli kardeşlerimizi bizimle aynı koşullarda yaşama olanaklarına kavuşturabilmek için uğraşıyoruz. Engellilerin özel bir ayrıcalık istemediklerinin farkındayız. Siz engellilerin engellerinden dolayı aynı yaşam standartlarına kavuşturabilmek bizim görevimiz. Bu yolda ilerliyoruz. Devlet, sivil toplum kuruluşlarıyla hep birlikte inşallah güzel Türkiye’mizde engellilerimizle eşit koşullarda, birbirimizi üzmeden, herkesin gönlünce yaşadığı bir ülke haline gelmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından tören; Ayvalık Bandosu’nun eşliğinde, festivale Türkiye’nin dört bir yanından ilçeye gelen engelli grupların resmi geçişi ile sona erdi.

    Ayvalıklı vatandaşlar engellilerin resmi geçişi sırasında alkışlarıyla engellilerin gönüllerini almasını bildi.