Etiket: “Türkiye’deki

  • Milletvekili Karahocagil: “Eski Türkiye’deki hastanelerde yaşanan utanç verici görüntüleri orta yaş üzeri vatandaşlarımız daha iyi bilir”

    AK Parti Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil, “Eski Türkiye’deki hastanelerde yaşanan utanç verici görüntüleri orta yaş üzeri vatandaşlarımız daha iyi bilir” dedi.

    Bu görüntülerin yaşandığı dönemde görev yapan genel müdürlerin çoğunluğunun halka hizmetten ziyade halka eziyet etme düsturu üzerine programlandığına inandığını vurgulayıp gençlere durumu anlamaları için örnek veren Milletvekili Karahocagil, “Hastane ücretini ödemezseniz vefat eden yakınlarınız, hastalarınız rehin olarak alınıyordu. İşçilerin hastanesi ayrı, askerin ayrı ayrı idi. İşçiler 3. sınıf hastanelerde tedavi görüyordu. İlaç almak fermana mahsustu. Bırak uçak ambulans, helikopter ambulans, kar aracı ambulansı doğru dürüst ambulansımız yoktu. Olanlardan hizmet almakta milletvekiline, valiye, il başkanına ulaşmakla oluyordu” diye konuştu.

    Bugün ülkede genel sağlık sigortası şemsiyesinin dışında kalan kimsenin bulunmadığını vurgulayan Mustafa Levent Karahocagil, “Hastane yatak kapasitemizi 136 bin ilave ile 240 bine, sağlık çalışanı sayımızı 550 bin ilave ile 928 bine ve doktor sayımızı da 94 bin ilave ile 231 bine çıkardık. Ambulans sayımızı 618 adetten 5 bine çıkardık. Her bölgeye hitap edecek ambulans helikopterlerimiz, ambulans uçaklarımız mevcut. 112 Acil sağlık istasyonu sayımızı 481 adetten 2 bin 668’e yükselttik. Aile hekimliği sistemini tüm ülkede yerleşmesini sağladık. Artık ülkemizde şehir hastaneleri dediğimiz, halkımıza sağlıkta en güzel hizmeti sunma çabasındayız. Şu ana kadar Yozgat, Isparta, Mersin, Adana, Kayseri ve Elazığ’da 6 şehir hastanemizi hizmete aldık. Yakında Ankara Bilkent, Eskişehir ve Manisa’yı da hizmete alıyoruz ve toplamda şehir hastanelerinde 44 bin 400 adet yatak sayısına ulaştık” şeklinde konuştu.

    TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hakkında bilgi veren Karahocagil şunları söyledi:

    “Sağlık Bakanlığının izni olmadan organ nakli ve üremeye yardımcı tedavi merkezi hizmeti veren kurum ve kuruluşların faaliyeti durdurulacak veya faaliyet izni iptal edilecek. Düzenlemeyle birlikte doktorların birden fazla görevi kabul etmeleri için tabip odasından izin almaları şartı kaldırıldı. Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sebebiyle kasten işlenen suçlardan şüpheli olanlar, kolluk görevlilerince yakalanacak ve gerekli işlemleri yapılarak cumhuriyet başsavcılığına sevk edilecek. Tütün malzemelerinin marka, paketin sadece bir yüzeyine ve bu yüzeyin yüzde 5’ini aşmayacak şekilde yazılacak. Paketlerin üzerine markanın logosu, simgesi veya işaretleri konulamayacak. Bu kurallar birden fazla paketi bir arada bulunduran tütün ürünleri kutuları için de geçerli olacak.”

  • Japonya’nın dev bankasının Türkiye’deki evi

    Japonya’nın önde gelen bankalarından Mizuho Corporate Bank’ı müşterilerine ekleyen uluslararası ofis sağlayıcı Servcorp, başarılı dolar tahminleriyle bilinen bu dev bankaya Türkiye’de ev sahipliği yapıyor.

    Değişen çalışma kültürleri doğrultusunda büyük bir hızla yaygınlaşmaya başlayan esnek ofis yönetimi, artık iş dünyasının tercih ettiği alanların başında geliyor. Bu fikirden hareketle Avustralya’dan dünyaya açılarak 23 ülke, 54 şehir ve 160 lokasyona yayılan uluslararası ofis yöneticisi Servcorp, Japonya’nın en büyük bankalarından olan Mizuho Corporate Bank’ı müşterileri listesine ekledi.

    “Dünyadaki çalışma kültürleri değişiyor’’

    Çalışma kültürlerinin giderek boyut değiştirdiğini vurgulayan Servcorp Türkiye Direktörü Damla Özgönül, “Geçmişte iş kurmanın ilk adımı bir ofis tutup, ekip oluşturmak iken, artık iş kurmak ya da işini büyütmek isteyen şirketlerin özel bir ofis tutmasına veya ön büro ekibi oluşturmasına gerek kalmadı. Esnek ortak çalışma alanları artık bu ihtiyaçların tamamını karşılarken, girişimcilerden kurumsal firmalara kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Firmalar, ihtiyaçlarına göre esnek kontratlar yapabiliyor. İsteyen tamamen kendine özel sabit bir oda, isteyen ortak çalışma alanında bir masa hizmeti alabiliyor. Özellikle çağın dinamiklerini yakalayabilen firmalar, hazır ofisler ve esnek çalışma alanlarını, gereksiz maliyetlere bağlı kalmamak, resepsiyon, sekretarya gibi destek hizmetlerini yönetmekten kurtulmak ve böylece kendi işlerine odaklanmak için tercih ediyor’’ açıklamasında bulundu.

    “Uluslararası finans devlerinin Türkiye’deki ofisi”

    Özgönül, “Türkiye’de profesyonel ofis desteği verdiğimiz kuruluşlar arasında, birçok önemli finans devi bulunuyor. Başarılı dolar tahminleri ile uluslararası piyasaların yakından takip ettiği en büyük Japon bankası Mizuho Corporate Bank’ın Türkiye temsilciliği ve daha birçok yabancı yatırım bankası Servcorp’un Tekfen Tower’daki adresinde bulunuyor. Türkiye’de iş yapmak isteyen Japon şirketlerine iş desteğini artırmak için Türkiye piyasasına giriş yapan banka halen Servcorp ile yoluna devam ediyor’’ dedi.

  • Sudan Büyükelçisi Elkordofani: “Sudan’daki hammadde ile Türkiye’deki teknolojiyi birleştirmek istiyoruz”

    Denizlili iş adamlarıyla bir araya gelen Sudan Büyükelçisi Elkordofani, ülkelerindeki hammadde zenginliği Türkiye’deki teknoloji ve finans kaynaklarıyla bir araya getirmek istediklerini belirterek iş adamlarını ülkelerine yatırım yapmaya davet etti.

    Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Denizli’ye gelen Sudan Büyükelçisi Yousif Ahmet Eltayeb Elkordofani ve beraberindeki heyet, AK Parti Denizli Mailletvekili Şahin Tin’in öncülüğünde Denizli Ticaret Borsa’nda (DTB) gerçekleştirilen toplantıda, Denizlili iş adamlarıyla bir araya geldi. Sudan’da zengin hammadde kaynakları bulunduğunu ifade eden Büyükelçi Elkordofani, Denizlili iş adamlarını ülkesine yatırım yapmaya davet etti.

    Sudan’da dünyadaki üç büyük hammadde sorunun çözümü olduğunu aktaran Elkordofani, “Sudan’da hammadde çok var ve dünyada da hammadde az. Bu hammaddeler, tarım, hayvancılık sektörü, gaz, petrol ve daha birçok alan daha. Bazı araştırmalara göre Sudan’da dünyanın üç problemine çözüm olduğu söyleniyor. Bunlardan yiyecek, su ve enerji sorunlarıdır. Bu sorunların çözümleri Sudan’da mevcut, bu hammaddeler kullanılmamış halde Sudan’da var” dedi.

    Türkiye’de ise teknoloji, gelişmiş bir idari yönetim ve finans kaynaklarının olduğunu belirten Büyükelçi Elkordofani, Sudan’daki hammaddeler ile Türkiye’deki teknoloji, idari yönetim ve finans kaynaklarının kullanılarak iki ülke arasında stratejik anlaşmaların yapılabileceğini aktardı.

    Ziraat Bankası’nın Sudan’da Şube açacağını ve geçtiğimiz Aralık ayında iki ülkenin Merkez Bankası arasında görüşmeler yapıldığını ifade eden Büyükelçi Elkordofani, Türkiye ile Sudan arasında Euro, dirhem ve lira transferinin kolay bir şekilde fiili olarak başladığını söyledi.

    Büyükelçi Elkordofani, Türkiye’deki bir hava yolu firmasının Sudan’a seferler düzenleyeceğini de belirterek, tüm özel sektörü Sudan’a beklediklerini ve Türkiye’nin son zamanlardaki gelişimi ile ilgili özel sektörün büyük paya sahip olduğunu kaydetti.

  • Bakan Soylu Türkiye’deki terörist sayısını açıkladı

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Türkiye’deki terörist sayısı şu anda 750 civarında, 5 bin, 6 bin, 10 binli rakamlardan buraya geldi. Son 10 ayda terör örgütüne ancak 66 kişi katıldı” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti İzmir İl Başkanlığını ziyaret etti. Partililer tarafından coşkuyla karşılanan Bakan Soylu, buradaki partililere konuştu. Terörle mücadelede son durum hakkında bilgi veren Bakan Soylu, “Yarın Ankara’ya döneceğim sabah Diyarbakır’da olacağım. Oradan başka bir vilayete geçeceğim. Birtakım değerlendirmeler yapacağız. Bir de orada mücadele veren evlatlarımız var. Hiçbir şeyin hesabını yapmıyorlar. Oradaki belediyelere kayyum atanmış rahatsız oluyorlar. PKK’ya oradan para transfer edemiyorlar. Kandilde oturmuşlar hangi köye muhtarlara atarız diye plan yapıyorlar. Nereye hangi belediye başkanlarını gönderiz diye plan yapıyorlar. Demokrasiyi istismar edenler ve demokrasi üzerinden terör örgütüne can suyu vermeye çalışanlarla mücadelemiz devam edecek. Türkiye’deki terörist sayısı şu anda 750 civarında, 5 bin, 6 bin, 10 binli rakamlardan buraya geldi. Son 10 ayda terör örgütüne ancak 66 kişi katıldı. Öyle yıllar oldu ki yakın zaman dilimi içerisinde 2 binler, 3 binler, 4 binlerdeydi. Bizim ikna ederek yargıya teslim ettiğimiz terörist sayısı katılanların 4 katı. Sadece teslim olanları söylemiyorum onlar 400 civarında. Dün terör örgütünün baskısı altında kalan bir takım güvenlik korucularını görevden uzaklaştırdık. Pazartesi başka bir sürprizimiz daha var. Bir hazırlığımız daha var. Bunu da kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

    “17 bin uyuşturucu satıcısını kodese tıktık”

    Uyuşturucu ile mücadeleyi uluslararası alanda gerçekleştirdiklerini ifade eden Bakan Soylu, “İzmir’de günde 20 tane evden hırsızlık yapılıyordu. Bugün sayıyı 4,5’e düşürdük. Bunu daha da düşüreceğiz. Mala karşı işlenen suçları aydınlatma oranını İzmir’de 6,5 puan yükselttik. Daha da yükselteceğiz. Okullarımızın etrafı huzur ve sükun içerisinde olsun. Anneler babalar çocuklarını okula bıraktıklarında gözleri arkada kalmasın. Birçok okula güvenlik görevlisi verdik. Uyuşturucu konusunda her yerde tacirlere alan vermiyoruz. Bu gün cezaevlerinde 50 bini aşkın taciri yatmakta. 17 bin uyuşturucu satıcısını kodese tıktık. Sadece mücadeleyi burada yapmıyoruz. Geçen hafta Afganistan, Pakistan bütün hat üzerinde uyuşturucu mücadelesini de uluslararası bir alanda yapıyoruz” diye konuştu.

    Kılıçdaroğlu’na cevap verdi

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “İçişleri Bakanlığı müfettişlerle birlikte belediyelere baskı yapıyor” sözlerine yanıt veren Bakan Soylu, “Özür diliyoruz Kılıçdaroğlu. İki tane hırsızlık yapan belediye başkanını görevden aldığımız için milletimizden de özür diliyoruz. Bize teşekkür etmesi lazım ’Ben bakamıyorum bu adamlar yolsuzluk yaptı’ diye. Gitsin Beşiktaş’a Ataşehir’e bir sorsun bakalım. Millete sorsun. Ben orada milletvekili adayıydım. Beşiktaş’ta adım adım gezdim. Bir kişi bile ’Siz bunu neden görevden aldınız’ demedi. Tam tersi teşekkür ettiler. Yazıklar olsun. Biz parti ayrımı yapmadık” dedi.

    “260 bin Suriyeli evine döndü”

    Toplumda Suriyelilere yönelik yanlış algı oluşturulduğunu söyleyen Bakan Soylu, “Toplumun bazı kesimleri tarafından Suriyelilere yönelik göç politikaları hakkında yanlış algılar oluşturulmaya çalışıldığını kaydederek, ” Türkiye’de suç oranı ortalaması yüzde 2,5 tür. Suriyelilerin karıştığını onun üçte biri yani 0,8. ’Suriyeliler çok büyük bir suç yapıyorlar’ diye dedikodu yapanlar aslında birilerinin ekmeğine yağ sürebilmek, etrafımızdaki coğrafyadaki karmaşıklığa ve orada sıkıntıya düşmüş insanları kurtarmaya çalışan Türkiye’yi karalamaya çalışıyorlar. Dilencileri toplatıyoruz. Suriyeliler dilencilik yapıyor diye söylüyorlar. Ancak her 100 dilencinin 9’u, 8’i Suriyeli çıkıyor. ’Çocukları taciz ediyorlar, bir takım tacizlerde bulunuyorlar’ deniyor. Bu oranı da söyleyeyim Ülkedeki taciz olaylarının 10’da 1’i kadarına onlar karışıyor. Tacizin milliyeti mi olur, tacizin kimliği mi olur? Kim yaparsa gereğini yerine getiriyoruz. Suç işleyen kim varsa Suriyeli de olsa kendi sınırlarının ötesine geçiriyoruz. ’Bayramda gidiyorlar, neden geri geliyorlar’ diyorlar. Bayramda gitmelerini biz sağlıyoruz. Eskiden 4-5 gündü şimdi 1 ay gitsinler diyoruz. Oraları görsünler, evleri varsa kalıyorlar zaten şu anda 260 bin kişi gitti ve oralarda kaldı. Evleri yok barkları yok güvenli değil. Ne yapacaklar Türkiye’ye gelecekler. 50 yıl sonra orada kendi topraklarına döndüklerinde çocukları Türkiye’ye baktıklarında sadece dua edecekler. Bunarlı siyasetlerine alet edenleri de kınıyorum.”

    Bakan Soylu’nun ziyaretine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ve AK Parti İzmir milletvekilleri de eşlik etti.

  • AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Berger: “Türkiye’deki gazeteciler dünyaya ders verdi”

    AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger, “Türkiye’deki gazetecilerin yaptığı haberler, mültecilerin durumlarını anlama konusunda çok etkili oldu. Sizler mülteciler konusunda dünyaya ders verdiniz ve yaptığınız haberlerle dayanışma oluşturdunuz. Bu konuda üzerinizdeki sorumluluk devam ediyor” dedi.

    Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) ve Mülteci Destek Derneği (MUDEM) iş birliğiyle düzenlenen ve AB’nin fonladığı, “Medya ve Mülteciler Basın Buluşmaları 2018” başladı. Sempozyumun açılış konuşmasını gerçekleştiren Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger, daha iyi bir gelecek için insanların başka ülkelere göç etmesinin insanlık tarihi kadar eski olduğunu belirterek, “Herkes geçmişte bir şekilde göç etmiştir. Benim babamın ailesi 500 yıl boyunca aynı yerde yaşamış hiçbir yere gitmemiş. Eşimin ailesi ise Doğu Akdeniz’den mülteci olarak gelmiş. Hepimizin ailelerinde göç hikayeleri var. Geçmişinizde mutlaka bir yerden bir yere göç etmiş birileri vardır. Şunu anlamalıyız ki göçmenlik durumu ömür boyu sürmüyor. Ülkeler, kendilerine sığınan göçmen ve mültecilere geçici olarak yardımcı oluyor. Günümüzde Türkiye bu konuda çok iyi bir misafirperverlik örneği sergiliyor. Dünyada mültecilerin Türkiye’den daha iyi ağırlandığı bir yer bilmiyorum” diye konuştu.

    Berger, mültecilerin hukuki statüsünü belirlemek için BM tarafından 1951 Cenevre Sözleşmesi’nin ve 1967’de Mültecilerin Statüsü’ne İlişkin Protokol’ün imzalandığını ve bu sözleşmelerde devletlerin sorumluluklarına da değinildiğini anımsattı. Son yıllarda yaşanan göç dalgalarının ve Balkan Savaşı’nın Avrupa ülkelerine birçok ders verdiğini dile getiren Berger, “Şunu anlamalıyız ki göçmenlik durumu ömür boyu sürmüyor. Ülkeler, kendilerine sığınan göçmen ve mültecilere geçici olarak yardımcı oluyor. Günümüzde Türkiye bu konuda çok iyi bir misafirperverlik örneği sergiliyor. Dünyada mültecilerin Türkiye’den daha iyi ağırlandığı bir yer bilmiyorum. Gazeteciler mülteciler konusunda çok büyük sorumluluklara sahip. Yapılan haberler toplumları ve politika üretenleri etkiliyor. Türkiye’deki gazetecilerin yaptığı haberler, mültecilerin durumlarını anlama konusunda çok etkili oldu. Sizler mülteciler konusunda dünyaya ders verdiniz ve yaptığınız haberlerle dayanışma oluşturdunuz. Bu konuda üzerinizdeki sorumluluk devam ediyor. Aslında rakamlara indirgediğimiz şey insan. İnsanlar ülkelerinden zorunlu sebeplerden dolayı ayrılmak zorunda kalıyor. Bugün, bütün mültecilerin birer hikayesi var. Suriye’den, Filistin’den ayrılmış insanlar ülkelerine geri dönmek istiyorlar. Çocuklarını okula yollayamıyorlar. Bu hikayeleri de aktarmak siz gazetecilerin sorumluluğunda. Umarım bu buluşma, bu farkındalığı oluşturmada etkili olacaktır” dedi.