Etiket: Türkiye’de

  • Türkiye’de ilk “Orman Okulu” için imzalar atıldı

    Türkiye’de ilk “Orman Okulu” için imzalar atıldı

    Samsun’un Canik ilçesinde yapılacak ve Türkiye’de ilk olma özelliğini taşıyacak “Orman Okulu” için imzalar atıldı.

    Törende konuşan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Türkiye’de ilk olma özelliğini taşıyan “Orman Okulu”, ayrıca Hükümet Konağı, Şehr-i Bahçe Konutları, Gençlik Merkezleri ve diğer yatırımlarla ilçenin artık bir cazibe merkezi haline geldiğini söyledi.

    İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Canik Belediyesi arasında Canik’te yapılacak Orman Okulu için iş birliği protokolü imzalandı. Canik Orman Okulu alanında gerçekleştirilen imza törenine Samsun Vali Yardımcısı Hasan Balcı, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, Canik İlçe Milli Eğitim Müdürdü Mustafa Uzunlar ve hayırsever iş insanı Sezai Erol ve Recai Erol katıldı.

    İmza töreninde konuşan Samsun Vali Yardımcısı Hasan Balcı, Canik’te yapımına başlanan Orman Okulunun bir hayırsever tarafından Canik Belediyesinin katkılarıyla yapıldığını belirterek, “Okulun yapımında katkı veren İl Milli Eğitim Müdürümüze, Canik Belediyemize ve hayırseverimize çok teşekkür ediyorum. Ben burada şuan hakikaten çok huzurluyum ve çok keyifliyim. Çok güzel bir ortamda kuş cıvıltıları altında yani buraya gelecek öğrencilerin nasıl keyif alabileceğini, nasıl bir yetkinlik elde edebileceğini şimdiden tahlil edebiliyorum. Bu anlamda desteklerini esirgemeyen hayırseverimize ve buna vesile olan Belediye Başkanımıza, İl Milli Eğitim Müdürümüze çok teşekkür ediyorum. Belediye Başkanımız birçok çalışma için bizlerle entegre halinde. Bizlere çok ciddi destekler veriyor. İnşallah Orman Okulumuz öğrencilerimiz için, Belediye Başkanımızın ve Milli Eğitim Müdürümüzün ifade ettiği gibi, velilerimiz için ülkemiz için çok hayırlı bir hizmete vesile olacağını düşünüyorum. Tekrardan hepinize teşekkür ediyorum” dedi.

    “Bugün Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz”

    “Bugün Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyoruz” diyerek konuşmasına başlayan Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, “Öncelikle bu imza töreni için tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Bugün Türkiye’de bir ilk örneği gerçekleştiriyoruz. Orman Okulu projesi sadece bir mekânın dizayn edilmesinden ziyade bu mekânın yüzlerce insanın okuryazarlığına, bilimsel gelişmesine, kültürel ve sanatsal gelişimine, 21.yüzyılın çocuklarına ve 21. yüzyılın çocuklarının becerilerini merkeze alarak nasıl hizmet edeceğini hep beraber görmüş olduk. Bu okulumuzla beraber, ve benzeri okullarla beraber biz eğitimi artık sadece bir dört duvar arasında olmaktan çıkarıp doğayla, sanatla, kültürle bütünleşik ortamlarda çocuklarımızın becerilerine hitap edecek şekilde yapmayı hedefliyoruz. Türkiye’de ilk olacak Orman Okulu projesinde bizim önümüzü açtığı için ve eğitime sağladığı katkılar nedeniyle Belediye Başkanımıza gerçekten çok teşekkür ediyorum. Böyle güzel çalışmaların kedilerinden devamını diliyorum” diye konuştu.

    “Devlet eliyle Orman Okulu ilçemizde yapılarak bir ilk olacak”

    Konuşmasına hayırsever iş adamı Sezai Erol’a teşekkür ederek başlayan Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, eğitimin öncelikleri olduğunu ve eğitime desteklerinin devam edeceğini vurguladı. Sandıkçı, “Göreve başlar başlamaz eğitime olan ilgimiz nedeniyle yarının teminatı çocuklarımıza neler yapabilirizin mücadelesi içinde olduk. Bu anlamda Canik’i eğitim üssü haline getirmeyi amaçladık. Tüm okullarımıza gerekli fiziki desteği, akademik anlamda belediye olarak yapabileceğimiz tüm desteği sağladık, sağlamaya devam ediyoruz. Çünkü şunu biliyoruz ki başarı eğitimden geçiyor. En kalıcı en önemli yatırım eğitime yapılan, insana yapılan yatırımdır. Sonuçta Belediye olarak yol, temizlik, park bahçe, alt yapı, üst yapı gibi asli görevlerimizi yapıyoruz ama yarın bulunduğumuz makamları teslim edeceğimiz gençliği yetiştirmenin de birincil görevimiz olduğunu düşünüyorum. Orman Okulu projesi çok farklı ve özel bir proje. Aslında dünyada çok eskiden beri faaliyet gösteren özellikle Avrupa’da 50-60 yıldır var olan ama ülkemizde henüz yeni yeni başlayan bir proje. Ülkemizde iki özel orman okulu var ama devlet eliyle Orman Okulu ilçemizde yapılarak bir ilk olacak. Çocuklarımız burada doğal öğrenme teknikleriyle bilim, sanat ve matematik öğrenip, sosyal yaşam becerilerini geliştirecek. doğayla iç içe yaşamayı öğrenip inekten süt sağacak, yoğurt mayalayacak, yumurta toplayacak, sebze yetiştirecek. Bu tür okullarımızın, çocuklarımızın fiziksel, bedensel ve ruhsal gelişimine çok ciddi anlamda katkı sağlayacağını düşünüyorum. Okulumuz tamamlandıktan sonra diğer bölgelerde de bu tür müteşebbisleri harekete geçirerek ilçemizi eğitimde marka yapmaya, Canik’i bir eğitim üssü haline getirmeye kararlıyız. Sadece bu okulla yetinmeyip, yine bölgemizde bir dil kampı projemiz var. Dil eğitimi için yurt dışına öğrenci göndermek zorunda kalıyoruz. Üç-dört haftalık eğitimler için yıllık 100 bin dolar civarında yabancı ülkelere öğrenci göndererek para harcıyoruz. Böyle bir dil kampını yatılı olarak bölgemize kazandırdığımızda dil eğitimini verebiliriz diye düşünüyorum. Hayırseverimiz Sezai Erol gibi iş insanlarımızla dil kampı projemizi de hayata getireceğimize inanıyorum. Yine bu projeyle de yetinmeyip, günümüz dünyasında büyük önem arz eden yazılım ve kodlama konusunda ilçemizde ivme kat edelim istiyorum. Bu anlamda da ilerleyen zamanlarda Canik’i bu konuda bir üst yapmayı hedefliyoruz. Tüm ilkokul ve ortaokullarımızın hepsine yazılım ve kodlama ile alakalı setleri biz temin edecek, eğiticilerin eğitimini sağlayarak tek müfredatla bu eğitimi de inşallah başlatacağız” şeklinde konuştu.

    Geleceğe iz bırakmak için bu tür projelerin öneminden bahseden hayırsever iş adamı Sezai Erol ise yaptığı konuşmada, “Bu tür projelerle geleceğe iz bırakmalıyız. Para kazanmanın yanında bu tür projelere destek vererek, kendi yaşadığımız yerlere, yeni nesillere yaşamın sadece AVM’lerde, bilgisayarlarda olmadığını, hayatın kendisinin doğada olduğunu öğretmek aşılamak durumundayız diye düşünüyorum. Tekrardan hepinize teşekkür ediyor, Orman Okulumuzun ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

    Gerçekleştirilen imza töreninin ardından Orman Okulu alanı gezilerek yapılacak olan çalışmalarla ilgili bilgi alındı.

  • Türkiye’de ilk olacak Gökçeada arısına bal ormanı tesisi

    Türkiye’de ilk olacak Gökçeada arısına bal ormanı tesisi

    Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde, Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan arı ıslahı ve bal ormanı tesisi için arazi ve inceleme çalışmaları yapıldı.

    Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü; Gökçeada arısı ıslah çalışmalarına destek vermek, Gökçeada arıcılarının ihtiyaçlarına cevap verecek ve milli ekonomiye katkı sağlayacak Türkiye’de ilk olacak olan arı ıslahı ve bal ormanı tesisi için arazi çalışmaları ve incelemeler gerçekleştirdi.

    Arazi incelemesine; Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü Şube Müdürü Mustafa Demirbaş, Anafartalar Orman İşletme Müdürü Yücel Martin, Çanakkale Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cahit İleri, Tarım Orman İlçe Müdürü Mehmet Kavruk ve Gökçeada Orman İşletme Şefi Kerime Sezgin ve arıcılar katıldı.

  • Eski Sağlık Bakanı Akdağ: “Korona virüsle mücadele hem Türkiye’de hem de Erzurum’da çok iyi yönetildi”

    Eski Sağlık Bakanı Akdağ: “Korona virüsle mücadele hem Türkiye’de hem de Erzurum’da çok iyi yönetildi”

    Eski Sağlık Bakanı AK Parti Erzurum Milletvekili Recep Akdağ, korona virüsle mücadelenin Türkiye’de ve özellikle Erzurum’da çok iyi yönetildiğini ve vatandaşların pandemi hastanesi olan Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne çekinmeden gidip muayene olabileceklerini söyledi. Ayrıca CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Özden Kaboğlu’nun, “Topkapı Sarayı da Ayasofya da müze olarak korunmalı hatta Sultanahmet de müze olmalı” sözlerine tepki gösteren eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Böyle bir şey kimin ne haddineymiş, çok açık ve net özür dilemeliler” dedi.

    Eski Sağlık Bakanı ve AK Parti Erzurum Milletvekili Recep Akdağ, Erzurum AK Parti İl Başkanlığı’nda milletvekilleri ve partililerle bir araya geldi. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Akdağ, açılış yapılan Erzurum Şehir Hastanesi hakkında bilgi verdi.

    Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Şehir Hastanesini birleştirdiklerini ifade eden eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Yeterince konforlu poliklinik alanlarımız var. Doktorlarımızın hiçbir sıkıntı çekmeden, yoğunluğa vatandaşı maruz bırakmadan mükemmel poliklinik alanlarımız oluyor. Otopark alanlarımız 2 bin araçlık yeni kapalı otopark yaptık. Kışın ağır geçtiği Erzurum’da vatandaşlarımız hastaneye gittiğinde araçlarını kapalı otoparka bırakarak hastaneden hizmet alabilecekler. Aciller açısından yeni bir hizmet başlatıyoruz. Acil kapısından bir vale alacak hastayla ilgilenirken vale tarafından araç otoparka çekilecek. Hasta yataklarımız her hastanın bir oda da tek bir yatakta yatabileceği şekilde planlandı. 30 metrekare bir oda da vatandaşımız refakatçisi ile birlikte kendine mahsus bir odada yatacak. Bu odalar bütün Şehir Hastanelerinde olduğu gibi her an yoğun bakım odasına dönüşebilecek özellikleri de taşıyor. Korona virüs salgının da gördüğümüz gibi, afete, depreme karşı diğer odalarda yoğun bakım odasına dönüşebilir” diye konuştu.

    “Vatandaşlarımız çekinmeden Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine muayene olabilirler”

    Erzurum’da pandemi hastalarının Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesi’ne kabul edildiğini vurgulayan Akdağ, “Bölge Hastanemize vatandaşlarımız diğer hastalıkları için gitmekten hiç çekinmesinler. Böyle bir çekingenlik var halk arasında. Şehir Hastanesinde bir blok girişi çıkışı tamamen farklı ayrı bir yerden olmak üzere pandemi hastaları için ayrılmış durumda. Oradan başka hasta alınmıyor, hastalarda başka tarafa götürülmüyor. Tamamen müstakil bir yerde apayrı bir hastane gibi hizmet veriyor. Dolayışla başka hastalığı olan, hizmete ihtiyacı olan vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını ertelememelerini söylüyorum. İhtiyaçlar ertelenirse yarın başka problemler çıkabiliyor” ifadelerini kullandı.

    “Korona virüsle mücadele Erzurum’da çok iyi yönetildi”

    Salgınla mücadelenin Türkiye’de ve özellikle Erzurum’da çok iyi yönetildiğini dile getiren Akdağ, “Bizde vefat eden sayısı az. Bunun artmaması için maskemize dikkat edeceğiz, maskeyi temiz elle takacağız ellerimiz yıkadıktan ya da dezenfekte ettikten sonra temiz elle takacağız. Maskeye dokunmayacağız, dokunursak ellerimiz kirli olabilir ve kendi kendimize bulaştırabiliriz. Aramızdaki mesafelere dikkat edeceğiz ve yaklaşmayacağız. Maske takmaya ve mesafe kurallarına uymalıyız. Virüsle epeyce bir süre yaşamaya daha devam edeceğiz. Henüz bir aşı ortaya çıkmadı. Aşı çıktığı zaman güvenli bir şekilde insanlara ne kadar yapılacak onu göreceğiz. Kronik hastası olanları, yaşlılarımızı korumak için dikkat edeceğiz. Gençlerimiz hastalığı taşıyabilir dikkat etmeliler” dedi.

    “Kimin ne haddineymiş, derhal özür dilemeliler”

    CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Özden Kaboğlu’nun, “Topkapı Sarayı da Ayasofya da müze olarak korunmalı hatta Sultanahmet de müze olmalı” sözlerine yönelik sert eleştiride bulunan eski Sağlık Bakanı Akdağ, “Milletten çok açık ve net özür dilemelidirler. Sultanahmet’i müze yapmak demek ne demek oluyormuş, kimin Sultanahmet’i müze yapmaya hakkı varmış. Milletin değerlerini böyle toplum mühendisliği ile değiştirmeye çalışanlar geçmişte çok yaptılar. Bunlar çok açık ve net özür dilemelidirler. Sultanahmet ve bütün camilerimiz bizim en büyük kutsalımızdır. Kimin ne haddineymiş. Bir yanlış yaptılar, şimdi geri dönmeye çalışıyorlar. Hem bu sözün sahibi hem de CHP’nin tüzel kişilerinin ilgili kişileri özür dilesinler, yanlış bir şey yaptık desinler” açıklamalarında bulundu.

  • Emre Erdoğdu, futbol hayatına Türkiye’de devam etmek istiyor

    Emre Erdoğdu, futbol hayatına Türkiye’de devam etmek istiyor

    İsveç’te ortaya koyduğu performansla göz dolduran Türk asıllı İsveçli futbolcu Emre Erdoğdu, futbol hayatına Türkiye’de devam etmek istiyor.

    İsveç 2 Lig takımlarından Akropolis IF’de top koşturan ancak korona virüs sebebiyle kulübüyle olan sözleşmesini fesheden Emre Erdoğdu, kariyerine Türkiye’de devam etmek istiyor. Aynı zamanda İsveç 19 Yaş Altı Milli Takımı oyuncusu da olan 20 yaşındaki Erdoğdu, “Milli takımda Fransa ve İngiltere’ye karşı oynadım. Amacım Türkiye’de futbola devam etmek. Bonservisim elimde, Türkiye’de Süper Lig ya da 1. Lig takımlarından teklif gelirse kapım açık. Ücret benim için ikinci planda, ilk etapta transfer olduğum takımda kendimi göstererek, önemli bir seviyeye gelmek isterim” dedi.

    Akropolis Takımı İdari Menejeri Georgios Gogas da Emre’nin çok yetenekli bir futbolcu olduğunu söyleyerek, “Emre’nin geleceği çok parlak. Korona virüs krizi nedeniyle ekonomik olarak zor durumdaydık. Önemli futbolcularımızla yollarımızı istemeyerek ayırmak zorunda kaldık. Emre hem stoper bölgesinde hem de sağ bek olarak oynayabiliyor” ifadelerini kullandı.

  • Ruslar Türkiye’de kültürel yağmalama yapmış

    Ruslar Türkiye’de kültürel yağmalama yapmış

    Burdur Mehmed Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nurullah Nehir, Rusların 1. dünya savaşında işgal ettiği Türkiye’de bazı şehirlerde kültürel yağma yaptıklarını söyledi.

    Nurullah Nehir, 1. Dünya Savaşında Rus işgaline uğrayan Erzurum, Trabzon, Van ve Bitlis gibi vilayetlerdeki kültür mirası tarihi eserlerin Ruslar tarafından Anadolu’dan götürüldüğünü belirterek, 1.Dünya Savaşı esnasındaki Rus işgalinin öteki yüzü olan Doğu Anadolu’daki kültürel yağma ve tahribe dikkat çekti.

    Nurullah Nehir sözlerine şöyle devam etti: ’1.Dünya Savaşı’nda Erzurum’un 1916 yılının şubat ayında Rus işgaline düşmesinin ardından Muş, Bitlis ve Trabzon da Rus işgaline uğramıştır. Rusların 1918 yılında bölgeden çekilmesiyle söz konusu vilayetlerde Maarif Nezareti tarafından yapılan tesbit çalışmaları sonucu İstanbul Beyoğlu’ndaki Rus Asar-ı Atika Mektebi Müdürü Rus Profesör Ospenski’nin 1916 yılının Haziran-Kasım ayları arası ile 1917 yılının Mayıs-Ağustos ayları arasında iki kez Trabzon’a gittiği ve Trabzon’dan Rusya’ya götürülecek tarihi eserleri tesbit ettiği anlaşılmıştır. Profesör Ospenski’nin tesbit ettiği Ortahisar, Ayasofya ve Yeni Camii de bulunan mozaiklerle, Hisar Camii yakınında bulunan Kulaklı Çeşme, tunçtan yapılmış su oluğu ile çok sayıda el yazması eserin de aralarında bulunduğu 10 sandık dolusu tarihi eserin Rusya’ya götürüldüğü anlaşılmıştır. Rusların bu işlemi sadece Trabzon’da yapmadığı Trabzon’un yanı sıra Van’da bulunan İskender Paşa, Hüsrev Paşa, Kaya Çelebi, Katırcıoğlu, Şafiiler, Camii Kebir, İskele, Topçuoğlu, Halil Ağa, Hayri Bey, Şabaniye ve Norşin camiilerini tahrib ederek yaktıkları, Hüsrev Paşa camii şerifinden ise takriben 300 metre çini ile direk başlıklarını götürdükleri tesbit edilmiştir. Bitlis’te ise Hamidiye Dergahı ile Şeyh Emin Efendi kütüphanesinden çok sayıda el yazması eserin alındığı, Erzurum’da da önemli ölçüde eserin Rusya’ya götürüldüğü yönünde bilgilerin olduğu, bu konunun Erzurum vilayeti tarafından araştırılarak gerekli raporun düzenlenmesi Maarif Nezareti tarafından istenmişse de söz konusu raporun Erzurum valiliği tarafından düzenlenmesi gecikmiştir. Bu sebepten dolayı Erzurum’dan götürülen eserler tam olarak tesbit edilememiştir.’