Etiket: Türkiye’de

  • Dr. Kaya “Türkiye’de sigara kaynaklı ölüm sayısı yılda 100 bin”

    Dr. Kaya “Türkiye’de sigara kaynaklı ölüm sayısı yılda 100 bin”

    Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Abdulkadir Kaya, salgınıyla mücadelenin devam ettiği bugünlerde sigara bırakmanın öneminin daha da arttığına dikkat çekti.

    Tıp Fakültesi’ndeki eğitim görevinin yanı sıra Düzce Üniversitesi Hastanesi’nde Check Up, Obezite ve Sigara Bırakma Polikliniklerinde hasta kabulü yapan Dr. Öğretim Üyesi Kaya, Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi’nde hipnoz, hacamat ve sülük tedavisi uygulamalarında bulunacak.

    “Koruyucu hekimlik yapmaktayız”

    Aile Hekimliğinin doğumdan ölüme kadar geniş bir yaş aralığına hizmet verdiğine dikkat çeken Dr. Kaya, “Doğumdan ölüme kadar tüm yaşlarda; akut ve kronik tüm sağlık sorunları ile ilgileniriz. Diyabet, hipertansiyon gibi sağlık sorunlarını takip etmekle kalmayıp, aynı zamanda hastaya biyopsikososyospiritüel yaklaşımda bulunan bir hekimlik dalıyız. Covid 19 ‘la mücadele döneminde Aile Hekimlerinin öneminin daha da arttığını görmekteyiz” dedi.

    Düzce Üniversitesi Hastanesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı bünyesinde Obezite, Check Up ve Sigara Bırakma Polikliniği’nin hizmet verdiğini anımsatan Kaya, Covid-19 salgınıyla mücadelenin devam ettiği bugünlerde sigara bırakmanın öneminin daha da arttığına dikkat çekti.

    “Türkiye’de sigara kaynaklı ölüm sayısı yılda 100 bin”

    Sigaranın dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna işaret eden Kaya, “Türkiye’de sigara kaynaklı ölüm sayısı yılda 100 bin. Sigara dünyada her 6 saniyede bir can kaybına yol açıyor. Akciğer kanseri ve daha birçok kanser sigara ile ilişkilidir. Başta KOAH olmak üzere solunumsal problemlerin temel sebeplerinden biri de sigaradır. Tüm bu veriler bile sigarayı neden bırakmalıyız sorusu için yeterli cevaplardır. Burada yaptığımız poliklinik hizmetinin ne kadar değerli olduğu ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.

    “Bırakanların yüzde 15’i başarılı oluyor ve içmemeyi sürdürüyor”

    Sigara bağımlılığından kurtulmak için bir den fazla etken olduğunu dile getiren Dr. Kaya, “Bunlardan en önemlisi kişinin karar vermesi. Yine destek tedavisi bizim için çok değerli. Gerek ilaç desteği gerek psikolojik destek bırakmada önemli faktörlerdir. Tüm bunlardan daha da değerlisi sigarayı bıraktıktan sonra içmemeyi sürdürmektir. Sigarayı, bıraktırmayla ilgilenen tüm hekim ve profesyonellere rağmen halen çok sayıda insan sigara kullanmaya devam ediyor. Bu nedenle bizlere büyük iş düşüyor.”

    “Covid-19’a bağlı ölümü 14 kat artırıyor”

    Sigaranın akciğer başta olmak üzere vücudun bütün organlarını etkilediğini ifade eden Dr. Kaya, “Sigara, kanserlerin yüzde 22’sinden sorumlu. Yaptığı birçok zararlı etki ile bedensel bir fakirliğe sebep oluyor. Bu nedenle Covid-19 salgınında sigara içiyorsanız daha riskli hale geliyorsunuz. Sigara bağımlılığı Covid-19’a yakalanmayı ve covid-19’a bağlı ölümü 14 kat artırıyor” dedi.

    Sigara bağımlılığının bir hastalık olduğunu vurgulayarak açıklamasına devam eden Dr. Öğr. Üyesi Kaya, “Destek almak şart” diye konuştu.

    “Bıraktıktan sonraki hayat değişikliği çok önemlidir”

    Her bireyde bağımlılık derecesinin farklı olabileceğine işaret eden Dr. Kaya, açıklamasını şöyle tamamladı: “Hastaya yaptığımız test ile bağımlılık düzeyini belirleyerek tedavi planı uyguluyoruz. Burada hastanın kararlılığı ve bıraktıktan sonraki hayat değişikliği çok önemlidir. Son olarak herkese Covid-19 döneminde; sosyal mesafeye, maske ve temizlik kuralına riayet etmelerini, dumansız hava sahalı ve sigarasız bir hayat öneriyorum” ifadelerini kullandı.

  • Bakan Koca: “Türkiye’de korona virüs aşısı ile ilgili 13 çalışma yapılıyor, 3’ü ileri safhada”

    Bakan Koca: “Türkiye’de korona virüs aşısı ile ilgili 13 çalışma yapılıyor, 3’ü ileri safhada”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ”Türkiye’de korona virüs aşısı ile ilgili 13 çalışma yapılıyor ve bu çalışmaların 3’ü ileri safhada” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı sonrası düzenlenen basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bakan Koca, toplantının ana gündeminin son zamanlarda artan vakalar olduğunu, bunun yanı sıra, salgının dünyadaki ve Türkiye’deki seyri, vaka artışının sebepleri, vaka sayılarının arttığı illerde alınacak önlemler, hastane kapasitelerinin ve aşı çalışmalarının ele alındığını bildirdi. Rusya ve Çin’den gelen aşı açıklamalarının sorulması üzerine konuşan Bakan Koca, “Ülkemizdeki aşı çalışmaları ile ilgili şuan toplam 13 tane çalışma olduğunu, 3 tane çalışmada hayvan fare çalışmasının olduğunu, preklinik çalışmaların devam ettiğini, bunun için de hem Bakanlık olarak hem de TÜSEB olarak aşı çalışması yapan, bütün arkadaşlarımıza ve araştırmacılarımıza her türlü kolaylığı gösterme noktasında da bir çalışma içerisinde olduğumuzu söylemek istiyorum. Dünyada ise dediğiniz gibi Rusya, Çin, Almanya ve İngiltere’nin çalışmaları var. Burada daha önce de belirttiğimiz gibi Rusya ile aşı kurulu ile bizim bilim insanlarımızın devrede olduğunu iletişim içerisinde olduğunu bilmiyorsunuz. Biz Faz-3 çalışmasının Türkiye’de yapılması şeklinde konuştuk ve iletişim halindeyiz. En son bununla ilgili bir sözleşme taslağı da hazırlandı.” ifadelerini kullandı.

    Bakan Koca, açıklamalarına şöyle devam etti:

    “Faz-3 çalışmasına geçmeden önce de preklinik çalışmaları görerek başlatmayı uygun görüyoruz. Dolayısı ile bu anlamda o sözleşme sonrası preklinik çalışmaları görerek faz-3 çalışmasını yapabiliriz. Ayrıca Çin ve Almanya’da yapılan çalışma ile ilgili de bize Faz-3 çalışmasını Türkiye’de yapmak üzere müracaatları oldu. Bununla ilgili de görüşme ve iletişim halindeyiz. Bu anlamda da kolaylık göstereceğimizi ve devamında tedarik noktasında da bir iletişim içerisinde olduğumuz ayrıca söylemek istiyorum. Yani Türkiye’de yapılan yoğun bir çalışmanın olduğunu ama preklinik safhasına daha geçmediğini, Faz-1 çalışmasına gelinmediğini, ama 3 tane çalışmanın daha ileri noktada olduğunu söyleyebilirim. Toplam bu anlamda 13 tane çalışmanın Türkiye’de olduğunu söylemek istiyorum. Dünyayla da iletişim halinde erken dönemde bu anlamda bir gelişme olduğunda biz hem erken dönemde Faz-3 çalışmalarını Türkiye’de yapmak ama klinik çalışmalarını görerek ki, Çin ve Almanya’nın dosyalarını bu anlamda da preklinik çalışmalarını bize göstererek müracaat ettikleri bir çalışma oldu. Bu anlamda da dosyaların tamam olduğunu ve bizi tatmin ettiğini söyleyebilirim. Rusya ile ilgilide bir sözleşme imzalandıktan sonra Faz-3 öncesi preklinik çalışmalarını zaten bize sunmuş olacaklar. Rusya ile de çalışma halindeyiz.”

    Bakan Koca, aile hekimlerine 1 Ağustos itibariyle Covid-19 hastası takibi esas alınarak bir ek ödeme yapılacağını, korona virüs tedbirleri kapsamında 65 yaş ile ilgili bir kısıtlamanın Türkiye genelinde olmadığını ve bu kararın illere bırakıldığını ve okulların 21 Eylül’de açılması yaklaşımı içerisinde olduklarını söyledi. Ayrıca SMA ilaçlarına erişimin nasıl olacağının sorulması üzerine Bakan Koca, “SMA Tip-1, Tip-2, Tip-3 ilaçlarına erişimde hiçbir sorun yaşanmayacak” ifadelerini kullandı.

  • ODÜ, öğrenci memnuniyetinde Türkiye’de ilk 30 üniversite arasında

    ODÜ, öğrenci memnuniyetinde Türkiye’de ilk 30 üniversite arasında

    Ordu Üniversitesi (ODÜ) lisans öğrencilerinin memnuniyet düzeylerinin ölçüldüğü Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA) 2020 Raporu sonuçlarına göre geçen yıl 38’inci sırada olan yerini bu yıl 9 basamak yükselterek 125 devlet üniversitesi arasında 29’uncu sıraya yerleşti.

    Üniversite Araştırma Laboratuvarı (ÜniAr) kurucuları Prof. Dr. Engin Karadağ ve Prof. Dr. Cemil Yücel tarafından gerçekleştirilen araştırmaya 125 devlet ve 67 vakıf olmak üzere toplamda 192 üniversite dahil edildi. Lisans düzeyindeki öğrencilerin memnuniyet düzeylerinin ölçüldüğü ve 39 bin 386 öğrencinin yer aldığı araştırmanın Üniversitelerin Genel Memnuniyet Sıralaması’na göre ODÜ, geçen yıl 67’nci sırada olan yerini bu yıl 52’nci sıraya, devlet üniversiteleri arasında ise 38’inci sırada olan yerini bu yıl 29’uncu sıraya yükseltti.

    Temel amacı Türkiye’deki öğrencilerin üniversitelerinden tatmin olma düzeylerini belirleyerek bu kapsamda üniversiteleri öğrencilerin tatminkârlık düzeylerine göre sıralamak olan TÜMA; eğitim ve öğretim, yerleşkedeki yaşam, akademik destek ve ilgi, üniversitenin yönetim ve işleyişi, üniversitelerdeki öğrenme imkânı ve kaynaklarının zenginlik düzeyi, kişisel gelişim ve kariyer desteği gibi pek çok alanda öğrencilerin memnuniyetlerini araştırmaya devam etmektedir.

    TÜMA araştırmasına göre Ordu Üniversitesi, üniversitelerin ‘Öğrenim Deneyimi Tatminkârlığı’ sıralamasında geçen yıl 40’ıncı sırada olan yerini bu yıl 31’e, ‘Kurumun Yönetim ve İşleyişinden Memnuniyet’ sıralamasında geçen yıl 18’inci sırada olan yerini bu yıl 12’ye, ‘Akademik Destek ve İlgi’ sıralamasında geçen yıl 28’inci sırada olan yerini bu yıl 21’e,’Yerleşke ve Yaşamının Doyuruculuğu’ sıralamasında geçen yıl 39’uncu sırada olan yerini bu yıl 29’a, ‘Öğrenim Deneyimi Tatminkârlığı” sıralamasında ise geçen yıl 66’ncı sırada olan yerini bu yıl 53’e yükseltti. ODÜ, toplamda 460 genel memnuniyet puanı ile 125 devlet üniversitesi arasında 29’uncu sırada yerini aldı.

    ODÜ Rektörü Prof. Dr. Ali Akdoğan, Ordu Üniversitesinin Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA) 2020 Raporu’na göre tüm üniversiteler arasındaki yerini her geçen yıl yukarı taşımasının memnuniyet verici bir gelişme olduğunu belirterek bu tür araştırmaların öğrencilerin üniversite deneyimleri ve yükseköğretim kurumlarında yapılan çalışmalar hakkında bütün paydaşlara geniş bir bakış açısı sunduğunu belirtti. Rektör Akdoğan, “Öğrencilerin deneyimleri öğrenci memnuniyetinin önemli bir göstergesi olmakla birlikte, memnuniyet eğitim deneyiminin tatminkâr olup olmadığının sadece bir bölümünün fotoğrafını bize sunmaktadır. Bu bağlamda üniversitelerle ilgili yapılan birçok değerlendirme araştırmasında olduğu gibi Üniversitemizin 125 devlet üniversitesi arasındaki yerini 9 basamak yükselterek 29’uncu sıraya taşıması doğru ve istikrarlı adımlar attığımızın göstergesidir. Şüphesi ki bu başarı, Ordu Üniversitesinin tüm çalışanlarının özverili çalışmaları ve gayretlerinin doğal bir sonucudur. Üniversitemizin gelişimine katkı sağlayan Ordu Üniversitesi ailesine teşekkürlerimi sunuyorum.” şeklinde konuştu.

  • Türkiye’de bir ilk, bu tesis gazlaştırma teknolojisiyle doğayla uyumlu enerji üretecek

    Türkiye’de bir ilk, bu tesis gazlaştırma teknolojisiyle doğayla uyumlu enerji üretecek

    KASTAMONU (İHA) – Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde temeli atılan tesis Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıyor. Tesiste, doğa ile uyumlu olan ve hiçbir atık üretmeyen ‘gazlaştırma’ teknolojisini kullanılarak orman ürünlerinin üretim süreçlerinde ortaya çıkan odun parçası, tahta parçası ve talaş atıklarını kullanılarak biochar (toprak zenginleştirici organik ürün), odun sirkesi ve elektrik enerjisi üretimi yapılacak.

    Salkım Orman Ürünleri ve Salkım Enerji tarafından Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan Organize Sanayi Bölgesi’nde temeli atılan tesis 16 bin metrekare kapalı alana kuruluyor. Temel atma törenine Kastamonu Valisi Avni Çakır, AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, Taşköprü Kaymakamı İbrahim Çenet, Kastamonu Belediye Başkanı Rahmi Galip Vidinlioğlu, Taşköprü Belediye Başkanı Abdullah Çatal, protokol üyeleri, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcilerinin yanı sıra Salkım Orman Ürünleri Yönetim Kurulu Başkanı Osman Şansal ve Salkım Orman Ürünleri Yönetim Kurulu Üyesi ile şirket sözcüsü Burak Şansal katıldı.

    “Kullandığımız teknoloji ile ülkemizin, gelecek nesillerin faydası için üretiyor olacağız”

    Temel atma töreninde konuşan Burak Şansal, “20 yılı aşkın süredir yatırım ve faaliyetlerimize aralıksız devam ediyoruz. 16 bin metrekare kapalı alana sahip, içinde son teknoloji ve ekipmanların kullanılacağı modern bir tesis yapıyoruz. Tesisimizin inşaatına bu ay içinde başlamayı planlıyoruz. Doğal masif ahşap atıkları ile ormandan elde edilecek doğal atıklar ile enerji elde edecek ve sonunda kendi başına katma değere sahip, biochar ve biosirke ürünler çıkaracaktır. Artık ürün olarak bildiğimiz anlamda atık değil, bu tarz katma değere sahip ürünleri, kullandığımız teknoloji ile ülkemizin, gelecek nesillerin faydası için üretiyor olacağız. Enerji üretiminin ülkemizin dışa bağımlılığı azaltma projeleri çerçevesinde ne derece önemli olduğunu biliyoruz. Bizim yatırımımız ile, diğer enerji tesisleri arasındaki temel fark kullanılan teknoloji ve ortaya çıkardığı neticelerdir. Kullanılan teknolojimiz tamamen doğal ve çevre dostu olup, çevreye, toprağa atmosfere zararlı atık bırakmamaktadır. Birinci fazı inşallah 30 Ekim tarihinde faaliyete geçecek olup, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirecektir. Elde edeceğimiz orman atıkları ile, yakma değil, gazifikasyon tankları içinde 800 dereceden yüksek ısı ile karbonlaştırarak enerji elde etmek, biochar ve biosirke ürünleri ortaya çıkaracaktır. Biochar, özellikle tarımda toprağın zenginleştirilmesi için yaygınca kullanılıyor. Biosirke ise Dünyadaki organik zirai ürün ihtiyacına cevap veren, bir çok ülkede kullanılan önemli üründür” dedi.

    “Taşköprü OSB’ye, ahşap sanayisine önemli katkı kazandıracaktır”

    Kastamonu Valisi Avni Çakır ise, “Bir ülkenin tam olarak dışarıya bağlı olmaktan kurtulabilmesi için önemli iki husus var. Bunlardan bir tanesi üretim, diğeri de eğitimdir. Sürdürülebilir istihdamın iyi bir eğitimle şart olduğu bir gerçektir. Böylesine tesislerin her kademede isçisinden imalatına, her personelinin iş gücüyle eğitimle elemanların donatılmasıyla ancak üretim söz konusu olabilir. Tam olarak ekonomik anlamda dışa bağlılıktan kurtulamamış ülkelerin ilerleyen süreçte bir takım sıkıntıları yaşaması kaçınılmazdır. Ülkemiz, son yıllarda gerçekleştirmiş olduğu yatırımlarla bu bağlamda dışa bağlılıktan hızla kurtulma aşamasındadır. Başta savunma sanayi olmak üzere hepimizin gurur duyduğu yatırımlar bu anlamda hem ülke yatırımlarımıza hem de ekonomimize hem de tam ve bağımsız güzlü Türkiye’ye vermiş olduğu katkılar aşikardır. Öte yandan bağımsızlığımın devamı için önemli olan üretim ve istihdam açısından bu yükselen tesislerin varlığı hepimizin yarınlara umutla bakmamıza sebep olmaktadır. Burada sağlanacak olan istihdam ve üretim, ihracat ülkemizin ciddi anlamda da döviz kazandıracaktır. Kastamonu, tarihi ve doğa güzellikleri, yer altı ve üstü kaynaklarıyla gerçekten de ülkemizin müstesna köşelerinden bir tanesidir. Taşköprü, yine Kastamonu’nun önemli marka ilçelerinden bir tanesidir. İlimiz, ahşap ürünlerinde ülkemizde marka kent olma yolunda hızlı ve emin adımlarla yol almaktadır. Sektörün duayen firmalarından Salkım firmasının bugün burada temelini atacağı fabrikada inşallah hem yeni faaliyete geçecek olan Taşköprü OSB’ye hem de ahşap sanayisine önemli katkı kazandıracaktır. Bu anlamda Türkiye’de merkez üssü olması noktasında da çok büyük katkı sağlayacaktır. Hali hazırda devam eden burada alt yapıyla ilgili ciddi çalışmalarımız bulunuyor. Bu konudaki çalışmalarımızın çok kısa sürede bitirilmesiyle OSB, yatırımcılarımıza çok daha iyi şartlarda hizmet verecektir. Burada bulunan 28 parselin şu anda 6 tanesinin tahsisi gerçekleştirildi. İnşallah ileriki günlerde de Salkım firmasının yatırımıyla OSB’ye diğer firmalarında yatırımı artacaktır. Bu bizim için bir referans olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Temel atma töreninde konuşan AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik ise “Büyük bir mücadelenin sonucu olarak ortaya çıkan Taşköprü Organize Sanayi Bölgesi, hem Taşköprü için hem de Kastamonu bölgesi için önemli bir adımla şu anda karşı karşıyayız. Son 15 yılda Kastamonu’da merkez OSB bölgesi, sonrasında Tosya OSB, sonrasında Seydiler OSB ve şimdi de Kastamonu’daki 4’üncü sanayi bölgesinin temelini Taşköprü’de atıyorum. Kastamonu hem alanda olduğu gibi tarımda, turizmde, hayvancılık, ormancılık, bu alanlarda olduğu gibi sanayide de iddialı konuma geliyor. Bugün burada gördüğümüz üzere fabrikalarımızı Taşköprü’de yükselterek biran önce faaliyete geçirerek göstermiş olacağız. Bunların sonucunda geçtiğimiz yıl Kastamonu’nun ihracatı 126 milyon dolar iken bu yıl pandemiye rağmen ilk 7 aydaki Kastamonu’nun ihracatı 174 milyon dolara yükseldi. Ama yaptığımız yatırımların, yükselen fabrikalarımızın, hem Kastamonu’daki istihdama faydası oluyor hem de bir taraftan Kastamonu’nun Türkiye’den olan ihracata katkısı her geçen gün daha da yükseliyor. Kastamonu’muzun, Taşköprü’müzün her neye ihtiyacı varsa emrindeyiz” dedi.

    Taşköprü OSB’ye 28 sanayi parseliyle temelini atmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Taşköprü Kaymakamı İbrahim Çenet, “Özellikle burada atmış olduğumuz bu temel sadece bir yatırımın Taşköprü’ye kazandırılması değil aynı zamanda profesyonel bir yatırımcının ilçemize kazandırılması bakımından da son derece önemlidir. İnşallah bugün temelini attığımız 4 bin metrekare kapalı alan tesisimizde Salkın Orman Ürünleri Entegre Tesisi olan 16 bin metrekare kapalı alanı olan tesiste 260 civarında bir istihdama da bir ev sahipliği yapacaktır” şeklinde konuştu.

    Orman atıklarından biokütle elektrik enerjisi üretilecek

    ‘Taşköprü Yatırım Projesi’ ile orman ürünleri tesisi ve tesis atıklarından biokütle elektrik enerjisi üretimi yapılacak. Grup, üretimi Salkım Enerji Geri Dönüşüm ve Biokütle Elektrik Üretim A.Ş çatısı altında gerçekleştirecek. Tesiste hammadde olarak kullanılacak orman artıkları; kimyasal, sanayi vs. atıklar olmayıp tamamen doğal ağaç atıklardan oluşacak. Kurulacak tesiste bu atıklar doğa ile uyumlu, zararlı hiç bir atık üretmeyen gazlaştırma teknolojisiyle ülke ekonomisine daha yüksek katma değer sunan ürünlere dönüştürülecek. Termal gazlaştırmayla, yüksek sıcaklıkta ve az oksijenli ortamda organik atıklardan sentetik gaz üretilecek. Termal gazlaştırmayla elde edilen gazlar biyoyakıt üretimi ve elektrik enerji üretimi için kullanılabilecek. Gazlaştırma teknolojisi çevreci olması hasebiyle tüm dünyada tercih edilen ve yanmalı sistemlerin yerini alarak hızla yayılan bir teknoloji. Tesisin ilk fazı bu yıl içinde, ikinci fazı ise 2021 yılı Ekim’inde tamamlanacak. Şirket, orman ürünleri tesislerinde 135 kişi, elektrik üretim tesislerinde de 30 kişi olmak üzere toplam 165 kişiyi istihdam edecek.

    Konuşmaların ardından protokol üyeleri temeli atan butona birlikte bastı.

  • Bakan Kurum: “Türkiye’de 1,5 milyon acil dönüştürülmesi gereken konut var”

    Bakan Kurum: “Türkiye’de 1,5 milyon acil dönüştürülmesi gereken konut var”

    Okmeydanı Kentsel Dönüşüm Projesi’nin Bilgilendirme Toplantısı Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla gerçekleştirildi. Programda konuşan Bakan Kurum, “Türkiye’de 1,5 milyon acil öncelikli dönüştürülmesi gereken konut var. Bunun 300 bini İstanbul’umuzda” dedi.

    Okmeydanı’nı sağlıklı bir yaşam alanına dönüştürmek amacıyla hayata geçirilen “Okmeydanı Kentsel Dönüşüm Projesi”nin Bilgilendirme Toplantısı Fetihtepe Mahallesi Camii Sokak’ta gerçekleştirildi. Programa Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız ile çok sayıda vatandaş katıldı. Bakan Kurum, projeyle ilgili detayları vatandaşlarla paylaştı. Yerinde ve hızlı bir kentsel dönüşüm projesi gerçekleştirileceğini belirten Bakan Kurum, vatandaşların mağdur edilmeyeceğine dikkat çekti. Programın ardından Bakan Kurum, vatandaşların projeyle ilgili sorularını tek tek yanıtladı.

    “Bizim cennet vatanımızın yüzde 66’sı deprem riski altında”

    Türkiye’nin büyük bölümünün deprem riski altında olduğuna dikkat çeken Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Maalesef, bizim cennet vatanımızın yüzde 66’sı deprem riski altında. Nüfusumuzun yüzde 71’i de bu alanlarda yaşıyor. Son 100 yılda büyüklüğü 6’nın üzerinde 60’a yakın deprem yaşadık, bu depremlerde 80 bin canımızı toprağa verdik. 2012 yılında; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Bedeli ne olursa olsun yapacağız’ sözleriyle, Kentsel Dönüşüm seferberliği İstanbul’da Gaziosmanpaşa’da başladı. O günden bugüne 81 ilimizde 1 milyon 350 bin konutun dönüşümünü tamamladık. Bugün de; ‘Türkiye’nin Her Yerinde Kentsel Dönüşüm‘ deprem dönüşüm diyoruz ve projelerimizi hızlı bir şekilde yapmaya devam ediyoruz. En son Elazığ ve Malatya’mızda tam 24 bin konutun çalışmalarını başlatma talimatı Cumhurbaşkanımız verdi. Ocak ayında deprem meydana geldi sekizinci ayın içerisinde Elazığ’ımıza Malatya’mıza ilk konutlarımızı teslim etmeye başlayacağız” dedi.

    “En riskli bölgelerimizin başında, İstanbul’umuz geliyor”

    Deprem riskini en çok taşıyan alanların başında İstanbul’un geldiğini ifade eden Bakan Kurum, “Bugün maalesef en riskli bölgelerimizin başında, İstanbul’umuz geliyor. Bu anlamda; İstanbul’umuzu mahalle mahalle, sokak sokak depreme hazır hale getirmek için vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. Tüm Türkiye’de 1,5 milyon acil öncelikli dönüştürülmesi gereken konut var. Bunun 300 bini İstanbul’umuzda, yani, ülkemizdeki acil dönüşmesi gereken konut sayısının beşte 1’i İstanbul’umuzda yer alıyor. Bu demek oluyor ki; İstanbul depremin merkez üssüdür, dönüşümün merkez üssüdür. Bu anlayışla İstanbul’umuzu Kurtarma Seferberliği başlattık” diye konuştu.

    “Yılsonu ilk kazmayı vuracağız”

    Bakan Kurum programda Okmeydanı’nda başlayacak olan kentsel dönüşüm projesi hakkında bilgi verdi. Vatandaşların mağdur edilmeyeceğini ifade eden Bakan Kurum, “Okmeydanı Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ilk etabına hep birlikte Bismillah diyerek başlıyoruz. Kasım ayında evlerimizi boşaltalım. Taşınma, kira yardımı yapmak suretiyle sizleri mağdur etmeden misafir edeceğiz. Sizlerin de rızasıyla, yılsonu ilk kazmayı vuracağız. Proje bedelini hesaplayacağız yüzde 30 sübvanse edeceğiz, indirim yapacağız, destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “Beyoğlu için anlamlı bir yolculuğa çıkıyoruz”

    Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, vatandaş için alanda yerinde ve hızlı bir kentsel dönüşüm süreci uygulanacağını ifade etti. Bölge için büyük önem taşıyan projenin bilgilendirme toplantısının tarihi bir günde gerçekleştiğini ifade eden Başkan Yıldız, “Anlamlı bir günde bu toplantıyı yapıyoruz. Fetihtepe İstanbul’un fethine şahitlik eden bir tepedir. Bugün İstanbul’un fethinden sonra cami olarak Müslümanlara hizmet eden ve insanlığın mirası olan Ayasofya’nın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararnamesiyle camiye çevrilip ilk Cuma namazını hep birlikte kutladığımız gündür, kutlu olsun. Böyle bir günde Beyoğlu için anlamlı bir yolculuğa çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.