Etiket: Türkiye’de

  • Avrupanın En Büyük Aikido Merkezi Türkiyede

    Levent’te bir şubesi olan Aikimode Aiki Akademi, ikinci şubesini açtı. Ataşehir’de açılan yeni dojo, Avrupa’nın en geniş metrekayere sahip Aikido ve Budo merkezi oldu.

    700 metrekare kapalı alanla Avrupa’daki en büyük aikido merkezi olan Aikimode Aiki Akademi’nin Ataşehir’de 3 ayrı çalışma alanı var. 4-12 yaş çocuk, 12-18 genç gruplarının eğitim alabildiği merkezde kadınlar ve 35 yaş üstü yetişkinlerin aikido eğitimi alabilecekleri sınıflar da mevcut. Haftanın her günü İstanbul’un her iki yakasında, günün her saatinde Aikido yapılabile imkanı sunulmakta.

    Aikimode Aiki Akademi Baş Eğitmeni 5. Dan Sensei Oğuzhan Ulvi Başkurt, merkezde birçok yaş grubuna ders verdiklerini ifade ederek, “Aikimode de çocuk derslerinde, çoklu asistan sistemi ile özel bir Aikido eğitim modeli geliştirdik. Çocuk, 1 saat içinde maksimum fayda alabilecek bir şekilde hem Aikido öğreniyor hem de ciddi bir spor altyapısı kazanıyor. Merkezimizde birçok çocuğun anne ve babası da, çocuğundaki değişimleri fark ederek, aikido eğitimi almaya başladı. Bu bizi son derece mutlu ediyor. Aynı anda çocuklar çocuk sınıfında, yetişkinler ise kendi sınıflarında Aikido öğreniyor” dedi.

  • Dünya, Onlar İçin Türkiyede Bir Araya Gelecek

    50 ülkeden akademisyenler, STK temsilcileri ve Türkiye mezunu misafir öğrenciler, uluslararası öğrencileri ve öğrenci hareketliliğini konuşmak üzere İstanbul’da bir araya gelecek.

    Son 12 yılda uluslararası öğrenci sayısını 3 binden 80 bine çıkaran Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği 250 bin misafir öğrenci hedefi için çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu alanda büyük hizmetler veren UDEF, yapacağı Uluslararası Öğrenci Şûrası ile çatısı altında bulundurduğu 48 derneğin de desteğiyle uluslararası bir çalışmaya imza atıyor.

    ENSAR VE MUHACİR İSTANBUL’DA BULUŞUYOR

    Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) tarafından düzenlenen Uluslararası Öğrenci Şurası 3-8 Kasım tarihlerinde Türkiye’den ve 50 ülkeden akademisyen, kanaat önderi, STK temsilcisi, Türkiye mezunu ve Türkiye’de öğrenim gören misafir öğrencilerin katılımıyla İstanbul’da gerçekleşecek.

    Şûra kapsamında 6-8 Kasım tarihlerinde UDEF ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilecek Uluslararası Öğrenci Sempozyumu dört farklı başlık altında işlenecek.Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre Merkezi’nde yapılacak sempozyumda, dünyanın farklı bölgelerinden gelen STK temsilcileri, kanaat önderleri ve uluslararası öğrenci temsilcileriyle; uluslararası öğrenci hareketliliği ve uluslararası öğrencilere yönelik yapılan örnek çalışmalar konuşulacak. Toplantıda katılımcıların kendi ülkelerinde yaptıkları örnek çalışmalar dinlenilerek uluslararası öğrenci çalışmalarında Türkiye örneği sunulacak ve dünyada uluslararası öğrenci hareketliliğinin geleceği konuşulacak.

    HEDEFTE 250 BİN MİSAFİRİ AĞIRLAMAK VAR

    Önümüzdeki yıllarda misafir öğrenci sayısını 250 bine çıkarmayı hedefleyen Türkiye için UDEF, diğer ülkeden gelen katılımcılarla ortak yapılacak çalışmalar üzerinde istişareler de gerçekleştirecek.

    3-6 Kasım tarihlerin de yurt dışından gelen konuklarla özel toplantılar yapılacak. 6 Kasım saat 10.00’da Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kongre Merkezi’nde sempozyum açılış programı yapılacak.

  • Eski Bakan Bozkır: “Türkiyede Muhalefet Sorunu Var”

    Eski AB Bakanı Volkan Bozkır, “Türkiye’de bugün bir iktidar sorunu yok, Türkiye’de bir muhalefet sorunu vardır. Türkiye’deki bütün partiler içinde mecliste olsun, seçimlere giren olsun, seçimlere girme niyetinde olan olsun AK Parti dışında hiçbir parti ben iktidar olacağım diye seçimlere girmiyor” dedi.

    Eski AB Bakanı Volkan Bozkır, bir dizi ziyaret ve seçim çalışmaları için geldiği Muğla’da Menteşe Öğretmenevi’nde sivil toplum kuruluşları ile buluştu. Toplantıda konuşan Bozkır, “Hepimiz vicdanımızı dinlediğimiz zaman ve gerçekten doğru bir tahlil yaptığımız zaman 1 Kasım Seçimlerinin gerçekten çok önemli bir seçim olduğunun farkındayız. Belki de 7 Haziran seçimleri ile milletimizin bu şekilde tecelli etmiş taktiri bir anlamda da hayırlı oldu. Birincisi, uzun zamandan beri sahibi olduğumuz ama kıymetini belki de unuttuğumuz bazı kavramları hatırlamış olduk. Demokratik istikrar, siyasi istikrar, ekonomik istikrar, huzur ve güvenlik çok önemli kavramlar. Belki bu seçim sonuçları böyle olmasaydı bunların hiç birini yapmamış olacaktık. Ve Türkiye’nin belki güçsüz olduğu sırada böyle bir sonuç ileride başımıza gelecekti belki telafi imkanı olmayacaktı” dedi.

    “TÜRKİYE’DE MUHALEFET SORUNU VAR”

    Bozkır sözlerine şöyle devam etti:

    “Siyasi partiler iktidar için çalışırlar. Ama Türkiye’de bugün bir iktidar sorunu yok, Türkiye’de bir muhalefet sorunu vardır. Türkiye’deki bütün partiler içinde mecliste olsun, seçimlere giren olsun, seçimlere girme niyetinde olan olsun AK Parti dışında hiçbir parti ben iktidar olacağım diye seçimlere girmiyor. Ve bu Türkiye için büyük bir eksiklik çünkü neden girmiyor? Bir defa sorumluluk almak istemiyor. Yani Türkiye çok büyüdü eskiden birkaç tane konuda dış sorunu olan üç beş kalem ihracatı olan yedi sekiz tane üniversitesi olan 8 milyon dolar turizm geliri olan buralarda sorumluluk almak bir sıkıntı değil, ama bugün Türkiye öyle boyutlara geldi ki bütün dünya sorunlar yaşarken Türkiye bu sorunların dışında kalabiliyor. İleriye gidebiliyor, vizyon projeler nüfusunun eriştiği bu çok büyük rakamların içinde huzur verici yatırımlar insanları tatmin edici adımlar ve bu sorumluluğu almaya bir tek AK Parti talip Türkiye’de.”

    2023’DE 2 TRİLYON MİLLİ GELİR

    AB Bakanı Bozkır STK’lar ile yapılan toplantının ardından Menteşe’nin Yeşilyurt Mahallesi’nde vatandaşlara hitap etti. 7 Haziran seçimlerinde CHP Genel Başkan Yardımcısının ailecek oylarını HDP’ye verdiğini açıklamasını değerlendiren Bozkır, “Sen partinin genel başkan yardımcısısın. Çocuk oyuncağı mı bu? Biri demiş ki, ‘Her şeyde bir hayır vardır’ demiş ve mutlaka ‘Hayır’ın arkasından git demiş. Tercüme edilirken yanlış anlamış, her şeye ‘Hayır’ diyor. Biz ‘Her şeyde bir hayır var hayır yap’ dedik. Ama her şeye hayır diyor. Nasıl olacak bu iş. 2023 yılında Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutlarken, Türkiye’nin 2 trilyon dolarlık bir milli geliri olacak, 25 bin dolar kişi başına milli gelir olacak, 500 milyar dolar ihracatımız olacak. Türkiye’de kimse kendini öteki hissetmeyecek” diye konuştu.

    Yapılan toplantılara AK Parti Muğla İl Başkanı İhsan Küreci, AK Parti Muğla Milletvekili ve Milletvekili Adayı Hasan Özyer, ikinci sıra milletvekili adayı Nihat Öztürk, üçüncü sıra milletvekili adayı Elvan Göçer, STK temsilcileri, muhtarlar ve partililer katıldı.

  • Türkiyede İlk Defa Yapılacak Olan 1Ronman 70.3 Yarışına Doğru

    Türkiye’de ilk defa yapılacak olan ve 60 ülkeden 1220 triatlon sporcusunun katılacağı ve dünya takviminin son etabı olan, Glorıa Ironman 70.3 Antalya Yarışları’nın basın toplantısı, yarışlara ev sahipliği yapan Gloria Sports Arena’da yapıldı.

    Toplantıda konuşan Özaltın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Özaltın, dünyada marka şehirlerde koşulan ve bu yıl ilk kez Türkiye’de düzenlenen Gloria Ironman’e ev sahipliği yaptıklarını için gururlu olduklarını söyledi.

    “ÖDÜL AVCISI”

    Özaltın Holding olarak Türkiye’de ilklerin temsilcisi olduklarını aktaran Nuri Özaltın, “1997 yılında ilk turizm yatırımımız olan Gloria Golf Resort’u insanlara olan sevgimizi servis kalitemiz ile birleştirerek inşa ettik. Aynı yıl Türkiye’nin ilk golf sahasını, akabinde de ilk talaso terapi oteli Gloria Verde’yi ve 2007 yılında da ilk lüks konaklama alternatifleri sunan villaları ile Gloria Serenity’yi misafirlerimizin hizmetine sunduk. Tüm otellerimiz Avrupa’da defalarca özel ödüllere layık görüldü. Türkiye’nin 45 delik ile en büyük golf sahası olan Gloria Golf kulübü de geçtiğimiz günlerde Avrupa’nın 6500 golf sahası içerisinde en iyiler arasına girdi” dedi.

    “50’DEN FAZLA SPOR DALI YAPILABİLİYOR”

    2 milyon metrekareyi geçen bir arazi içerisinde hem otel hem golf sahası hem de spa ve talaso hizmeti ile 18 yıldır Türkiye’nin otelcilikteki en güçlü markası olduklarını altını çizen Özaltın, “Ocak 2015’den bu yana da Avrupa’nın özel sektöre ait en kapsamlı spor tesisi olan Gloria Sports Arena’yı inşa ettik. Eşsiz bir tesis oluşturduk. 50 den fazla spor dalının bir arada yapılabildiği, tüm sahalarının uluslararası standart ve sertifikalar ile belgelendiği ve sporcu sağlığı merkezi ile sporcuların ihtiyacı olan her şeyi bir araya getirdik” diye konuştu.

    Antalya’nın bir spor destinasyonu olması ve insanların hem tatil hem de kaliteli ortamlarda spor yapabilmesi için Gloria Spor Arena’yı 50 milyon Euro’ya mal ettiklerini kaydeden Özaltın, “Bu yatırım hem insanları hem de ülkemizi sevdiğimiz için yapıldı. Bölgenin artık sporla ve dev organizasyonlarla anılması için üzerimize düşeni yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Umuyorum ki seneye daha fazla ülkeye ulaşır ve daha fazla yarışçıyı ülkemize getiririz” ifadelerine yer verdi.

    “SPORTİF İMKANLARI DÜNYA GÖRECEK”

    Ironman Avrupa, Orta Doğu ve Güney Afrika CEO’su Thomas Dieckhoff, Antalya Gloria Spor Arena’da Ironman’ın düzenlenmesi noktasında büyük destek gördüklerini söyledi.

    Türkiye’ye ilk yarışı getirmeye karar verdiklerini kaydeden Dieckhoff, “Şu anda doğru bir karar aldığımızı görüyoruz. Türkiye’nin misafirperverliğini de dünyaya göstermek istiyoruz. Ayrıca sportif imkanları da göstermek istedik. Bugüne kadarki deneyimlerimden yola çıkarak, triatlonun yapıldığı o ülkede triatlonun geliştiğini görüyoruz. Aynı durum Türkiye’de de var. Katılımcıların yüzde 33’ü Türkiye’den sayı giderek artacak. Türkiye Rusya için kolay gelinebilecek bir destinasyon. Bu ilk yarışta 200 den fazla Rus sporcu var. Bu çok önemlidir. Son günlerdeki hava koşullarına rağmen çok iyi parkurumuz var. Mükemmel bir parkur hazırlandı. Herkes bu parkuru deneyimleyip, yarışacaktır. Herkese güzel bir yarış diliyorum” dedi.

    “PARKURU DEĞERLENDİRMEK İSTEDİM”

    Dieckhoff, “Antalya’da yarışacak olmanızın özel sebebi var mı?” sorusuna, “Uzun süredir spor yapmıyordum. Antalya’da güzel iklimi ve güzel parkuru değerlendirmek istedim” cevabını verdi.

    “HAYALİM GERÇEK OLDU”

    Özaltın Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Gloria Sport Arena Proje Yöneticisi Elif Özdemir ise hayalinin Antalya’da bir spor merkezi kurmak olduğunu söyledi.

    Arenanın faaliyete geçmeye başlamasıyla hayalinin gerçekleştiğini aktaran Elif Özdemir, “Ironman’ı da Türkiye’ye getirmek ve sporcuları tesisimizde görmek hayallerimin gerçekleştiğinin göstergesiydi. Seneye kendimde triatlona katılacağım. Herkese çok teşekkür ediyorum. Bütün sporculara başarılar” dedi.

    Toplantıya, GM Ixxalo Ironman’ı Andy Wernig, protriatlon sporcuları Frederik Van Lierde ve Casedei Alberto katıldı.

    Dünyanın en zorlu spor organizasyonlarından Ironman 70.3 Antalya yarışlarına 60 ülkeden 1220’yi aşkın triatloncunun katılacağı belirtildi. Yarışlarda en genç sporcu 20, en yaşlı sporcu 80 yaşındayken, katılımcıların yüzde 25’i kadın yüzde 75’i erkeklerden oluştuğu kaydedildi.

    Türkiye’de ilke kez düzenlenen triatlonda sporcular, önce Belek Sahil Park’tan denize girip 1.9 kilometre yüzecek, 90 kilometre bisiklete binecek ve son etapta yarı maraton 21.1 kilometre koşarak Gloria Sport Arena’daki finişe varacak. 8 saat içinde yarışı bitiren her sporcuya Ironman unvanı veriliyor. Yarın saat 8 de yüzme etabı ile başlayacak.

  • (Özel Haber) Türkiyede 200 Çeşit Zehirli Mantar Var

    Sonbaharın gelmesiyle birlikte mantar zehirlenmeleri artarken, uzmanlar vatandaşları uyardı.

    Yağışın bol olduğu sonbahar mevsiminin gelmesiyle mantar toplayan vatandaşlar ormanlara akın ediyor. Toplanan mantarlar pazarlarda ve yol kenarlarındaki tezgahlarda yerini almaya başladı. Ancak hastanelerdeki mantar zehirlenmesi vakaları da bu mevsimde hızla arttı. Kendi topladığı ve ya tezgahlardan aldığı mantarlardan zehirlenerek hastaneye gelen vatandaşların bazılarını karaciğer nakline hatta ölüme kadar uzanan bir süreç bekliyor. Bu tür vakaların görülmemesi için ise uzmanlar vatandaşları uyardı.

    Türkiye’de toplam 12-15 bin arası mantar çeşidi olduğunu ifade eden Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cemal Cem Ergül, “Bunların 150’si yenilebilir mantar. 200’ü ise zehirli olmasına rağmen 17’si öldürücüdür. Zehirlenmelerin bir kısmı geçici hafif zehirlenmeler olurken bazısı da ölümcül olabiliyor. Öldürmese de karaciğer ve böbrekte kalıcı hasarlar bırakabiliyor. Çok yoğun çalışan otorite bir şahıs bazen mantara baktığı zaman, dış görünüşünden zehirli olup olmadığını yüzde 80 anlayabilir. Ancak yine de risklidir. Şöyle bir durum da var; vatandaşın yıllardır mantar topladığı bölgeye dışarıdan zehirli bir mantarın sporları gelerek oraya yerleşebilir. Vatandaş da o zehirli mantarı ayırt edemeyip yerse zehirlenmesi muhtemeldir. Ayrıca bazıları geçmişini bilmedikleri bölgelerde mantarı görüp köyündeki mantara benzetiyor. Zehirlenmelerin çoğu da sanıyorum öyle oluyor” diye konuştu.

    “ZEHİRLİ MANTAR İLK YENİLDİĞİ ZAMAN EMARE GÖSTERMEYEBİLİR”

    Toplama mantarların bilinçsizce tüketilmesi sonucu karaciğer yetmezliğine kadar giden zehirlenmelerle karşılaştıklarını belirten Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Nermin Kelebek Girgin, “Her yıl onlarca hasta bu nedenle yoğun bakımlara yatarak tedavi edilmekte. Bir kısmı da ne yazık ki kaybedilmekte. Genellikle ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde zehirlenmelere rastlıyoruz. Sonbaharın yağış mevsimi olmasından dolayı mantarların hızla çoğalmasıyla beraber zehirlenmelerde de artış olmakta. Genellikle zehirli mantarı yedikten sonra birkaç saat içinde semptom görülmezse her şey normal gibi düşünülüyor. Ancak günler sonra karaciğer yetmezliğiyle gelen hasta kaybedilebiliyor. Erken dönemde genellikle bulantı, kusma, hayal görme gibi semptomlar görülebiliyor. Ya da sara nöbeti gibi nöbet geçirme görülebiliyor. Hastaneye gelen hasta erken dönemdeyse mide yıkama ve aktif karbon dediğimiz yöntemle zehri bağlamaya çalışıyoruz. Karaciğer ve böbrek yetmezliğine kadar ilerlemişse diyaliz uygulamak zorunda kalıyoruz. Eğer karaciğer yetmezliği ilerlemişse de karaciğer nakline kadar giden süreç başlamış oluyor. Kaybedilen vakalar da genellikle karaciğer yetmezliğinden kaybediliyor. Hastaların bazıları acil servise geldiğinde herhangi bir laboratuar bozukluğu görmüyoruz. Ama bunlar da yine gözlem amacıyla hastaneye yatması gerekiyor. Bir kısmının da tekrarlayan kontrollere devam etmesi gerekiyor. Mantar zehirlenmesiyle hastaneye gelenler arasında bazen bir aile oluyor, bazen de aile içinde karaciğer nakli yapılması için gelenler oluyor. Diğer köylülerin kendisine hangi mantarın yenileceğini sorduğu bir hastamız mantar zehirlenmesiyle geldi bir kere ve maalesef o hastamızı da kaybettik. Dolayısıyla yıllardır buradan topluyoruz bize hiçbir şey olmaz dememek lazım. Doğru ellerden yenilmesi gerekiyor mantarın. Kültür mantarıyla bile zehirlenmelerin ortaya çıktığını görüyoruz bazen. O yüzden poşeti açılmış, kirlenmiş mantarların yenmemesi lazım. Acil servis ve dahiliye poliklinikleri haricinde sadece bize 7 yıldır 17 hasta yoğun bakım için geldi. ve maalesef bunların 6’sını kaybettik. 9 tanesinde de ciddi karaciğer yetmezliği oldu. Süreç de hem maliyetli hem de sıkıntılı bir süreç” ifadelerini kullandı.