Etiket: Türkiye

  • Asgari ücrete yapılacak zam oranı belli oldu

    Asgari ücrete yapılacak zam oranı belli oldu

    Asgari ücret için pazarlık masası kurulmuş gibi görünse de hükümetin zam oranı belli ve bu orandan farklı bir sonuç beklenmiyor. Halen 740 lira olan net asgari ücret, önümüzdeki yılın ilk 6 ayında yüzde 3 zamla birlikte büyük ihtimalle 762 lira olarak uygulanacak.

     

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 2013 yılının asgari ücretini belirlemek üzere dün ilki gerçekleştirilen toplantı, hükümetin ‘22 liralık zam’ öngörüsünün gölgesinde yapıldı. Asgari ücretle ilgili pazarlıklar başlarken, işçi konfederasyonları asgari ücretin en düşük memur maaşına yükseltilmesini istiyor.
    Ancak hükümet zam oranını bir süre önce ilan ettiği 2013-2015 Orta Vadeli Ekonomik Program’da ‘yüzde 3+3’ olarak belirlemiş durumda. Buna göre 1 Ocak itibariyle 740 liralık asgari ücret 762 liraya yükselecek. Bu ise net asgari ücrette 22 liralık artış demek. Önceden verilmiş hükümet kararında, pazarlıklar sonucunda ciddi bir değişiklik beklenmiyor. Bu durum dün başlayan pazarlıklarla ilgili olarak çalışanlar arasında “Zam belli, pazarlık göstermelik” yorumlarına neden oldu. Asgari ücret, halen 16 yaşından büyük bekar bir işçi için brüt 940.5, net 740 lira olarak uygulanıyor. Asgari ücretin işverene toplam maliyeti 16 yaşından büyük işçiler için bin 1095.7 lira, 16 yaşından küçük işçiler için 938.4 lira düzeyinde. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun Aralık ayı boyunca yapacağı toplantının ardından yeni asgari ücret, 1 Ocak 2013’ten itibaren geçerli olacak.

     

    Vergi yükünü azaltın

    Dünkü toplantının açılışında konuşan Çalışma Bakanı Faruk Çelik, komisyonun bu yıl da çalışanlarının geçim şartlarını, dünya ve Türkiye ekonomisinin durumunu göz önünde bulundurarak asgari ücreti uzlaşıyla belirlemelerini temenni ettiğini söyledi. TİSK Heyeti Başkanı Metin Demir de konuşmasında, asgari ücretin brüt olarak arttırılmasından çok, üzerindeki vergi vesigorta prim yüklerinin azaltılması yoluyla çalışanın eline geçecek net ücrette ek artış sağlanması gerektiğini belirtti.

     

     

    Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Ramazan Ağar, 2013 programında asgari ücretin Ocak veHaziran’da yüzde 3 oranında arttırılması öngörüsünün kabul edilemez olduğunu söyledi ve “Asgari ücreti enflasyonu hedef alarak belirlemek yoksulluğun sürdürülmesi demektir” dedi. Ağar, asgari ücretin belirlenmesinde en düşük memur maaşının dikkate alınmasını istedi.

     

     

    15 kişi karar verecek

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 5’i işçi, 5’i işveren, 5’i de devlet temsilcisi olmak üzere 15 kişiden oluşuyor. Komisyonda işçi tarafını Türk-İş, işveren tarafını TİSK temsil ediyor. İş Kanunu gereğince, ücretlerin asgari düzeyinin komisyon aracılığı ile en geç iki yılda bir belirlenmesi gerekiyor. Çalışma Bakanı’nın tespit ettiği üyelerden birinin başkanlık ettiği komisyon, en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp, oy çokluğu ile karar veriyor. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın çoğunluk sağladığı kabul ediliyor.

    Gülümhan GÜLTEN / VATAN

  • Her Mehmetçik bir bayrak

    Erzurum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 15 ile 20 arasında hapis istemiyle hâkim karşısına çıkan Ahmet Güreş, PKK’nın İran’da ki faaliyetleri ile ilgili olarak şok itiraflarda bulundu.

     

    Urumiye’de teröristlerin kendisini alıkoyduklarını bir daha bırakmadıklarını ileri süren Güreş, Hakruk kampında zorla asker yapıldıklarını ve İran‘ın Şehidin kampında 2- 3 yıl kadar kaldığını anlattı.

     

     

     -İŞTE O “ŞOK” İTİRAFLAR…-

    PKK terör örgütünün İran’daki kolu PJAK üyesi Ahmet Güreş, İran Bazargan sınır kapısındaki yetkililerce, 24 Nisan2011 günü Gürbulak Hudut İlçe Emniyet Amirliği’ne teslim edildi. Siyasi iltica ile Fransa‘ya giden ve 2003 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılan 51 yaşındaki Kahramanmaraşlı Ahmet Güreş, 1994 yılında İran’a gittiğini söyledi. Diyarbakır‘da Fırat Dağıtım ve Gündem Denge Velat Dağıtım şirketlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen DVD’de “Gerilla” adlı klasörde örgüt mensupları arasında yer alan Ahmet Güreş’e ait örgütsel bilgiler ErzurumCumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianameye eklendi. Kod adı “Şeho Tercan” olarak gösterilen Ahmet Güreş’in örgütten ödül olarak bir silah ve terfi aldığı belirtildi.

     

     

    -“İRAN’DA PKK’NIN RESMİ EVLERİ VAR”-

    Güreş’in itiraflarından bazı bölümler şöyle:

    “1994 yılında İran’a gittiğimizde beni havaalanında İran istihbarat resmi görevlileri karşıladı. Daha doğrusu, İran istihbaratı PKK örgütünden gelen tüm şahısları karşılıyor, ilgili yerlere götürüyordu.

     

     

    İran’da PKK’nın resmi evleri vardı. Irak’tan Türkiye’ye kaçak yollardan küçükbaş hayvan gelirdi. Büyük ve küçükbaş hayvanlardan örgüt yüzde 3 gümrük vergisi alırdı.

     

     

    1996 yılında örgütün Avaşin kampında ‘Ekrem’ kod isimli kişinin anlatıma göre, HakkâriYüksekova tarafında Kürtçe ismi ‘Vargeminan’ olan askeri karakola saldırı düzenlenerek termal kamera alınıyor. Termal kamera o dönemde örgütün İran Sorumlusu olan Mustafa Karasu’yu veriliyor. Bunu haber alan İran İstihbaratı bu kamerayı geri isteme talebinde bulunuyor. Bu termal kamera İran’a verilmeyince İran’lı yetkililer ‘hastanenizi kapatırız’ diye örgütü tehdit etti. Hastanenin kapanmaması için termal kamerayı İran İstihbarat Örgütüne teslim ettiler. Bildiğim kadarı ile İsrail malı olan termal kameranın aynısından İran’da da üretiliyor.

     

     

    ASKERLER TESLİM OLMAMAK İÇİN UÇURUMDAN KENDİNİ ATTI

    Benim PKK’nın Şehriban kampında bulunduğum dönemde Şemdinli bölgesinden Kuzey Irak’a yakın tarafta bulunan bir askeri karakola 1996 yılında ‘Ekrem’ kod isimli Hıdır Sarıkaya’nın talimatı ile bir saldırı düzenlendi. Ancak, bu saldırıyı kimlerin ayrıntılı olarak yaptığını bilmiyorum.

     

     

    Bu saldırıda 40 askerin kayıp olduğu söylenmişti. İran askerlerine verildiği belirtilmiş idi, daha sonra duyduğumuza göre, askerler teslim olmamak için uçurumdan aşağı atlayarak canlarını kıymışlar.

    1999 yılında Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından sonra, PKK ile Türkiye arasında üstü kapalı olarak bir ateşkes ilan edildi. Ancak, İran Devleti ile İstihbaratı bize ısrarla ‘Ateşkes yapmayın. Türkiye ile savaşın tehditlerinde bulundu ve hatta kamplarımızın da dağıtılacağı talimatı geldi. Bu tehdit nedeniyle Bin 500 örgüt üyesi Kuzey Irak’taki kamplara gitmek zorunda kaldı.

     

     

    “ÖRGÜT MENSUPLARINA YAPTIRILAN MEZARLAR, ŞİRİN GÖRÜNMEK İÇİN YIKILDI”-

    İran’daki Şehidan kampını boşaltmadık. İran İstihbaratı ‘ siz iş yapmıyorsunuz’ diyerek kampa karşı savaş başlattı. Açıkça ‘bize savaşmayacaksanız kampları boşaltın’ diyorlardı. Bunun üzerine kampta 300 kişiden 60 örgüt elamanı kaldı. Bende bu örgüt üyelerinin arasındaydım. Kamptan ayrılanları İran devletine ait resmi araçlar ile Kuzey Irak’a kadar bizzat götürdü. Yine o tarihlerde örgüt mensuplarına ait mermerden yapılan mezarlar İran tarafından Türkiye’ye şirin görünmek için yaktırıldı.

    PKK’nın Ermenistan Ülkesinde iki derneği ve birde satın aldığı iki katlı evi var. Burada Ermenistan İstihbarat Birimlerine ait binalara yaklaşık 5-6 metre mesafe uzaklığında bulunuyor. Bu evler genelde örgüt mensuplarının tedavilerine yönelik kullanılır. Tedavisi ağır olan örgüt üyeleri Ermenistan’da, durumu hafif olanlar ise Kuzey Irak’a gönderiliyor.

     

     

    -“AĞIR SİLAH VE MÜHİMMATLAR PKK’NIN NİZAMİYESİNE TESLİM EDİLİYOR”-

    ‘Ape’ Hüseyin kod isimli örgüt mensubu bize otomatik Docka silahlarını ne şekilde kullanılacağını ve uçaklara karşı nasıl isabet ettirileceği konusunda bilgi veriyordu. Buna göre tüneller kazılarak, zikzaklar yapılıyordu. İran ve Irak Hükümetleri bize silah ve malzeme konusunda yardımcı olurdu. Mesut Barzani’nin alt kadrosunda çalışanlar Barzani’nin talimatı ile bizzat gelerek görüşürlerdi. İran İstihbarat birimi bir kez 300 adet kaleşnikof, biksi, kanas, roketatar ve mühimmatı, el bombalarını getirerek örgüte teslim etti. Bu teslimatı Zinere kampına 10 kilometre yakınlarında PKK nizamiyesinde teslim yaptılar. Teslimat sırasında silah başına 500 dolar alıyorlardı.

     

     

    Bu kampın elektrik enerjilerini kendileri, üretirlerdi. Gıda ve yiyecekler ise İran Hükümeti ve Barzani tarafından karşılanıyordu.

    2005 yılında örgütten ayrılarak 2007 yılına kadar İran’da kaçak olarak yaşadım. İran’dan çıkış yolu bulamıyordum. Bu nedenle kaldım. Bu yaşadığım süre içinde imam nikâhlı İranlı bir kadınla evlendim. Benim araçta yakalattığım silah, bomba ve şarjörden bilgim yoktur. Silahlar bindiğim araç sahibine aittir. Beni Tahran’a götürecekti. Bu silahların ‘Mako’ isimli bayana ait olduğunu düşünüyorum. Ben İran’da PKK’ya üye olmaktan yargılandım. Silahlar ve diğer ele geçen malzemeler konusunda her hangi bir yargılama konusu olmadı. Ancak, bunlarla ilgili bana ceza verilmedi. Ailem bana banka yoluyla para gönderirdi. Ben ceza evinde bulunduğum sırada görevliler kart verirlerdi, bir tane de bana verdiler. Diğerini ise tanıştığım biri kredi kartı ile birlikte şifresini verdi. Bu kart İran Devleti bankalarına aittir. Ben ceza evindeyken bu kartları kullandım. İran Cezaevi içinde dükkânlar vardı. Bu kart ile alış-veriş yapardım.”

    Mahkeme heyeti, Ahmet Güreş’in tutukluluk halinin devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

  • Pendik’i Fenerbahçe heyecanı sardı

    Pendik’i Fenerbahçe heyecanı sardı

    Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Pendikspor’u, Ziraat Türkiye Kupası’nda karşılaşacakları Fenerbahçe’nin heyecanı sardı. Pendikspor Teknik Direktörü Mehmet Erdal Alpaslan, “Bu eşleşme her şeyin önüne geçti. Biz de takımızı en iyi şekilde temsil etmek için var gücümüzle maçımızı oynayacağız” dedi.

     

    1999-2000 sezonunda Türkiye Kupası’nda karşılaştıkları Fenerbahçe‘yi eleyerek spor kamuoyunun gündemine oturan ve uzun süre konuşulan Pendikspor, güçlü rakiplerine yine aynı sonucunu yaşatmayı hedefliyor. Ligde iyi sonuçlar alarak taraftarının yüzünü güldüren Pendikspor’da teknik direktör Mehmet Erdal Alpaslan, 28 Kasım Çarşamba günü Fenerbahçe ile oynanacak Ziraat Türkiye Kupası 4. tur maçıyla ilgili olarak İHA‘ya açıklamalarda bulundu.

     

     

    “BU KURA HERŞEYİN ÖNÜNE GEÇTİ”

    Tarihin tekerrür ettiğini ifade eden Pendikspor Teknik Direktörü Mehmet Erdal Alpaslan, “Tekrar eşleşmemiz bunun en güzel örneği. Biz de takımızı en iyi şekilde temsil etmek için var gücümüzle maçımızı oynayacağız. Bu eşleşme ve Türkiye Kupası, bizim ligdeki durumumuz ele alındığında her şeyin önüne geçti. Herkes bu maçı merak ediyor. Bence sporun, futbolun güzelliği burada. Biz haddimizi bilerek, Fenerbahçe’nin büyüklüğünü bilerek, tedbirli oynamaya çalışacağız. Centilmenlik, güzellik ve sporun bu konudaki kaynaştırıcılığını mutlaka yaşamak istiyoruz. Bunu da bu eşleşme ile Türk spor kamuoyu görmüştür. Biz takımımıza inanıyoruz” diye konuştu.

     

     

    “NEREYE DEPLASMANA GİTSEK O HATIRALAR CANLANIYOR”

    Kendisinin takımın başına yeni gelmesine rağmen hala hatıraların tazeliğini koruduğunu belirten Alpaslan, “1999-2000 sezonundaki o maçtan sonra, ben takıma yeni gelmeme rağmen, nereye deplasmana gidersek gidelim o hatıralar canlanıyor. Yolda otobüsümüzü görenlerin kornaları devam ediyor. Kupada 2-3 tur geçtikten sonra, ‘Eşleşmelerde Fenerbahçe çıkar mı, tekrar olur mu?’ gibi içimizde konuşuldu. Kura çekiminde o güzel tesadüf olduktan sonra herkes tarafından bir gülüşmeye sebep oldu. İnşallah maçın sonunda da gülüşmeler olur, güzellikler olur” şeklinde konuştu.

     

     

    “SPOR İNTİKAM İŞİ DEĞİL”

    Kamuoyunda oluşan ‘Fenerbahçe rövanşı ağır alacak’ yorumlarına değinen tecrübeli teknik adam, “Spor işi intikam işi değil. Spor çok önemli insanların, önemli mesajlar vermesi gereken bir güzellik. İntikamla, pusuya yatmakla bu işler olmaz. Sahada olur. Hiç bir maç oynanmadan kazanılmaz. Formamızı, ismimizi en iyi şekilde temsil edeceğiz” ifadelerini kullandı.

     

     

    BAŞKAN SAMİ BAYRAM: “GÜLÜŞMELERİN ZEMİNİ ÖNCEDEN HAZIRLANDI”

    Kura çekimi sırasında herkesin ‘Olur mu, olmaz mı ?’ diye konuştuğunu söyleyen Pendikspor Başkanı SamiBayram ise, “Konuşmalar geçtiği için, zemini daha önceden hazırlandığı için gülüşmeler oldu. İnşallah hayırlısı olur. İyi oynayan, iyi motive olan maçı alsın. Bizim Fenerbahçe ile kendimizi aynı kefeye koymamız doğru değil. Biz 2. Lig takımıyız. Hedefimiz PTT 1. Lig’e çıkmak. Kupada başarı gelirse neden olmasın” dedi.

     

     

    13 YIL ÖNCEKİ KADRODA OLAN KEREM SATILMIŞ: “AYNI HEYECANI YAŞIYORUZ”

    1999-2000 sezonunda Fenerbahçe’yi eleyen kadroda futbolcu olan Pendikspor Yardımcı Antrenörü Kerem Satılmış da, “13 sene sonra aynı heyecanı ve mutluluğu yaşıyoruz. Türkiye tekrar bu maçı merak ediyor. Zaten futbol 3 neticeli. O gün gelince gereken motivasyonu oyuncular kendinden sağlayacaktır. Fenerbahçe’nin büyüklüğünü o zaman biliyorduk. O an heyecan ve mutluluğunu yaşadık. O günkü şartlarda kazandık. Şimdi de elimizden gelenin en iyisini yapacağız” diye konuştu.

     

     

    TARAFTARLAR TAKIMLARINA İNANIYOR

    Pendikspor’u her maçta yalnız bırakmayan taraftarlar ise takımlarına güvendiklerini belirterek, “Biz o günden bu yana çok şeyler yaşadık. Her gittiğimiz yerde Fenerbahçe’yi yenen Pendikspor olarak tanındık. Fenerbahçe de bizim rakibimiz. Yendik gene karşılaştık, yine yenmek istiyoruz. Futbolcularımıza güveniyoruz. Bu sefer taraftar daha büyük ve heyecanlı. Bu kez deplasmandayız ama büyük şovlar yapacağız” diyerek heyecanla ve inançla Kadıköy’deki büyük maçı beklediklerini dile getirdiler.

     

  • Cumhurbaşkanı Gül’den korkunç uyarı

    Cumhurbaşkanı Gül’den korkunç uyarı

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Financial Times’a yaptığı açıklamada, Şam yönetiminin Türkiye’ye karşı kimyasal silah kullanma ihtimali konusunda uyarıda bulundu.

     

    Gül, bu tehdide NATO‘nun sağlayacağı Patriot füzeleriyle karşılık verilebileceğini belirtti.

     

     

    Gül, ‘Suriye‘nin kimyasal silahlara ve bu silahları taşıyabilecek eski Sovyet sistemine sahip olduğu biliniyor. Bu anlamda bir çılgınlık yapılması ve böyle bir hamleye girişilmesi ihtimaline karşılık hazırlık planları yapılmalı, NATO’nun şu an yaptığı şey de bu ‘ dedi.
    Ankara‘nın NATO’dan Suriye sınırına Patriot füzeleri konuşlandırılmasını istemeyi değerlendirdiğini belirten Financial Times, Gül’ün sözlerinin Ankara’nın Suriye’nin kendisine karşı kimyasal silah kullanması konusundaki kaygılarını sergileyen şimdiye kadarki en net açıklama olduğunu belirtti.
    Cumhurbaşkanı Gül’ün aynı zamanda eski bir dışişleri bakanı olduğunu hatırlatan gazete, Gül’üTürkiye’nin uluslarası alanda en çok bilinen yüzlerinden biri olarak tanımladı.
    ‘MÜLTECİLER GÜVENLİK RİSKİ ‘ 
    Cumhurbaşkanı Gül,Türkiye topraklarına düşen top mermilerinin kasıtlı atıldığına inanmadığını söyledi, ancak ‘Tabi ki bu tür olayları hoş göremeyiz ve gerekli tepkiyi veririz ‘ dedi.
    Gül ayrıca, Türkiye’ye sığınan Suriyeli mülteci sayısındaki artışın, Ankara için bir güvenlik riski olduğunu vurguladı.
    Gazete, Gül’ün Suriyeli mülteci sayısını resmi rakamların ötesinde, 150 bin kişi olarak bildirdiğini yazdı.
    Ancak Gül, en büyük ve yakın tehditle Suriye halkının karşı karşıya bulunduğunu ekliyor ve ‘Bu durumun devam edemeyeceği net. Suriye kendi kendini tüketen bir ülke haline geldi ‘ diyor.
  • Emekli olacaklara yaş müjdesi

    Emekli olacaklara yaş müjdesi

    Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Fatih Acar, emekli aylığı bağlama süresinin 60 günden 20 güne indireceklerini söyledi.
    Emeklilik aylığını 3 günde bağlayıp neticeyi cep telefonundan bildireceklerini aktaran Acar, emeklilere ocak ayında zam müjdesi verdi. SGK Başkanı, emeklilik yaşının yükselmeyeceğini de bildirdi.

     

    Bir televizyon programına konuk olan SGK Başkanı Fatih Acar, emeklilere müjde verdi. 2000 yılından önce emekli olanlarla, 2000 yılından sonra emekli olanlar arasında uçurum olduğunu ifade eden Acar, bakanlığın bu adaletsiz durumun çözülmesi adına önemli gayret gösterdiğini belirtti ve “Emeklilerimizin aylığında 2013 yılında 10 TL ile 322 TL arasında iyileştirme yapacağız.” dedi.

     

    İntibak hesaplamaları yaparken 2500 emeklinin maaşının eksik hesaplandığını belirten Acar, “2500 emeklinin maaşı eksik hesaplanmış. Bunlar toplu olarak Ocak’ta fark alacak. Bunlardan birinin hesabına 22 bin TL yatıracağız.” bilgisini verdi.

    Kayıt dışılık konusuna da değinen SGK Başkanı Acar, 81 ilde kayıt dışı mücadele servislerinin kurulduğunu belirterek, 4 yılda 1milyon 250 bin çalışanın kayıt altına alındığını vurguladı. Teknik altyapı sıkıntısını gidermek bakımından Türktelekom’la özel bir anlaşma yaptıklarını söyleyen Acar, “Telekom özel hat verdi, provizyon arızası olmayacak. Biz bir sosyal güvenlik kurumuyuz. 74 milyona hizmet veriyoruz. Bize otobanda yer tahsil edin dedik ve yaklaşık bir aydır özel otobanda ayrılmış hattan hizmet ediyoruz.”

    Fatih Acar, milyon dolarlık futbolcuların asgari ücretle prim yatırdıklarını tespit ettikten sonra harekete geçtiklerini aktaran Acar “Asgari ücretli o kadar ünlü futbolcu çıktı ki hayret ettik ve asla bu tabloyu kabul etmeyeceğimizi söyleyerek bu tablonun 1 yıl içerisinde düzeltilmesi gerektiğini net bir şekilde ifade ettik. Futbol kulüplerine yaptığımız çalışmayı 2013’te sektör sektör derinleştireceğiz.” ifadelerini kullandı. Acar, asgari ücretten prime esas matrah beyan edenlerin oranının 2008’lerde yüzde 60’larda iken bugün yüzde 41’lere indiği de kaydetti.

     

    EMEKLİLERE 104 MİLYAR LİRA KAYNAK AKTARILDI
    Sosyal güvenlik reformundan önce 38 yaşında emekliliğin tabii bir uygulamaya dönüştüğüne dikkat çeken Acar, ”15 yıl prim ödeyen 40 yıl emekli aylığı alıyordu.” dedi. Bunun ülkeye çok ciddi faturasının olduğunu belirten Acar, bugün gelinen noktada 10,4 milyon emekli olduğunu ve emeklilere 104 milyar lira kaynak aktarıldığını söyledi. Türkiye’nin gelecekte daha yaşlı bir nüfusla karşılaşacağını ifade eden Acar, bu sebeple sosyal güvenlik reformunun son derece önemli olduğunu dile getirdi.

     

     

    Merkezi Yönetim Bütçesi‘nin yüzde 40’ndan fazlasını SGK’nın oluşturduğunu söyleyen Acar, şu bilgileri verdi:

    2012 bütçemize baktığımız zaman toplam gelirimiz 133,2 milyar lira, toplam giderimiz 158,7 milyar lira. Açık olarak öngörülen rakam 25,4 lira. Prim gelirlerimiz ise 93,5 milyar lira. Bütçemiz içerisinde en önemli gelir kalemlerimiz prim gelirlerimiz. Giderlerimiz açısından baktığımızda en önemli giderlerimiz emekli maaşları, 104,7 milyar lira. Sağlık giderlerimiz 43,4 milyar lira. Bu tabloya baktığımızda şöyle bir fotoğraf verebiliriz; sosyal güvenlik reformuyla birlikte sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sisteminin temelleri atıldı.”