Etiket: Türkiye

  • Türkiye’de ilki yaşattı

    Erzurum’da düzenlenen Gençler ve Büyükler Kulüpler Kros Ligi yarışlarında türbanlı olarak koşan kadın sporcu ilgi odağı oldu. Başörtülü olarak koşan sporcunun Türkiye’de ilk olduğu belirtildi. 
    Türkiye Atletizm Federasyonu faaliyet programında yer alan Gençler ve Büyükler Kulüpler Kros Ligi yarışları Erzurum Gençlik Hizmetleri Hizmet Binası yanındaki Kros Parkurunda yapıldı. 40 kulüpten çok sayıda sporcunun mücadele ettiği yarışlar renkli geçti. Sporcular birinci gelebilmek için kıyasıya yarıştı. Finiş çizgisine ulaşan çok sayıda kadın ve erkek sporcu, yorgunluktan baygınlık geçirdi. Kendilerini çimlerin üzerine bırakan sporcular uzun süre yerde kaldı. Sporculara antrenör ve arkadaşları yardımcı oldu.
    Niğde Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencisi Sümeyye Tezel ise yarışlara başörtülü olarak katıldı.
    Atletizm Federasyonu yetkilileri Tezel’in başörtülü olarak yarışlara katılan ilk sporcu olduğunu belirtti.

  • Alexandra Stan Türkiye’ye geliyor

    Alexandra Stan Türkiye’ye geliyor
    Rihanna’nın rakibi olarak gösterilen Romanyalı ünlü şarkıcı Alexandra Stan Türkiye’ye gelmeyi planlıyor.

    Türkiye’de de geniş bir hayran kitlesine sahip olan 25 yaşındaki Romanyalı ünlü şarkıcı Stan, yeni albümü Unlocked’ın dünya tanıtım turnesi kapsamında Türkiye’ye gelmeyi planlıyor.

    Yaz aylarında yeni albümünün müjdecisi olan “Cherry Pop” ve “Dance” adlı şarkıları dünyayla eşzamanlı olarak Türkiye’deki hayranları için de yayınlayan Alexandra Stan, Rihanna’ya rakip olarak gösterilmesi konusunda ise “Rihanna ile aynı sahnelerde kariyer yapan, müzik anlamında farklı stilleri olan kişileriz” dedi.

    25 yaşındaki Romanyalı ünlü şarkıcı Stan, “Mr. Saxobeat” adlı şarkısıyla büyük beğeni toplayarak radyoların şarkı listesinde uzun süre üst sıralarda yer almıştı.

  • Suriye’den kaç mülteci geldi?

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Suriye’den gelen mülteci sayısının 130 bini aştığını açıkladı.

    Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Hilton Hotel’de gerçekleşen Japonya-Türkiye ortak sempozyumuna katıldı. Sempozyum sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Kurtulmuş, bir gazetecinin Suriye’den gelen mültecilerle ilgili sorusu üzerine, “Perşembe gecesinden itibaren Kobani bölgesi Kürtçe adıyla, o bölgeden kaçan Kürt kökenli kardeşlerimizin Türkiye’ye doğru yoğun akışları oldu. Perşembe gecesi Cuma sabahına kadar 4 bin 500 civarında kişi geldi ama IŞİD birliklerinin çok yakın bir noktaya gelmiş olması oradan çok hızlı bir kaçışın başlamasına vesile oldu. Bizler de oradan kaçan insanlara ilk planımız sınır dışında onları ağırlamak, orada insani yardımlar sunmaktı ama taşıdıkları insani risk, hayat tehlikesi göz önünde bulundurularak kapımız açıldı” diye konuştu.

    “YAKLAŞIK 70 BİN İNSAN KOBANİ BÖLGESİNDEN URFA’NIN SURUÇ İLÇESİNE VE ÇEVRESİNDEKİ YERLERE GELMİŞ OLDU”
    Açılan kapının bilinen sınır kapısı anlamında olmadığını kaydeden Kurtulmuş, “Yaklaşık 30 kilometrelik bir alanda 8 ayrı noktada tel örgüler kesilerek bu insanların Türkiye’ye girmesine müsaade edildi. Cuma günü yaklaşık saat 13’te kapı açılmıştı. Cumartesi sabahına kadar yaklaşık 70 bin insan Suriyeli Kobani bölgesinden Urfa’nın Suruç ilçesine ve çevresindeki yerlere gelmiş oldu. İlk andan itibaren gelen Suriyelilerin kendi akrabalarının yanına yerleştirilmesi kontrollü olarak sağlandı. Biz Cumartesi günü İçişleri Bakanı Efkan Ala Bey, Tarım Bakanımız Mehdi Eker Bey ile birlikte oradaki göçmenlerin sorunlarını yerinde incelemek için sınır bölgesine, Suruç’a ve sınır bölgesine Mürşitpınar kapısına ve diğer yerlere ziyaretlerde bulunduk. Orada memnuniyetle ifade etmekle isterim ki, akrabaları olmayanlar yatılı bölge okuluna, yatılı bölge okulunun bahçesindeki çadır kente yerleştirildi. Ayrıca sınır bölgesinden gelenlerde kontrollü bir şekilde kayıt altına alınarak içeriye sokulmaya çalışıldı” ifadelerini kullandı.

    “PERŞEMBE GECESİ YAPTIĞIMIZ TOPLANTIDA EN KÖTÜ SENARYOYA DA HAZIRLIKLIYDIK”
    “Perşembe gecesi yaptığımız toplantıda en kötü senaryoya da hazırlıklıydık” diyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:
    “En kötü senaryoda şu; yüz binleri bulan bir göçmen dalgası olursa ne yapacağız? Bununla ilgili her türlü hazırlığımızı yaptık. Lojistik desteklerimiz, AFAD’ın yardımları, bu gelenlerin güvenliklerinin sağlanması konusunda en ufak bir ayrıntıyı dahi ihmal etmeden hazırlıklar yapıldı. Çok şükür beklediğimiz oranda bir göç dalgası olmadı. Ümit ederiz şimdiye kadar göç etmiş olanlar da en kısa zamanda barış ortamı sağlanarak kendi memleketlerine dönmeyi başarırlar. Dün itibariyle sınırın hemen yanındaki bölge insansız bölge haline getirildi. Yani sadece Suriye’den gelenler oraya girebildiler. Oranın çıkışında da Suriye’den gelenlerimiz tamamıyla kayıt altına alınarak ilgili yerlere aktarılmış oldular. Son derece ciddi bir şekilde en ufak bir detay ihmal edilmeksizin gelenler kontrollü bir şekilde Türkiye’ye kabul edildi. IŞİD’in saldırıları devam ederse Kobani bölgesinde tam karşısında, Mürşitpınar Sınır Kapımızın karşısında şehir var. Hem o şehirde hem o bölgeden şehre gelmiş insanların Türkiye’ye daha yoğun bir şekilde gelişleri söz konusu olabilir. Bunlarla ilgili de hazırlıklarımız devam ediyor. Ümit ederim ki çok kalabalık bir göçmen dalgasıyla karşı karşıya kalmayız. Kalırsak da her türlü tedbirimizi almış bulunmaktayız.”

    “NET SAYIMIZ YAKLAŞIK 130 BİN CİVARINDA”
    Gelen mülteci sayısının ve bundan sonra kaç kişiye karşı hazır olunduğunun sorulması üzerine Kurtulmuş, “Net sayımız yaklaşık 130 bin civarında. Hatta 130 bini aşmış bir sayıdan bahsedebiliriz. Söz konusu bölgenin toplam nüfusu 400 küsur bin. Yoğun yüz binlerle ifade edilebilecek göç dalgası muhtemeldir. Bu muhtemel dalgaya karşı hazırlıklı olduğumuzu ifade etmek isterim” dedi.
    Türkiye’nin fedakârlıklarla 24 saat dolmadan 70 bin kişiden bir kişinin bile burnunun kanamadan içeriye alınıp ilgili yerlere nakledilmesinin kolay olmadığını belirten Kurtulmuş, “Çok zor bir iş başarılıyor. Bu doğal afet değil. Karşı karşıya kaldığımız şey maalesef insan eliyle yaratılan bir felakettir. Dolayısıyla daha kaç köyün basılacağı, daha kaç kişinin göçmen haline getirileceğini bilmiyoruz. Karşı tarafta kontrol edilemez bir güç sivil insanlara karşı bir saldırı içerisinde. Dolayısıyla afetin boyutu, doğal bir afetin boyutundan daha tehlikeli, daha riskli, daha bilinmezleri içeren bir durumdur. Tüm bunların hepsine hazırlıklıyız. Bu da Türkiye’nin gücünü gösteriyor” şeklinde konuştu.

    “HİÇ KİMSE SURİYE’DEN GELEN, KOBANİ’DEN GELEN KÜRT KARDEŞLERİMİZ ÜZERİNDEN SİYASİ BİR ŞOV YAPMAYA KALKMASIN”
    “Hiç kimse Suriye’den gelen, Kobani’den gelen Kürt kardeşlerimiz üzerinden siyasi bir şov yapmaya kalkmasın” diyen Kurtulmuş, “Hiç kimse oradaki yardım faaliyetlerini zorlaştıracak eylemlilik içerisinde olmasın. Özellikle bunu istirham ediyorum. Biz gelenin kimliğinin ne olduğuna bakmıyoruz” ifadelerini kullandı.
    İnsanların geri dönmesinin oradaki siyasal şartların iyileşmesiyle orantılı olduğunu bildiren Kurtulmuş, “Oradan gelen mülteciler, hele cumartesi gününden sonra çok daha düzenli bir şekilde herkes tek tek kaydediliyor. İki ana giriş noktasından itibaren kaydediliyor. Bunların hepsi kontrol altındadır. Kimse endişe duymasın” dedi.

  • Devler ABD’ye direnemedi

    Devler ABD’ye direnemedi

    FIBA Dünya Kupası’nda ikinci maçı için parkeye çıkan Türkiye, turnuva favorisi ABD’yi çok zorladı ama son 15 dakika farkıyla 98-77 mağlup oldu.Maçın ilk çeyreğinin şeklini Türkiye’nin kontrollü oyunu belirledi. Temponun hızlanmasına izin vermeyen Ay Yıldızlılar, ABD’nin atletizmine set oyunu ile cevap verdi. Bu planın sonucunda Ergin Ataman’ın oyuncuları çeyreğin ilk dakikalarında 10-5 öne geçti. Ancak Kenneth Faried ve Kyrie Irving liderliğinde toparlanan ABD, skora denge getirmeyi başardı. Bu geri dönüşe rağmen disiplinini kaybetmeyen Türkiye, Ömer’in pota altındaki varlığı ve Cenk Akyol’un katkıları ile maçın içinde kaldı. Çeyreğin son dakikalarında Rudy Gay ve Derrick Rose’un oyuna girmesiyle ABD’nin ritm kaybetmesinden iyi faydalanan A milliler, sakinliğini kaybetmedi ve tempoyu kontrol etmeyi sürdürdü. İki takımın sete set oyunu sonucunda ilk çeyrek 16-16 eşitlikle sona erdi.

    Maçın ikinci çeyreğinde de Türkiye’nin gömülü savunması ABD’nin ritmini bozmayı sürdürdü ve karşılaşmanın dengesini korudu. Ay-yıldızlı takım hücumda kolay sayı bulamasa da savunmadaki taktiği ile ABD’ye kontrolü ele geçirme fırsatı vermedi. Ömer’in boyalı alan oyununa Oğuz’un da katılması, ABD’nin dün Finlandiya karşısında gerçekleştirdiği ikinci çeyrek dominasyonunu bir kez daha sergilemesine engel oldu. Kerem Tunçeri’nin saha içi liderliğinde sakinliğini koruyan Türkiye, dakikalar geçtikçe artan güvenlerini parkeye daha fazla yansıtmaya başladılar.

    Atletizme dayalı bir oyun sergilemek isteyen rakip takım, Türkiye’nin soğukkanlı performansı nedeniyle hücumda yanlış kararlar vermeye başladı. Bu hataları son dakikalarda Ender Arslan faktörüyle hızlı hücumlara çevirmeye başlayan A Milli Erkek Basketbol Taımı, isabetli şutlar ve faul atışları ile skor üretmeye devam etti. Devrenin son iki dakikası içinde hücumda kendi ritmini yakalayan Türkiye, ABD’yi şaşırtan bir çıkış gerçekleştirdi ve Barış Hersek, Emir Preldzic ile Cenk Akyol’un sayılarıyla ilk devreyi 40-35 önde kapattı.

    SON ÇEYREKTE FARK AÇILDI
    İkinci yarıya önde olmanın güveniyle parkeye çıkan Türkiye, hücumunu zaman zaman hızlı ataklarla renklendirerek ABD’yi şaşırtmayı sürdürdü. Her oyuncusundan katkı alan A Milli Basketbol Takımı için farkı devrenin başında yakaladığımız üçlük serisi oldu. Üç üçlük isabeti ile skorda öne geçen ay-yıldızlılar,savunmada sertliği ve ekstra eforu kaybetmediler. Ömer Aşık’ın yıkılmayan bir kale gibi liderliğini yaptığı savunma gayretine Sinan Güler’in enerjisi katıldı ve ABD maçın kontrolünü ele geçirmesini sağlayacak kolay sayıları bulamadı.

    Çeyreğin son dakikalarında Davis’in pota altı performansı ve ABD savunmasının sertleşmesi Türkiye’nin ritmini bozdu. Faul çizgisine ilk devredeki kadar çok gidemememizin de etkisiyle skorda ibre ABD’ye kaydı. Türkiye üçüncü çeyreği 66-60 geride kapattı. ABD üçüncü çeyreğin sonunda ele geçirdiği skor ve ritm üstünlüğünü maçın son kısmında da korudu. Faried’in enerjisine Harden’ın organizasyonu da eklenince ABD hızlı hücumlar ile skora ulaşmayı başardı. Bu dakikalarda ABD farkı ilk defa çift hanelere çıkardı ve bu üstünlüğünü korudu. Üç çeyrek boyunca sergilediği yoğun savunma enerjisi nedeniyle fiziksel olarak da yorulan ay-yıldızlı takım, bu tempoya cevap veremedi.

    Farkın açılmasıyla başantrenör Ergin Ataman Barış Ermiş ve Furkan Aldemir’i de oyuna soktu ve Türkiye’de dakika almayan oyuncu kalmadı. Maçın son dakikaları içinde manzara değişmedi ve ABD karşılaşmayı 98-77 kazandı.

    SALON: Bizkaia Arena
    HAKEMLER: Alejandro Chiti xx, Joseph Bissang xx, Alejandro Sanchez xx
    TÜRKİYE: Sinan Güler 9 xx, Ender Arslan 8 xxx, Barış Hersek 8 xx, Ömer Aşık 6 xx, Cenk Akyol 12 xxx, Emir Preldzic 9 xx, Furkan Aldemir 4 xx, Kerem Tunçeri 3 xx, Kerem Gönlüm 4 xx, Osman Cedi xx, Oğuz Savaş 9 xxx, Barış Ermiş 5 xx
    ABD: Stephen Curry 9 xx, Kenneth Faried 22 xxxx, Kyrie Irving 13 xxx, James Harden 14 xxx, Anthony Davis 19 xxxx, Klay Thompson 6 xx, Derrick Rose 2 xx, Rudy Gay xx, DeMar Derozan 2 xx, Mason Plumlee xx, DeMarcus Cousins 11 xx, Andre Drummond xx
    1. PERİYOT: 16-16 (Berabere)
    Devre: 40-35 (Türkiye lehine)
    3. periyot: 60-66 (ABD lehine)

  • Bir yılda tam 405 bin 405 hırsızlık

    İçişleri Bakanlığı, geçen yıl işlenen suçların dörtte birini hırsızlığın oluşturduğunu açıkladı. Verilere göre yalnızca 2012 yılında yurt genelinde 405 bin 405 hırsızlık olayı yaşandı.

     

    Türkiye’de geçen yıl yaşanan 1 milyon 491 bin 769 asayiş olayının yaklaşık dörte birini hırsızlıksuçu oluşturdu. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, yurt genelinde 2008’de 256 bin 562 olan hırsızlık suçu, 2009’da 304 bin 570’e, 2010’da 344 bin 87’ye, 2011’de 351 bin 838’e ve 2012’de 405 bin 405’e yükseldi. Jandarma bölgesindeki asayiş olaylarında hırsızlık suçu, hayata ve vücutdokunulmazlığına karşı suçlar ile hürriyete ve şerefe karşı suçlarla ilk üç sırada yer aldı.

     

     

    Geçen yıl, polis sorumluluk alanında meydan gelen hırsızlık  suçlarında, ilk sırada evden hırsızlık suçları yer aldı. Bu suçu iş yerinden hırsızlık ve yankesicilik izledi. Jandarma sorumluluk alanında da en sık rastlanan hırsızlık türleri sırasıyla yüzde 25,56 ile evden hırsızlık, yüzde 13,80 ile iş yerinden hırsızlık ve yüzde 10,83 ileelektrik enerjisi hırsızlığı oluşturdu.

     

     
    İşsizlik baş neden
    Hırsızlığı etkileyen faktörlerin başında ise işsizlik, gelir dağılımı arasındaki fark, öğrenim seviyesi, göç ve nüfus hareketleri geliyor. Hırsızlık zanlılarının yüzde 60’ını ilköğretim mezunları ve altındaeğitim alan kişiler oluşturuyor. Eğitimli suçluların tekrar suç işleme eğilimleri ise diğer suçlulara oranla daha az olduğu belirtiliyor.

     

     

    Meslek olarak görülüyor
    Bu suçu işleyenlerin büyük bölümünün hırsızlığı bir “meslek” olarak gördüğü, hırsızlık hükümlülerinin, cezaevinden çıkmalarını müteakip, eski işlerini kaybetmeleri, sabıkalı olmaları ve yeni iş bulma şanslarının da azalması sonucu hırsızlık yapmaya devam ettiği kaydediliyor. Emniyet yetkililerine göre, hırsızlık, yüksek faili meçhul oranı, kişilerde yarattığı suç korkusu,maddi ve manevi etkileri nedeniyle, çözülmesi gereken öncelikli suçlardan biri.