Etiket: Türkiye-rusya

  • Putin: “Türkiye-Rusya ilişkilerinin bozulmak istendiğine ikna olmaya başladım”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Türkiye-Rusya ilişkisinin bozulmak istendiğine artık ikna olmaya başladım” dedi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yılı değerlendirdiği bir basın toplantısı düzenledi. Suriye’deki duruma değinen Putin, Halep’in Suriye rejimi tarafından geri alınmasının istikrarın sağlanması yönünde son derece önemli olduğunu ifade etti. Rus lider, “Halep’in kurtarılması Suriye’deki istikrarın sağlanmasının bir parçası olarak önemli” dedi.

    Basın mensuplarının sorularına tek tek yanıt veren Putin, Büyükelçi Andrey Karlov’un öldürülmesine de değinerek, “Karlov’un öldürülmesi Rusya-Türkiye ilişkilerini bozmaya yönelikti. Rus uçağının düşürülmesinden sonra bu emri verenlerin amacının iki ülke arasındaki ilişkileri bozmak yönündeki açıklamalara şüpheyle bakıyordum. Ancak Türkiye-Rusya ilişkisinin bozulmak istendiğine artık ikna olmaya başladım” ifadesini kullandı.

    Rusya’nın herkesin adalete teslim edilmesi için çalışacağını kaydeden Putin, “Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un öldürmesiyle ilgili soruşturmada her şeyin açığa çıkarılmasını yakından izleyeceğiz” dedi.

  • Stoltenberg: “Türkiye-Rusya görüşmeleri Türkiye’nin ittifak içindeki yükümlülüklerine aykırı değil”

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel’de düzenlediği basın toplantısında, “Türkiye’nin Rusya ile yaptığı görüşmeler Türkiye’nin ittifak içindeki yükümlülüklerine aykırı değil. Aksine, Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesinden bu yana Moskova ve Ankara arasında doğrudan diyalog kurulmasını gerektiğini ifade ettik” dedi.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, yarın başlayacak NATO Dışişleri Bakanları toplantısı öncesinde basın toplantısı düzenledi. Stoltenberg, iki gün boyunca NATO Dışişleri Bakanlarının güvenlik sorunlarını ele alacaklarını ve bu sorunlarla nasıl mücadele edileceğini ifade etti. Bakanların NATO-AB işbirliğini ele alacaklarını sözlerine ekleyen Stoltenberg, barışçıl düzene yeni yöntemlerle meydan okunduğu zaman NATO ve AB’nin daha yakından çalışması gerektiğini belirtti. NATO Genel Sekreteri, ileriye doğru önemli bir adım kaydedeceklerine inandığını aktararak, AB ile işbirliğinin de önemli olduğunu vurguladı.

    Yarın yapılacak toplantıda NATO’nun doğu ve güneydeki komşuların kapasitesinin arttırılması konusunun da le alınacağını hatırlatan Stoltengberg, Çarşamba günü ise Afganistan Dışişleri Bakanı Rabbani ile bir araya geleceklerini bildirdi. Ukrayna’daki son durumun da görüşüleceğini aktaran Stoltenberg, ateşkesin her gün hatta yüzlerce kez ihlal edildiğini sözlerin ekledi.

    “Türk görevlilerinin iltica başvurusu NATO’nun kararına bağlı değil”

    Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Stoltenberg, Türkiye’nin sadece stratejik coğrafi konumundan dolayı değil aynı zamanda farklı sebeplerden önemli bir müttefik olduğunu belirterek, Türkiye’nin 3 milyon mülteciye ev sahipliği yaptığını da hatırlattı. Türkiye’nin DEAŞ ile mücadelede de önemli bir müttefik olduğunu vurgulayan NATO Genel Sekreteri, Türkiye’nin hem NATO hem de Avrupa için önemli olduğunu bildirdi. Türkiye’yi defalarca hatta darbe girişiminin de ardından ziyaret ettiğini belirten Jens Stoltenberg, Türkiye’nin terör saldırılarının yanı sıra yüzlerce insanın öldürüldüğü ciddi darbe girişimiyle de karşı karşıya kaldığını bildirdi. Ankara’da bomba ve F16 saldırının verdiği hasarı gördüğü TBMM ziyaretinin son derece şok edici olduğunu dile getiren NATO Genel Sekreteri, Türkiye’nin darbe girişiminin ardındaki isimleri yargılama hakkına sahip olduğunu hatırlattı. “NATO’da görevli bazı Türk görevlileri bazı NATO ülkelerinde iltica başvurusunda bulundu” diyen Stoltenberg, “Sonuç ülkelerin kararına bağlıdır. NATO’nun kararına bağlı değildir” dedi. NATO Genel Sekreteri Suriye’ye komşu olan NATO müttefiki Türkiye’nin DEAŞ ile mücadelede etkili olduğunu bildirdi.

    Türkiye’nin Rusya ile yaptığı görüşmelerine yönelik soruyu yanıtlayan Stoltenberg, “Türkiye’nin Rusya ile yaptığı görüşmeler Türkiye’nin ittifak içindeki yükümlülüklerine aykırı değil. Aksine, Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesinden bu yana Moskova ve Ankara arasında doğrudan diyalog kurulmasını gerektiğini ifade ettik. Doğrudan iletişim kurulmasını memnuniyetle karşıladık. Hiçbir zaman da Rusya’nın tecrit edilmesi çağrısında bulunmadık” açıklamasını yaptı.

  • Türkiye-Rusya yakınlaşması Laleli piyasasını yeniden hareketlendirdi

    Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyaseddin Eyyüpkoca, Türkiye ile Rusya arasındaki uçak krizinin aşılmasıyla Laleli piyasasındaki ticaret hacminde yüzde 25’lik bir düzelmenin olduğunu belirtti.

    Laleli Sanayici ve İşadamları Derneği (LASİAD) Başkanı Gıyaseddin Eyyüpkoca, Türkiye ile Rusya arasındaki uçak krizinin aşılarak yeniden ilişkilerin düzelmesiyle Laleli piyasasının hareketlendiğini söyledi. Eyyüpkoca, krizin aşılmasıyla Laleli piyasasındaki ticaret hacminin yüzde 25’lik iyileşme gösterdiğini bildirdi. Kriz döneminde Rusya ile yapılan ticaretin yüzde 20 seviyesine düştüğünü belirten Eyyüpkoca, rakamların inmesinde tek etkenin uçak krizi olmadığını da dile getirdi. Uçak krizinden önce Rusya’nın petrole dayanan ekonomisinin petrol fiyatlarının düşmesinden kaynaklanan çok ciddi sıkışma yaşandığını söyleyen Eyyüpkoca,”Uçak krizinden önce Rusya’nın petrole dayanan ekonomisinin petrol fiyatlarının düşmesinden kaynaklanan çok ciddi sıkışması vardı. Zaten yüzde 100’e yakın bir devalüasyon yaşanmıştı. Alım güçlerinde yüzde 60’a yakın düşüş söz konusu olmuştu. Kişi başına düşen gayri safi milli hasılada da o oranla düşüş olmuştu” dedi.

    “Uçak kriziyle ticaret rakamları çok fazla düştü”

    Rusya’daki var olan ekonomik sıkışmaya bir de uçak krizinin eklenmesinin Ruslarla iş yapan Laleli piyasasını da olumsuz etkilediğini dile getiren Eyyüpkoca “Rusya’daki var olan ekonomik sıkışmaya hemen uçak krizi de gelince olumsuz etkilendik. Zaten bizim ekonomik olarak en fazla bağımlı olduğumuz ve Laleli olarak baktığımızda pazarın yüzde 40’ına sahip bir ülkeydi Rusya. Uçak kriziyle beraber zaten ekonomik kriz yaşayan Rusya’da yaşanan yüzde 40’lık bir küçülme uçak kriziyle birlikte üstüne yüzde 40’ı daha koydu. Rusya ile yaptığımız ticaret durma noktasına geldi yüzde 20 seviyesine düştü. Bir seneye yakın Rusya ile yaşanan sıkıntılar bizi olumsuz etkiledi. Ülke ilişkilerinde hemen bugünden yarına bir düzelme söz konusu olmuyor, belli bir süreç alıyor. Yukarıdan aşağıya düzelme daha hızlı oluyor ama aşağıdan yukarıya düzelme daha kademeli bir şekilde devam ediyor. Uçak krizinden sonra Rusya ile olan ticaretimiz yüzde 80 civarında düştü. Bu uçak krizi açıldıktan sonra yüzde 25’lik bir düzelme oldu. Ama geri kalan yüzde 50-55’lik düzelmenin olması için Rusya ekonomisinin düzelmesi gerekiyor. İki Hafta önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bir açıklama yaparak Rusya ekonomisinin yüzde 40 daraldığını söyledi. Rusya ile aramızda siyasi bir kriz yok Rusya’nın kendi içerisinde ekonomik kriz var. Petrol fiyatlarının düzelmesi gerekiyor ki Rusya ekonomisinin bizim beklediğimiz rakamlara gelebilsin. Ben bir gün “Allah’ım ne olur petrol fiyatları yükselsin” diyeceğimi düşünmemiştim. Şimdi onu söylüyoruz. Rusya ile daha da yakınlaşacağız, bizim Rusya’ya, Rusya’nın da bize ihtiyacı var” diye konuştu.

    “Laleli olarak yıllardır dolar konusunda efsunluyuz”

    Dolardaki kur artışına da değinen Gıyaseddin Eyyüpkoca, “Laleli olarak yıllardır dolar konusunda efsunluyuz. Herhalde geçmişten aldığımız darbelerden kaynaklanan bir durum olsa gerek. Aldığımız ürünleri dolarla alıp dolar ile satıyoruz. Bu bize bir nebzede olsa rahat nefes aldırıyor. Doların yükselmesinde en az etkilenecek bölgelerden birisi biziz” dedi.

    Türkiye – Rusya arasındaki ortak ticarette TL ve Ruble kullanılmasının doları devre dışı bırakacağını söyleyen Eyyüpkoca “Şuan Rusya ile tercihli ticaret anlaşması için ciddi anlamda konuşuluyor. Buradaki ana unsur iki ülke para birimleriyle ticaret yapılması ve karşılıklı bankalarında buna entegre edilmesiydi. Bizim onlara sattıklarımızda TL onların bize sattıklarında veya aldıkların ruble kullanmaları söz konusu. Geçmişte bu uygulanmaya başlanmıştı. O zaman banka komisyonları yüksekti. Eğer bankalar buna entegre edilirse o zaman bizim istediğimiz seviyelerde olacak ve tehdit olarak gördüğümüz dolar devre dışı kalacak” ifadelerini kullandı.

    “Karaköy Limanı’nın taşınması bizi etkilemez”

    Eyyüpkoca son olarak Laleli piyasasının ürün taşımada kullandığı Karaköy limanının taşınmasıyla ilgili olarak ise “Geçmişte biz Karaköy limanını çok fazla kullanıyorduk. Özellikle Ukrayna ve Rusya yüklemelerinde 1,5- 2 kilometre kuyruklar oluyordu. Daha sonra bu bölündü, Zeytinburnu ve Halkalı’ya gitti. Bundan sonra limanın olması ya da olmamasının bizi çok fazla sıkıntıya sokacağını düşünmüyorum. Çünkü özellikle son dönemlerde ticaretin hızlı dönmeye başlamasıyla kara yolu ve uçağı tercih etmeye başladık. Uçak ile taşımak ön planda çünkü biz refleksleriyle ile var olan bir bölgeyiz. Laleli olarak hızlı üretip hızlı satıyoruz. Karşı tarafa hızlı bir şekilde tüketip bize dönsün diye” diye konuştu.

    Laleli’de tekstil sektöründe faaliyet gösteren firma sahibi Barış Köseliören, şuan Rusya ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 20 milyar dolar civarında olduğunu belirterek “2014 Kasım ayında baktığımız zaman Rusya ile Türkiye arasında 40 milyar dolara yakın ticaret hacmi vardı. Şuan itibariyle baktığımız 20 milyar dolar civarında. Burada en büyük etken aslında Türkiye tarafından uçak düşürülmesi olayından ziyade Rusya’nın kendi içerisinde yaşadığı ekonomik kriz bunun olumsuz etkileri bize yansıyor. Tabi Antalya’ya da 4,5 milyon turist geliyordu 2016 yılından yasaktan dolayı turist gelmedi. Bin dolardan hesaplarsak 4,5 milyon dolar eder. Buda Türkiye açısından ciddi bir kayıp” dedi.

    Köseliören, iki ülke liderinin aldığı inisiyatifle birlikte başlayan barış sürecinin ticarete yansımasının olumlu olduğunu söyleyerek “2014 yılında ekonomik kriz oldu ondan sonra uçak krizi de olumsuz etkiledi. Rusya’ya giden Türk arkadaşlarımız havalimanlarından geri gönderildi. Meddi ve manevi anlamda sıkıntı yaşadık. Şu sıralar çeşitli anlaşmalar imzalandı doğalgaz anlaşması gibi bunların olumlu yansımaları oluyor olacaktır da. Onun dışında petrol değerlendi şuan 46-47 dolar 25 dolarlardan bu rakamlara çıktı. Biz her iki ülkenin ticaret yapan esnafları olarak olumlu taraflarını görüyoruz. Zaman bizim için önemli olumlu taraflarının yansımasının daha hızlı olmasını bekliyoruz. Rusya kendini ağırdan alıyor. Bunu da süreç içerisinde düzeleceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Rusya’da doların yükselmesi bizim için olumsuz”

    Rusya’da doların yükselmesinin kendileri açısından olumsuz bir durum olduğunu sözlerine ekleyen Köseliören, “Bizden ürünlerimizi 10 dolara alan insanlar bunu Rusya’da 300-330 Rubleye satıyordu ama şuan 660 Rubleye satmaya başladılar. Rus vatandaşlarının geliri bu derecede artmadı. Bu da satışları olumsuz etkiliyor. Türkiye’de doların yükselmesi dolarla iş yapan bizler için belli noktalarda olumlu. Neden olumlu? Çünkü bizde eğer dolar artışı olursa hemen fiyatlarda düşüşe geçiyoruz. Satışları artırmak için eskiden 20 dolara sattığımız bluzu hemen 17 dolara çekiyoruz. Bu farkı alıp cebimize artmak yaz tatilinde Yunanistan’da harcamak gibi bir şey yapmıyoruz. Tam tersi satışlarımızı artırmak ve müşterimizin daha fazla ürün alması için fiyata bu şekilde yansıtıyoruz. Doların artması satışlarımızı artırmak için iyi ama ülke olarak baktığımız zaman olumsuz oluyor. Doğalgazı, petrolü ithal ediyoruz bunlar doğal olarak Türk halkına eksi olarak yansıyor” şeklinde konuştu.

  • Türkiye-Rusya meclisleri maça hazırlanıyor

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-Rusya milli takım karşılaşmasının ardından, “Sergey Lavrov’la görüşmüştüm. Rus hükümeti ve Türk hükümeti arasında milletvekillerinin de dahil olduğu ileride belki bir maç yaparız” dedi.

    2018 Dünya Kupası Eleme Grubu maçları öncesinde Türk Milli Takımı, Antalya Stadı’nda Rusya Milli Takımı ile karşılaştı. Karşılaşma 0-0 beraberlikle sona erdi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç karşılaşma sonunda değerlendirmede bulundu.

    Bakan Çavuşoğlu maçın dostluk ve hazırlık maçı olduğunu belirterek, ”Gayet dostane bir ortamda maç izledik. Türk taraftarlar ve Rus taraftarlar beraber oturdu. Antalya’da yaşayan Ruslar da maça büyük ilgi gösterdiler. Özellikle bin civarında bilet onlara verildi. Amacına ulaştı ve önümüzdeki süreçte inşallah Rusya’da da bir dostluk maçı yapma imkanımız olur. Bugün Sergey Lavrov’la görüşmüştüm Rus hükümeti ve Türk hükümeti arasında milletvekillerininde dahil olduğu ileride belki bir maç yaparız. İleri de değerlendireceğiz bunu da” dedi.

    Antalya’nın güzel bir ev sahipliği yaptığını belirten Bakan Kılıç ise, “Gayet güzel bir ev sahipliği yaptı Antalya. Atmosfer çok güzeldi. Antalya’da çok sayıda Rus vatandaşı vardı. Çok güzel ve uyumluydu. Rus spor bakanı ile görüştük önümüzdeki aylarda Rusya’da Türk şirketleri tarafından inşa edilen stadyumun açılışına gideceğiz” diye konuştu.

  • Türkiye-Rusya Medya Forumu

    Akdeniz yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kavak, Türkiye’de son 15 yılda tarımsal alanda devrim yaşandığını belirterek, “Artık Türkiye’de tarım yaş sebze meyve üretimi dünya standartlarında insan çevre ve hayvan sağlığı odaklıdır” dedi.

    Antalya Belek’te devam eden Türkiye Rusya Medya Forumu’nun açılış programının ardından öğleden sonraki programda, ’Rusya ve Türkiye Arasındaki Yeni Ticaret Fırsatları’ konulu panele geçildi.

    Panelde konuşan Akdeniz yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kavak, sektör olarak gelecekten umutlu olduklarını belirterek, Rusya ile güçlü işbirliğinin çok daha hızlı şekilde devam etmesini beklediklerini söyledi. Rusya ile ihracatta 24 Kasım’daki bütün olumsuzlara rağmen verilen molaya rağmen, Rus medyasıyla tanıtım faaliyetlerini kesmediklerini dile getiren Kavak, “Bu kapsamda cesur Rus medyasına teşekkür ediyorum” dedi.

    “Tüm ülkelerin sağlığını önemsiyoruz”

    Son 15 yıldır Türkiye’de tarım üretimi ve tarımsal alanda devrim niteliğinde yeni yapılanmalar olduğunun altını çizen Kavak, “Artık Türkiye’de tarım yaş sebze meyve üretimi dünya standartlarında insan çevre ve hayvan sağlığı odaklıdır. Biz üretimimizin yüzde 7-8’ini ihraç ediyoruz, yüzde 92’sini kendi halkımız tüketiyor. Kendi çevremizin de sağlığını düşünüyoruz. Kendi insanımızın sağlığı gibi Rusya ve Almanya vatandaşlarının da sağlığına eşittir. Tüm halkların sağlığına saygı duyuyoruz. Tarımın tüm paydaşlarını bu noktada eğitiyoruz” ifadelerini kaydetti.

    “Engeller en kısa sürede kalkacaktır”

    2011 yılından bu yana Rusya’ya ihraç edilen yaş sebze meyvelerde kimyasal buluntu bildirimi almadıklarının altını çizen Kavak, “Rusya ile Türkiye arasında karantina ya da kimyasal kalıntılar noktasında bir problemimiz mevcut değil. Türk ürünlerine uygulanan engellerin en kısa zamanda çözüleceğinden umutluyum. Rus halkı Türk mandalinasını, üzümünü, portakalını, domatesini özlemiştir. Tarım ürünlerindeki yasakların kaldırılması sadece Türkiye için değil, Rusya açısından da önemlidir. Biz ne kadar çok ürün gönderirsek oradaki tüketicilerin bu ürünleri ucuza mal etme ve taze tüketime şansları doğuyor. Yaşasın Türk halklarının dostluğu ve kardeşliği” diye konuştu.

    “Rusya ile kısa bir mola verdik”

    Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün, 140 üyeleri ile dünyaya açıldıklarını 1972’den bu yana 330 milyar dolarlık cironun 66 milyar dolarını Rusya ile gerçekleştirdiklerini söyledi.

    Türkiye ve Rusya’nın birbirleriyle çalışmalarının ihtiyaç olduğunu dile getiren Yenigün, ” 24 Kasım’ı mola olarak kabul ediyoruz. ‘Nerede kalmıştık’ diyoruz. Vize konusu çok önemli bir konuydu. Vize konusunun en kısa zamanda 24 Kasım öncesine dönmesini istiyoruz. Yıllık ciromuz Rusya tarafında 5 milyar dolar civarındaydı. Türkiye-Rusya birbirinden ayrılmaz parçalardır. Rus- Türk evlilikleri baya bir ileri oranda. Moladan sonra dostluğumuz eski seviyesinden devam eder” dedi.

    “AVM’lerdeki markaların yüzde 75’i Türk’tür”

    Birleşik Markalar Derneği(BMD) Başkanı Sami Kariyo, Türkiye’nin çevresindeki ülkelere göre birçok farkı olduğunun altını çizerek, Türkiye’de üretimin çok kuvvetli olduğunu kaydetti.

    Perakendenin büyümesi için en önemli faktörlerinden birisinin AVM’ler olduğunu vurgulayan Kariyo, “Türkiye’de 7-8 senedir AVM yatırımlarının Avrupa’da en yüksek olduğu ülkelerin başında geliyor. Türkiye’de bir AVM’ye girdiğinizde markaların yaklaşık yüzde 70-75’inin Türkiye kökenleri markalar olduğunu görürsünüz. Bu da çok az ülkede görülen bir şeydir. Türkiye’de üretim çok kuvvetli, çabuk cevap veren bir üretim var. Türkiye’de perakende çok kuvvetli, Türk markaları çok kuvvetlidir. Türkiye’de modern organize perakendenin gerçekten toplam hazır giyim içinde yüzde 60’lık bir orana ulaştı. Gıdada bu oran yüzde 40” diye konuştu.

    “Markalı ekonominin önemi”

    BMD bünyesinde yaklaşık 150 tane marka olduğunu dile getiren Kariyo, “Oluşturduğu hacim 47 milyar dolar. Yaklaşık 350 bin kişiyi istihdam ediyor. Yaklaşık 3.5 milyon metrekarelik satış alanı oluşturuyor. Bizim için en önemli şeylerden biri markalı ekonomidir. En fazla değerin markalar aracılığıyla ve tüketiciye en yakın kesimlerde olabileceğine inanıyoruz. Markalı ihracat çok önemlidir. Eğer bu markalar Türkiye içinde liderliğine devam etmek istiyorsa, liderlik dürtüsünü mutlaka ve mutlaka yurt dışına taşımak zorundadır. Yurt dışına taşımadığı takdirde bir gün o pazarı elinden alınabileceğini unutmamalıdır. Yurt dışında da güçlü markalar olmalıdır” dedi.

    “Deneyimimiz Rusya’ya taşımalıyız”

    Türk markalarının 140 ülkede 4 bini aşkın mağazası olduğuna değinen Kariyo, “Rusya’da 33 tane BMD markasının 560 mağazası var. Küçük mağazaları da eklersek sayı bin 695 sayısına geliyor. Biz perakendeyi ürün mübadelesi olarak görmüyoruz, ’al sana bir tişört, ver bana on ruble’ değil artık bir deneyim. O nedenle biz deneyimi Türk markaları adı altında Rus pazarına taşımakla yükümlüyüz. Normalleşme dediğimiz ürünlerimizin rahat olarak Rusya’ya girmesi bir zorunluluktur” ifadelerine yer verdi