Etiket: TÜRKÇE

  • Beytüşşebap’ta Türkçe, Kürtçe uyarı sistemi

    Şırnak’ın Beytüşebap ilçe girişinde Türkçe ve Kütçe uyarı sistemleri kurularak, ilçeye giriş yapan araçlar didik didik aranıyor. Türkçe bilmeyenler için Kürtçe uyarıların da kullanıldığı sistem ile ilçeye giriş yapanlar güvenlik kuvvetlerinin talep ettiklerine yanıt veriyor. Terörün tamamen temizlendiği ilçe 7/24 kameralarla gözetlenirken, ilçe girişinde Türkçe’nin yanı sıra Kürtçe uyarılar asılarak güvenlik nedeniyle yapılan aramalardan vatandaşların rahatsız olmaması sağlanıyor.

    Beytüşşebap İlçe Emniyet Müdürlüğü aylardır araçların rutin kontrollerinin yanı sıra bombalı saldırılara karşı yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. İlçe girişinde elektronik bariyer, mobese sistemlerine bir yenisi daha eklenerek, vatandaşların uygulama noktalarında daha rahat geçiş yapabilmeleri için Türkçe ve Kürtçe yazıların olduğu tabelalar yerleştirildi. İlçe merkezine giriş yapacak olan vatandaşların araçları kontrol edildikten sonra merkeze girişleri sağlanıyor. Terörün tamamen temizlenerek Türkiye’nin en güvenli ilçeleri arasına giren Beytüşşebap’ta güvenlik kuvvetleri kuş uçurtmuyor.

    Beytüşşebap son yılların en güvenli ilçeleri arasında yerini aldı

    Yıllardır terör olaylarıyla gündeme gelen ilçe, son yıllarda teröre vurulan ağır darbelerin ardından Türkiye’nin en güvenli ilçeleri arasında yerini aldı. Silahlı kuvvetlerin başarılı operasyonları sayesinde bölgedeki tüm teröristler etkisiz hale getirildi. İlçeye giriş ve çıkışlarda bariyer sistemi kuruldu, mobeseler takıldı. İlçe merkez ve çevresi 7/24 gözetim altında tutuluyor. En ufak bir uyarıda hazır bekletilen ekipler derhal olay yerine intikal ediyor. Beytüşşebap İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili İsmail Pendik, ilçenin çok güvenli olduğunu herkesin bilmesi gerektiğini söyledi. Kaymakam Pendik, “Yıllardır terörle anılan ilçemiz artık başarılı operasyonlarla huzura kavuştu. Kolluk kuvvetlerimiz gece gündüz yoğun mesai harcıyor. İlçeye giriş çıkışlarda rutin kontrollerin yanı sıra halkımızın huzur ve güvenliği için çalışmalar sürüyor. Beytüşşebap artık eski Beytüşşebap değil, yatırımlarla anılan bir ilçe haline gelecek inşallah’’ dedi.

  • KMÜ’de Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı kuruldu

    Yükseköğrenim camiasında temel yetkinlik ve farklılaşma alanlarından birisini Türk dili olarak belirleyen Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ), bu doğrultuda akademik yapılanmasını sürdürüyor.

    Üniversite Senatosunun kararı ve Yükseköğretim Kurulunun onayıyla üniversitede Eğitim Fakültesi bünyesinde Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü ile bu bölüme bağlı olarak Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı açılması kararlaştırıldı. Kararın memnuniyet verici olduğunu ifade eden KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül, yeni açılan bölüm ve anabilim dalının hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Türkçe’nin başkenti Karaman’da bu misyonun en önemli temsilcilerinden birisi olan üniversitemiz, ilimiz ve bölgemizin ihtiyaçları doğrultusunda akademik gelişimine devam etmektedir. Üniversitemizde dil ve edebiyatla ilgili diğer bölüm ve programların yanı sıra Türkçe Eğitimi üzerine de anabilim dalı kurulması, dil araştırmaları ve eğitiminde yükseköğrenim camiamıza önemli katkılar sağlayacaktır. Yeni bölüm ve anabilim dalımızın başta üniversitemiz ve ilimiz olmak üzere Türkçe’ye gönül veren herkes için hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

  • Türkçe öğrenen Suriyeli öğretmenler sertifikalarını aldı

    Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan’ın Suriyeli öğretmenlerin Türkçeyi öğrenmeleri isteği üzerine Türkçe eğitimi alıp başarıyla tamamlayan Suriyeli öğretmenlere sertifikaları verildi.

    Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Hatay Temsilciliği ve halk eğitim işbirliğiyle gerçekleştirilen sığınmacı vatandaşlara verilen Türkçe kursunu başarıyla tamamlayan öğretmenlere sertifikaları Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan ve Kadem Hatay İl Başkanı Selma Tunç tarafından verildi.

    Hatay İl Milli Eğitim Müdürü Kemal Karahan, sertifika töreninde yaptığı konuşmada, mutlaka Türkçeyi öğrenip çocuklara ve öğrencilere öğretmek gerektiğini belirterek, “Kendi aranızda sürekli Arapça konuşmak yerine Türkçe konuşmayı deneyin böylelikle daha kısa sürede dilimizi öğrenirsiniz. Bir lisan bir insan demiş atalarımız Türkçeyi ne kadar kısa sürede öğrenirseniz çevrenize o kadar uyum sağlarsınız, hepinize başarılar diliyorum” dedi.

    KADEM Hatay İl Başkanı Selma Tunç ise eğitime katkı sunma amaçlı faaliyetlerinin devam ettiğini belirterek, Türkçe kurslarının ardından işaret dili eğitim kursları vermeye başladıklarını belirtti.

  • 10. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu ESOGÜ’de başladı

    10. Uluslararası Dünya Dili Sempozyumu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde (ESOGÜ)’de gerçekleşen açılış töreni ile başladı.

    ESOGÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER)’in düzenlediği ’10. Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu’ açılış töreni, ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşti. Bugün gerçekleşen açılış törenine; Vali Yardımcısı Aslan Avşarbey, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kemal Şenocak, Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin, NESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkan Yardımcısı Sayit Yusuf, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Ferruh Ağaca, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

    Üç gün sürecek olan sempozyumda ilk olarak konuşan Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Ağaca, dünya dili tabirini hak eden belli başlı dillerden bir tanesinin Türk dili olduğunu ifade etti.

    Daha sonra konuşan UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Oğuz, dünyanın 5’ten büyük olduğunu, dünyada uluslararası dillerin 6’dan fazla olduğunu, dillerden 7’ncisinin muhakkak ki hak eden dilin Türkçe olduğunu söyledi.

    Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkan Yardımcısı Sayit Yusuf ise, açılış konuşmalarında Türkçe’nin gerektiği yere gelmesi için katkı vereceklerini aktardı.

    “Milyonlarca kişi Türkçe öğreniyor”

    TDK Başkanı Prof. Dr. Gülsevin ise sempozyumun açılış konuşmasında, son yıllarda milyonlarca kişinin Türkçe öğrendiğini belirterek, “Türkçe’nin dünya dili olması en eski dönemlerden beri çok geniş bir coğrafyada, Avrasya’da, yani eski dünyada her ne kadar kıtalar ve insanlar varsa da eski dünya Avrasya idi. Sonra Avrasyalılar başka yerlere gittiler. Bütün bu coğrafyada konuşuluyor olması eskiden beri 11-12 milyon metrekare. Konuşurlarının sayısı 250 milyona yakın. Ürettiği eserler tarihten beri bugün kültür dili diyebildiğimiz Almancadır, Fransızcadır müstakil bir dil olmadığı dönemlerde zamanında yazılan Orhun Anıtları gibi edebi eserlere sahip bir dil. Bunların hepsi dünya dili olmak için başlangıç ölçüleri. Son 3-5 sene içerisinde anası, babası Türk olmayan, dili Türk olmayan acaba kaç kişi Türkçe öğrendi? Ben biliyorum cevabı milyonlarca kişi. Türkiye’ye son birkaç yılda gelenleri düşünün. Milyonlarca kişi Türkçe öğreniyor. Sibirya’dan Bosna’ya kadar dağıttığımız kelimelerle Türk dili gerçekten bir dünya dili” dedi.

    “Dil, kültür taşıyıcısı ve medeniyet oluşturucusudur”

    TDK Başkanının arından konuşan Rektör Prof. Dr. Şenoacak ise, dilin sadece insanların anlaşmasını değil bir kültür ve medeniyet oluşturucusu olduğunu aktardı. Prof. Dr. Şenocak, “Dünyadaki bütün tecrübeler dilini kaybeden kavimlerin ardından kimliklerini kaybettiklerini ve sonrada yok olup gittiklerini göstermiştir. Bu bakımdan dil sadece insanlar arasında anlaşmayı sağlayan bir vasıta değil aynı zamanda bir kültür taşıyıcısı ve medeniyet oluşturucusudur. Bu çerçevede dünyadaki bütün topluluklar edebiyatlarını, yazılı ve görsel sanat eserlerini, tarihlerini kısacası kültürlerini dil ile icra edip gelecek nesillere aktarırlar. Türk milleti bu anlamda dünyanın en şanslı milletlerindendir. Türk milletinin tarihin derinliklerinden bu güne işlene işlene taşıdıkları büyük bir dili vardır” şeklinde konuştu.

    Son olarak konuşan Vali Yardımcısı Avşar ise, Türk dilinin ne kadar önemli olduğundan bahsetti.

    Konuşmaların ardından katılımcılara plaket takdim edildi ve sempozyum kapsamında düzenlenen panele geçildi.

  • (özel haber) Yabancı öğrencilerin Türkçe ile imtihanı

    Üniversite eğitimine Türkiye’de devam edecek olan uluslararası öğrenciler, ilk senelerinde Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde (TÖMER) detaylı bir eğitim alarak kısa süre içinde Türkçe’ye hakim olabiliyorlar.

    Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından Türkiye burslusu olarak ülkemize gelen uluslararası üniversite öğrencileri, ülkemizdeki ilk senelerinde Türkçeyi öğrenebilmek için sıkı bir çalışma sürecine giriyor. TÖMER’de, A1’den başlayıp Akademik Türkçeye kadar uzanan ve toplam 6 kurdan oluşan eğitimin sonunda Türkçeye büyük oranda hakim olan misafir öğrenciler, kendi bölümlerinde daha rahat ve özgüvenle okumaya başlıyorlar.

    “İlk başlarda bizim gibi telafuz edemiyorlar”

    Bu sene ülkemize gelen uluslararası öğrenciler hakkında bilgiler veren Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) TÖMER Müdürü Prof. Dr. Ferruh Ağca, “Eskişehir Osmangazi Üniversitesi TÖMER’de YTB’nin gönderdiği, Türkiye burslusu olarak tanımladığımız 150’ye yakın öğrencimiz var. Bu sene biz 158 öğrenciyi kabul ettik. Bize gelen öğrenci profilinden söz etmek gerekirse; Balkan coğrafyasından başlamak üzere, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek gibi ülkelerden öğrencilerimiz var. Kafkasya’dan, Kırım’dan, Rusya’dan, Türk Cumhuriyetlerinden, Kazakistan’dan, Özbekistan’dan, Kırgızistan’dan, Moğolistan’dan gelenler var. Güneye indiğimiz zaman; Doğu Türkistan’dan, Uygur Türklerinden, aynı zamanda İran, Irak, Suriye, Cezayir, Yemen, Tunus, Suudi Arabistan ve Kıbrıs’tan çok sayıda öğrencimiz var. Biz, yaklaşık 2 ay süren A1 kurunun sonunda şunu bekliyoruz; öğrenciler, TÖMER’den çıkıp çarşıya, markete, pazara gittiklerinde günlük ihtiyaçlarını Türkçe karşılayabilsinler. İlk başlarda bizim gibi telafuz edemiyorlar. Vurgu ve tonlamayı bizim gibi gerçekleştiremiyorlar. Ancak gördüğüm ve şahit olduğum bir şey var ki; haziran ayına geldiğimiz zaman biz bu öğrencilerle oturup saatlerce Türkçe muhabbet edebiliyoruz. Bu, aslında işi ne kadar ciddiye aldığımızı ve burada eğitim-öğretimin ne kadar evrensel yürüdüğünü göstermesi açısından çok önemli bir konu” şeklinde konuştu.

    “Öğrencilerimiz, şuan temel düzeyde kendilerini tanıtabiliyorlar”

    TÖMER’de öğretim görevlisi olan İsmail Alperen Biçer ise yeni bir dil öğrenmenin kolay bir süreç olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Çok zor. Fakat birine Türkçe öğretmek, konuştuğunuz dili, kültürü yabancı öğrencilere anlatmak kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel bir duygu benim için. Yabancı öğrencilerin, üniversitemize gelen uluslararası öğrencilerin eğitimleri eylül ayından başlıyor, haziran ayına kadar devam ediyor. A1, A2, B1, B2, C1 ve Akademik Türkçe olmak üzere eğitimi 10 aylık bir süreçte tamamlıyoruz. Her kurun sonunda 4 temel beceriden sınav yapıyoruz. Bunlar; okuma, konuşma, dinleme ve yazma. Şu anki grubumuz 15 gün önce kura başladı. Şuanda bir A1 sınıfındayız. Öğrencilerimiz, şuan temel düzeyde kendilerini tanıtabiliyorlar. Selamlaşma ifadelerini kullanabiliyorlar ve sadece şimdiki zaman yapısını biliyorlar.”

    Uluslararası öğrenciler ise, TÖMER’de gördükleri eğitimin üst seviyede olduğunu dile getirerek, kısa süre içerisinde Türkçe öğrenmek istediklerini dile getirdiler.