Etiket: TÜRKÇE

  • Yabancı Öğrencilere Türkçe Dersi

    Mevlana Değişim Programı ve YÖS sınavını kazanarak Ordu Üniversitesi’nde eğitim-öğretim görme hakkı elde eden uluslararası öğrenciler, Türkçe öğrenmek için Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi(TÖMER) sayesinde dil becerilerini daha üst seviyeye çıkarabilecek.

    Uluslararası alanda tercih edilen bir üniversite konumunda olan Ordu Üniversitesi, uluslararası öğrencilerinin sorunlarını öğrenmek ve taleplerini değerlendirmek için öğrencilerle bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya ODÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Fikri Balta, Prof. Dr. Ş. Metin Kara ve Prof. Dr. Tevfik Noyan ile Ziraat Fakültesi Dekanı Tahsin Tonkas, Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) Müdürü Doç. Dr. İlker Aydın ve öğretim elemanı Vehbi Akdi katıldı.

    ODÜ TÖMER, yabancı uyruklu öğrencilere yalnız olmadığını hissettirmek, Ordu Üniversitesi’nde okuyan bu öğrencilerin Türkçe seviyelerini görmek, Türkçe eğitimleri sırasında yaşadıkları zorlukları dinlemek amacıyla ilk faaliyetini gerçekleştirdi. Türkçe öğrenmek isteyen ya da dil yetersizliği yaşayan öğrenciler TÖMER sayesinde dil becerilerini daha üst seviyeye çıkarabilecek. Türkiye’de öğrenim görmekten çok mutlu olduklarını ifade eden öğrenciler, Türkçeyi daha iyi öğrenerek meslek hayatlarını da Türkiye’de sürdürmek istediklerini belirttiler.

    Azerbaycan, Irak, Suriye, Yemen, Filistin gibi birçok ülkeden 47 uluslararası öğrencisi olan ODÜ, TÖMER aracılığı ile her bir yabancı uyruklu öğrencisiyle birebir görüşmelerde gerçekleştirecek. Bu sayede bireysel olarak her öğrenciye ulaşmayı hedefleyen ODÜ, uluslararası öğrencilerinin Türk öğrenciler gibi modern ve kaliteli bir eğitim hayatı geçirmesi için büyük bir adım atmış olacak.

  • Suriyeli Hazem Hem Türkçe Öğrendi Hem Şarkı Söylemeye Başladı

    Suriye’deki iç savaştan kaçıp ailesi ile birlikte Türkiye’ye sığınan 16 yaşındaki Hazem Kataie, Karaman’da hem Türkçesini geliştirdi, hem de Türkçe şarkılar söylemeye başladı. Hazem, Türk yurdunda Türk gibi yaşadığını söyledi.

    2001 yılında Suriye’nin Halep şehrinde doğan Hazem Kataie, 12 yaşına geldiğinde Suriye’deki iç karışıklık ve savaştan dolayı aile ile birlikte Türkiye’ye sığındı. Babası doktor olan Hazem’in ailesi Osmaniye’de bulunan mülteci kampına yerleştirildi. Babasının mesleği nedeniyle baskılardan bir türlü kurtulamayan Kataie ailesi, son olarak Osmaniye’den Karaman’a geldi. Ailesinin Karaman’a gelmesiyle 16 yaşındaki Hazem’in de hayatı değişti. Burada gençlik merkezine gelen Hazem, iki yıl içinde Türkçe’yi tamamen öğrendi. Karaman Anadolu İmam Hatip Lisesine başlayan ve buna ek olarak gençlik merkezinde eğitim gören Hazem Kataie, yıllardır Türkiye’de yaşıyormuş gibi ileri düzeyde Türkçe öğrendi. Bununla yetinmeyen Hazem, Karaman Gençlik Merkezinde gitar kursuna başladı. Hazem, Türkçe şarkılar söylemeye başladı.

    “TÜRK GİBİ YAŞIYORUM”

    Hazem Kataie, Suriyeli olduğunu belirterek “Halep’te doğdum. 12 yaşında Türkiye’ye geldim. İlk başta Osmaniye’ye gelmiştik. Sonra IŞİD dolayısıyla babam doktor olduğu için Karaman’a geldik. Karaman’a geldiğimizden beri gençlik merkezine gelmeye başladım. Gençlik merkezinde gitar öğrendim. Türkçeyi hem okulda hem gençlik merkezinde geliştirdim. Sonra okula başladım. Her şeyi gençlik merkezine borçluyum. Çünkü Türkçe’yi burada öğrendim, gitarı burada öğrendim. Burada yaşadım sayılır. Çünkü herkesi burada tanımaya başladım. O yüzden gençlik merkezine minnettarım” diye konuştu.

    Hayalinin doktor olmak olduğunu ifade eden Hazem, doktor olan babasının işini sevdiğini gördüğünü söyleyerek, kendisinin de bu yüzden doktor olmak istediğini ifade etti. Türkiye’de zorlanmadığını belirten Hazem, “Burada Türk gibi yaşıyorum çünkü Cumhurbaşkanımız sayesinde önümüz açık. İstediğimiz şeyi yapabiliyoruz. Türk gibi yaşıyoruz, sıkıntı çıkmıyor. Okuyabiliyorum, babam burada çalışabiliyor. Önümüz açık o yüzden” diye konuştu.

    “ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR DESTEK VERMEYE ÇALIŞIYORUZ”

    Karaman Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Hayatı Kısacık da, Hazem’in iki yıldır gençlik merkezinde eğitime katıldığını ifade ederek, “Suriye’den, Irak’tan diğer ülkelerden gelen öğrencilerimize vermiş olduğumuz Türkçe öğretim dersimiz devam etmekte. Hazem bu derslere katıldı. Bununla birlikte gitar kursuna katıldı. Hazem diğer öğrencilerimiz gibi gençlik merkezini sürekli kullananlar içinde yer aldı. Burada aynı zamanda bize yardımcı olmakta. Suriye’den, Irak’tan gelen kardeşlerimizle birlikte derse girmekte ve burada gitarını ciddi anlamda geliştirdiğini görüyoruz.”

    Hazem’in Türk kardeşlerimiz gibi, gençlerimiz gibi artık Türkçe’yi rahatlıkla konuşabildiğini anlatan Kısacık, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Kendini ilerleteceğine inanıyoruz. Şimdi burada Hazem gibi ciddi anlamda hem kız çocuklarımız, hem gençlerimiz buraya devam etmektedir. Biz bunların daha çok Türkçe öğretimini sağlıyoruz. Artı müzik gurupları ya da diğer sosyal faaliyetlere katılım sağlıyorlar. Hazem de burada bize hem kendisini geliştiriyor, hem de bu konularda bize destek vermekte. Biz de Karaman Gençlik Merkezi olarak elimizden geldiği kadar her konu da destek vermeye çalışıyoruz.”

  • UNESCO’da Türkçe Şarkılar Seslendirildi

    UNESCO’nun Paris’teki merkezinde Uluslararası Anadil Günü kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte temsil eden Paris Türk Sanat Müziği Korosu’nun seslendirdiği Türkçe şarkılar büyük alkış topladı.

    BM Eğitim, bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan merkezinde “Uluslararası Anadil Günü” kapsamında ülkelerin anadil ve kültürleri üzerine bir etkinlik gerçekleştirdi. 13 üye ülkenin yer aldığı etkinlik kapsamında, ülkelerin kültürlerini yansıtan konuşmalar ve gösteriler gerçekleştirildi. Türkiye’yi Psikolog- Müzikolog Selin Tenik yönetimindeki Paris Türk Sanat Müziği Korosu temsil etti. Ülkelerin kültürlerini en iyi yansıtan eserlerin seslendirildiği etkinlikte, Paris Türk Sanat Müziği Korosu, “Sefalar Getirdiniz”, “Kâtibim” ve “Beyoğlu’nda Gezersin” adlı şarkıları seslendirdi. Türk müziğinin nadide eserlerini seslendiren kora, izleyicilerden büyük alkış aldı.

    Bangladeş’in organizasyonunda gerçekleşen etkinlikte, Fransa, Yunanistan, Hindistan, Endonezya, İran, Lübnan, Malezya, Nijerya, Suudi Arabistan, Sri Lanka, Tayland ve Türkiye gibi ülkelerin sanatçıları tarafından müzik ve folklor gösterisi de sunuldu. Sanatçıları katılmayan ülkelerin UNESCO nezdindeki temsilcileri ise şiir okuyarak ülkelerini temsil etti.

  • Salih Uyan: “Türkçe Seviyeniz, Yabancı Dil Seviyenizi De Belirler”

    Eğitimci-yazar Salih Uyan, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan “Yazarlar Okullarda” projesi kapsamında İhlas Koleji öğrencileri ile bir araya geldi. Yabancı dil öğrenme konusundan öğrencilere birçok tavsiyede bulunan uyan, “Türkçe seviyeniz, yabancı dil seviyenizi belirler” dedi.

    İhlas Koleji Bahçelievler Kampüsü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte yabancı dil eğitimini konu edinen “Anlıyorum Ama Konuşamıyorum” adlı kitabını da öğrencilere tanıttı. Bir yabancı dil eğitmeni olarak yabancı dil öğreniminde sık karşılaşılan hatalara dikkat çeken Uyan, “En kötüsü de pek çok kişinin kendi durumunu ’Anlıyorum ama konuşamıyorum’ şeklinde tarif etmesidir. Bu durumun en büyük nedeni de aşırı gramer sevdası olduğumuzdan. Yanlış konuşmamak için sürekli gramer çalışan insanlar, pratik yapmak konusunda çekingen davranıyorlar. Bu nedenle de yabancı dil konuşmak konusunda hep geride kalıyorlar” dedi.

    ‘’TÜRKÇENİZ NE KADAR İYİYSE, YABANCI DİLİ DE O KADAR İYİ ÖĞRENİRSİNİZ”

    Yabancı dil öğrenmek için öncelikle ana dilin çok iyi olması gerektiğini vurgulayan Uyan, “Öğretmenler çocuklara yabancı dilde roman okumalarını tavsiye ediyorlar. Ama çocuklar sıkıldıkları için okumak istemiyorlar. Burada suçlu yabancı dil değil, burada sıkıntı çocuğun ana dilde dahi kitap okumayı sevmemesidir. Türkçeniz ne kadar iyiyse, yabancı dili de o kadar iyi öğrenirsiniz” dedi. Bilinçaltında Türkçe’nin yabancı dile karşı bir kıskançlık beslediğinin altını çizen Uyan, “Türkçeniz asla yabancı dilinizin ondan daha iyi olmasına izin vermez. Türkçe seviyeniz, yabancı dil seviyenizi de belirler. Bu sebeple bol bol Türkçe kitap okumalısınız” diye konuştu. Yabancı dilin 3-5 haftada ya da birkaç ayda öğrenilecek bir konu olmadığına dikkat çeken Uyan, yabancı dilde öğrenmenin sürekliliğe ihtiyaç duyduğunu ve her geçen gün üstüne yeni bir şey eklemek gerektiğini de vurguladı.

  • Savaşın Çocukları Türkçe Öğreniyor

    Ülkelerini iç savaş nedeniyle terk etmek zorunda kaldıkları için resmi belgelerinde “vatansız” olarak geçen, kimi annesini kimi ise babasını kaybetmiş olan savaşın mağduru çocuklar ikinci vatanlarının dilini ve kültürünü öğreniyor.

    Kaybettikleri yakınlarının yasını bile tutamayan savaşın çocuklarının, kendi ülkelerine dönme umutlarını hiç kaybetmedikleri görülüyor. Sığınmak için çıktıkları umut yolculuğunda hayatlarını kaybeden çocuklar olsa da Türkiye’ye gelebilenler çok daha şanlı.

    Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle anne ve babalarını kaybeden çocuklara Suriye Birlik ve Yardımlaşma Derneği kucak açtı. Dernek tarafından konteynerlerden oluşturularak kurulan Yardım Meşaleleri Geçici Eğitim Merkezi, Suriyeli yetim çocukların eğitimlerini sürdürmeleri için imkan tanıyor. Bu okulun öğrencileri ise tamamen ailelerini savaşta kaybeden çocuklar.

    HEM ÇALIŞIYOR HEM DE OKUYOR

    Okulun öğrencilerinden Bilal Bana, babasının hayatını kaybetmesinin ardından akrabalarıyla geldiği Kilis’te küçük yaşına rağmen hem çalışıyor hem de okuyor.

    Bir gün ülkesine dönmeyi umut ettiğini söyleyen Bana, “Savaşta bir çok akrabalarımla birlikte babamı da kaybettim. Sonra başka akrabalarımızla buraya geldim. Bir iş yerinde çalışırken oradan alıp burada okula yazdırdılar. Burada da yeni arkadaşlarım, öğretmenlerim var ama Suriye’deki okulumu ve arkadaşlarımı da çok özlüyorum.Oraya bir gün dönmek istiyorum” dedi.

    SAVAŞ BİTİNCE DÖNMEYİ HAYAL EDİYOR

    Babasını Halep’te kaybettikten sonra annesi evlenen ve akrabalarıyla yaşayan Bilal Bağ ise “Okulumu ve arkadaşlarımı çok özlüyorum. Savaştan kaçıp Kilis’e geldim ve çalışarak okuyorum. Buradaki okulda çok güzel fakat benim Suriye’deki okulumda güzeldi. Savaş bitince dönmek istiyorum” diye konuştu.

    YARDIMLARLA YÜRÜTÜLEN EĞİTİM MERKEZİ

    Yardım Meşaleleri Geçici Eğitim Merkezi Koordinatörü Ahmet Zorlu, “Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle ailelerini kaybetmiş, tamamı yetim olan öğrencilerin bulunduğu eğitim merkezi. Devletimizin yetkilisi olarak buradaki 400 öğrencimize sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bu çocuklara Türkçe öğretmenin yanı sıra kültürümüzle kaynaşmasını öğretiyoruz. Tabiki bunların yanı sıra birçok sosyal etkinliklerimiz oluyor. Burası yardımlarla yürütülmektedir ve her türlü yardıma ihtiyaç duymaktadır” dedi.