Etiket: Türk

  • Türk İslam Eserleri Müzesi İçin “arama Konferansı”

    Antalya Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en ünlü bilim adamları, sanat tarihi uzmanları, müze müdürleri ve akademisyenlerini Ulu Cami Külliyesi projesi içinde kurulacak ‘Türk İslam Eserleri ve İslam Eserleri Müzesi’ için bir araya getirdi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in ev sahipliğinde düzenlenen ‘Arama Konferansı’nda, Türk İslam Eserleri ve İslam Eserleri Müzesi’nin amacı, misyonu, çerçevesi, müzenin temel değerleri ve ilkeleri, hedef kitlesi, sergilenecek eserleri, koleksiyon kaynakları, eğitim politikası ve sürdürülebilirlik konu başlıklarında tartışmalar yapıldı. Kente yeni müzeler kazandırmayı, sanat merkezleri kurmayı öncelikli görevleri arasında gördüklerini söyleyen Başkan Menderes Türel, “Yeni müzeler kurarak kentlimizin entelektüel ve sanatsal gelişimine katkı sağlayacağız. Türk-İslam Eserleri Müzesi, Kent Müzesi, Bilim Müzesi, Sinema Müzesi projelerimiz bu hedefimizin birer parçası” dedi.

    Konferansın açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, “Bu kadar güzel ve hayırlı bir projenin bu kadar ehil bir alimler, uzmanlar topluluğu tarafından ele alınması bizim için büyük bir lütuftur” diye konuştu. Antalya’da kurulacak Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin önemine dikkat çeken Başkan Türel, Antalya’nın hem tarih zengini hem de tarih fakiri olduğuna dikkat çektiği konuşmasında, “Zenginliğini tarife gerek yok. Antalya eşsiz bir açık hava müzesi. Ancak, tarih fakiridir, çünkü tarihimiz üzerine araştırmalar ve bilgimiz çok yetersiz. Antalya’nın, bırakalım bölgeyi, şehir olarak bile artık 3 bin yıl öncesine götürdüğümüz tarihinin bir kısmı mevcut müzemizde sergileniyor” ifadelerini kullandı.

    MÜZELER ANA PROJEMİZ

    Antalya Müzesi’nin büyütülmesi ve etnoğrafya müzesi kurulması projelerinin gündemde olduğunu açıklayan Başkan Türel, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak, yeni müzeler kurarak kentlimizin entelektüel ve sanatsal gelişimine katkı sağlayacağız. Türk-İslam Eserleri Müzesi, Kent Müzesi, Bilim Müzesi, Sinema Müzesi projelerimiz bu hedefimizin birer parçası. Gururla altını çizmek isterim ki, müze ve sanat merkezleri kurmak için yaptığımız kapsamlı çalışmalar bizim için ana projelerdir; ikincil değil, birincil önceliktir. Antalya’da Türk ve İslam Medeniyeti mirasımızın ayrı bir önemi ve ilgiyi hak ettiğine şüphe yoktur. Keykubat’lardan, Keyhusrev’lerden başlayan neredeyse bin yıllık bir Türk ve İslam tarihimiz bulunmakta. Antalya’nın İslam tarihindeki yeri de ayrıca önemli. Abdal Sultan, Elmalılı Hamdi ve ayrıca Seyyid Cemaleddin gibi, çok iyi bilmediğimiz, sevgili Nasuh Boztepe’nin araştırdığı bir çok İslam büyüğünün mirasına sahibiz.”

    TARİH KONUSUNDA BİLGİSİSİZ

    Halkın önemli bir kesiminin tarihi ve kültürel mirası yeterince tanımadığını vurgulayan Başkan Türel, “Yivli minarenin tarihini bilen kişi sayısı azdır. Karatay Medresesi’nin yerini bilmeyen gençlerimiz vardır. Sur kitabeleri, Fetihnameler gibi yazılı mirasımızı çoğumuz bilmiyoruz. ’Ben bilimin şehriyim’ diyen Hazreti Peygamberimizin, İstanbul’un fethinde Akşemsettin’e çiçek verenlere, ’Hünkar benim, ama o benim hocamdır, çiçekler ona yaraşır’ diyen Fatih’in, bilimi en önemli yol gösterici ışık olarak tanımlamış Atatürk’ün mirasçılarına tarih ilgisizliği ve bilgisizliğini yakıştırmak mümkün değildir. Tarih bilgisizliğinin doğurduğu kimlik problemini, bunun doğurduğu şehirleşme problemini hepimiz yaşıyoruz” dedi.

    İSLAM MEDENİYETİ HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL

    Dünyada da İslam medeniyetinin bugün hak ettiği yerde olmadığını anlatan Başkan Türel, “İslam dininin günümüz dünyasında yanlış da olsa, şiddet ve savaş, gericilik ve geri kalmışlıkla özdeşleştirilmesine cevaben, İslam medeniyetini, Türk-İslam sanatının değerini, kültürel önemini anlamamız ve bilimsel araştırmalar ışığında yeni nesillere aktarmamız büyük önem taşımaktadır. Zaten yeni müzecilik anlayışında müzeler, sadece koleksiyon toplama ve sergileme sorumluluğu olan kurumlar değil, aynı zamanda barış, hoşgörü ve adalet gibi değerlerin de temsilcisidir. Dolayısıyla Antalya hem kendisi için, hem de bu şehre gelen milyonlarca yabancı ziyaretçi için Türk ve İslam kültür mirasına sahip çıkmak, onu en iyi şekilde tanıtmak gibi sorumluluğa da sahiptir” şeklinde konuştu.

    ANTALYA KÜLTÜR BAŞKENTLERİNDEN BİRİSİ

    Türk ve İslam Eserleri Müzesi kurmanın iddialı bir çalışma ve hizmet olduğunun altını çizen Başkan Türel, “Antalya’nın Türkiye’nin kültür başkentlerinden birisi olacaksa bu müzemiz bu hedefte önemli bir rol oynayacaktır. Bugün burada buluşmamızın sebebi, Türk-İslam Eserleri Müze’mizin temel taşlarını oluştururken sizin görüş ve önerilerinizi dinlemektir. Müzenin üzerinde yükseleceği temel prensiplere şekil vermek; bu prensipler ışığında koleksiyon yönetimi, sergi yaklaşımı ve eğitim politikaları, hedef kitle gibi hayati konular üzerinde fikir ve katkılarınız projemize büyük faydalar sağlayacaktır” dedi.

    ULU CAMİ KÜLLİYESİ’NDE OLACAK

    Türk İslam eserleri müzesinin içinde yer alacağı Antalya Ulu Cami Külliyesi hakkında da bilgiler veren Başkan Türel, “Camimizi gerçekten büyük bir titizlikle çalışıyoruz. Külliye, çocukların, gençlerin, her yaştan ve her milletten ziyaretçinin vakit geçirmek isteyeceği bir yaşam ve cazibe merkezi olarak tasarlanıyor. Müzenin yanında bulunacak restoran, kafeler, kütüphane, çocuk bakım merkezi, çocuk oyun alanları sayesinde, aileler buraya rahatça gelip ibadetlerini yapabilecek, kültür merkezinden istifade edebilecek. Avlu, çeşmeler, havuzlar, revaklar, yeşil alanlara sahip olacak camiye turist grupların ziyareti planlanacak” diye konuştu.

    MÜZE 3 BİN METREKARE KAPALI ALANA SAHİP OLACAK

    Konuşmasında Antalya Ulu Cami’de geleneksel mimari yapının korunacağını ve Antalya’nın özgün kültürünün de yansıtılacağını belirten Başkan Menderes Türel şu bilgileri verdi:

    “Projede, klasik Osmanlı camilerinin gelenekselleşmiş şemasını stilize eden bir çalışma yapılmıştır. Camide 10 bin kişilik kapalı, 20 bin kişilik açık ibadet alanı bulunacak. Cami ve müzeden sonra projenin üçüncü boyutu kültür merkezi boyutu. Projede 450 kişilik konferans salonu, İslam sanatları atölyeleri bulunacak. Türk-İslam Sanatları Müzesi, 3 bin metrekarelik kapalı sergi alanına sahip olacak. Müze binasında da geleneksel mimari ile modern mimari harmanlanmıştır.”

    “ÖYLE BİR ESER YAPSAK Kİ DÜNYA KONUŞSA”

    Başkan Türel duygularını şöyle dile getirdi:

    “Keşke öyle bir eser yapsak ki, ziyaret eden vatandaşlarımız, dışarıya değişmiş bir ruh haliyle, kalbi huzurla, iyilikle dolmuş olarak çıksa. Öyle bir eser yapsak ki, dünya konuşsa. Öyle bir eser yapsak ki, gelen yabancılar Goethe’nin Kur’an’dan etkilendiği gibi etkilenseler. Yani keşke burada bir efsane kursak, bir efsane yazsak.”

    Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in konuşmasını ardından, Proje Mimarı Murat Şahin projenin tanıtımını yaptı. Türk İslam Eserleri Müzesi Müdürü Seracettin Şahin ve İstanbul İslam Bilim Teknoloji Tarihi Müze Müdürü Süheyla Murat’ın sunumlarının ardından proje üzerinde belirlenen başlıklar üzerinde görüş alış verişinde bulunuldu.

    KATILIM BÜYÜK OLDU

    Toplantıya Başbakanlık Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Rıfat Türker, Kültür Bakanlığı Müzeler Daire Başkanı Mustafa Güneş, Vakıflar Genel Müdürlüğü Müzeler Müdürü Suzan Bayraktaroğlu, Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nden Prof. Dr. Filiz Yenişehirlioğlu, İstanbul Kültür Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyat Bölümü’nden Prof. Dr. İskender Pala, Şehir Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Doç. Dr. Nicole Kançal, Başbakanlık Vakıflar Hat Sanatları Müzesi’nden Dr. Zübeyde Cihan Özsayıner, Katar Müze Otoritesi Küratörü Dr. Emin Mahir Balcıoğlu, İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesi Müdürü Seracettin Şahin, Edirne Müze Müdürü Hasan Karakaya, Bursa Müze Müdürü Ali Sinan Özbey, İstanbul İslam Bilim Teknoloji Tarihi Müzesi Müdürü Süheyla Murat, Proje Mimarı Murat Şahin ile Antalya’dan İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar, Vakıflar Antalya Bölge Müdürü Hüseyin Coşar, Müze Müdürü Mustafa Demirel, Suna-İnan Kıraç Kaleiçi Müze Müdürü Kayhan Dörtlük, Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ögke, Akdeniz Üniversitesi Müzecilik Bölümü’nden Prof. Dr. Nevzat Çevik, Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Prof Dr. Ali Bakkal, İslam Sanatları Uzmanı Dr. Necmi Atik, Yazar Araştırmacı Nasuh Boztepe ve Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Osman Öztürk katıldı.

  • Türk Dünyasının Kalbi Bartında Attı

    Türkçe Konuşan Ülkeler Uluslararası Gazeteciler Derneği (TKÜUGD) Genel Başkanı Güngör Yavuzaslan Bartın’da genç işadamları bir araya gelerek Türk Dünyası ve Doğu Türkistan üzerine sunum yaptı.

    TKÜUGD Genel Başkanı Güngör Yavuzaslan bağımsız Türk cumhuriyetleri ile Doğu Türkistan’daki vatan mücadelesinin yanı sıra Kırım, Suriye ve Irak’taki son gelişmeler hakkında katılımcılara bilgi verdi. Bartın geleneksel olarak bir araya gelen genç işadamlarının bu haftaki konuğu gazeteci Güngör Yavuzaslan oldu. Türk Dünyası ve Ortadoğu üzerine birçok çalışması olan Yavuzaslan katılımcılara Türk Dünyasını anlattı. Bartın’daki Türk Dünyası buluşmasında Doğu Türkistan meselesine dikkat çeken Yavuzaslan Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun Vatan Kırım mücadelesi ile İsmail Bey Gaspıralı’nın Dilde, Fikirde, İşte Birlik şiarının önemini anlattı. Bartınlı işadamları Türk Dünyası buluşmasında dikkat çekici konular hakkında fikirlerini belirterek Türk Dünyası meselelerinin sık sık ele alınması gerektiğini söylediler. Bartın’da gerçekleşen Türk Dünyası buluşması organize eden Mimar Murat Kaya toplantı için katılımcılara teşekkür etti. Türk Dünyası buluşmasına Bartınlı işadamları Murat Kaya, Ufuk Uğur, Ayhan Dönmez, Kerem Günay, Ramazan Kıran, Murat Sevilmiş, Ahmet Zurnacı, Hüseyin Alp Akın, Turan Kalaycıoğlu, Hüseyin Kalaycıoğlu, Serkan Bilgin, Seyfettin Başol, Atıl Köseoğlu, Mustafa Gözen, Ünsal Akpürçek, Yılmaz Ayaş, Cemal Kanat, Muhammet Gökkaya, Sefai Çalıkoğlu, Egemen Kemik, Cengiz Yalçın, Fatih Özay, Erhan Akmaz, Göksel Candan, Musa Şimsek ve Hasan Camcı katıldı.

  • Türk Eğitim-Sen Nevşehir 1. Olağan Genel Kurulu Yapıldı

    Nevşehir Türk Eğitim-Sen Şube Başkanlığı 1. Olağan Genel Kurulu, Nevşehir Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Konferans Salonu’nda yapıldı.

    Türk Eğitim-Sen Şube Başkanlığı 1. Olağan Genel Kuruluna MHP Nevşehir Milletvekili Mehmet Varol, MHP İl Başkanı Göksel Taşçı, Kamu Sen İl Temsilcisi Turgay Çetin, Ülkü Ocakları Başkanı Yahya Leblebici, Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Mustafa Uğur, BBP İl Başkanı Şerafettin Karataş, BBP Milletvekili Adayı Yavuz Başaran ve üyeler katıldı. Nevşehir Türk Eğitim-Sen 1. Olağan Genel Kurulu’na tek liste halinde giren Mustafa Uğur 6. kez Türk Eğitim-Sen Şube Başkanlığı’na seçildi. Türk Eğitim-Sen Şube Başkanlığına yeniden seçilen Mustafa Uğur yaptığı açıklamada, “Bugün burada Türk Eğitim-Sen’in 1. Olağan Genel Kurulu gerçekleşiyor. Biliyorsunuz yakın bir zaman da Türk Eğitim Sen genel merkezi tarafından tüm teşkilatlarında seçim çalışmaları tamamlanmıştı. Bu çerçevede de Nevşehir Türk Eğitim Sen yeniden bir olağan genel kurulu aldı. Bu karar çerçevesinde bugün şube olağan kongremizi gerçekleştirdik. Amacımız ve gayemiz başta ülkemiz ve ilimiz eğitim çalışanları olmak üzere tüm eğitim çalışanlarının sorunlarını, taleplerini ve isteklerini bize verilen yetki çerçevesinde çözüme kavuşturmaktır. Yerel anlamda da ilimizin başta eğitimini ileri seviyeye taşımak, meslektaşlarımızın daha iyi bir şekilde görevlerini sağlamak amacıyla ilimizde ki çalışmalarımızı da bu dönemde devam ettireceğiz. Kongremizin ilimize eğitim çalışanlarına hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Türk Eğitim Sen olarak hedefimiz tek olacaktır. Nevşehir’de hem yetkili hem de etkili sendikacılığımızı devam ettireceğiz. Sadece eğitim sorunları değil aynı zamanda da ülkemizin ve ilimizin çözülmesi gereken sorunlarıyla ilgili de çalışmalarımız devam edeceğiz” diye konuştu.

    Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Mustafa Uğur’un 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan 25. dönem milletvekilliği genel seçimlerinde MHP’den 3. sıra adayı gösterilmesinin ardından Türk Eğitim-Sen Nevşehir Şubesi fesih edilmişti.

  • Kbüde Cengiz Aytmatov Türk Dünyası Uygulama Ve Araştırma Merkezi Açıldı

    Karabük Üniversitesi (KBÜ) Cengiz Aytmatov Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (ATAM) açılışı Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programı ile yapıldı.

    Programa Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İbragim Dzhunusov, Garnizon Komutanı Jandarma Albay Cihan Ulukaya, Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Mahmut Kaşgari-Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alaz Ibraev, Karabük Vali Yardımcısı Abdullah Acar, İl Emniyet Müdürü Dr. Serhat Tezsever, Kırgızistan Cumhuriyeti Eski Dışişleri Bakanı Ünlü Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov’un oğlu Askar Aytmatov, Kırgız Film Stüdyoları Müdürü Prof. Dr. Bakıt Karagulov, KBÜ kurucu Rektör Prof. Dr. Burhanettin Uysal, Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri katıldı.

    Programın açılışında konuşan Cengiz Aytmatov Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Cıldız İsmailova, “Türkistan coğrafyasında var olan Türklerin, tarihin akışı içinde bir kısmı Anadolu topraklarına göç etmiş, bir kısmı batıya göç etmiş, büyük kısmı Orta Asya’da kalmıştır. Ancak son yüzyıl içerisinde Türkistan coğrafyasındaki Türkler Rus emperyalizmine maruz kalmışlardır. Buna rağmen milli kimlik ve inançlarına tutunarak özgürlüklerine kavuşmayı başarmışlardır. Çeyrek yüzyıldır özgür ve bağımsız olarak yaşayan Türkistan coğrafyasındaki Türkler yönünü Türkiye Cumhuriyeti’ne çevirmişler ve Türkiye’yi kendilerine model kabul etmişlerdir. Genç Türkistan Cumhuriyetlerinin, Türkiye Devleti ile münasebetlerinde kardeşlik hukuku içinde, Türkiye’nin deneyimlerinden ve demokratik olgunluğundan yararlanması yönündeki çabalarına destek olunması son derece yararlı olacaktır. Türk dünyasının birlikteliği yaşaması ve ortak düşüncede buluşması için her kesimden insanın çaba göstermesi geleceğimiz için oldukça önemlidir. Türk Dünyasının birlikteliği bizim aşkımız ve ülkümüzdür. Birliktelik aşkına olan hasretimiz yaklaşık çeyrek yüzyıl önce bitmiştir. Türkistan coğrafyasında artık güneş doğmuş ve inşallah bir daha batmayacaktır. Artık önümüzdeki yeni yüzyılların planlamasını beraberce yapmamız lazımdır. Çünkü Türk Dünyası ancak birlik ve beraberlik içerisinde yücelip, yükselebilir. Bu birliktelik öylesine önemli ki; gelişmiş ve kudretli bir Türk Dünyası, müreffeh, huzurlu bir İslam Dünyası’na da öncülük edebilir. Kimlik ve inanç birliği içinde gelişmiş, Türk Dünyası tüm dünya içinde bir huzur kaynağı olacaktır. Bilindiği üzere bütün birlik ve beraberlikler önce kardeşler arasında başlar ve dalga dalga diğer insanlara yayılır. Parça parça düşünmemize sebep olan bütün engelleri kaldırmalıyız. Artık net, müşahhas planlar ve projeleri beraberce geliştirmenin zamanı gelmiştir ve hatta geç bile kalınmıştır” dedi.

    Kırgızistan Cumhuriyeti Eski Dışişleri Bakanı ünlü Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov’un oğlu Askar Aytmatov ise, “Her işin bir hayrı vardır. Bugün burada bulunmaktan çok heyecanlı ve mutluyum. 1976’lı yıllarda Moskova Türk büyük Elçiliğinde düzenlenen resepsiyonda Babam ‘Ben Cengiz Aytmatov Kırgız Türkü’yüm’ diyerek kendini tanıtmıştır. Babamın prensibi tavrı idi, öz kimliğinin ifadesiydi. Kendisini her zaman Kırgız Türk’ü olarak görüyordu. Onun için bu merkezin adına Cengiz Aytmatov adı verildi. Bu Türk birliğini, soy birliği bana göre bir araştırma merkezine layıktır. Türkiye’ye her gelişimde Türklerin Cengiz Aytmatov’u okuduklarını onun eserlerine hayran kaldıklarını görüyorum. Türk Kardeşlerimizin kendi yazarlarını okudukları, onu unutmadıkları ve ona saygı gösterdikleri için teşekkür ediyorum. Çok yerinde, zamanında aktüel bir girişim oldu böyle bir merkezin açılması inşallah Türk dünyası işbirliği ve ortaklığının hızlandırılmasına yönelik süreçlere yardımcı olacaktır. Merkezin biran önce ayağa kalkıp işlerini yürütebilmesi için elimden geleni yapmaya hazırım.” dedi.

    Rektör Prof. Dr. Refik Polat, Cengiz Aytmatov isminin kendileri için önemli olduğunu söyleyerek, “Türk Dünyası Araştırmaları Merkezinin ismini başkada verilebilirdik ama bu ismi Türkiye’de yaşayan insanlar olarak hepimiz çok yakından tanıyoruz aslında, al yazmalım filmiyle büyüdük biz, bu filmi yazan Cengiz Aytmatov’dur. Çocukluğumuzdan beri belki defalarca seyrettik bu filmi hala seyredişimizde ilk kez seyrediyor gibi sonuna kadar izleriz. Cengiz Aytmatov o yüzden bize hiç yabancı değildir. Cengiz Aytmatov okuyanlar bilir romanlarını hikâyelerini okuyanlar derki bu nasıl bir adam nasıl bir aşk adamı her şeyi aşkla dolu. Bunu Cemile romanıyla ilgili olarak Fransız şair Louis Aragon derki ‘Dünyanın en güzel yazılmış en güzel aşk romanıdır’ İnşallah bizde bu aşkla bu aşk insanıyla Türk dünyasına en güzel şekilde açılmış oluyoruz. Kırgızistan’la olan iş birlikteliğimizi her daim her zeminde devam ettireceğiz” dedi.

    Kırgızistan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İbragim Dzhunusov, Kırgızistan’la Türkiye’nin birbirlerinin yakın olması akraba olmasının delilleri vardır diyerek, “Sadece kültürüne ve yapılan işlerine baktığımız zaman bu iki ülkenin çok bağlılığının olduğunu ispat etmektedir. Kırgızistan’ın bağımsızlığını ilk defa tanıyan ülke Türkiye’dir. Kırgızistan’da ilk elçilik Türk elçiliğidir. Baktığımızda Tanrımız birdir dilimiz, dinimiz, tarihimiz ve maneviyatımız birdir bugünümüz birdir yarınımız birdir. Ben bir elçi olarak Türk’ün Allah’ın kavuşturduğu bir akraba olduğunun delilleri; Kırgız Bayrağı da Türk Bayrağı da kırmızıdır. Türk bayrağında Ay ile Yıldız Kırgız Bayrağında güneş vardır. Ay ile yıldız 12 saat Güneş’te 12 saattir. Toplamda 24 saat ve ikisi birleştiği zaman bir gün olur. Bundan dolayı bizi kavuşturan Allah’tır diyorum. Biz iki devlet bir milletiz. Kırgızlara Aladağlılar denir Türklere ise Anadolulular denir. Ben dilerim ki Aladağ’ın evlatları ile Anadolu’nun evlatları hep birlikte olsun. ” dedi.

    Ahmet Yesevi Üniversitesi Yesevi Sanat Topluluğunun gösterisinin ardından protokol tarafından Cengiz Aytmatov Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi açılış kurdelesi kesildi.

  • Omüde Türk Bayrağı Motifli Aşure

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı ve OMÜ Vakfı OMKAN işbirliğiyle Muharrem ayı dolayısıyla, “Aşure Günü” etkinliği düzenlendi.

    Her yıl geleneksel olarak yapılan aşure dağıtımı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kurupelit Kampusü’nün çeşitli noktalarında gerçekleşti. Nar taneleri ile Türk bayrağı motifi yapılan aşure kazanı büyük ilgi topladı. Düzenlenen etkinlikte, OMÜ personeline ve öğrencilere üç bin beş yüz kişilik aşure dağıtıldı.