Etiket: Türk

  • Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Ünal’dan Dünya Engelliler Günü mesajı

    Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Ünal’dan Dünya Engelliler Günü mesajı

    Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” dolayısıyla mesaj yayımladı.

    Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, yayımladığı mesajında, “Bu özel ve anlamlı günde birlikte yaşamamıza engel olmadığının vurgusu ortaya konulmalıdır. Sadece bir güne mahsus olarak değil, her an duyarlı olunmalıdır. Engelli vatandaşlarımızın, hayatlarını en kolay ve engelsiz bir şekilde idame ettireceği ortamlar oluşturulmalıdır. Sadece engelli vatandaşlarımız değil, onların ailelerinin de karşılaştıkları engeller ortadan kaldırılmalıdır. Yöneticilerimizin, engelli vatandaşlarımız ve ailelerinin her alanda karşılaştıkları problemleri gidermek veya en aza indirmek gibi bir görevi olduğunu unutmamak gerekir. Tabii ki, bütün vatandaşlarımızın da bu sorumluluk içerisinde olması, birlikte yaşamamızın bir sonucudur. Bu özel gün vesilesiyle, önemli bir konuyu da dile getirmek istiyorum. O da engelli vatandaşlarımıza kısıtlı imkanlarla ve zor şartlarda din hizmeti sunan, Kur’an öğreten, onlara kol kanat geren, büyük bir sabır ve özveriyle, vefakarca hizmet eden Fahri/Geçici Kur’an Kursu Öğreticilerimizin kadro taleplerinin yerine getirilmesidir. Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak, bütün Fahri/Geçici Kur’an Kursu Öğreticileri, Vekil İmam-Hatip ve Müezzin-Kayyımlar olmak üzere, özellikle sayıları çok az olan engelli vatandaşlarımıza hocalık yapan Fahri Kur’an Kursu Öğreticilerimizin kadro taleplerinin takipçisi olacağız. Bu duygularla, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde bütün engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine Yüce Allah’tan huzur, sağlık ve esenlik dolu yıllar diliyorum. Tasada ve kıvançta bir, beraber ve birlikte yaşamamıza hiçbir engel yoktur” dedi.

  • Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı”

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı”

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı, yeni bir düzenlemeye gerek olmadan ve herhangi bir şarta bağlanmaksızın haftalık ders çizelgesi üzerinden ek ders ücreti ödemelerinin yapılmasını sağlayarak tartışmaları sonlandırılmalıdır” dedi.

    Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, online eğitime devam edilmesinin ardından öğretmenlere ödenecek ek ders ücretleri konusunda yer alan çeşitli manipülasyonlar hakkında konuştu. Geylan, “Meslek liselerinde sıkıntılar yaşanıyor, canlı derse öğrenci gelmiyor ek ders ücreti kesiliyor; ek ders ücreti ödemelerinde illere göre ve hatta okullara göre farklı’ yorumlamalarını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı”

    Öğretmenlerin yıl içi planlamalarını eğitim-öğretim yılı başında yaptıklarını belirten Geylan, “Öğretmenlerimiz, öğretim yılı başında kendilerine tebliğ edilen haftalık ders çizelgesindeki ek ders ücreti ve maaşları üzerinden ödemelerini planlar. Belki kredi çekmiştir, belki taksit ödemeleri vardır. Ancak salgın nedeniyle tekrar uzaktan eğitime geçilmesiyle yurt genelinde uygulama birliğinden uzak yeni bir karmaşayla karşı karşıyayız. ‘Meslek liselerinde sıkıntılar yaşanıyor, canlı derse öğrenci gelmiyor ek ders ücreti kesiliyor; ek ders ücreti ödemelerinde illere göre ve hatta okullara göre farklı’ yorumlamalarını görüyoruz. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yeniden uzaktan eğitime geçileceğini duyurduğu açıklamada ‘öğretmenlerimizin ek ders ücretleri ödenecek’ diye özellikle vurgulamıştı. Nitekim biz de o akşam yaptığımız açıklamada ‘zaten ekonomik sıkıntılar içerisinde olan öğretmenlerimizin ek ders ücretlendirmeleri hususunda karmaşa oluşturacak yeni düzenlemelere gidilmemelidir. Öğretmenlerimizin mevcut haftalık ders çizelgeleri üzerinden yürütülen uygulama devam ettirilmelidir’ demiştik. Bakanlık ivedi şekilde gereğini yapmalı, yeni bir düzenlemeye gerek olmadan ve herhangi bir şarta bağlanmaksızın haftalık ders çizelgesi üzerinden ek ders ücreti ödemelerinin yapılmasını sağlayarak tartışmaları sonlandırmalıdır” dedi.

  • Türk bayrağıyla kaplanan mega bloklar Gelibolu’ya ulaştı

    Türk bayrağıyla kaplanan mega bloklar Gelibolu’ya ulaştı

    Dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün tanesi 700 ton ağırlığında olan 3 mega bloğu Gelibolu’ya ulaştı.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Çanakkale Boğazı’nda Gelibolu’nun Sütlüce ve Lapseki’nin Şekerkaya mevkileri arasında 1915 Çanakkale Köprüsü’nün yapımının tüm hızıyla devam ettiğini açıkladı. Köprünün yapımında kullanılacak 3 adet mega blok, Gölcük Çimtaş Tesisleri’nden Gelibolu’ya getirildi. Tabliyelerin taşınması sırasında Türk bayrağı ile kaplanan bloklar görsel bir şölen oluşturdu. Hizmete girdiğinde dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü unvanını alacak olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün ayaklarının yüksekliği, Fransa’nın başkenti Paris’in simgesi 300 metrelik Eyfel Kulesi’ni geçti.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, 1915 Çanakkale Köprüsü’nde 1 adet betonarme viyadük, 2 adet hidrolik köprü, 3 adet alt geçit köprüsü, 20 adet üst geçit, 34 adet alt geçit ve 205 adet menfezin tamamlandığı belirtildi. 3 adet alt geçit, 22 adet üst geçit, 6 adet köprü, 10 adet kutu menfez, 12 adet kavşak, 3 adet otoyol hizmet tesisi, 3 adet ücret toplama istasyonu, 1 adet bakım işletme merkezi ve 1915 Çanakkale Köprüsü bünyesinde 2 adet betonarme yaklaşım viyadüğü ve otoyol bünyesinde yer alan 1 adet betonarme viyadükte ise çalışmaların devam ettiği bildirildi.

    Avrupa ve Asya Ankraj bloklarında imalatlar yüzde 99 oranında tamamlandı

    Avrupa ve Asya Ankraj bloklarında imalatların yüzde 99 oranında tamamlandığı ifade edilen açıklamada, “Ana kablo tel imalatları tamamlanırken, tel demet imalatında yüzde 89 gerçekleşme sağlandı. Ayrıca fabrikada tabliye imalatları kapsamında panel imalatında yüzde 92, blok imalatlarında ise yüzde 45 gerçekleşme sağlandı” denildi.

    3 adet mega blok Gelibolu Tabliye Depo Sahası’na getirildi

    Fabrikada tamamlanan 3 adet mega bloğun Gölcük Çimtaş Tesisleri’nden Gelibolu Tabliye Depo Sahası’na getirildiği kaydedilen açıklamada, “Tabliyelerin taşınması sırasında Türk bayrağı ile kaplanan bloklar görsel bir şölen oluşturdu. Kedi Yolu montajının tamamlanması ile mega blok olma özelliğine sahip, 48 metre uzunluğunda, 45 metre genişliğinde ve 700 ton ağırlığındaki tabliyenin gerekli hazırlıkların ardından montajına başlanılacak” ifadelerine yer verildi.

    Çanakkale Boğazı 6 dakikada geçilecek

    Avrupa ve Asya yakalarını birleştirecek olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün ayaklarının yüksekliğinin 300 metrenin üzerine çıktığı, köprünün 18 Mart 2022’de tamamlanarak hizmete açılacağı da dile getirilirken, köprü sayesinde Çanakkale Boğazı’nın 6 dakikada geçilebileceğine dikkat çekildi. Ayrıca hizmete girdiğinde ‘dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüsü’ unvanını alacak olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün her iki yakasında 333’er metre yükseklikteki kulelerin üst kısmında Seyit Onbaşı’nın Çanakkale Savaşları’nda namluya sürdüğü top mermisini simgelemesi amacıyla top mermisi şeklinde eklentiler monte edileceği belirtildi. Köprünün kule bağlantıları ve unsurları, Türk bayrağına atfen kırmızı ve beyaz renklerde olacak.

  • Aydemir: ‘Türk Milleti Töre sahibi bir millettir’

    Aydemir: ‘Türk Milleti Töre sahibi bir millettir’

    AK Parti Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘Türk Milleti törelidir..Kürdüyle, Türküyle, Çerkeziyle.. O sebepten Türk töredir derler.. Ya da Türk demek töre demektir. Şehirlerimiz, mahallelerimiz ve sokaklarımız.. Evlerimiz, yollarımız töremizi yansıtır bizim. ‘ değerlendirmesinde bulundu.

    Milletvekili Aydemir Tespitlerini Paylaştı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Ecdadımız, ‘vaz-ı cedid değil, keşf-i kadim lazım’ derlerdi. Biz de modern mimarinin imkanlarıyla kadim ve kalıcı olanı sentezlemek için ne yapacağız? Çalışacağız.’ tespitini paylaşan Milletvekili Aydemir, Vaz-ı cedid değil, Keşf-i Kadim üzere olmanın ehemmiyetine vurgu yaptı.

    Çevre ve Şehircilik Hassasiyeti

    TBMM Plan Bütçe Komisyonu 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı etabında tespit, öngörü ve değerlendirmelerde bulunan Milletvekili Aydemir, Mahalle Kültürünün önemini aktardı, Türk Milletinin inanç temelleri üzerinde çevre ve şehircilik hassasiyetini ‘töre’ kaydında dile getirdi.

    Çevreye Ak Yaklaşım

    Çevre ve Şehircilik kavramı ve bu iki hayati medeniyet ölçütlerine çizilen vizyon çerçevesinde Bakan Murat Kurum ve Hükümetin hassasiyetlerine minnettar bulunduklarını ifade eden Milletvekili Aydemir, ‘Siz Bakan olarak ve Bakan Yardımcıları, ekibinizin tamamı, nerede görüntü verseniz, en azından yüreklere bir ferahlık geliyor. Deprem varsa, sel varsa, siz görünüyorsanız orada bir kolaylık, bir ferahlık çıkıyor orta yere. Bunu sadece biz değil, muhalefete mensup milletvekillerinden de duyuyoruz, dolayısıyla da iftihar ediyoruz. AK Parti’nin bir milletvekili olarak, mensubiyet duyan, davasına mensubiyet duyan herkes adına iftihar ediyoruz. ‘ diye konuştu.

    1999 Depremi

    Sunumunda 1999 yılı depremini hatırlatan Milletvekili Aydemir, Cumhur İttifakında yer alan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin o dönemde ortaya koyduğu hassasiyete kayıt düşerek, ‘ Bir kayıt düşmek istiyorum, ara ara konuşuyoruz biz, haksızlık olmasın diye çünkü biz hakkı adaleti üstün bir yapıyı ifade ediyoruz. 1999 depreminde, Milliyetçi Hareket Partisinin tavrını yakından bilen birisiyim, Sayın Bahçeli’nin gayretlerini bilen birisiyim.’ dedi.

    Çevre Değeri ve Milli Hassasiyet

    Türk Milletinin çevre hassasiyetine dikkat çeken Milletvekili Aydemir, ‘Bizim muhayyilemizde Efendimiz’in tarzı var, o bir yerden içeri girdiğinde velev ki kimse olmasa da eşyaya dahi selam veren bir yükseklikti. Onun izinde gidenler olarak çevreye böyle bakıyoruz ve “Hangi yöne baksan benim veçhimi görürsün.” buyuran Cenab-ı Hakk’ın tembihatına kulak asıyoruz biz. Dolayısıyla bırakın insanı mahlukat, canlı, cansız hepsine saygıyla yaklaşıyoruz ve bu tarzımız Sayın Cumhurbaşkanımızın hayatına yansımıştır. Her gün bu hâl üzere davrandığı için ekibine de bunu enjekte etmiştir, elhamdülillah böyle de yürüyoruz. ‘ vurgusunda bulundu.

    Aydemir’den ‘Vaz-I Cedit’ Ve ‘Keşf-İ Kadim’ Yorumu

    Milletvekili Aydemir, ‘Biz, çevre mevzu edildiğinde iki kavramı yan yana çok kullanıyoruz, Sayın Cumhurbaşkanımız kullanıyor, bize ait, bizim mahalleye ait, bizim tefekkür dünyamıza ait bu kavramlar. ‘Vaz-ı cedit’ ve ‘keşf-i kadim’, yani yeniyi ortaya çıkarmanın gayretinde olmanın bir anlamı yoktur çevre mevzusunda. Özellikle eskiye ait güzellikleri keşif noktasına taşımak çok daha lezzet verir diye bu kavramları kullanıyoruz ve biz bunu zaten hayata geçiriyoruz çevreye duyduğumuz duyarlılıktan dolayı. ‘ kaydını düştü.

    Mahalle Kültürü ve Töremiz

    Türk Milletinin tarihlere geçen çevre ve şehircilik duyarlılığının inanç ve töresi gereği olduğunu belirten Milletvekili Aydemir, ‘ Bütün renkleriyle, Kürt’üyle, Türkmen’iyle, Çerkez’iyle yahut diğer unsurlarıyla Türk milleti töreli bir millettir. Türk, töre demektir zaten. Bizim töremizde de çevreye riayet esastır. Mahalle kültürü -ara ara ben konuşmalarımda bunun altını özellikle çiziyorum- mahalle bizi ifade ediyor, bizi tanımlıyor. Herkesin mahallesi Biz ara ara biz kavramını, yani bizim kavramını daha doğrusu, bir zamir olarak mülkiyetin önüne asla koymayız. yani “bizim arabamız” bizim efendim makam olarak varsayalım ki işte “bizim pozisyonumuz” demeyiz ama “bizim mahallemiz” deriz biz. Ondan bir büyük haz duyarız çünkü mahalle bütünüyle bizi tarif eder. Öyleyse mahallelerin mevcut hâllerine öteden beri, kadimden beri getirdiğimiz hâllerine çok ciddi bir duyarlılık koymak lazım. Biz de hep bunu yaptık zaten bugüne kadar, bundan sonra da Allah’ın izniyle bu hâl üzere yürüyeceğiz.’ dedi.

  • Türk ürünleri dünyaya pazarlanacak

    Türk ürünleri dünyaya pazarlanacak

    Kurulma aşamasında olan uluslararası alışveriş portalı ile Türkiye’deki ürünlerin Avrupa, ABD, Kanada ve Orta Doğu pazarında online olarak satışa sunulması amaçlanıyor.

    47 yıldır lojistik ve taşımacılık sektöründe hizmet veren Azure Grup, yabancı ortaklarıyla 250 milyon Euro’luk anlaşma imzalayarak bölgenin en önemli lojistik projelerinden birini hayata geçirdiğini duyurdu. Çin’in tarihi İpek Yolu’nu canlandırmak amacıyla başlattığı “Bir Kuşak, Bir Yol” projesi kapsamında, Grup tarafından ülkedeki 11 noktada toplama ve operasyon merkezinden sevkiyat yapılan bir altyapı kuruldu.

    Azure Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Gül, “Tren ve TIR taşımacılık modeli ile dünyanın en büyük lojistik organizasyonu olan bu projeyi hayata geçirdik. Başladığımız günden bu yana iyi bir yol aldık. Şu anda Çin’den 50 ülkeye demir yolu ile taşımacılık yapmaktayız. Avrupa’daki yeni yatırımlarımız ile bundan sonra daha çok e-ticaret alanına yoğunlaşacağız” dedi.

    “Alışveriş portalı için çalışmalar sürüyor”

    Yeni bir alışveriş portalı üzerinde çalıştıklarını belirten Gül, “Kurulmakta olan uluslararası alışveriş portalımız ile Türkiye’deki ürünleri Avrupa, ABD, Kanada ve Orta Doğu pazarında online olarak satışa sunacağız. Türk ürünlerinin ihracatı, nakliyesi, gümrüklemesi ve teslimatının hızlıca çözümlendiği bir portal olacak” diye konuştu.

    “Öğrencilere iş fırsatı oluşturacağız”

    Erkan Gül, aynı zamanda dev bir sosyal sorumluluk projesini de hayata geçirdiklerini açıkladı. Proje kapsamında üniversite öğrencileri hem yeni bir kazanç kapısı elde edecek hem de yurtdışında eğitim alma fırsatı bulacak. Yurtdışındaki dört üniversiteyle anlaşma imzaladıklarını belirten Gül, detayları şöyle anlattı: “Türkiye’de istihdamı büyütmek ve özellikle öğrencilerimize iş imkânı sağlamak için son 1 yıldır özel projeler geliştiriyoruz. İlk etapta 500 öğrenciyi, sonrasında her yıl 500 öğrenciyi ailemize katacağız. Uzun zamandır üzerinde çalışmakta olduğumuz sosyal sorumluluk projemizle çok sayıda öğrenci kardeşimize okudukları dönem içerisinde çalışma, gelir elde etme ve iş tecrübesi kazanma fırsatı sunacağız. e-ticaret ve e- lojistiği kapsayacak bu yeni projemiz için ülkemizin önde gelen üniversitelerinden biriyle anlaştık. Aynı zamanda Almanya, Kanada, İngiltere ve İtalya’daki dört ayrı üniversiteyle de anlaşma sağladık. Öğrencilerimiz, son eğitim dönemlerini yurtdışındaki bu okullardan birinde ücretsiz olarak okuyabilecek, böylece yurtdışıdeneyimi kazanmış olacaklar.”