Etiket: Türk-japon

  • Manisa’da Türk-Japon ortaklığıyla 3 yılda 200 milyonluk yatırım

    Türkiye’de otomotiv tedarik sanayinin öncülerinden İnci Holding, global akü devi Japon GS Yuasa ile ortaklığının ikinci yılında yeni fabrikasının temelini attı. Üç yılda 200 milyon TL yatırıma ulaşacak İnci GS Yuasa, üçüncü fabrikanın tamamlanmasıyla üretim alanını 60 bin metrekareye genişleterek akü üretim kapasitesini yılda 7 milyona çıkartacak. Yeni yatırımla birlikte yüzde 25’lik ek istihdam sağlanacak.

    İnci Holding ve GS Yuasa iştiraki İnci GS Yuasa, Türk ve Japon ortaklarının katıldığı törenle Manisa’da yeni akü fabrikasının temelini attı. 120 milyon TL’lik yatırımla hayata geçecek olan yeni akü fabrikası, 18 bin metrekare alan üzerine kurulacak. Toplam üretim alanı 60 bin metrekareye ulaşacak olan fabrikanın 5 milyon olan akü üretim kapasitesi 7 milyona çıkacak. Yeni fabrikayla birlikte şirketin istihdamı da yüzde 25 artacak. Ortaklığının ilk üç yılında 200 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirecek olan İnci GS Yuasa, 2020’ye kadar 250 milyon TL’lik yatırım hedefine ulaşmayı amaçlıyor. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde temeli atılan yeni akü fabrikasının 2018 yılının Ekim ayında üretime başlaması planlanıyor.

    “Manisa’dan dünyaya ulaşacağız”

    Temel atma töreninde konuşan İnci Holding Yönetim Kurulu Başkanı Neşe Gök, “İki yıl önce imza attığımız ortaklığımız bugün gördüğünüz gibi temellerini sağlamlaştırıyor. Aküde dünya markası olan GS Yuasa ile yeni akü fabrikamızın temelini atıyoruz. Fabrikamız en yeni teknolojiyle üretim yapacak; lojistiği, yetişmiş insan gücü, yatırıma uygun yapılanmasıyla gururumuz olan Manisa’daki fabrikadan dünyanın en az 80 ülkesine Türk malı ürünler ihraç edilecek. Egemize kazandıracağımız bu yatırım, bu topraklara sevdamızın, şirket kültürümüz olan Türkiye için üretme kararlılığımızın ve gelecek hedeflerimizin somut ifadesidir” dedi.

    “Türkiye’deki bu yatırımımız bizi bölgede büyük bir güç yapacak”

    GS Yuasa Başkan Yardımcısı Akio Furukawa ise, “Türkiye’deki bu yatırımımız bizi bölgede büyük bir güç yapacak ve bizim için önemli bir kilometre taşı olacak. Planlarımızı bu gelecek vizyonuyla yaptık. Bu yolculukta inovatif özellikleriyle ürünümüze ve İnci GS Yuasa çalışanlarına güvenimiz tam. Yeni fabrikamızda, en son teknolojiyi kullanarak, dünya çapında talebin artacağı öngörülen start-stop ve otomotiv ana sanayi (OEM) için aküler üretmeyi planlıyoruz. Tesisin sadece akü performansını ve kalitesini değil ayrıca üretim süreçlerindeki güvenliği de artıran ve etrafındaki çevrenin korunmasına önem veren yeni, gelişmiş teknolojiye sahip bir fabrika olması öngörülüyor” diye konuştu.

    “Türkiye yükselen bir yıldız”

    İnci GS Yuasa Direktör Vekili Yuji Hashimoto, “Türkiye’yi bölgesinde yükselen bir yıldız olarak görüyoruz. Yeni fabrikamız aslında bu yükselişe olan güvenimizi temsil ediyor. Pergelimizin sabit ayağını Türkiye’ye koyarak uzanabildiğimiz her ülke için merkez olma hedefimiz bulunuyor. Gelişmiş teknoloji ürünü aküler üreterek hem yerel hem de ihracat ağımızı genişletmeyi planlıyoruz. Yeni fabrikanın daha parlak bir geleceğe giden yolda önemli bir adım olduğuna inanıyoruz” dedi.

    “Sektöre damga vuran bir oyuncu olacağız”

    Türk ve Japon konukları ağırlayan İnci GS Yuasa İcra Kurulu Direktörü Cihan Elbirlik, iki yıl önce ortaklık anlaşmasına imza atarken ‘beş yılda 250 milyon TL’lik yatırım’ hedefiyle yola çıktıklarını, bugüne kadar olan yatırımlar ve yeni fabrika projesiyle bu hedefin 2000 milyon TL’lik kısmını ilk üç yılda gerçekleştireceklerini söyledi. Elbirlik, “Kararlılıkla hedefe yürüyen işbirliğimizi önemsiyoruz ve bu yatırımı güçlü ortaklığımızın teyidi olarak görüyoruz. Söz verdiğimiz gibi Türkiye ve Avrupa’da sektöre damgasını vuran bir oyuncu olacağız. Buna yürekten inanarak bizimle birlikte yol alan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

    Cihan Elbirlik, yeni fabrikada yapılacak üretimle ilgili şu bilgiyi verdi:

    “Fabrikamız tamamlandığında teknolojisi yüksek olan yeni nesil start-stop aküler ile otomotiv ana sanayi tedarikçileri için akü üretimi yapılacak. Bu fabrikamızda da diğerlerinde olduğu gibi çevre ve iş sağlığı güvenliği ön planda olacak. Bina alt yapısı çevre etkilerini en aza indirecek teknolojiyle dizayn ediliyor. Toplam üretimimizle 2021’e kadar satış gelirlerimizi 2,5 katına, ihracat satış gelirimizi ise 3 katına çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye’de satılan her 4 otomotiv aküsünden 1’ini, endüstriyel alanda ise her 3 aküden 1’ini üretmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından fabrikanın temelinin atılması için butonlara basıldı. Fabrikanın temeline bolluk bereket getirmesi inancıyla buğday, pirinç ve nazar boncuğu atıldı.

  • Ankara’da Türk-Japon Gençlik Festivali

    Geleneksel ‘Türk-Japon Gençlik Kültür Festivali’ bu yıl da Ankara’da düzenlendi. Festival kapsamında kurulan stantlarda; Japonya’ya has kağıt katlama sanatı origami, Japon satrancı Şogi ve Japon dövmeleri sergilenirken, katılımcılar Japon anime kostümleri giyip, Karaoke yarışmasına katıldı.

    Türk Japon Vakfı Kültür Merkezinin ev sahipliğini üstlendiği ‘Türk-Japon Gençlik Kültür Festivali 2017’ Japonya Büyükelçiliği ve Türk Japon Vakfının katkılarıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu festivalde çeşitli üniversitelerden gelen öğrenciler, Japonya’ya özgü Soran Bushi Dans gösterisi yaptı. Bushi dansının ardından Japon Dili ve Edebiyatı bölümü son sınıf öğrencileri Aslı Kubilay ve Sefa Sakarya Japonya’nın misafirperverliğinin simgesi olan Sado çay töreni etkinliğini gerçekleştirdi.

    Sado çayı töreninin kendine has kuralları ve adabı olan bir seremoni olduğunu belirten Aslı Kubilay, Sado çay törenine Japonlar’ın çay toplantısı olarak adlandırdığı bilgisini vererek, çay toplantısının amacının “misafiri ağırlayıp, güzel vakit geçirtme” olduğunu söyledi. Japonya’da daha önce bulunduğunu aktartan Kubilay, “Japon kültürü çok eğlenceli bir kültür” dedi. Öğrenciler daha sonra Japonca cümleler kurarak kendilerini tanıttı.

    “Bu yıl yine bomba gibi geldiğimizi düşünüyorum”

    “Türkiye’de Japonya’yı yaşamak isteyen, Japonya’nın havasını almak isteyen bir insanın gelip, gezeceği yer bence burasıdır” ifadeleriyle festivali tanımlayan organizatörlerden Furkan Aydın, Türk-Japon Gençlik Festivali’nin 2015 yılında düzenlenmeye başladığı belirterek,”Bu yıl yine bomba gibi geldiğimizi düşünüyorum” dedi. Etkinlikte, Ankara dışından gelen katılımcıların da olduğunu kaydeden Aydın, “Katılım oldukça fazla. İnsanlar buraya gelip sadece Japonya’yı görmüyorlar. Aynı zamanda Japonya’nın kağıt katlama sanatı olan origami yapıyorlar. 10 dakikalık Japonca dersler var. O derslere katılıyorlar” diye konuştu.

    Festival kapsamında düzenlenen Cosplay yarışmasına katılmak için Japon çizgi dizilerinden (anime) etkilendikleri karakterlerin kostümlerini giyinen Cosplayler de festivale renk kattılar. Etkinliğin düzenleneceğini sosyal medya üzerinde öğrendiğini söyleyen bir Cosplay, yaklaşık üç yıldır Cosplaylik yaptığını dile getirerek, animeleri ve Japon oyun karakterlerini çok sevdiğini söyledi. Bir diğer Cosplay de Japon kültüne anime izleyerek merak saldığını belirtti.

    Origami sanatı

    Japon Kültürü Kulübü’nde origami dersleri verdiğini belitten Volkan Pehlivan da Japon kağıt katlama sanatına ilişkin, “Origamiyi kâğıt katlama sanatı olarak Türkçeleştirebiliriz. Japonya’da yüzyıllardır geleneksel olarak yapılan bir sanat. 1900’lü yılların başında özellikle Japonya’nın dışa açılma hareketiyle birlikte dünyaya yayılan ve sonrasında da çok geniş kabul görüp, dünya çapında beğenilen ve o dönemden beri yapılmaya devam edilen bir sanat. Pek çok çeşidi var. Burada elimizden geldiğinde örnekler sunmaya çalıştık” diye konuştu.

  • Türk-Japon dostluk konseri

    Türkiye dostluk konserleri düzenlendi.

    İşkadını-Bestekar Pınar Köksal’ın besteleri Antalya’dan sonra Eskişehir’de, Atatürk Kültür Merkezi’nde sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Konserde Japon kato sanatçısı Atsuko Suetomi ünlü Japon bestelerini yorumlarken, kanun sanatçısı Göksel Baktagir ile birlikte de eser seslendirdi. Konser hakkında ortak açıklamalarda bulunan Atatürk Kültür Merkezi Sahne Amiri Tulga Serim ve Senfoni Orkestrası Sanatla İlişkiler Sorumlusu Özge Kıvrık, güzel bir gecenin yaşanacağını söylediler. Serim ve Kıvrık, “Cidden iyi bir konser olacak. Bunun sebebi de Japonların çok özel bir sazı var ’kato.’ Bunu çalan Atsui Suotami hanımefendi burada. Bu sazın üstadı sayılıyor kendisi. Sonra bizim kanun üstadı sayılan Göksel Baktagil var. Tabi çok değerli iki de ses var. Biri dünyaca ünlü tenorlarımızdan biri Hakan Aysev, diğeri de soprano Feryal Türkoğlu ve şefimiz Ender Sarppınar ile birlikte bu akşam hem Türk Japon dostluğuna katkı sunacaklar hem de çok özel Türkçe parçalar çalacaklar” dediler.

    “Japon müziğini, klasik batı sazlarıyla çalacaklar”

    Katonun Japonlara ait bir saz olduğuna değinen Serim ve Kıvrık, “Kato, çok değişik bir saz ve misafirlerimizin ya da seyircilerimiz de dinledikleri zaman söylediğimizi anlayabileceklerini düşünüyorum. Japonların kendilerine has sazları ve Japon ezgilerine biraz kulak aşinalığınız varsa ne demek isteyeceğimizi anlayacaksınız. Büyük ihtimal siz şimdi birazdan salondan görüntüler alacaksınız. Bu sazı, bu röportajı seyreden sayın seyirciler de dinleyince ne demek istediğimizi anlayacaklar. Çünkü bu şekilde nasıl anlatabiliriz, katoya çok hakim değiliz işin gerçeği. Japon müziğine ait eserleri tabi klasik batı sazlarıyla çalacaklar. Bunun yanında onlara eşlik edecek olan Kato olacak” şeklinde konuştular.

    “Türkiye’ye aşık oldum”

    Japon geleneksel kato sanatçısı Atsuko Suetomi, “Türkiye’ye aşık olup, şimdi de Türkiye’de müzik faaliyetleri yapıyorum. 2007’de İstanbul’da oturmaya başladım. 10 seneyi geçiyor. Ama şimdi Ankara’da oturuyorum. İlk defa Eskişehir’e geldim. Burası çok kültürlü ve sanatı seven bir şehir. Salon da çok güzel. Türkiye’nin de çok güzel eserleri burada ve sakin güzel bir şehir. Çok beğendim. Aslında Türkiye Japonlar için çok değerli bir ülke. Çok uzak ama dostluğumuz var. Burada çok güzel dostluklar edindim. Tarihi olarak da çok güzel olayları var. Bu dünyaya örnek bir barış oluyor. Burada dostluk konseri ile birlikte bunu paylaşmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Konserin ardından Japon geleneksel kato sanatçısı Atsuko Suetomi’ye plaket verildi.

  • Türk-Japon dostluğu EXPO 2016’da perçinleniyor

    EXPO 2016 Antalya’nın resmi katılımcısı Japonya’nın, üç gün sürecek olan milli gün kutlamaları, bayrak töreni, konuşmalar ve kültürlerini yansıttıkları renkli etkinliklerle başladı.

    Japonya Milli Günü etkinlikleri kapsamında Antalya’ya gelen Japonya Büyükelçiliği Genel Komiser Koichiro Nakamura, Japonya Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı Üretim Teşvik Müsteşar Yardımcısı Yoshinori Suzuki’yi, EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Komiseri Büyükelçi Erdoğan Kök, EXPO 2016 VIP Binası’nda karşıladı. Kısa sohbetin ardından, Japonya Büyükelçiliği Komiseri Nakamura, EXPO 2016 Antalya ziyaretçi defterini imzaladı. Hediye takdimi ve fotoğraf çekiminin sonrasında ise heyet, Japonya İç Bahçe’sini ziyaret etti. Buradaki yetkililerden iç bahçe hakkında bilgiler alan Nakamura, Çiçek Aranjmanı Dünya Şampiyonu Fumihiko Muramatsu’nun, Japonların geleneksel çiçek süsleme sanatı ’ikebana’ gösterisini izledi.

    Golf araçlarıyla, EXPO 2016 Antalya sergi alanı ülke bahçelerinde yer alan Japonya Dış Bahçe’sini de inceleyen heyet, daha sonra sırasıyla Katar Pavilyonu’nda hurma yiyip, Almanya Pavilyonu’nda da anı defterini imzaladı. Alan içerisinde kısa bir tur atan heyet, resmi törenin yapılacağı küçük amfi tiyatroya geçti.

    “Darbe girişiminde hayatını kaybedenlerin ailelerine sabır diliyorum”

    Japonya ve Türkiye’nin milli marşlarının çalınmasıyla başlanan törende, ilk olarak kürsüye Japonya Büyükelçiliği Genel Komiser Koichiro Nakamura çıktı. Konuşmasına Türkçe olarak başlayan Nakamura, “15 Temmuz darbe girişiminde hayatını kaybedenlerin ailelerine sabır diliyorum. Türkiye’de demokratik düzenin korunmuş olmasını memnuniyetle karşılıyor, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere tüm Türk halkının gösterdiği güçlü kararlılık ve birlikteliğe derin saygı duyduğumu bu vesileyle ifade etmek istiyorum” dedi.

    Türkiye’de Ağustos ayı başında görevine başladığını ve ilk defa Antalya’yı ziyaret ettiğini belirten Komiser Nakamura, EXPO’da çok sayıda yetkiliyle birlikte Japonya Milli Günü’nün açılışını yapıyor olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. Nakamura, “Japon Milli Günü etkinliklerinde burada olan herkes için Japon kültürünü yakından tanıma adına harika bir fırsat olacağı kanaatindeyim. Botanik EXPO vesilesiyle çiçek endüstrisi alanındaki etkileşimin derinleşmesinin yeni alanlara yönelik ekonomik ilişkilere yol açacak olmasını ümit ediyorum” ifadesini kullandı.

    EXPO 2016’da Japonya Milli Günü’nü kutluyor olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirten EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Komiseri Büyükelçi Erdoğan Kök ise “Japonya’nın, Antalya EXPO’suna katılımı yüzyıllardır var olan derin ve tarihi ilişkilerimizi pekiştirmiştir. Japonya’nın katılımı ile ilgili önemle üzerinde durduğumuz diğer bir husus da, güzel ve ünlü bahçelerinizle bahçecilik EXPO’larını canlandırmanızdır. İç bahçe pek çok ödül alarak başarılı olmuştur. Herkese tüm gayretleri için teşekkür ederim” diye konuştu.

    Bahçecilik EXPO’larının yeniliği paylaşmayı, ortak problemlere çözümler üretmeyi ve insanları eğitmeyi amaçladığını belirten Kök, “EXPO’daki Japon bahçeleri, aynı zamanda pek çok açıdan yüksek düzeyde Japon kültürünü yansıtmaktadır. Ziyaretçilerin milli gün programı içeriğindeki enteresan etkinliklerden keyif alacaklarına inanıyorum. Duygu yüklü ’Ertuğrul’ filmi, tarihi bir trajedi ile iki dost ülkenin insanlarını tekrar bir araya getirecektir” dedi.

    Konuşmaların ardından Japonya turizm videosu ve ‘Ertuğrul 1980’ filminin özet sunumu gerçekleşti. Çiçek düzenleme performansının ayakta alkışlandığı küçük amfi tiyatroda ayrıca Kabuki ve Taiko dans ve davul topluluğu sahne aldı. 17. yüzyılın başlarında doğan oyunun ilk temellerini aralarında güldürücü skeçler eklenen dans ve pandomim temsillerinin oluşturduğu belirtildi.

    EXPO 2016 Antalya’nın simgesi olan Turkcell EXPO Kulesi de milli gün sebebiyle Japon bayrağı renklerine büründü.

  • Bekaroğlu, Türk-japon Dostluğuna Katkı Sağladı

    Halen Türkiye’de görev yapan Osman Yaşar Bekaroğlu’nun destekleri sayesinde Japonya’daki yarışmaya katılan üç Türk öğrenci ödüle layık görüldü.

    2009 ila 2013 yılları arasında Tokyo Büyükelçiliği Ticaret Başmüşavirliği görevi yapan, Türkiye Ekonomi Bakanlığı’nda uzmanlık görevini sürdüren Osman Yaşar Bekaroğlu’nun, Türk-Japon dostluğu adına yaptığı çalışmalar büyük ilgi gördü. Osman Yasar Bekaroglu’nunda verdigi desteği ve Japonya İzmir Kardeslik Derneği (JİKAD) yetkililerinin gayretli çalışmaları sonucunda 89 adet resim Japonya’da 25’cisi düzenlenen “Dunya Cocuklari Agac Sevgisi Resim Yarismasi”na katıldı.

    Yarışmaya dünya genelinden yaklaşık 2 bin 800 adet resim yarışmaya katıldı. JIKAD’in gönderdiği resimler arasından üç Türk öğrenci ödüle layık görüldü. NHK Fukuoka Odulu’nü Zeliha Güleryüz, FBS Fukuoka ödülünü Ece Gencer ve Nagano Hideko ödülünü Gülce Naz Özlü kazandı.

    NHK Fukuoka ödülünü kazanan Zeliha Guleryuz (7) İzmir’den öğretmeni ile beraber Japonya’ya gelerek ödülünü aldı. Türk-Japon dostluğunun geliştirilmesi adına çalışmalar yapan ve Japonya’da yaşayan Zonguldaklı İşadamı Murat Ensici; Bekaroğlu’na teşekkür etti. Bekaroğlu’nun iki ülke arasındaki dostluğun pekiştirilmesi adına fedakarlıklarda bulunduğunu anlatan Ensici, “Osman Bey herzamanki gibi kendi işi olmamasına rağmen insanlara yardım etmeyi, kendisine felsefe edinmiş birisidir. Japonya’daki elçiliğimizde böyle değerli insanların çalıştığı dönemde yapılan çalışmalar fazlaydı. Osman Bey’in çoğu şeyi aştığını ve o sebeple insanlara karşı candan ve samimi davrandığını biliyoruz. Buna çoğu kez şahit olduk. Japonya’da da çok fazla Japon ve Türk dostu bulunuyor. Yine bu etkinlikte Türk-Japon çocuklarının tanışıp kaynaşmasına vesile oldular. Ben bu vesile ile Osman Yaşar Bekaroğlu’na teşekkürlerimi iletiyorum. İki ülke dostluğunun gelişmesine sağladığınız katkılar kesinlikle unutulmayacaktır” diye konuştu.