Etiket: turizmden

  • Hollanda’nın Hayvancılıktan Kazandığı Para, Türkiye’nin Turizmden Kazandığının İki Katı

    Türkiye’de 29, Hollanda’da 1 veterinerlik fakültesi olduğunu belirten Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahman Aksoy, Hollanda’nın hayvancılık ürünlerinden kazandığı paranın Türkiye’nin turizmden kazandığının iki katı olduğunu söyledi.

    OMÜ Veteriner Fakültesi Öğrenci Topluluğu Dünya Veteriner Günü kapsamında ’Tek Sağlık Konseptinde Sürdürülebilir Eğitim’ konferansı düzenledi. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Arif Altıntaş’ın konuşmacı olarak katıldığı konferansta; OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ferşat Kolbakır, OMÜ Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahman Aksoy, Samsun-Sinop Veteriner Hekimler Odası Başkanı Mahmut Çetinkaya, öğretim üyeleri ve öğrenciler hazır bulundu. Konferansta selamlama konuşması yapan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ferşat Kolbakır, “Hayatımızın bir parçası olarak hayvanlarla bir etkileşim içindeyiz. Sayının artması değil kalitenin artması önemli. Belki mezunların sayısının artmasının hayvan sağlığı ve hayvan refahının artması için yeterli olacaktır. Böyle eğitim programlarının da bu alana büyük katkıları olacağını düşünüyorum” dedi.

    AKSOY: “İNŞALLAH TÜRKİYE’DE VETERİNERLİK FAKÜLTE SAYISI 30’DA KALIR”

    Türkiye’de 30’uncu veterinerlik fakültesinin kurulduğunu söyleyen OMÜ Veterinerlik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahman Aksoy, “Türkiye’de nüfus başına hesaplandığında 2,5 milyon nüfusa bir tane veterinerlik fakültesi düşüyor. Amerika’ya baktığınızda 350 milyon nüfus var 30 tane veterinerlik fakültesi var, bunlardan 22 tanesi yeterliliklerini almış diğerleri araştırma amaçlı. Gelişmiş ülkelere baktığınızda Hollanda’nın hayvancılık ürünlerinden kazandığı para bizim turizmden kazandığımız paranın iki katı. Biz turizmden 10 milyar dolar kazanıyoruz, Hollanda hayvancılık ürünlerinden 20 milyar dolar kazanıyor. Hollanda’da 1 tane veterinerlik fakültesi var. Modern anlamda veteriner hekimliğin kurucusu olan Fransa’da 5 veteriner fakültesi var. Almanya’da yine 5, İngiltere’ye bakıldığında 8 tane veterinerlik fakültesi var 4 tanesi Galler bölgesinde, 4 tanesi de İskoçya’da. Ama dünyada en iyi 10 veterinerlik fakültesinin içerisinde İngiltere’den 4 tane veterinerlik fakültesi var. 1842’de kurulmuş Ankara Veterinerlik Fakültesi de dahil olmak üzere 29 veteriner fakültemizin hiçbiri dünyada ilk 100 veteriner fakültesi içerisinde değil. Dolayısıyla veterinerlik fakülteleri stratejik fakültelerdir. Dünyada çağdaş ülkelerde veterinerlik fakülteleri çok yoksa bunun sebebi açılamadığından değil. Onun için inşallah Türkiye’de veterinerlik fakülte sayısı 30’da kalır” diye konuştu.

    ALTINTAŞ: “BİOTERÇRİST AMAÇLI KULLANILAN ETKENLERİN YÜZDE 80’Nİ ZOONOTİKTİR”

    ’Tek Sağlık Konseptinde Sürdürülebilir Eğitim’ konferansını veren Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Arif Altıntaş, “İnsan ve hayvan hekimliği arasında kesin bir çizgi yoktur hatta olmamalıdır. Veteriner hekimliğinde gerek mezuniyet öncesi gerek mezuniyet sonrası eğitimleri sorumluluklarına uygun ve sürekli olmalıdır. Veteriner hekimliği eğitimi hiç bitmeyen bir süreçtir. Devamlı kendini yenilenmesi gereken bir meslektir” şeklinde konuştu.

  • Gölyazı Yeni Projelerle Turizmden Payını Alacak

    Gölyazı’nın turizmden hak ettiği payı alması için yeni projeleri hayata geçireceklerini ifade eden Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gölyazı halkının bu projelere destek vermesini istedi.

    Başkan Bozbey, Nilüfer Belediye Meclisi mart ayı olağan toplantısında faaliyetler hakkında bilgi verdi. Gölyazı’nın turizme kazandırılması için yapılan çalışmaları anlatan Bozbey, Gölyazı’nın sadece Nilüfer için değil, Türkiye için çok önemli bir yer olduğunu söyledi. Bozbey, “Orada yaklaşık 7 yıldır yürütmüş olduğumuz hizmet anlayışımıza uygun projelerimizle ilgili hala sonuç alamadığımız noktalar var. Örneğin yapılaşmayla ilgili çok büyük sıkıntı yaşıyoruz. Özellikle su kotunun hala halledilememesinden dolayı Gölyazı’da aslında geçici ruhsatlandırma çalışmasına izni verilmiş olsa dahi, bunlar bir müddet sonra ortadan kalkacak ve ruhsat alınamayacak duruma gelinecek” dedi.

    İki kadın derneğinin bulunduğu Gölyazı’da, Güzelleştirme Derneği adında üçüncü bir kadın derneğinin de yakın zamanda kurulduğunu ifade eden Başkan Bozbey, dernekleri tek çatı altında toplanmaya çağırdı. Gölyazı halkının turizmden gerekli payı alması ve bu bilincin oturması gerektiğini vurgulayan Bozbey, “Gölyazılılar eğer Gölyazı’ya sahip çıkmazsa bir müddet sonra başkaları oraya gelir. Biz yıllardır bölge halkının turizm nimetlerinden faydalanmasını arzu ediyoruz. Onun için orada hiç kimseyi ayırmaksızın kadınların ve erkeklerin orada aktif olarak ticaretin, turizmin içine beraber çalışmalarını sağlamamız gerekiyor. Orada farklı söylemlerin hepsinin yanlış olduğu söyleyelim” dedi.

    Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Gölyazı’da insan yoğunluğunun artacağına dikkat çeken Başkan Bozbey, ay sonunda hayata geçirecekleri projeler için destek istedi. Bozbey, “Hem meclis üyelerimizden hem Gölyazılılar’dan bu ayın sonunda başlayacağımız projelerimize mutlak destek bekliyoruz. Gölyazı’da bisiklet projemiz var, ihalesi sonlanmak üzere olan tekne projemiz var. Ayrıca meydandaki 3 binanın yapımına başlıyoruz. Yapımına başlayacağımız binadaki çalışanların da ticari faaliyet gösteren kahvenin de mağdur olmaması adına dışarıda geçici olarak bir yer oluşturacağız. Binalar tamamen bittiğinde bu geçici yeri de kaldıracağız. Gelen misafirlerin orada en iyi şekilde ağırlanmaları gerekiyor. Bunları yapacağız ve Gölyazı’nın turizmden gereken payı almasını sağlayacağız” şeklinde konuştu.

    Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Ataevler kentsel yenileme projesini beklettiğini söyledi. Bozbey, “Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu alıp planımızı keşke bir inceleseydi de sonra ret ya da kabul etseydi. Ama hiç bakılmaksızın hala daha tozlu raflarda duruyor. Kentimizin geleceği ve mahallemizin geleceği açısından bunu doğru bulmuyoruz” dedi.

    Ataevler’de kentsel yenileme projesinin biran önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Başkan Bozbey, Nilüfer Belediyesi’nin yaptırdığı Elektromanyetik Alan Kirliliği ölçümlerinin sonuçlarına dikkat çekerek “Ataevler’de 2 yüksek gerilim hattı geçiyor. Bir üçüncü hat da doğudan batıya geçiyor. Zamanında biz de inşaat yaptık ve Türkiye Elektrik Kurumu’ndan (TEK) yazı alıyorduk. TEK o zaman telin altına yapabilirsin, 7 metreye kadar yanaşabilirsin diye yazı veriyordu. O yazıya istinaden projelendirme ve inşaatlar yapılıyordu. İşin aslının öyle olmadığını 2010 yılında biz bu projeye başladığımızda anlamış olduk” diye konuştu.

    Baz istasyonları ve elektromanyetik alan denetiminde görevin Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu kaydeden Başkan Mustafa Bozbey, “Biz yıllardır EMA ölçümünü Nilüfer Belediyesi olarak yapıyoruz. Nilüfer EMA kirliliği Türkiye ortalamasının bir hayli altında. Bu konuda yasa ile denetim yetkisi büyükşehir belediyelerine verildi. Yasada bir madde var ki, ‘Başvuran firma ilgili kurumdan 20 gün içerisinde istasyonu nereye yapacağını bilgisini alamazsa istediği yere baz istasyonunu kurabilir’ diyor. Bu Büyükşehir’i sorumluluktan kaçırmaz. Bizler insana karşı sorumluyuz. Firmalar istediği yere istasyon kurarsa bu şehirde yaşamak zorlaşır. Büyükşehir Belediyesi başvuru yapan firmaya 20 günde olumlu veya olumsuz cevap vermeli” diye kaydetti.

    Mecliste daha sonra birçok madde karara bağlanırken, önergeler de dairelerine havale edildi.

  • Antalya,turizmden Sonra Tarımda Da Ümidini Irak Ve Suudi Arabistan’a Bağladı

    Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali’nde ihracat yapan Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Erdoğan Ekinci, Rusya’ya ihracatın temelini domatesin oluşturduğunu belirterek, “Gelecek adına ümitliyiz. Irak ve Suudi Arabistan pazarı domates çekecek” dedi. Öte yandan bazı ihracatçı firmalar Rusya’ya Kaliforniya biberinin ihracatına kilogramı 4 liradan aralıksız devam ediyor.

    Türkiye’nin en önemli örtü altı üretim üssü olan Antalya’da havaların soğuk gitmesi nedeniyle ürün sıkıntısı yaşanıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali’ne giriş yapan üretici sayısında ciddi bir düşüş yaşanınca, bu durum ürün fiyatlarına da yansıdı. Azda olsa gelen sera ürünlerinin bir kısmı iç piyasaya yönlendirilirken, birinci sınıf olanları ihracata gönderiliyor. Türkiye’nin tarım alanında en büyük pazarlarından Rusya Federasyonu’na yaş sebze ve meyve kalemlerinden bazılarında ihracat yapılmıyor. Bu kalemlerinden en önemlisi ise domates. Rusya’ya yapılan ihracatın temelini oluşturan domateste üretim az olunca pazarlamada bir sıkıntı yaşanmıyor. Irak ve Suudi Arabistan’a ihraç edilen domatesin bir kısmı da iç piyasaya sevk ediliyor. İhracatçı yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen krizin fırsata çevrileceğini belirtiyor.

    Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve yaş sebze ve meyve ihracatçısı Erdoğan Ekinci, domateste tek ekim sezonunun sonuna geldiklerini belirterek, iyi domatesin fiyatının halde 2 liradan satıldığını kaydetti.

    Rusya’ya yönelik ekilen dikenli salatalıkta sıkıntı yaşandığını aktaran Ekinci, “ O ürün de Gazipaşa halinde 60 ile 80 kuruş arasında satılıyor. Kısa süre sonra bu ekim sökülecek. Sorun kalmayacak” dedi.

    “PAZAR ÇEŞİTLENECEK”

    Domatesin fiyatının 1 ile 1.50 lira arasında olduğu sürece Irak ve Suudi Arabistan ile çalışmaya devam edeceklerini belirten Ekinci, “Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Ukrayna, Belarus, Moldova’ya ihracatımız var. Pazarları çeşitlendireceğiz. Krizi hafif atlatmayı hedefliyoruz. Aşırı bir zarar görmeyeceğimizden eminim. Rusya haricindeki ülkelere ihracatımız devam ediyor” diye konuştu.

    “IRAK VE SUUDİ ARABİSTAN ÜRÜNÜ ÇEKECEK”

    Rusya’nın domates, salatalık, narenciye ürünleri, kayısı, çekirdeksiz üzüm, armut, incir gibi ürünlere ambargosunun olduğunu kaydeden Ekinci, “Ama ihracat ürünlerimizin amiral gemisi domatestir. Sorunun çözülmesini gerekir. Rusya pazarı 25 yılda oluştu. O pazar kolay kazanılmadı. Çok mücadeleler verildi. İnşallah sorun çözülür. Rusya 300 milyon nüfuslu bir ülke. Küçümsenecek bir pazar değil. Ama gelecek adına ümitliyiz. Irak ve Suudi Arabistan pazarı domates çekecek” dedi.

    Ekinci, Rusya’ya ihracat olmamasına rağmen domatesin fiyatının yüksek olmasını soğuk hava ve ürün azlığına bağladı.

    20 yıldır ihracat sektöründe faaliyet gösteren Turan Çağlar, Rusya ile yaşanan krizi atlatacaklarını söyledi.

    “KARAMSAR BİR TABLO ÇİZİLMEMELİDİR”

    Alternatif pazarlar bulacaklarının altını çizen Çağlar, karamsar bir tablo çizmenin anlamsız olduğunu kaydetti.

    Yıllar öncesinden ellerinde Rusya pazarının olmadığını dile getiren Çağlar, “Türk milleti, Türk üreticisi bu zor durumun altından kalkar. Biz bunu aşarız sıkıntı yok. Rusya pazarı ile 20 yıldır çalışıyoruz. Ağırlıklı olarak narenciye ürünleri, domates,salatalık, üzüm, her türlü yaş sebze ve meyveyi gönderiyoruz. Bu krizle Türkiye batmaz. Şu an sıkıntı oluşturacak bir durum yok” dedi.

    “SIKINTI FIRSAT DOĞURACAKTIR”

    Şu anki ürünün ağırlıklı olarak iç piyasaya gittiğini ifade eden Çağlar, “Ürünün arttığı bahar ayları için alternatif pazar bulacağız. Şu an pazar araştırmamız var. Orta Asya ülkeleri, Suudi Arabistan pazarlarına ağırlık vereceğiz. Biz karamsar değiliz. Bu sıkıntı bir fırsat doğuracaktır. Domateste sıkıntı yok. İç piyasa ürünü çekiyor” dedi.

    “RUSLAR KALİFORNİYA BİBERİ ALIYOR”

    Rusya’nın limon, biber, nar, ayva, kabak ve patlıcana kota koymadığını aktaran Çağlar, “Şu anda Kaliforniya biberi işliyoruz. Rusya’ya gidecek. Ruslar bu biberi sabah salatada söğüş olarak kullanıyorlar. Raf ömrü uzun. 4 liradan satılıyor. Bu ürünü rahatlıkla Rusya’ya ihracat yapıyoruz” şeklinde konuştu.