Etiket: Turizmde

  • Turizmde yeni hedef İsrail

    Türk iş dünyası, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) öncülüğünde 120 kişilik bir heyetle Tel Aviv’de düzenlenen iş formu için İsrail’e çıkarma yaparken, heyette yer alan Dalaman Ortaca Köyceğiz Turistik Otelciler ve Turizm İşletmecileri Birliği (DOKTOB) Başkanı Yücel Okutur, bölge turizmin kalkınması için Hindistan’dan sonra yeni bir işbirliğinin ilk adımlarını attı. Okutur’un daveti üzerine İsrailli turizmciler en kısa sürede Muğla’ya geleceklerini bildirdiler.

    TİM öncülüğünde düzenlenen organizasyona, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin üst düzey yöneticileri ve sivil toplum kurumlarının başkanları katıldı. Türk ve İsrailli İş adamlarının bugüne kadar yaptığı en kapsamlı buluşmada; turizm, bankacılık ve ihracata uzanan geniş bir yelpazede iş birliği mesajı çıktı.

    Ekonomik ilişkiler

    Türkiye İhracatçılar Meclisi ile (TİM) İsrail Tel Aviv’de düzenlenen iş formuna İsrail Ekonomi ve Sanayi Bakanı Eli Kohen, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türk iş dünyası temsilcileri ve Türkiye’nin Büyükelçisi Mekin Mustafa Kemal Ökem’i kabulünde Şimon Perez’in ‘Ancak hayal kuranlar, rüya gibi başarabilir‘ sözünü hatırlattı. Kohen, İsrail’in bir inovasyon ülkesi olduğunu 300’den fazla uluslararası şirketin Ar-Ge merkezinin burada olduğunu vurgulayarak, “Vizyon olmadan geleceği inşa edemeyiz’ değerlendirmesinde bulundu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi de, İsrail’deki Star TAU kurucusu Oren Simanian ile iş birliği antlaşması imzaladıklarını vurguladı. Büyükekşi, “ İsrail’le yüksek teknoloji girişimcilik konusunda işbirliği yapıp, önemli avantajlar sağlayabiliriz. İsrail’e düzenlediğimiz bu gezi ekonomik ilişkilerimizde her alanda etkisini gösterecek” dedi.

    Muğla’ya güzel haber

    DOKTOB Başkanı Yücel Okutur, Türkiye’nin en büyük firmalarının katıldığı İsrail-Türkiye İş Formunda, turizm konusunda İsrailli önemli iş adamları MenasheCarmon, Daniel Zimet, Moris Reyna, Sara Cordova, Sabine Segal, Sima Amir, OrlySpagnul, Adam Snukalile İsrail Büyükelçimiz Mekin Mustafa Kemal Ökem’in katıldığı görüşmeler gerçekleştirdiğini belirterek, “ İsrail vatandaşlarının Türkiye’yi çok sevdiklerini ve turist olarak gelmekten büyük mutluluk duyduklarını gördük. Son dönemde Hindistan ile yaptığımız temasların ardından İsrail de yeni bir potansiyel olarak önümüzde duruyor. İsrail’de yaptığımız temaslarda bu ülkenin önemli turizmcilerini Muğla’ya davet ettik. İsrailli turizmcilerin kısa bir süre sonra DOKTOB olarak ağırlayacağız. Bu da bölgemizin turizmde yeni bir ivme kazanması açısından çok önemli bir adım” şeklinde konuştu.

    Ünlü işadamları ve iş kadınları

    Foruma Türk iş dünyasından TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin yanı sıra Ahmet Çalık, Ali Ağaoğlu, Ali Sabancı, Kemallettin Güneş, Nihat Özdemir, Zeynep Okyay Bodur, Ali Kibar, İsmail Hasan Akçakayalıoğlu, Oğuz Satıcı, Tahsin Öztiryaki, Sanem Oktar Öğüt, Haluk Okutur, Süleyman Gürsoy, Haluk Sur, Avni Çelik, Ekrem Akyiğit, Hale Uğur, Yılmaz Yılmaz, Nurettin Tarakçıoğlu, Yağmur Şatana, Yüksel Görgeç, Özlem Kırmızı ve daha bir çok önemli iş adamlarıyla birlikte DOKTOB Başkanı Yücel Okutur da katıldı.

  • Ramazan öncesi turizmde Ortadoğu pazarı yükselecek

    Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Ortadoğu bölgesinden bu yıl Türkiye’ye gelecek turist sayısında yüzde 4 ile yüzde 6 arasında artış beklendiğini açıkladı. Özellikle Ramazan ayı öncesi ve özellikle sonrasında bölgeden Türkiye’ye talepte artış beklendiğini kaydeden TÜROB, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Türkiye’ye olan turizm talebinin hızla Azebaycan ve Gürcistan’a yöneldiğine de dikkat çekti.

    Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB), Ortadoğu bölgesinden bu yıl Türkiye’ye gelecek turist sayısında yüzde 4 ila yüzde 6 arasında artış beklendiğini açıkladı. TÜROB, Dubai’de gerçekleştirilen bölgenin en önemli fuarı ATM Turizm Fuarı sonrasında, son iki yıldır Türk turizminin can suyu olan Ortadoğu bölgesini mercek altına aldı. Başta Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Ortadoğu bölgesinden turizm beklentilerini bir rapor ile açıklayan TÜROB, 2017 yılında Ramazan ayı öncesi ve özellikle sonrasında bölgeden Türkiye’ye talepte artış beklendiğini kaydetti.

    Sağlık turizmi tanıtılmalı

    Son dönemlerde Türkiye’de meydana gelen birtakım terör saldırıları ile siyasi gelişmelerin pazarda olumsuz algı olarak kendisini gösterdiğne işaret edilen raporda, “Bölgeden Türkiye’ye sağlık, wellness, kaplıca, terapi, estetik ve tedavi amacı ile gelecek turist sayısında önemli potansiyel görülüyor. Bu alanda tanıtım çalışmaları arttırılmalı” denildi.

    İyimser beklentilere karşın TÜROB, Birleşik Arap Emirlikleri’nden Türkiye’ye olan turizm talebinin hızla Azebaycan ve Gürcistan’a yöneldiğine de dikkat çekti. Raporda, “Nitekim, ülkenin önemli ucuz maliyetli havayolu kuruluşlarından FlyDubai, Haziran-Eylül 2017 döneminde Gürcistan’da ikinci uçuş noktası olarak Dubai-Batum ve Azerbaycan’ın Qabala şehirlerine sefer düzenleyecek” bilgisine yer verildi.

    Laptop yasağından günde 15 bin kişi etkileniyor

    TÜROB’un raporunda özetle şu tespitlere yer verildi:

    2016 yılında Ortadoğu’dan Türkiye’ye gelen turist sayısı bir önceki yıla göre yüzde 30 oranında düşüş gösterdi. Irak yüzde 62, BAE yüzde 26 ve Katar yüzde 9 düşüş; Bahreyn yüzde 28, Ürdün yüzde 25, Suudi Arabistan yüzde 18 ve Kuveyt yüzde 3 artış gösteren pazarlar oldu.

    İstanbul’a gelen toplam ziyaretçi sayısı içerisinde Arap ülkelerinden gelen ziyaretçilerin payı istikrarlı artışını sürdürüyor. 2010 yılında toplam ziyaretçiler içerisinde yüzde 10 olan Arap turistlerin payı 2016 yılında yüzde 21.5’e yükseldi.

    ABD, bazı şehirlerden ABD’ye düzenlenen havayolu seferlerinde getirilen kabin içi elektronik cihaz yasağının günde ortalama 15 bin yolcuyu olumsuz etkilediği, uygulamanın 14 Ekim 2017’de kaldırılmasının beklendiği açıklandı. Uygulama, Türkiye, BAE, Suudi Arabistan, Fas, Mısır, Katar ve Kuveyt çıkışlı uçuşlarda geçerli. Etkilenen havayolu kuruluşları ise THY, Royal Jordanian, Egypt Air, Saudi, Kuwait Airways, Royal Air Maroc, Qatar Airways, Emirates ve Ethiad Airways. Benzer uygulamayı İngiltere’de devreye soktu ve Türkiye, Lübnan, Tunus, Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün’den İngiltere’ye giden uçaklarda aynı uygulama yapılıyor.

    Ortadoğu bölgesinden İngiltere’ye giden turistlerin lüks tüketim ve alışveriş harcamaları dikkat çekiyor. Visit Britain açıklamasına göre, 2016 yılında Katar bin 923 dolar, BAE bin 663 ve Suudi Arabistan vatandaşları ise kişi başı ortalama bin 570 dolar harcama yaptı. BAE vatandaşlarının Aralık ayı harcamalarının diğer dönemlere oranla üç kat artış gösterdiği belirtildi.

    Türkiye’nin Ortadoğu’da yakaladığı en önemli avantajlar; din, ortak kültür, doğa, vizelerin kaldırılması, ulaşım seçeneklerinin fazla olması ve Türk dizi filmlerinin televizyonlarda sıkça gösterilmesi olarak ortaya çıkıyor.

    Irak ve Libya vatandaşlarına 2016 yılında vizesiz seyahatin kaldırılması ile Türkiye’ye gelecek Irak ve Libyalı turist sayısında gerileme trendinin sürmesi bekleniyor. Yemen, Irak, Suriye ve Libya’da süren güvenlik problemleri ile terör saldırılar, BAE ve Mısır ile süren siyasi ilişkilerimizin turizmi olumsuz yönde etkileyerek bu ülkelerden gelecek turist sayısında düşüş bekleniyor.

    İran, İsrail ve Suudi Arabistan ile yürütülen üst düzey siyasi ilişkilerin turizmi olumlu yönde etkilemesi ve bu ülkelerden gelecek turist sayısında artış bekleniyor. Lübnan, Ürdün, Katar, ve Bahreyn 2017 yılı için artış beklenen diğer pazarlar olacak.

    İsrail ile gelişen siyasi ilişkiler turizme olumlu yansıyor. 2016 yılında İsrailli turist sayısında yüzde 31 artış kaydedildi.

    Başkenti Abu Dhabi olan Birleşik Arap Emirlikleri, yedi emirlikten meydana gelen bir federasyon. Bu emrlikler Abu Dhabi, Dubai, Şarjah, Ras al-Khamiah, Ajman, Fujairah, Umm al-Qaiwain olarak sıralanıyor. BAE, 370 milyar dolarlık nominal GSYIH ile Ortadoğu ve Afrika ülkeleri içinde Suudi Arabistan ve İran’dan sonra en büyük üçüncü ekonomiye sahip. Satın alma gücü paritesine göre 70 bin dolar kişi başına milli gelir ile Katar’dan sonra ikinci sırada geliyor.

  • Bakan Avcı: “Turizmde ilk 3’e girmememiz için bir neden yok”

    Eskişehir’de bulunan Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Derneği’ni ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, “Tüm turizm türlerini devreye soktuğumuz zaman, Allah’ın izniyle ilk üçe girmememiz için hiçbir neden yok” dedi.

    Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Eskişehir’de bulunan Bakan Avcı, Erzurumlular ile bir araya geldi. Dernek binasında üyeler ile buluşan Bakan Avcı, Türkiye’nin her alanda ilerlediğini söyledi. Sadece turizm alanında bile büyük projelerin yer aldığını kaydeden Bakan Avcı, “Türkiye birçok alanda ilerliyor. Bunu hepiniz görüyorsunuz. Sadece turizmden örnek vereyim. Türkiye uzun yıllar boyunca dışarıda deniz, kum, güneş ülkesi olarak tanıtıldı. Evet doğru, Türkiye’nin denizi temiz, kumu güneşi güzel, dünyanın sayılı ülkelerinden birisi bu bakımdan. Sadece bununla bile Türkiye dünyada 6’ncı turizm cazibe ülkesi oldu. Neyle? Deniz, kum ve güneşle. Türkiye sadece deniz, kum, güneş mi? Türkiye dini miras alanları bakımından dünyanın en zengin ülkesi. Üç dinin de burada şöyle yada böyle değer verdiği mekanlar var. Gastronomi, yeme içme kültürü bakımından Türk mutfağı dünyanın en zengin mutfağı. Şimdi Kayak Federasyonu ile bir proje yapıyoruz. Türkiye’nin kayak potansiyeli, dağlarımızdaki pist potansiyeli bakımından, Erzurumlular bunu bilirler. Gerçekten şu ana kadar işletmeye almadığımız müthiş bir kayak potansiyelimiz var. Sağlık, kaplıca ve termal turizmi de öyle, spor turizmi de öyle, arkeoloji turizminde öyle. Antalya’ya 6 milyon adam gidiyor diyelim. Geçen sene Antalya arkeoloji müzesine kaç kişi geldi dedim, 60 bin kişi gelmiş. Tanınmamış, 60 bin kişi gelmiş. Halbuki dünyanın en büyük arkeoloji müzelerinden biri Antalya’da. Dolayısıyla biz sadece deniz, kum, güneşle 6’ncı sıraya geldiysek, tüm bu turizm türlerini de devreye soktuğumuz zaman, Allah’ın izniyle ilk üçe girmememiz için hiçbir neden yok” diye konuştu.

  • Ege’nin başkanları turizmde yetki istedi

    Ege’nin turizm kentlerinin önde gelen belediye başkanları, iki yıldır kötü geçen sezonun büyük darbe vurduğuna dikkat çekerek yerel yönetimlere turizm planlamasında yetki verilmesini istedi.

    GL Platform tarafından Kuşadası- Efes Kongre Merkezi’nde düzenlenen Ege Bölgesi 2. Ağırlama Konaklama Teknolojileri ve Ev Dışı Tüketim Fuarı’nın (Aegean Hosttech) ilk gününe Egeli belediye başkanları damga vurdu. Kuşadası Kaymakamı Muammer Aksoy ile Selçuk Kaymakamı Ayhan Boyacı’nın da dinleyiciler arasında yer aldığı “Kriz Yönetiminde Kamu Kurumları, Yerel Yönetimler ve Sivil Toplum Örgütlerinin Turizm Sektörüne Destek Mekanizmaları” konulu panele katılan farklı siyasi partiden başkanlar, turizmi düzenleyen yasaların yeniden ele alınarak yerel yönetimlere yetki verilmesi çağrısı yaptı.

    Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı da olan Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur’un oturum başkanlığını yaptığı panelde konuşan Selçuk Belediye Başkanı Zeynel Bakıcı, turizmde krizin dışında olağan bir dönem yaşansa dahi, “Sürdürülebilir” turizm için yerel yönetimlerin elinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

    KRİZDEN ÇIKIŞIN YOLU YENİDEN YAPILANMA

    Kuşadası Belediye Başkanı Özer Kayalı sektörün son krizlerle ciddi bir şekilde etkilendiğini tüm kesimlerin bildiğine dikkat çekerek, yetki karmaşasının öncelikle çözülmesi gerektiğini söyledi. Kayalı, Kuşadası Belediyesi olarak yine bir turizm kenti olan Selçuk ile “Turizm Birliği” kurmak istediklerini, ancak Kuşadası Aydın’a ve Selçuk da İzmir’e bağlı olduğu için bunu yapamadıklarını ifade etti. Turizm konusundaki yetki ve otorite dağınıklığının giderilmesinin hayati önem taşıdığını kaydeden Kayalı, turizm illeri kurulması gerektiğinin altını çizdi. Turizmde yeniden yapılanmanın krizden çıkış için “tek yol” olduğunu vurgulayan Özer Kayalı, “Turizm kentiyiz ama turizm politikalarına yön verecek ne yetkimiz var ne de gücümüz var” dedi.

    OTOPARKTAN BAŞKA GELİR YOK

    Selçuk’ta ören yerleri ziyaretçi sayısında yüzde 65, gelirde ise yüzde 57 oranında düşüş yaşandığına dikkat çeken Bakıcı, “Bunlar çok ciddi rakamlar. Yerel yönetimlerin gücü artırılmalı. Örneğin ören yerleri girişlerinde bizlerin aldığı pay, bir zamanlar yüzde 40’lardayken şimdi bu oran yüzde 5’e düştü. Büyükşehir yasasına tabi olan ilçelerin aldığı pay hemen hemen ise hiç yok. Yani bizim ören yerleri girişinden, müzelerden elde ettiğimiz gelir yok. Sadece buralardaki otoparklardan gelir elde etmeye çalışıyoruz. Turizmde daha ileriye gidebilmek için yerel yönetimlerin elinin güçlü olması lazım” dedi.

    “TEK GEÇİM KAYNAĞIMIZ TURİZM”

    Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç da aynı fikirde olduğunu belirterek “Yerel idarelere, turizm planlamalarının önünü açabilecek çok fazla yetki verilmeli. Çünkü bizim tek geçim kaynağımız turizm” dedi. Çeşme’den örnek veren Dalgıç, “Termal turizmden bahsediyoruz, ancak suyun yönetiminin kimin tarafından olacağı, yerel yönetimin ne kadar işin içinde olacağı belli değil. Kuyu açsanız başınıza bela alırsınız. Bu konunun acil çözülmesi yazım. Planlama gerekiyor ve bunun için de yerel yönetimlerin elinin güçlendirilmesi şart” diye konuştu.

    “UMUDU KAYBETMEDEN ÇALIŞIYORUZ”

    Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon da ilçenin krizi hafif atlatan şansı turizm merkezlerinden olduğuna dikkat çekti. Turizm kentlerinin tanıtıma ağırlık vermesi gerektiğini bunun da bütçeyle olabileceğini ifade eden Kocadon, “Turizm, krize çabuk girer çabuk çıkar, umudu kaybetmeden çalışıyoruz. Bodrumun bütçesini turizmin tanıtımında yetkim olduğu kadar kullanıyorum. Tanıtıma yönelik para harcamaktan çekinmeyin, aksi halde ayakta kalamazsınız” dedi. Turizmin beklenen faydayı sağlayabilmesi için yerel yönetimlere de önemli görevler düştüğünü vurgulayan Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka da sürdürülebilir turizmin en çok yerel yönetimlere bağlı olduğunu, bunun için yetkinin gerektiğini belirtti.

    SEKTÖR DE YENİDEN YAPILANMA İSTEDİ

    Kuşadası Otelciler ve Yatırımcılar Derneği Başkanı Tacettin Özden de turizmi yeniden yapılandırmak ve rehabilite etmenin bugün için en önemli misyon olduğunu ifade etti.. Oturum Başkanı Batur, turistik kentlerin belediye başkanlarının, şehirlerin tanıtımı için yurtdışına çıkışlarında İçişleri Bakanlığı tarafından izin almaları gerektiğini hatırlatarak, en azından bu konuda kolaylık sağlanması yönünde de talepleri olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Eski Bakanı Bahattin Yücel de turizmde “dijitalleşmenin” önemine dikkat çekti. Her cep telefonun birer “turist” olduğunu ifade eden Yücel, “Geçen yıl dünyada turizme yönelik toplam satışın yüzde 15.5’i cep telefonları üzerinden gerçekleşti. Bu da 96 milyar dolarlık bir meblağ tutuyor. 2020’de bu yüzde 27’leri bulacak. Bu alana yatırım yapılması lazım” dedi. Panelin ardından katılımcılara plaket verildi.

  • Antalya’da “Turizmde Toptan Satıştan Perakendeciliğe Geçiş” toplantısı

    Türkiye Turizm Yatırımcılar Derneği tarafından düzenlenen “Turizmde Perakendeciliğe Geçiş” konulu toplantısı Antalya’nın Serik ilçesi Belek turizm merkezinde yapıldı.

    Rixos Premium Otelde gerçekleştirilen toplantıya Belek Turizm Yatırımcıları Birliği (BETUYAB) Başkanı Fikret Öztürk, Rixos Otelleri Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince, Bellis otel sahibi BETÜYAB eski Başkanlarından Cemil Uğurlu, Otel yöneticileri ve yatırımcılar adına sektör temsilcileri katıldı.

    Toplantıdan ayrı toptan satıştan perakendeciliğe geçiş hakkında gazetecilere açıklama yapan Türkiye Turizm Yatırımcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ersoy, “Türk turizmi toptancılık üzerinden pazarlama yapılırdı. Ancak tur operatörleri 2016 yılındaki peş peşe gelen olumsuzluklardan dolayı toptancılık sisteminden ve Türkiye”ye charter uçuş planlamalarından ürkmeye başladılar. Bunun sonucunda da uçuşların periyotlarını daralttılar ya da uçuş planlarından vazgeçerek tarifeli seferlere yöneldiler, Yani toptan pazarlama işi sürdürülebilir olmaktan çıktı. Bunu nasıl aşabilirsiniz? Hedefteki Ülkelerin pazarlarını belirlersiniz, seferler düzenlersiniz, tur operatörleri turizm sektörünün en önemli ortaklarıdır” dedi.

    Pazarı Dernek olarak üstlendiklerini belirten Ersoy, “Türkiye’de bu pazarı Dernek olarak biz üstleniyoruz. Derneğimiz bünyesinde hava yolu olarak bu riskin altına giren sadece Atlas havayolları var bunun haricinde hiçbir hava yolu bu riskin altına girmek istemiyor. Biz dernek olarak bu riski alıp boş koltukları biz üstleniyoruz ve bunun da riskli olmadığını göstereceğiz. Uçuşlarla ilgili olarak İstanbul”dan 12 ay boyunca 50 ye yakın bölgeye yani Türkiye’nin hedef pazarları olan Avrupa, Rusya, Doğu Avrupa gibi bölgeye uçuş planlaması yaptık. Sunun yanında İstanbul’dan da Türkiye”nin tatil bölgeleri olan Antalya, Bodrum, Dalaman gibi bölgelere bağlantı kuruyoruz. Antalya’dan da 6 ay olarak bu sene başlayarak pazarın gidişatına göre kışında devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Avrupalı Tur operatörlerinin istediği projeye girdiklerini ifade eden Ersoy, “Uçuşlarla ilgili olarak Rusya’dan 14 noktaya, Kazakistan’dan 5, Ukrayna’dan 5, Doğu Avrupa’dan Romanya, Moldova gibi pazarlardan uçuş haklarını aldık. Uçuşlar Nisan ayında başlayacak. Biz dernek olarak aracıyı devre dışı bırakmak yerine aksine biz aracıyı arada tutup senin taşıyamadığın riski biz üstleniriz yeter ki siz aradan çıkmayın diyoruz. Örneğin 200 koltuğun 100 koltuğunu aracı üstlenirken kalan 100 koltuğun riskini de fiyat düşürmeden aksine daha yüksek fiyatla satma garantisi vererek riski dernek olarak biz üzerimize alıyoruz. Bundan böyle Tur operatörleri artık uçak kiralamayacak, bizden koltuk alacak. Bu sitemi bize Modern Avrupalı dediğimiz? Avrupalı Tur operatörleri uyardığı istediği için bu projeye giriyoruz. Bütün bu kriterleri bize onlar verdi. Bunu Avrupa’nın en büyük oyuncuları bizden talep ettiği için yapıyoruz” dedi.

    Diğer derneklerin projeden nasıl faydalanacağı ve Turizm Bakanlığı olarak Devletin nasıl bir uygulama yapması gerektiği konusunda rapor sunduklarını anlatan Ersoy, “Turizm Bakanlığından ruhsatlı turizm belgesi olan oteller yararlanacak. TYD üyesi olanlar yararlanacak, üye olmayanlarda belli bir bedelini ödeyerek yararlanacak. Bu bir rezervasyon arama motoru. İstediğiniz yerde istediğiniz marka üzerinden yapabilirler. İspanyadaki toplantıda Dünya Turizm Örgütü genel sekreteri şunu söyledi. Biz rapor hazırladık” dedi.

    Diğer derneklerin projeden nasıl faydalanacağı ve Turizm Bakanlığı olarak devletin nasıl bir uygulama yapması gerektiği konusunda rapor sunduklarını anlatan Ersoy, “Turizm Bakanlığından ruhsatlı turizm belgesi olan oteller yararlanacak. TYD üyesi olanlar yararlanacak, üye olmayanlarda belli bir bedelini ödeyerek yararlanacak. Bu bir rezervasyon arama motoru. İstediğiniz yerde istediğiniz marka üzerinden yapabilirler. İspanyadaki toplantıda Dünya Turizm Örgütü genel sekreteri şunu söyledi. Biz rapor hazırladık dedi. Turizmdeki başarıda 4. olduklarını ifade etti devleti biraz fazla soktuk işin içine, fazla sokmasaydık birinci olurduk dedi. Turizmde tanıtma konusunda Devletin içinde olduğu zaman hızlı hareket edemedik dedi. Devlet bu işin 3 tane konuda içinde olmalı. Bir kanun düzenleyici olarak oyun alanını çizmesi gerekiyor. İki denetleyici olmalı, üçüncü de yapılan kardan vergisini almak. Zaten yapılan yasada bunun sınırlarını belirtiyor. Sadece nasıl tanıtım pazarlama satış yapacağını sen belirle diyor. Devlet olarak bu üç konuya bakarım diyor. Özel sektöre sorumluluğu vermesi lazım. Tek çatı altında yapılınca da yatırımcı da pay koyar. Uluslar arası raporda da belirttik. Satışın, pazarlamanın, tanıtımın, tek merkezden yürütülmesi lazım. Yatırımcının da geliri artacak. Hazırladığımız raporun bir kopyasını devlete verdik. Turizm de büyütmeye büyümeye mecburuz” dedi.

    Türkiye Turizm Yatırımcılar Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Rixos Oteller grubu Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince ise 2016 yılı 2015 yılından bu yana sıkıntılar yaşadıklarını belirterek, “Maalesef 2016 yılı 2015 yılından başlayan zirveye ulaşan sıkıntılar yaşadık. Alışılagelmiş müşteriler tesislerimizdeki doluluk oranlarındaki düşüşler bunun her birinin çeşitli sebepleri var. Bunları zaten medyada görüyoruz. Ama kendi kendime şunu soruyorum biz neyi eksik yapıyoruz? Bu işlere büyük yatırımcı olarak girmiş olan hayatı turizm olan bizler ne yapıyoruz. Hakkımızı aramak gayet normal. Bizler bu konuda neler yapmalıyız diye sürekli düşünüyoruz. Bizim bu çatılar altında çok gayretli işler yapmalıyız. Sahip olduğumuz ürünleri dünyanın her noktasına satma ve ulaştırma konusunda başarılı olursak bu krizlerden daha az etkilenmiş oluruz” dedi.