Etiket: Turizmde

  • Medikal Turizmde Yeni Cazibe Merkezi Türkiye

    Türkiye, medikal turizmle gelen yabancı ziyaretçiler açısından her geçen gün cazibe merkezi haline gelmeyi sürdürüyor. Özellikle saç ekimi alanına yabancı hastaların ilgisi yüksek. Estetik International Sağlık Grubu kurucusu Op. Dr. Bülent Cihantimur, saç ekimi konusunda sınır ötesi hastanın neden özellikle Türkiye’yi tercih ettiğini ve bu sektördeki yeni gelişmeleri anlattı.

    Sağlık Bakanlığı’ndan Aralık ayında yapılan açıklamaya göre Türkiye’de günde yaklaşık 200 kişiye saç ekimi yapılıyor. Bu rakamın büyük bir çoğunluğunu ise medikal turizmle gelen yabancı ziyaretçiler oluşturuyor. Saç ekiminin sınır ötesi hastaların en fazla tercih ettiği uygulamaların başında geldiğini söyleyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, “Saç ekimi sınır ötesi hastaların yoğun ilgi gösterdiği alanlardan bir tanesi. Kliniklerimizde uyguladığımız ve kendi geliştirdiğim bir teknik olan Organik Saç ekimi ise, özellikle sınır ötesi hastaya yüz güldürücü sonuçlar veriyor” dedi.

    NEDEN ÖZELLİKLE ORGANİK SAÇ EKİMİ?

    Yabancı hastaların neden özellikle Organik Saç ekimini talep ettiklerini aktaran Op. Dr. Cihantimur, “Organik Saç ekimi tekniğinde, iyileşme sürecini kısaltan, acıyı minimalize eden, ekim yapıldıktan sonra çıkan saçlarda daha sağlıklı, canlı ve elbette en önemlisi en doğal duruşu veren bir sonuç elde ediyoruz” diye konuştu.

    Organik Saç ekiminin diğer tekniklerden farklarına değinen Op. Dr. Cihantimur, açıklamalarına şöyle devam etti: “Organik Saç ekiminde diğer saç ekim tekniklerinde olmayan bir özellik var. Bugüne kadar herkes, donör alana yani ense ya da diğer kısımlardan alınan sağlıklı kıl köklerinin nasıl alınması gerektiğine odaklandı. Makineyle mi alalım? Şerit halinde kesip mi alalım? Tek tek mi alalım? Gibi sorunlar meselenin temeliydi. Fakat fark ettik ki en önemli şey atlanmış. O da saçtan yoksun yani kel alanın sağlıklı hale getirilmesi. Organik Saç ekiminde birincil hedefimiz o kel alanı canlandırmak. Bunun içinse kök hücreden faydalandık. Kök hücre ise en makul oranlarda yağlarımızda bulunuyor. Organik Saç ekiminde hastamızın bölgesel yağlanma olan alanından bir parça yağ alıyoruz, bunu kök hücreden zengin hale getirip, saçtan yoksun bölgeye enjekte ediyoruz. Bu haliyle hep ihmal edilen kel alan canlanmaya, ekilen saçı kabul etmeye başlıyor.”

    Organik Saç ekiminin avantajları hakkında da bilgi veren Cihantimur, “Organik Saç ekiminde en önemli avantaj saçların tutunma oranındaki artıştır. Daha da önemli olanı, çıkan saçlardaki doğal görüntüdür. Diğer faydası ise hastanın iyileşme sürecini çok konforlu hale getiriyor. Bu özellikle sınır ötesi hastayı yakından ilgilendiriyor. Sınır ötesi hasta Organik Saç ekimi yapıldıktan ve ülkesine döndükten sonra hızlıca bir iyileşme süreci yaşıyor, acısı minimal seyrediyor, saçlar çok çabuk tutunuyor ve çok çabuk büyüyerek, doğal bir görüntü veriyor. Ayrıca çıkan saçların canlı, parlak ve gür görüntüsü de yine bir başka artısı” açıklamalarında bulundu.

    “HASTA DAHA EVİNDEN ÇIKMADAN HER ŞEYİN PLANLAMASI YAPILIR”

    Sınır ötesi hastaların iletişim kurma ve randevu alma yöntemlerine değinen Cihantimur, “Sınır ötesi hasta bize acentalar üzerinden ya da bizzat kendisi dijital platformları veya çağrı merkezi hattımızı kullanarak temas kurar. Bizim tarif ettiğimiz açılardan resimlerini yollar, doktorlarımız inceler ve sonra geri bildirim yaparız. Şu kadar greft saç ekilmeli gibi. Hasta daha evinden çıkmadan, kendi ülkesindeyken planlaması yapılır. Evinden çıkıp havaalanına gitmesi, ülkemize gelmesi, havaalanında karşılanması, tedavinin gerçekleşmesi. Bunların hepsi dakikasına kadar planlanır. Hasta her zaman kliniklerimizde kendisine eşlik eden bir hasta danışmanıyla yol alır” dedi.

    SINIR ÖTESİ HASTA ÜLKESİNE DÖNDÜKTEN SONRA TAKİBİ NASIL YAPILIYOR?

    “Hasta ülkesine döndükten sonra irtibatımız online mecraları kullanarak devam eder” diyen Cihantimur, “Deneyimli ve profesyonel Uluslararası Hasta Birimimiz, adım adım her aşamayı takip eder. Saç ekimini yapan doktorlarımız yine takiplerini yaparlar” diye konuştu.

    “Yurtdışında olumlu Türk malı imajının oluşturulması için bilimsel çalışmalarımıza çok önem veriyoruz ve ARGE’ ye yatırımlar yapıyoruz. Kendi sektörümüzde yeni tekniklerin oluşturulduğu kaliteli ve yenilikçi ürünlerin bulunduğu bir sağlık grubu olarak biliniyoruz ve bunun devamı için dünya ile eş zamanlı hareket eden bir inovatif alt yapımız var” açıklamalarında bulunan Cihantimur, “Sosyal yaşantıya derhal geri dönüş yaptıran ya da iyileşme süreçleri son derece hızlı olan ameliyatsız tekniklerimiz var. Ameliyatsız estetik müdahaleler konusunda Türkiye’de pek çok ilki gerçekleştirdik ve pek çok hastamızın konforlu bir nekahet dönemi yaşamasına vesile olduk. İşte tüm bunlar yabancı hastanın da özellikle bizi tercih ediyor olmasını pekiştiriyor” şeklinde konuştu.

  • Ülkeler Arası Oluşabilecek Krizlerin Çözümü Turizmde

    Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT), Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ın katılımıyla 20’inci kez kapılarını ziyaretçilere açtı.

    EMITT, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’ndeki fuar açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, hangi ülkede kriz yaşanırsa yaşansın turizmin iyileştirici bir unsur olduğunu söyledi.

    Fuar açılışında konuşan Bakan Ünal, “Bugün hangi anlamda olursa olsun devletler arası alanda hangi kriz yaşanırsa yaşansın turizm her zaman iyileştirici bir etkiye sahip, Uluslararası ilişkilerde kesinlikle ülkeler turizm alanını bir yaptırım aracı olarak kullanmamalıdır. Çünkü uluslararası alanda herhangi bir kriz yaşansa bile yaşanan bu krizin daha sonraki süreçte iyileştirici ve çözüme kavuşturucu etkisini içinde saklayan temel alan turizmdir” dedi.

    Terörü bir ülkenin sorunu olarak değil, küresel bir sorun olarak görmek gerektiğini de ifade eden Bakan Ünal, “Maalesef bugün dünya düşük yoğunlukla bir mücadele sürecinden geçiyor. Maalesef terör bu karşılıklı mücadelenin adeta bir aygıtı durumundadır. O yüzden terör her yerde insanın ve insanlığın üzerinde yükselttiği değerlerin temel düşmanıdır. Terörün temel amacı olarak korku, endişe kaygı ve bunlar üzerinde bir şiddet sarmalı oluşturuyor. O yüzden terör herhangi bir ülkenin sorunuymuş gibi görmemeliyiz. Terör küresel bir sorundur. Ülkeler terörle ortak mücadele etmelidir” dedi.

    Basının mensuplarının sorusu üzerine Rusya ilişkilerini de değerlendiren Bakan Ünal, “Rusya ile birlikte Türkiye bu sorunu aşabilecek güçtedir. Ayrıca her kriz bir fırsat doğurur. Biz de temaslarımız neticesinde Rusya’dan yaşanacak turizm kaybını telafi için tedbirlerimizi aldık.Buradan bir çağrıda yapmak istiyorum ki teröre karşı sağduyu ile tepki koymamız gerekiyor” İfadelerini kullandı.

    Yapılan konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, protokol üyeleriyle birlikte fuarın açılış kurdelesini keserek stantları gezdi.

  • Turizmde 2016 Endişesi

    Çanakkale Turistik Otelciler ve Yatırımcılar Derneği (ÇATOD) Akol Otel’de basınla bir araya geldi. ÇATOD adına konuşan Kemal Pazarbaşı, geçtiğimiz gün İstanbul’un göbeğinde yaşanan acı olayın Türkiye ve Çanakkale’de turizme vereceği zarardan endişeli olduklarını dile getirdi. Pazarbaşı “Sultanahmet’te yaşanan terör saldırısı sırtımıza saplanan bir hançer gibidir” diye konuştu.

    Son zamanlarda özellikle artan terör olayları hakkında konuşan Çanakkale Turistik Otelciler ve Yatırımcılar Derneği Başkanı Kemal Pazarbaşı “Sultanahmet’te yaşanan terör saldırısı sırtımıza saplanan bir hançer gibidir. Dünya’yı içten ve dıştan kemiren tüm terör ve şiddet olaylarını ve bunları destekleyen unsurların şiddetle kınıyor, en sert dille lanetliyoruz. Gerçekleşen menfur Sultanahmet terör saldırısında yaşamlarını yitiren 10 turistimize Allah’tan rahmet, yaralanan ve tedavi atında olan turistlerimiz ve vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz. Türkiye turizmi bir kez daha sırtından hançerlenmiştir. Dünya genelinde başta Paris, Lübnan, Mısır, Irak ve Suriye’de yaşanan terör olaylarına paralel, ülkemizde son 6 ay içerisinde meydana gelen Suruç, Ankara ve son olarak Sultanahmet Meydanı’nda sivilleri hedef alan terör saldırıları tüm Dünya’yı derinden etkilemiştir. Terör ve şiddet ile turizm, Dünya’da yan yana gelme ihtimali olmayan taban tabana zıt kavramlardır. Turizm camiası olarak gelişmeleri üzüntü ve büyük bir tedirginlik içinde takip etmeye devam ediyoruz” dedi.

    2016 yılında turizm konusunda Çanakkale’nin acil eylem planı yapması gerektiğini de ifade eden Pazarbaşı, “2016 yılındaki ülkemiz turizmini doğrudan ilgilendiren riskler göz ardı edilmemelidir. Bu riskler, Tüm Dünya’da artan terör endişesi, özellikle Ortadoğu eksenli gelişen ve büyük yerleşim noktalarına sıçrayan terör tehdidi, Suriye’de ve Irak’ta devam eden iç savaş, Ortadoğu’da yaşanan yüksek gerilim, Rusya ile yaşanan yüksel gerilim, Rusya ile yaşanan siyasi ve ekonomik kriz, diğer BDT ülkelerinde yaşanan ekonomik kriz ve Rusya ile aralarında yaşanan krizler, Yunanistan ve Bulgaristan’da devam eden ekonomik daralmadır” dedi.

    2016 yılında Çanakkale turizmini doğrudan ilgilendiren risklere değinen Pazarbaşı, “Artan küresel terör tehditlerine başta Avrupa, Amerika kıtası, Avusturalya’dan gelen Kültür/Anadolu grupları ve münferit taleplerde ciddi oranda daralma beklenmektedir. Çanakkale için önemli pazarlar arasında yer alan Balkan ve Doğu Avrupa pazarlarına Antalya bölgesinden, Rusya’dan iptal edilen charter uçuşlar yerine ek charter uçuşların arttırılması gerekiyor. Antalya bölgesinin Balkan ve Doğu Avrupa pazarlarında uygulayacağı son dakika aksiyon fiyatlarına bağlı yüksek fiyat rekabeti, özellikle Antalya bölgesi otellerinin Rus pazarında yaşadığı büyük kaybı telafi için iç pazarda agresif fiyat politikası uygulanması gerekiyor. Yapılması acil gereken tedbirler arasında; Çanakkale iline yapılan okul gezilerinin ’eğitim gezisi kapsamında’ hafta içine yayılması hususunda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tüm valilikler yazı gönderilmesi ve Milli Eğitim Bakanımızın imzası ile tavsiye niteliğinde teşvik edici bir yazının bakanlık tarafından tüm Türkiye genelindeki valiliklerimize gönderilmesi ve buna müteakip bu yazıyı referans göstererek İl Turizm Müdürlüklerimiz vasıtası ile tüm illerin milli eğitim müdürlüklerine davet yazısı gönderilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu durum geleceğimizin teminatı gençlerimizin Tarihi Gelibolu Yarımadası’nı daha iyi koşullarda gezmelerine ve Mart-Haziran ayları arasında, Cumartesi – Pazar günlerine sıkışan olağandışı yükün hafta içinde yayılarak, ilimiz turizmini ekonomik olarak daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyümeye yöneltecektir” diye konuştu.

    “2016 YILINDAKİ YURTİÇİ TANITIM FAALİYETLERİNE AĞIRLIK VERMELİYİZ”

    Özellikle yurtiçi turizm fuarlarına etkin katılım olması gerektiğini de söyleyen Pazarbaşı, “Büyük şehirlerde gerçekleştirilecek Çanakkale tanıtım günleri, büyük şehirlerde AVM ve yüksek trafik olan noktalarda, ’dış alan reklamı’, büyük şehir deniz otobüsleri, toplu taşıma araçlarına reklam, Türkiye’nin diğer üniversitelerinde Çanakkale tanıtımına yönelik çalışmalar 2016 yılına can suyu olabilir. Dünya genelinde artan terör endişesinden en az etkilenmesi muhtemel pazar endişesi göreceli daha düşük olan Balkan ülkeleridir. Özellikle son 10 yıldır yapılan sürekli fuar katılımı ve tanıtımlar çalışmalarımız güçlendirilmeli, bu çap diğer Balkan ve Doğu Avrupa ülkelerini içeren Yunanistan, Macaristan, Bosna gibi ülkeleri de içeren çalışmalar yapılmalıdır. Bu kapsamda bu ülkelerde bulunan tur operatörleri ve turizm yazarlarını ilimize ücretsiz olarak davet edilerek info gezileri düzenlenmeli, bu ülkelerden incoming faaliyeti yapan seyahat acentelerimiz desteklenmelidir. Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarımızın sayısı 5 milyonun üzerinde olup, bu sayının yüzde 80’i Avrupa’da yaşamaktadır. 2014 yılında yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarımızın seyahat amaçlı ülkemizde harcadıkları para 6 milyar dolar civarındadır. Yurt dışında yaşayan özellikle 3. ve 4. nesil gençlerimiz öz kültürlerini, kimliklerini ve hatta anadillerini yitirmektedir. Büyük devlet olmanın gereği vatandaşlarının milli birlik ve beraberlik duygularının sağlam temeller üzerinde kurulması ile mümkündür. Çanakkale bu amacın gerçekleşmesinde en önemli aktör olabilir. Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarımız ve soydaşlarımızın Çanakkale’ye ziyareti 2016 ve sonrasının en büyük pazarlarından biri olabilir. Başta Avrupa’da yaşayan Türk gençleri için Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluğu Başkanlığı destekli proje geliştirilmelidir. Balkanlarda yaşayan soydaşlarımızın Çanakkale’ye ziyaretlerinin arttırılmasına yönelik Başbakanlık Tür İş Birliği ve Koordinasyon Ajansı destekli projelerin geliştirilmesi diğer önemli husustur. Avrupa’da yer alan Türk seyahat acentelerine ücretsiz Çanakkale info gezisi düzenlenmesi ve Çanakkale’ye davet edilmesi bu faaliyetleri güçlendirecektir” dedi.

  • Kültür Ve Turizmde Antalya’ya 13 Yılda 432 Milyon TL Yatırım

    AK Parti Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç, son 13 yılda AK Parti hükümetleri tarafından Antalya’da kültür ve turizmde 432,2 milyon TL’lik projeyle 403,5 milyon TL yatırım yapıldığını söyledi.

    Enç, “2002 yılında 64 olan Mavi Bayraklı tesis sayısı 2014 yılında 207’e yükseldi. Yerel yönetimlerin turizm altyapı yatırım projelerine son 13 yılda 275,5 Milyon TL destek sağlandı. Antalya’da işletme belgeli konaklama tesisi yatak kapasitesi ve tesislerde konaklayan kişi sayısı her geçen gün artmıştır. 2002 yılında 150 bin 955 olan işletme belgeli konaklama tesisi yatak kapasitesi 2014 yılında 388 bin 800’e, konaklayan kişi sayısı 4,9 milyondan 13,8 milyona yükselmiştir” diye konuştu.

    KÜLTÜR ATAĞI

    Başbakan Davutoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı tarafından atılan önemli bir diğer adım olan kültür varlıklarımızın değerlendirilmesi ve ön plana çıkarılması yönündeki çalışmalarla turizmdeki canlılığın artırılmasının hedeflendiğini belirten Ak Parti Antalya Milletvekili Enç, “Bizim kültür varlıklarımızın turizmde önemli bir karşılığı olduğu bir gerçektir. Sayın Başbakanımız ve Bakanımızın çok önemsediği çalışmayla Türkiye’nin kültür politikalarını 2023 vizyonuna uygun bir şekilde bir hafıza ve kimlik inşası haline getirmiş olacağız. Böylelikle ülkemizdeki tüm şehirlerimiz kültürel değerleri bir hafızaya ve kimliğe sahip olduğu gibi, Antalya’mızın kültürel varlıkları daha da ön plana çıkarılacaktır” dedi.

    UÇAKLARA YAKIT DESTEĞİ

    Gökçen Özdoğan Enç, uçaklara yakıt konusunu da değerlendirdiği açıklamasında ,Ak Parti’nin bacasız sanayi olarak bilinen turizm sektörünü önemsediğini ve global krizden etkilenen sektörde oluşan zararın önüne geçilmesi için destek ve teşvikler sağladığını ifade etti. Enç; ” Ak Parti hükümeti tarafından tüm dünya ülkelerinden gelen tarifeli-tarifesiz bütün uçaklara yakıt desteği verilecek. Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ın katıldığı bir toplantıda Başbakan Davutoğlu’nun turizm sektörüyle ilgili müjdesini açıklamıştı. Başbakanımızın turizmdeki krizle ilgili hassasiyeti ve teşvikleri özellikle Antalya’mız için büyük önem arz ediyor. Kültür ve Turizm Bakanımız Mahir Ünal’ın ifadesiyle; kapsamı genişletilen yakıt desteği uygulamasıyla son zamanlarda Rusya ile yaşanılan turizm kriziyle ilgili önemli bir kolaylaştırıcı ve telafi edici tedbir olacak. Hükümetimiz tarafından daha önce sadece Rusya ve bağımsız devlet topluluğundan gelen tarifesiz uçaklara 6 bin dolar yakıt desteği veriliyordu. Şimdi ise, bu yakıt desteği tüm dünyadan gelen tarifeli tarifesiz bütün uçaklara verilmeye başlanacak. Rezervasyon iptallerinin önüne geçilmesinde ciddi etkileri olacak bu uygulama ile aynı zamanda Türkiye turizminin belli pazarlara bağımlı kalmamış olacak” diye konuştu.

  • Otelciler Turizmde Teşvik Sistemine Revizyon İstiyor

    Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır, Ekim 2015’te Türkiye genelinde toplam 8 ayrı şehirde 12 yeni otel projesinin teşvik belgesi aldığını ifade ederek, teşvik sisteminin revize edilerek turizm yatırımlarının Anadolu illerine yayılması konusunda ses getirecek ve yatırımcıları cesaretlendirecek düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi.

    TUROB’un derlediği Ekonomi Bakanlığı’nın Ocak-Ekim 2015 dönemine ait ’Yatırım Teşvik Belgeleri’ne ilişkin verilere göre, Ekim 2015’te Türkiye genelinde 8 ayrı şehirde 12 yeni otel projesi teşvik belgesi aldı. Projelerin 315 milyon TL harcanarak tamamlanacağı belirtilirken, 10 aylık dönemde yatırımlarda parasal bazda yüzde 32’lik düşüş gerçekleştiği kaydedildi.

    TUROB Başkanı Timur Bayındır, yeni hükümetle özellikle teşvik sisteminin revize edilerek turizm yatırımlarının Anadolu illerine yayılması konusunda ses getirecek ve yatırımcıları cesaretlendirecek düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi.

    Bayındır, “Otel yatırımlarında aşağı yönlü ibre devam ederken, proje sayılarınki azalmaya rağmen yatırım tutarlarında artış yaşanıyor. Ocak -Ekim 2015 dönemine ait verilen ’Yatırım Teşvik Belgeleri’ Resmi Gazete’de yayımlandı. TUROB’un, Ekonomi Bakanlığı tarafından açıklanan veriler üzerinden yaptığı değerlendirmeye göre, Ekim 2015’te Türkiye genelinde toplam 8 ayrı şehirde 12 yeni otel projesi teşvik belgesi aldı. Toplamda 315 milyon TL harcanarak tamamlanacak olan yatırımlar sonrasında sektörde bin 78 yeni ek istihdam sağlanacak. Bu yatırımların tamamlanmasıyla yatak kapasitesi 3 bin 397 adet artacak. Geçen yılın aynı ayında 276 milyon TL’lik 14 yeni otel projesi için teşvik alınmıştı. Yani bu yıl proje sayısı azalsa da yatırım tutarı artış gösterdi. İstihdamda da benzer bir durum söz konusu. Bu yıl ekim ayındaki yatırımlar hayata geçirildiğinde bin 74 kişiye istihdam sağlanacak. Geçen yıl ekim ayında bu rakam 885 olmuştu” dedi.

    “YILLIK BAZDA GERİLEME SÜRDÜ”

    Ocak – Ekim 2015’i kapsayan 10 aylık dönemde 49 ayrı şehirde yeni yatırım yapacak otel sayısının 184’e, yatak sayısının 42 bin 373’e yükseldiğini kaydeden Bayındır, “Toplam yatırım miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 azalarak 2 milyar 978 milyon TL’ye geriledi. Yatırımların tamamlanmasının ardından istihdam edilecek kişi sayısı 10 bin 627 olacak. Geçen yılın aynı döneminde 55 ilde toplam 62 bin 253 yataklık 243 proje için teşvik alınmıştı. Yani bu yıl 59 adet daha az proje söz konusu. Geçen yıl aynı dönemde yatırım tutarı ise 3 milyar 926 milyon TL olmuştu. Bu yıl 948 milyon TL daha az yatırım hayata geçirilecek. 10 aylık dönemde, İstanbul 39 otel projesi ile tesis sayısı bakımından en fazla teşvik belgesi alan şehir olurken, Antalya 22 tesis ile ikinci, Aydın 12 tesis ile üçüncü sırada yer aldı. Yatak kapasitesi bakımından ise Antalya 14 bin 633 yatak ile birinci, İstanbul 6 bin 435 yatak ile ikinci, Aydın 5 bin 356 yatak ile üçüncü sırada yer aldı” diye konuştu.

    TUROB Başkanı Timur Bayındır, yeni hükümetle özellikle teşvik sisteminin revize edilerek turizm yatırımlarının Anadolu illerine yayılması konusunda ses getirecek ve yatırımcıları cesaretlendirecek düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi. Antalya ve İstanbul’da artmaya devam eden yatırımlara dikkat çeken Başkan Bayındır, özellikle Antalya ve İstanbul’da yeni oteller yerine mevcut otellerin renovasyonu ve yenilemesi gerektiğini savundu.

    Bayındır, “Otel yatırımlarında arz fazlası bulunan Antalya ve İstanbul gibi şehirlerimiz yerine alternatif bölgelerde yatırımları çeşitlendirmemiz lazım. Teşvik sistemi içerisinde özellikle otel yatırımları konusunda sektör örgütleri olarak Ekonomi Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde çalışmamız halinde yatırımları doğru planlayabiliriz. Antalya, İstanbul, Aydın ve Muğla illerimiz olmak üzere mevcut otellerimizin yıpranma sürecine girdiği dikkate alınarak, bu illerimize verilecek teşvik belgelerinde yeni yatırımlar yerine daha çok mevcut yatırımların modernizasyonu ve renovasyonu konusunda düzenleme yapılmasını talep edeceğiz” dedi.