Etiket: Turizmde

  • Turizmde iç pazar erken rezervasyon hedefi 4.5 milyon

    Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Duran, iç pazarda 2.5 milyona yakın erken rezervasyon olduğunu belirterek, bu rakamın 4.5 milyonu bulacağını bildirdi.

    POYD Başkanı Hakan Duran, turizmcilerin bel bağladığı pazarlardan birinin iç pazar olduğuna dikkati çekti. İç pazara yönelik ciddi kampanyalar olduğuna işaret eden Duran, “Otellerin verdiği fiyat ve iç pazarda tur operatörlerinin yaptığı kapsamlı hareketler ciddi bir hareketlenme getirdi. 2.5 milyon civarında erken rezervasyon hareketini gözlemliyoruz. Bu durum bugüne kadar gördüğümüz en büyük hareketlerden birisidir” dedi.

    “Yarı yarıya indirim”

    Türk halkının artık seyahat etmeye başladığını dile getiren Duran, “Bir sonraki yaz döneminde tatilini planlamayı, iş düzenini buna göre organize etmeyi öğrendi. Şuandaki paketler ve erken rezervasyon indirim oranlarının yüksekliği bu durumdaki en büyük etkilerdendir. Her şeyden önce 2017 fiyatları, 2016 fiyatlarından fazla yüksek bir rakamda değil. Erken rezervasyon indirimlerinden yararlandığınız zaman neredeyse fiyatın yarısına kadar indirim alabiliyorsunuz. Hiç düşünmediğiniz, planlamadığınız yere bile gidebilme imkanına sahip oluyorsunuz. Sahil bandındaki tesisler ciddi rezervasyonlar alıyorlar” diye konuştu.

    “4.5 milyona doğru gider”

    Ramazan Bayramı sürecinde ciddi yoğunluk yaşandığına değinen Duran, “Bayramın arkasından, okulların tatil olması nedeniyle ciddi bir hareketlik ortaya çıkıyor. 2.5 milyon civarında, 4.5 milyon harekete doğru gidecektir” dedi.

    “Rusya’da erken rezervasyon birincisiyiz”

    Rusya’da yıl başından itibaren ciddi bir hareketliliğin göze çarptığını kaydeden Duran, “Rusya’nın önemli tur birliğinin verisine göre Türkiye geçen yılın birincisi Tayland’ı geride bırakmış durumda. Avrupa pazarı durgunluğunu koruyor. Bizim şuanda oradan yüzde 20-25 oranında rezervasyon almamız gerekirken, neredeyse yok denecek kadar az. Hırvatistan, İspanya, Yunanistan, Bulgaristan gibi ülkelerin yüzde 40 doluluk oranına ulaştığını görüyoruz. Nisan, mayıs ayına doğru Avrupa’dan rezervasyonlarımızın gelmesini bekliyorum” diye konuştu.

    “Yüzde 40’lık artış var”

    Türkiye’nin en önemli turizm değerlerinden Jolly Tour’un Akdeniz Bölge Müdürü Yavuz Öztürk, dış pazarda 2016 yılının kötü geçtiğini hatırlatarak, iç pazarda ise büyük hareketlilik yaşandığını belirtti.

    İç pazarın potansiyelinin artmasının turizmciler açısından sevindirici olduğunu vurgulayan Öztürk, “Bunu 2016 yılında çok net gördük. Bunun yansımasını 2017 yılında yaşıyoruz. Çok hareketli bir yıl olacak. Pazara ilgi arttı. Yüzde 25’lik kur artış fiyatlara yansımadı. ’Türk misafirler yabancılara göre hep daha pahalı tatil yapıyor’ algısının erken rezervasyonlarla birlikte kırıldığını görüyoruz. Türk misafirler artık çok daha uygun fiyata tatil yapabiliyorlar. Satışlarımızda yüzde 40’lık artışımız var. Hedefimiz 1 milyondu, yıl sonuna kadar bu rakamı yakalayacağımızı düşünüyoruz. İlk erken rezervasyon dönemi bitti, ikinci dönem başladı. Aynı paket fiyatları devam ediyor” dedi.

    “Algı kırıldı”

    Fiyatlarda dönemsel olarak farklılık olsa da bu dönemde bir hafta iki kişinin bin 200 TL’den tatil yapabildiğini işaret eden Öztürk, “Temmuz, ağustos ayında fiyatlar 2 bin, 2 bin 500, 5 bine kadar çıkabiliyor. Tüm dünyada en uygun fiyata tatil yapanların Türk misafirler olarak göze çarpıyor. Türkiye’nin en büyük pazarının iç pazar olduğunu söylüyoruz. Nüfusa bakıldığında bu oranın yüzde 6-7’lerde kaldığını görüyoruz. Biz bu oranı yüzde 20-25 seviyelerine çıkarırsak, kriz anlarında Türkiye turizmi için bir ilaç olacaktır. Bu rakamda 15-20 milyon kişinin tatile çıkması anlamına gelir. Nisan ayındaki referandumun ardından piyasanın çok daha hareketlenmesini bekliyoruz” diye konuştu.

  • Turizmde umut hakim

    Dalaman, Ortaca, Köyceğiz Turistik Otelciler ve Turizm İşletmeciler Birliği (DOKTOB) Başkanı Yücel Okutur, ülkemizin anarşi ortamına çekilerek ekonomik olarak kalkınmasının yavaşlatılmak istendiğini ancak Türkiye’nin bu oyunlara gelmeyeceğini söyledi. Okutur, Türkiye’nin turizm sanayinde büyük bir ilerleme kaydederek 50 milyon dolar net gelirle 6. sıraya kadar yükseldiğine dikkat çekti.

    Gerek yeraltı gerekse diğer zenginlikler bakımından dünyada ender ülkelerden biri olan Türkiye’nin bu sebeple gelişmiş ülkeler tarafından hep dikkatle izlendiğini dile getiren DOKTOB Başkanı Yücel Okutur, “Yıllardır terör, kutuplaşma, ayrıştırma, dini mezhepçilik dış güçler tarafından teşvik ve tahrik edilmektedir. Bu durum Türkiye’nin ekonomik kalkınmasını yavaşlatmaktadır. Çünkü ileri ülkelerin amacı dünyada gelişmekte olan ülke ekonomilerine müdahale ederek pay almaktır. Örneğin Türkiye son yıllarda turizm sanayisinde dünya altıncılığına yükselerek 50 milyar dolar net girdi sağlamış, cari açığın üçte birini karşılamış ve 3 milyon vasıfsız istihdam oluşturarak ekonomiye büyük katkı sağlamıştır. 2016 yılında terör yalnızca turizm sanayinde 25 milyar dolar kayıp verdirmiştir. Turizmdeki bu kayıp diğer Avrupa ülkelerine gitmiştir” diye konuştu.

    “Hep birlikte anlatılmalı”

    Terör konusunda kınama ve lanetlemenin yanı sıra terörü yok edecek çözümler üretmek gerektiğinin altını çizen DOKTOB Başkanı Okutur, bu konuda zaman kaybetmeden harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

    “Terörün neler vaat ederek insanları kendi bataklığına çektiğini gençlerimize, çevremize ve topluma tüm gerçeği ile anlatmamız ve bilinçlendirmemiz gerekiyor. Türkiye’de terör ve anarşinin kimler tarafından, nasıl, ne amaçla yapıldığını tüm dünyaya bilgili, bilinçli, kurum, kuruluş, STK’lar, holdingler ve şirketler, turizm acente firmaları işbirliği yaparak görsel ve yazılı basında anlatmak için hemen harekete geçilmelidir. Çünkü terör toplumda kargaşa, yılgınlık ve endişe oluşturmak ister. Terör istikrarsızlığı sever, terörden korkmamalıyız, toplum olarak kırılganlık değil kararlılık sergilemeliyiz. Ulus olarak terörün iğrenç yüzünü, önce kendi ailemize, sonra çevremize anlatmak, bilinçlendirmek ve pozitif düşünceyle moral vermek her ferdin vatandaşlık görevidir. Türk ulusu binlerce yıllık tarihinde hiçbir zaman başka bir ülkenin egemenliğine girmemiştir. Dış güçlerin amacı ve terörün boyutu ne olursa olsun Türk halkı, bu sıkıntılı günleri atlatacak, eğitimde, ekonomide daha ileri gitmek için daha çok çalışarak yoluna devam edecektir.”

  • Turizm’de “Parana ve Ülkene Sahip Çık” kampanyası

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülük yaptığı Türk Lirası’na dönüş kampanyasına bir destekte de alternatif turizmin öncülerinden Şah Inn Paradise’dan geldi

    Türk lirasını korumaya yönelik “Parana ve Ülkene Sahip Çık” kampanyasına bir destek de Şah Inn Paradise’dan geldi. Dolar olarak yaptıkları satışları ve rezervasyonları kampanyayla birlikte Türk Lirası ile gerçekleştirmeye karar verdiklerine değinen Şah Inn Paradise Genel Müdürü Yusuf Yücel, “Milli değerlere sahip çıkan kuruluşumuz Şah Iİnn Paradise olarak aldığımız kararla milli birlik beraberliğin ve istikrarın sürmesi için dolar olarak yaptığımız satışları ve rezervasyonları bu kampanyayla birlikte Türk Lirası ile gerçekleştirmeye karar verdik. Türk ekonomisinin geçirdiği bu süreçte kuruluş ve sektör olarak bu önemli kararı sonuna kadar destekliyor, Türk Lirası’nın öneminin anlaşıldığını düşünüyoruz” dedi.

    “Kongre ve toplantılara özel salonlar”

    Şah Inn Paradise’ın konumu ve kusursuz hizmeti ile bir tatil köyü olduğuna dikkat çeken Yücel, “Kalabalık gruplara, şirket, kurum ve kuruluşlara özel toplantı, kongre ve sempozyum salonlarıyla da hizmet veriyor. Kurumların beklentilerine uygun salonları ve kurum kültürüne uygun servisiyle misafirlerini ağırlıyoruz. Antalya’nın Kumluca bölgesinde bulunan Şah Inn Paradise Tatil Köyü, 10 bin metrekarelik sadece bayanların kullanımına ayrılmış özel alanı, 400 metre genişliğinde özel sahili ve 9 adet havuzu ile toplam 167 bin metrekare alan üzerine kurulmuştur. Şehir merkezine 90 kilometre, havalimanına 105 kilometre ve Kumluca merkeze 12 kilometre mesafede bulunan Şah Inn Paradise tatil köyünde misafirler su sporları ve gün boyu süren aktiviteler ile keyifli vakit geçirip, günlük kültür turları ile Demre, Myra, Limyra, Arykanda, Andriake, Olympos, Phaselis, Kekova, Simena, Üçağız, Patara, Kalkan, Kaleköy, Kaş, Xanthos, Saklıkent gibi tarihi yerleri ziyaret edebiliyorlar. Şah Inn Paradise’ın bir diğer önemli özelliği de tatil köyünün mutfağı. Executive Chef Veli Arayıcı Türk ve dünya mutfağından eşsiz lezzetleri misafirlerin beğenisine sunuyor olmamızdır” şeklinde konuştu.

  • Turizmde dünya markası Dusit International, Türkiye’ye Maslak 1453 ile Geliyor

    Yerli ve yabancı, dünyanın seçkin markalarına ev sahipliği yapan Ağaoğlu Maslak 1453’te imzalar atıldı. Abduljawad Holding, dünyanın önde gelen lüks rezidans işletmecisi Dusit International ile anlaştı.

    İmza töreninde konuşan Ali Ağaoğlu; “Yatırımcı Abduljawad Holding ve Dusit Internatinal Türkiye’nin güçlü ekonomisine ve istikrarına güvendiklerini gösterdiler. Bugün yaklaşık 250 milyon dolar değerinde bir yabancı yatırımı konuşuyoruz. Bu girişimin maddi değeri kadar sembolik değeri de var dedi.

    Avrupa’nın en büyük karma yaşam projelerinden biri olan Maslak 1453, dünya devlerini İstanbul’da buluşturuyor. Yaşamın başladığı Maslak 1453’te B3 ve C15 kulelerini alan Abduljawad Holding, 4 kıtada 29 turizm tesisi işleten Dusit International ile B3 blok için anlaştı.

    Maslak 1453’te gerçekleşen imza törenine katılan Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu; “ Tayvan merkezli küresel bir marka olan Dusit International ile Suudi sermayesinin güçlü temsilcisi Abduljawad Holding dünyaya örnek olacak cesur bir kararla Türkiye’ye yatırım yapıyor. Türkiye’nin güçlü ekonomisine ve istikrarına güvendiklerini gösterdiler. Bugün yaklaşık 250 milyon dolar değerinde bir yabancı yatırımı konuşuyoruz. Bu girişimin maddi değeri kadar sembolik değeri de var” dedi.

    Ali Ağaoğlu sözlerine şöyle devam etti; “Türkiye’ye, Maslak 1453’e yeni global markalar getirme hazırlığı içinde olan yabancı yatırımcılarımız olduğunu biliyorum. Türkiye’ye ve Ağaoğlu’na güvendiklerini söyleyen, bizimle yatırım fırsatlarını görüşen güçlü yabancı sermaye grupları var. Dusit Grubu 4 kıtada 29 operasyonu yönetiyor. Avrupa’ya giriş kararını verdiler ve bunun için Türkiye’yi ve Maslak 1453 projesini seçtiler. Bizim için bir gurur kaynağı oldu.”

    Batılı yatırım bankaları Türkiye’ye yatırım yapılmaması konusunda baskı yapıyor

    Ali Ağaoğlu; Kredi derecelendirme kuruluşlarının masa başında ve politik kaygılarla değerlendirme yaptığını görüyoruz. İstedikleri kadar Türkiye için yatırım yapılamaz diye görüş bildirsinler. Uluslararası yatırım bankaları müşterilerine yolladıkları maksatlı raporlarında, istedikleri kadar “Türkiye riskli bir ülkedir” desinler. Onlara da, varsa Türkiye’den çıkmayı düşünen markalara da en iyi cevap bu masada atılacak imzalardır.

    Türkiye ekonomisi günlük düşünenlerin değil, stratejik karar alanların kazançlı çıkacağı bir ekonomidir. Daha önce de söylediğim gibi Türkiye ekonomisi 15 Temmuz sabahından itibaren zincirlerinden kurtuldu. Türkiye’de ve yurtdışında, her fırsatta yabancı yatırımcılarla görüşmeler yapıyoruz. Türkiye ekonomisine ve istikrarına güvenenlerin sayısı sanıldığından çok daha fazla. Türk yatırımcılara da sesleniyorum. Bugünün Türkiye’sinde cesaretle yatırım kararı almak, 15 Temmuz gecesi hain darbe girişimine karşı F16’lara ve tanklara karşı durmak kadar değerlidir dedi.

    Maslak 1453 global markalar için bir çekim merkezi oldu

    Maslak 1453’ün 100 bini aşan nüfusuyla global markalar için şimdiden çekim merkezi olduğunu belirten Ağaoğlu, “Suudi yatırımcı Abduljawad Holding geçen yıl da bir başka global business rezidans markası Ascott ile yine burada, sizlerin huzurunda anlaşma imzaladı. Yabancı yatırımcıların ve dünyaca ünlü markaların Maslak 1453’ü seçmesi tesadüf değil. Maslak 1453’te Eylül ayından bu yana yaşam başladı. 4800 konutun yarısından fazlası daire sahiplerine teslim edildi. Mayıs ayına kadar teslimleri tamamlıyoruz. 2000 dairenin sakinleri yerleşti. Yine mayıs ayına kadar Türkiye’nin en modern ve ileri teknoloji ile donatılmış üniversite kampüsü hizmete girecek. 2017’nin yaz ayları bitmeden 120 bin nüfusa ulaşacağız. Yerli ve yabancı markalar şimdiden Maslak 1453’te yer kapmak için sıraya girdi. Maslak 1453’ü Emlak Konut’un hasılat paylaşımı modeliyle inşa ettik. Emlak Konut’un kasasına söz verdiğimizin 3 katı kaynak aktardık. Bu projeyi her fırsatta baltalamak isteyenlerle mücadele ede ede bugünlere geldik. Biz kazandık, devlet kazandı, yatırımcımız kazandı, Türkiye kazandı” dedi.

    “Avrupa’da yatırım kararı alan Dusit’in İstanbul’u ve Maslak 1453’ü seçmesi bir Türk vatandaşı olarak bana gurur veriyor” diyen Ağaoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Böylece Türkiye, Maslak 1453 üzerinden Tayvan ve uzak doğu sermayesinin radarına girmiş oldu. Buna vesile olan Dusit Thai Maslak’ın çok başarılı olacağına, Grubun en kazançlı operasyonlarından biri haline geleceğine ve yakında Türkiye’de yeni yatırımlara imza atacaklarına olan inancım tamdır.Her iki gruba da başarılar diliyorum. Bol kazançları olsun. Türkiye ekonomisine güvenmekle ne kadar isabetli bir adım attıklarını görecekler. Bu örnek kararları için tekrar teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun”.

    Türkiye’ye güvendiğimiz için buradayız

    İmza töreninde konuşan Dusit International Grup CEO’su Suphajee Suthumpun; Abduljawad Holding ile yapmış olduğumuz ortaklık neticesinde Dusit Thani markasını Türkiye’ye ilk kez getirmekten dolayı memnunuz. Dusit Interntional olarak Türkiye’ye güvendiğimiz için buradayız. Bu ortaklık zincirimizin küresel anlamda genişlemesine katkıda bulunacak ve Dusit markasını Avrupa, Ortadoğu ve ötesine taşıyacak. Türkiye’nin en prestijli projelerinden Maslak 1453’te hayata geçecek Dusit Thani Maslak İstanbul 2018 yılında hizmete girecek. Dusit International Grup CEO’su Suphajee Suthumpun misafirlerimize eşsiz ve zarif konukseverlik sunmayı sabırsızlıkla bekliyoruz “diye de ekledi.

    Abduljawad Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ehsan Abduljawad ;”Maslak 1453 projesi İstanbul’da en çok konuşulan projelerden biri ve kendi başına eşsiz bir turizm merkezi olacak. Dusit’in dünyadaki önemli pazarlardaki otel, tatil köyleri ve hizmet sunduğu konutların deneyimi ile Dusit Thani Residences Maslak İstanbul, dünyanın dört bir yanından gelecek olan ziyaretçiler için zarif bir misafirperverlik ışığı olacak.2018 yılında hizmete girecek olan proje için daha sonra uzatma opsiyonlu olmak üzere 14 yıllık bir kontratımız var “dedi.

    Yeniköy projesine başlamak istiyoruz ama bürokratik engeller nedeniyle ağır gidiyor

    Abduljawad sözlerine şöyle devam etti: “Ağaoğlu Grubu ile Yeniköy’de başka bir yatırımımız daha var. Bunu da burada sizinle paylaşmak istiyorum. Tescil işlemlerinin tamamlanması ile birlikte 2017’nin ilk çeyreğinde başlamayı hedefliyoruz. Yaklaşık iki buçuk yıldır tescil işlemleri ile uğraşıyoruz. Bu projeye başlamayı çok istiyoruz ama bürokratik engeller nedeniyle tescil işlemleri ağır gidiyor. Boğaz kenarında bulunan proje de villalar ve ufak bir otel olacak. İstanbul’un elit projelerinden biri olacak”.

    Konuyla ilgili olarak Ali Ağaoğlu; Yeniköy projemizi biliyorsunuz biz orada Abduljawad Holding ile ortağı. Bürokratik engeller yüzünden projeye başlama sürecimiz uzadı. Bunun sebeplerini hepimiz biliyoruz tekrar konuşmaya gerek yok artık çok şükür temizlendi. 2017’nin ilk çeyreğinde kısmet olursa başlayacağız. Proje de İstanbul’a değer katacak bir proje olacak diye konuştu.

  • Antalya’nın turizmde 2016 yılı kaybı 5,5 milyon turist

    Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Davut Çetin, turizmde şu ana kadar 4 milyon turist kaybı yaşandığın ifade ederek, “Yıl sonuna kadar kaybımız 5,5 milyona yaklaşır” dedi.

    ASTO Eylül ayı olağan Meclis Toplantısı ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer Başkanlığında Meclis üyelerinin katılımı ile ATSO Meclis salonunda gerçekleştirildi. Mecliste gündemi değerlendiren ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, 15 Temmuz darbe girişiminin etkilerinin devam ettiğini ve FETÖ ile mücadelenin sürdüğünü belirtti. FETÖ’nün küresel boyutta ne oranda örgütlenmiş olduğunu her gün daha iyi anladıklarını ifade eden Çetin, “URGE projesi kapsamında ATSO Tarım Kümesinden arkadaşlar Vietnam’a ve Tayland’a gittiler, orada fuara katıldılar ve gerçekten yararlı temaslar da bulundular. Özellikle Vietnam’da önemli bir potansiyel olduğunu da gördüler. Tayland gibi Uzak Doğu ülkesinde bile arkadaşlarımız FETÖ ile karşılaştılar. Bu yapı oralarda da ticarete el atmış, siyasi bağlantılar kurmuş ve her yerde çalışmaya devam ediyor. Halen küresel lobi gücüyle çalışıyorlar ve Türkiye’nin imajı bir de bu yapının propagandasıyla bozuluyor” dedi.

    “Türkiye 1 yılda 168 milyar dolar döviz borcu ödemek durumunda”

    Moody’s’in Cuma günkü not indiriminin ise yeni bir darbe olduğunu açıklayan Çetin, “Not düşürmenin gerekçeleri döviz ihtiyacı, büyümenin yavaşlaması ve kurumsal yapının zayıflaması olarak gösterildi. Bunlar zaten aylardır, bütün raporlarda yazılan konular, yeni bir şey değil. Türkiye’nin cari açığı azaldı, ama döviz ihtiyacı devam etmektedir. Türkiye 1 yılda 168 milyar dolar döviz borcu ödemek durumunda. Bunun 99 milyar doları bankaların aldığı kredi veya yabancıların mevduatı, 62 milyar doları reel sektörün kredileri, 6 milyarı da Hazine’nin ödemesi. Cari açık 30 milyar dolara yakın. Toplarsanız 200 milyar dolara yaklaşıyor. Bankalar ve reel sektörü bunun bir kısmını daha yüksek faiz ödeyerek çevirecek, ama yine de dövize ihtiyaç her zaman devam edecek.”

    “Haziran ayında işsizlik oranın yüzde 10,9’a çıktı”

    Haziran ayında işsizlik oranın yüzde 10,9’a çıktığını kaydeden ATSO Başkanı Çetin, “Sektörel istihdama baktığımızda, Haziran’dan Haziran’a tarımda 421 bin kişilik düşüş görüyoruz. Sanayide 47 bin azalma var. İstihdamı eğitim, sağlık gibi hizmet sektörleri kurtarmış. Burada özellikle tarımdaki düşüş üzerinde durmak istiyorum. Tarımda 421 bin istihdam kaybı oluyor, ama kimse bu konu üzerinde durmuyor. Sosyal güvenliğe kayıtlı çiftçi sayısı geçen yıl Haziran’da 833 bindi, bu yıl Haziran’da 733 bine düştü, 100 bin çiftçi SGK’dan çıktı. 81 ilin hepsinde, hatta İstanbul’da bile kayıtlı çiftçi sayısında azalma var. Antalya’daki azalma 4 bin ve yüzde 9 oranında” diye konuştu.

    “Kredi kartı harcamalarının geçen yıl Ağustos ayına oranla yüzde 12 arttı”

    Kredi kartı harcamalarının geçen yıl Ağustos ayına oranla yüzde 12 arttığını kaydeden Çetin, “Hatta geçen ay kredi kartıyla kuyum satışları geçen yıla göre yüzde 8’e yakın azaldı. Ağustos ayında kredi kartıyla beyaz eşya, elektronik elektrikli eşya alımı hiç artmadı. Kredi kartıyla yapılan giyim ve market harcaması artışı yüzde 6 oranında kaldı. Ağustos ayında kartla harcamanın en hızlı arttığı iki kalem var, birisi sigorta, diğeri vergi ödemesi. Kartla yapılan vergi ödemesinde geçen yıla göre yüzde 50’ye yakın artış olmuş” dedi.

    “Temmuz ayında konut satışları bayram tatili ve 15 Temmuz nedeniyle Türkiye’de yüzde 16 düştü”

    Konut satışlarını desteklemek için faiz oranları düşürüldüğünü ifade eden Çetin, “150 metrekare üzerindeki konutlarda KDV oranı yüzde 18’den yüzde 8’e çekildi. Çünkü özellikle İstanbul’da lüks konut satışlarında yavaşlama başladı. Temmuz ayında konut satışları hem bayram tatili hem de 15 Temmuz nedeniyle Türkiye’de yüzde 16, Antalya ve İstanbul’da ise yüzde 31 oranında düşmüştü. Ağustos ayında faiz indirimi ve kampanyalara rağmen konut satışında beklenen çıkış olmadı. İstanbul’da bile düşüş devam ediyor. Antalya’da çok az bir artış oldu.”

    “Turizmde şu ana kadar 4 milyon turist kaybettik”

    Turizmde olumlu gelişmeye rağmen Rusya’ya tarım ihracatı konusunda henüz netleşme olmadığını belirten Davut Çetin, “ Geçen yıl tarımda bizde üretici, Rusya’da ise artan fiyatlar nedeniyle tüketici kaybetti. Ortak yatırımlar etkilendi. Turizmde şu ana kadar 4 milyon turist kaybettik, yılsonuna kadar kaybımız 5,5 milyona yaklaşır. 4 milyon kaybın yarısı Rusya’dan, 600 binden fazlası Almanya’dan kaynaklandı. Bu yıl şu ana kadar tarımda yaş meyve ve sebze ihracatımız yüzde 21, sebze ihracatımız yüzde 31, ana ürünümüz olan domates ihracatı yüzde 49 düştü. Aslında Rusya’nın çevresindeki ülkelere ihracat arttı, ama yine de hem toplam ihracat hem de fiyatlar düştü” değerlendirmesinde bulundu.

    “Antalya ekonomisi arazi yokluğu nedeniyle doğal sınırlarına geliyor”

    “Buradan BDDK’ya ayrıca çağrı yapıyorum. BDDK, Antalya gibi illerde durumu yakından izlemeli ve gerekiyorsa, turizmdeki kredi erteleme ve yapılandırmasını diğer sektörlerde de uygulamalıdır” diyen Çetin, “Antalya ekonomisi arazi yokluğu nedeniyle doğal sınırlarına geliyor. Antalya’da Toplu İşyerleri konusunu bir türlü kamuoyunun gündemi haline getiremedik. Böyle giderse gerek konut gerekse ticari alan için tarım alanları ve sera arazileri üzerindeki baskı çok daha fazla artacaktır” diye konuştu.