Etiket: turizm

  • Öğrenciler Turizm Yabancı Dil Sertifikalarına Kavuştu

    Konya’nın Beyşehir ilçesinde, üniversite öğrencileri Avrupa Birliği (AB) destekli turizm yabancı dil sertifikasına kavuştu.

    Selçuk Üniversitesi (SÜ) Beyşehir Ali Akkanat Turizm Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Proje Sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Yüksel Gürsoy, turizm alanında İngilizce, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca olmak üzere 4 ayrı dilde uzman eğiticiler tarafından verilen online kurslara okulda turizm eğitimi gören öğrencilerin katıldığını söyledi.

    Kurs sonunda başarılı olan öğrencilere sertifikalarını verdiklerini aktaran Gürsoy, SLEST 2.0 online karma kurslarına katılan öğrenci sayısının her geçen gün arttığına vurgu yaparak, “Turizm bölümlerinde yabancı dil eğitiminin ne denli önemli olduğunu bilen öğrencilerimiz için proje kapsamında, mesleki alanda kendilerini geliştirmeleri için bu tür kurslar bulunmaz bir fırsat olmuştur. Öğrencilerimizin mezun olduktan sonra iyi bir iş bulabilmeleri için yabancı dili çok iyi bilmeleri gerekiyor. Bu projedeki temel hedefimiz ise, öğrencilerimize öncelikle uygulamalı karma yabancı dil eğitimi sağlamak ve uluslar arası geçerli olan bir sertifika vermekti. Geleceğin turizmcileri kursta gösterdikleri başarı sonucu sertifikalarına kavuştu” dedi.

  • Üniversitenin Turizm Bölümü Öğrencileri Uygulama Eğitiminde

    Kilis 7 Aralık Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Otel, Lokanta ve İkram Hizmetleri Bölümü, Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı öğrencileri Turizm ve Otelcilik Uygulama Oteli’nde uygulamalı eğitim görmeye başladı.

    Turizm ve Otel İşletmeciliği Programında öğrenim gören öğrencilerin donanımlı, bilgili ve deneyimli bir şekilde mezun olmaları amaçlanıyor. Öğrenciler, dersliklerde teorik olarak gördükleri eğitimin yanında, yiyecek-içecek servisi, kat hizmetleri, ön büro hizmetleri derslerini uygulamalı görüyorlar. Bu sayede, okulda edindiği mesleki bilgi ve beceri dışında sektörde ayrıca ikinci bir eğitim alınmaya ihtiyaç duyulmayan, mesleklerini yaşam biçimleri olarak benimsemiş gençlerin yetiştirilmesi hedefleniyor. Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İsmail Gül öğrencilerin meslekleri ile ilgili teknik konuları uygulamalı olarak görmelerinin öğrencilerin mesleki kariyerleri açısından çok faydalı olduğunu belirtti.

    Otel, Lokanta ve İkram Hizmetleri Bölümü öğretim elemanları Öğretim Görevlisi Melda Harbalıoğlu, Öğretim Görevlisi Gamze Özel ve Öğretim Görevlisi Melih Aydın eğitim ve uygulama alanlarında desteğini esirgemeyen Rektör Prof. Dr. İsmail Güvenç’e teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirdiler.

  • Chpli Baykal: “turizm Nezle Olursa Ülke Ekonomisi Zatürre Olur”

    Eski Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, “Turizm nezle olursa ülke ekonomisi zatürre olur” dedi.

    CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve beraberindekiler, Alanya Turistik İşletmeciler Derneği’nde (ALTİD) bölge turizmcileriyle bir araya geldi. Baykal’a turizmciler tarafından ‘Çok acil çözülmesi gerekenler’, ‘Kısa vadede çözülmesi gerekenler’, ‘Orta vadede çözülmesi gerekenler’ ve ‘Uzun vadede yapılması istenen talepler’ başlıklarını içeren bir dosya verildi.

    Ziyarette konuşan Baykal, Alanya’nın turizme ilk başladığı yer ve çok önemli bilgi birikimine ve tecrübeye sahip olduğunu söyleyerek, bölge turizmcilerinin vermiş olduğu dosya ve bilgilerin çok değerli olduğunu belirtti. İran, İsrail, Çin ve Hindistan pazarlarının orta vadede canlandırılması gerektiğinin altını çizen Baykal, “Turizm ülke ekonomisi için büyük önem taşıyor. Ciddiyetle ele alınmalı. Turizm nezle olursa ülke ekonomisi zatürre olur” diye konuştu.

    “CARİ AÇIĞIN YÜZDE 20’SİNİ TURİZM KAPATIYOR”

    Ev pansiyonculuğuyla turizme giriş yapan Alanya’nın son yıllarda Antalya’ya gelen turist sayısının yüzde 30’unu, Türkiye’ye gelen turist sayısının ise yüzde 10’unu ağırladığının altını çizen ALTİD Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Üyesi Burhan Sili, 80 milyar dolarlık yatırım hacmiyle yerinde ihracat yapıldığını ifade etti ve Alanya’nın bu sektörde önemli ayaklardan biri olduğunu dile getirdi. Sili, “Ülke ekonomisi cari açığının yüzde 20’sini turizm sektörü kapatıyor. Turizm devlet politikası haline getirilmeli ve sektörün de içinde yer alacağı bir karar mekanizması oluşturulmalı” ifadelerini kullandı.

    “DİREKT UÇUŞLAR ÖNEMLİ”

    Turist başına geceleme sayısının düştüğünü, maliyetlerin yüzde 14 arttığını vurgulayan Başkan Sili, sahil bandında yatak arzının kontrol altına alınması gerektiğini ve teşviklerin hangi bölge ve hangi turizm çeşidi noktasında planlama ile verilmesi gerektiğini söyledi. Öte yandan Sili, charter seferler hakkında da bilgiler verdi. Antalya’ya gelen turistin önemli bir yüzdesinin paket turlarla geldiğini söyleyen ve örnek olarak İspanya’yı gösteren Sili, İspanya turizminde yüzde 65 gibi bir yolcu potansiyelinin ise charter kullanmayarak tarifeli seferlerle ülkeye giriş yaptığını belirtti. Sili, “Yurt dışından yapılacak direkt ve tarifeli Antalya uçuşları önemli” şeklinde konuştu.

    “HİNDİSTAN CİDDİYE ALINMALI”

    Orman arazilerinin kesinlikle yatırıma açılmaması gerektiğini anlatan TÜROFED Yönetim Kurulu Üyesi Gülçin Güner de, meslek yasasının çıkarılması gerektiğinin altını çizerek, “Bütünsel planlamaya yönelik yatırım politikasına ihtiyaç var” dedi. Güner, kısa bir süre önce Hindistan’da temaslarda bulunduğunu söyleyerek, yüksek nüfuslu bu pazarın ciddiye alınması gerektiğini dile getirdi.

  • Türkiyenin En Büyük Turizm Fuarlarından Biri Bursada Düzenlenecek

    Global Compact’a üye olan Plaza Turizm’in kurduğu fuarcılık şirketi Plaza Expo tarafından Türkiye’nin en büyük turizm fuarlarından biri Bursa’da düzenlenecek.

    Plaza Turizm, Almira Otel’de düzenlediği basın toplantısıyla, kamuoyuna iki haberi birden duyurdu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği tarafından kurulan Global Compact’a üyeliği kabul edilen Plaza Turizm, yeni fuarcılık şirketi Plaza Expo’nun da tanıtımını yaptı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği tarafından 2000 yılında kurulan Global Compact’ın dünyada 135 ülkeden 13 bin, Türkiye’den ise 305 üyesi olduğunu belirten Plaza Turizm Genel Müdürü Serdal Can, “Birleşmiş Milletler Global Compact, iş dünyasında, ortak bir kalkınma kültürü oluşturmak üzere, insan hakları, çevre, çalışma standartları, yolsuzlukla mücadele ile ilgili evrensel ilkeler öneren yenilikçi bir kurumsal sorumluluk yaklaşımıdır. Yönetim Kurulu Başkanlığını Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un yaptığı Global Compact’ın yönetiminde Sabancı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı da bulunmaktadır. Global Compact tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 22 Eylül 2015 tarihinde üyeliğe kabul edilmiştir. Plaza Turizm, “kendi sektöründe” Global Compact’a üye olan Türkiye’deki birkaç firmadan biri olmakla beraber Bursa’daki ilk ve tek firmadır” şeklinde konuştu.

    Plaza Turizm’in ana faaliyetlerinin başında uluslararası ve ulusal kongre organizasyonlarının geldiğini ifade eden Can, “Plaza Turizm Şirketler Grubu bünyesinde yeni bir şirket olarak Plaza Expo Uluslararası Fuarcılık A.Ş.’nin kurulduğunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Birçok turizm dalının bir arada sunulabildiği neredeyse tek şehir olan Bursa’nın turizm pastasında aldığı payın büyütülmesi ve hatta atılacak yeni adımlarla ülkemizin turizm pastasının Bursa eksenli büyütülmesi Plaza Expo’nun ana hedeflerinden bir tanesi olacaktır. Potansiyelini yalnızca Körfez ülkelerinden gelen turistlere verilen hizmetler dışında kullanamayan şehrimizde Türkiye’nin en büyük turizm fuarlarından bir tanesini düzenleyeceğiz. Fuarımıza Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkelerdeki 500’e yakın tur operatörü davet edilecek ve son derece etkili bir alım heyeti oluşturulacak” dedi.

  • Bayburt’un turizm potansiyeli masaya yatırıldı

    Bayburt Gazeteciler Cemiyeti, KUDAKA destekli “Turizm İnovasyonla Gelişir, Tanıtımla Büyür” projesi kapsamında gerçekleştirilen çalıştayla Bayburt’un turizm potansiyelini masaya yatırdı. 
    Bayburt’un tarihi ve turistik yerlerine turların düzenlendiği program kapsamında gerçekleşen çalıştaya, Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek, Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Arslan, Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Başkanı Feridun Fazıl Özsoy, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Yumak, AK Parti Bayburt İl Başkanı Hakan Kobal ve bölgeden gazeteciler katıldı.
    Şair Zihni Kent Ormanı’ndaki Bayburt Belediyesi Bağevi’nde gerçekleşen çalıştayda konuşan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, Baksı Müzesi’nin müthiş bir proje olduğunu ama Bayburt’tan Baksı Müzesi’ne giden yolun çileli olduğunu belirterek, yolun mutlaka iyileştirilmesi gerektiğine vurgu yaparken, Basın İlan Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Arslan, öncelikli olarak Bayburt’un bir turizm master planının hazırlanması gerektiğini ve 3 günlük gezi sonucunda Bayburt’un mutfak, ehram ve taş üçgeninde ön plana çıkabileceğini gözlemlediğini belirtti.
    Katılımcıların konuşmalarının ardından söz alan Belediye Başkanı Mete Memiş, “Bayburt’u yukarıya taşıyacak kanaatlerinizi bizimle paylaştınız, bizde bu eleştirilerinizden ve tavsiyelerinizden kendimize bir yol haritası çizeceğiz” dedi.
    Konuşmasında Bayburt Kalesi’ne özel vurgu yapan Başkan Memiş, kalede kazı çalışmaları başlatacaklarını ve bunun için ilk girişimlerin yapıldığını da dile getirdi.
    Baksı Müzesi’nin Bayburt için önemine değinen Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek ise, Baksı Müzesi yolunun iyileştirilmesi konusunu önemsediklerini ve Taşhan, Kırkçeşmeler ve Ulu Camii bölgesinde yapmayı planladıkları projeden bahsetti.
    Çalıştayda yapılan konuşmalardan özet bölümler şöyle:
    Nuri Kolaylı (Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı)
    “Bayburt’a bu üçüncü kez gelişim. İlk geldiğimde yurttan bozma bir otelde kaldık. Yurt olarak yapılmış ve yurda benzeyen bir yerdi. Şuan ne durumda bilmiyorum. Ana kapıdan girerken ayakkabıların çıkarıldığı bir yerdi. İkinci geldiğimde Bayburt Üniversitesi Konuk Evi’nde kaldık. Bu gelişimizde yine ordayız ve geliştiğini gördük. Bu tür tesislerin çoğaltılması lazım. Baksı Müzesi yolu çok çileli. Oraya müthiş bir yatırım yapılmış ama gidiş altyapısının mutlaka elden geçmesi lazım. Gerçekten müthiş bir proje. Avrupa Konseyi ödülü de alması çok önemli. İkinci kez gittim ve daha gelişmiş gördüm. Bayburt için çok önemli, onun için mutlaka elden geçmesi lazım. Taşhan çevresinin mutlaka turizme kazandırılması lazım. Bunu da söylemiş olalım. Bursa Kapalı Çarşı misali otantik bir havaya kavuşturulmalı diyorum.”
    Mustafa Arslan (Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi)
    “Öncelikle şunu hatırlatmak istiyorum. Bayburt denildiğinde iki şey aklıma geliyor. Biri Cumhurbaşkanı Senfoni Orkestrası’na söylenmiş, “Bayburt Bayburt olası böyle zulüm görmedi” sözü zihnime kazınmış, ikincisi de son dönemde Baksı Müzesi. Demek ki biz dışarıdan baktığımızda Bayburt’la ilgili bunu gördük. Şimdi turizm değerleri olarak baktığımızda ise ancak kendimiz olduğumuzda, başkalaşmazsak herhalde fayda elde etmiş oluruz. Hakikaten Bayburt yarını kurabilmek için düne dayanılabilecek bir coğrafya. Kültür olarak, insan kaynakları olarak oldukça zengin. Bir turizm master planı hazırlayarak başlamak ve ondan sonra aşama aşama uygulama planlarının öncelik sıralamasına konulması gerekiyor. Tabi bunları kaynak sorunun çözülmüş sayarak söylüyorum. Gezimiz sonucunda 3 hususun öne çıkacağını belirledim. Mutfak, ehram ve taş. Taşın biraz geri kaldığını üzülerek gördük. Şehrin dokusu içerisinde var olan binaların ön plana çıkması gerekiyor. Bayburt Kalesi bu haliyle uygun değil bana göre. Derli toplu olması gerekiyor. Kazıların yapılmasını sağlamak güzel olur. Bayburt’un uluslararası turizm konusunda Baksı Müzesi’nin çok önemli bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Yolu iyileştirilebilir ama çok fazla da moderniteyi sokmadan.. İnsanlar o coğrafyanın insanına dokunmak istiyorlar çünkü. Bu çerçevede turizm açısından amaca uygun bir internet sitenin kurumlar tarafından yapılabilir. Yönlendirme levhalarını bir daha ele almak lazım. Bayburt dışından gelen insanlar için gerekli. Aydıntepe Yer Altı şehrini gördük. Orada tabi rehberler olmalı. Üzüldüğüm bir şey Bayburt’ta minarelerdeki taşı gördük çok mutlu olduk ama bölge taşının kalitesinin dışında bir taş kullanılarak şelale yapılmış oraya. Camilerimizin ulu camii de olduğu gibi çinko yerine kurşunla taş yapıyı ve içerdeki ahşabı tamamlayıcı olarak ele alınmasının da faydalı olacağını düşünüyorum. Camilerimizin etrafındaki sonradan yapılmış sıvaların da sökülerek taşın ortaya çıkması tarihin daha iyi algılanması açısında önemli olur diyorum. Taşhan çevresinin de mutlaka turizme kazandırılması gerekiyor.”
    Feridun Fazıl Özsoy (Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Başkanı)
    “Bayburt bizim bölgemizin çok değerli kentlerinden bir tanesidir. Tabiatı ve özelliğiyle bizim Bayburt’taki değerleri öne çıkarmamız gerekli. Konaklama hakkında çok şeyler söylendi. Ben içerden biri olarak söylüyorum, Bayburt’ta eskiden Öğretmenevi’nde kalırdık, çok kötüydü bugünde öyle. Bayburt Üniversitesi’nin Konuk Evi Atatürk Üniversitesi Konuk Evi’nden daha güzel ama burası üniversitenin konuk evi. Bayburt’un kendisinin konuk evi olması lazım. Bayburt’un gastronomi kültürünün iyi değerlendirildiğini düşünmüyorum, daha iyi tanıtılabilir. Eğlence yerleri yok denecek kadar az, bunlar yapılmalıdır. Bayburt mahalle odaları kültürünün de tüm Türkiye’ye tanıtılması lazım diye düşünüyorum.”
    Sefa Özdemir (Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı)
    “Bayburt’a gelmekten çok mutluyum. Altıncı kez buradayım. Hakikaten eksik çok ve altyapıda eksik var. Altyapı çalışması nedeniyle trafik çok sıkıntılı bu dönemde ve altyapı için Bayburt çok geç kalmış. Bayburt Üniversitesi Konuk Evi çok güzel ama bir resmi kurum yeri burası. Bayburt’un konaklama açısından yeni yerlere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Yer Altı Şehri üzerinde yapılan şelale çok kötü durmuş.”
    Şevket Erzen (Çorum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı)
    “Çorum’daki Bayburtluların ifadesine göre Çorum’da Bayburt’tan fazla Bayburtlu var. Özellikle bugün gittiğimiz Baksı Köyü 60 hane, Çorum’da 300 hane sadece Baksılı var. Osmanlı-Rus savaşından sonra özellikle gelip yerleşenler var. Bizde Çorum’da Bayburt’u yaşıyoruz ve tanıdığım bütün Bayburtlular mert, milli manevi değerlerine bağlı dürüst düzgün insanlar. Bayburt deyince aklımıza Dede Korkut, Bayburtlu Zihni, Temurağa barı ve mert insanları geliyor. Konaklama açısından 5 yıldızlı otel Bayburt’a şart ama Bayburt’un bir bütün olarak yıldız olması lazım. Altyapı çalışması başlamış biter ve bu bir keyfe dönüşür. Çoruh nehri şehre kazandırılabilir. İnanç turizmiyle bağlantılı sahabe ve yatırlar değerlendirilmeli. Yerel turizmde bunun da yeri var. Ve ayrıca dışarıdaki Bayburtlular’ın da Bayburt’a gelmelerinin sağlanması lazım. Merkezde de müzeler olmalı bana göre. Etnoğrafya Müzesi bu şehirde mutlaka olması lazım.”
    Ayhan Türkez (İhlas Haber Ajansı Bölge Müdürü)
    “Bayburt tarihle iç içe bir şehir. Ciddi bir tarihi altyapı var ama bu şekliyle turizm açısından bir yerlere gelinemez. Misal kış turizmi var Bayburt’ta ama Palandöken ve Sarıkamış’taki potansiyeli bir türlü sağlayamadı. Bayburt Kalesinin durumu maalesef çok kötü. Kop Kayak Merkezi’nin ciddi bir şekilde ele alınması lazım. Ben aynı zamanda Türkiye Buz Pateni Federasyonu’nun yönetimindeyim. Belediye Başkanımızla federasyonla işbirliği içerisinde Bayburt’a bir buz pisti kazandırılıp, yarışmalar yapılabilir. Bu zor bir şey değil ve ciddi de bir maliyet gerektirmiyor. Yayla turizmi de Bayburt için önemli bir potansiyel kanaatimce. Ayrıca Dede Korkut Şöleni’ne önem verilmeli diye düşünüyorum. Bu Bayburt’ta marka bir festival olabilir. Çoruh Nehri kent için önemli bir avantaj mutlaka değerlendirilmeli”
    Mehmet Emin Turpçu (Kırşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı)
    “Bayburt deyince akla Çoruh Nehri ve Bayburt Kalesi geliyor. Benim düşüncemdeki Bayburt daha yeşildi ama bu anlamda Kırşehir’den farksız olduğunu gördüm. Ağaçlandırmaya önem vermek ve Çoruh Nehri ile Bayburt Kalesi’ni şehir turizmine kazandırmak lazım.”
    Yaşar Yıldız (Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı)
    “Katılımınızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Ben ilave olarak sadece şunları söylemek istiyorum. Dede Korkut Kültür Sanat Şölenleri daha genişletilerek, Türk Dünyası da bunun içine daha çok katılarak geliştirilebilir. Çok yakın gelecekte turizm açısından neler yapılabilir. Bizim yanı başımızda bir turizm patlaması yaşayan bir yer var. 62 kilometre uzaklıkta Uzungöl var. Buraya gelenlerin bir şekilde Bayburt’a çekilmesi lazım. Orada 1 hafta konaklayan turist dolaşmak istiyor. Turizm altyapısı ve ulaştırma iyileştirilirse sanıyorum bu turlara Bayburt’u da dahil edebiliriz.”
    Memiş: “Bayburt Kalesi’nde kazıları başlatacağız”
    “Bayburt’u yukarıya taşıyacak kanaatlerinizi bizimle paylaştınız, bizde bu eleştirilerinizden ve tavsiyelerinizden kendimize bir yol haritası çizeceğiz. Bu şehrin turisti ağırlayacak konakları yoktur. Belediye Başkanı olarak bunu iyi biliyorum. Bayburtlu otel işletmecilerini Bayburt’a davet ettim ve kendilerine her türlü kolaylığı sağlayacağım. 10 gün öncede İstanbul’da bu çağrımı tekrarladım. Altyapı problemi Bayburt’un ciddi bir temel problemi. Marka şehirlerin oluşması adına bu problemin çözülmesi gerekliydi. Kanalizasyon, içme suyu ve arıtma. Çoruh Nehri Bayburt için önemli. Bizi öncelikle bunu çözüyoruz. Çoruh Nehri’ni kanalizasyondan kurtarıyoruz. Dede Korkut Şölenleri’ni 2015’den başlayarak daha genişleştirilmiş bir şekilde gerçekleştireceğiz. Bayburt Kalesi’nin bakımı şuanda Bayburt Belediyesi’nde ama Aralık sonu itibariyle bu süre tamamlanıyor. Ben kalenin yeniden belediyeye bırakılması yönünde talepte bulundum. Bu olursa planımız kazıları başlatacağız. Erzurum’da bu işi yapan kişi benim çocukluk arkadaşım. Van 100. Yıl Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi’nden de kazı çalışmalarının yapılacağının sözünü aldım. Milattan önce 2000 yılına ait olan 4000 yıllık mazisi olan kalede suluklarımız var. Bayburt Kalesi’nde bu kazılar yapılacaktır.”
    Özbek: “Ulu Camii ve Taşhan’ın çevresiyle ilgili düşünceler var”
    “Baksı Müzesi’ni önemsiyoruz. Laleli Barajı meselesi var Bayburt’un. Benimde karşı olduğum bu projenin yapılmamasını istiyoruz. Laleli Barajı dolayısıyla o bölgeye kalıcı şeyler yapamıyoruz. Biz Baksı Müzesi’nin 45 kilometreli yolunu iyileştirerek en azından 20 dakika da gidilecek bir yol haline getirilmesi lazım. Bu fikri önemsiyor ve katılıyorum. Dışarıdaki Bayburtlular’ın Bayburt’a gelmesi turizm açısından çok önemli. Ulu Camii ve Taşhan’ın çevresiyle ilgili düşünceler var. Zamanında buralar satılmış. O bölgenin temizlenmesi 150 trilyon üzerinde bir maliyet. Sadece Taşhan çevresinin temizlenmesi için sadece 30 trilyon lazım. Tabi bu Türkiye’nin ekonomisiyle ilgili de bir durum. Şimdi biz ne yaparsak yapalım Kültür Bakanlığı’nın böyle bir bütçesi yoktur ama şunu ben düşünüyorum. Özellikle o bölgede bizim eski binalarımız var. Belediye, Çevre Şehircilik Bakanlığı ve vatandaş işbirliği ile o bölgeyi trafiğe kapatarak sadece açık alışveriş merkezi oluşturabilmek. Bayburt taşı kaplamasıyla bezenecek otantik alışveriş merkezi yapılabilir. Altyapı çalışmasında sonra oradaki esnaf arkadaşlarla da görüşerek bu fikrimizi uygulama aşamasına getirmeye çalışacağız.”